Turkipedia
Menü

Türk Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi

İçindekiler8
  1. Arka plan
  2. Yunan kurtarımcılığı
  3. Ulusal bölünme
  4. Yunan ilerlemesi
  5. İzmir'in istilası
  6. Yunan Ordusundaki dış gönüllüler
  7. İlk direnişler
  8. Milne Hattı'nın çizilmesi
  9. Haziran 1920'e kadar Kurtuluş Savaşı'nda yaşanan diğer olaylar
  10. Yunan Yaz Taarruzu
  11. Gediz Taarruzu
  12. Yunanistan'da Kralın ölümü ile yönetim değişikliği
  13. İlerlemenin durdurulması
  14. İnönü muharebeleri
  15. Kütahya-Eskişehir Muharebesi
  16. Sakarya Meydan Muharebesi
  17. Donuk Çatışma (Eylül 1921-Ağustos 1922)
  18. Türk karşı taarruzu
  19. Dumlupınar
  20. Geri çekilen düşmanı takip harekatı
  21. Sonrası
  22. Çanakkale Krizi
  23. Savaşın Bitişi ve Mudanya Ateşkesi
  24. Etkileri
  25. Savaşın sonuçlanmasında payı olan etmenler
  26. Yunan ordusunun aşırı özgüveni
  27. 1920 Yunanistan seçimleri
  28. Aşırı yayılma
  29. Türk tarafının sorunları
  30. Sovyet yardımları
  31. Diğer etmenler
  32. Etnik temizlik
  33. Dış bağlantılar
  34. Kaynakça

Türk Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi (غرب جبهه‌سی), Yunan ordusunun 15 Mayıs 1919'da İzmir'e çıkmasıyla açılmış ve 9 Eylül 1922'de aynı kentin Ankara Hükûmeti ordusu tarafından geri alınmasıyla kapanmıştır. Bu cephe, askerî tarih açısından, savaş sırasında Batı Anadolu'da Yunan ordusunun genel taarruzuna karşı 25 Haziran 1920'de kurulup 1923'te kaldırılan askerî birimlerden birine verilen addır.

Yunanistan'ın İzmir'i işgali İngilizlerin, kısa süre önce I. Dünya Savaşı'nda yenilmiş olan Osmanlı İmparatorluğu üzerinde, Yunanlara toprak vadetmesi üzerine gerçekleşti. İşgal, Yunan kuvvetlerinin 15 Mayıs 1919'da İzmir'e girmesiyle başladı. İşgal kuvvetleri Anadolu'da ilerledi ve Manisa, Balıkesir, Aydın, Kütahya, Bursa ve Eskişehir gibi şehirleri işgal etti. Bu ilerleme sırasında Urla, Malgaç, Bergama, Erbeyli, Erikli, Tellidede ve Aydın'da Kuvâ-yi Milliye birliklerinin gösterdiği direniş Yunan kuvvetlerinin ağır kayıplar vermesine neden oldu. Bu direnişler çoğunlukla Yunan askerlerinin sert tepkisiyle karşılaştı ve bunun sonucunda Menemen Katliamı gibi olaylar meydana geldi, aynı zamanda yaklaşık 2 yıl boyunca Yunanları oyaladı.[1]Turgut Özakman, Şu Çılgın Türkler (115'inci baskı, Eylül 2005), s. 23: "Sevr Antlaşması'nı ve tabii Üçlü Anlaşma'yı milliyetçilere silah zoruyla kabul ettirmek görevi, İngilizlerin aracılığıyla Yunan ordusuna önerilir, o da kabul eder. Yunan hükûmeti, bu hizmetine karşılık, İzmir ve Doğu Trakya'dan başka, İstanbul'un da Yunanistan'a verileceği ümidine kapılır. Fakat beklenilmeyen bir olay Yunanistan'ı karıştıracaktır. Kral Aleksandros ölür. Venizelos, Konstantin'in tahta geri dönmesini engellemek için seçimleri yenilemeye karar verir ve seçime "ya Konstantin, ya ben!" sloganıyla girer. Halk Konstantin'i ve onu destekleyen partiyi seçer. Venizelos yurtdışına kaçar. Vaktiyle Konstantin'in devrilmesine yardım etmiş olan Fransız hükûmeti, Konstantin'e ve muhalefete oy veren Yunan halkına kızar ve yeni iktidara karşı tavır alır. İngilizler de tedirgin olurlar ama tavır almak için beklemeyi tercih ederler. Venizelos'un sürgüne yolladığı, hapse attırdığı siviller ve askerler, tıpkı Hürriyet ve İtilaf Partililer gibi, iktidar özlemi ve kinle tutuşmuş bir halde yeniden sahnede boy gösterirler. Kralcı General Papulas, Anadolu'daki Yunan ordusunun komutanlığa atanır. İktidar, Anadolu'yu boşalttığı takdirde, Yunanistan'ın Fransa ve İtalya'dan sonra, İngiltere'nin de desteğini kaybedip yalnız kalacağını anlar; azdırdıkları Anadolu Rumlarını yazgılarıyla baş başa bırakmayı da göze alamaz. Sonunda Venizelos'un yayılmacı politikasını ve İngilizlerin askeri olmayı kabul eder. Bu sebeple Anadolu olaylarını iyi bilen bazı Venizeloscu komutanlara dokunmaz." ("The task of forcing the nationalists to accept the Treaty of Sèvres and of course the Tripartite Agreement at gunpoint was offered to the Greek army through the British, and it accepted it. In return for this service, the Greek government hoped that, in addition to Izmir and Eastern Thrace, Istanbul would also be given to Greece. However, an unexpected event will confuse Greece. King Alexander dies. Venizelos decides to renew the Gediz Muharebeleri'nin ardından Türk tarafında düzenli ordu kuruldu. Yunan kralı I. Konstantin'in emri ile yapılan keşif taarruzu Birinci İnönü Muharebesi'nde durduruldu. İkinci İnönü Muharebeleri'yle Yunan ilerleyişinin önüne geçildi, ancak Türk kuvvetlerinin temmuz ayında Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'nde aldığı yenilgi sonucu Yunan ordusu yeniden ilerlemeye başladı. Sakarya Meydan Muharebesi'nde Yunan ilerlemesi kesin olarak durduruldu. Ağustos 1922'de Türk kuvvetleri tarafından Büyük Taarruz başlatıldı. Dumlupınar'daki muharebe ve ardından İzmir'in Kurtuluşu ile birlikte savaş sona erdi. Şehirde çıkan yangın da sürecin önemli bir sonucu oldu.

Savaşın sonucunda işgal altındaki Batı Anadolu ve Doğu Trakya yeniden Türklerin eline geçti, Mudanya ve Lozan Antlaşması ile yeni kurulacak olan Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenliği tanındı, Yunanistan'da 11 Eylül 1922 Devrimi gerçekleşti, Birleşik Krallık'ta Lloyd George hükûmeti düştü ve 1923'te Türkiye ile Yunanistan arasında bir nüfus mübadelesi gerçekleştirildi. Savaş sırasında iki tarafın da gerçekleştirdiği etnik temizlik ve katliamlar 640.000 Türk ve 264.000 Rum olmak üzere yüzbinlerce sivilin ölümüne yol açtı, buna ek olarak Yunanların gerçekleştirdiği tahribat ile 250'den fazla köy yandı ve 860.000 Türk mülteci durumuna düştü.

Arka plan

Megali İdea'nın bir haritası
Megali İdea'nın bir haritasıPublished by The New York Times Company, New York City, N.Y. 1919, Kamu malı, Wikimedia Commons

Batı Cephesi'nin jeopolitik bağlamı, Birinci Dünya Savaşı'nın doğrudan bir sonucu olarak Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılması ile Mondros Mütarekesi'nden sonra Yunanistan'a vadedilen topraklara dayanmaktadır.[2]Greece's Anatolian venture , anemi.gr. Üçlü İtilaf üyeleri, Osmanlı'nın bulunduğu topraklarla ilgili gizli antlaşmalar yapmışlardı. Bu antlaşmalarda aynı zamanda Yunanistan ile ilgili Osmanlı Topraklarında birbiri ile çelişmekte olan sözler de vermişlerdi.[3]Sowards, Steven W. Twenty-Five Lectures on Modern Balkan History (The Balkans in the Age of Nationalism). MSU, 2004. İtilaf Devletleri, özellikle de Yunan hayranı olarak bilen David Lloyd George, Yunanlıların eğer kendi saflarında savaşa girerler ise Anadolu'daki toprakları alabileceklerini söylemişti. Bu topraklar Doğu Trakya'yı, Gökçeada'yı, Bozcaada'yı, ve de İzmir ile çevresindeki bölgeleri de içeriyordu.[4]Woodhouse, C.M. The Story of Modern Greece, Faber and Faber, London, 1968, p. 204 Bu toprak talepleri ayrıca Saint-Jean-de-Maurienne Anlaşması ile İtalyanların elde ettiği kazanımlarıyla çakışmaktaydı.

Yunan kurtarımcılığı

Yunanistan'ın Paris Barış Konferansı'nda Batı Anadolu'da iddia ettiği nüfus dağılımı
Yunanistan'ın Paris Barış Konferansı'nda Batı Anadolu'da iddia ettiği nüfus dağılımıGeorge Soteriadis, 1852-1942, Professor of History at the University of Athens, Kamu malı, Wikimedia Commons

Yunan ordusunun Küçük Asya serüvenine başlamasının bir diğer nedeni de "korunması gerektiği" iddia edilen Yunan azınlıktı, fakat bu azınlığın miktarı ile ilgili raporlar birbirleriyle çelişmekteydi. 1906-07 Osmanlı Nüfus Sayımına göre toplamda 2.8 milyon Yunan yaşarken[5]Kemal Karpat (1985), Ottoman Population, 1830–1914, Demographic and Social Characteristics , The University of Wisconsin Press, pp. 168–169 1914 Nüfus sayımına göre ise yaklaşık 1.7 milyondu.[5]Kemal Karpat (1985), Ottoman Population, 1830–1914, Demographic and Social Characteristics , The University of Wisconsin Press, pp. 168–169 Ayrıca Yunan iddiaları, bazı tarihçiler tarafından da eleştirilmişti, örneğin Cedric Lowe ile Michael Dockrill, Yunanların azınlık olduğunu ve İzmirle çevresinin büyük oranda Türk olduğunu söylemişti. Bölgeyi gezen Arnold J. Toynbee'nin hazırladığı bir rapora göre İzmir'in hiçbir yönden Anadoludan koparılamayacağı, Venizelos'un verilerinin doğruluğunun tartışmalı olup taleplerinin Wilson İlkelerini ihlal ettiğini belirtmekteydi.[6]Demirhan, Hasan. Yunanistan’da emperyalist kavga (1914-1918). İdil Yayıncılık, 2012, s. 1527.

Yunan başbakan Venizelos'un Haziran 1920'de verdiği bir demeçte "Yunanların İslamla savaşmadığını, ancak anakronistik Osmanlı yönetimiyle savaştıklarını" ifade edecekti.[7]"Not War Against Islam – Statement by Greek Prime Minister", The Scotsman, s. 5, 29 June 1920. Fakat söz konusu tehlikenin İtilaf desteğini alabilmek için abartıldığı söylenebilir. Savaş sürecinde jön Türklerin yönetimde olmaması ve liderlerinin Birinci Dünya Harbi sonrası ülkeyi terk edişi de iddiayı azaltmaktaydı, o dönemin İstanbul Hükümeti de İngiliz güdümündeydi. Dahası Venizelos, Osmanlı topraklarını ilhak etme amacını Birinci Dünya Harbinin başlarında zaten bildirmişti. Hatta Ocak 1915'de I. Konstantin'e verdiği bir mektupta da niyeti belli olmaktaydı.

Bazı kaynaklar, -başarısızlığından dolayı- Yunan işgalinin Yunanların önlemeyi iddia ettikleri vahşetleri daha da kötü hale getirdiğini belirtmiştir. Örneğin Arnold J. Toynbee'ye göre savaş sırasında her iki taraftan da işlenen suçların baş mimarının David Lloyd George ile Venizelos olduğunu söyler.[8]Toynbee, Arnold Joseph (1922). The Western question in Greece and Turkey: a study in the contact of civilisations. Constable. OCLC 718448089, ss. 312-313

Ulusal bölünme

Yunanistan'daki ulusal bölünme, I: Dünya Savaşı'nda Yunan halkı ile siyasetinin iki kutuplu olarak ayrılıp (bir taraf Eleftherios Venizelos yanlısı, diğer taraf ise Kral Konstantin yanlısı) savaşta kimin desteklenmesi gerektiği konusunda oluşan derin bir ayrılıktı.

Birleşik Krallık kral Konstantin'in İtilaf safında savaşa katılacağını düşünüyordu ama kral ile destekçileri, savaşın sonucunun belirsiz olduğu bir dönemde, savaşa girmeyip tarafsız kalma konusunda karar vermişlerdi. II. Wilhelmle olan akrabalık bağı da Konstantin'in hangi tarafa geçeceği konusunda kararsız kalmasına neden oluyordu. Kralın yaşadığı bu kararsızlık, o dönemde Yunanistan'ın en büyük düşmanlarından olan Osmanlı İmparatorluğu ile Bulgaristan Krallığı'nın İttifak Devletleri yanında savaşa girmesiyle arttı.[9]June 29, 1917. HISTORY, 16 Kasım 2009.

Kralın tarafsızlığına rağmen başbakan Venizelos, Yunanistan'ın İtilaf Devletlerine katılmasının ülkenin çıkarları için daha iyi olacağını savunmaktaydı ve olası bir zaferin ardından tavizler için zemin hazırlamak üzere Müttefiklerle diplomatik çabalara başlamıştı. Bu anlaşmazlık daha sonrasında kral tarafından başbakanın görevden alınması daha da derinleşip kuzeyde Selanik merkezli ayrı bir hükümet, güneyde ise kral yanlısı ile atina merkezli bir yönetim kurulacaktı. Mayıs 1917'de ise kral konstantin sürgüne gönderilip Venizelos'un öncülüğünde olan Yunanistan Birinci Dünya Harbi'ne girecekti.[9]June 29, 1917. HISTORY, 16 Kasım 2009.

Savaşa girilmesi I. Dünya Savaşı sonrası Yunan halkında oldukça derin etkiler bırakmıştı. Bu etkiler, Kurtuluş Savaşı'nın batı cephesinde de önemli rol oynayacaktı.[10]The Strange Story of How Greece Joined the Entente in WWI. TheCollector, 12 Mayıs 2024.

Yunan ilerlemesi

İzmir'in istilası

17 Mayıs 1919 tarihli "İzmir Türklerden alındı" başlıklı New York Times haberi
17 Mayıs 1919 tarihli "İzmir Türklerden alındı" başlıklı New York Times haberiNew York Times, Kamu malı, Wikimedia Commons

15 Mayıs 1919'da, yaklaşık 20.000 askerden oluşan bir Yunan gücü; Yunan, Fransız, İngiliz ve ABD donanmasının[11]Smyrna is taken away from Turkey , New York Times, 17 May 1919.[12]George F. Nafziger, Mark W. Walton: Islam at war: a history, Greenwood Publishing Group, 2003, page 131.[13]Gerald E. Wheeler, Naval Historical Center (U.S.), Kinkaid of the Seventh Fleet: a biography of Admiral Thomas C. Kinkaid, U.S. Navy, Naval Historical Center, Dept. of the Navy, 1995, page 25.[14]H. P. Willmott: The Last Century of Sea Power, Volume 1: From Port Arthur to Chanak, 1894–1922, Indiana University Press, 2009, page 332 da desteğiyle birlikte İzmir'e çıktı. İzmir'in işgalini haklı çıkarmak için ise Mondros Mütarekesi'nin 7. maddesi gösterilmişti.[15]E. Kural S., History of the Ottoman Empire and Modern Turkey, s. 342, Cambridge University Press Bu kararın alıınmasında Lloyd George'un Yunan yanlısı siyasetiyle Venizelos'un baskıları da etkiliydi.

İzmir'deki Hristiyan nüfus, farklı kaynaklara göre ya neredeyse Türklerle aynıydı[16]Yurt Ansiklopedisi. Anadolu Yayıncılık, 1982, s. 4273-4274. ya da daha fazlaydı.[17]K. E. Fleming. Greece – a Jewish History. Princeton University Press, 2010. Yunan ordusu ileriki zamanlarda 2.500 Ermeni gönüllüyü de bünyesinde bulunduracaktı.[18]Ραμαζιάν Σ., Ιστορία τών Άρμενο – Έλληνικών στρατιωτικών σχεσεων καί συνεργασίας, Αθήνα, 2010. Ռամազյան Ս., Հայ-հունական ռազմական առնչությունների և համագործակցության պատմություն, Աթենք, 2010, pp. 200–201, 208–209; see The attempts of the Greek-Armenian Co-operation during the Armenian Genocide (1915–1923) by Gevorg Vardanyan İzmir'deki Yunan nüfus ise kente gelen işgal güçlerini "kurtarıcı" olarak görüyordu. İşgal'in daha ilk günü bile kanlı geçmişti, bölgede bulunan bir İngiliz 15 Mayıs'da 300 ila 400 arası Türk sivilin öldürüldüğünü ve yaklaşık 100 Yunan sivilin de öldüğünü ya da yaralandığını yazmıştı.[19]: A British scholar wrote that 300–400 Turks and about 100 Greeks were killed or wounded on May 15 and that many atrocities were committed against Turks in the days that followed.

İleride Britanya siyasetinde önemli bir rol oynayacak Winston Churchill, İzmir'in işgali ile ilgili şunu diyecekti:

“Venizelos İzmir'e girerken dört büyük gücün yetkili temsilcisi gibi davranmakta, ancak oraya suya dalacak bir ördek kadar hevesle gitti.[20]: Venizelos is entitled to plead that in going to Smyrna he acted as mandatory for the four greatest powers. But he went as readily as a duck will swim.”

