Turkipedia
Menü

Osmanlı Hanedanı

İçindekiler7
  1. Köken
  2. Fatih Kanunnamesi
  3. Hanedanın sonu
  4. Osmanlı Hanedan Defteri
  5. Günümüz
  6. Osmanlı sultanları ve halifeleri
  7. Ayrıca bakınız
  8. Dış bağlantılar
  9. Kaynakça

Osmanlı Hanedanı (خاندان آل عثمان), Osmanlı İmparatorluğu'nu yaklaşık 623 yıl yöneten hanedandır. Osmanlılar, Osmanoğulları, Âl-i Osman ve Hanedan-ı Âl-i Osman olarak da bilinir. Hanedan, adını Osmanlı Beyliği'nin kurucusu olan Osman Bey'den alır.

Osmanlı hanedanın kuruluşu ve kökleri; Oğuz Türkmenlerinin 24 boyundan birisi olan Kayılara mensup olan, ayrıca imparatorluğun da kurucusu Osman Gazi'ye dayanmaktadır.[1]Osmanlıların Kuruluşuna Yönelik İkilemler. Journal of History and Future, 19 Aralık 2015.

Osmanlı Hanedanı'nın 1299 yılında başlayan yönetimi, 1922 yılında Ankara Hükûmeti'nin saltanatı kaldırmasıyla son bulmuş ve "Osmanlı Hanedan Defteri"ne kaydedilen son hanedan üyesi[2]Ortaylı, İlber. Prenseslik zor meslek. milliyet, 5 Şubat 2011. Neslişah Osmanoğlu 2012 yılında ölmüştür.[3]Onunla bir dönem sona erdi!. gazetevatan, 2 Nisan 2012.

Rukiye Sabiha Sultan'ın düğün günü, 29 Nisan 1920, soldan sağa: Fatma Ulviye Sultan, Hatice Hayriye Ayşe Dürrüşehvar Sultan, Emine Nazikeda Kadınefendi, Rukiye Sabiha Sultan, Mehmed Ertuğrul Efendi, Şehsuvar Hanımefendi
Rukiye Sabiha Sultan'ın düğün günü, 29 Nisan 1920, soldan sağa: Fatma Ulviye Sultan, Hatice Hayriye Ayşe Dürrüşehvar Sultan, Emine Nazikeda Kadınefendi, Rukiye Sabiha Sultan, Mehmed Ertuğrul Efendi, Şehsuvar HanımefendiŞivekar Koçubey, Kamu malı, Wikimedia Commons

Osmanlı Hanedanı'ndan hükümdar olanlar yaygın olarak padişah olarak bilinir. Ancak kuruluş yıllarında hükümdarlık ünvanı bey ve gazi idi ve bunun yerine daha sonra han ünvanı kullanıldı. Sultan ünvanı da Osmanlı Hanedanı'nda yaygın kullanılan bir ünvandı; ama bu ünvan erkek hükümdarların yanı sıra kadınlar için de kullanılıyordu.

Osmanlı saltanatında ünvanlar babadan oğla geçer, padişah oğulları "şehzade", kızları "sultan"dır. Şehzadelerin çocukları yine şehzade, kızları yine sultandır. Sultanların çocukları Osmanlı hanedan üyesi sayılmazlar. Sultanların erkek çocukları "beyzade" olarak anılırlardı, akrabalığı olan kimselerdir; ama silsile itibarıyla hanedandan düşerler.[4]Osmanlı Sarayında Hayat, ISBN 978-9944-766-04-3, sf: 29, Yitik Hazine Yayınları-2008, İlber Ortaylı

Köken

Selçuklu Devleti dağıldıktan sonra, Oğuz Türkmen boylarının bir araya gelerek yaptığı toplantı ve Ertuğrul Gazi'nin kılıç kuşanmasını anlatan tablo
Selçuklu Devleti dağıldıktan sonra, Oğuz Türkmen boylarının bir araya gelerek yaptığı toplantı ve Ertuğrul Gazi'nin kılıç kuşanmasını anlatan tabloYazarı bilinmiyor, Kamu malı, Wikimedia Commons

