Turkipedia
Menü

Tuğra

İçindekiler4
  1. Yapısı
  2. Kullanımı
  3. Şehzade tuğraları
  4. Tuğraların kaldırılması hakkındaki kanun
  5. Kaynakça
II. Mahmud'un Tuğrası
II. Mahmud'un TuğrasıBaba66, CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons
Topkapı sarayı'nın giriş kapısındaki III. Mustafa'ya ait tuğra
Topkapı sarayı'nın giriş kapısındaki III. Mustafa'ya ait tuğraGryffindor, Kamu malı, Wikimedia Commons
I. Orhan ve I. Murad'ın tuğraları
I. Orhan ve I. Murad'ın tuğralarıUnbekannte Kalligraphen bearbeitet von User: Dr. 91.41, CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons
II. Abdülhamid'in tuğrası (1876)
II. Abdülhamid'in tuğrası (1876)Parvezht , taken from here (uploaded by Pagan ), Kamu malı, Wikimedia Commons

Tuğra (Türkçe: طغرا , Tuğrâ), padişahın ismi ve lakabı bulunan alâmet, imza. Tuğra, hat sanatının bir kolu halinde yüzyıllar boyunca usta hattatlar eliyle yazılmıştır.

Türkçede kelime olarak padişahın ismini ihtiva eden özel bir işaret, padişahın imzası gibi anlamlar ifade eder. Aslı Oğuz lehçesinde تُغرَاغ "tuğrâğ" olup, hükümdarın basılmış imzası demektir.

Uzun yıllar ilk Sultan Osman Gazi'ye ait bir tuğraya hiçbir yerde rastlanmamıştı. Bu nedenle yakın zamana adar 36 Osmanlı padişahı, ama 35 Osmanlı padişah tuğrası vardı. Nihayet 2026 yılı Temmuz ayında Araştırmacı-Yazar, Yeniçağ Tarihi uzmanı Hakan Yılmaz tarafından New York Metropolitan Art Museum'da tespit edilen Osman Gazi'nin 14.-15. yüzyıllara has türban tipi miğferinin üzerinde onun tuğrasının bilinen ilk ve tek örneği ortaya çıkmıştır[1]Yilmaz, Hakan. “Kuruluş Dönemine Işık Tutan Yeni Keşifler Zinciri: Osman Gâzî’nin Miğferi, Tuğrası Ve Kayı Damgası”, Türk Dünyası Tarih Kültür Dergisi, C. LXXX, Sy.: 474 (Temmuz 2026), s. 8-21.[2]Yilmaz, Hakan. “Osman Gazi’nin Çelik Miğferi ABD’den Çıktı!..” (Röportaj: İbrahim ÖGE), Şehrengiz Tarih ve Kültür Dergisi, XVII/159 (Mayıs-Haziran 2026), s. 14-27. Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı.. Yılmaz'ın dikkatli bir okuyuş ve analitik bir çözümleme ile deşifre ettiği bu ilk tuğranın seresinde عثمانبگ بن خان "Osmân-Beg bin Hân / Hanoğlu Osman Bey" ifadesi yer almaktadır[3]Yilmaz, Hakan. “Kuruluş Dönemine Işık Tutan Yeni Keşifler Zinciri: Osman Gâzî’nin Miğferi, Tuğrası Ve Kayı Damgası”, Türk Dünyası Tarih Kültür Dergisi, C. LXXX, Sy.: 474 (Temmuz 2026), s. 13-16.. Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı..

Orhan Gazi tarafından kullanılan ikinci tuğra ise اورخان بن عثمان "Orhân bin Osmân" ifâdesinden ibâret olup, bu tuğraların yer aldığı belgelerden ilki 724/1324, ikincisi 749/1348 tarihlidir.

Yapısı

Tuğranın çeşitli kısımlarının adları
Tuğranın çeşitli kısımlarının adlarıYazarı bilinmiyor, CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons

Dosya:Tughra muelkname Mehmed IV.jpg|küçükresim|upright=0.68|Sultan IV. Mehmed'in mülknamesinde kullandığı tuğra (1662)

III. Selim'in tuğrası (1789)
III. Selim'in tuğrası (1789)Yazarı bilinmiyor, Kamu malı, Wikimedia Commons
Sultan I. Mahmud'un Fermânında kullandığı tuğrası (1741)
Sultan I. Mahmud'un Fermânında kullandığı tuğrası (1741)Unbekannter Schreiber, unbekannter Illuminator, Kamu malı, Wikimedia Commons

Padişahın kendisi ve babasının isminin yazıldığı kısma, taht, kürsü veya sere adı verilir. Buradan sola doğru uzanarak aşağıdan yukarıya doğru uzayan ve iç içe iki kavisten meydana gelen kısma ise, beyze veya sancak adı verilir.