Yunan Ordusundaki dış gönüllüler

15 Mayıs 1919'da İzmir'deki Yunan askerlerini gösteren fotoğraf
15 Mayıs 1919'da İzmir'deki Yunan askerlerini gösteren fotoğrafYazarı bilinmiyor, Kamu malı, Wikimedia Commons

Yunan ordusunda 7.265 Pontus, Kafkas, Kıbrıs ve Anadolu Rum'u da gönüllü olarak katılmıştı..[21]Zografos, A. (2013). Le volontaire dans l'armée grecque durant la guerre gréco-turque en Asie mineure (1919–1923) [Doctoral dissertation, Université Paul-Valéry Montpellier] Ayrıca yaklaşık 2.500 Ermeni gönüllü de Yunan saflarındaydı. Bu gönüllüleri doğrudan orduyta katmak yerine ayrı bir "Ermeni lejyonu" birliği oluşturuldu.[22]Turabian Aram, L' Eternelle Victime de la Diplomatie Européenne sous le Patronage des Anciens Volontaires Arméniens des Armées Alliées. 1929, ss.146–158.[23]Ramazian, Samvel. Ιστορία των αρμενο-ελληνικών στρατιωτικών σχέσεων και συνεργασίας / Հայ-հունական ռազմական առնչությունների եւ համագործակցության պատմություն [History of Armenian-Greek military relations and cooperation]. Stamoulis Publications, 2010, s. 200-201, 208-209.[24]Turabian Aram, L' Eternelle Victime de la Diplomatie Européenne sous le Patronage des Anciens Volontaires Arméniens des Armées Alliées. 1929, pp.146–158. Yunan ordusundaki dış gönüllüler ayrıca Fransız, Bulgar, Sırp, Rumen, Arnavut, Suriyeli, Mısırlı, Gürcü hatta Osmanlı bileşenleri bile içeriyordu.[21]Zografos, A. (2013). Le volontaire dans l'armée grecque durant la guerre gréco-turque en Asie mineure (1919–1923) [Doctoral dissertation, Université Paul-Valéry Montpellier]

Yunan ordusunda, sayıları tam olarak bilinmese de, yaklaşık 20.000 Çerkes gönüllü olduğu tahmin edilmektedir. Ayrıca 1923'de Türk ordusunun Trakya'ya olası bir harekatı sırasında Trakya'yı elde tutmak için bir Çerkes ordu birimi bile kurulmuştu.[21]Zografos, A. (2013). Le volontaire dans l'armée grecque durant la guerre gréco-turque en Asie mineure (1919–1923) [Doctoral dissertation, Université Paul-Valéry Montpellier] Batı cephesindeki Çerkesler aynı zamanda ilerlemekte olan Yunan ordusuna istihbarat bilgileri de sağlayacaklardı.[25]Θεοφάνης Δεληγιαννίδης, Αντάρτης στα Ποντιακά βουνά. Απομνημονεύματα, Έπιμέλεια: Λάζαρος Τσακιρίδης, ΤΕΡΤΙΟΣ, Κατερίνη 2001. s. 142:“Καθήσανε στήν Έρπαα 4 μέρες γιά ξεκούραση. Μας είδοποίησαν οί Τσερκέζηδες καί μας είπανε 'Μήν τούς φοβάσθε, τίποτα δέν είναι καί αύτοί. Νά τους ζεματίσετε, όπως ζεματάει η τσουχνίδα. Αμέσως θά φύγουν'". Erişim tarihi: 26 Temmuz 2026.

Ayrıca Yunan ordusunda Rus Beyaz Ordu gönüllüleri de vardı, bunun nedeni ise Türklerle birlikte olan Sovyet Kızıl Ordu'suydu. Bu Beyaz Ruslardan bazıları özellikle bir Pontus Devleti kurulması için Yunanların yanında savaşmaktaydı.[26]Vovchenko, Denis. From Ethnic Hatred to Religious Solidarity: The Rise and Fall of Russophobia in Greece, 1830–1924. Sage Publications, 21 Temmuz 2023, s. 495519.

İlk direnişler

Yörük Ali Efe ile müfrezesi, 1919
Yörük Ali Efe ile müfrezesi, 1919NA, Kamu malı, Wikimedia Commons

Yunan istilasına karşılık ilk direniş 15 Mayıs 1919 günü Hasan Tahsin tarafından işgalci Yunan ordusuna silah sıkılarak başlatılmıştı.[27]Ömer Sami Coşar. İzmir'de Katliam (Milliyet Gazetesi 1981 yılı İstiklal Savaşı Ek'i ). 2 Ocak 1981. Hasan Tahsin'in bu direnişinden Demirci Mehmet Efe de etkilenmişti.[28]Hakan Dilek. İşgale ilk kurşundan millî mücadeleye. 16 Ocak 2010. Bir sonraki direniş ise 16 Mayıs'da Urla'da, 173. Alay komutanı Kazım bey tarafından gerçekleştirilmişti.[29]BATI ANADOLU'DA KUVAYI MİLLİYE'NİN OLUŞUMU (1919–1920), Oğuz Gülcan, Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü, 2007, sayfa 177-179 (Ankara University Open Archive System). Yörük Ali Efe komutası altındaki Kuva-yı Milliye birlikleri 16 Haziran'da Malgaç'daki bir Yunan karakolunu bastı.[30]MALGAÇ BASKINI’NIN YILDÖNÜMÜ KUTLANDI , gozumuzaydin.com 15-16 Haziran arasında ise Yusuf İzzet emrinde 500 direnişçi Bergama'da geçici olarak tutunarak Yunan ordusunu geri püskürttü. Yunanlar ise bu yenilginin intikamı olarak Menemen'de katliam yaptı.[31]Salâhi R. Sonyel: The Turco-Greek conflict, Cyprus Turkish Cultural Association, 1985, sayfa 19 Daha sonra Yunan ordusu 19 Haziran'da ilçeyi geri işgal etti.[32]Hasan İzzettin Dinamo: Kutsal isyan: Millî Kurtuluş savaşı'nın gerçek hikâyesi, Cilt 2, Tekin yayınevi, 1986, ss. 274-75 . 22 Haziran'da ise 40 kişilik bir Türk kuvveti 700 kişilik 3 Yunan bölüğünü Erikli'de yenmişti.[33]İsmail Aka, Vehbi Günay, Cahit Telci: Türk İstiklâl Harbi başında Millî Mücadele, Akademi Kitabevi, 1993, page 75.

Bu olaylardan sonra ise Yunan ordusu Aydın'daki Türk mevzilerini yıkmak için 24 Haziran'da Tellidede'ye saldırdı, Kuva-yı milliye ise 29 Haziran'da çekildi.[34]Sıtkı Aydınel: Güneybatı Anadolu'da Kuvâ-yı Milliye harekâtı, sayfa 169. Daha sonra da ilk Yunan birlikleri 27 Haziran'da Aydın'a girdi, uzun süren çatışmalar sonrası Temmuz'un 4'ünde Aydın'ın tamamı Yunanlar tarafından işgal edildi.[35]"Aydın, Kurtuluş Savaşı'nda unutulmaz bir destan yazdı". Temmuz 1919'un sonuna gelindiğinde Anadolu'da toplam Yunan askeri sayısı 65.305'di.

Milne Hattı'nın çizilmesi

Milne Hattı'nın harita üzerinde resmi (kırmızı renkte olan çizgi)
Milne Hattı'nın harita üzerinde resmi (kırmızı renkte olan çizgi)Praxinoa, CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons

1919 Ağustosunun ortalarında, Türklerle Rumlar arasındaki toplumlararası şiddeti sona erdirmek için geçici olarak bir hat çizilmesi kararı alındı. George Milne tarafından çizilen Bu sınır 3 Kasım'da Harbiye Nezâreti'ne bildirildi. Ayvalık'ın kuzeyindeki Aymazdağı'ndan güneye doğru Tatarköy, Keşelli, Sart, Bademlik, Umurlu ve Selçuk'tan geçen bu hat büyük tepkiler görmüştü. Yunanların bu hattı ilk aşma çabası 18 Ocak 1920'de gerçekleşse de başarısız olmuşlardı ve 22 Haziran 1920'ye dek Batı Cephesinde yeni bir şey olmayacaktı.[36]Turan, Mustafa. İstiklâl Harbi’nde “Milne Hattı”. 1991, s. 567-579.

Haziran 1920'e kadar Kurtuluş Savaşı'nda yaşanan diğer olaylar

19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal Paşa Samsun'a çıktı ve Millî mücadeleyi başlattı.[37]samsun tarihi. Kuva-yı Milliye batıda Yunan ordusunu oyalarken Erzurum ile Sivas Kongresi yapıldı.[38]Firdevs Temizgüney, Sivas Kongresi , Atatürk Ansiklopedisi.

12 Ocak 1920 tarihinde, 1918'de dağıtılan son Osmanlı Mebusan Meclisi yeniden toplandı ve oy çokluğuyla birlikte Misak-ı Milli kararnamesi kabul edildi. Bu olaydan sonra İtilaf Devletleri Osmanlı İmparatorluğunun başkenti olan İstanbul'u 16 Mart 1920'de resmî olarak işgal edeceklerdi. İstanbul'dan kaçmayı başaran Mebuslar ise Ankara'da kurulacak olan yeni meclise çağrıldı.[39]Sancaktar, Fatih Mehmet. İşgal İstanbul’unda Son Osmanlı Meclis-i Mebusanı (1920). Daha sonra ise işgal altındaki İstanbul'da İtilaf Devletleri güdümünde bir kukla devlet kurulacaktı.

Daha sonra ise bu İtilaf Devletleri güdümündeki Osmanlı hükümetine Kuva-yi İnzibatiye ordusu ile Geyve ve İzmit'deki Türk birliklerini yok etmeye görevlendirilmişti, ancak başarısız olmuşlardı. Durum bir çıkmaza dönmüştü, bu yüzden İngilizler Yunan ordusunu hem Sevr Antlaşmasını Osmanlı'ya kabul ettirmek hem de direnen Türkleri cezalandırmak için kullanmaya karar vermişlerdi.[40]Sinan Meydan: Cumhuriyet Tarihi yalanları: Yoksa siz de mi kandırıldınız?..., İnkılâp, 2010, ss. 332-352.

Yunan Yaz Taarruzu

25 Haziran 1920 Tarihli, Mudanya'ya çıkarma yapmış İngiliz askerlerini gösteren görsel
25 Haziran 1920 Tarihli, Mudanya'ya çıkarma yapmış İngiliz askerlerini gösteren görselNA, Kamu malı, Wikimedia Commons

22 Haziran 1920'de, Milne Hattı'nı yararak Yunan ordusu, İngiliz ve Osmanlı güçleriyle birlikte, Anadolu'nun içine doğru ilerlemeye başlamıştı.[40]Sinan Meydan: Cumhuriyet Tarihi yalanları: Yoksa siz de mi kandırıldınız?..., İnkılâp, 2010, ss. 332-352. Yunan ordusu sırasıyla şu kentleri işgal etmişti:[41]Ahmet Nural Öztürk: Kula, Katakekaumene (Yanık yöre): 2000 yıl önce Strabon'un adını koyduğu yöre, Öğrenci Basımevi, s. 137-138.[42]Münir Sayhan: Milli Mücadele'de Çivril, (1919-1922), Kitsan, 2006, ss. 15-18.[43]Akan, Hatice. Ulusal Basına Göre Kocaeli Yarımadasının Türk Kontrolüne Geçişi (1921-1923). Bartın Üniversitesi, 2016, s. 36-48.

  1. Akhisar (22 Haziran)

  2. Kırkağaç, Soma, Salihli (24 Haziran)

  3. Alaşehir (25 Haziran)

  4. Kula (28 Haziran)

  5. Bandırma, Kirmasti ve Karacabey (2 Temmuz)

  6. Nazilli (3 Temmuz)

  7. Gemlik, İzmit ile Mudanya (6 Temmuz)

  8. Bursa (8 Temmuz)

  9. Karamürsel (11 Temmuz)

  10. İznik (12 Temmuz)

  11. Gediz ile Ulubey (28 Ağustos)

  12. Uşak (29 Ağustos)

  13. Simav (3 Eylül)

Sevr'e göre Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılımı
Sevr'e göre Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılımıEnglish translation and updates: Spesh531 Derivate of File:Turkey map.svg : Thomas Steiner, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons

10 Ağustos 1920'de, Damat Ferit Paşa önderliğindeki Osmanlı komitesi Sevr Antlaşması'nı imzaladı. İmzalanmasına karşın, antlaşma ne Yunanistan[44]Treaty of Lausanne, GR: MFA, 24 July 1923[45]"Greece and Turkey: The Treaty of Lausanne 100 years on – DW – 07/23/2023". dw.com.[46]Montgomery, A. E. (1972). "The Making of the Treaty of Sevres of 10 August 1920". The Historical Journal. 15 (4): 775–787. doi:10.1017/S0018246X0000354X. ISSN 0018-246X. JSTOR 2638042. ne de [Meclis-i Mebusan onayından geçemediğinden dolayı] Osmanlı tarafından onaylandı.[47]Sunga, Lyal S. (1992). Individual Responsibility in International Law for Serious Human Rights Violations. Martinus Nijhoff. ISBN 978-0-7923-1453-0.[48]Bernhardsson, Magnus (2005). Reclaiming a Plundered Past: Archaeology and Nation Building in Modern Iraq. University of Texas Press. ISBN 978-0-292-70947-8.

Ekim 1920'ye gelindiğinde, Yunan ordusu Anadolu'nun içine iyice girmişti. Ancak yine de oldukça az bir Türk direnişiyle karşılaşmışlardı. Türkler ise bu taarruzlara karşı olarak Kütahya kentinin Gediz ilçesinde bir karşı saldırı başlatacaktı ve o ana dek ilk defa Yunan güçleri işgal ettikleri bir yeri terk edeceklerdi.

Gediz Taarruzu

Gediz Nehri yakınındaki Yunan piyadeler hücum ediyor
Gediz Nehri yakınındaki Yunan piyadeler hücum ediyorYazarı bilinmiyor, Kamu malı, Wikimedia Commons

1920 Yunan yaz taarruzundan sonra düzensiz Ali Fuat Paşa ile Çerkes Ethem Türk birlikleri, 24 Kasım'da Gediz bölgesinde olan Constantinos Manetos komutası[49]"Ιστορια Των Ελληνικων Ενοπλων Δυναμεων" . altında olan birliklere saldırıya geçti. Her ne kadar saldırı başarılı olup Yunan güçlerini Gediz'den çıkartmayı sağlasa da[50]Burgaç, Murat. Gediz taarruzu ve sonuçları. Anadolu Üniversitesi, 2018, s. 47-60. Çerkes Ethem'in komutasındaki Kuva-yi Seyyare'nin keyfi davranışları yüzünden 15.000 kişilik olan 13. Yunan piyade tümenini kuşatıp yok etme fırsatı kaçmıştı. Bu olaylar Ankara Hükûmeti'nin gayrinizami orduyu kaldırıp yerine düzenli ordu kurmasına yol açacaktı.[51]Gediz Taarruzu , Ayfer Özçelik, Atatürk araştırma merkezi[50]Burgaç, Murat. Gediz taarruzu ve sonuçları. Anadolu Üniversitesi, 2018, s. 47-60. Bazı kaynaklar, Gediz Taarruzunun o ana dek kemalistler tarafından ilk "büyük ve iyi planlanmış bir saldırı" olduğunu söylemektedirler.

Yunanistan'da Kralın ölümü ile yönetim değişikliği

Tüm bu olaylar yaşanırken 2 Ekim 1920'de Yunanistan kralı Aleksandros, Kraliyet evinin bahçesinde alman çoban köpeği türünden olan evcil hayvanı ile evcil maymunu arasındaki bir kavgayı ayırmak isterken maymun tarafından ayağı ve gövdesinden derince ısırılarak yaralandı.[52]"Monkey Bites King of Greece", The Portsmouth Herald, 14 October 1920, p. 1 Daha sonra ise kralın yaraları temizlense bile ağır bir enfeksiyon olmadığı düşünülerek kamuoyuna bu olayın açıklanmasını istemedi.[53]Van der Kiste, John (1994). Kings of the Hellenes: The Greek Kings, 1863–1974. ss.122123 Dover, New Hampshire and Stroud, Gloucestershire: Sutton Publishing. ISBN 0-7509-0525-5. Aynı günün akşamı ise yaraları ağır enfeksiyon kapıp yüksek ateş ile sepsis vücudunda etkili olmaya başladı. Doktorlar kralın ayağını ampute etmek isteseler de kimse bu sorumluluğu almak istememişti.[54]Van der Kiste, a.g.e., s. 123. 19 Ekim'de ise sayıklamaya başladı ve en sonunda 25 Ekim'de öldü.[55]Van der Kiste, a.g.e., pp. 123124.