Osmanlı Hanedanı'nın kurucusu Osman Bey, Anadolu Selçuklu Devleti'nin uç beylerinden biriydi. Babası da; Anadolu Selçuklu Devleti'nin, Bizans sınırında bulunan Bilecik bölgesinde uç beyliği yapan, Kayı boyu önderi olan Ertuğrul Gazi'ydi. Osmanlı hanedanının kökenleri ise; Türk ve Altay mitolojilerine göre Türklerin atası olan Oğuz Han'ın, Göksel adlı ikinci eşinden doğan Gün Han'dan başlamak üzere sırasıyla; Kızıl Buğa, Kaya Alp, Süleyman Şah ve Ertuğrul Gazi'nin önderi olduğu Kayı boyuna dayanmaktadır. Başarıların ardından Anadolu Selçuklu Devleti tarafından Osman Gazi, bulunduğu bölgenin kendisine sancak ve tuğ verilerek eyalet beyi ilan edildi. Anadolu Selçuklu Devleti'nin yıkılmasından sonra küçük bir uç beyliğinin çekirdeğini oluşturduğu bu eyalet, bağımsız kaldı ve zamanla Osmanlı Beyliği olarak adlandırıldı. Kendisi de bu devletin ve hanedanın ilk hükümdarı oldu. Osman Bey'den sonra devletin başına oğlu Orhan Bey geçti.

Genel görüşe göre Osmanlı ailesinin, Oğuzların Bozok kolunun Gün Han soyuna mensup olan Kayı boyundan geldiği kabul edilmektedir. Osmanlıların etnik kökenleri hakkında bilgi veren ilk dönem Osmanlı kronikleri, genel anlamda aynı görüşü paylaşmaktadırlar.[5]Fatma, Acun. İlk Osmanlılara Dair. Kebikeç, 2000, s. s. 60-61. İlk dönem kroniklerinde verilen bilgiler, Oğuz Kağan Destanı ile aynıdır. Destana göre Oğuz Kağan'ın Gün Han, Ay Han, Yıldız Han, Gök Han, Dağ Han, Deniz Han olmak üzere altı oğlundan ilk doğan üç tanesi (Gün Han, Ay Han, Yıldız Han) Oğuz boylarının sağ kolunu, diğer üçü ise sol kolunu oluşturuyorlardı. Oğuz Kağan'ın her bir oğlunun dört boyu mevcuttu. Oğuz boyları ise toplamda yirmi dört boydan meydana gelmekteydi.[6]Ataniyazov, Soltanğa. Türkmen Boylarının Geçmişi, Yayılışı, Bugünkü Durumu ve Geleceği. Oğuz Han'ın altı çocuğunun oluşturduğu bu boyların Gün, Ay ve Yıldız kollarına Bozoklar (ya da Bozoklu); Gök, Dağ ve Deniz kollarına ise Üçoklar (ya da Üçoklu) denmekteydi. Orduda ve şölen adı verilen ziyafetlerde Bozoklar Han'ın sağ tarafında, Üçoklar ise sol tarafında yer alırlardı. Bozoklar'da en başta Gün Han'a mensup olan boylar, Üçoklar'da ise Gök Han'a ait boylar gelirlerdi. En başta yer alan Gün Han'ın derecelerine göre sırasıyla Kayı, Bayat, Alkaevli ve Karaevli adlı dört boyu gelirdi.

Kayı, kelime anlamı olarak "muhkem, kuvvet ve kudret sahibi" demektir. Damgaları ya da şeklinde olup, bunlar "iki ok arası bir yaylı ok"u temsil etmektedir.[7]Sümer, Faruk. Oğuzlar (Türkmenler) Tarihleri - Boy Teşkilatı - Destanları. Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı, s. 212-213.

Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluşu hakkındaki bilgilerin büyük çoğunluğu, geç 15. yüzyıl ve erken 16. yüzyılda yazılmış Türkçe eserlere dayanmaktadır.[5]Fatma, Acun. İlk Osmanlılara Dair. Kebikeç, 2000, s. s. 60-61. Türk şair Ahmedî'nin İskendernâme isimli eseri, bu konuda yazılan ilk Osmanlı kaynağı olarak kabul edilmektedir.[5]Fatma, Acun. İlk Osmanlılara Dair. Kebikeç, 2000, s. s. 60-61. Yazıcızâde Ali'nin Tevârih-i Âl-i Selçuk isimli eserinde de Osmanlılar'ın Kayı boyundan geldiği kabul edilmektedir.[5]Fatma, Acun. İlk Osmanlılara Dair. Kebikeç, 2000, s. s. 60-61. Ahmedî'nin İskendernâme isimli eserinin Âğâz-ı Dâsitân bölümünde, Ertuğrul Gazi'nin Oğuzlardan Gök Han'ın soyundan geldiği yazmaktadır.[8]asf. İskender-Nâme. Türk Dil Kurumu Yayınları, 1983, s. 65. Osmanlı tarihçisi Enverî ise, Osmanlıların Oğuz soyundan geldiğinden bahsederek Kayıların soyunu Nuh'a kadar götürdüğünü söylemiştir.[9]Enverî. Düstûrnâme-i Enverî. Çamlıca, 2012, s. 3-20. 15. yüzyıl Osmanlı tarihçilerinden Şükrullâh ise Behcetü't Tevârîh isimli eserinde, Kayıları Nuh, Yafes, Kayı Han, Kara Han, Oğuz Han, Gök Alp, Kızıl Buğa, Kaya Alp, Süleyman Şah, Ertuğrul, Osman, Orhan, Murad, Bayezid, Murad ve Mehmed olarak sıralamıştır.[10]Şükrullâh. Behcetü’t Tevârîh. Mostar, 2010, s. 306. II. Mehmed devrinde yaşayan Osmanlı tarihçisi Âşıkpaşazâde ise, Osmanlıların tarihini anlattığı Tevârîh-i Âl-i Osman isimli eserinde, Şükrullâh gibi Osmanlıları Nuh'a kadar götürmüştür. Ancak Şükrullâh'tan daha fazla isme yer vermiştir.[11]Tevarih-İ Alî Osman. Gökkubbe, 2014, s. 273. Bunların dışında İbn-i Kemal,[12]İbn-i Kemal. Tevarih-İ Alî Osman. Türk Tarih Kurumu Basımevi, 1991, s. 44-45. Naîmâ,[13]Nâimâ Mustafa Efendi. Nâimâ Tarihî. Zuhuri Danışman Yay., 1967, s. 22. Mahmûd el-Bayâtî,[14]Hasan bin Mahmud Bayati. Câm-ı Cem Ayîn. Dersâdet Matbuası, 1331. Oruç Bey,[15]Oruç Beğ. Oruç Beğ Tarihi. Bilge Kültür Sanat, 2014. Neşrî,[16]Mevlânâ Mehmed Neşrî. Cihannümâ (Osmanlı Tarihi 1288-1485). Bilge Kültür Sanat Yay., 2013, s. 7-8. Kâtip Çelebi[17]Çelebi, Kâtip. Fezleketü akvâli’l-Ahyâr fî’İlmi’t-Târîh v’l-Ahbâr. Türk Tarih Kurumu, 2009. ve Mustafa Nuri Paşa[18]Mustafa Nuri Paşa. Netayicü'l vukuat. Türk Tarih Kurumu, 2014. gibi kronik yazarlarının kaynaklarında da bu silsileler hemen hemen benzerdir.

20. yüzyılın ilk yıllarından itibaren Herbert Adams Gibbons'un Osmanlıların gayrimüslim tebaadan geldiği iddiasıyla, Osmanlıların kuruluş ve etnik kökenleriyle ilgili yeni bir tartışma başladı. Gibbons'un iddiasına göre, Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu olan Osman Gazi, daha sonra kayınpederi olacak olan Şeyh Edebali'nin evinde onun verdiği Kur'an'ı sabaha kadar ayakta okur ve bir rüya görür. Rüyasında melek ona; bu ebedi sözleri büyük bir saygıyla okuduğundan dolayı, çocuklarının ve çocuklarının çocuklarının neslinin büyük bir onura sahip olacağını söyler. Osman bu sayede Müslüman olur.[19]Gibbons, Herbert Adams. The Foundation of the Ottaman Empire. The Century Co, 1916, s. 23. Gibbons'a göre Osman, Moğol istilasından kaçarak Söğüt'e gelen küçük bir aşiretin beyidir. Yine yazara göre Osmanlılar, özellikle İslam dinini kabul eden Rumlar ile birlikte Türk ırkının dışında yeni bir ırk oluşturmuşlardır.[19]Gibbons, Herbert Adams. The Foundation of the Ottaman Empire. The Century Co, 1916, s. 23. Gibbons bu düşüncesiyle Osmanlıların Oğuz ve Kayı soyundan geldikleri görüşünü kabul etmemiştir.

