Talat Paşa
İçindekiler3
Mehmed Talat (محمد طلعت; 1 Eylül 1874[1]Hüseyin Cahit Yalçın, Talat Paşa'nın Hatıraları, s. 26[2]M. Şükrü Hanioğlu, Talat Paşa, Türk Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 39, Yıl 2010. -15 Mart 1921), Osmanlı Hürriyet Cemiyeti'nin kurucu lideri, İttihat ve Terakki'nin kurucularından ve önde gelen liderlerinden olan Osmanlı devlet adamıdır.
1908 İhtilali'nin hazırlanmasında önemli rol oynayan Talat Bey, 1908-1918 arasında Osmanlı Devleti siyasetine yön veren en önemli aktörlerden biri olmuştur. Bâb-ı Âli Baskını sonrasında Said Halim Paşa Kabinesinde Dâhiliye Nazırlığına getirildikten sonra devlet siyasetinin en önemli belirleyicilerinden biri hâline geldi. Enver Paşa ve Cemal Paşa ile birlikte Üç Paşalar iktidarını kuran Talat Bey, Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'na girmesinde ve Ermeni Kırımı'nda rol oynadı.[3]Suny, Ronald Grigor. "They Can Live in the Desert but Nowhere Else": A History of the Armenian Genocide. Princeton University Press, 2015.
1917 yılında sadrazamlık yaptı. Savaşın kaybedilmesinden sonra İttihat ve Terakki Cemiyeti'ni feshedip Enver ve Cemal Paşalarla birlikte ülkeyi terk etti. 1921 yılında Berlin'de, Soğomon Tehliryan adında Ermeni Kırımı'nın intikamını almak isteyen bir Ermeni tarafından öldürüldü.
Yaşamı
Mehmed Talat 1874 yılında Edirne Vilayeti'nin Kırcaali şehrinde orta sınıf bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Çingene[4]They believed that he lacked race and breeding; they scornfully reported that he was of gypsy origin. For more see: David Fromkin, A Peace to End All Peace: The Fall of the Ottoman Empire and the Creation of the Modern Middle East, Henry Holt and Company, 2010, ISBN 1429988525, p. 39.[5]1874 yılında Edirne'de (Türkiye'nin en batısında) bir çiftçi ile çingene bir kadının çocuğu olarak doğdu.. For more see: Michael Newton, Age of Assassins: A History of Conspiracy and Political Violence, 1865-1981, Faber & Faber, 2012, ISBN 0571290469, p. 49.[6]Partinin üst düzey görevlileri arasında İçişleri Bakanı Talat Paşa (Bulgar Çingenesi) vardı.; For more see: Stephen R. Graubard, The Armenian Genocide in Perspective, Routledge, 2017, ISBN 1351485830, p. 93. veya Pomak[7]Jön Türk liderler, Talat etnik olarak Türk değildi; daha ziyade Pomak kökenliydi. For more see: Eric Bogosian, Operation Nemesis: The Assassination Plot that Avenged the Armenian Genocide, Hachette UK, 2015, ISBN 031629201X,p. 75.[8]İşin garibi, Ziya Bey 1908 devriminden sonra Jön Türk hareketinin başarısını görecek kadar yaşasaydı, bir Pomak çingenesi olan Jön Türklerin Sadrazamı Talat'a selam verebilirdi. Siyasetin ironileri bunlar. For more see: George Young, Constantinople, Barnes & Noble, 1992, ISBN 1566190843, p. 210.[9]Galip, Özlem Belçim. New Social Movements and the Armenian Question in Turkey: Civil Society vs. the State. Springer International Publishing, 2020, s. 21-36. asıllı olduğu iddia edilse de hatıralarında Türk soyundan olduğunu çeşitli dayanaklarla savunmuştur.[10]Talât Paşa. Talât Paşa'nın anıları. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2018. Babası Ahmed Vasıf Efendi, yakınlardaki bir köy olan Çepleci'den bir kadıydı.[11]Talât Paşa'nın anıları. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 4 Kasım 2019, s. 27. Annesi ise Kayseri Dedeler köyünden buraya göçmüş bir aileye mensup Hürmüz Hanım'dı.[12]Taner Timur, Türkler ve Ermeniler: 1915 ve Sonrası, İmge Kitabevi, 2001, ISBN 978-975-533-318-2, p. 53.[13]Müslüm Ulusoy Talat Paşa ile İlgili Yazdı , Müslüm Ulusoy, 17Mart 2014. İlk eğitimini Vize'de gördükten sonra Edirne Askerî Rüştiyesi'ni bitirdi.[2]M. Şükrü Hanioğlu, Talat Paşa, Türk Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 39, Yıl 2010.