Kralın ölümü ile artık seçimlerin yapılması gerektiği kararlaştırılmıştı (ülke 1915'den beridir seçimlere gitmemişti), ayrıca eski Alman yanlısı kral I. Konstantin'in de ülkenin başına geçmemesi için Venizelos seçimleri yinelemeye karar vermişti.[1]Turgut Özakman, Şu Çılgın Türkler (115'inci baskı, Eylül 2005), s. 23: "Sevr Antlaşması'nı ve tabii Üçlü Anlaşma'yı milliyetçilere silah zoruyla kabul ettirmek görevi, İngilizlerin aracılığıyla Yunan ordusuna önerilir, o da kabul eder. Yunan hükûmeti, bu hizmetine karşılık, İzmir ve Doğu Trakya'dan başka, İstanbul'un da Yunanistan'a verileceği ümidine kapılır. Fakat beklenilmeyen bir olay Yunanistan'ı karıştıracaktır. Kral Aleksandros ölür. Venizelos, Konstantin'in tahta geri dönmesini engellemek için seçimleri yenilemeye karar verir ve seçime "ya Konstantin, ya ben!" sloganıyla girer. Halk Konstantin'i ve onu destekleyen partiyi seçer. Venizelos yurtdışına kaçar. Vaktiyle Konstantin'in devrilmesine yardım etmiş olan Fransız hükûmeti, Konstantin'e ve muhalefete oy veren Yunan halkına kızar ve yeni iktidara karşı tavır alır. İngilizler de tedirgin olurlar ama tavır almak için beklemeyi tercih ederler. Venizelos'un sürgüne yolladığı, hapse attırdığı siviller ve askerler, tıpkı Hürriyet ve İtilaf Partililer gibi, iktidar özlemi ve kinle tutuşmuş bir halde yeniden sahnede boy gösterirler. Kralcı General Papulas, Anadolu'daki Yunan ordusunun komutanlığa atanır. İktidar, Anadolu'yu boşalttığı takdirde, Yunanistan'ın Fransa ve İtalya'dan sonra, İngiltere'nin de desteğini kaybedip yalnız kalacağını anlar; azdırdıkları Anadolu Rumlarını yazgılarıyla baş başa bırakmayı da göze alamaz. Sonunda Venizelos'un yayılmacı politikasını ve İngilizlerin askeri olmayı kabul eder. Bu sebeple Anadolu olaylarını iyi bilen bazı Venizeloscu komutanlara dokunmaz." ("The task of forcing the nationalists to accept the Treaty of Sèvres and of course the Tripartite Agreement at gunpoint was offered to the Greek army through the British, and it accepted it. In return for this service, the Greek government hoped that, in addition to Izmir and Eastern Thrace, Istanbul would also be given to Greece. However, an unexpected event will confuse Greece. King Alexander dies. Venizelos decides to renew the 14 Kasımda yapılan seçimler Venizelos için felaket olarak sonuçlanmıştı, öyle ki bir milletvekili olarak bile seçilemeyip meclise girememişti.[56]Theodorakis, Emanouil; Manousakis George (2008). "First World War (1914–1918)". National Foundation Research Yunan halkının artık diktatörlüğe varmış Venizelist hükûmetten bıkmışlığı[57]Richard Clogg, A Concise History of Greece, 2009, London: Cambridge University Press, ISBN 0521004799. ve bölgedeki Türk oylarını alamaması da seçimlerin kaybedilmesinde önemli bir etken olmuştu.[58]Nilüfer Erdem, Yunan tarihçiliğinin gözünde Anadolu harekâtı (1919-1923), 2011. Seçimden sonra ise Venizelos siyasetten emekli olduğunu belirtip Fransa'ya gitti.[59]Theodorakis, Emanouil; Manousakis George (2008). "Period 1920–1922". National Foundation Research.

Yeni hükûmetin başbakanı Dimitrios G. Rallis
Yeni hükûmetin başbakanı Dimitrios G. RallisDimitrios_G._Rallis.JPG : Diomedes, Paulos derivative work: Mirmigaki ( talk ), Kamu malı, Wikimedia Commons

Seçimler kazanıldıktan sonra Dimitrios Gunaris başkanlığındaki yönetim ölmüş kralın yerine geçmesi için I. Konstantin'in tahta ülkeye dönüp tahta oturması için Aralık ayında ülkeyi referanduma götürdü ve sonuç olarak %99'a yakın oyla Konstantin'in geri gelmesi karar alındı.[60]Britannica. Bu karar ve Konstantin'in dönüşü İtilaf Devletleri ile sorunlar yaşanmasına yol açacaktı.

Kral'ın dönüşünden sonra Fransa, Aralık 1920'de Yunanistan'a finansal desteğini keseceğini duyurdu ve kralın kalacağı kesinleştikten sonra Ocak 1921'de Yunanistan'a desteğini tümden kesti.[61]Hall, Hines H.. The Turkish Conundrum: French Diplomacy and the Occupation of Cilicia, 19191921. Western Society for French History, 1997, s. 198-211. Fransa'nın desteğini kesmesi ani bir karar değildi, bu olayı bir bahane ve diplomatik kaçış amaçlı kullanmıştı.[61]Hall, Hines H.. The Turkish Conundrum: French Diplomacy and the Occupation of Cilicia, 19191921. Western Society for French History, 1997, s. 198-211. Öte yandan Fransa, desteği kesmesine rağmen Kilikya'da Türklerle savaşmaya devam etti, örneğin Şubat 1921'de Antep'i ele geçirmişti.[61]Hall, Hines H.. The Turkish Conundrum: French Diplomacy and the Occupation of Cilicia, 19191921. Western Society for French History, 1997, s. 198-211. Birleşik Krallık ise başlangıçta tedirginliğe kapılsa da sonradan Yunanları desteklemeye devam etmişlerdi.[1]Turgut Özakman, Şu Çılgın Türkler (115'inci baskı, Eylül 2005), s. 23: "Sevr Antlaşması'nı ve tabii Üçlü Anlaşma'yı milliyetçilere silah zoruyla kabul ettirmek görevi, İngilizlerin aracılığıyla Yunan ordusuna önerilir, o da kabul eder. Yunan hükûmeti, bu hizmetine karşılık, İzmir ve Doğu Trakya'dan başka, İstanbul'un da Yunanistan'a verileceği ümidine kapılır. Fakat beklenilmeyen bir olay Yunanistan'ı karıştıracaktır. Kral Aleksandros ölür. Venizelos, Konstantin'in tahta geri dönmesini engellemek için seçimleri yenilemeye karar verir ve seçime "ya Konstantin, ya ben!" sloganıyla girer. Halk Konstantin'i ve onu destekleyen partiyi seçer. Venizelos yurtdışına kaçar. Vaktiyle Konstantin'in devrilmesine yardım etmiş olan Fransız hükûmeti, Konstantin'e ve muhalefete oy veren Yunan halkına kızar ve yeni iktidara karşı tavır alır. İngilizler de tedirgin olurlar ama tavır almak için beklemeyi tercih ederler. Venizelos'un sürgüne yolladığı, hapse attırdığı siviller ve askerler, tıpkı Hürriyet ve İtilaf Partililer gibi, iktidar özlemi ve kinle tutuşmuş bir halde yeniden sahnede boy gösterirler. Kralcı General Papulas, Anadolu'daki Yunan ordusunun komutanlığa atanır. İktidar, Anadolu'yu boşalttığı takdirde, Yunanistan'ın Fransa ve İtalya'dan sonra, İngiltere'nin de desteğini kaybedip yalnız kalacağını anlar; azdırdıkları Anadolu Rumlarını yazgılarıyla baş başa bırakmayı da göze alamaz. Sonunda Venizelos'un yayılmacı politikasını ve İngilizlerin askeri olmayı kabul eder. Bu sebeple Anadolu olaylarını iyi bilen bazı Venizeloscu komutanlara dokunmaz." ("The task of forcing the nationalists to accept the Treaty of Sèvres and of course the Tripartite Agreement at gunpoint was offered to the Greek army through the British, and it accepted it. In return for this service, the Greek government hoped that, in addition to Izmir and Eastern Thrace, Istanbul would also be given to Greece. However, an unexpected event will confuse Greece. King Alexander dies. Venizelos decides to renew the [62]Jensen, P. Kincaid. The Greco-Turkish war, 1920–1922. International Journal of Middle East Studies, 2009, s. 553-565. Daha sonra ise İngilizler savaşın sonuna dek Yunanları destekleyen tek ülke konumuna düşeceklerdi.[63]Steiner, Zara. The lights that failed : European international history, 1919-1933. Oxford University Press, 2005.[64]MacMillan, Margaret. Peacemakers : the Paris Conference of 1919 and its attempt to end war. J. Murray, 2001.[61]Hall, Hines H.. The Turkish Conundrum: French Diplomacy and the Occupation of Cilicia, 19191921. Western Society for French History, 1997, s. 198-211. Hatta Sakarya Meydan Muharebesi devam ederken İngiltere Bankası tarafından Yunanlara kısa vadeli kredi bile açılacaktı.[65]Bilal N. Şimşir, Sakarya'dan İzmir'e, ss. 160, 197, 198[66]Avcıoğlu, Doğan. Milli Kurtuluş Tarihi, 1979, s. 162.

Yunan kuvvetlerinin başına getirilen yeni komutan Anastasios Papulas
Yunan kuvvetlerinin başına getirilen yeni komutan Anastasios PapulasYazarı bilinmiyor, Kamu malı, Wikimedia Commons

Yönetim değişikliği sonrası Yunan ordusundaki bazı Venizelizm yanlısı subaylar görevden atılmıştı ve yerlerine kral yanlısı subaylar getirilmişti, yeni gelen subayların askerî tecrübeleri ise tartışmaya açık derecedeydi. Yunan Küçük Asya Ordusu başkomutanlığına ise Anastasios Papulas getirilecekti.[67]Doganis, Th. (1930). "Παπούλας Ἀναστάσιος". Μεγάλη Στρατιωτικὴ καὶ Ναυτικὴ Ἐγκυκλοπαιδεία. Tόμος Πέμπτος: Νάβα–Σαρακηνοί [Great Military and Naval Encyclopaedia. Volume V: Nave–Saracens] (Yunanca). Atina:Ἔκδοσις Μεγάλης Στρατιωτικῆς καὶ Ναυτικῆς Ἐγκυκλοπαιδείας. s. 255. .

Bu süreçte Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki Ankara Hükûmeti, Kazım Karabekir Paşa'yı doğu cephesinde Ermenistan'ı yenmeyle görevlendirmiş ve Oltu, Sarıkamış, Kars ve Gümrü Muharebesi'nde yenip Ermenileri Gümrü Antlaşmasına zorlamıştı. Aynı zamanda savaştan sonra İngilizler tarafından Ermeni ordusuna verilen 40.000 silah ele geçirilmişti (bu olay için ayrıca Mustafa Kemal Paşa tarafından alaycı bir mektup da yazılmıştır).[68]KEMAL LAUGHS AT BRITAIN; Sends Thanks for 40,000 Rifles the Armenians Surrendered. 6 Ocak 1921.[69]Jowett, Philip. Armies of the Greek-Turkish War, 1919-22. Bloomsbury Publishing, 2015, s. 22. Böylece Doğu Cephesi kapanmış, Batı Cephesine silahlar kaydırılabilmişti.

İlerlemenin durdurulması

İnönü muharebeleri

Aralık 1920'ye gelindiğinde, Yunanlar işgal bölgelerini genişleterek İzmir'den Eskişehir'e kadar ilerlemişlerdi, fakat Ocak 1921 itibarıyla karşılarında artık gayrinizami birlikler değil düzenli bir ordu (kuva-yı nizamiye) bulunmaktaydı. Yunan ordusunun yapacağı keşif operasyonları düzenli ordu ile durdurulacaktı. Bu muharebelerin sonucu ayrıca diğer cephelerdeki olayları da etkileyip iç ve dış basında yankı bulacaktı.

Birinci İnönü muharebesi

Ocak 1921'in başlarında Yunan ordusu komutanı Papulas tarafından emredilen keşif taarruzu (taarruz ayrıca Ankara Hükûmetine karşı yeni çıkmış olan Çerkes Ethem ayaklanmasından da faydalanmayı amaçlıyordu[70]History of the Ottoman Empire and modern Turkey, Stanford J. Shaw & Ezel Kural Shaw, Cambridge University Press, 1977, II. Cilt, sayfa 358) sırasında Yunan ordusu İnönü bölgesinde bulunan Türk birlikleriyle çatışmaya girdi.[71]Birinci İnönü Muharebesi ve Zaferi Yaklaşık 4 gün süren çatışmalar sonrasında Yunan harekâtı durdurulup yeni kurulmuş Türk düzenli ordusu Yunanlara karşı olan ilk muharebesinde ilk zaferini kazandı.[72]History of Greek Nation, 15. cilt, sayfa 157, Ekdotiki Athenon

Ocak 1921'de, Mayıs 1919'dan beri ilerleyen Yunan ordusu ilk kez durdurulmuştu, bu durum yerel halkta mutlulukla karşılanıp Anadolu Hareketinin savaşı kazanacağına dair güvenin artmasını sağlamıştı.[73]Birinci İnönü Savaşı'nın Anadolu, İstanbul ve Dış Basında Karşılanışı ve Yorumu, ss. 523-540 Sovyet Rusya da antiemperyalist olarak gördüğü Ankara Hükûmetinin zafer kazanmasını olumlu karşılamış ve Mart 1921'deki Moskova Antlaşması'yla birlikte Türkleri askeri ile maddi olarak desteklemeye başlamıştı.[74]Moskova Antlaşması , Atatürk Ansiklopedisi, 18 Ağustos 2026. Fransa ile Kilikya Barış Antlaşması ile çözüme varılmak istenilse de başarısız olunmuştu.[75]France and Turkey , belleten.gov.tr. Daha sonra İtilaf Devletleri öncülüğünde toplanan Londra Konferansı'nda ise herhangi bir sonuç alınamamıştı.

İkinci İnönü Muharebesi

II. İnönü Muharebesindeki zaferi konu alan karikatürk, 31 Mart 1935 tarihli
II. İnönü Muharebesindeki zaferi konu alan karikatürk, 31 Mart 1935 tarihliAkşam, Cumhuriyet ve Kurun gazeteleri, Kamu malı, Wikimedia Commons

Halen stratejik üstünlüğü ellerinde tuttuklarını düşünen Yunan ordusu 27 Mart'da İnönü yöresinde ikinci bir saldırı başlattı, ilk başlarda Metris Tepe gibi yerler ele geçirilmesine rağmen uzun süren inatçı Türk direnişi Yunan ordusunu geri çekilmeye zorladı.[76]History of Greek Nation, 15. cilt, sayfa 166, Ekdotiki Athenon Muharebe, 1 Nisan'da Yunan ordusunun geri çekilmesiyle Türk zaferiyle sonuçlandı.[77]: On April 1, İsmet sent Kemal a message from the newly recaptured hill named Metristepe (which later became famous in Turkey) informing Ankara that he had beaten the Greeks and they were retreating. Böylece düzenli Türk ordusu Yunan birliklerine karşı ikinci zaferini kazanmış oldu.[78]İkinci İnönü Muharebesi , Türk Silahlı Kuvvetleri Artık Yunan ordusunun Türkleri yeneceğine dair inanç İtilaf Devletleri arasında gitgide azalmaya başlamıştı.[79]Yenen, A.A. Petitions, propaganda, and plots , Balkan & Near Eastern Studies. Daha sonraları İtalya, Güneybatı Anadolu'da işgal ettiği bölgeleri terk etmeye başlamıştı.

Yunan ordusunun Ocak-Nisan 1921 harekâtları; Türk ordusunun o dönem zayıf ve reform döneminden geçmesi, Kafkasya'da Ermeni/Gürcü güçleriyle çatışması, Kilikya'da Fransızlarla henüz barışa varılamayıp halen savaşın devam etmesi ve TBMM yönetimi karşıtı isyanların sürmesi nedeniyle "elden kaçmış bir fırsat" olarak görülmektedir.[80]Travlos, Kostantinos. The Transition: Change and Continuity in the Greek war effort November-December 1920. DergiPark, 2025, s. 1-10.

Kütahya-Eskişehir Muharebesi

Yunan Kralı I. Konstantin Kütahya-Eskişehir Muharebeleri sırasında zafer bayraklarını süslüyor, Temmuz 1921
Yunan Kralı I. Konstantin Kütahya-Eskişehir Muharebeleri sırasında zafer bayraklarını süslüyor, Temmuz 1921Uknown author, sourced by the Hellenic Army History Directorate., Kamu malı, Wikimedia Commons

I. ve II. İnönü muharebelerindeki yenilgilerden sonra Yunan ordusu Türk birliklerini tümden bitirmek amacıyla genel bir taarruza hazırlandı. Hazırlıklar tamamlandıktan sonra ise Temmuz 1921'de İsmet Paşa komutasındaki Türk birliklerine Yunan ordusu saldırıya geçti.[81]Επίτομος Ιστορία Εκστρατειας Μικράς Ασίας 1919–1922, Εκδόσεις Διευθύνσεως Ιστορίας Στρατού, Αθήναι 1967 (Yunanca)[82]Kütahya Eskişehir Savaşı Sonuçları , Sabah, 2025 Yunan ordusu Türk kuvvetlerini yardıktan sonra önce Kütahya, ardından da Eskişehir Yunanların eline geçti.[83]Mehmet Fatih Baş, Unutulmuş Bir Yenilgi: Kütahya-Eskişehir Muharebeleri , 2025. Erişim tarihi: 2026[84]Marttin, Volkan. Eskişehir. Gazi Kitabevi, s. 24-28. Yunanlar her ne kadar bu iki şehri ele geçirmeyi başarsalar da, Türk güçleri son anda Mustafa Kemal Paşa tarafından alınan bir karar ile geri çekilerek kuşatmadan kurtulmuşlardı.[83]Mehmet Fatih Baş, Unutulmuş Bir Yenilgi: Kütahya-Eskişehir Muharebeleri , 2025. Erişim tarihi: 2026[85]Kate Fleet, Suraiya Faroqhi, Reşat Kasaba: The Cambridge History of Turkey Volume 4, Cambridge University Press, 2008, ISBN 0-521-62096-1

Kütahya-Eskişehir Muharebelerinden sonra Yunan komutanlar arasında Türk güçlerine yeni bir saldırı yapılıp yapılmaması konusunda görüş ayrılıkları ortaya çıkmıştı. Savaş sonrası moralleri yükselmiş olan Yunanlar son bir saldırı ile Türkleri Sevr Antlaşmasına zorlayabileceklerine inanmaktaydı. Yalnızca birkaç komutan, içlerinde ileride Yunan siyasetinde önemli bir rol tutacak olan Metaxas da dahil olmak üzere, saldırmanın mantıksız olup savunmanın daha uygun olduğunu belirtmişti; ancak sesleri pek duyulmamıştı.[83]Mehmet Fatih Baş, Unutulmuş Bir Yenilgi: Kütahya-Eskişehir Muharebeleri , 2025. Erişim tarihi: 2026

Özellikle Yunan Kral Konstantin Ankara'ya saldırmak için savaş naraları atmaktaydı, hatta İngiliz subaylar Ankara düştükten sonra kentin içinde Yunanlarla birlikte zafer yemeğine davet edilecekti. Türk tarafında ise son hazırlıklar yapılmaktaydı, Tekâlif-i Milliye emirleri yayımlanarak Türk toplumundan savaşta kullanılacak olan gerekli nesneler (yiyecek, içecek, barut, silah vs.) sonrasında ödenmek karşılığıyla geçici olarak alınacaktı.[86]Stanford J. Shaw, History of the Ottoman Empire and Modern Turkey. Cambridge University Press, s. 360. Daha sonra ise İsmet Paşa Batı Cephesi Komutanı görevden alınıp yerine Fevzi Paşa getirilmişti.[87]Genelkurmay, Türk İstiklâl Harbine Katılan Tümen ve Daha Üst Kademelerdeki Komutanların Biyografileri, s. 55. Sakarya savaşından önce Yunan ordusunun bölgede toplam 110.000 askeri vardı.[88]: Altogether, the Greeks committed nine out of 11 infantry divisions in Asia Minor to the offensive, with an available strength of about 110,000 men.

