Turkipedia
Menü

Türk dilleri

İçindekiler10
  1. Tarihçe
  2. Tarih öncesi dönem
  3. Erken dönem yazılı kayıtlar
  4. Coğrafî dağılım
  5. Sınıflandırma
  6. Çuvaşçanın ayrımı
  7. Halaçcanın ayrımı
  8. Modern dilbilimdeki sınıflandırma
  9. Sınıflandırmanın kriterleri
  10. Dünyada Türk dilinin öğretimi
  11. Türkiye'deki çalışmalar
  12. Diğer ülkelerdeki çalışmalar
  13. "Dil" ve "Lehçe" tartışması
  14. Türk diller arasındaki benzerlikler
  15. Türk dilleri ve anlaşılabirlik
  16. Yazı sistemleri
  17. Türk dillerinin yazılışları
  18. Ayrıca bakınız
  19. Dış bağlantılar
  20. Konuyla ilgili yayınlar
  21. Dinlenebilir örnekler
  22. Kaynakça

Türk dilleri, Doğu Avrupa ve Güney Avrupa'dan Orta Asya, Doğu Asya, Kuzey Asya (Sibirya) ve Batı Asya'ya kadar Türk halkları tarafından konuşulan, belgelenmiş 35'ten fazla dilden oluşan bir dil ailesidir. Türk dilleri, Doğu Asya'da Moğolistan'dan Kuzeybatı Çin'e kadar uzanan ve Ön-Türkçe'nin konuşulduğu düşünülen bir bölgede ortaya çıkmış[1]Robbeets, Martine Irma. Shared Grammaticalization: With Special Focus on the Transeurasian Languages. John Benjamins Publishing, 2013. ve ilk bin yıl boyunca Orta Asya'ya ve daha batıya yayılmıştır.[2]Katzner, Kenneth. The languages of the world. Routledge, 2005. Bu diller, bir lehçe sürekliliği olarak tanımlanmaktadır.[3]Grenoble, L. A.. Language Policy in the Soviet Union. Imprint: Springer, 2003.

Türk dilleri dünya çapında yaklaşık 200 milyon kişi tarafından konuşulmaktadır. En yaygın Türk dili, ağırlıklı olarak Anadolu ve Balkanlar'da konuşulan Türkiye Türkçesidir. Anadili Türkçe olanlar, tüm Türk dili konuşurlarının yaklaşık %38'ini oluştururken, Özbekçe en çok konuşulan ikinci Türk dili olarak öne çıkmaktadır.[2]Katzner, Kenneth. The languages of the world. Routledge, 2005.

Ünlü uyumu, eklemeli yapı, özne-nesne-yüklem cümle düzeni ve dilde dilbilgisel cinsiyetin bulunmaması gibi özellikler, hemen hemen tüm Türk dilleri için ortak sayılabilecek temel özelliklerdir.[4]Katzner, Kenneth. Languages of the World. Routledge, an imprint of Taylor & Francis Books Ltd., 2002. Oğuz grubu içinde yer alan Türkçe, Azerbaycanca, Türkmence, Kaşkay Türkçesi, Çaharmahal Türkçesi, Gagavuzca ve Balkan Gagavuzcası ile Oğuz etkisi taşıyan Kırım Tatarcası, orta düzeyde birbirlerini büyük ölçüde anlayabilirler.[5]Internet Archive: Scheduled Maintenance. Diğer Türk dilleri de kendi alt grupları içinde değişen seviyelerde karşılıklı anlaşılabilirlik gösterir. Sınıflandırma yöntemleri farklılık gösterse de Türk dilleri genellikle iki ana kola ayrılır:

  1. Oğur grubu – günümüzde yalnızca Çuvaşça bu koldan hayatta kalmıştır.

  2. Ortak Türkçe grubu – diğer tüm Türk dillerini içerir.

Türk dillerini diğer dil ailelerinden farklı kılan önemli bir özelliği, konuşucularının uzun süre göçebe olarak yaşamışlığı ve buna bağlı olarak bu dillerin sürekli birbirlerinden etkilenmiş olmalarıdır. Türk dilleri çok sayıda aynı anlamda kullanılan ortak sözcüklere sahip olmalarının yanı sıra tümce yapıları da hep aynı kalır. Çağdaş Türk yazı dilleri veya Türk dilinin kolları gibi adlandırıldıklarına da rastlanır. (Bakınız: "Dil" ve "Lehçe" tartışması)

Türk dilleri, Moğol dilleri, Tunguz dilleri, Kore dilleri ve Japon dilleriyle birçok benzerlik gösterir. Bu benzerlikler, bazı dilbilimcilerin (örneğin Türkolog Talât Tekin) Altay dil ailesi diye bir üst aile önermesine yol açmıştır; ancak bu görüş tarihsel dilbilimcilerin büyük çoğunluğu tarafından reddedilmektedir.[6]The end of the Altaic controversy: In memory of Gerhard Doerfer. Central Asiatic Journal, 2005.[7]Georg, Stefan. Telling General Linguists about Altaic. 1999, s. 65-98. Ural dilleriyle olan benzerlikler de, uzun bir süre boyunca bu iki dil ailesinin Ural-Altay hipotezi altında tek bir aile gibi değerlendirilmesine neden olmuştur. Fakat günümüzde bu iki makro ailenin varlığını kanıtlayacak yeterli kanıt bulunmamaktadır. Diller arasındaki ortak özellikler ise bugün, tarihöncesi dönemde gerçekleşen geniş çaplı dil teması ile açıklanmaktadır.

Tarihçe

Türk dillerini konuşan nüfus
Türk dillerini konuşan nüfusAtilim Gunes Baydin, CC BY 2.5, Wikimedia Commons

Tarih öncesi dönem

Türk halklarının ve dillerinin anayurdunun, Hazar ötesi bozkırları ile Kuzeydoğu Asya (Mançurya)[8]Yunusbayev, Bayazit. The Genetic Legacy of the Expansion of Turkic-Speaking Nomads across Eurasia. 21 Nisan 2015, s. e1005068. arasında bir bölge olduğu öne sürülmekte ve genetik kanıtlar Türk etnisitesinin “İç Asya Anavatanı” olarak Güney Sibirya ve Moğolistan yakınlarındaki bölgeyi işaret etmektedir.[8]Yunusbayev, Bayazit. The Genetic Legacy of the Expansion of Turkic-Speaking Nomads across Eurasia. 21 Nisan 2015, s. e1005068. Benzer şekilde Juha Janhunen, Roger Blench ve Matthew Spriggs gibi birçok dilbilimci de günümüz Moğolistan'ının erken dönem Türk dilinin anavatanı olduğunu öne sürmektedir.[9]Blench, Roger. Archaeology and Language II: Archaeological Data and Linguistic Hypotheses. Routledge, 2 Eylül 2003. Türkolog Peter Benjamin Golden, iklim, topografya, flora, fauna ve insanların geçim biçimleriyle ilgili Proto-Türkçe sözcük öğelerine dayanarak Proto-Türkçe Urheimat'ı Sayan-Altay bölgesinin güney, tayga bozkır bölgesine yerleştirmektedir.[10]Golden, Peter B.. Studies on the Peoples and Cultures of the Eurasian Steppes, s. 35-37.

