Turkipedia
Menü

Abdülmecid Efendi

İçindekiler2
  1. Yaşamı
  2. Veliahtlığı
  3. Halifeliği
  4. Sürgün edilmesi
  5. Sürgün yılları ve ölümü
  6. Ailesi
  7. Eşleri ve çocukları
  8. Kaynakça

Abdülmecid Efendi (عبد المجيد افندی; 29 Mayıs 1868, İstanbul - 23 Ağustos 1944, Paris) veya II. Abdülmecid (عبد المجید ثانی), 32. Osmanlı padişahı Abdülaziz’in oğlu, Osmanlı Hanedanı'ndan gelen son İslam halifesi ve iki kutsal caminin hizmetkârıdır. 16 Mayıs 1926 ile 23 Ağustos 1944 yılları arasında Osmanlı Hanedan Reisi unvanını taşıdı. Aynı zamanda hanedanın tek ressam üyesidir, müzisyendir ve döneminin Türk ressamları arasında yer almıştır.[1]Sinan Eğim, Abdülmecid Efendi Köşkü, Popüler Tarih, İstanbul 2005.

Sultan Abdülaziz ile Hayranıdil Kadınefendi'nin oğlu olarak doğan Abdülmecid, babasının tahttan indirilmesinden sonra uzun süre sarayda kapalı bir hayat yaşadı ve bu dönemde özel eğitim alarak yabancı diller, felsefe ve sanatla ilgilendi. Sarayda Osman Hamdi Bey ve Salvatore Valeri'den resim dersi aldı. Amcasının oğlu Mehmed Vahdettin'in 4 Temmuz 1918’de tahta çıkması üzerine Osmanlı tahtının veliahdı oldu ve bu unvanı 1 Kasım 1922'de saltanat kaldırılıncaya kadar korudu. Birinci Dünya Savaşı sonrasındaki işgal yıllarında İstanbul'da kaldı ve Ankara'daki Millî Mücadele hareketini destekledi. Sultan Vahdettin'in ülkeden ayrılmasının ardından, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 18 Kasım 1922'de halife seçildi. Böylelikle siyasi ve devlet başkanlığı yetkileri olmadan sadece dini liderlik yapan tek halife oldu. Yeni rejimle yaşanan siyasi uyumsuzluklar nedeniyle görevi iki yıldan az sürdü; Osmanlı halifeliğine resmen son veren 431 sayılı Kanun'un kabul edildiği 3 Mart 1924 tarihine kadar bu unvanı taşıdı. Tarihe "Son Osmanlı Halifesi" olarak geçti.

Osmanlı Hanedanı'nın yurt dışına çıkarılması kararıyla aynı gece ailesiyle birlikte Türkiye'den sürüldü. Sürgün hayatını önce İsviçre'de, ardından Fransa'nın Nice ve Paris şehirlerinde geçirdi. Sürgündeyken de resim ve müzik çalışmalarına, anılarını yazmaya devam etti. 23 Ağustos 1944'te Paris'te kalp krizinden öldü. Cenazesinin Türkiye'ye gömülmesi talebi hükümet tarafından reddedilince naaşı on yıl Paris Camii'nde bekletildi ve 1954 yılında Medine'deki Cennetü'l-Baki mezarlığına defnedildi.

Yaşamı

Sultan Abdülaziz'in dördüncü oğlu olarak 29 Mayıs 1868ʼde İstanbul'da doğdu. Annesi Hayranıdil Kadınefendi'dir.

1876'da babasının tahttan indirilmesinden sonra Sultan II. Abdülhamid'in gözetiminde Yıldız Sarayı'ndaki Şehzâdegân Mektebinde sıkı bir eğitim aldı. Tarihe ve edebiyata meraklı, dil öğrenmeye yatkındı. Arapça, Farsça, Fransızca ve Almanca öğrendi. Sanâyi-i Nefîse hocaları ile ilişki kurdu. Osman Hamdi Bey, Salvatore Valeri'den resim dersi aldı. Fausto Zonaro ile dostluk kurup resim çalışmalarında onun yolunda ilerledi.[2]Son Halife Abdülmecid Efendi ve Resim Sanatına Katkısı, The Art History Journal, 13.02.2011.