Sakarya Meydan Muharebesi

Sakarya Meydan Muharebesi'ni betimleyen bir Yunan taş basması görsel
Sakarya Meydan Muharebesi'ni betimleyen bir Yunan taş basması görselSotiri Hristidis, Kamu malı, Wikimedia Commons

yaklaşık 1 aylık bir durgunluk döneminden sonra Yunan ordusu 23 Ağustos'da taarruza geçti. 23-30 Ağustos arası Yunan ordusu ilerledi ve Türk ordusunu kuşatmaya çalışsa da başarılı olamadı.[89]Orhan Yöney, Sakarya Meydan Muharebesi (23 Ağustos-13 Eylül 1921) , 1 Nisan 2021. Erişim tarihi: 21 Ağustos 2026 26 Ağustos'da Mustafa Kemal Paşa'ya şehrin Yunan güçlerine düşmesi olasılığında Millet Meclisi'ni Kayseri'ye taşıma teklifi gelse de reddedilmişti.[89]Orhan Yöney, Sakarya Meydan Muharebesi (23 Ağustos-13 Eylül 1921) , 1 Nisan 2021. Erişim tarihi: 21 Ağustos 2026 Yunan ordusu yavaşça Ankara'ya oldukça yaklaşıp dağları birer birer ellerine geçiriyorlardı, ve 30 Ağustos 1921'de ise zirve noktalarına ulaştılar. Yunanlar muharebe boyunca sayısal üstünlüğe sahiptiler.

Batı Cephesi Komutanlığı 30 Ağustos'dan itibaren "aşırı derecede yüksek tehlike" dönemine girmişti, çünkü savaş rezervleri tükenmiş olup Yunanlar saldırılarını sürdürmekteydi. Ancak aynı durum Yunanlar için de geçerliydi, kendi aleyhlerine olan dağlı bir arazide çatışmaktalardı.[90]: However, the Greeks were now confronted with a positional battle in mountainous terrain, which favored the defenders tactically and logistically. Aynı zamanda bir haftada neredeyse 120 mil (yaklaşık 200 kilometreye denk gelir) yol katetmişlerdi ve yiyecek malzemeleri de elverişli değildi.[91]Greek Army General Staff, The Minor Asia Campagne, volume 5th, The Angora Campagne, Athens, 1986 Yeniden toparlanan Türk birlikleri 9-10 Eylül tarihinde karşı taarruza geçti[89]Orhan Yöney, Sakarya Meydan Muharebesi (23 Ağustos-13 Eylül 1921) , 1 Nisan 2021. Erişim tarihi: 21 Ağustos 2026 ve 13 Eylülde Yunan ordusunu Sakarya nehrinin batısına attılar. Böylece muharebe Türk zaferiyle bitmiş oldu.[92]Selim Erdoğan, Sakarya: Türk Bitti Demeden Bitmez, Kronik Kitap.

Donuk Çatışma (Eylül 1921-Ağustos 1922)

13 Eylül 1921'de Sakarya Meydan Muharebesi'nden sonra her iki taraf da saldırı gücünü kaybettiği için bulundukları mevzileri savunmaya karar vermişlerdi. Ekim 1921'e gelindiğinde ne Yunan ordusu Sakarya doğusundaki Türklere saldırabiliyordu ne de Türk ordusu Anadolu'dan Yunan ordusunu çıkaracak güce sahipti.[93]P. K. Jensen, The Greco-Turkish war, 1920–1922 . International Journal of Middle East Studies, 10 (4), ss. 553–565. Bundan dolayı Türk ordusu uzun bir hazırlanış sürecine girdi.

1 Ekim 1921'de geri çekilen Yunan birliklerini takip harekâtı başlatıldı. Baskın olarak plananan bu operasyon, Yunan birliklerinin fark edişiyle muharebeye döndü. Literatüre Güzelim Dağı Muharebesi ya da Afyon Taarruzu olarak da giren bu çatışma 8/10 Ekime kadar sürdü. Çatışma sonunda her iki taraf da kesin bir sonuç elde edemedi ve Türkler geri çekildi.[94]Eyüp Demir, SAKARYA MEYDAN MUHAREBESİ VE TAKİP HAREKÂTINDA 5’İNCİ GRUP / SÜVARİ KOLORDUSU , Nisan 2022, Erişim tarihi: 24 Ağustos 2026

Ankara Ulus Meydanı'nda savaşa katılacak son birliklerin cepheye uğurlanışı, 15 Ağustos 1922
Ankara Ulus Meydanı'nda savaşa katılacak son birliklerin cepheye uğurlanışı, 15 Ağustos 1922NA, Kamu malı, Wikimedia Commons

Yunanistan ise bu dönemde ağır bir ekonomik krize girmişti. Askerî kanatta ise işler daha da kötüydü. Ordu içindeki Venizelistler ayrı bir grup kurmuş, hatta darbe teşebbüsünde bile bulunmuşlardı. Savaştan bıkmış olan Yunan halkı arasında Küçük Asya (yani Anadolu) bölgesinden çekilme sesleri de yükselmekteydi.[95]David Fromkin, A Peace to End All Peace: The Fall of the Ottoman Empire and the Creation of the Middle East [Barışa Son Veren Barış: Osmanlı İmparatorluğunun Düşüşü ile Orta Doğu'nun Yaratılışı], New York, 2001, ss. 543-544 Mart 1922'de Yunan ekonomisi iflas etmişti. Yunan ordusunun başkomutanı Populas Haziran 1922'de istifa etmiş ve yerine Yeoryos Hacıanestis geçmişti.

“Küçük Asya kabusundan kurtulmamız için çabucak bir şeyler yapılmalı.”

Bu süreçteyse işler Türklerden yana gitmeye başladı. Moskova Antlaşması kadar önemli olan Kars Antlaşması 13 Ekim'de imzalandı. Fransızlar ile de 21 Ekim 1921 tarihinde Ankara Antlaşması imzalanarak Güney cephesi kapatıldı. Böylece gerekli malzemeler Batı Cephesine kaydırılabildi.

Mart 1922'de İtilaf güçleri Yunanlar ve Türklere ateşkes için konferansa davet ettiler. İstanbul Hükûmeti de konferansa katılmak istese de istekleri görmezden gelindi. Mustafa Kemal Paşa ise Yunan birliklerinin Anadolu'da bulunduğu her türlü barışı reddetti.[93]P. K. Jensen, The Greco-Turkish war, 1920–1922 . International Journal of Middle East Studies, 10 (4), ss. 553–565. Daha sonra ise Yunan hükûmeti, İtilaf birlikleri tarafından işgal altında olan İstanbul'u Yunan kuvvetleri tarafından işgal etmeye çalışsa da, ağır bir tepkiyle karşılaştıkları için vazgeçtiler.[96]David Fromkin, a.g.e., 2001, s. 544[97]Yapp, Malcolm E. The Making of the Modern Near East, 1792–1923, Londra; New York: Longman, 1987, s. 319

Türkler tüm bu dönemde hazırlıklarını tamamlamıştı. Taarruz planı şuydu: Afyonkarahias bölgesindeki Yunan birliklerini kuşatıp yok etmek. Yunan komutanlar ise, Türklerin saldırı planından habersiz bir şekilde, Anadolu'da bulunan 3 tane alayı Trakya'ya kaydırmıştıki bu oldukça yanlış bir karar olacaktı.[93]P. K. Jensen, The Greco-Turkish war, 1920–1922 . International Journal of Middle East Studies, 10 (4), ss. 553–565. Hazırlıklarını tamamlamış olan Türk ordusu ise, 26 Ağustos'da saldırıya geçecekti.

Türk karşı taarruzu

Dumlupınar

Başkomutanlık Meydan Muharebesinde esir alınmış Yunan generallerini gösteren görsel
Başkomutanlık Meydan Muharebesinde esir alınmış Yunan generallerini gösteren görselT.C., Kamu malı, Wikimedia Commons

Saat sabah 05:00'de, Türk birlikleri Afyon'daki Yunanlara taarruz etti. Öncelikle 1 saat ve 30 dakika Yunan iletişim ile savunma hatlarını top ateşine tuttuktan sonra 1. Ordu harekete geçti. Türk top ateşleri o kadar isabetliydi ki Yunan siperlerini yerle bir etmekteydi.[98]Gedeon, Paschalidou & Dima, Dimitrou, A Concise History of the Campaign in Asia Minor, s. 373. Ardından Yakup Şevki bey komutasındaki 2. Ordu da Yunan 15. Tümenine saldırdı. Diğer birliklerin de harekete geçmesiyle birlikte Afyon'daki Yunan ordusu kuşatıldı. Uzun süren çatışmalar sonrası Başkomutanlık Meydan Muharebesi Türk zaferiyle sonuçlanarak Küçük Asya'daki Yunan ordusunun belini kırdı.[99]Shaw, Stanford Jay; Shaw, Ezel Kural (1977). History of the Ottoman Empire and Modern Turkey. Cambridge University Press. s. 362. 30 Ağustos'da tümgeneral Trikupis ile esir alındı. Trikupis, Yeoryos Hacıanestis yerine Yunan ordusunun başkomutanı olarak atandığını Mustafa Kemal Paşa tarafından tutsakken öğrendi.[100]Greek Army History Directorate: The Minor Asia Campaign, volume 7, retreat of I and II Army Korps, s. 259 Birkaç Yunan tümeni kuşatmadan kaçabilse de Yunan kuvvetlerinin neredeyse tamamı Türklerin insafına kalmıştı. Tarih 30 Ağustos'a gelindiğinde Yunan ordusunun en önemli kısmı yok edilmişti ve Yunan orduları düzensizce geri çekilmekteydi.[101]Ali Çimen, Göknur Göğebakan: Tarihi Değiştiren Savaşlar, 2. baskı, 2007, ss. 321-22. 1 Eylül'de Mustafa Kemal Paşa ünlü "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!" sözünü demiştir.[99]Shaw, Stanford Jay; Shaw, Ezel Kural (1977). History of the Ottoman Empire and Modern Turkey. Cambridge University Press. s. 362. Dumlupınar'daki yenilgiden sonra Yunan ordusu, birer "yakıp yıkma taktiği" izlemiştir.[102]Jensen, Peter K.. The Greco-Turkish war, 1920–1922. Cambridge University Press, 2009, s. 563-564.

Geri çekilen düşmanı takip harekatı

Kaçan Yunan güçlerini temizlemekle görevlendirilmiş Türk süvarileri, Eylül 1922
Kaçan Yunan güçlerini temizlemekle görevlendirilmiş Türk süvarileri, Eylül 1922NA, Kamu malı, Wikimedia Commons

Yunan Küçük Asya Ordusu'nun kalıntıları kaotik ve düzensiz bir şekilde geri çekilmekteydi. Yunanlar için artık "Küçük Asya hayâli" tükenmişti.[103]Ryan Gingeras, The Last Days of the Ottoman Empire, 2022, Penguin Books, ss. 200-201 Geri çekilen Yunan ordusunun toparlanmasına izin vermemek için, Atatürk tarafından geri çekilen düşmanı takip etme/kovalama ("pursuit") emri verildi.[104]Philip Jowett, a.g.e., s. 22 Bu geri çekilme harekatlarında Fahrettin Altay Paşa da oldukça önemli bir rol oynadı.[105]Fahrettin Altay , Millî Savunma Bakanlığı. Küçük Asya'daki Yunan ordusu neredeyse yok edilme raddesine gelecekti.

1 Eylül'de Uşak kurtarıldı. Aynı gün Eskişehir de işgalden kurtuldu. 3 Eylül'de Kula ele geçirildi. 5 Eylül'de Yunan ordusu Alaşehir'den geri çekilip bölgeye Türk ordusu girdi.[106]5 Eylül Alaşehir'in Kurtuluşu ve Alaşehir Yangını - Doç. Dr. Ömer METİN. 6 Eylül'de Balıkesir kurtuldu.[107]6 Eylül Balıkesir'in Kurtuluşu. balikesirliler.com, 2010. Manisa 8 Eylül'de geri alındı.[108]Sydney Nettleton Fisher, The Middle East: a history, New York: Alfred A. Knopf, 1969, sayfa 386 9 Eylül'de Türk ordusu İzmir'e girerek şehri yaklaşık 3 yıl süren işgalden kurtardı.[109]9 Eylül 1922 İzmir'in kurtuluşu hakkında bilgiler. Hurhaber.com 9 Eylül 2014. İzmir'in Kurtuluşu, Yunanların Megali İdea ülküsü ile 2 bin yıllık Yunan varlığına son vermiştir.[110]David Pizzo, Greco-Turkish War (1919–1922), 2011, s. 4: "The frantic evacuation from Smyrna, henceforth known as İzmir, and the events that followed effectively ended both the pan-Hellenic Megali Idea and the over two-millennia presence of Greek peoples in Asia Minor." Mudanya 10 Eylül'de özgürleştrildi.[111]Türk İstiklal Harbi: Büyük Taarruzda Takip Harekatı (31 Ağustos–18 Eylül 1922), cilt II, kısım 6, kitap 3, Kemal Niş, Ankara 1969, ss. 207–208. Bursa 11 Eylül'de yeniden ele geçirildi.[112]Düşman Vatanın Bağrında: Bursa'nın İşgali. 16 Şubat 2022. 17-18 Eylül'de ise son olarak Bandırma düşman işgalinden kurtarılarak Büyük Taarruz sona erdi.[113]Heinz A. Richter, The Greek-Turkish War, s. 151 Türk askerleri tüm bu ilerleyiş boyunca hiçbir siville çatışmaya girmemişti.

Taarruz aşırı hızlı bir şekilde tamamlanmıştı.[114]Lenczowski, George. The Middle East in World Affairs, Cornell University Press, New York, 1962, s. 107. Bu kovalama harekâtının bitişinde Yunan ordusu ya denize dökülmüştü ya da tümden yok olmuştu.[115]: "Within the next four days the entire Hellenic Army of Asia Minor was either destroyed or driven back to the sea."[116]Howard M. Sachar, The Emergence of the Middle East, 1914–1924 (New York, 1969), s. 434. Yunan ordusu kesin bir biçimde yenilmişti. Büyük Taarruz'dan Küçük Asya Ordusu'nun yalnızca üçte biri (1/3) başarıyla kurtulup Anadolu'yu boşaltabilmişti. Yunan ordusunun kayıpları 75 bin ölü ve yaralıydı, ayrıca Türklerin elinde 45.000 tutsak Yunan askeri de vardı. Türk ordusunun toplam zaiyatı ise sadece 12 bindi.[117]: "Over a month of Turkish operations, the Greek army was decisively defeated and driven to the sea. Only a third of the Asia Minor Army’s forces were successfully evacuated. In the ensuing battles, the Turks captured 40,000 prisoners, 284 cannons, 2,000 machine guns, and 15 aircraft. The Greeks suffered total losses of 75,000 men, while Turkish casualties ranged between 12,000 and 18,000 troops."[118]Н.Г. Корсун, Греко-турецкая войнa, s. 45. Türk Kurtuluş Savaşı'nın Batı Cephesi, tarih boyunca Yunanların aldığı en ağır yenilgilerden birisiydi.[119]Armies of the Greek-Turkish War (1919-22)

1922 Büyük İzmir Yangını'nı gösteren 14 Eylül 1922 tarihli görsel, fotoğraf bir İtalyan gemisinden çekilmiştir
1922 Büyük İzmir Yangını'nı gösteren 14 Eylül 1922 tarihli görsel, fotoğraf bir İtalyan gemisinden çekilmiştirYazarı bilinmiyor, Kamu malı, Wikimedia Commons

Türk süvari güçleri 9 Eylül'de İzmir'in sınırlarına varmıştı, Yunan ordusu ise aynı gün kenti çoktan boşaltmıştı. Türk birlikleri şehrin içine sabah saat 11:00'de varmıştı.[120].[120]. 10 Eylül'de, toplumlararsı bir şiddetin ortaya çıkmasını önleme maksatıyla, Mustafa Kemal Paşa tarafından herhangi bir sivili öldüren Türk askerine idam cezası verileceği bildirildi. Tüm bu olaylar yaşanırken 13 Eylül 1922 tarihinde İzmir'de yaklaşık 9 gün sürecek olan bir yangın çıktı. Yalnızca Yahudi ve Türk bölgeleri kentteki yangından etkilenmedi. Yangını kimin çıkardığı ya da kimin başlattığı günümüzde hâlen birer tartışma konusudur.

Yunan ordusunu Anadolu'nun bağrında yok ettikten sonra Türk birlikleri, İngiliz kuvvetlerinin bulunduğu Çanakkale Boğazı'na doğru ilerledi.[121]Mustafa Çulfalı, Çanakkale Krizi ve Lloyd George’un İktidardan Düşmesi: Eylül-Ekim 1922 , DergiPark, 1 Kasım 1999, 1. cilt, 45. sayı, ss. 801-820.