Ön Türkler ve Proto-Moğollar arasında yaklaşık olarak MÖ birinci binyılda yoğun bir temas gerçekleşmiştir; iki Avrasya göçebe grubu arasındaki ortak kültürel gelenek Türk-Moğol geleneği olarak adlandırılmaktadır. İki grup benzer bir din sistemi olan Tengriciliği paylaşmıştır ve Türk dilleri ile Moğol dilleri arasında çok sayıda belirgin ödünç sözcük bulunmaktadır. Alıntılar çift yönlü olsa da, bugün Moğolca kelime dağarcığındaki en büyük yabancı bileşeni Türkçe alıntı kelimeler oluşturmaktadır.[11]Clark, Larry V.. Turkic Loanwords in Mongol, I: The Treatment of Non-Initial S, Z, Š, Č. 1980, s. 36-59.

Türk dilleri ile Tunguz ve Moğol dilleri arasındaki bazı kelime benzerlikleri ve yapısal ortaklıklar, ayrıca Korece ve Japonca ile olan benzerlikler, son yıllarda bu dillerin tarihöncesi dönemde birbirleriyle temas halinde olmasına bağlanmaktadır. Bu etkileşim bazen "Kuzeydoğu Asya dil birliği" olarak adlandırılır. Ancak, Türk, Moğol ve Tunguz dillerini kapsayan daha yakın tarihli bir temas süreci (yaklaşık MÖ 1. binyıl) bundan ayrı değerlendirilir. Bu süreçte, çoğunlukla Türkçeden Moğolcaya, ardından Moğolcadan Tunguzcaya geçen ortak kelimeler bulunmaktadır. Türkçeden Moğolcaya ödünç alınan kelime sayısı oldukça fazladır, ancak Moğolcadan Türkçeye geçen kelime sayısı çok daha azdır. Ayrıca, Türkçe ve Tunguzca, Moğolcada bulunmayan ortak kelimelere sahip değildir.

Türk dillerinde, Proto-Türkçe dönemine kadar uzanan erken temasları gösteren bazı Çince alıntı kelimeler de bulunmaktadır.[12]Johanson, Lars. The Turkic Languages. Routledge, 29 Nisan 2015.

Altay dil ailesi varsayımı için gösterilen kanıtların modern dilbilimsel standartları karşılamaması ve Türk ile Moğol dillerinin zaman içinde ayrışmak yerine yakınlaştığını gösteren bulgular, 1950'lerden bu yana Altay ailesinin dilbilimciler tarafından genel kabul görmemesine yol açtı. Günümüzde Türk dilleri kendi başına bir dil ailesi olarak kabul edilmektedir.[13]Johanna Nichols (1992) Linguistic Diversity in Space and Time. Chicago University Press. Page 4: "When cognates proved not to be valid, Altaic was abandoned, and the received view now is that Turkic, Mongolian, and Tungusic are unrelated."[14]R. M. W. Dixon (1997): The Rise and Fall of Languages. Cambridge University Press. Page 32: "Careful examination indicates that the established families, Turkic, Mongolian, and Tungusic, form a linguistic area (called Altaic)...Sufficient criteria have not been given that would justify talking of a genetic relationship here."[15]Asya Pereltsvaig (2012) Languages of the World, An Introduction. Cambridge University Press. Pages 211–216: "[...T]his selection of features does not provide good evidence for common descent" [...] "we can observe convergence rather than divergence between Turkic and Mongolic languages—a pattern than is easily explainable by borrowing and diffusion rather than common descent"

Erken dönem yazılı kayıtlar

9. yüzyıla ait Irk Bitig (“Kehanet Kitabı”), Dunhuang'da bulunmuş olup Eski Uygur diliyle ve Orhon alfabesiyle yazılmıştır. Bu eser, erken dönem Türk–Moğol mitolojisi için önemli bir edebî kaynaktır.
9. yüzyıla ait Irk Bitig (“Kehanet Kitabı”), Dunhuang'da bulunmuş olup Eski Uygur diliyle ve Orhon alfabesiyle yazılmıştır. Bu eser, erken dönem Türk–Moğol mitolojisi için önemli bir edebî kaynaktır.The International Dunhuang Project, Kamu malı, Wikimedia Commons

Türk dillerinin bilinen en eski yazılı kayıtları, 1889 yılında Moğolistan'daki Orhun Vadisi'nde bulunan ve 8. yüzyıla tarihlenen Orhun yazıtlarıdır. Bu yazıtlar, Bilge Kağan (731), Kül Tigin (732) ve Tonyukuk (725) adına dikilmiş olup, Türk yazı dilinin en eski edebi metinleri arasında yer alır. Çin yıllıklarında geçen bir Hun ağıtına ait iki dize ve birkaç kelime ise, 4. yüzyıl Türkçesi hakkında fikir vermektedir.

Türk dillerine dair ilk kapsamlı sözlük ve dilbilgisi kitabı, Karahanlılar döneminde Kaşgarlı Mahmud tarafından 1072'de yazılan Dîvânu Lugâti't-Türk adlı eserdir. Bu eser, yaklaşık 8 bin sözcük içeren bir sözlük olmasının yanı sıra, Türk yazı dilleri ve ağızlarını, kültürel değerleri de kayda geçiren anıtsal bir folklorik kaynak niteliğindedir. Kaşgarlı Mahmud, Karahanlı, Uygur, Oğuz, Kıpçak, Kırgız ve diğer Türk boylarının söz varlığını bir araya getirerek bu eseri oluşturmuş, Türk dillerinin coğrafi dağılımına dair bilinen ilk haritayı da eklemiştir.[16]Svatopluk Soucek. A history of inner Asia. Cambridge University Press, 2000.

Türk dillerinin Kuzeybatı koluna ilişkin önemli bir başka eser ise, 12-13. yüzyıllara tarihlenen Codex Cumanicus'tur. Bu eser, günümüz Macaristan ve Romanya'sında yaşayan Batı Kumanları ile Katolik misyonerler arasında kullanılan Kıpçak dili ile Latince arasındaki bir dil kılavuzudur. Ayrıca, Çuvaşçanın ana dili ya da uzak akrabası olduğu tartışılan Volga Bulgarlarının konuştuğu dile ait en eski kayıtlar, 13-14. yüzyıllara kadar uzanmaktadır.[17]Taylor & Francis.[18]A Volga Bulgarian Classifier: A Historical and Areal Linguistic Study. Journal of Old Turkic Studies 4(1), Ocak 2020.

