Turkipedia
Menü

Fevzi Çakmak

İçindekiler5
  1. Yaşamı
  2. I. Dünya Savaşı
  3. Kurtuluş Savaşı
  4. Cumhuriyet dönemi
  5. Ölümü
  6. Ailesi
  7. Madalya ve Nişanları
  8. Kitapları
  9. Ayrıca bakınız
  10. Dış bağlantılar
  11. Kaynakça
18 Ağustos 1927 tarihli Servet-i Fünun dergisinin kapağında Fevzi Paşa.
18 Ağustos 1927 tarihli Servet-i Fünun dergisinin kapağında Fevzi Paşa.Servet-i Fünun Dergisi, Kamu malı, Wikimedia Commons
24 Eylül 1934 tarihli Cumhuriyet gazetesinde Fevzi Çakmak, Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü'yü bir arada gösteren fotoğraf.
24 Eylül 1934 tarihli Cumhuriyet gazetesinde Fevzi Çakmak, Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü'yü bir arada gösteren fotoğraf.Cumhuriyet Gazetesi, Kamu malı, Wikimedia Commons
Devlet Büyükleri Anıt Mezarlığı'nda Mustafa Fevzi Çakmak'ın kabri.
Devlet Büyükleri Anıt Mezarlığı'nda Mustafa Fevzi Çakmak'ın kabri.HalitBaris, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons

Mustafa Fevzi Çakmak (12 Ocak 1876, İstanbul - 10 Nisan 1950, İstanbul), Türk asker, siyasetçi ve devlet adamıdır. Türkiye'nin Mustafa Kemal Atatürk'ten sonraki ikinci ve son mareşalidir. İlk Millî Savunma Bakanı, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Cumhuriyet dönemindeki ilk genelkurmay başkanı ve Osmanlı İmparatorluğu'nun 3 Şubat 1920 ile 5 Nisan 1920 tarihleri arasındaki Harbiye Nâzırı'dır.

Yaşamı

Mareşal Fevzi Çakmak, 12 Ocak 1876'da İstanbul Anadolu Kavağı'nda Çakmakoğullarından Topçu Albayı Ali Sırrı ile Hesna Hanım'ın oğlu olarak dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Kuleli Askerî Lisesi'nde tamamladıktan sonra 29 Nisan 1893'te Harbiye'ye kaydolarak 28 Ocak 1896'da piyade teğmen rütbesiyle mezun oldu. Akabinde Mekteb-i Erkân-ı Harbiye'ye girerek 25 Aralık 1898'de kurmay yüzbaşı rütbesiyle bitirdi.

Fevzi Çakmak; İngilizce, Almanca, Fransızca, Rusça, Farsça, Arapça, Arnavutça ve Sırpça biliyordu.[1]Mareşal Fevzi Çakmak Özgeçmişi.

Bir süre Erkân-ı Harbiye (Genelkurmay) 4. Şube'de görev yaptıktan sonra 1899'da 3. Ordu'ya bağlı Metroviçe'deki 18. Fırka'nın kurmay heyetinde görevlendirildi. Balkanlar'daki Sırp ve Arnavut çetelere karşı verilen mücadeleye katıldı. Kısa aralıklarla terfi ederek 1907'de miralaylığa (albay) yükseldi. 1908 yılında İkinci Meşrutiyet ilan edildiğinde 35. Fırka Komutanı ve Taşlıca Mutasarrıfıydı. 1910'da Arnavutluk'ta çıkan ayaklanmayı bastırmakla görevlendirilen Kosova Kolordusu'nun kurmay başkanlığına atandı. 1911'de Trablusgarp Savaşı başlayınca Rumeli'nin savunmasıyla görevli Garp (Vardar) Ordusunun kurmay başkanlığına getirildi. Balkan Savaşı (1912-1913) sırasında 21. Yakova Fırka Komutan Vekilliği, 6 Ağustos 1912'de Kosova Kuvay-ı Umumiye Kurmay Başkanlığı ve 29 Ekim 1912'de de Vardar Ordusunda 1. Şube (Harekât Şubesi) Müdürlüğü yaptı. Sırp Cephesi'nde bu görevde bulunan Fevzi Paşa'nın başarılı askerî faaliyetlerine rağmen, Garp vilayetlerinde 10 Mayıs 1913'ten itibaren Türk hâkimiyeti sona ermiştir.

1913'te 5. Kolordu Komutanlığına atandı. Mart 1915'te rütbesi mirlivalığa (tuğgeneral) yükseltildi.