Alman tarihçi Josef Markwart, Dîvânü Lugati't-Türk'te geçen Kayları Kayı olarak kabul etmiştir ve bununla birlikte Osmanlıların Moğolların Kay kabilesinden geldiklerini ve Türkleşmiş bir Moğol olduklarını iddia etmiştir. Mehmet Fuad Köprülü ise Dîvânü Lugati't-Türk'te hem Kaylardan hem de Kayılardan (Kayığ) bahsedilmesi nedeniyle Markwart'ın bu tespitinin yanlış olduğunu belirtmiştir.[20]Köprülü, Mehmet Fuat. Osmanlı İmparatorluğu’nun Etnik Menşei Mes’eleleri. 1943, s. 28.

Tarihçi Paul Wittek ise, Osmanlıların şecerelerinin Oğuzların Kayı boyuna bağlı olmadığını savunmuştur. Wittek'e göre Kayı boyu ile ilgili şecereler, devletin kuruluşundan 150 yıl sonra yazılmaya başlanan Osmanlı kroniklerine dayanan efsaneleştirilmiş öykülerdir. Paul Wittek çalışmalarında Osmanlı kroniklerini sık kullanan tarihçilerden bir tanesi olsa da, Osmanlı'nın etnik geçmişi hakkında kroniklere güvenmemiştir. Osmanlı'nın toplama bir kabile olduğunu ve devleti Anadolu'nun uçlarında yaşayan gazilerin kurduğunu savunmuştur.[21]Wittek, Paul. Osmanlı İmparatorluğunun Doğuşu. Kaynak Yayınları, s. 1-25.[22]Fatma, Acun. İlk Osmanlılara Dair. Kebikeç, 1997, s. s. 59-73. Ayrıca II. Murad devrinden sonra Kayı ve Oğuz unsurlarının diğer beylikleri kontrol altına almak ve üstünlük kurmak amacıyla çokça vurgulandığı görüşünü belirtmiştir.[23]Bulduk, Üçler. Osmanlı Beyliği’nin oluşumunda Oğuz-Türkmen Geleneğinin Yeri. Yeni Türkiye Yayınları, 1999, s. 161. Rudi Paul Lindner da Kayı boyu şecerelerinin II. Murad devrinde diğer beyliklere karşı üstünlük sağlamak için uydurulduğunu iddia etmiştir.[24]Lindner, Rudi Paul. Explorations in Ottoman Prehistory. 2010, s. 25-26. Lindner, 15. yüzyıl kroniklerine dayanarak Osmanlıların soyunu Oğuzlara çıkarmanın inandırıcı olmayacağını söylemiştir. Lindner, Osman'ın devleti yanındaki göçebelerle birlikte kurduğunu iddia etmiştir.[25]Lindner, Rudi Paul. Ortaçağ Anadolu’sunda Göçebeler ve Osmanlılar. 2000, s. 83.

Türk tarihçi Prof. Dr. Feridun Emecen, 15 ve 16. yüzyıla ait bazı tahrir defterlerinde Osmanlı İmparatorluğu'nda Kayıların mevcut olduğunu belirtmiştir. O yıllarda Kayı boyuna mensubiyetin çok cazip olmadığı için, Osmanlıların diğer Anadolu Türkmen beyliklerine karşı üstünlük kurmak amacıyla böyle bir iddiada bulunmayacaklarını söylemiştir.[26]Emecen, Feridun. Osmanlı Devleti’nin Kuruluşundan Fetret Devrine” Türkler, IX. Yeni Türkiye Yayınları, s. 18-19. Mehmet Fuad Köprülü de Feridun Emecen ile hemen hemen aynı görüşleri paylaşmıştır. Köprülü, Osmanlıların meşruiyet kazanmak amacıyla sonradan bir silsile uydurmadığını söylemiştir. Köprülü, böyle uydurma bir iddiada saray tarihçilerinin de ortak bir anlatıyı yazacaklarını savunarak, günümüzdeki kroniklerde bu konuyla ilgili farklılıkların olduğunu ve bunun sonucunda Kayı boyu görüşünün uydurma olmadığını belirtmiştir.[27]Köprülü, Mehmet Fuat. Osmanlı İmparatorluğu’nun Etnik Menşei Mes’eleleri. 1943, s. 297.