Sonrası

Çanakkale Krizi

Büyük Taarruz'daki zaferin ardından Türk kuvvetleri İngiliz birliklerinin bulunduğu Çanakkale Boğazı'na doğru yürümeye başladı. Bu durum iki devlet arasında bir krizin doğmasına yol açtı. Ankara Hükûmeti, Çanakkale'den çekilmeleri amacıyla İngilizlere ültimatom verdi.[122]Mehmed Mazlum Çelik, Ankara, Londra'da hükümeti nasıl iktidardan düşürdü? , The Independent, Aralık 2023. İngilizler, tarafsız bölge olarak adlandırdıkları yerdeki askerlerini korumak için Çanakkale'ye Kraliyet Hava Kuvvetleri'nden 4, 25, 56, 203, 207, 208 ile 267 numaralı uçak filolarını gönderdiler.[123]British Military Aviation in 1922 , Royal Air Force resmî internet sitesi. "September:, Turkish troops enter the Allied controlled demarcation zone around Gallipoli and encamp at Chanak. Allied governments are determined to prevent Turkey occupying Chanak and reinforcements, including a number of Royal Air Force (RAF) units, are rushed to the area. Elements from Nos. 4, 25, 56, 203, 207, 208, and 267 Squadrons are formed into the Constantinople Wing, which supports the garrison until the crisis is settled in August 1923." Ayrıca savaş gemilerini de bölgeye yolladılar. Daha sonra da dominyonlarından Çanakkale'ye kuvvet göndermelerini isteseler de birer tabur gönderen Yeni Zelanda ile Newfoundland Dominyonu dışında hiçbir Milletler Topluluğu üyesi devlet birlik göndermemeye kararlıydı.[63]Steiner, Zara. The lights that failed : European international history, 1919-1933. Oxford University Press, 2005.[124]: "Only New Zealand and Newfoundland, two minor brethren, pledged what help they could muster. Shorn of imperial support, Britain found allies in Europe alarmingly scarce also. It was well known that the Russians were establishing links with the Turks. The Balkan countries, Yugoslavia, Romania, and Bulgaria, were scracely more enthusiastic about Greek hegemony in south-eastern Europe than Turkish. Italy, deep in the throes of political confusion on the eve of Mussolini's march on Rome, could afford no assistance to anyone. Most important of all, Poincaré flatly refused either to assist in convening a Balkan conference on the Near East or in lending any naval or military aid for the Britsh force at Chanak." Hatta Yugoslavya, İtalya ve Romanya bile İngilizleri desteklememişti.[125]Macfie, A. L. "The Chanak Affair (September–October 1922)", Balkan Studies 1979, Vol. 20 Issue 2, ss. 309–341.[124]: "Only New Zealand and Newfoundland, two minor brethren, pledged what help they could muster. Shorn of imperial support, Britain found allies in Europe alarmingly scarce also. It was well known that the Russians were establishing links with the Turks. The Balkan countries, Yugoslavia, Romania, and Bulgaria, were scracely more enthusiastic about Greek hegemony in south-eastern Europe than Turkish. Italy, deep in the throes of political confusion on the eve of Mussolini's march on Rome, could afford no assistance to anyone. Most important of all, Poincaré flatly refused either to assist in convening a Balkan conference on the Near East or in lending any naval or military aid for the Britsh force at Chanak." Fransa da İngilizlere karşı çıkmıştı.[124]: "Only New Zealand and Newfoundland, two minor brethren, pledged what help they could muster. Shorn of imperial support, Britain found allies in Europe alarmingly scarce also. It was well known that the Russians were establishing links with the Turks. The Balkan countries, Yugoslavia, Romania, and Bulgaria, were scracely more enthusiastic about Greek hegemony in south-eastern Europe than Turkish. Italy, deep in the throes of political confusion on the eve of Mussolini's march on Rome, could afford no assistance to anyone. Most important of all, Poincaré flatly refused either to assist in convening a Balkan conference on the Near East or in lending any naval or military aid for the Britsh force at Chanak." İngilizler artık diplomatik olarak tümüyle izole ve yalnız kalmıştı.[126]Olson, Robert. The Emergence of Kurdish Nationalism and the Sheikh Said Rebellion, 1880–1925. University of Texas Press, 2013, s. 84-85.[127]Cuthell, David. The Creation of Iraq, 1914-1921. 2004, s. 84.

İngiliz Savaş Ofisi'nin olası bir savaş çıkması durumunda 27 Eylül tarihli planı şöyleydi:

  1. Gelibolu Yarımadası ne olursa olsun korunacaktı

  2. Bölgedeki İngiliz güçlerini tehlikeye atmadan Çanakkale tutulabilecek en uzun süre boyunca elde tutulacaktı

  3. Kocaeli Yarımadası ciddi bir tehtitle karşı karşı kalınması durumunda boşaltılacaktı

  4. Zorunda kalınıldığı zaman Konstantinopolis tahliye edilecekti

Ancak 30 Eylül tarihli toplantıda İngiliz kabinesi daha çok şu 3 şeye odaklandı:[128]: "British policy coalesced on September 30 when the cabinet agreed on three 'primary interests' that would guide British policy in what now being called the Chanak Crisis. These primary interests were: (1) achieving peace through mediation and a negotiated settlement, (2) securing freedom of navigation through the straits (the Dardanelles and the Bosporus), and (3) maintaining the alliance with France and Italy."

  1. Uzlaşı yoluyla barışı sağlamak

  2. Çanakkale ve İstanbul Boğazlarından geçiş özgürlüğünü korumak

  3. Tüm bunlar yaşanırken Fransa ve İtalya'yla sürmekte olan ittifakı korumak

David Lloyd George'un istifasını ele alan karikatür
David Lloyd George'un istifasını ele alan karikatürYazarı bilinmiyor, Kamu malı, Wikimedia Commons

Tüm bu olaylar yaşanırken İngiliz iç siyâseti de karışıklıklarla boğuşmaktaydı. Ülke genelinde işsizlik tavan yapmış, İrlanda bağımsızlığını kazanmış, ve İngiliz kamuoyu War-weariness savaş karşıtı hale geçirmişti. David Lloyd George'un Yunan yanlısı dış siyaseti artık herkesi rahatsız etmekteydi.[129]Johnson, Gaynor L.. Curzon, Lloyd George and the control of British foreign policy, 1919–22: A reassessment. Diplomacy & Statecraft, 2007, s. 49-71. Öyle ki, Lloyd George ile aynı düşünen kişiler yalnızca Winston Churchill, F. E. Smith ve Austen Chamberlain'di.[130]Alfred F. Havighurst. Britain in Transition: The Twentieth Century. University of Chicago Press, 1985, s. 174-75. Diğer tüm muhafazakarlar ise savaş karşıtıydı.[130]Alfred F. Havighurst. Britain in Transition: The Twentieth Century. University of Chicago Press, 1985, s. 174-75.

“Kemalistlerin İngiliz nefretinden daha öte bir şey hiç görmedim. Elinden gelse Mustafa Kemal her sabah kahvaltı sofrasına salamuraya yatırılmış bir İngiliz getirtirdi, kesin yapardı bunu.”

Lloyd George'un aşırı Yunan yanlısı politikası onun sonunu getiricekti.[129]Johnson, Gaynor L.. Curzon, Lloyd George and the control of British foreign policy, 1919–22: A reassessment. Diplomacy & Statecraft, 2007, s. 49-71. Muhafazakar Parti milletvekilleri, Liberal Parti ile sürmekte olan koalisyon hükûmetinin devam edemeyeceği üzerine Carlton Club'da Carlton Club meeting. Toplantı sonucunda David Lloyd George 19 Ekim'de başbakanlık görevinden istifa etti.[131]Kinnear, Michael. The Fall of Lloyd George: The Political Crisis of 1922. 1973, s. 120-134. Böylece Çanakkale Krizi, LLoyd George'un siyasi kariyerinin sonunu getirdi. Andrew Bonar Law önderliğinde kurulan yeni hükûmet ise Türklerle uzlaşmaya daha yakın olacaktı.

Savaşın Bitişi ve Mudanya Ateşkesi

24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanmış Lozan Antlaşması'nı gösteren harita
24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanmış Lozan Antlaşması'nı gösteren haritaAlkd, CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons

Uzun süren görüşmeler sonrasında 11 Ekim 1922'de İtilaf Devletleri ile Ankara Hükûmeti arasında Mudanya'da ateşkes imzalandı.[132]Mudanya Mütarekesi. Atatürk Ansiklopedisi. İlk başta Yunanlar antlaşma koşullarını kabul etmese de 3 gün sonra (14 Ekim) uymak zorunda kaldılar.[133]Cezmi Erarslan, MUDANYA MÜTAREKESİ , 2020, TDV İslâm Ansiklopedisi, 30. cilt, ss. 355-356. Mütareke koşullarından olan "Doğu Trakya'yı Türklere verme hususu" da kolayca halledilip Yunan ordusu Doğu Trakya'yı tahliye etti.[133]Cezmi Erarslan, MUDANYA MÜTAREKESİ , 2020, TDV İslâm Ansiklopedisi, 30. cilt, ss. 355-356. Böylece Doğu Trakya tek bir kurşun bile atılmadan Türklere geri verildi.[134]Το άλλο έγκλημα του 1922 – Η εγκατάλειψη της Αν. Θράκης.

Mudanya'dan sonra ise ardıl olarak Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923'te imzalandı.[135]Şerafettin Turan, Lozan Antlaşması , TDV İslâm Ansiklopedisi, 2003, Ankara, 27. Cilt, ss. 214-217. Savaş bittikten sonra ise her iki ülke arasında bir nüfus mübadelesi yapıldı.[136]Bruce Clarck, 2006, Twice A Stranger: How Mass Expulsion Forged Modern Greece and Turkey. Granta. s. 18. Toplamda 1.2 milyon Rum ile 500.000 Türk ülkelerarası yer değiştirmek zorunda kaldı.[137]Türk-Yunan nüfus mübadelesi sonucu Kocaeli'ne iskan edilen göçmenler (1923-1930) , Ayhan Ateş, 2008, Abant İzzet Baysal Üniversitesi (Sosyal Bilimler Enstitüsü), sayfa 53-54

Bugün Lozan Antlaşması, üzerinden 100 yıl geçmesine karşın hâlen geçerliliğini korumayı başarmış olan ilk ve tek Birinci Dünya Savaşı sonrası antlaşmadır.[138]Uyar, Mesut. The Routledge Handbook of Modern Turkish History. Taylor & Francis, 2025.

Etkileri

Küçük Asya Felaketi (Yunanca: Μικρασιατική καταστροφή, Mikrasiatiki katastrofi), Yunan tarih yazımında Küçük Asya Ordusu'nun Eylül 1922'de Mustafa Kemal komutasındaki Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti Ordusu'na uğradığı yenilgi sonucu Küçük Asya Seferi'nin son bulmasına verilen isimdir. Küçük Asya Felaketi, Helenizm (Yunanlık) tarihinin bir dönüm noktası olarak kabul edilmektedir.[139]Merry, Bruce. Encyclopedia of Modern Greek Literature. Greenwood Publishing Group, 2004, s. 29. Yunanistan'ın tarih ders kitabında ise Modern Helenizm (Yunanlık) tarihinin en büyük ulusal felaketi olarak tanımlanmaktadır.[140]Halikiopoulou, Daphne. Patterns of Secularization: Church, State and Nation in Greece and the Republic of Ireland. Ashgate Publishing, Ltd., 2011, s. 110.

Küçük Asya Felaketi, sadece Yunanistan'ın başarılı savaşlarla dolu bir on yılını bitirmedi, aynı zamanda kuruluşundan itibaren bir yüzyıldır modern Yunan devletinin siyasetinde egemen olan ve Megali İdea olarak bilinen irredantist ve yayılmacı politikasını toprağa gömdü.[141]Mavrogordatos, George Th. Stillborn Republic: Social Coalitions and Party Strategies in Greece, 1922-1936. University of California Press, 1 Ocak 1983, s. 28-29.

Küçük Asya Felaketi, yalnızca birer yenilgi olarak kalmamış; iki savaş arası dönem ve 1940-41 Yunan-İtalyan Savaşı ile Mihverlerin Yunanistan'ı işgali sürecinde de siyasetçiler ve halk arasında çeşitli amaçlarla kullanılmıştır.[142]Kamouzis, Dimitris. Reassessing the “Asia Minor Catastrophe” of 1922: Collective Memory and Refugee Identity in Interwar Greece. OpenEdition Journals, 2022, s. 165-169. Ayrıca devlet içi siyasette de Altılar Davası gibi birçok olaya yol açmıştır.[143]Smith, Michael L.. The historiography of the Greek-Turkish War in Asia Minor: Britain, Greece, and others, 1915 - 1923. Cambridge University Press, 2023, s. 271-289.

Küçük Asya Felaketi, Yunan ordusu için bir yenilgi olmanın yanı sıra, 1923-1924 nüfus mübadelesi ile (muaf tutulan İstanbul, Gökçeada ve Bozcaada hariç) Anadolu'daki Rum/Yunan nüfusun yok olmasına neden olduğu için de böyle adlandırılmaktadır. 1922 Felaketi, Yunan toplumunda her düzeyde derin kesintilere yol açacaktır: ekonomik (büyük şehir merkezlerinde büyük bir işçi sınıfının yaratılması ve astifili), politik (siyasi güçlerin radikalleşmesi) ve kültürel (yeni müzik, mutfak), 30'ların kuşağı vb. gibi yeni entelektüel arayışlar ve edebi akımlar.

Savaşın sonuçlanmasında payı olan etmenler

Türk Kurtuluş Savaşı'nın Batı Cephesi'nin gelişimi ile sonuçlanması sürecinde birçok etken rol oynamıştır.

Yunan ordusunun aşırı özgüveni

Şubat 1921'deki Londra konferansında bulunan Yunan delegeler
Şubat 1921'deki Londra konferansında bulunan Yunan delegelerAgence de presse Meurisse, Kamu malı, Wikimedia Commons

Yunanlar, kendilerine İtalya, Fransa ve Birleşik Krallık tarafından yapılan "düşmanı hafife almama" konusundaki uyarılara rağmen, düzensiz olarak gördükleri Türkleri 3 ay içerisinde yok edeceklerini düşünmekteydiler. 1921 Londra Konferansı'nda Yunan başbakan Nikolaos Kaloyeropulos, Yunan ordusunun "Harikulade" bir düzeyde olduğunu ve ordunun savaşmak için can atıp Kemal'in ordusunun ise "çapulcu" düzeyinde olduğunu söylemişti.[144]: "During the following meeting on the same day Kalogeropoulos revealed that the Greek army, facing Mustafa Kemal, consists of 121,000 soldiers, combatants and non-combatants, and was confident that it would be able to annihilate Kemal’s forces within three months. The morale of the Greek army was 'excellent' and the Greek soldiers were only 'too anxious to continue to fights'. He unhesitatingly affirmed that the Kemalists were in fact 'not regular soldiers; they merely constituted a rabble worthy of little or no consideration.' His confidence in the Greek troops was 'absolute, and their courage was undoubted.'" Buna yanıt olarak ise İtalyan diplomat Carlo Sforza Türk kuvvetlerinin Anadolu'nun derinliklerinde bulunup çok ciddi bir sorun olduğunu, küçük bir yanlışın bile Dünya'nın en iyi generalleri tarafından yönetilmekte olan en güçlü orduların bile sonunu getirebileceğini belirterek Kaloyeropulos'a Napolyon'un Rusya seferi'ni hatırlattı. Konferansta bulunan Fransız Bakanlar konseyi başkanı Aristide Briand ise Yunanların vatanseverliğini sorgulamadı, ancak Kaloyeropulos'un Türkleri askerî olarak değerlendirme biçimine karşı çıktı. Fransa, Kilikya'da Türklere karşı kendi cephesi bulunmaktaydı, bölgede 60.000 askeri bulunmaktaydı, hepsi bakımlı olup iyi eğitilmişti lâkin yine de Kilikya'daki düzensiz Türk birlikleri Fransızlara ağır zaiyatlar verdirmekteydi. Yani onun deyimiyle birer "çapulcu" değillerdi. Kaloyeropulos buna karşı çıktı. Birinci Dünya Savaşı'nın Batı Cephesi'nde ün yapmış, orada Almanlara karşı savaşmış, Çanakkale Savaşı'nda rol oynamış ve şuan Kilikya'da Türklerle savaşmakta olan Fransız general Henri Gouraud da Briand'ın dediklerine katıldı. Ağzından çıkan sözleri dikkatlice seçerek Türklerin "tehlikeli rakipler olup hiç de hafife alınmamaları gerektiğini" ekledi. Kilikya'da kendi komutası altında bulunan oldukça becerikli 55 bin kişilik bir güç Antep'i kuşatmaktaydı, yine de kuşatma zorluklarla geçmekteydi; Antep'i ele geçirmek için gösterilen çaba Verdun'daki gösterilen çabayla eşdeğer seviyedeydi. Dahası, İzmir'den Ankaraya kadar olan mesafe yaklaşık 600 kilometreydiki bu da Yunan birliklerinin savaş alanlarını yaymasını gerektirecekti. Mareşal Foch'un tüm Anadolu'yu denetim altında tutmak için toplamda 27-28 tümenin gerektiğini yeniden hatırlattı. Ayrıca Fransızlarla olan cephenin aksine, ki bu cephede askerler siperlerle korunabilmekteydi, Ankara'nın dağlık olup orayı işgal etmeyi kafasına koymuş bir ordunun, destek hatlarının yüzlerce kilometre ötesinde, her an her türlü saldırıya karşı tetikte olması gerektiğini belirtti.