I. Dünya Savaşı

I. Dünya Savaşı'nda Çanakkale, Kafkas ve Suriye cephelerinde savaştı. 1918'de ferikliğe yükseldi.

Çanakkale Cephesi

Fevzi Paşa, V. Kolordu Komutanı olarak 6 Ağustos ve 13 Ağustos 1915 tarihindeki muharebelere katılmıştır. Fevzi Paşa'nın komutasındaki XIII. ve XIV. Tümenler muharebeye katılmamış fakat 21 Temmuz'dan itibaren cepheye gelerek, I. Tümen hariç yıpranmış ve yorulmuş eski tümenleri değiştirmişlerdir. Ayrıca İkinci Ordu tümenlerinin bölgeye (Kereviz Dere-Zığın Dere) gelmeleri üzerine VI. ve VII. Tümenler, Saros Grubu'na gönderilmiştir.

Düşman Kirte istikametinde yapacağı taarruzlar doğrultusunda Alçıtepe'yi almayı planlamıştı. Fakat Türk direnişi karşısında amacına ulaşamayan düşman kuvvetleri çok fazla ilerleyememiştir. 6 Ağustos'ta düşmanın taarruz ettiği Arıburnu - Conkbayırı Bölgesine gönderilen VIII. ve IV. Tüm. ile yetinmeyen Vehip Paşa, 9 Ağustos'ta Fevzi Paşa'nın komuta ettiği V. Kolordu Komutanlığına bağlı V. ve XIV. Kolorduların son ihtiyatları olan 41. ve 28. Alayları da bu bölgeye gönderdi. Bölgeye gönderilen bu iki alay Conkbayırı'nın düşmanın eline geçmemesine ve Albay Mustafa Kemal Bey'in 10 Ağustos tarihinde Conkbayırı taarruzuna yardımcı oldu. Mustafa Kemal Bey'in rahatsızlığı nedeniyle 10 Aralık 1915'te Fevzi Paşa 5. Kolordu Komutanlığı kendisinde kalmak üzere, ek görev olarak Anafartalar Grubu Komutan Vekilliğine görevlendirildi (Mustafa Kemal Bey ise 16 Aralık 1915'te cepheden ayrıldı). Bu muharebelerde V. Kolordu Komutanı olarak görev alan Fevzi Bey'in komutasındaki XIII. Tüm. 21 Ekim 1915'te Keşan'a hareket etti. XIV. Tümen ise 12 Ocak 1916'da bölgeden ayrıldı.

Kurtuluş Savaşı

Mondros Mütarekesi imzalandığında sağlık nedenleri sebebiyle İstanbul'da bulunuyordu. 24 Aralık 1918'den 14 Mayıs 1919'a kadar ferik rütbesiyle Osmanlı Devleti'nin Erkân-ı Harbiye Reisliği (bugünkü Genelkurmay Başkanlığı) görevinde bulundu. 1. Ordu Müfettişliği, Askerî Şûra üyeliği, Ali Rıza Paşa ve Salih Hulusi Paşa hükûmetlerinde Harbiye Nazırlığı (Millî Savunma Bakanı) (Şubat - Nisan 1920) yaptı. Harbiye Nazırlığı sırasında Anadolu'daki millî kurtuluş hareketine silah ve cephane gönderilmesini kolaylaştırıcı bir tutum izledi.

İstanbul'un İtilaf Devletleri tarafından resmen işgalinin (16 Mart 1920) ardından Anadolu'ya geçmeye karar veren Fevzi Paşa, 27 Nisan 1920'de Ankara'ya ulaştı. İstasyonda Mustafa Kemal Paşa tarafından törenle karşılandı. Birinci dönem TBMM'ye Kozan milletvekili olarak katıldı. 26 Mayıs 1920'de İstanbul Hükûmeti tarafından ulusal hareketin önderlerinden biri olarak rütbesinin kaldırılmasına, nişanlarının geri alınmasına ve idamına karar verildi[2]Cumhuriyet. 22 Mayıs 2024.

3 Mayıs 1920'de Millî Müdafaa Vekilliği'ne (Millî Savunma Bakanlığı) getirildi. 24 Ocak 1921'de Mustafa Kemal Paşa'nın İcra Vekilleri Heyeti Reisliği'nden ayrılması üzerine, Millî Müdafaa Vekilliği üzerinde kalmak kaydıyla İcra Vekilleri Heyeti Reisliği'ni (Başbakanlık) de üstlendi. İkinci İnönü Muharebesi'nin zaferle neticelenmesinin ardından 3 Nisan 1921'de rütbesi TBMM kararıyla birinci ferîk-i evvelliğe (korgeneral) yükseltildi. Erkân-ı Harbiye-i Umûmiye Vekili ve Garp Cephesi Kumandanı Mirliva İsmet Paşa'nın cephede olması ve Ankara'ya sürekli gelememesi sebebiyle mevcut görevleri uhdesinde kalmak üzere 3 Ağustos 1921'de Erkân-ı Harbiye-i Umûmiye Vekilliği görevine de getirildi. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında Büyük Millet Meclisi Reisi ve Başkumandan Mustafa Kemal Paşa ile birlikte bizzat cephede harekâtı yönetti.