Dosya:Berat Bayezid II.jpg|küçükresim|sol|upright=0.68|II. Bayezid'ın Beratında kullanılan tuğrası (1486) Kanuni Sultan Süleyman'ın Tuğrası: <div style="border: thin solid black; width: 520px; height: 290px; overflow: auto;"> </div>

  • Halk arasında sele de denilen, sözlük anlamı Açık duran başparmağın ucundan işâret parmağının ucuna kadar olan uzaklık demek olan sere veya kürsü; tuğranın metin kısmıdır. Bunda pâdişâhın ve babasının adları ile Şah, Han, el-Muzaffer kelimeleri yazılıdır.

  • Beyze: Bin ile Han kelimelerinin 'n' harflerinin kıvrılmasıyla meydana gelen ve iç içe yazılan iki kavise denir. İç beyze ve dış beyze adı verilen bu iki kavis tuğranın sol tarafındadır. Dâimâ kelimesi bunun ortasındadır.

  • Tuğ veya elif: Tuğranın yukarıya uzanmış olan mızrak şeklindeki çekmeye (üç elife) verilen addır. Bunların üzerine flama gibi çekilen kıvrıklara zülüf veya zülfe denmektedir.

  • Tuğranın Kolları (Hançere veya kol): Beyzelerin devamı olan ve el-Muzaffer kelimesinin üzerinden geçerek tuğranın sağına doğru paralel iki çizgi halinde uzanan kısma denir.

Kullanımı

Önceleri; ahidname, menşur, name-i hümâyun, mülknâme, ferman, vakfiye, berat vb. üzerine ve ortaya yazılan tuğra, sonraları; para, defter ve kâğıtların başına bir hanedan arması halinde bayraklarda, pullarda ve resmi yapılarda da kullanıldı.

Tuğra, vesikalarda; tevki-i hümayun, nişan-ı hümâyun, nişan-ı şerif-i âlişan, misal-i meymun, alamet-i şerife, tuğra-i garra diye de isimlendirilmiştir.

Tuğra çekene; tuğrai, tevkii, nişancı, tuğrakeş ve tuğranüvis de denilirdi.

II. Abdülhamid'in tuğrası ve II. Wilhelm'in monogramı, Istanbul (1900)
II. Abdülhamid'in tuğrası ve II. Wilhelm'in monogramı, Istanbul (1900)Uğur Başak (User:Ugur Basak), Kamu malı, Wikimedia Commons

Şehzade tuğraları

Şehzadeler, isimleri ile tuğra çektirirler, emirler yazdırırlar ve bu suretle kendi idareleri altındaki bölgelerde bir padişah gibi hüküm sürerlerdi. Yalnız kendi adlarına para bastıramaz ve namlarına hutbe okutamazlardı. Bu iki imtiyaz yalnız padişahlara aittir.

Tuğraların kaldırılması hakkındaki kanun

15 Haziran 1927 tarihinde tuğraların kaldırılması ile ilgili bir kanun hazırlanmıştır.

Commons|Tughra|Tughra vikikaynak|Tuğraların Kaldırılması Hakkındaki Kanun

Kaynakça

  1. 1.Yilmaz, Hakan. “Kuruluş Dönemine Işık Tutan Yeni Keşifler Zinciri: Osman Gâzî’nin Miğferi, Tuğrası Ve Kayı Damgası”, Türk Dünyası Tarih Kültür Dergisi, C. LXXX, Sy.: 474 (Temmuz 2026), s. 8-21. academia.edu
  2. 2.Yilmaz, Hakan. “Osman Gazi’nin Çelik Miğferi ABD’den Çıktı!..” (Röportaj: İbrahim ÖGE), Şehrengiz Tarih ve Kültür Dergisi, XVII/159 (Mayıs-Haziran 2026), s. 14-27. Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı. academia.edu
  3. 3.Yilmaz, Hakan. “Kuruluş Dönemine Işık Tutan Yeni Keşifler Zinciri: Osman Gâzî’nin Miğferi, Tuğrası Ve Kayı Damgası”, Türk Dünyası Tarih Kültür Dergisi, C. LXXX, Sy.: 474 (Temmuz 2026), s. 13-16.. Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı. academia.edu