Eski Uygur Türkçesi
İçindekiler6
Eski Uygurca veya Eski Uygur Türkçesi, 9. yüzyıl ile 14. yüzyıl arasında çeşitli devletlerde konuşulmuş ve yazılmış olan, Türki diller ailesinin Sibirya koluna mensup bir dildir. Eski Türkçenin Göktürkçeden sonraki ikinci bölümünü oluşturmuştur.
Dil, isim benzerliğine karşın, günümüzde Türk dillerinin Çağatay grubuna ait modern Uygurca'nın atası değildir ve bu modern dilin Karahanlılar'ın konuştuğu dilden türediği düşünülmektedir.[1]Arik, Kagan. One Thousand Languages: Living, Endangered, and Lost. University of California Press, 2008, s. 145. Ancak Kansu'da konuşulan Batı Yugurca'nın Eski Uygurca'dan türediğine inanılmaktadır.
Tarih
Dönem
Bu dönemde Türk halkları birçok kültür ile etkileşim içine girmişlerdir. Bu durum dilin yapısında da kendisini göstermiştir. Yine bu dönemde, değişik kültürlerle etkileşimle birlikte, dilde ilk kez yabancı kaynaklı sözcükler girmeye başlamıştır. Sanskritçe, Soğdça, Toharca, Çince sözcükler bunlardan bazılarıdır.[2]Ahmet Caferoğlu, Eski Uygur Türkçesi Sözlüğü, Enderun Kitabevi
Dil özellikleri
Uygurlardan kalan eserler dört gruba ayrılarak incelenebilir:[3]Ahmet Bican Ercilasun, Başlangıçtan Günümüze Türk Dili Tarihi, Akçağ Yayınları, Ankara 2010, s. 226, 272-283. ISBN 978-975-338-589-3
Manici çevreye ait metinler.
Burkancı (Budist) çevreye ait metinler.
Hristiyan çevreye ait metinler (İncil çevirileri).[4]Witek, John. “Christianity in China: Universal Teaching from the West.” In China and Christianity: Burdened Past, Hopeful Future, ed. Stephen Uhalley, Jr. and Xiaoxin Wu, 2001, p. 16.[5]Sutin, Lawrence. All is change: the two-thousand-year journey of buddhism to the west, 2006, pp. 56-7.
Müslüman çevreye ait metinler.
Eski Türkçenin gramerini yazmış olan Annemarie von Gabain, Uygur metinlerini y ve n ağzı olmak üzere iki ana ağız grubuna ayırır. KökTürkçedeki ń sesini n'ye çeviren metinler n ağzını, y'ye çeviren metinler y ağzını oluştururlar. Eski Uygur Türkçesi dönemi, yazı dili olarak Göktürkçeye dayanan, onun devamı olan bir dönemdir. Başka bir deyişle GökTürkçe ile Uygurca aynı yazı dilinin iki koludur. Eski Uygur Türkçesinde görülen az sayıdaki ses ve biçim farklılıklarından bir kısmı ağız farkından, bir kısmı da zaman farkından kaynaklanmaktadır. GökTürkçe ve Uygurca arasındaki asıl önemli fark, söz varlığında ortaya çıkar. GökTürkçenin söz varlığında Türkçe kökenli sözcükler egemendir; Çince veya Soğdakçadan girmiş olan alıntı sözcükler çok azdır. Göktürk metinlerinde bozkır yaşayışı, savaşçılık ve devlet düzeniyle ilgili sözcükler ağırlıktadır. Uygur metinlerinde ise Maniheizm ve Burkancılıkla ilgili sözcükler egemendir. Bunlar da Sanskritçe, Çince ve Soğdakçadan alınmıştır. Çok defa da kavramlara Türkçe karşılıklar bulunmuştur. Temel söz varlığı ise her iki dönem metinlerinde aynıdır.[3]Ahmet Bican Ercilasun, Başlangıçtan Günümüze Türk Dili Tarihi, Akçağ Yayınları, Ankara 2010, s. 226, 272-283. ISBN 978-975-338-589-3
KökTürkçede sadece kişi, konçuy gibi insanla ilgili sözcüklerde kullanılan +lAr çokluk eki, Eski Uygurcada her türlü isim, zamir ve sıfatta kullanılabilen, genel çokluk eki biçimine evrilmiştir ve çokluk eki uyumuna uygundur.[6]Erdem KONUR,"ESKİ UYGUR TÜRKÇESİNDEKİ BAZI EKLER VE BU EKLERİN ÖZELLİKLERİ ",Çukurova Üniversitesi Türkoloji Merkez
Söz varlığı
Morris Swadesh'in 100 temel sözcüğünün Uygurcadaki karşılıklarından bazıları şöyledir:[3]Ahmet Bican Ercilasun, Başlangıçtan Günümüze Türk Dili Tarihi, Akçağ Yayınları, Ankara 2010, s. 226, 272-283. ISBN 978-975-338-589-3
ad: ad/at
ağaç: ıgaç/sögüt
balık: balık
diş: tiş
erkek: er/erkek
vermek: birmek
Ahmet Caferoğlu'nun, Eski Uygur Türkçesi sözlüğünde[2]Ahmet Caferoğlu, Eski Uygur Türkçesi Sözlüğü, Enderun Kitabevi,günümüz Türkçe karşılıklarını da verdiği bazı sözcükler şunlardır:
töpü: tepe
til: dil
yastuk: yastık
köl: göl
bilig: bilgi[2]Ahmet Caferoğlu, Eski Uygur Türkçesi Sözlüğü, Enderun Kitabevi
Alfabe
Orhun alfabesi
GökTürkçe gibi, ilk yıllarında Orhun alfabesi ile kayda alınmıştır.
Bu alfabede 38 harf vardır. Bunlardan dördü ünlü, otuz dördü de ünsüzdür. Üç tane de harf bileşiği vardır: lt, nç ve nt.
Ayrıca bakınız
Dış Bağlantılar
Kaynakça
- 1.Arik, Kagan. One Thousand Languages: Living, Endangered, and Lost. University of California Press, 2008, s. 145. books.google.com
- 2.Ahmet Caferoğlu, Eski Uygur Türkçesi Sözlüğü, Enderun Kitabevi
- 3.Ahmet Bican Ercilasun, Başlangıçtan Günümüze Türk Dili Tarihi, Akçağ Yayınları, Ankara 2010, s. 226, 272-283. ISBN 978-975-338-589-3
- 4.Witek, John. “Christianity in China: Universal Teaching from the West.” In China and Christianity: Burdened Past, Hopeful Future, ed. Stephen Uhalley, Jr. and Xiaoxin Wu, 2001, p. 16.
- 5.Sutin, Lawrence. All is change: the two-thousand-year journey of buddhism to the west, 2006, pp. 56-7.
- 6.Erdem KONUR,"ESKİ UYGUR TÜRKÇESİNDEKİ BAZI EKLER VE BU EKLERİN ÖZELLİKLERİ ",Çukurova Üniversitesi Türkoloji Merkez turkoloji.cu.edu.tr