Turkipedia
Menü

Falih Rıfkı Atay

İçindekiler8
  1. Hayatı
  2. I. Dünya Savaşı
  3. Türk Kurtuluş Savaşı
  4. Milletvekilliği
  5. Çok partili hayat
  6. Ölümü
  7. Edebiyattaki yeri
  8. Eserlerine müdahale
  9. Eserleri
  10. Anı
  11. Gezi Yazısı
  12. Fıkra
  13. İnceleme
  14. Monografi
  15. Hakkında yazılan kitaplar
  16. Adının verildiği yerler
  17. Ayrıca bakınız
  18. Kaynakça

Falih Rıfkı Atay (26 Aralık 1893, 25 Ocak 1894 veya 26 Aralık 1894, İstanbul - 20 Mart 1971, İstanbul), İstiklâl Madalyası sahibi Türk yazar, gazeteci ve milletvekili.

Cumhuriyet döneminin en etkin gazetecilerinden biridir. Mustafa Kemal Atatürk'ün başyazarlığını yapmıştır.

1920'de Millî Mücadele'yi destekleyen yazıları sebebiyle Damat Ferit Hükûmeti tarafından "behemehâl idam edilmek" ihtarı ile Nemrut Mustafa Paşa Divan-ı Harbi tarafından hapsedildi. İkinci İnönü Zaferi'nden sonra serbest bırakıldı. İzmir'in kurtuluşundan sonra Yakup Kadri ile birlikte İzmir'e gitti. Mustafa Kemal Paşa ile tanışıp dostluğunu kazanan Falih Rıfkı Bey,[1]Sakarya Ekonomi Dergisi (SATSO), Sayı: 66, Sayfa: 21 özellikle Atatürk'ü yakından tanıtan anılarıyla ünlendi. Atatürk'ün ölümüne kadar onun başyazarı olarak kaldı. 1923-1950 yılları arasında milletvekili olarak siyasette yer aldı. Cumhuriyetin kurucusu Atatürk'e yakınlığı nedeniyle çok önemli olaylara tanıklık etmiş ve kişisel tarihi cumhuriyet tarihi ile özdeşleşmiştir.[2]Edebiyatsanat.com Falih Rıfkı Atay maddesi. Ayrıca Atay, Türk basınında sansürün kaldırılmasının yıl dönümü olarak 24 Temmuz tarihini Basın Bayramı olarak teklif etmiştir.[3]24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı. istanbulsaglik.

İstanbul Darülfünun Edebiyat Fakültesi mezunudur. 4. Ordu Komutanı Emir Subaylığı, Bahriye Nezareti Hususi Kalem Müdür Yardımcılığı, Hâkimiyet-i Milliye, Milliyet, Ulus, Akşam gazeteleri başyazarlıkları, yazarlık, TBMM II, III ve IV. Dönem Bolu, V, VI, VII ve VIII. Dönem Ankara Milletvekilliği ile II ve III. Dönem Divan-ı Riyaset Katipliği, Divan-ı Riyaset İdare Memurluğu ve IV. Dönem Uluslararası Parlamentolar Birliği Türk Grubu Üyeliği yapmıştır. Evli ve bir çocuk babasıydı.[4]TBMM Albümü. 29 Ekim 2012.

Hayatı

Sakarya'nın, Kaynarca ilçesi, Topçu köyü, Dırmandılar mahallesinden İstanbul’a yerleşmiş bir ailenin çocuğu olan Falih Rıfkı Atay, 1893 veya 1894 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Hoca Hilmi Efendi, annesi Huriye Cemil Hanım idi.[5]Gürhan Tümer, Falih Rıfkı Atay’ın mimarlığı ve şehirciliği, Mimarlık Dergisi, Sayı 345.

Ortaokulu Mekteb-i Tahsil Mektebinde, lise öğrenimini Mercan İdadisinde tamamladı. İdadide edebiyat öğretmeni olan Celal Sahir Bey (Erozan) ile kendisinden bir üst sınıfta okuyan Orhan Seyfi (Orhon), edebiyat zevkinin gelişmesine yardımcı oldu.[6]Kimkimdir.gen.tr, Falih Rıfkı Atay maddesi. 1908 yılında girdiği Darülfünun Edebiyat Fakültesini 1912’de bitirdi.