Son yıllarda keşfedilen yeni yazıtlar, Türk yazı dilinin tarihini daha da geriye götürme potansiyeline sahiptir. Bu keşifler, Türk dillerinin kökeni ve gelişimi hakkında daha derinlemesine bilgi edinmemizi sağlayarak, dil ailesinin tarihi serüvenini daha net bir şekilde ortaya koymaktadır.[19]Türk Dilleri Portalı.

Tarihçi ve Türkolog Osman Karatay (2022), Ön-Türklerin Moğollar ve Tunguz halklarından ziyade eski Hint-Avrupalılar ve Urallar ile daha yakın bir ilişkisi olduğu sonucuna varmıştır. Zamanla, Türk halkları hem İranlılar hem de Moğollarla uzun süreli temas halinde olmuş ve Orta Asya Bozkırı çobanları arasında baskın grup haline gelmiştir. Karatay, dilsel verilere dayanarak şu sonuca varmıştır: "Proto-Hint-Avrupa ve Proto-Türkçe arasındaki sözlü yazışmalar da oldukça dikkat çekicidir. Ön-diller çağındaki bu yakın ilişki öyle bir gerçeğe işaret etmektedir ki, en erken ya da Proto-Türkler bir tarihte ortaya çıkmıştır. Ural ve Hint-Avrupa çekirdek topluluklarına yakın veya bitişiğindeki alan."[20]The Genesis of the Turks: An Ethno-Linguistic Inquiry into the Prehistory of Central Eurasia - Book in Focus.

Coğrafî dağılım

Türk dillerinin yayıldığı alan.
Türk dillerinin yayıldığı alan.Yazarı bilinmiyor, Kamu malı, Wikimedia Commons

Erken Orta Çağ'daki (yaklaşık MS 6–11. yüzyıllar) Türk göçleriyle birlikte, Türk dilleri sadece birkaç yüzyıl içinde Avrasya boyunca Sibirya'dan Akdeniz'e kadar geniş bir alana yayılmıştır. Türk dillerindeki çeşitli terimler; Farsça, Urduca, Ukraynaca, Rusça, Çince, Moğolca, Macarca ve daha sınırlı ölçüde Arapça gibi dillere geçmiştir.[21]Findley, Carter V.. The Turks in World History. Oxford University Press, 2004.

Osmanlı döneminden bu yana Avrasya'da Türk dillerini konuşan halkların coğrafi dağılımı, Sibirya'nın kuzeydoğusundan batıda Türkiye'ye kadar yayılmıştır.[22]Turkic Language tree. Alman asıllı Rus Türkolog W. Radloff'un dünya dilleri arasında Türk dili kadar geniş bir alana yayılmış başka bir dil daha bulunmadığını söylediği belirtilmektedir.[23]W. Radloff (1866), Volkslitteratur der türkischen Stämme I; Hasan Eren (1998), Türklük Bilimi Sözlüğü, s. 1

Çin'in batısındaki Türk dilleri
Çin'in batısındaki Türk dilleriPostmann Michael (Michael Postmann) ., Kamu malı, Wikimedia Commons

Sınıflandırma

Yüzyıllar boyunca Türk dillerini konuşan halklar geniş çaplı göçler gerçekleştirmiş ve sürekli birbirleriyle kaynaşmıştır. Bu süreçte, dilleri hem birbirlerini hem de çevrelerindeki dilleri, özellikle İranî, Slav ve Moğol dillerini karşılıklı olarak etkilemiştir.[24]Johanson, Lars. Discoveries on the Turkic linguistic map. 1 Ocak 2001. Bu durum, her bir dilin veya dil grubunun tarihsel gelişimini belirsizleştirmiştir. Bu nedenle Türk dillerini sınıflandırmak için birden fazla sistem ortaya çıkmıştır.

Türk dillerine yönelik modern genetik sınıflandırma şemaları ise hâlâ büyük ölçüde Rus dilbilimci ve Türkolog Aleksandr Samoyloviç'in 1922'de yaptığı çalışmasına dayanmaktadır. Dil ailelerindeki sınıflandırmaların genellikle genetik bilgilere dayanarak yapılmasına rağmen, Türk dil grubunda coğrafi dağılım daha büyük rol oynamaktadır.

Türk dilleri altı dala ayrılabilir:

Bu sınıflandırmada Oğur Türkçesine Lir-Türkçesi de denir; diğer tüm kollar ise Şaz Türkçesi ya da Ortak Türkçe başlığı altında toplanır. Bu iki büyük Türkçe türünün ne zaman birbirinden ayrıldığı ise kesin olarak bilinmemektedir.

Çuvaşçanın ayrımı

Çuvaşça, çoktan ölmüş eski Ön Bulgar dili ile birlikte diğer Türk dillerine daha uzak kalan Bolgarca dalını oluşturur. Kimi bilimciler, diğer Türk dillerinden farklı olduğu için Çuvaş dilini gerçek Türk dili olarak tanımazlar. Bu büyük farkın, diğer Türk dillerinden daha erken ayrılmasından kaynaklanmış olup olmayacağı sorusu henüz yanıtlanamamıştır. Bu farklardan birisi diğer Türk dillerinde sonu /-z/ ile biten sözcüklerin /-r/ ile bitmesidir:

Çuvaşca "tahar", ama Nogayca "togiz" – ("dokuz") Çuvaşca "kör", ama Türkçe "köz"

Çuvaşça, Rusya'nın Avrupa tarafında, Moskova'nın doğusunda Çuvaşistan'da 1 milyon kişi tarafından konuşulur. Başkurtistan ve Tataristan'daki konuşucuları ile birlikte toplam 1,8 milyon konuşanı vardır. Çuvaşlar Hristiyan-Ortodoks'tur ve Kiril alfabesi'ni kullanırlar, Çuvaşça dergiler, gazeteler, radyo ve TV programları vardır. Kendilerini kültürel ve tarihsel olarak İdil Bulgarlarının torunları olarak görürler.

Halaçcanın ayrımı

Diğer Türk dillerinden uzak kalan Halaç dilidir. Dilbilimci Gerhard Doerfer'in görüşüne göre Halaç, Türk dillerinin Argu grubunun son üyesidir. Eski Türkçeden çok erken ayrılmış ve 13. yüzyılda İran'da, etrafı Farsça konuşanlarla çevrili kalmıştır. Halaç dili bugün 40 bin kişi tarafından İran'ın Kom ve Akar illerinde konuşulur. Diğer dillerden ayrı kalması ve Farsçadan etkilenmesine rağmen ana dilden parçalar korumuştur. Ancak sesi Farsçaya benzer.