14 Ocak 1922'de Millî Müdafaa vekilliği, 9 Temmuz 1922'de İcra Vekilleri Heyeti Reisliği görevlerinden ayrıldı ve Genelkurmay Başkanı olarak Büyük Taarruz'un askerî planlarını hazırladı.[3]Denize döktük mü, dökmedik mi?. Zaferle sonuçlanan Dumlupınar Meydan Muharebesi'nin (30 Ağustos 1922) ardından 31 Ağustos'ta rütbesi Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın tavsiyesi üzerine TBMM tarafından Müşirliğe (Mareşal) terfi ettirildi.

Cumhuriyet dönemi

"Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Vekilliği"nin kaldırılmasıyla 30 Ekim 1924'e kadar TBMM'de Kozan milletvekilliği[4]Kozan milletvekilleri görevine devam etti. Mustafa Kemal Paşa'nın askerlik yapanların siyasete karışmamaları gerektiğine dair talimatından sonra, 31 Ekim 1924'te askerlik görevini, siyasete tercih ederek Kozan milletvekilliğinden istifa etti.

Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Reisliği (Genelkurmay Başkanlığı) görevini 23 yıl yaptıktan sonra 12 Ocak 1944'te 68 yaşında Askerî ve Mülkî Tekaüt Yasası'na göre Tahdit-i Sin yani yaş haddinden dolayı emekliye sevk edildi. Türkiye Cumhuriyeti'nin en uzun süre görev yapan genelkurmay başkanıdır.[5]Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı.

1946 seçimlerinde Demokrat Parti listesinden bağımsız aday olarak TBMM'de VIII. Dönem İstanbul Milletvekili seçildi. 6 Ağustos 1946'da milletvekili seçilerek 22 sene sonra tekrar Meclise katılan Fevzi Paşa, İsmet İnönü'ye karşı Demokrat Parti'nin Cumhurbaşkanı adayı olarak 59 oy aldı.[6]Yakın Tarihte Gördüklerim ve Geçirdiklerim. Pera Turizm ve Ticaret A.Ş, 1997, s. 1365. Demokrat Parti Genel Başkanı Celâl Bayar'ın dönemin Cumhurbaşkanı'nın demokratik seçimlere izin vermesi için söylediği "Devr-i Sabık yaratmayacağız" (yani iktidara geldikten sonra yapılan yanlışların ve yolsuzlukların hesabını sormayacağız) demesinden sonra partisinden istifa ederek, 19 Temmuz 1948'de Osman Bölükbaşı ile birlikte Millet Partisi'nin kurucu üyeleri arasında yer aldı. Partinin fahri başkanı oldu.

Ölümü

Fevzi Çakmak'ın Eyüp Mezarlığı'nda bulunan aile kabristanı
Fevzi Çakmak'ın Eyüp Mezarlığı'nda bulunan aile kabristanıMyrat, CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons

1950 seçimde Millet Partisi'nin adayı oldu ama seçimden birkaç hafta evvel 10 Nisan tarihinde İstanbul'daki Teşvikiye Sağlık Yurdu'nda öldü. Ölümünün ertesi günü gazeteler kara başlıkla çıktı ama radyoda müzik yayınının devam etmesi üzerine radyolar şiddetle protesto edildi. Halk, bilhassa Irak ve Suriye radyoları matem marşları çalarak, acılarını paylaştıkları halde Türk radyosunun ilgisiz kalmasına kızıyordu. Radyoevinin önünde gençlerle polis arasında çarpışmalar oldu, jandarmalar hava yıldırma ateşi açtı. Taksim Gazinosu ve birçok sinemaların camları kırıldı. Şehir Tiyatrosu zorla kapatıldı.[7]Yakın Tarihte Gördüklerim ve Geçirdiklerim. Pera Turizm ve Ticaret A.Ş, 1997, s. 1515 - 1517. Müzikli yayına karşı çıkan; Millî Türk Talebe Birliği, Türk Gençlik Teşkilatı ve Türk Kültür Ocağı, Basın ve Yayın Genel Müdürlüğüne telgraf çekerek olayı protesto ederler.[8]Tiken, Servet. MAREŞAL FEVZİ ÇAKMAK’IN VEFATININ FİKİR, SANAT VE EDEBİYAT DERGİLERİNE YANSIMASI. 15 Aralık 2020, s. 94-107.