İlk yazıları 1911’de Servet-i Fünûn dergisinin genç yazarlara ayrılan ek sayfalarında yayımlandı. Tecelli (1911) dergisi ile Süleyman Bahri'nin yönettiği Kadın (1912) dergisinde Cenap Şahabettin ile Ahmet Haşim'den etkilendiğini gösteren şiirleri çıktı. 1912’den itibaren Tanin gazetesinde düzyazılar yayımladı.

1913’te memuriyet hayatına başlayan Falih Rıfkı, Sadaret ve Dâhiliye Nazırlığı kalemlerinde çalıştı. Dâhiliye vekili Talat Paşa ile birlikte resmî görevle Bükreş’e gittiğinde Tanin gazetesine röportajlar gönderdi. Bu dönemdeki yazıları, Türkçülük ve Türkçecilik akımlarının etkisini taşıyordu.

I. Dünya Savaşı

I. Dünya Savaşı’nda yedek subay olarak Suriye'ye gitti ve Cemal Paşa’nın özel kâtipliğini yaptı. Suriye ve Filistin'deki savaş anılarını Ateş ve Güneş (1918) kitabında topladı. Cemal Paşa’nın Bahriye Nazırı olması üzerine özel kalem müdür yardımcılığına getirildi. (1917)

1918’de Ali Naci (Karacan), Necmettin Sadık (Sadak) ve Kazım Şinasi (Dersan) ile birlikte Akşam gazetesini kurdu.

Türk Kurtuluş Savaşı

Akşam gazetesinde Türk Kurtuluş Savaşı’nı destekleyen yazılar yazdı. Damat Ferit Paşa hükûmetinin Ankara Hükûmeti'ni destekleyenleri yargılamak üzere kurduğu, halk arasında "Kürt Nemrut Mustafa Divanı" diye anılan mahkemede Türk Kurtuluş Savaşı'nı destekleyen yazıları nedeniyle idam istemiyle yargılandı. İkinci İnönü Muharebesi’nin kazanılması üzerine Divanıharp tutumunu değiştirince idamdan kurtuldu. Millî Mücadele'yi destekleyen yazılarını Tanin ve Hâkimiyet-i Milliye gazetelerinde sürdürdü. 10 Eylül 1922’de Anadolu’ya geçti. Savaşın ardından "Tetkik-i Mezalim Heyeti"nde görevlendirilen Falih Rıfkı; Halide Edip, Yakup Kadri, Mehmet Asım ile birlikte Yunan ordusunun yakıp yıktığı yerleri saptamak üzere tüm Batı Anadolu’yu dolaştı.[2]Edebiyatsanat.com Falih Rıfkı Atay maddesi.

Milletvekilliği

1923’te TBMM’ye girdi ve aralıksız 27 yıl milletvekilliği yaptı. 1923-1934 arasında Bolu, 1935-1950 arasında Ankara milletvekili olarak mecliste yer aldı. Önce Bolu'dan, sonra ise Ankara'dan milletvekili oluşunu 1945 yılında Baki Süha Ediboğlu'na şöyle açıkladı:"Ben evvelce Bolu mebusu idim ve o zaman bütün ormanların tahrip edilme devri idi. İntihap dairemden her dönüşte ormanları müdafaa eder, şiddetli tedbirler isterdim. Hâlbuki Bolu'nun nüfuzluları hatta eski baltalık usulüne alışan köylüleri, bu disiplinlerin aleyhinde idiler. Nihayet, 'Bu adam bizim değil, ormanların vekili!' diye şikâyetlerini sıklaştırmışlar. Bir intihap devresinde Atatürk, 'Onu ağaçsız bir yerden mebus yapalım!' demiş. O zamandan beri Ankara mebusuyum."[7]Baki Süha Ediboğlu - Falih Rıfkı Atay Konuşuyor.Bir yandan da çeşitli tarihlerde Hâkimiyet-i Milliye, ''Ulus'', ''Milliyet'' gazetelerinde başyazarlık yaptı. Köşe yazılarında Atatürk Devrimleri’ni ve Batılılaşmayı savundu. Yeni Türk alfabesinin hazırlanması ve uygulanması sırasında Dil Encümeninde görev aldı. ''Ulus'' gazetesinin başyazarlığını yaptığı dönemde Ankara şehir planı jürisinde üyelik ve İmar Komisyonunda başkanlık yaptı. Bu dönemde 1937 yılındaki Trakya Manevraları’na da katıldı. 1944 yılında yaşanan Turancılık olayları ve davaları sırasında Turancıları eleştirdi, "ırkçıların ve Turancıların, millî birliğin ve Türkiye emniyetinin tehlikesi oldukları"nı yazdı.