Modern dilbilimdeki sınıflandırma

Aşağıdaki tablo, esas olarak Lars Johanson tarafından sunulan sınıflandırma şemasına dayanmaktadır.

Sınıflandırmanın kriterleri

Üstteki sınıflandırmada coğrafi dağılımın yanı sıra geleneksel dilbilimin kriterleri de dikkate alınmıştır:

  • Ogur dil grubundaki /-r/ yerine /-z/ kullanılması, bu dil grubunu diğerlerinden ayırır.

  • Sibirya-Türk dillerini diğerlerinden farkına bir örnek: Tuvaca "adak", Yakutça "atah" diğerlerinde ise "ayak" denir. Yalnızca Halaç dilinde "hadak" denir.

  • Oğuz dil grubu diğerlerinden sonek başlatan /G/'nin eksik olmasıyla ayrılır. Örnek: "kalan" (kalmak), diğer Türk dillerinde "kalgan"; "bulanmak", diğerlerinde "bulganmak".

  • Sonekin sonuna eklenen /G/ güneydoğu Türk grubunu kuzeybatı grubundan ayırır: Uygurca "taglik" ama Tatarca "tawlı" – (dağlık).

Dünyada Türk dilinin öğretimi

II. Abdülhamid döneminde başlayan Türkçe eğitimi faaliyetlerinin Osmanlı Devleti'nin yıkılması ve Türkiye kurulduktan sonra da süren bazı problemler sebebiyle 1950 yılına kadar rafa kaldırıldığı, bu tarihten sonra üniversitelerde yeniden bu sahada faaliyetlerin görülmeye başladığı, özellikle 1960 yılından sonra Türkçe eğitimine yönelik yazılmış çok sayıda kitabın göze çarptığı ifade edilmektedir.[25]H.H. Mutlu ve B.B. Ayrancı (2017), a.g.e. Yabancı dil olarak Türkçe öğretimine yönelik ilk kurumun 1964'te Ankara Üniversitesi bünyesinde kurulan TÖMER olduğu bilinmektedir. Daha sonra birçok üniversitede benzer birimler açılmış; yurt dışında ise Yunus Emre Enstitüleri ile çeşitli üniversitelerin Türkoloji bölümlerinde Türkçe eğitimi verilmiştir.[25]H.H. Mutlu ve B.B. Ayrancı (2017), a.g.e.

FETÖ adıyla anılan yapılanmanın yurt dışında Türkçe eğitimine yönelik faaliyetlerinin Türkçeyi istismar ettikleri şeklinde yorumlandığı görülmekte[26]Dr. Can Ceylan, 14/07/2019, FETÖ Çöplüğü 15 Temmuz'da patladı, Yeni Birlik. ve bu eğitimin verildiği kurumların bir kısmının Türkiye Maarif Vakfı'na devredildiği belirtilmektedir.[27]24/07/2021, Türkiye Maarif Vakfı Başkanı'ndan FETÖ açıklaması, Yeni Şafak.

Özbekistan Devlet Televizyonu'nda "Türkçe Saati" adıyla bir program yapılması konusunda Yunus Emre Enstitüsü ile iş birliği yapılmasının görüşüleceği duyurulmuştur[28]Yunus Emre Enstitüsü, 03/12/2021, Özbekistan'da Türkçe Sertifika Sınavları Gerçekleştirildi ve Özbekistan'da Milliy Teleradiokompaniyasi (MTRK) tarafından kurulan Foreign Languages adlı kanalda Türkçe derslerinin yanı sıra Türkçe televizyon programlarına yer verilmektedir.[29]Yeni Ufuk Gazetesi, 10.06.2023, "Türk Lehçeleri Neden Önemli?"

Bazı ülkelerde ortaöğretim kurumlarında Türkçenin öğretilmesinin yanı sıra özel kurslarda da isteğe göre Türkçe öğretilmektedir. Kurslarda Türkçe öğretilen kırk altı ülke bulunmaktadır. Dokuz ülkede de Türkçe öğretimin yapıldığı üniversite bulunmaktadır. Bünyesinde Türkçe öğretilen, Türk dili ve edebiyatı araştırmalarının yapıldığı, Türkoloji bölümlerinin bulunduğu yirmi sekiz ülke vardır.

Türkiye'deki çalışmalar

Türkiye'de Türk dilleri veya Türk lehçeleri adı altında birçok Türk dilinin bir arada veya müstakil olarak ele alındığı akademik yayınlar mevcuttur.[30]Nergis BİRAY, Cumhuriyet Döneminde Ağız ve Lehçeler Üzerinde Yapılan Çalışmalar, Karaman Dil-Kültür ve Sanat Dergisi, 2005, Karaman Valiliği Yayınları Makaleler dışında birçok Türk dilinin birlikte ele alındığı başlıca kaynaklardan bazıları şunlardır:

  • Ahmet Cevat Emre, Türk Lehçelerinin Mukayeseli Grameri, TDK, İstanbul 1949.

  • Saadet Çağatay, Türk Lehçeleri Örnekleri, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara 1950.

  • Ahmet Bican Ercilasun vd., Karşılaştırmalı Türk Lehçeleri Sözlüğü, Kültür Bakanlığı, Ankara 1991.

  • Timur Kocaoğlu vd., Türk Dünyası Konuşma Kılavuzu, Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı, İstanbul 1992.

  • Talat Tekin, Türk Dilleri -Giriş-, Simurg, İstanbul 1999.

  • Ahmet Buran, Çağdaş Türk Lehçeleri, Akçağ, İstanbul 2001.

  • Nami Ardakoç vd., Modern Türk Dilleri Seyahat ve Konuşma Kılavuzu, Geçit Kitabevi, İstanbul 2005.

  • Ahmet Bican Ercilasun vd., Türk Lehçeleri Grameri, Akçağ, İstanbul 2007.

Bunlardan Kültür Bakanlığı'nın 1991 yılında yayınlamış olduğu Karşılaştırmalı Türk Lehçeleri Sözlüğü adındaki sözlük Türk Dil Kurumunun resmî sözlük sitesinde[31]sozluk.gov.tr çevrimiçi olarak kullanıma açılmıştır. Pamukkale Üniversitesi'nden Günsel Barış adlı bir araştırma görevlisi tarafından hazırlanan[32]Balkan Günlüğü, Türk Lehçeleri Neden Önemli?, 11 Temmuz 2023[33]Türk Dil Kurumu Dil Öğrenimi ve Öğretimi Çalıştayı Raporu, 2018 PAÜ ÇTLE adlı sitede de çeşitli Türk Lehçelerinin sözlükleri ve sözcük öğrenmeye yönelik oyunlar[34]Sabah Gazetesi web sitesi, PAÜ'nün 9 farklı dille adam asmaca oyunu büyük beğeni topladı, 28 Mayıs 2020[35]PAÜ Burada web sitesi, PAÜ'den 9 dilde yeni bilgisayar oyunu Feza X, 17 Aralık 2021 çevrimiçi olarak bulunmaktadır.[36]Not: Karşılaştırmalı Türk Lehçeleri Sözlüğü başlangıçta Türk Dil Kurumu'nun tdk.gov.tr resmî sitesindeki sözlükler arasında yer almaktaydı. Daha sonra bu sözlükler sozluk.gov.tr adresine taşınmıştır. Pamukkale Üniversitesi'nin sözlüğü ise 2014 yılında ctle.pau.edu.tr alanadı ile yayına başlamış ve 2019 yılında pauctle.com adresine taşınmıştır.