İsmail Hakkı Uzunçarşılı da Kayıların varlığını kesin olarak kabul eden tarihçilerdendir. Uzunçarşılı'ya göre Osman Gazi'nin ele geçirdiği toprakları Oğuz geleneğine göre yakınlarına ve silah arkadaşlarına dirlik olarak pay etmesi, Kayı görüşünün gerçek olabileceğinin en önemli işaretlerinden birisidir.

Prof. Dr. Halil İnalcık ise II. Murad zamanında, Timur'un Cengiz Han'ın soyundan gelmesini üstünlük unsuru sayarak Osmanlılar'a karşı egemen olmak istediğini ve buna karşı ise Osmanlıların Kayı boyu ve Oğuz hikâyesini uydurduklarını söylemiştir. Bu tarihten sonra ise dünyaya gelen şehzadelere Oğuz ismi konulmaya başlanmış, çeşitli silah ve topların üzerine de Kayı damgası işlenmiştir.[28]İnalcık, Halil. Tarih: Sadece Tarihten İbaret Midir?” Kuruluş. Hayy Kitap, s. 118.[29]İnalcık, Halil. Kuruluş Dönemi Osmanlı Sultanları (1302-1481). 2010, s. 18-21. Mehmet Ali Kılıçbay'a göre, I. Murad zamanında Osmanlıların Anadolu beyliklerinin üzerine gitmeye başlamasıyla ortaya çıkan soylu-soysuz tartışmaları sonucunda, Osmanlılar Kayı boyunu ortaya atarak diğer beyliklere üstünlük sağlamak istemiştir.[30]Kılıçbay, Mehmet Ali. Osmanlı Kuruluşunun Efsanevi Yanı”, Efsaneler ve Gerçekler, (Panel Bildirileri). İmge Kitabevi, 2004, s. 30.

Fatih Kanunnamesi

Fatih Sultan Mehmet'in saltanatının son yıllarında oluşturulan "Kanunname-i Âli Osman", daha önceki padişahların yazılı kurallarını bir araya getirmekle birlikte, devlet yönetimini aşırı merkeziyetçi bir yapıya dönüştürmüş ve padişahı mutlak hakim kılmıştır. Fatih Kanûnnâmesi olarak anılan bu düzenlemede, tahta çıkan şehzadenin, erkek kardeşlerini devletin zarar görmesini engellemek için öldürmesine yasallık kazandırmıştır.

Hanedanın sonu

Osmanlı Hanedanı'ndan son padişah olan Vahideddin, I. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkmış Osmanlı İmparatorluğu'nun da son hükümdarıydı. Anadolu topraklarının bölünmesini öngören Sevr Antlaşması'na karşı Anadolu'da gelişen Türk Kurtuluş Savaşı'nın başarıya ulaşmasının ardından son padişah Vahideddin, küçük oğlu Mehmed Ertuğrul ve hareminin mensuplarıyla birlikte Dolmabahçe Sarayı'ndan bir kayığa binerek Boğaziçi'nde demirlemiş olan HMS ''Malaya'' adlı İngiliz zırhlısı ile İstanbul'dan ayrıldı.[31]Sultan Vahdettinʼin İngiliz Zırhlısıyla Ülkeyi Terk Ettiği Ana Ait Fotoğraf.

Osmanlı Hanedan Defteri

Osmanlı İmparatorluğu döneminde hanedan üyelerinin doğum, evlilik ve ölüm gibi önemli bilgilerini kaydetmek amacıyla tutulan resmi bir defterdir. Bu kayıtlar, hanedan soy ağacını oluşturmak, taht sırasını belirlemek ve aile içi ilişkileri düzenlemek açısından büyük öneme sahipti. Osmanlı yönetimi, hanedan mensuplarının statüsünü ve haklarını koruyabilmek adına bu tür kayıtları titizlikle tutmuştur.[32]Özyetgin, Ayşe Melek. Osmanlı Hanedan Defterleri 1909-1922. Türk Tarih Kurumu Yayınları, 2019. ISBN 978-9751634429.