Çok partili hayat

1946-1950 yılları arasında, sonradan kendi ifadesiyle "1950-1960 tehlikesi"ne dikkat çekecek yazılar yazdı, Demokrat Partiyi eleştirdi. Cumhuriyet Halk Partisinin yayın organı ''Ulus'' gazetesinin başyazarı olarak CHPli Recep Peker ve Mümtaz Ökmen'le beraber şeflik sistemini "hortlatma"ya çalışan üç kişiden biri sayılıyordu. Bir CHP milletvekili, Falih Rıfkı'yı, "Falih o zattır ki umumi efkâr karşısında hücumu nimet, iltifatı felakettir." şeklinde anlatıyordu. CHP'nin tek parti ruhunu devam ettirmesine arzu gösteren kanadının bozguna uğraması üzerine Falih Rıfkı, Kasım 1947'de Ulus'un başyazarlığından istifa ederek ''Cumhuriyet'' gazetesinin Ankara muhabiri oldu.[8]Yakın Tarihte Gördüklerim ve Geçirdiklerim. Pera Turizm ve Ticaret A.Ş, 1997, s. 1412 - 1414.

Demokrat Parti'nin 1950'de iktidara geçmesinden sonra ''Dünya'' gazetesini kurarak (1952) muhalefete geçerek yeni iktidara karşı Atatürk Devrimleri'ni savundu. 27 Mayıs 1960'ta gerçekleşen askerî darbeyi destekledi ancak darbeden sonra yapılanları "Arap soluna sapmak" diye niteleyerek eleştirdi. 1960'lı yıllarda dönemin politikacılarını ve "Türkiye'deki demokrasi anlayışı"nı eleştirdi. Bülent Ecevit'in başını çektiği "Ortanın Solu" hareketine karşı çıktı. 1968'den sonra yaygınlaşan öğrenci hareketlerini de sert şekilde eleştirdi. Çankaya, Batış Yılları, İnanç, Atatürkçülük Nedir?, Atatürk Ne İdi?, Bayrak kitaplarını bu dönemde yazdı. 1971'deki ölümüne dek Dünya gazetesinin başyazarlığını sürdürdü. 1971 yılında gittikçe tırmanan anarşizmi eleştirdi. Ölümünden 15 gün önce, 5 Mart 1971'de yazdığı yazıda Deniz Gezmiş ve arkadaşları için şöyle dedi:"Her zaman bir aşiretten cihangirane bir devlet çıkaramayız ya. Ama ilhamımıza sınır yoktur: Bu defa da banka soyguncusu hayduttan bir kahraman çıkardık. Solların dilinde, eski Çakırcalı gibi destan kahramanı olmuştur. Ama Çakırcalı sonunda bacaklarından baş aşağı asılmıştır. Kanlı eşkıyaların el üstünde tutulduğunu da görecekmişiz! Yazık üniversiteler için harcadığımız on milyonlarca liraya! Eşkıya yetiştirmek için üniversite kurmaya ne lüzum var? Onları dağ da yetiştirir!"

Ölümü

Falih Rıfkı Atay’ın Zincirlikuyu Mezarlığı'ndaki kabri.
Falih Rıfkı Atay’ın Zincirlikuyu Mezarlığı'ndaki kabri.Myrat, CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons

20 Mart 1971 Cumartesi günü saat 20.40'ta kalp krizi geçirerek öldü. Ölümü TRT'nin haber bültenlerinde yer aldığında okurları ve hayranları telefon ve telgraf aracılığıyla ve bizzat Dünya gazetesine giderek üzüntülerini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay ve Başbakan Süleyman Demirel başsağlığı mesajları yayımladı. Arkadaşı Yakup Kadri Karaosmanoğlu, "Kurtuluş ve devrim mücadelesi arkadaşım Falih Rıfkı, ölümüyle yalnız Dünya gazetesi için doldurulması güç bir boşluk bırakmayacak, aynı zamanda eşsiz bir kalem kahramanı olarak da bütün Türk basınında eksikliğini daima hissettirecektir." ifadelerini kullandı.