Diğer ülkelerdeki çalışmalar

Türkiye dışında Türk dilleri üzerine yapılan çalışmaların büyük bir kısmı misyonerlik ve espiyonaj çalışmalarıyla yakından ilgilidir.[37]Hikmet Koraş, Türkiye Dışındaki Türkoloji Çalışmaları ve Misyonerlik Faaliyetleriyle Ilişkisi 1823 yılında Hristiyan olan ve Mirza Aleksandr Kazem-Bek adını alan Azerbaycanlı şarkiyatçının Türk dillerinin grameri üzerine Grammatika turetsko-tatarskogo yazıka (Türk-Tatar dilinin grameri) adlı eseri 1839'da Kazan'da neşredilmiş ve eserin J. T. Zenker tarafından yapılan Almancaya tercümesi Allgemeine Grammatik der turkisch-tatarischen Sprache adıyla Leipzig'de 1848 yılında yayımlanmıştır.[38]TDV İslam Ansikloperisi, Mirza Kâzım Bey maddesi 150'den fazla eseri bulunan ve Versuch eines Wörterbuches der Türk-Dialecte (Türk lehçelerinin bir sözlük denemesi) adlı 4 ciltlik eser hazırlayan Alman asıllı Rus Türkolog F. W. Radloff'un Çarlık Rusyası'nın Rus olmayan milletleri Hristiyanlaştırma politikasına yönelik Kazan'a müfettiş olarak gönderildiği ifade edilmektedir.[39]TDV İslam Ansiklopedisi, RADLOFF, Friedrich Wilhelm maddesi Slovar' Altayskogo i Aladagskogo Nareçiy Tyurkskogo Yazıka (Türk Dilinin Altay ve Aladağ Diyalektleri Sözlüğü) adlı eserin müellifi olan Verbitski[40]Şükrü Halûk Akalın, Şor Türkçesinin Söz Varlığı ve Şor Sözlüğü de bir misyonerdi.[41]F. Ünal, Altay Misyoneri Vasili İvanoviç Verbitski: Hayatı, Misyonerlik Faaliyetleri ve Altay Çalışmaları. Dede Korkut Uluslararası Türk Dili ve Edebiyatı Araştırmaları Dergisi, 7/17, s. 197-205

"Dil" ve "Lehçe" tartışması

Azerbaycan'da Abdullah Bey Efendizade tarafından telgraf için geliştirilen ve kullanılması komisyon kararı ile kabul edilen Latin temelli Azeri yazısını tanıtan kitabın kapağı (1919)
Azerbaycan'da Abdullah Bey Efendizade tarafından telgraf için geliştirilen ve kullanılması komisyon kararı ile kabul edilen Latin temelli Azeri yazısını tanıtan kitabın kapağı (1919)Dosyalar, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons

SSCB kurulmadan önce Türk dilli halkların başlıca iki yazı dili vardı: Osmanlı Türkçesi ve Çağatay Türkçesi.[42]Ahmet Bican Ercilasun, Başlangıçtan Günümüze Türk Dili Tarihi, Akçağ Yayınları, Ankara 2010, s. 400.[43]Prof. Dr. Hayati Develi, ‘Kök lerimize gitmek için Osmanlıca Şart‘, Milli Gazete, 15 Mayıs 2011 Bu dönemde Osmanlı ve Azerbaycan sahası dışında Türk dünyasının önemli bir kesimi Çağatay Türkçesini kullanır ve bu yazı diline Türkî Til derlerdi.[44]Abdülkadir İnan, Makaleler ve İncelemeler, Türk Tarih Kurumu Basımevi, 1991, s. 111 Bu dönemde ve hatta SSCB kurulduktan sonra da bir süre yabancıların da tasnifte Türk lehçeleri adlandırmasını kullandıkları görülür.[45]A Grammar of the Turkish language, Arthur Lumley Davids, 1832, s. XLIV; Yakoute: a Turkish dialect, have nothing in common with the Turks. - The most uncultivated, perhaps, of all the Turkish dialects is the Yakoute; which is spoken by the Sokhalar, or Yakoutes, who inhabit the banks of the Lena, near the Northern Ocean.[46]Osteuropa-Verlag G.M.B.H., 1934, s. 43 Esasen Rusların her bir Türk boyuna ayrı birer yazı dili oluşturma gayretleri Çarlık Rusyası zamanında başlamıştır.[47]Prof. Dr. Mehmet AÇA, Misyoner-Şarkiyatçı İl'minskiy'in Çarlık Rusyası'nın Hrıstiyanlaştırma ve Ruslaştırma Politikalarındaki Yeri, Yeni Türkiye-Türkçe Özel Sayısı-55, Kasım-Aralık 2013, s. 1464-1477 Bununla birlikte W. Radloff'un Opıt slovarya tyurkskih nareçiy (Versuch eines Wörterbuches der Turk-Dialecte) I-IV adlı eseri de Türk Lehçelerinin bir Sözlük Denemesi ismini taşımaktaydı ve eserde bugün birer yazı dili hâline gelmiş olan Kazakça, Kırgızca, Özbekçe, vd. lehçe olarak tasnif edilmişti.[48]W. Radloff, Opıt slovarya tyurkskih nareçiy (Versuch eines Wörterbuches der Turk-Dialecte) I-IV, 1911 Özbek Abdurrauf Fitrat'ın 1919 yılında yayımlanan Tilimiz başlıklı yazısında kendi dilinden Türkçe adıyla bahsettiği görülür.[49]Ozod Sharafiddinov. Fitrat va uning ikki maqolasi («Tilimiz», «Yopishmagan gajjaklar») & Abdurauf Fitrat. Tanlangan asarlar. 1-jild Azerbaycanlı Mirza Alekber Sabir'in de 1910 yılında “Günəş” gazetesinde Osmanlıcadan kendi diline tercüme yapılmasını Türkçeden Türkçeye tercüme olarak yorumladığı ve eleştirdiği görülür.[50]Mirza Alekber Sabir, 1910, Günəş, “Osmanlıcadan tərcümə türkə”- bunu bilməm,/Gerçək yazıyor gəncəli, yainki hənəkdir?/Mümkün iki dil bir-birinə tərcümə, amma/“Osmanlıcadan tərcümə türkə” nə deməkdir?[51]Kəmalə Ələkbərova, Kənan Evreni - Kənan Kainat kimi tərcümə edənlər, Kulis, 06.02.2015 Azerbaycanlı şair, yazar ve aynı zamanda eğitimci olan Abdulla Şaiq'in Türk dili (1924)[52]Türk dili (Uşaq gözlüyü). Bakı: Azərnəşr, 1924, 80 səh. ve Türk ədəbiyyatı (1924)[53]Türk ədəbiyyatı. Bakı: Azərnəşr, 1924, 334 səh. adlı eserleri de Azericenin Türk dili olarak adlandırılmasına örnek teşkil etmektedir. B. Ercilasun. Türkiye'de Türk lehçeleri şeklindeki tasnifin geçmişten beri devam eden bir uygulama olduğunu ve bunu yapmanın Rusların uyguladığı dil politikası neticesinde ortaya çıkan tasnifi kabul etmemekten ibaret olduğunu iddia etmektedir.[54]Ahmet B. ERCİLASUN, “Sözbaşı”, Türk Lehçeleri Grameri, Akçağ Yayınları, Ankara 2007, 7-10 Talat Tekin'in de önceleri lehçe tasnifini kabul ettiği, sonradan dil tasnifine yöneldiği görülmektedir.[55]Talat TEKİN, “Sovyet Rusya'da Savaştan Sonra Türkoloji Çalışmaları”, TDAY-Belleten, 1959, 378-418.: Sovyet Türkologları bugünkü Türk lehçelerini Azerbaycan dili, Türkmen dili, Özbek dili vb. diye adlandırmakla bunlar arasındaki ayrılıkları da fazla mübalâğa etmiş oluyorlar. Bunlar, Yakutça ile Çuvaşça hariç, dil (yazık) değil, lehçe (nareçiye)'dirler. Bir dilin, Türkçenin lehçeleridirler.