İçeriği

Hanedan defterlerinde yer alan kayıtlar şu bilgileri içermektedir:

  • Hanedan üyelerinin tam adı ve doğum tarihleri

  • Evlilik kayıtları ve eş bilgileri

  • Çocukların doğum tarihleri

  • Ölüm tarihleri ve defin yerleri

  • Unvanlar, rütbeler ve özel lakaplar

Bu defterler, Osmanlı tahtının varislerini belirlemek ve hanedan içindeki hiyerarşiyi düzenlemek için kullanılmıştır.[33]Osmanoğlu, Osman Selaheddin. Osmanlı Hanedanı'nın Kayıt Defteri. Timaş Yayınları, 2018. ISBN 978-6050829792.

Çalışmalar

Osmanlı Hanedanı'na ait kayıtları içeren eserlerden biri, Osman Selaheddin Osmanoğlu tarafından yazılan "Osmanlı Hanedanı'nın Kayıt Defteri" adlı kitaptır. Yazar, Osmanlı tahtının varislerinden biri olarak, hanedan mensuplarına dair doğum, ölüm, unvan, eş ve çocuk sayıları gibi istatistikleri sunmuştur.[33]Osmanoğlu, Osman Selaheddin. Osmanlı Hanedanı'nın Kayıt Defteri. Timaş Yayınları, 2018. ISBN 978-6050829792.

Bir diğer kaynak ise, Ayşe Melek Özyetgin tarafından hazırlanan "Osmanlı Hanedan Defterleri 1909-1922" adlı çalışmadır. Bu eser, Osmanlı'nın son döneminde hanedan üyelerinin durumlarını, evliliklerini ve siyasi gelişmelerle ilişkilerini ele almaktadır.[32]Özyetgin, Ayşe Melek. Osmanlı Hanedan Defterleri 1909-1922. Türk Tarih Kurumu Yayınları, 2019. ISBN 978-9751634429.

Ayrıca, Hüseyin Serdar Tabakoğlu tarafından yazılan "Osmanlı Hanedanının Son Yüzyılı" adlı kitap da hanedanın 19. ve 20. yüzyıldaki durumuna ışık tutmaktadır. Bu çalışma, hanedan üyelerinin sürgün yıllarını ve Osmanlı sonrası durumlarını ele almaktadır.[34]Tabakoğlu, Hüseyin Serdar. Osmanlı Hanedanının Son Yüzyılı. Yeditepe Yayınları, 2016. ISBN 978-6052070109.

Günümüz

Günümüzde Osmanlı Hanedanı ile soy bağı olanların bir kısmı Türkiye'de, bir kısmı ise yurt dışında değişik ülkelerde yaşamaktadırlar.[35]Sürüldüler ama bitmediler. turkiyegazetesi, 10 Mart 2013.[36]Osmanlı Hanedanı dört kıtada yaşıyor. milliyet, 15 Temmuz 2010. Bu kişilerden şehzade ünvanını devam ettiren erkek çocukların en yaşlısı ve kıdemli üyesi ise "Hanedan reisi" adıyla adlandırılmaktadır.[37]95'i gören ilk Osmanlı. sabah, 20 Ağustos 2006. Osmanlı Hanedanlığı ise 1922 yılında Ankara Hükûmeti tarafından saltanatın kaldırılması ile son bulmuştur. Osmanlı Hanedanı 1922 tarihine kadar hâlen Başbakanlık Osmanlı Arşivleri'nde muhafaza edilen Osmanlı Hanedan Defteri'ne kaydediliyordu. Bu deftere kaydedilen[2]Ortaylı, İlber. Prenseslik zor meslek. milliyet, 5 Şubat 2011. son hanedan üyesi Neslişah Sultan 2 Nisan 2012 tarihinde ölmüştür.[3]Onunla bir dönem sona erdi!. gazetevatan, 2 Nisan 2012. Bu nedenle günümüzdeki kayıtları aile içerisinde tutulan Osmanoğulları ailesindeki "Hanedan reisi" kullanımı ile "Osmanlı Hanedanı"ndaki kayıtları "Osmanlı Hanedan Defteri"ne kaydolan "Hanedan reisi" kullanımı birbirlerinden farklıdır.