23 Mart 1971 Salı günü yapılan törenle Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi. Cenazesine eşi ve ailesi, Devlet Bakanı Turhan Bilgin, İstanbul Valisi Vefa Poyraz, Birinci Ordu Komutanı Orgeneral Faik Türün, Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral Bülend Ulusu ve diğer bazı komutanlar, Basın-Yayın Umum Müdürü, İstanbul Cumhuriyet Savcısı, İstanbul Emniyet Müdürü, Türk Hava Yolları Umum Müdürü ve diğer askerî ve sivil kanat katıldı. Törende binleri bulan bir halk kalabalığı da yer aldı.

Edebiyattaki yeri

Atatürk’ün çok yakınında bulunması ve önemli olaylara tanıklık etmesi yapıtlarına ayrı bir önem kazandırdı.

Falih Rıfkı Atay, gezi yazılarını ve anılarını topladığı kitaplarıyla cumhuriyet döneminde bu türlerin ilk özgün örneklerini verdi. Özellikle gezdiği ülkelerde yaptığı geziler ve bu gezileri kitaplaştırması dikkat çekti. Atay, 1967'de yazdığı "Şu Geçmiş" başlıklı yazısında, eserlerindeki gezi yazılarının fazla oluşunu şöyle açıkladı:"Çocukluğumun en tatlı hatırası rıhtımda uzun sefer gemilerinin düdük sesi idi. Hamit despotluğunda Türklere seyahat yasaktı. Çocukluk özlemi içimde kalmış olacak ki otuzdan fazla kitabımın büyük çoğunluğu yolculuk yazılarıdır."Atay; sağlam, çekici anlatımı ve duru Türkçesiyle basının en usta kalemlerinden biriydi. Türkçeyi süssüz, sanatsız ama etkin kullanmayı amaçladı. Siyasi konuları işleyen fıkra ve başyazılarıyla tanınan Atay; gezi, anı, makale ve sohbet türlerinde birçok kitap yayımlamıştı.

Eserlerine müdahale

Falih Rıfkı Atay'ın kitaplarını basan Pozitif Yayınları'nın; Atay'ın bazı sözlerini "sadeleştirme" amacıyla değiştirmesi, bazı sözlerini ise kitaplardan çıkarması Murat Bardakçı gibi yazarlar ve okurlar tarafından eleştirildi.[9]Tarih Söyleşileri: Murat Bardakçı.[10]Remzi Kitabevi baskısıyla mukayese - ekşi sözlük.[11]Zeytindağı'ndan bir sadeleştirmeye örnek - ekşi sözlük.[12]Zeytindağı'ndaki örnek sadeleştirme - Ozan Kolbaş, Twitter.

Eserleri

Anı

Gezi Yazısı

Fıkra

İnceleme

Monografi

Hakkında yazılan kitaplar

Yaşar Gürsoy - Çankaya'nın Kalemşoru - Bilinmeyenlerle Falih Rıfkı Atay

Adının verildiği yerler

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. 1.Sakarya Ekonomi Dergisi (SATSO), Sayı: 66, Sayfa: 21
  2. 2.Edebiyatsanat.com Falih Rıfkı Atay maddesi. edebiyatsanat.com
  3. 3.24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı. istanbulsaglik. istanbulsaglik.gov.tr
  4. 4.TBMM Albümü. 29 Ekim 2012. tbmm.gov.tr
  5. 5.Gürhan Tümer, Falih Rıfkı Atay’ın mimarlığı ve şehirciliği, Mimarlık Dergisi, Sayı 345. mimarlarodasi.org.tr
  6. 6.Kimkimdir.gen.tr, Falih Rıfkı Atay maddesi. kimkimdir.gen.tr
  7. 7.Baki Süha Ediboğlu - Falih Rıfkı Atay Konuşuyor. nadirkitap.com
  8. 8.Yakın Tarihte Gördüklerim ve Geçirdiklerim. Pera Turizm ve Ticaret A.Ş, 1997, s. 1412 - 1414.
  9. 9.Tarih Söyleşileri: Murat Bardakçı. youtube.com
  10. 10.Remzi Kitabevi baskısıyla mukayese - ekşi sözlük. eksisozluk.com
  11. 11.Zeytindağı'ndan bir sadeleştirmeye örnek - ekşi sözlük. eksisozluk.com
  12. 12.Zeytindağı'ndaki örnek sadeleştirme - Ozan Kolbaş, Twitter. twitter.com