Türkiye'de Türk dilleri ailesinin adlandırılması ve bu dillerin yalnızca bir dil mi yoksa birçok diller mi oldukları hakkında farklı fikirler yaygındır. Türk Dil Kurumu, yayınlarında önceleri "Türk lehçeleri" adı benimsenmişken sonraları bu ad yanında "Türk dilleri" deyimine de yer verildiği görülmektedir. Ankara Üniversitesi Türk dillerini öteden beri "lehçe" sayar ve "Türk dilleri" deyiminden kaçınır. Türkiye genelinde birçok üniversite lehçe tasnifini kabul ederek Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları ismiyle bölümler açmıştır. İstanbul Üniversitesi ise daha aşırı bir tutumla "lehçe" deyimini yalnız Çuvaşça ve Yakutça gibi öbürlerinden çok farklı iki Türk dili için kullanmakta, bu diller dışındaki bütün Türk dillerini "lehçe"nin de altında bir konuşma türü saydığı "şive" sözü ile adlandırmaktadır. Ancak İstanbul Üniversitesi'nde Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü açılmış olması bu görüşten vazgeçildiğini göstermektedir. Bu durumda Türk dillerinin Türkiye'deki adlandırmalarında artık eskimiş olan üç ayrı görüşle karşı karşıyayız demektir:

  1. Türkiye haricinde dünya genelindeki dilbilimin ve Hacettepe Üniversitesinde Türkolog ve Altayist Prof. Dr. Talat Tekin'nin görüşü: diller,

  2. Ankara Üniversitesi'nin, Türk Dil Kurumunun ve Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü açan üniversitelerin görüşü: lehçeler,

  3. İstanbul Üniversitesi'nin eski görüşü: Çuvaşça, Yakutça ve Halaçça lehçe, diğerleri şive.

Türk diller arasındaki benzerlikler

Aşağıdaki çizelgelerde Türk dillerinde tümce yapısının benzerlik ve farklılıklarını gösteren örnekler sunulmuştur:

Türk dillerde aynı zamanda büyük ve küçük ses uyumu vardır (Özbekçe hariç), yazımda sözcükler son ekler alarak uzarlar ve tümce yapısı özne-nesne-yüklem sırasıyla oluşturulur. Kazakça örnek:

  • caz (yaz)

  • caz-uv (yazı)

  • caz-uv-şı (yazıcı/yazar)

  • caz-uv-şı-lar (yazıcılar)

  • caz-uv-şı-lar-ım (yazıcılarım)

  • caz-uv-şı-lar-ım-ız (yazıcılarımız)

  • caz-uv-şı-lar-ım-ız-da (yazıcılarımızda)

  • caz-uv-şı-lar-ım-ız-da-ğı (yazıcılarımızdaki)

  • caz-uv-şı-lar-ım-ız-da-ğı-lar (yazıcılarımızdakiler)

  • caz-uv-şı-lar-ım-ız-da-ğı-lar-dan (yazıcılarımızdakilerden)

Türk dilleri ve anlaşılabirlik

Neredeyse tüm Türk dillerinin sesbilim, sözdizim ve şekil bilgisi aynıdır. Yalnızca Çuvaşça, Halaçça ve Yakutça ile Dolganca gibi Sibirya Türk dilleri bu noktalarda farklıdır. Bunun yanında komşu ülkelerin sınırlarında kaynaşmadan ileri gelen ve bazen dil gruplarının sınırlarını da aşan lehçeler bulunur.

Yazı sistemleri

  • En eski Türk yazıları Orhun-Yenisey runlarıdır. Bunların çoğu 7. ve 8. yüzyıldan kalmadır. Bu yazı, eski Germen runlarına benzediği için Run olarak adlandırılır; ama aralarında akrabalık yoktur. Sadece biçim ilişkisi vardır.

  • Asıl yazı geleneği 10. yüzyılın sonlarında ve 11. yüzyılın başlarında Güneydoğu Türk halklarında, Karahanlılar döneminde, Türkî-i Kadimin bir lehçesi olan Karlukça ile gelişir.

  • Güneybatı Türk dillerinin yazıya alınması, 10. ve 11. yüzyılda Selçuklu dili ile başlar. Kardeş diller olan Eski Osmanlıca ve Eski Azeri dillerinden günümüz Türkçe ve Azerice gelişmiştir.

  • 14. yüzyılın Harezm Türkçesi de Güneybatı Türk dillerine mensuptur. Bu dilden günümüz Horasanca ve Türkmence gelişmiştir.