Miili Mücadele döneminde İngilizlerin Atina büyükelçiliğini yapan Francis Oswald Lindley'nin bir fotoğrafı
Miili Mücadele döneminde İngilizlerin Atina büyükelçiliğini yapan Francis Oswald Lindley'nin bir fotoğrafıVasily Fyodorovich Goncharuk, Kamu malı, Wikimedia Commons

Yunanlar ayrıca dış ülkelerin sözüne de güvenmekteydi. Haziran 1922'de Birleşik Krallık'ın Yunanistan büyükelçisi olan Francis Oswald Lindley İngiliz hükûmetini zamanın hızla akıp gittiğini ve Yunanistan'a acil askerî, maddi ve moral destek verilmesi gerektiği konusunda uyardı. Bunun üzerine bir miktar askeri/finansal yapılıp Avam Kamarası'nda filhelen başkan David Lloyd George, şöyle bir konuşma yapmıştı:

“Yunan ordusu kadar böyle ileriye gidebilen hiçbir ordu bilmiyorum [...] Bayağı cesurca ve tehlikeli bir askerî deneydi bu. Yaptıkları her bir muharebede karşılarındakilere üstünlük kurdular.”

Bu konuşma, Yunan ordusunun içinde günlük emir ("Order of the Day") olarak dağıtılmıştı. Kemalistler ise bunu, İngilizlerin iddia ettikleri tarafsızlıklarının sadece birer aldatmaca olduğunun kanıtı olarak gördüler.

1920 Yunanistan seçimleri

Birleşik Muhalefet lideri Dimitrios Gunaris
Birleşik Muhalefet lideri Dimitrios GunarisYazarı bilinmiyor, Kamu malı, Wikimedia Commons

25 Ekim 1920'de Yunan Kralı Aleksandros'un ölümü ile ardıl 1920 Yunanistan seçimleri ve en sonunda Kral Konstantin'in geri dönüşü de savaşın gidişatında rol oynamıştı. 1920 seçimlerinde Liberalist Venizelos kaybedip Dimitrios Gunaris önderliğindeki Birleşik Muhalefet kazanmıştı. Seçimden sonra hepsi olmasa da çoğu Venizelist subay görevden atılmış (atılmış olan Venizelist subayların bir kısmının savaş tecrübesi yüksekti), yerine Kral yanlısı subaylar getirilmişti.[145]Cihangir Dumanlı, Kurtuluş Savaşında Yunan Ordusu Neden Yenildi? Alınacak Dersler, 2024, 4 Eylül 2026. Tıpkı Balkan Savaşları'ndaki Osmanlı ordusu gibi, Yunan ordusunun içine de siyaset girmişti.[145]Cihangir Dumanlı, Kurtuluş Savaşında Yunan Ordusu Neden Yenildi? Alınacak Dersler, 2024, 4 Eylül 2026. Daha sonra yeni hükûmet, Kral Konstantin'in dönüşü için Aralık ayında halkı referanduma götürdü, sonuç olarak ise neredeyse %99[146]Nohlen & Stöver, s. 838 oyla Yunan kralı Konstantin geri döndü.[147]Ζολώτα, Αναστασίου Π. (1995). Η Εθνική Τραγωδία. Bu dönüş ise yeni sorunlara yol açtı. Savaş yorgunluğuyla dolmuş olan Fransa, artık İngiliz güdümü altında gördükleri Yunanların Anadolu'daki maceralarını destekleme niyetleri yoktu. Bundan dolayı da I. Konstantin Ocak 1921'de yeniden kral olduktan sonra Yunanistan'a olan desteklerini kestiler.[61]Hall, Hines H.. The Turkish Conundrum: French Diplomacy and the Occupation of Cilicia, 19191921. Western Society for French History, 1997, s. 198-211. Türklere karşı Kilikya'da yaptıkları savaşı bitirmek kendileri için daha yararlıydı. İtalyanlar da bu yönetim değişiklikliği olayını, Yunanistan'ın Küçük Asya (yani Anadolu) bölgesinde yaptıkları harekâtlara karşın birer diplomatik muhalefet için malzeme olarak kullandılar. Bundan olaylardan sonra, Yunanistan'ı savaşın sonuna dek destekleyecek olan tek ülke Birleşik Krallık olacaktı.[64]MacMillan, Margaret. Peacemakers : the Paris Conference of 1919 and its attempt to end war. J. Murray, 2001.[63]Steiner, Zara. The lights that failed : European international history, 1919-1933. Oxford University Press, 2005.[62]Jensen, P. Kincaid. The Greco-Turkish war, 1920–1922. International Journal of Middle East Studies, 2009, s. 553-565. Yunan tarihçi Konstantinos Travlos, 1920 seçimlerinin ülkenin dış siyasetinden çok ordu içi değişimlerde etkisi olduğunu belirtmektedir.[80]Travlos, Kostantinos. The Transition: Change and Continuity in the Greek war effort November-December 1920. DergiPark, 2025, s. 1-10. Ayrıca seçim sonrası yaşanan olayların da tartışıldığı kadar önemli olmadığını belirtmektedir.[80]Travlos, Kostantinos. The Transition: Change and Continuity in the Greek war effort November-December 1920. DergiPark, 2025, s. 1-10.

Aşırı yayılma

Yunan güçleri ilerledikçe daha fazla yeri denetim altında tutmak ve o bölgeleri korumak zorunda kalıyordu. Destekle iletişim hatları da aynen uzaması gerekiyordu. Ayrıca beklenmedik baskın ya da saldırılara da savunmasız kalınmaktaydı.[148]Travlos, Konstantinos. Salvation and Catastrophe: The Greek-Turkish War, 1919–1922. Bloomsbury Publishing, 2020, s. 161. Aynı şey destek konvoyları için de geçerliydi.[149]Travlos, 2020, a.g.e., s. 153 Bu durum ileride Yunanların aleyhine işleyecekti.[150]Raphalides, Samuel J.. The United States and the Question of the Greco-Turkish War, 1919–1922. Cambridge University Press, 2016, s. 171-189.

Türk tarafının sorunları

Kurtuluş Savaşı'nın yaşandığı yıllarda, Türkler yalnızca Yunanlara karşı değil; birçok ulusa karşı çok cepheli bir mücadele yürütüyorlardı. Fransızlar Kilikya bölgesini işgal etmişlerdi ve burada Türklerle savaşmaktaydılar. Doğuda Ermeniler de Türklere karşı üçüncü bir cephe oluşturmaktaydı. İngilizler İstanbul'u ellerinde tutmakta olup Kürdistan bölgesinde Türklerle savaşmaktaydı. Birçok ayrılıkçı ve dinî ayaklanmalar ortaya çıkmıştı, aynı zamanda Türkler İstanbul Hükûmeti ile de savaş halindeydi. Tüm bu gelişmeler, Türkler için savaşın ilk başlarında Yunan tehtidine yeteri kadar odaklanamamasına yol açtı.

Milli Mücadele'nin ilk yıllarında çoğu elverişli kent (İstanbul, Bursa, Balıkesir vs.) düşman işgali altında bulunduğundan dolayı ekonomik durum da pek iyi değildi.[151]Müderrisoğlu, Alptekin. Kurtuluş Savaşının Mali Kaynakları. Ankara Üniversitesi, 1994, s. 27-53.

Türk ordusu, oldukça iyi eğitimli olmasına karşın kötü donanımlıydı. Mondros Mütarekesi'nden sonra Türk askerlerinin silah ile mühimmatı İtilaf Devletleri'nce toplanmıştı. Mondros Ateşkesi gereğince toplanan silah ve mühimmatlar şunlardı: 40.801 tüfek, 756 makineli tüfek ve 632 top.[152]Genelkurmay ATASE, Türk Silahlı Kuvvetleri Tarihi,T.B.M.M. dönemi, sayı 238 Mondros uyarınca toplanan askeri nesneler, tüm Kurtuluş Savaşı boyunca gönderilecek olan Sovyet askerî yardımlarından daha fazlaydı. Ayrıca Mart 1921'deki Moskova Antlaşması değin hiçbir destekçileri de yoktu.[153]Türk-Rus ilişkileri ve Moskova Antlaşması Batı Cephesinde, Aralık 1920'ye kadar, düzenli bir Türk ordusu değil, herhangi bir emir-komuta zincirine bağlı olmayan düzensiz Kuva-yı Milliye güçleri vardı.[154]Kuva-yı Milliye'nin Askeri Açıdan Etüdü, Atatürk Araştırma Merkezi Bu durum ise Yunanlar için tam tersiydi. Örneğin İkinci İnönü Muharebesi'nden önce Yunanlar İngilizlerden önemli miktarda modern teçhizat ile erzak desteği almışlardı. İngiliz Parlementosunda bulunan Arthur Balfour, dışişleri bakanı Lord Curzon ve hatta genel olarak dışişleri bakanlığı bayağı Yunan-yanlısıydı.

Sayısal avantaj aynı zamanda Yunanlardaydı: 1921 başlarında Yunanların toplam 100.000 askeri varken Türklerde ise yalnız 50.000 kişilik güç bulunuyordu.

Türkler hem batı cephesinde hem de diğer cephelerde başarı göstermeye başladıkça işler değişmeye başladı. Öncelikle Doğu Cephesi'nde Ermeniler yenilgiye uğratıldı.[155]Jowett, Philip. Armies of the Greek-Turkish War, 1919-22. Bloomsbury Publishing, 2015, s. 6. İnönü muharebelerinden sonra 1921 yazında İtalyan güçleri Anadolu'dan çekildi.[156]Millî Mücadele'de İtalyan işgalleri. Daha sonra da Ekim 1921'de Fransızlarla yapılan Ankara Antlaşması ile Güney Cephesi kapatıldı.[157]Guchlu, Yucel. The Struggle for Mastery in Cilicia: Turkey, France, and the Ankara Agreement of 1921. Taylor & Francis, 2010, s. 580-603. Kasım 1921'e gelindiğinde (Elcezire cephesi hariç) diğer tüm cepheler Türklerin lehine kapanmıştı, bu da ana tehtit olan Yunanlara karşı daha fazla asker ayırılabilmesini/tahsis edilebilmesini sağlayacaktı.

Sovyet yardımları

Mustafa Kemal Paşa, Sovyetlerin Ankara Büyükelçisi Semyon Aralov, ve diğer temsilciler, 31 Mart 1922, Başakşehir.
Mustafa Kemal Paşa, Sovyetlerin Ankara Büyükelçisi Semyon Aralov, ve diğer temsilciler, 31 Mart 1922, Başakşehir.NA, Kamu malı, Wikimedia Commons

Mart 1921'den sonra Anadolu Hareketi, bir iç savaşla başa çıkmakta olan Sovyetlerden maddi, askeri ve finansal destek almıştır.[151]Müderrisoğlu, Alptekin. Kurtuluş Savaşının Mali Kaynakları. Ankara Üniversitesi, 1994, s. 27-53. Tüm Kurtuluş Savaşı boyunca gönderilen yardımların toplamı bundan ibarettir: yaklaşık 37.000 tüfek, 324 makineli tüfek, 66 top, 11 milyon ruble ile 100.000 liralık külçe altın.[151]Müderrisoğlu, Alptekin. Kurtuluş Savaşının Mali Kaynakları. Ankara Üniversitesi, 1994, s. 27-53. Tüm bu yardımlar ancak 4 adet tümeni silahlandırmaya yetmekteydi.[151]Müderrisoğlu, Alptekin. Kurtuluş Savaşının Mali Kaynakları. Ankara Üniversitesi, 1994, s. 27-53. Yardımların neredeyse tamamı 1921 yılında gelmişken 1922 yılında gelenler oldukça azdır.[158]Kılıç, Selda. İstiklal Harbinde Sovyetler Birliğinden Gelen Yardımlar. DergiPark, 2016, s. 124-143. Ayrıca belirtmek gerekir ki, Bolşeviklerden geldiği sanılan çoğu yardım özünde Azerbaycan'daki ve Orta Asya'daki Türklerden gelmekteydi.[159]Kara, Abdulvahap. Özbekistan'dan Gelen Bir Haber. TİKA (Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı), 2012.[160]Kocaoğlu, Osman. Rus Yardımının İçyüzü. Yakın Tarihimiz, Mayıs 1972, s. 292-293.[161]Çakıröz, Raci. Çarlık ve Bolşevik Rusya’da 10 Yıl: Bnb. Raci Çakıröz'ün Hatıraları. Belge Yayınları (Tarihi Araştırmalar ve Dokümantasyon Merkezleri Kurma ve Geliştirme Vakfı), 1990, s. 100.[162]Bakiyev, Nabican. Enver Paşa’nın Vasiyeti. Doğu Kütüphanesi, 2006.[163]Kocaoğlu, Timur. Kurtuluş Savaşı'nda Rus Yardımının Gerçek Yüzü. Tarih Tarih Yayınevi. Örneğin Buhara Sovyet Halk Cumhuriyeti (bugünün Özbekistan'ı) meclisinde Ankara Hükûmeti'ne 100 milyonluk altın ruble verilmesi konusundaki karar kabul edilip altınlar Türklere verilmek üzere Rus hazinesine teslim edilmişti, ancak Sovyetler verilmesi gereken tutarın sadece %18'ini (bazı kaynaklara göre %10-11[160]Kocaoğlu, Osman. Rus Yardımının İçyüzü. Yakın Tarihimiz, Mayıs 1972, s. 292-293.) iletmişti.[158]Kılıç, Selda. İstiklal Harbinde Sovyetler Birliğinden Gelen Yardımlar. DergiPark, 2016, s. 124-143.[160]Kocaoğlu, Osman. Rus Yardımının İçyüzü. Yakın Tarihimiz, Mayıs 1972, s. 292-293. Bazı kaynaklarca bu olay birer "gasp ediş" olarak yorumlanmıştı.[160]Kocaoğlu, Osman. Rus Yardımının İçyüzü. Yakın Tarihimiz, Mayıs 1972, s. 292-293. En büyük Sovyet desteği, para ve silah yardımlarından çok, İtilaf Devletlerine karşı Türkiye'nin diplomatik olarak yanında durmasıdır.[164]Karakuş, Girayalp. Turkish-Soviet Russia Relations (1919-1922). DergiPark, 2023, s. 1-17.

Sovyet desteği, iddia edildiğinin aksine Türk Kurtuluş Savaşı'nın sonucunu baştan aşağı bir biçimde değiştirecek kadar belirleyici bir etmen değildi, daha çok iki ülke arasındaki basit bir çıkar ilişkisinden ibaretti. Yardımlar, özünde az olup düzensizce ve gecikmeli olarak gelmekteydi. Ayrıca Rus tarihyazımında Sovyet desteğiyle ilgili öne sürülen abartılı iddialar da gerçek değildi.[165]Dossymova, Mugazima Kazikhanovna. Soviet Russia and Turkey: The Question of Military Aid. ResearchGate, 2026, s. 400-413. Aynı zamanda Türk Kurtuluş Savaşı'nın Güney Cephesi'ndeki Fransız subaylarla diplomatlar, Türk Direniş Hareketi'ne yapılan yardımları belgelemekteydiler, ve hatta bazenleri belgeledikleri bilgiler doğru çıkmaktaydı. Ancak Sovyet yardımlarının etkisini, dönemin uçuk Bolşevik propagandasına kanarak olduğundan abartılı bir biçimde değerlendirmekteydi; çünkü Bolşevik propagandası, sahada olup bitenleri anlatmaktan çok Bolşeviklerin gerçekleşmesini umduğu olayları ya da diğerlerine inandırmak istedikleri bilgileri yaymaktaydı.[166]Orr, Andrew. Facing the Victorious Turks: How the French Misread the Turkish War of Independence. University Press of Kansas, 2024, s. 7.

Diğer etmenler

Türkler, Batı Cephesinde kendi vatanlarını koruma niyetiyle çarpışırken Yunan askerlerinin ise savaşmak için özel bir gayesi bulunmamaktaydı. Mustafa Kemal Paşa, kendisini komünistlere devrimci olarak, muhafazakarlara geleneğin koruyucusu olarak, milliyetçilere vatanın kurtarıcısı olarak ve müslümanlara da dini bir önder olarak göstermişti; böylece tüm Türk unsurlarını etrafında toplayıp savaşmaya ikna ettirebilmişti. Hatta Uzak Doğu'daki müslümanları da etkileyebilmişti (örneğin Hilafet Hareketi).[167]Minault, G.. The Khilafat Movement: Religious Symbolism and Political Mobilization in India. 1982, s. 137.

Etnik temizlik

Yunan birliklerinin geri çekilirken yaktığı bir Türk köyünde sıhhiyeciler yaralıları taşıyor (Ağustos 1922).
Yunan birliklerinin geri çekilirken yaktığı bir Türk köyünde sıhhiyeciler yaralıları taşıyor (Ağustos 1922).NA, Kamu malı, Wikimedia Commons
Savaş boyunca yakılan kasabalar.
Savaş boyunca yakılan kasabalar.Changess, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons

Birçok kaynağa göre, Yunan ordusu savaşın son kısmında Anadolu'dan çekilirken bir yakıp yıkma taktiği izledi. Orta Doğu tarihçisi Sydney Nettleton Fisher'a göre, "Geri çekilme sırasında Yunan ordusu bir yakıp yıkma taktiği izledi ve öfkelerini savunmasız Türk köylülerinden bilinen her yolda çıkardı." Norman M. Naimark'a göre, "Yunan geri çekilişi yerel halk için işgalden daha yıkıcıydı."