Dolmabahçe Sarayı'ndaki kütüphanesi
Dolmabahçe Sarayı'ndaki kütüphanesiGryffindor, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons

Taht sırasında çok gerideydi. İcadiye'deki köşkünde sanatla meşgul olarak yaşadı. Dönemin saray geleneklerine uygun olarak alafranga yaşama ilgi duydu. Şahsuvar Başkadınefendi'den oğlu Ömer Faruk Efendi, Mehista kadınefendi'den kızı Dürrüşehvar Sultan dünyaya geldi.

Köşkünde, ailesiyle birlikte dışa kapalı olarak yaşamayı II. Meşrutiyet'in ilanına kadar sürdürdü.[1]Sinan Eğim, Abdülmecid Efendi Köşkü, Popüler Tarih, İstanbul 2005. Yeni rejimin ilanından sonra ülkede kurulan pek çok sivil ve sosyal kuruma destek verdi. Ermeni Kadınlar Birliğinin başdestekçisi, Hilâl-i Ahmer Cemiyetinin fahri başkanıydı.

Resim ve müzik sanatları ile çok yakından ilgiliydi. Türk resim sanatının öncü isimleri arasında yer aldı.[3]İlber Ortaylı, Türk resminin öncü halifesi Abdülmecid, Milliyet gazetesi, 03.12.2007. 1909'da kurulan Osmanlı Ressamlar Cemiyeti'nin fahri başkanlığını yaptı. Yurt içinde ve yurt dışındaki çeşitli sergilere tablolarını gönderdiği bilinen Abdülmecid Efendi'nin eserlerinden birisi Paris'teki büyük yıllık sergide sergilenmiş; Haremde Beethoven, Haremde Goethe, Yavuz Sultan Selim adlı tabloları 1917'de Viyana'daki Türk ressamlar sergisinde sergilenmiştir. Özellikle portre alanında başarılı idi. En önemli portrelerinden biri devrinin ünlü şairi Abdülhak Hamit Tarhan'ın portresidir.[3]İlber Ortaylı, Türk resminin öncü halifesi Abdülmecid, Milliyet gazetesi, 03.12.2007. Kızı Dürrüşehvar Sultan'ın, oğlu Ömer Faruk Efendi'nin portreleri en bilinen eserlerindendir. Osmanlı Ressamlar Cemiyeti'nin gazete çıkarma girişimleri, Galatasaray sergileri, Şişli Atölyesi'nin kurulması, Viyana sergisi, Avni Lifij'in Paris'te burslu okutulması onun desteklediği sanatsal olaylardandır.

Resim kadar müziğe de büyük ilgi duyan Abdülmecid, ilk müzik derslerini Feleksu Kalfa'dan aldıktan sonra Macar piyanist Géza de Hegyei ve keman virtüözü Carl Berger ile çalıştı. Ünlü besteci Franz Liszt'in öğrencisi olan Hegyei'ye kendi yaptığı Liszt tablosunu; Carl Berger'e ise, kendi ürünü bir beste olan Elegie’yi armağan ettiği bilinir.[4]Nurinnisa Eroğlu, Bestekar Halife Abdülmecid, Sanatatak, 15.10.2013. Keman, piyano, viyolonsel ve klavsen çalan Abdülmecid'in üzerinde eski Türkçe harflerle adının yazılı olduğu 1911 yapımı değerli piyanosu Dolmabahçe Sarayı’nda 48 numaralı odada saklanmaktadır.[4]Nurinnisa Eroğlu, Bestekar Halife Abdülmecid, Sanatatak, 15.10.2013. Çok sayıda bestesi olduğu bilinir ancak eserlerinin pek azına ulaşılabilmiştir.[4]Nurinnisa Eroğlu, Bestekar Halife Abdülmecid, Sanatatak, 15.10.2013.