  • Kuzeybatı Türk dillerine ait en eski belgeler, Kumanca dili ile yazılmış olan Codex Cumanicus'dur ve 14. yüzyıldan kalmadır. Bu dilin günümüzdeki torunları Tatarca ve Başkurtçadır.

  • İdil Bulgarları dilinde yazılmış en eski yazılar 13. ve 14. yüzyıldan kalmadır. Bu dilden ya da buna yakın bir dilden Çuvaş dili gelişmiştir.

  • Güneydoğu Türk dillerinden olan Çağatayca yazıların 15. yüzyıla dayanan örnekleri bulunmuştur. Çağatayca, günümüz Uygurca ve Özbekçesinin temelini oluşturur.

Türk dillerinin yazılışları

Ayrıca bakınız

Dış bağlantılar

Konuyla ilgili yayınlar

  • Akhatov G. Kh. 1960. "About the stress in the language of the Siberian Tatars in connection with the stress of modern Tatar literary language". - Sat *"Problems of Turkic and the history of Russian Oriental Studies." Kazan.

  • Akhatov G. Kh. 1963. "Dialect West Siberian Tatars" (monograph). Ufa.

  • Baskakov, N. A. 1962, 1969. "Introduction to the study of the Turkic languages. Moscow. Rus

  • Boeschoten, Hendrik & Lars Johanson. 2006. Turkic languages in contact. Turcologica, Bd. 61. Wiesbaden: Harrassowitz. ISBN 3-447-05212-0

  • Clausen, Gerard. 1972. An etymological dictionary of pre-thirteenth-century Turkish. Oxford: Oxford University Press.

  • Deny, Jean et al. 1959-1964. Philologiae Turcicae Fundamenta. Wiesbaden: Harrassowitz.

  • Johanson, Lars & Éva Agnes Csató (ed.). 1998. The Turkic languages. London: Routledge. ISBN 0-415-08200-5.

  • Johanson, Lars. 1998. "The history of Turkic." In: Johanson & Csató, pp. 81–125.http://www.turkiclanguages.com/www/classification.htmlWebarşiv|url=https://web.archive.org/web/20110408063746/http://www.turkiclanguages.com/www/classification.html |tarih=8 Nisan 2011

  • Johanson, Lars. 1998. "Turkic languages." In: Encyclopædia Britannica. CD 98. Encyclopædia Britannica Online, 5 sept. 2007.http://www.britannica.com/eb/article-80003/Turkic-languagesWebarşiv|url=https://web.archive.org/web/20080623115154/http://www.britannica.com/eb/article-80003/Turkic-languages |tarih=23 Haziran 2008

  • Menges, K. H. 1968. The Turkic languages and peoples: An introduction to Turkic studies. Wiesbaden: Harrassowitz.

  • Öztopçu, Kurtuluş. 1996. Dictionary of the Turkic languages: English, Azerbaijani, Kazakh, Kyrgyz, Tatar, Turkish, Turkmen, Uighur, Uzbek. London: Routledge. ISBN 0-415-14198-2

  • Samoilovich, A. N. 1922. Some additions to the classification of the Turkish languages. Petrograd.http://s155239215.onlinehome.us/turkic/40_Language/LangClassificationEn.htmWebarşiv|url=https://web.archive.org/web/20070528154132/http://s155239215.onlinehome.us/turkic/40_Language/LangClassificationEn.htm |tarih=28 Mayıs 2007

  • Schönig, Claus. 1997-1998. "A new attempt to classify the Turkic languages I-III." Turkic Languages 1:1.117-133, 1:2.262-277, 2:1.130-151.

  • Starostin, Sergei A., Anna V. Dybo, and Oleg A. Mudrak. 2003. Etymological Dictionary of the Altaic Languages. Leiden: Brill. ISBN 90-04-13153-1

  • Voegelin, CF & F.M. Voegelin. 1977. Classification and index of the World's languages. New York: Elsevier.