James Loder Park, dönemin İstanbul ABD Konsolos Yardımcısı, Yunanların Anadolu'yu boşaltmasından hemen sonra bölgeyi gezdi ve İzmir'i çevreleyen, gezdiği yerlerdeki durumu ve 1922 Manisa yangını gibi olayları rapor etti.[168]U.S. Vice-Consul James Loder Park to Secretary of State, Smyrna, 11 April 1923. US archives US767.68116/34

Zeytinler Köyü'nün 14 Eylül 1922'de geri çekilen ordu tarafından yakılmasına adanmış anıt. Aşağıdaki yazı şu şekildedir: "Bu topraklar için köyümüzde şehit olan büyüklerimizin aziz hatıralarına ithaf olunur."
Zeytinler Köyü'nün 14 Eylül 1922'de geri çekilen ordu tarafından yakılmasına adanmış anıt. Aşağıdaki yazı şu şekildedir: "Bu topraklar için köyümüzde şehit olan büyüklerimizin aziz hatıralarına ithaf olunur."Utku Öziz, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons

Kinross'a göre, "Bölgedeki kasabaların çoğu harabeye dönmüştü. Uşak'ın üçte biri artık yoktu. Alaşehir, yamaçları tahrif eden karanlık bir kavrulmuş boşluktan başka bir şey değildi. Köyün ardına köy, Yunan askerleri tarafından kül yığını haline getirildi. Tarihi kutsal şehir Manisa'daki 18.000 binadan sadece 500'ü ayakta kaldı."

Geri çekilme sırasındaki Yunan vahşeti örneklerinden birinde, 14 Şubat 1922'de Aydın Vilayeti'nin Türk Karatepe köyünde, köy Yunanlar tarafından kuşatıldıktan sonra tüm sakinler camiye konuldu ve cami yakıldı. Ateşten kaçmayı başaran az sayıda kişi vuruldu.[120]. İtalyan konsolosu M. Miazzi, Yunanların 60 kadın ve çocuğu katlettiği bir köyü ziyaret ettiğini rapor etti. Bu rapor, daha sonra Fransız konsolosu Captain Kocher tarafından doğrulandı.[120].

Johannes Kolmodin, İzmir'de bulunan İsveçli bir doğubilimciydi. Kendisi mektuplarında Yunan ordusunun 250 Türk köyünü yaktığını yazdı.[169]Özdalga, Elizabeth. The last dragoman: the Swedish orientalist Johannes Kolmodin as scholar, activist and diplomat (2006), Swedish Research Institute in Istanbul, s. 63.

Tarihçi Isaiah Friedman, Yunan ordusunun Türk birliklerinden kaçarken yaptıkları katliamlar ile ilgili şunu söyleyecekti:[170]: "The retreating Greek units wreaked their revenge on innocent Turkish peasants, burning their villages, leaving behind heaps of ashes and angry and destitute Turks"

“Geri çekilen Yunan askerleri, sahada kaybettikleri yenilginin intikamını, hiçbir suçu olmayan masum Türk köylülerinden alacaklardı. Köylerini yakıp yağmalayacak, arkalarında da kül yığınları ile sinirli ve yoksul Türk ahalisini bırakacaklardı.”

Peter Kinkaid Jensen'ın deyimiyle Uşak'tan İzmir'e kadar giden yol "Türk cesetleriyle dolup taşmıştı".[102]Jensen, Peter K.. The Greco-Turkish war, 1920–1922. Cambridge University Press, 2009, s. 563-564.

Tarihçi ve Profesör olan Justin McCarthy, savaş sonucunda toplamda 640.000 Türkün öldüğünü hesaplamıştır.[171]McCarthy, Justin. Death and Exile: The Ethnic Cleansing of Ottoman Muslims, 1821–1922. Darwin Press Incorporated, 1996, s. 295-297, 303-304. Lozan Antlaşması'nda Yunanistan, Batı Anadolu'da savaş suçları işlediğini kabul etmiştir.[172]Lachenmann, Frauke. The Law of Armed Conflict and the Use of Force: The Max Planck Encyclopedia of Public International Law. Oxford University Press, 2017, s. 652.