Veliahtlığı

31 Mart Olayı’ndan sonra II. Abdülhamid tahttan indirilmiş; Veliaht Reşat Efendi tahta çıkarılmış; Şehzade Abdülmecid Efendi’nin ağabeyi Yusuf İzzeddin Efendi veliaht olmuştu. Yusuf İzzeddin’in 1916’da intihar etmesinden sonra Sultan Abdülmecid’in oğullarından Şehzade Vahdettin veliaht tayin edildi. 3 Temmuz 1918’de VI. Mehmed Reşad’ın ölümü ve Vahdettin’in tahta çıkması üzerine Şehzade Abdülmecid Efendi veliaht ilan edilmiştir.

Veliaht Abdülmecid Efendi, I. Dünya Savaşı sonunda İstanbul’un işgal altında bulunduğu sırada Sultan VI. Mehmed’e, Damat Ferit Paşa hükûmetini eleştiren lâyihalar gönderdi. Kuvâ-yi Milliye lehinde beyanlarda bulundu.[5]Mustafa Oral, Veliaht Abdülmecit’in Ankara’ya Davet Edilmesi Meselesi, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Sayı 61, Mart 2005. Damat Ferit Paşa, Veliaht Abdülmecid Efendi ile arasını düzeltmek için Mediha Sultan, Saliha Sultan, Zülküf Paşa gibi kişileri araya koyduysa da ve hatta bir gün Zülküf Paşa'ya "Münasebetsiz kimselerle görüşmemek, padişahı layihalarla taciz etmemek ve Çamlıca'dan Dolmabahçe Sarayı'na taşınmak" şartıyla Abdülmecid Efendi'yle barışabileceğini söylediyse de Abdülmecid Efendi Damat Ferit'in bu tekliflerini hiçbir zaman kabul etmedi.[6]SİMAVİ, Lütfi, Sultan Reşad ve Sultan Vahideddin Döneminde Sarayda Gördüklerim, Timaş Yayınları, hzr: Fatih Akyüz & Fatih Tetik, Mart 2022, s. 289. Damat Ferit hükûmeti yerine Ali Rıza Paşa hükûmeti kurulduktan sonra Vahdettin’e karşı muhalif tutumunu değiştirerek, oğlu Şehzade Ömer Faruk Efendi’yi amcazadesi Sultan Vahdeddin’in küçük kızı Sabiha Sultan ile evlendirdi.

13 Ocak 1920'de, yaklaşık 150.000 kişilik büyük bir katılımla düzenlenen Sultanahmet Mitingi'ni otomobilinden takip etmiş ve burada kendisine yaklaşan gençleri coşkulandıran kısa bir konuşma yapmıştır.[7]Veliaht Mitingi Takip Etti, İstiklal Harbi Gazetesi, 14 Ocak 1920, hazırlayan Ömer Sami Coşar.

Ülkeyi işgallerden kurtarmak için Anadolu’da örgütlenen Kuvâ-yi Milliye hareketi, eski yaverlerinden Yumni Bey aracılığıyla onu 1920 Temmuz'unda Ankara’ya davet ettiklerinde olumlu yanıt vermedi. Ankara ile teması, Sultan Mehmet Vahdettin tarafından haber alınınca Çamlıca’daki veliahtlık dairesinden alınarak Dolmabahçe Sarayı’ndaki özel dairesinde 38 gün göz hapsinde tutuldu.[5]Mustafa Oral, Veliaht Abdülmecit’in Ankara’ya Davet Edilmesi Meselesi, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Sayı 61, Mart 2005.

Türk Kurtuluş Hareketi’nin önderi Mustafa Kemal, Şubat 1921’de bir mektup daha yazarak kendisine sultanlık teklif ettiğinde, Abdülmecid bir kere daha “hayır” yanıtı verdi. Kendisi yerine, oğlu Ömer Faruk'u Ankara'ya gönderdi ama Mustafa Kemal Paşa, Ömer Faruk'u kabul etmeyerek payitahta geri gönderdi. Abdülmecid Efendi, 1921 sonunda Anadolu'ya geçmek için Fevzi Paşa aracılığıyla bir girişimde bulundu. Konu Meclis'te görüşüldü, uygun görülmedi.[5]Mustafa Oral, Veliaht Abdülmecit’in Ankara’ya Davet Edilmesi Meselesi, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Sayı 61, Mart 2005.