Babasının ölümü üzerine annesi ve iki kız kardeşinin sorumluluğunu erken yaşta üstüne almak zorunda kaldı.[14]Aslan, Ahmet. Türk Basınında Talat Paşa Suikastı ve Yansımaları. İstanbul Üniversitesi, 2010. 1898 ile 1908 arasında, Selanik Postanesinde posta memuru olarak görev yaptı. Bu posta biriminde 10 yıl hizmet ettikten sonra, Selanik Postane başkanı oldu. Memuriyeti sırasında Fransızca dersleri aldı, ayrıca Rumca da konuşabilmekteydi.[2]M. Şükrü Hanioğlu, Talat Paşa, Türk Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 39, Yıl 2010.
Jön Türk Hareketi
Jön Türk düşüncesinden genç yaşta haberdar oldu, alt düzey bürokrat ve zabitlerden oluşan bir muhalefet örgütlenmesine katıldı. 1896'da arkadaşlarıyla beraber tutuklanan Talat Bey, üç yıl hapse mahkûm edilerek Edirne Hapishanesi'ne gönderildi ve memuriyetten azledildi. Bir buçuk yıl kadar hapis yattıktan sonra 1898 yılı Şubat ayında bir irade ile diğer arkadaşlarıyla beraber affedildi, ancak Edirne'de kalmasına izin verilmeyerek Selanik'e sürüldü.
1899'da Selânik Vilâyeti Posta ve Telgraf İdaresi'nde kâtip, 1903'te başkâtip oldu ve 21 Kasım 1907 tarihinde azledilinceye kadar bu görevde kaldı.[2]M. Şükrü Hanioğlu, Talat Paşa, Türk Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 39, Yıl 2010. Posta idaresindeki görevi ona memleket dışındaki muhaliflerin yayınladıkları gazeteleri gizlice alıp Selanik'e getirme fırsatı verdi.[14]Aslan, Ahmet. Türk Basınında Talat Paşa Suikastı ve Yansımaları. İstanbul Üniversitesi, 2010. Selanik'te resmi işleriyle uğraşmanın dışında Selanik Hukuk Mektebi'ne devam etti.[14]Aslan, Ahmet. Türk Basınında Talat Paşa Suikastı ve Yansımaları. İstanbul Üniversitesi, 2010.
1903'te İtalyan Obediyası'na bağlı Macedonia Risorta mason locasına girdi. Kimi kaynaklara göre aynı zamanda Bektaşî tarikatı mensubu idi ve her iki kanalı da muhalif siyasi örgütlenme için kullandı.[2]M. Şükrü Hanioğlu, Talat Paşa, Türk Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 39, Yıl 2010. 1903'teki İlinden İsyanı Selânik'teki muhaliflerin de yeniden örgütlenme çabalarına vesile oldu. Muhalifler 1906 yılı Temmuzunda yeni bir örgütlenmenin gerçekleştirilmesine karar verdiler. Talat Bey ile İsmail Canbulat ve Mithat Şükrü Bey'den oluşan bir heyet, adı sonradan Osmanlı Hürriyet Cemiyeti adını alan örgütün kurulmasına karar verdi. Talat Bey, İsmail Canbolat ve Mustafa Rahmi Bey ile birlikte örgütün idaresini üstlendi. Özellikle düşük rütbeli subayların üye kaydolduğu cemiyet, merkezi Paris'te bulunan “Osmanlı Terakkî ve İttihat Cemiyeti” ile 17 Eylül 1907'de birleşti; “Osmanlı Terakkî ve İttihat Cemiyeti Dâhilî Merkez-i Umûmîsi" adını aldı. Talat Bey bu yeni teşkilâtın kâtibi olarak görevlendirildi. “Hâricî Merkez-i Umûmî”'de benzer bir görevi üstlenen Bahâeddin Şâkir Bey ile beraber örgütün teşkilâtlanmasını denetleyen iki kişiden biri oldu.
Bir jurnal üzerine Kasım 1907'de Posta İdaresi'ndeki görevinden azledilen Talat Bey, memuriyet hayatının bitmesi sayesinde bütün zamanını cemiyet için kullanma imkânı bulmuştur.[14]Aslan, Ahmet. Türk Basınında Talat Paşa Suikastı ve Yansımaları. İstanbul Üniversitesi, 2010. Meşrutiyet'in İlanından önce iki kere İstanbul'a giderek cemiyetin İstanbul şubesinin kurulması için çalıştı.