Dinlenebilir örnekler

Kaynakça

  1. 1.Robbeets, Martine Irma. Shared Grammaticalization: With Special Focus on the Transeurasian Languages. John Benjamins Publishing, 2013. books.google.com.tr
  2. 2.Katzner, Kenneth. The languages of the world. Routledge, 2005.
  3. 3.Grenoble, L. A.. Language Policy in the Soviet Union. Imprint: Springer, 2003.
  4. 4.Katzner, Kenneth. Languages of the World. Routledge, an imprint of Taylor & Francis Books Ltd., 2002.
  5. 5.Internet Archive: Scheduled Maintenance. web.archive.org
  6. 6.The end of the Altaic controversy: In memory of Gerhard Doerfer. Central Asiatic Journal, 2005. jstor.org
  7. 7.Georg, Stefan. Telling General Linguists about Altaic. 1999, s. 65-98. jstor.org
  8. 8.Yunusbayev, Bayazit. The Genetic Legacy of the Expansion of Turkic-Speaking Nomads across Eurasia. 21 Nisan 2015, s. e1005068. ncbi.nlm.nih.gov
  9. 9.Blench, Roger. Archaeology and Language II: Archaeological Data and Linguistic Hypotheses. Routledge, 2 Eylül 2003. books.google.com
  10. 10.Golden, Peter B.. Studies on the Peoples and Cultures of the Eurasian Steppes, s. 35-37. academia.edu
  11. 11.Clark, Larry V.. Turkic Loanwords in Mongol, I: The Treatment of Non-Initial S, Z, Š, Č. 1980, s. 36-59. jstor.org
  12. 12.Johanson, Lars. The Turkic Languages. Routledge, 29 Nisan 2015. books.google.com
  13. 13.Johanna Nichols (1992) Linguistic Diversity in Space and Time. Chicago University Press. Page 4: "When cognates proved not to be valid, Altaic was abandoned, and the received view now is that Turkic, Mongolian, and Tungusic are unrelated."
  14. 14.R. M. W. Dixon (1997): The Rise and Fall of Languages. Cambridge University Press. Page 32: "Careful examination indicates that the established families, Turkic, Mongolian, and Tungusic, form a linguistic area (called Altaic)...Sufficient criteria have not been given that would justify talking of a genetic relationship here."
  15. 15.Asya Pereltsvaig (2012) Languages of the World, An Introduction. Cambridge University Press. Pages 211–216: "[...T]his selection of features does not provide good evidence for common descent" [...] "we can observe convergence rather than divergence between Turkic and Mongolic languages—a pattern than is easily explainable by borrowing and diffusion rather than common descent"
  16. 16.Svatopluk Soucek. A history of inner Asia. Cambridge University Press, 2000. archive.org
  17. 17.Taylor & Francis. taylorfrancis.com
  18. 18.A Volga Bulgarian Classifier: A Historical and Areal Linguistic Study. Journal of Old Turkic Studies 4(1), Ocak 2020. researchgate.net
  19. 19.Türk Dilleri Portalı. turkdilleri.com
  20. 20.The Genesis of the Turks: An Ethno-Linguistic Inquiry into the Prehistory of Central Eurasia - Book in Focus. cambridgescholars.com
  21. 21.Findley, Carter V.. The Turks in World History. Oxford University Press, 2004. archive.org
  22. 22.Turkic Language tree. ethnologue.com
  23. 23.W. Radloff (1866), Volkslitteratur der türkischen Stämme I; Hasan Eren (1998), Türklük Bilimi Sözlüğü, s. 1
  24. 24.Johanson, Lars. Discoveries on the Turkic linguistic map. 1 Ocak 2001. academia.edu
  25. 25.H.H. Mutlu ve B.B. Ayrancı (2017), a.g.e.
  26. 26.Dr. Can Ceylan, 14/07/2019, FETÖ Çöplüğü 15 Temmuz'da patladı, Yeni Birlik.
  27. 27.24/07/2021, Türkiye Maarif Vakfı Başkanı'ndan FETÖ açıklaması, Yeni Şafak.
  28. 28.Yunus Emre Enstitüsü, 03/12/2021, Özbekistan'da Türkçe Sertifika Sınavları Gerçekleştirildi
  29. 29.Yeni Ufuk Gazetesi, 10.06.2023, "Türk Lehçeleri Neden Önemli?"
  30. 30.Nergis BİRAY, Cumhuriyet Döneminde Ağız ve Lehçeler Üzerinde Yapılan Çalışmalar, Karaman Dil-Kültür ve Sanat Dergisi, 2005, Karaman Valiliği Yayınları
  31. 31.sozluk.gov.tr
  32. 32.Balkan Günlüğü, Türk Lehçeleri Neden Önemli?, 11 Temmuz 2023
  33. 33.Türk Dil Kurumu Dil Öğrenimi ve Öğretimi Çalıştayı Raporu, 2018
  34. 34.Sabah Gazetesi web sitesi, PAÜ'nün 9 farklı dille adam asmaca oyunu büyük beğeni topladı, 28 Mayıs 2020
  35. 35.PAÜ Burada web sitesi, PAÜ'den 9 dilde yeni bilgisayar oyunu Feza X, 17 Aralık 2021
  36. 36.Not: Karşılaştırmalı Türk Lehçeleri Sözlüğü başlangıçta Türk Dil Kurumu'nun tdk.gov.tr resmî sitesindeki sözlükler arasında yer almaktaydı. Daha sonra bu sözlükler sozluk.gov.tr adresine taşınmıştır. Pamukkale Üniversitesi'nin sözlüğü ise 2014 yılında ctle.pau.edu.tr alanadı ile yayına başlamış ve 2019 yılında pauctle.com adresine taşınmıştır.
  37. 37.Hikmet Koraş, Türkiye Dışındaki Türkoloji Çalışmaları ve Misyonerlik Faaliyetleriyle Ilişkisi
  38. 38.TDV İslam Ansikloperisi, Mirza Kâzım Bey maddesi
  39. 39.TDV İslam Ansiklopedisi, RADLOFF, Friedrich Wilhelm maddesi
  40. 40.Şükrü Halûk Akalın, Şor Türkçesinin Söz Varlığı ve Şor Sözlüğü
  41. 41.F. Ünal, Altay Misyoneri Vasili İvanoviç Verbitski: Hayatı, Misyonerlik Faaliyetleri ve Altay Çalışmaları. Dede Korkut Uluslararası Türk Dili ve Edebiyatı Araştırmaları Dergisi, 7/17, s. 197-205
  42. 42.Ahmet Bican Ercilasun, Başlangıçtan Günümüze Türk Dili Tarihi, Akçağ Yayınları, Ankara 2010, s. 400.
  43. 43.Prof. Dr. Hayati Develi, ‘Kök lerimize gitmek için Osmanlıca Şart‘, Milli Gazete, 15 Mayıs 2011
  44. 44.Abdülkadir İnan, Makaleler ve İncelemeler, Türk Tarih Kurumu Basımevi, 1991, s. 111
  45. 45.A Grammar of the Turkish language, Arthur Lumley Davids, 1832, s. XLIV; Yakoute: a Turkish dialect, have nothing in common with the Turks. - The most uncultivated, perhaps, of all the Turkish dialects is the Yakoute; which is spoken by the Sokhalar, or Yakoutes, who inhabit the banks of the Lena, near the Northern Ocean.
  46. 46.Osteuropa-Verlag G.M.B.H., 1934, s. 43
  47. 47.Prof. Dr. Mehmet AÇA, Misyoner-Şarkiyatçı İl'minskiy'in Çarlık Rusyası'nın Hrıstiyanlaştırma ve Ruslaştırma Politikalarındaki Yeri, Yeni Türkiye-Türkçe Özel Sayısı-55, Kasım-Aralık 2013, s. 1464-1477
  48. 48.W. Radloff, Opıt slovarya tyurkskih nareçiy (Versuch eines Wörterbuches der Turk-Dialecte) I-IV, 1911
  49. 49.Ozod Sharafiddinov. Fitrat va uning ikki maqolasi («Tilimiz», «Yopishmagan gajjaklar») & Abdurauf Fitrat. Tanlangan asarlar. 1-jild
  50. 50.Mirza Alekber Sabir, 1910, Günəş, “Osmanlıcadan tərcümə türkə”- bunu bilməm,/Gerçək yazıyor gəncəli, yainki hənəkdir?/Mümkün iki dil bir-birinə tərcümə, amma/“Osmanlıcadan tərcümə türkə” nə deməkdir?
  51. 51.Kəmalə Ələkbərova, Kənan Evreni - Kənan Kainat kimi tərcümə edənlər, Kulis, 06.02.2015
  52. 52.Türk dili (Uşaq gözlüyü). Bakı: Azərnəşr, 1924, 80 səh.
  53. 53.Türk ədəbiyyatı. Bakı: Azərnəşr, 1924, 334 səh.
  54. 54.Ahmet B. ERCİLASUN, “Sözbaşı”, Türk Lehçeleri Grameri, Akçağ Yayınları, Ankara 2007, 7-10
  55. 55.Talat TEKİN, “Sovyet Rusya'da Savaştan Sonra Türkoloji Çalışmaları”, TDAY-Belleten, 1959, 378-418.: Sovyet Türkologları bugünkü Türk lehçelerini Azerbaycan dili, Türkmen dili, Özbek dili vb. diye adlandırmakla bunlar arasındaki ayrılıkları da fazla mübalâğa etmiş oluyorlar. Bunlar, Yakutça ile Çuvaşça hariç, dil (yazık) değil, lehçe (nareçiye)'dirler. Bir dilin, Türkçenin lehçeleridirler.