Dış bağlantılar

Kaynakça

  1. 1.Turgut Özakman, Şu Çılgın Türkler (115'inci baskı, Eylül 2005), s. 23: "Sevr Antlaşması'nı ve tabii Üçlü Anlaşma'yı milliyetçilere silah zoruyla kabul ettirmek görevi, İngilizlerin aracılığıyla Yunan ordusuna önerilir, o da kabul eder. Yunan hükûmeti, bu hizmetine karşılık, İzmir ve Doğu Trakya'dan başka, İstanbul'un da Yunanistan'a verileceği ümidine kapılır. Fakat beklenilmeyen bir olay Yunanistan'ı karıştıracaktır. Kral Aleksandros ölür. Venizelos, Konstantin'in tahta geri dönmesini engellemek için seçimleri yenilemeye karar verir ve seçime "ya Konstantin, ya ben!" sloganıyla girer. Halk Konstantin'i ve onu destekleyen partiyi seçer. Venizelos yurtdışına kaçar. Vaktiyle Konstantin'in devrilmesine yardım etmiş olan Fransız hükûmeti, Konstantin'e ve muhalefete oy veren Yunan halkına kızar ve yeni iktidara karşı tavır alır. İngilizler de tedirgin olurlar ama tavır almak için beklemeyi tercih ederler. Venizelos'un sürgüne yolladığı, hapse attırdığı siviller ve askerler, tıpkı Hürriyet ve İtilaf Partililer gibi, iktidar özlemi ve kinle tutuşmuş bir halde yeniden sahnede boy gösterirler. Kralcı General Papulas, Anadolu'daki Yunan ordusunun komutanlığa atanır. İktidar, Anadolu'yu boşalttığı takdirde, Yunanistan'ın Fransa ve İtalya'dan sonra, İngiltere'nin de desteğini kaybedip yalnız kalacağını anlar; azdırdıkları Anadolu Rumlarını yazgılarıyla baş başa bırakmayı da göze alamaz. Sonunda Venizelos'un yayılmacı politikasını ve İngilizlerin askeri olmayı kabul eder. Bu sebeple Anadolu olaylarını iyi bilen bazı Venizeloscu komutanlara dokunmaz." ("The task of forcing the nationalists to accept the Treaty of Sèvres and of course the Tripartite Agreement at gunpoint was offered to the Greek army through the British, and it accepted it. In return for this service, the Greek government hoped that, in addition to Izmir and Eastern Thrace, Istanbul would also be given to Greece. However, an unexpected event will confuse Greece. King Alexander dies. Venizelos decides to renew the archive.org
  2. 2.Greece's Anatolian venture , anemi.gr. anemi.lib.uoc.gr
  3. 3.Sowards, Steven W. Twenty-Five Lectures on Modern Balkan History (The Balkans in the Age of Nationalism). MSU, 2004. staff.lib.msu.edu
  4. 4.Woodhouse, C.M. The Story of Modern Greece, Faber and Faber, London, 1968, p. 204
  5. 5.Kemal Karpat (1985), Ottoman Population, 1830–1914, Demographic and Social Characteristics , The University of Wisconsin Press, pp. 168–169 kupdf.net
  6. 6.Demirhan, Hasan. Yunanistan’da emperyalist kavga (1914-1918). İdil Yayıncılık, 2012, s. 1527.
  7. 7."Not War Against Islam – Statement by Greek Prime Minister", The Scotsman, s. 5, 29 June 1920.
  8. 8.Toynbee, Arnold Joseph (1922). The Western question in Greece and Turkey: a study in the contact of civilisations. Constable. OCLC 718448089, ss. 312-313
  9. 9.June 29, 1917. HISTORY, 16 Kasım 2009. history.com
  10. 10.The Strange Story of How Greece Joined the Entente in WWI. TheCollector, 12 Mayıs 2024. thecollector.com
  11. 11.Smyrna is taken away from Turkey , New York Times, 17 May 1919. query.nytimes.com
  12. 12.George F. Nafziger, Mark W. Walton: Islam at war: a history, Greenwood Publishing Group, 2003, page 131.
  13. 13.Gerald E. Wheeler, Naval Historical Center (U.S.), Kinkaid of the Seventh Fleet: a biography of Admiral Thomas C. Kinkaid, U.S. Navy, Naval Historical Center, Dept. of the Navy, 1995, page 25.
  14. 14.H. P. Willmott: The Last Century of Sea Power, Volume 1: From Port Arthur to Chanak, 1894–1922, Indiana University Press, 2009, page 332
  15. 15.E. Kural S., History of the Ottoman Empire and Modern Turkey, s. 342, Cambridge University Press
  16. 16.Yurt Ansiklopedisi. Anadolu Yayıncılık, 1982, s. 4273-4274.
  17. 17.K. E. Fleming. Greece – a Jewish History. Princeton University Press, 2010. books.google.com
  18. 18.Ραμαζιάν Σ., Ιστορία τών Άρμενο – Έλληνικών στρατιωτικών σχεσεων καί συνεργασίας, Αθήνα, 2010. Ռամազյան Ս., Հայ-հունական ռազմական առնչությունների և համագործակցության պատմություն, Աթենք, 2010, pp. 200–201, 208–209; see The attempts of the Greek-Armenian Co-operation during the Armenian Genocide (1915–1923) by Gevorg Vardanyan akunq.net
  19. 19.: A British scholar wrote that 300–400 Turks and about 100 Greeks were killed or wounded on May 15 and that many atrocities were committed against Turks in the days that followed.
  20. 20.: Venizelos is entitled to plead that in going to Smyrna he acted as mandatory for the four greatest powers. But he went as readily as a duck will swim.
  21. 21.Zografos, A. (2013). Le volontaire dans l'armée grecque durant la guerre gréco-turque en Asie mineure (1919–1923) [Doctoral dissertation, Université Paul-Valéry Montpellier]
  22. 22.Turabian Aram, L' Eternelle Victime de la Diplomatie Européenne sous le Patronage des Anciens Volontaires Arméniens des Armées Alliées. 1929, ss.146–158.
  23. 23.Ramazian, Samvel. Ιστορία των αρμενο-ελληνικών στρατιωτικών σχέσεων και συνεργασίας / Հայ-հունական ռազմական առնչությունների եւ համագործակցության պատմություն [History of Armenian-Greek military relations and cooperation]. Stamoulis Publications, 2010, s. 200-201, 208-209.
  24. 24.Turabian Aram, L' Eternelle Victime de la Diplomatie Européenne sous le Patronage des Anciens Volontaires Arméniens des Armées Alliées. 1929, pp.146–158.
  25. 25.Θεοφάνης Δεληγιαννίδης, Αντάρτης στα Ποντιακά βουνά. Απομνημονεύματα, Έπιμέλεια: Λάζαρος Τσακιρίδης, ΤΕΡΤΙΟΣ, Κατερίνη 2001. s. 142:“Καθήσανε στήν Έρπαα 4 μέρες γιά ξεκούραση. Μας είδοποίησαν οί Τσερκέζηδες καί μας είπανε 'Μήν τούς φοβάσθε, τίποτα δέν είναι καί αύτοί. Νά τους ζεματίσετε, όπως ζεματάει η τσουχνίδα. Αμέσως θά φύγουν'". Erişim tarihi: 26 Temmuz 2026.
  26. 26.Vovchenko, Denis. From Ethnic Hatred to Religious Solidarity: The Rise and Fall of Russophobia in Greece, 1830–1924. Sage Publications, 21 Temmuz 2023, s. 495519. journals.sagepub.com
  27. 27.Ömer Sami Coşar. İzmir'de Katliam (Milliyet Gazetesi 1981 yılı İstiklal Savaşı Ek'i ). 2 Ocak 1981. gazetearsivi.milliyet.com.tr
  28. 28.Hakan Dilek. İşgale ilk kurşundan millî mücadeleye. 16 Ocak 2010. takvim.com.tr
  29. 29.BATI ANADOLU'DA KUVAYI MİLLİYE'NİN OLUŞUMU (1919–1920), Oğuz Gülcan, Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü, 2007, sayfa 177-179 (Ankara University Open Archive System). acikarsiv.ankara.edu.tr
  30. 30.MALGAÇ BASKINI’NIN YILDÖNÜMÜ KUTLANDI , gozumuzaydin.com gozumuzaydin.com
  31. 31.Salâhi R. Sonyel: The Turco-Greek conflict, Cyprus Turkish Cultural Association, 1985, sayfa 19
  32. 32.Hasan İzzettin Dinamo: Kutsal isyan: Millî Kurtuluş savaşı'nın gerçek hikâyesi, Cilt 2, Tekin yayınevi, 1986, ss. 274-75 . books.google.com
  33. 33.İsmail Aka, Vehbi Günay, Cahit Telci: Türk İstiklâl Harbi başında Millî Mücadele, Akademi Kitabevi, 1993, page 75. books.google.com
  34. 34.Sıtkı Aydınel: Güneybatı Anadolu'da Kuvâ-yı Milliye harekâtı, sayfa 169.
  35. 35."Aydın, Kurtuluş Savaşı'nda unutulmaz bir destan yazdı". yeniasir.com.tr
  36. 36.Turan, Mustafa. İstiklâl Harbi’nde “Milne Hattı”. 1991, s. 567-579. dergipark.org.tr
  37. 37.samsun tarihi. samsunharitasi.com
  38. 38.Firdevs Temizgüney, Sivas Kongresi , Atatürk Ansiklopedisi. ataturkansiklopedisi.gov.tr
  39. 39.Sancaktar, Fatih Mehmet. İşgal İstanbul’unda Son Osmanlı Meclis-i Mebusanı (1920). tuba.gov.tr
  40. 40.Sinan Meydan: Cumhuriyet Tarihi yalanları: Yoksa siz de mi kandırıldınız?..., İnkılâp, 2010, ss. 332-352.
  41. 41.Ahmet Nural Öztürk: Kula, Katakekaumene (Yanık yöre): 2000 yıl önce Strabon'un adını koyduğu yöre, Öğrenci Basımevi, s. 137-138.
  42. 42.Münir Sayhan: Milli Mücadele'de Çivril, (1919-1922), Kitsan, 2006, ss. 15-18.
  43. 43.Akan, Hatice. Ulusal Basına Göre Kocaeli Yarımadasının Türk Kontrolüne Geçişi (1921-1923). Bartın Üniversitesi, 2016, s. 36-48. dergipark.org.tr
  44. 44.Treaty of Lausanne, GR: MFA, 24 July 1923
  45. 45."Greece and Turkey: The Treaty of Lausanne 100 years on – DW – 07/23/2023". dw.com. dw.com
  46. 46.Montgomery, A. E. (1972). "The Making of the Treaty of Sevres of 10 August 1920". The Historical Journal. 15 (4): 775–787. doi:10.1017/S0018246X0000354X. ISSN 0018-246X. JSTOR 2638042.
  47. 47.Sunga, Lyal S. (1992). Individual Responsibility in International Law for Serious Human Rights Violations. Martinus Nijhoff. ISBN 978-0-7923-1453-0.
  48. 48.Bernhardsson, Magnus (2005). Reclaiming a Plundered Past: Archaeology and Nation Building in Modern Iraq. University of Texas Press. ISBN 978-0-292-70947-8.
  49. 49."Ιστορια Των Ελληνικων Ενοπλων Δυναμεων" . hellasarmy.gr
  50. 50.Burgaç, Murat. Gediz taarruzu ve sonuçları. Anadolu Üniversitesi, 2018, s. 47-60. historystudies.net
  51. 51.Gediz Taarruzu , Ayfer Özçelik, Atatürk araştırma merkezi atam.gov.tr
  52. 52."Monkey Bites King of Greece", The Portsmouth Herald, 14 October 1920, p. 1
  53. 53.Van der Kiste, John (1994). Kings of the Hellenes: The Greek Kings, 1863–1974. ss.122123 Dover, New Hampshire and Stroud, Gloucestershire: Sutton Publishing. ISBN 0-7509-0525-5.
  54. 54.Van der Kiste, a.g.e., s. 123.
  55. 55.Van der Kiste, a.g.e., pp. 123124.
  56. 56.Theodorakis, Emanouil; Manousakis George (2008). "First World War (1914–1918)". National Foundation Research web.archive.org
  57. 57.Richard Clogg, A Concise History of Greece, 2009, London: Cambridge University Press, ISBN 0521004799.
  58. 58.Nilüfer Erdem, Yunan tarihçiliğinin gözünde Anadolu harekâtı (1919-1923), 2011.
  59. 59.Theodorakis, Emanouil; Manousakis George (2008). "Period 1920–1922". National Foundation Research. web.archive.org
  60. 60.Britannica. britannica.com
  61. 61.Hall, Hines H.. The Turkish Conundrum: French Diplomacy and the Occupation of Cilicia, 19191921. Western Society for French History, 1997, s. 198-211. books.google.com.tr
  62. 62.Jensen, P. Kincaid. The Greco-Turkish war, 1920–1922. International Journal of Middle East Studies, 2009, s. 553-565. cambridge.org
  63. 63.Steiner, Zara. The lights that failed : European international history, 1919-1933. Oxford University Press, 2005. worldcat.org
  64. 64.MacMillan, Margaret. Peacemakers : the Paris Conference of 1919 and its attempt to end war. J. Murray, 2001. worldcat.org
  65. 65.Bilal N. Şimşir, Sakarya'dan İzmir'e, ss. 160, 197, 198
  66. 66.Avcıoğlu, Doğan. Milli Kurtuluş Tarihi, 1979, s. 162.
  67. 67.Doganis, Th. (1930). "Παπούλας Ἀναστάσιος". Μεγάλη Στρατιωτικὴ καὶ Ναυτικὴ Ἐγκυκλοπαιδεία. Tόμος Πέμπτος: Νάβα–Σαρακηνοί [Great Military and Naval Encyclopaedia. Volume V: Nave–Saracens] (Yunanca). Atina:Ἔκδοσις Μεγάλης Στρατιωτικῆς καὶ Ναυτικῆς Ἐγκυκλοπαιδείας. s. 255. .
  68. 68.KEMAL LAUGHS AT BRITAIN; Sends Thanks for 40,000 Rifles the Armenians Surrendered. 6 Ocak 1921. nytimes.com
  69. 69.Jowett, Philip. Armies of the Greek-Turkish War, 1919-22. Bloomsbury Publishing, 2015, s. 22. books.google.com.tr
  70. 70.History of the Ottoman Empire and modern Turkey, Stanford J. Shaw & Ezel Kural Shaw, Cambridge University Press, 1977, II. Cilt, sayfa 358 books.google.com
  71. 71.Birinci İnönü Muharebesi ve Zaferi tsk.tr
  72. 72.History of Greek Nation, 15. cilt, sayfa 157, Ekdotiki Athenon
  73. 73.Birinci İnönü Savaşı'nın Anadolu, İstanbul ve Dış Basında Karşılanışı ve Yorumu, ss. 523-540 belleten.gov.tr
  74. 74.Moskova Antlaşması , Atatürk Ansiklopedisi, 18 Ağustos 2026. ataturkansiklopedisi.gov.tr
  75. 75.France and Turkey , belleten.gov.tr. belleten.gov.tr
  76. 76.History of Greek Nation, 15. cilt, sayfa 166, Ekdotiki Athenon
  77. 77.: On April 1, İsmet sent Kemal a message from the newly recaptured hill named Metristepe (which later became famous in Turkey) informing Ankara that he had beaten the Greeks and they were retreating.
  78. 78.İkinci İnönü Muharebesi , Türk Silahlı Kuvvetleri tsk.tr
  79. 79.Yenen, A.A. Petitions, propaganda, and plots , Balkan & Near Eastern Studies. scholarlypublications.universiteitleiden.nl
  80. 80.Travlos, Kostantinos. The Transition: Change and Continuity in the Greek war effort November-December 1920. DergiPark, 2025, s. 1-10. dergipark.org.tr
  81. 81.Επίτομος Ιστορία Εκστρατειας Μικράς Ασίας 1919–1922, Εκδόσεις Διευθύνσεως Ιστορίας Στρατού, Αθήναι 1967 (Yunanca)
  82. 82.Kütahya Eskişehir Savaşı Sonuçları , Sabah, 2025 sabah.com.tr
  83. 83.Mehmet Fatih Baş, Unutulmuş Bir Yenilgi: Kütahya-Eskişehir Muharebeleri , 2025. Erişim tarihi: 2026 academia.edu
  84. 84.Marttin, Volkan. Eskişehir. Gazi Kitabevi, s. 24-28.
  85. 85.Kate Fleet, Suraiya Faroqhi, Reşat Kasaba: The Cambridge History of Turkey Volume 4, Cambridge University Press, 2008, ISBN 0-521-62096-1
  86. 86.Stanford J. Shaw, History of the Ottoman Empire and Modern Turkey. Cambridge University Press, s. 360.
  87. 87.Genelkurmay, Türk İstiklâl Harbine Katılan Tümen ve Daha Üst Kademelerdeki Komutanların Biyografileri, s. 55.
  88. 88.: Altogether, the Greeks committed nine out of 11 infantry divisions in Asia Minor to the offensive, with an available strength of about 110,000 men.
  89. 89.Orhan Yöney, Sakarya Meydan Muharebesi (23 Ağustos-13 Eylül 1921) , 1 Nisan 2021. Erişim tarihi: 21 Ağustos 2026 ataturkansiklopedisi.gov.tr
  90. 90.: However, the Greeks were now confronted with a positional battle in mountainous terrain, which favored the defenders tactically and logistically.
  91. 91.Greek Army General Staff, The Minor Asia Campagne, volume 5th, The Angora Campagne, Athens, 1986
  92. 92.Selim Erdoğan, Sakarya: Türk Bitti Demeden Bitmez, Kronik Kitap.
  93. 93.P. K. Jensen, The Greco-Turkish war, 1920–1922 . International Journal of Middle East Studies, 10 (4), ss. 553–565. cambridge.org
  94. 94.Eyüp Demir, SAKARYA MEYDAN MUHAREBESİ VE TAKİP HAREKÂTINDA 5’İNCİ GRUP / SÜVARİ KOLORDUSU , Nisan 2022, Erişim tarihi: 24 Ağustos 2026 dergipark.org.tr
  95. 95.David Fromkin, A Peace to End All Peace: The Fall of the Ottoman Empire and the Creation of the Middle East [Barışa Son Veren Barış: Osmanlı İmparatorluğunun Düşüşü ile Orta Doğu'nun Yaratılışı], New York, 2001, ss. 543-544
  96. 96.David Fromkin, a.g.e., 2001, s. 544
  97. 97.Yapp, Malcolm E. The Making of the Modern Near East, 1792–1923, Londra; New York: Longman, 1987, s. 319
  98. 98.Gedeon, Paschalidou & Dima, Dimitrou, A Concise History of the Campaign in Asia Minor, s. 373.
  99. 99.Shaw, Stanford Jay; Shaw, Ezel Kural (1977). History of the Ottoman Empire and Modern Turkey. Cambridge University Press. s. 362.
  100. 100.Greek Army History Directorate: The Minor Asia Campaign, volume 7, retreat of I and II Army Korps, s. 259
  101. 101.Ali Çimen, Göknur Göğebakan: Tarihi Değiştiren Savaşlar, 2. baskı, 2007, ss. 321-22.
  102. 102.Jensen, Peter K.. The Greco-Turkish war, 1920–1922. Cambridge University Press, 2009, s. 563-564. cambridge.org
  103. 103.Ryan Gingeras, The Last Days of the Ottoman Empire, 2022, Penguin Books, ss. 200-201
  104. 104.Philip Jowett, a.g.e., s. 22
  105. 105.Fahrettin Altay , Millî Savunma Bakanlığı. msb.gov.tr
  106. 106.5 Eylül Alaşehir'in Kurtuluşu ve Alaşehir Yangını - Doç. Dr. Ömer METİN. tarihistan.org
  107. 107.6 Eylül Balıkesir'in Kurtuluşu. balikesirliler.com, 2010. balikesirliler.com
  108. 108.Sydney Nettleton Fisher, The Middle East: a history, New York: Alfred A. Knopf, 1969, sayfa 386
  109. 109.9 Eylül 1922 İzmir'in kurtuluşu hakkında bilgiler. Hurhaber.com 9 Eylül 2014. hurhaber.com
  110. 110.David Pizzo, Greco-Turkish War (1919–1922), 2011, s. 4: "The frantic evacuation from Smyrna, henceforth known as İzmir, and the events that followed effectively ended both the pan-Hellenic Megali Idea and the over two-millennia presence of Greek peoples in Asia Minor." onlinelibrary.wiley.com
  111. 111.Türk İstiklal Harbi: Büyük Taarruzda Takip Harekatı (31 Ağustos–18 Eylül 1922), cilt II, kısım 6, kitap 3, Kemal Niş, Ankara 1969, ss. 207–208.
  112. 112.Düşman Vatanın Bağrında: Bursa'nın İşgali. 16 Şubat 2022. alegoridergi.com
  113. 113.Heinz A. Richter, The Greek-Turkish War, s. 151
  114. 114.Lenczowski, George. The Middle East in World Affairs, Cornell University Press, New York, 1962, s. 107.
  115. 115.: "Within the next four days the entire Hellenic Army of Asia Minor was either destroyed or driven back to the sea."
  116. 116.Howard M. Sachar, The Emergence of the Middle East, 1914–1924 (New York, 1969), s. 434.
  117. 117.: "Over a month of Turkish operations, the Greek army was decisively defeated and driven to the sea. Only a third of the Asia Minor Army’s forces were successfully evacuated. In the ensuing battles, the Turks captured 40,000 prisoners, 284 cannons, 2,000 machine guns, and 15 aircraft. The Greeks suffered total losses of 75,000 men, while Turkish casualties ranged between 12,000 and 18,000 troops."
  118. 118.Н.Г. Корсун, Греко-турецкая войнa, s. 45.
  119. 119.Armies of the Greek-Turkish War (1919-22)
  120. 120..
  121. 121.Mustafa Çulfalı, Çanakkale Krizi ve Lloyd George’un İktidardan Düşmesi: Eylül-Ekim 1922 , DergiPark, 1 Kasım 1999, 1. cilt, 45. sayı, ss. 801-820. dergipark.org.tr
  122. 122.Mehmed Mazlum Çelik, Ankara, Londra'da hükümeti nasıl iktidardan düşürdü? , The Independent, Aralık 2023. indyturk.com
  123. 123.British Military Aviation in 1922 , Royal Air Force resmî internet sitesi. "September:, Turkish troops enter the Allied controlled demarcation zone around Gallipoli and encamp at Chanak. Allied governments are determined to prevent Turkey occupying Chanak and reinforcements, including a number of Royal Air Force (RAF) units, are rushed to the area. Elements from Nos. 4, 25, 56, 203, 207, 208, and 267 Squadrons are formed into the Constantinople Wing, which supports the garrison until the crisis is settled in August 1923." rafmuseum.org.uk
  124. 124.: "Only New Zealand and Newfoundland, two minor brethren, pledged what help they could muster. Shorn of imperial support, Britain found allies in Europe alarmingly scarce also. It was well known that the Russians were establishing links with the Turks. The Balkan countries, Yugoslavia, Romania, and Bulgaria, were scracely more enthusiastic about Greek hegemony in south-eastern Europe than Turkish. Italy, deep in the throes of political confusion on the eve of Mussolini's march on Rome, could afford no assistance to anyone. Most important of all, Poincaré flatly refused either to assist in convening a Balkan conference on the Near East or in lending any naval or military aid for the Britsh force at Chanak."
  125. 125.Macfie, A. L. "The Chanak Affair (September–October 1922)", Balkan Studies 1979, Vol. 20 Issue 2, ss. 309–341.
  126. 126.Olson, Robert. The Emergence of Kurdish Nationalism and the Sheikh Said Rebellion, 1880–1925. University of Texas Press, 2013, s. 84-85. books.google.com.tr
  127. 127.Cuthell, David. The Creation of Iraq, 1914-1921. 2004, s. 84. dokumen.pub
  128. 128.: "British policy coalesced on September 30 when the cabinet agreed on three 'primary interests' that would guide British policy in what now being called the Chanak Crisis. These primary interests were: (1) achieving peace through mediation and a negotiated settlement, (2) securing freedom of navigation through the straits (the Dardanelles and the Bosporus), and (3) maintaining the alliance with France and Italy."
  129. 129.Johnson, Gaynor L.. Curzon, Lloyd George and the control of British foreign policy, 1919–22: A reassessment. Diplomacy & Statecraft, 2007, s. 49-71. tandfonline.com
  130. 130.Alfred F. Havighurst. Britain in Transition: The Twentieth Century. University of Chicago Press, 1985, s. 174-75. books.google.com
  131. 131.Kinnear, Michael. The Fall of Lloyd George: The Political Crisis of 1922. 1973, s. 120-134. link.springer.com
  132. 132.Mudanya Mütarekesi. Atatürk Ansiklopedisi. ataturkansiklopedisi.gov.tr
  133. 133.Cezmi Erarslan, MUDANYA MÜTAREKESİ , 2020, TDV İslâm Ansiklopedisi, 30. cilt, ss. 355-356. islamansiklopedisi.org.tr
  134. 134.Το άλλο έγκλημα του 1922 – Η εγκατάλειψη της Αν. Θράκης. elamcy.com
  135. 135.Şerafettin Turan, Lozan Antlaşması , TDV İslâm Ansiklopedisi, 2003, Ankara, 27. Cilt, ss. 214-217. islamansiklopedisi.org.tr
  136. 136.Bruce Clarck, 2006, Twice A Stranger: How Mass Expulsion Forged Modern Greece and Turkey. Granta. s. 18.
  137. 137.Türk-Yunan nüfus mübadelesi sonucu Kocaeli'ne iskan edilen göçmenler (1923-1930) , Ayhan Ateş, 2008, Abant İzzet Baysal Üniversitesi (Sosyal Bilimler Enstitüsü), sayfa 53-54 belgeler.com
  138. 138.Uyar, Mesut. The Routledge Handbook of Modern Turkish History. Taylor & Francis, 2025. taylorfrancis.com
  139. 139.Merry, Bruce. Encyclopedia of Modern Greek Literature. Greenwood Publishing Group, 2004, s. 29. books.google.co.uk
  140. 140.Halikiopoulou, Daphne. Patterns of Secularization: Church, State and Nation in Greece and the Republic of Ireland. Ashgate Publishing, Ltd., 2011, s. 110. books.google.co.uk
  141. 141.Mavrogordatos, George Th. Stillborn Republic: Social Coalitions and Party Strategies in Greece, 1922-1936. University of California Press, 1 Ocak 1983, s. 28-29. books.google.co.uk
  142. 142.Kamouzis, Dimitris. Reassessing the “Asia Minor Catastrophe” of 1922: Collective Memory and Refugee Identity in Interwar Greece. OpenEdition Journals, 2022, s. 165-169. journals.openedition.org
  143. 143.Smith, Michael L.. The historiography of the Greek-Turkish War in Asia Minor: Britain, Greece, and others, 1915 - 1923. Cambridge University Press, 2023, s. 271-289. cambridge.org
  144. 144.: "During the following meeting on the same day Kalogeropoulos revealed that the Greek army, facing Mustafa Kemal, consists of 121,000 soldiers, combatants and non-combatants, and was confident that it would be able to annihilate Kemal’s forces within three months. The morale of the Greek army was 'excellent' and the Greek soldiers were only 'too anxious to continue to fights'. He unhesitatingly affirmed that the Kemalists were in fact 'not regular soldiers; they merely constituted a rabble worthy of little or no consideration.' His confidence in the Greek troops was 'absolute, and their courage was undoubted.'"
  145. 145.Cihangir Dumanlı, Kurtuluş Savaşında Yunan Ordusu Neden Yenildi? Alınacak Dersler, 2024, 4 Eylül 2026. ahmetsaltik.net
  146. 146.Nohlen & Stöver, s. 838
  147. 147.Ζολώτα, Αναστασίου Π. (1995). Η Εθνική Τραγωδία.
  148. 148.Travlos, Konstantinos. Salvation and Catastrophe: The Greek-Turkish War, 1919–1922. Bloomsbury Publishing, 2020, s. 161. books.google.com.tr
  149. 149.Travlos, 2020, a.g.e., s. 153 books.google.com.tr
  150. 150.Raphalides, Samuel J.. The United States and the Question of the Greco-Turkish War, 1919–1922. Cambridge University Press, 2016, s. 171-189. cambridge.org
  151. 151.Müderrisoğlu, Alptekin. Kurtuluş Savaşının Mali Kaynakları. Ankara Üniversitesi, 1994, s. 27-53. dergiler.ankara.edu.tr
  152. 152.Genelkurmay ATASE, Türk Silahlı Kuvvetleri Tarihi,T.B.M.M. dönemi, sayı 238
  153. 153.Türk-Rus ilişkileri ve Moskova Antlaşması dergipark.org.tr
  154. 154.Kuva-yı Milliye'nin Askeri Açıdan Etüdü, Atatürk Araştırma Merkezi atam.gov.tr
  155. 155.Jowett, Philip. Armies of the Greek-Turkish War, 1919-22. Bloomsbury Publishing, 2015, s. 6. books.google.com.tr
  156. 156.Millî Mücadele'de İtalyan işgalleri. atamdergi.gov.tr
  157. 157.Guchlu, Yucel. The Struggle for Mastery in Cilicia: Turkey, France, and the Ankara Agreement of 1921. Taylor & Francis, 2010, s. 580-603. tandfonline.com
  158. 158.Kılıç, Selda. İstiklal Harbinde Sovyetler Birliğinden Gelen Yardımlar. DergiPark, 2016, s. 124-143. dergipark.org.tr
  159. 159.Kara, Abdulvahap. Özbekistan'dan Gelen Bir Haber. TİKA (Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı), 2012. tika.gov.tr
  160. 160.Kocaoğlu, Osman. Rus Yardımının İçyüzü. Yakın Tarihimiz, Mayıs 1972, s. 292-293.
  161. 161.Çakıröz, Raci. Çarlık ve Bolşevik Rusya’da 10 Yıl: Bnb. Raci Çakıröz'ün Hatıraları. Belge Yayınları (Tarihi Araştırmalar ve Dokümantasyon Merkezleri Kurma ve Geliştirme Vakfı), 1990, s. 100. books.google.com
  162. 162.Bakiyev, Nabican. Enver Paşa’nın Vasiyeti. Doğu Kütüphanesi, 2006.
  163. 163.Kocaoğlu, Timur. Kurtuluş Savaşı'nda Rus Yardımının Gerçek Yüzü. Tarih Tarih Yayınevi. tarihtarih.com
  164. 164.Karakuş, Girayalp. Turkish-Soviet Russia Relations (1919-1922). DergiPark, 2023, s. 1-17. dergipark.org.tr
  165. 165.Dossymova, Mugazima Kazikhanovna. Soviet Russia and Turkey: The Question of Military Aid. ResearchGate, 2026, s. 400-413. researchgate.net
  166. 166.Orr, Andrew. Facing the Victorious Turks: How the French Misread the Turkish War of Independence. University Press of Kansas, 2024, s. 7. books.google.com.tr
  167. 167.Minault, G.. The Khilafat Movement: Religious Symbolism and Political Mobilization in India. 1982, s. 137. books.google.com
  168. 168.U.S. Vice-Consul James Loder Park to Secretary of State, Smyrna, 11 April 1923. US archives US767.68116/34
  169. 169.Özdalga, Elizabeth. The last dragoman: the Swedish orientalist Johannes Kolmodin as scholar, activist and diplomat (2006), Swedish Research Institute in Istanbul, s. 63.
  170. 170.: "The retreating Greek units wreaked their revenge on innocent Turkish peasants, burning their villages, leaving behind heaps of ashes and angry and destitute Turks"
  171. 171.McCarthy, Justin. Death and Exile: The Ethnic Cleansing of Ottoman Muslims, 1821–1922. Darwin Press Incorporated, 1996, s. 295-297, 303-304. books.google.com
  172. 172.Lachenmann, Frauke. The Law of Armed Conflict and the Use of Force: The Max Planck Encyclopedia of Public International Law. Oxford University Press, 2017, s. 652. books.google.com