Kurtuluş Savaşı’nın zaferle sonuçlanmasından sonra toplanacak barış konferansına hem Ankara hem de İstanbul hükûmetlerinin davet edilmeleriyle başlayan ihtilaf üzerine TBMM 1 Kasım 1922’de kabul ettiği kanunla saltanatı kaldırdı. Saltanatın kaldırılması ile birlikte Abdülmecid'in veliaht sıfatı kayboldu.

Halifeliği

Saltanatı elinden alınan ve “ihanet-i vataniyye” ile ithamına karar verilen Vahdettin’in, 16-17 Kasım 1922 gecesi HMS ''Malaya'' adlı İngiliz zırhlısı ile Türkiye’yi terk etmesi üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi, hilafet makamının boşaldığına hükmetti.[8]İdris Yücel, Fransız Belgelerinde Son Halife Abdülmecid ve Türkiye'de Hilafetin Kaldırılması, Atatürk Yolu Dergisi, Sayı 61, Güz 2017. Meclis, seçime katılan 162 mebustan 148’inin oyu ile 18 Kasım’da Abdülmecid Efendi’yi halife olarak seçti. Aynı gün Mustafa Kemal Paşa tarafından onandı.[9]Türkiye devletinin hâkimiyetini kayıtsız ve şartsız milletin uhdesine mahfuz tutan teşkilâtı esasiye kanununa tevfikan icrai kudreti ve teşrii selahiyeti kendisinde toplu bulunan milletin yegane ve hakiki mümessillerinden mürekkep Türkiye Büyük Millet Meclisi, 1 İkinciteşrin 1338 tarihinde ittifakla kabul ettiği esbabı mucibe ve esaslar dairesinde, meclisi âlice 18 İkinciteşrin 1338 tarihinde yapılan celsede makamı muallayı hilâfete intihap buyurulmuş olduklarını hürmeti mahsusa ile zati hazreti hilâfetpenahilerine arzederim. Keyfiyet Türkiye Büyük Millet Meclisince âlemi islâma ve Türkiye halkına iblağ olunmuştur. Bu intihabın âlemi islâm için mes'ut uğurlu ve feyiz verici olmasını Cenabiallahın lütfünden tazarru ve niyaz eylerim. TBMM Reisi Gazi Mustafa Kemal Oylamada dokuz milletvekili çekimser kalmış, II. Abdülhamid’in şehzadelerinden Mehmed Selim ve Abdürrahim Hayri efendilere beş oy verilmişti.[10]Ayşe Hür, Evvel Zaman İçinde Halifelik Vardı, Taraf gazetesi, 07.03.2010.

TBMM’nin kararını Abdülmecit Efendi’ye tebliğ etmek üzere Müfid Efendi başkanlığında kura ile seçilmiş 15 kişilik heyet İstanbul’a gönderildi.[10]Ayşe Hür, Evvel Zaman İçinde Halifelik Vardı, Taraf gazetesi, 07.03.2010. 24 Kasım 1922 günü Topkapı Sarayı’ndaki Hırka-i Şerif Dairesi’nde biat töreni gerçekleşti. İlk defa Arapça yerine Türkçe dua edildi. Cuma namazı için gidilen Fatih Camii’nde, yeni halife için Müfid Efendi tarafından ilk defa Türkçe hutbe okundu. “Küçük cihattan büyüğüne döndük” mealindeki hadisi konu alan hutbede, “büyük cihat” cehalete karşı savaş diye yorumlandı. Yeni halife, İslam alemine bir beyanname neşrederek kendisini seçen Meclis'e teşekkür etti.[11]Cevdet Küçük, Abdülmecid Efendi, Türk Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi.