Osmanlı sultanları ve halifeleri

İlhanlı Hanı Hülagü, 1258'da halifeliğin merkezi konumundaki Bağdat'ı fethetmiş, Abbasi soyundan gelenleri de öldürerek bu makama son vermişti. Fakat fetih sırasında kaçan bazı Abbasi üyeleri, Memlüklüler'e sığınarak burada halifeliği tekrar ilan ettiler (13. yüzyıl). Bu halifeliğin dini törenlerde protokolde durmaktan başka bir siyasi otoritesi yoktu. Bu şekilde yaklaşık üç yüz yıl devam eden bu durum I. Selim'in Mısır'ı fethetmesiyle sona erdi. Hilâfetin koruyuculuğu Osmanoğullarına geçti.[38]Dr. Aybars Pamir. Osmanlı Egemenlik Anlayışında Senedi İttifak'ın Yeri. Yıl 2004 C.53 Sa.2 s.66-67. Tam metin O dönemin halifesi III. Mütevekkil İstanbul'a getirilerek hayatını siyasi yetkisi olmadan burada geçirmiştir.

1 Kasım 1922 tarihinde saltanatın kaldırılmasından sonra da[39]Arşivlenmiş kopya. Ankara Hükûmeti halife olarak, TBMM'nin seçtiği Abdülmecid Efendi'den, sadece "Halife-i Müslimîn" (Müslümanların Halifesi) ünvanını kullanması ve gösterişli hareketlerde bulunmamasını istemişti. Abdülmecid Efendi, TBMM yönetimi tarafından halife seçildikten sonra kendisine verilen talimata aykırı olarak, Halife-i Müslimîn ünvanından başka sıfat ve ünvanlar kullanarak, Cumhuriyet hükûmetinin talimatı dışına çıktı. Bir taraftan Abdülmecid Efendi'nin söz konusu davranışları halifeliğin kaldırılması için bahane edilerek ve diğer taraftan da başka sebepler ileri sürülmek suretiyle, Hilâfet müessesesi 3 Mart 1924 tarihli Halifeliğin kaldırılması ve Hanedan-ı Osmaniye'nin Türkiye Cumhuriyeti memâlik-î hariciyesine çıkarılmasına dair kanûn ile sona erdirildi.

Aynı oturumda daha önce Şer'iye ve Evkaf ve Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Vekaleti'nin İlgasına Dair Kanun ile Tevhid-i Tedrisat Kanunu da kabul edilmiş ve Diyanet İşleri Reisliği'nin kurulması kararlaştırılmıştır.