Ertesi gün, cenazesi Bayezid Camii'nden kaldırılırken,[9]Gök, Hacı Veli. Mareşal Fevzi Çakmak’ın Vefatının Türk Basınına Yansıması ve Radyoevi Hadisesi. 10 Aralık 2021, s. 135. cenaze namazında yüz binlerce vatandaş bulundu,[10]Fevzi Çakmak Nakşibendi miydi?. ancak hazırlanan cenaze merasim programını halk durdurdu, tabutun top arabasına konulmasına meydan bırakılmadı, halk tarafından taşındı. Bazı tahrikçiler de olaya karışınca, bir aralık ortalıkta dehşet verici karışıklıklar aldı, yürüdü ve cenazeye bir irtica hareketi havası vermek isteyenler oldu. Hadise çıkardıklarından dolayı sonradan tutuklanan yüz kişi arasında yalnız o beş öğrenci görüldüğü bulundu.[7]Yakın Tarihte Gördüklerim ve Geçirdiklerim. Pera Turizm ve Ticaret A.Ş, 1997, s. 1515 - 1517. Mareşal Çakmak Eyüpsultan Mezarlığı'ndaki aile mezarlığına kızının yanına defnedilmiştir ve ailesinin isteğiyle Ankara'daki Devlet Mezarlığı'na nakledilmemiştir.

Ailesi

Mareşal Çakmak, Fatma Fitnat Çakmak (1891-30.05.1969) ile evli ve Nigar (1909-21.01.1982) ile Ayşe Muazzez (21.06.1911-17.04.1938) adlarında iki kız çocuk babasıydı. Fatma Fitnat Çakmak 1950 seçiminde eşinin yerine İstanbul adayı olarak Millet Partisi'nin listesinde gösterildi ama seçilemedi.[11]Yakın Tarihte Gördüklerim ve Geçirdiklerim. Pera Turizm ve Ticaret A.Ş, 1997, s. 1520.

Madalya ve Nişanları

Kitapları

  • Fevzi Çakmak (Mareşal), Garbî Rumeli'nin Suret-i Ziya-ı ve Balkan Harbinde Garp Cephesi Hakkında. Konferanslar, Erkan-ı Harbiye Mektebi Matbaası, İstanbul, 1927.

  • Mareşal Fevzi Çakmak, Büyük Harpte Şark Cephesi Hareketleri, Gen.Kur. Basımevi, Ankara, 1936.

Ayrıca bakınız

Dış bağlantılar

  • https://web.archive.org/web/20061017043659/http://www.msb.gov.tr/Birimler/Bakanlar/BakanPotre/FCakmakB.htm

  • https://web.archive.org/web/20100509164120/http://www.ata.boun.edu.tr/chronology/kim_kimdir/fevzi_cakmak.htm

  • http://www.fevzicakmak.com.tr

Kaynakça

  1. 1.Mareşal Fevzi Çakmak Özgeçmişi. tsk.tr
  2. 2.Cumhuriyet. 22 Mayıs 2024. cumhuriyet.com.tr
  3. 3.Denize döktük mü, dökmedik mi?. sabah.com.tr
  4. 4.Kozan milletvekilleri
  5. 5.Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı. tsk.tr
  6. 6.Yakın Tarihte Gördüklerim ve Geçirdiklerim. Pera Turizm ve Ticaret A.Ş, 1997, s. 1365.
  7. 7.Yakın Tarihte Gördüklerim ve Geçirdiklerim. Pera Turizm ve Ticaret A.Ş, 1997, s. 1515 - 1517.
  8. 8.Tiken, Servet. MAREŞAL FEVZİ ÇAKMAK’IN VEFATININ FİKİR, SANAT VE EDEBİYAT DERGİLERİNE YANSIMASI. 15 Aralık 2020, s. 94-107. dergipark.org.tr
  9. 9.Gök, Hacı Veli. Mareşal Fevzi Çakmak’ın Vefatının Türk Basınına Yansıması ve Radyoevi Hadisesi. 10 Aralık 2021, s. 135. dergipark.org.tr
  10. 10.Fevzi Çakmak Nakşibendi miydi?. webarsiv.hurriyet.com.tr
  11. 11.Yakın Tarihte Gördüklerim ve Geçirdiklerim. Pera Turizm ve Ticaret A.Ş, 1997, s. 1520.