17 Kasım 1923 tarihli Resimli Gazete'de "Halife Abdülmecid'in istifası haberi lehü'l-hamd doğru çıkmadı" başlıklı haber
17 Kasım 1923 tarihli Resimli Gazete'de "Halife Abdülmecid'in istifası haberi lehü'l-hamd doğru çıkmadı" başlıklı haberResimli Gazete, Kamu malı, Wikimedia Commons

21-27 Aralık 1922 tarihinde toplanan Hint Hilafet Konferansı, Abdülmecid'in halifeliğini tasdik ve kabul etti ve 3 Ocak 1923'te de Mustafa Kemal Paşa’ya “müncî-i hilâfet” (hilâfetin kurtarıcısı) unvanını verdi. Saltanatsız halifeliğin ne olduğu konusunun tartışılması bir muhalefet cephesi oluşturdu. Cumhuriyet'in ilânına kadarki dönemde, halifenin devlet başkanı sayılıp sayılamayacağı yolunda değişik görüşler ortaya çıktı. 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet ilan edilince hilafet ve halifenin durumu gündeme geldi. Halifenin, ödeneğinin artırılmasını talep etmesi ve yabancı siyasi konukları kabul etmek için izin istemesi, Türk Hükûmeti ile halife arasında gerilim yarattı. 5-20 Şubat 1924 günleri İzmir'de yapılan Harp Oyunları sırasında bir araya gelen devlet büyükleri halifelik meselesini de görüştüler. Ankara hükûmetinin İstanbul'daki temsilcisi Refet Paşa, 19 Kasım 1922 tarihli bir yazı ile, Abdülmecid Efendi'nin “halîfe-i müslimîn ve hâdimü’l-haremeyn” unvanını kullanmak, cuma günleri selâmlık resmine çıkmak ve Fâtih Sultan Mehmed'in sarığı gibi sarık sarmak, İslâm âlemine yazılı istenilen beyannâmenin bir de Arapçasını neşretmek talebinde bulunduğunu, Sultan Vahdeddin'i takip hususunda mâzur görülmesini istediğini Ankara'ya bildirdi. Mustafa Kemal Paşa ise Abdülmecid Efendi'nin Fâtih'in sarığı yerine redingot giyebileceğini bildirdi. Fakat “halîfe-i müslimîn” yerine “halîfe-i resûlullah” tabirini kullanması, imzasını da “Abdülmecid bin Abdülaziz Han” tarzında yazması uzun tartışmalara sebep oldu. Bununla saltanat fikrinin ortadan kalkmadığı ileri sürüldü.

1 Mart 1924'te başlayan bütçe görüşmelerinin 3 Mart'taki son oturumunda Urfa Milletvekili Şeyh Saffet Efendi ve 53 arkadaşı tarafından verilen bir önerge ile halifeliğin ilgası istendi. Hilafetin İlgasına ve Hânedân-ı Osmânî'nin Türkiye Cumhuriyeti Memaliki Haricine Çıkarılması Hakkındaki (431 Sayılı) Kanun, oturuma katılan 158 üyenin 157'sinin oyuyla kabul edildi. Aynı kanun ile hanedan üyelerinin yurt dışına sürülmesi kararı alındı.

Sürgün edilmesi

Karar Abdülmecit Efendi'ye İstanbul Valisi Haydar Bey ve Polis Müdürü Saadettin Bey tarafından bildirildi. Abdülmecid ve ailesi halkın galeyana gelmemesi için ertesi sabah, saat 05.00'te gizlice Dolmabahçe Sarayı’ndan alınarak otomobil ile Çatalca’ya götürüldüler. Burada bir süre Rumeli Demiryolları Şirketi’nin amiri tarafından ağırlandıktan sonra Simplon Ekspresi’ne (eski Şark Ekspresi) bindirildiler.[8]İdris Yücel, Fransız Belgelerinde Son Halife Abdülmecid ve Türkiye'de Hilafetin Kaldırılması, Atatürk Yolu Dergisi, Sayı 61, Güz 2017.