Ayrıca bakınız

Dış bağlantılar

Kaynakça

  1. 1.Osmanlıların Kuruluşuna Yönelik İkilemler. Journal of History and Future, 19 Aralık 2015. dergipark.org.tr
  2. 2.Ortaylı, İlber. Prenseslik zor meslek. milliyet, 5 Şubat 2011. milliyet.com.tr
  3. 3.Onunla bir dönem sona erdi!. gazetevatan, 2 Nisan 2012. haber.gazetevatan.com
  4. 4.Osmanlı Sarayında Hayat, ISBN 978-9944-766-04-3, sf: 29, Yitik Hazine Yayınları-2008, İlber Ortaylı
  5. 5.Fatma, Acun. İlk Osmanlılara Dair. Kebikeç, 2000, s. s. 60-61.
  6. 6.Ataniyazov, Soltanğa. Türkmen Boylarının Geçmişi, Yayılışı, Bugünkü Durumu ve Geleceği. bilig.yesevi.edu.tr
  7. 7.Sümer, Faruk. Oğuzlar (Türkmenler) Tarihleri - Boy Teşkilatı - Destanları. Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı, s. 212-213.
  8. 8.asf. İskender-Nâme. Türk Dil Kurumu Yayınları, 1983, s. 65.
  9. 9.Enverî. Düstûrnâme-i Enverî. Çamlıca, 2012, s. 3-20.
  10. 10.Şükrullâh. Behcetü’t Tevârîh. Mostar, 2010, s. 306.
  11. 11.Tevarih-İ Alî Osman. Gökkubbe, 2014, s. 273.
  12. 12.İbn-i Kemal. Tevarih-İ Alî Osman. Türk Tarih Kurumu Basımevi, 1991, s. 44-45.
  13. 13.Nâimâ Mustafa Efendi. Nâimâ Tarihî. Zuhuri Danışman Yay., 1967, s. 22.
  14. 14.Hasan bin Mahmud Bayati. Câm-ı Cem Ayîn. Dersâdet Matbuası, 1331.
  15. 15.Oruç Beğ. Oruç Beğ Tarihi. Bilge Kültür Sanat, 2014.
  16. 16.Mevlânâ Mehmed Neşrî. Cihannümâ (Osmanlı Tarihi 1288-1485). Bilge Kültür Sanat Yay., 2013, s. 7-8.
  17. 17.Çelebi, Kâtip. Fezleketü akvâli’l-Ahyâr fî’İlmi’t-Târîh v’l-Ahbâr. Türk Tarih Kurumu, 2009.
  18. 18.Mustafa Nuri Paşa. Netayicü'l vukuat. Türk Tarih Kurumu, 2014.
  19. 19.Gibbons, Herbert Adams. The Foundation of the Ottaman Empire. The Century Co, 1916, s. 23. archive.org
  20. 20.Köprülü, Mehmet Fuat. Osmanlı İmparatorluğu’nun Etnik Menşei Mes’eleleri. 1943, s. 28.
  21. 21.Wittek, Paul. Osmanlı İmparatorluğunun Doğuşu. Kaynak Yayınları, s. 1-25.
  22. 22.Fatma, Acun. İlk Osmanlılara Dair. Kebikeç, 1997, s. s. 59-73.
  23. 23.Bulduk, Üçler. Osmanlı Beyliği’nin oluşumunda Oğuz-Türkmen Geleneğinin Yeri. Yeni Türkiye Yayınları, 1999, s. 161.
  24. 24.Lindner, Rudi Paul. Explorations in Ottoman Prehistory. 2010, s. 25-26.
  25. 25.Lindner, Rudi Paul. Ortaçağ Anadolu’sunda Göçebeler ve Osmanlılar. 2000, s. 83.
  26. 26.Emecen, Feridun. Osmanlı Devleti’nin Kuruluşundan Fetret Devrine” Türkler, IX. Yeni Türkiye Yayınları, s. 18-19.
  27. 27.Köprülü, Mehmet Fuat. Osmanlı İmparatorluğu’nun Etnik Menşei Mes’eleleri. 1943, s. 297.
  28. 28.İnalcık, Halil. Tarih: Sadece Tarihten İbaret Midir?” Kuruluş. Hayy Kitap, s. 118.
  29. 29.İnalcık, Halil. Kuruluş Dönemi Osmanlı Sultanları (1302-1481). 2010, s. 18-21.
  30. 30.Kılıçbay, Mehmet Ali. Osmanlı Kuruluşunun Efsanevi Yanı”, Efsaneler ve Gerçekler, (Panel Bildirileri). İmge Kitabevi, 2004, s. 30.
  31. 31.Sultan Vahdettinʼin İngiliz Zırhlısıyla Ülkeyi Terk Ettiği Ana Ait Fotoğraf. malumatfurus.org
  32. 32.Özyetgin, Ayşe Melek. Osmanlı Hanedan Defterleri 1909-1922. Türk Tarih Kurumu Yayınları, 2019. ISBN 978-9751634429.
  33. 33.Osmanoğlu, Osman Selaheddin. Osmanlı Hanedanı'nın Kayıt Defteri. Timaş Yayınları, 2018. ISBN 978-6050829792.
  34. 34.Tabakoğlu, Hüseyin Serdar. Osmanlı Hanedanının Son Yüzyılı. Yeditepe Yayınları, 2016. ISBN 978-6052070109.
  35. 35.Sürüldüler ama bitmediler. turkiyegazetesi, 10 Mart 2013. turkiyegazetesi.com.tr
  36. 36.Osmanlı Hanedanı dört kıtada yaşıyor. milliyet, 15 Temmuz 2010. milliyet.com.tr
  37. 37.95'i gören ilk Osmanlı. sabah, 20 Ağustos 2006. arsiv.sabah.com.tr
  38. 38.Dr. Aybars Pamir. Osmanlı Egemenlik Anlayışında Senedi İttifak'ın Yeri. Yıl 2004 C.53 Sa.2 s.66-67. Tam metin auhf.ankara.edu.tr
  39. 39.Arşivlenmiş kopya. tbmm.gov.tr