Abdülmecid Efendi İsviçre’ye vardığında, o ülkenin kanunlarına göre birden fazla eşlilerin ülkeye girmesine izin verilmediği gerekçesi ile sınırda bir süre alıkonuldu ancak bu gecikmeden sonra ülkeye kabul edildi.[12]Lord Kinross, ''The Rebirth of a Nation'', Kasım 1966, Sayfa 386, Amerikan Neşriyatı Bürosu için özel basım (ISBN bilgisi yoktur). Bir süre İsviçre’de Leman Gölü kıyısındaki Büyük Alp Oteli’nde kaldıktan sonra Ekim 1924’te Fransa’nın Nice kentine geçti ve ömrünün geri kalanını orada tamamladı.[13]Cengiz Özakıncı, Haremde Beethoven, Sarayda Goethe: Son Halife Abdülmecid Efendi, Bütün Dünya dergisi, Şubat 2011.

Abdülmecid Efendi, sürgünün ilk durağı Montrö’de bir bildiri yayımlayarak Türk Hükûmetini “ladini” (dinsiz, din dışı) olmakla suçlamış ve İslam dünyasını hilafet konusunda karar almaya çağırmıştı. Ancak Ankara'nın İsviçre'ye baskısı üzerine bir daha böyle konuşmalar yapmadı.[10]Ayşe Hür, Evvel Zaman İçinde Halifelik Vardı, Taraf gazetesi, 07.03.2010.

Sürgün yılları ve ölümü

Abdülmecid Efendi, Fransa'nın Nice şehrinde sakin bir yaşam sürdü.[11]Cevdet Küçük, Abdülmecid Efendi, Türk Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi. Kızı Dürrüşehvar Sultan'ı ve yeğeni Nilüfer Hanım Sultan'ı dünyanın sayılı zenginlerinden Haydarabad Nizamı'nın oğullarıyla evlendirdi; bu sayede mali durumu düzeldi. Hilafet konusunda İslam aleminden umduğu ilgiyi bulamadığı için kendisini daha çok ibadete, resim çalışmalarına ve müziğe verdi.[11]Cevdet Küçük, Abdülmecid Efendi, Türk Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi.

Daha sonra Paris'e yerleşen Abdülmecid Efendi, hanedanın geleneksel protokolünü ısrarla uygulamaya devam etmiştir. Cuma namazlarını Paris Büyük Camii’nde kılardı. Evlenen sultan ve şehzadelerin nikâhlarını kıyarak kendi tuğrasını taşıyan belgeler dağıttı. Yakışıksız davranışlarda bulunan şehzadeleri hanedandan ihraç ettiğini bildiren belgeler hazırladı. Hanedanın Irak petrolleri üzerindeki haklarından yararlanabilmek için oluşturulması planlanan aile birliği gereği Vahdeddin ile ortak bir vekâlet vermesi istenince halife ve ailenin resmî reisi olduğunu iddia ederek ortak vekâlet vermeyi reddetti. Böylece akim kalan bu girişimin sonucunda hanedan umduğu faydayı sağlayamadı.

Mısır’ın Kavalalı prensleriyle evlenmek için Fransa’dan ayrılan çok düşkün olduğu torunları ve oğlunun gidişinden sonra günlerini eşleriyle geçirdi. Kızı Dürrüşehvar Sultan tarafından muhafaza edilmiş 12 ciltlik Hatıralar kitabını kaleme aldı.

23 Ağustos 1944’te sürgünde bulunduğu Paris’te kalp krizinden[14]Uçan, Lale. Son Halife Abdülmecid Efendi’nin Hayatı- Şehzâdelik, Veliahtlık ve Halifelik Yılları. İstanbul Üniversitsi Sosyal Bilimler Enstitüsü doktora tezi, İstanbul 2019. 76 yaşında öldü. Dürrüşehvar Sultan’ın Berar Prensesi sıfatıyla Cumhurbaşkanı İsmet İnönü nezdindeki çabalarına rağmen cenazesi Türkiye’ye kabul edilmedi. Cenazesi Türkiye’ye kabul edilmeyince, Paris Büyük Camii’nde 10 yıl kadar bekletildi ve cami mütevelli heyetinin cenazeyi daha fazla tutamayacaklarını bildirmesi üzerine Medine’ye nakledilerek Bâki Mezarlığı’na defnedildi.

Ailesi

Eşleri ve çocukları

Kaynakça

  1. 1.Sinan Eğim, Abdülmecid Efendi Köşkü, Popüler Tarih, İstanbul 2005. sinangenim.com
  2. 2.Son Halife Abdülmecid Efendi ve Resim Sanatına Katkısı, The Art History Journal, 13.02.2011. thearthistoryjournal.blogspot.com.tr
  3. 3.İlber Ortaylı, Türk resminin öncü halifesi Abdülmecid, Milliyet gazetesi, 03.12.2007. milliyet.com.tr
  4. 4.Nurinnisa Eroğlu, Bestekar Halife Abdülmecid, Sanatatak, 15.10.2013. sanatatak.com
  5. 5.Mustafa Oral, Veliaht Abdülmecit’in Ankara’ya Davet Edilmesi Meselesi, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Sayı 61, Mart 2005. atam.gov.tr
  6. 6.SİMAVİ, Lütfi, Sultan Reşad ve Sultan Vahideddin Döneminde Sarayda Gördüklerim, Timaş Yayınları, hzr: Fatih Akyüz & Fatih Tetik, Mart 2022, s. 289.
  7. 7.Veliaht Mitingi Takip Etti, İstiklal Harbi Gazetesi, 14 Ocak 1920, hazırlayan Ömer Sami Coşar. core.ac.uk
  8. 8.İdris Yücel, Fransız Belgelerinde Son Halife Abdülmecid ve Türkiye'de Hilafetin Kaldırılması, Atatürk Yolu Dergisi, Sayı 61, Güz 2017. academia.edu
  9. 9.Türkiye devletinin hâkimiyetini kayıtsız ve şartsız milletin uhdesine mahfuz tutan teşkilâtı esasiye kanununa tevfikan icrai kudreti ve teşrii selahiyeti kendisinde toplu bulunan milletin yegane ve hakiki mümessillerinden mürekkep Türkiye Büyük Millet Meclisi, 1 İkinciteşrin 1338 tarihinde ittifakla kabul ettiği esbabı mucibe ve esaslar dairesinde, meclisi âlice 18 İkinciteşrin 1338 tarihinde yapılan celsede makamı muallayı hilâfete intihap buyurulmuş olduklarını hürmeti mahsusa ile zati hazreti hilâfetpenahilerine arzederim. Keyfiyet Türkiye Büyük Millet Meclisince âlemi islâma ve Türkiye halkına iblağ olunmuştur. Bu intihabın âlemi islâm için mes'ut uğurlu ve feyiz verici olmasını Cenabiallahın lütfünden tazarru ve niyaz eylerim. TBMM Reisi Gazi Mustafa Kemal
  10. 10.Ayşe Hür, Evvel Zaman İçinde Halifelik Vardı, Taraf gazetesi, 07.03.2010. haksozhaber.net
  11. 11.Cevdet Küçük, Abdülmecid Efendi, Türk Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi. islamansiklopedisi.info
  12. 12.Lord Kinross, ''The Rebirth of a Nation'', Kasım 1966, Sayfa 386, Amerikan Neşriyatı Bürosu için özel basım (ISBN bilgisi yoktur).
  13. 13.Cengiz Özakıncı, Haremde Beethoven, Sarayda Goethe: Son Halife Abdülmecid Efendi, Bütün Dünya dergisi, Şubat 2011. butundunya.com
  14. 14.Uçan, Lale. Son Halife Abdülmecid Efendi’nin Hayatı- Şehzâdelik, Veliahtlık ve Halifelik Yılları. İstanbul Üniversitsi Sosyal Bilimler Enstitüsü doktora tezi, İstanbul 2019. nek.istanbul.edu.tr