1908 İhtilalinden sonra
1908 ihtilalinden sonra örgüt “Osmanlı İttihat ve Terakkî Cemiyeti” adını aldı. Cemiyetin en önemli idarecilerinden biri hâline gelen Talat Bey, 1908-1918 döneminde Osmanlı Devleti'nde en önemi siyaset yapıcılardan biri oldu. Siyasi görevlerinin yanı sıra 1909 yılında kurulan Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locasının ilk büyük üstadı olarak bir yıl görev yaptı.[15]Talát Paşa için 84 yıl sonra AİHM'de dava açılıyor. 12 Haziran 2005.
Talat Bey, Kasım-Aralık ayları içinde yapılan 1908 seçimlerinde memleketi Edirne'den aday olmuş ve doksan oy alarak Meclis-i Mebusan'a girmiştir. Meclisin açılışında Ahmet Rıza Bey 205 oy alarak başkan seçilirken Talat Bey'de 116 oy alarak birinci reis vekili seçildi.[14]Aslan, Ahmet. Türk Basınında Talat Paşa Suikastı ve Yansımaları. İstanbul Üniversitesi, 2010.
31 Mart isyanı

31 Mart İsyanı'nda isyancıların boy hedeflerinden biri hâline gelen Talat ve Nazım Beyler, isyanın ilk günü Ali Cemal Bey'in Şehzadebaşı'ndaki evinde saklandılar.[16]Ahmet Rıza - ANILAR, s. s.45. Ahmet Rıza Bey'in tarikiyle ikinci gün saklandıkları evden çıkıp Ermeni Devrimci Federasyonu (Taşnaksutün) üyesi ve gazeteci Haçadur Malumyan'ın evinde saklandılar.[17]Kevorkian, Raymond. Ermeni Soykırımı. İletişim Yayınları, 2015, s. 100. İsyanın üçüncü günü ise Hareket Ordusuna katılmak, Meclis-i Mebusan ve Ayan azalarını toplayabilmek için Doktor Nâzım Bey'le birlikte Ayastefanos'a gitti. Yat kulübünde toplanan diğer mebusan ve ayanla birlikte padişahın “Kanun-u Esasi”ye sadık kaldıkça saltanat haklarının korunacağına dair sadarete çekilen telgrafa imza attı.[14]Aslan, Ahmet. Türk Basınında Talat Paşa Suikastı ve Yansımaları. İstanbul Üniversitesi, 2010. Sultan Abdülhamit'in hal edilmesinden sonra Talat Bey, ayan ikinci başkanı Gazi Ahmet Muhtar Paşa ile birlikte Reşat Efendi'ye tahta çıktığını bildiren heyetin başkanlığını yaptı.
31 Mart hadisesinden sonra İngiltere'ye seyahate giden 17 kişilik meclis heyetine başkanlık etti. İngiltere'de resmi ziyarette iken Hüseyin Hilmi Paşa kabinesine Dahiliye Nazırı tayin edildiğini öğrendi.[14]Aslan, Ahmet. Türk Basınında Talat Paşa Suikastı ve Yansımaları. İstanbul Üniversitesi, 2010.
Bakanlıkları

8 Ağustos 1909 ve 4 Şubat 1911 tarihleri arasında bir buçuk yıl Dahiliye nazırı olarak görev yaptıktan sonra “efkarı umumiyeyi ve matbuatı” hoşnut etmediği gerekçesiyle istifa etti; Edirne mebusu olarak meclisteki görevine devam etti.[14]Aslan, Ahmet. Türk Basınında Talat Paşa Suikastı ve Yansımaları. İstanbul Üniversitesi, 2010.
4 Şubat 1912 - Temmuz 1912 arasında Sait Paşa kabinesinde Posta ve Telgraf nazırı olarak kabinede yer aldı.
Balkan Savaşı sırasında gönüllü asker olarak Edirne'de görev aldıysa da siyasi propaganda yaptığı gerekçesiyle İstanbul'a geri gönderildi.[18]TALAT PAŞA - TDV İslâm Ansiklopedisi. Bâb-ı Âlî Baskını'nın düzenleyici ve uygulayıcıları arasında yer aldı.[2]M. Şükrü Hanioğlu, Talat Paşa, Türk Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 39, Yıl 2010. Baskından sonra Dahiliye Nazırı vekili olarak görev yaptı ancak kabinede yer almadı. Baskından sonra kurulan hükûmet, savaşa devam etme kararı almıştı. Talat Bey, II. Balkan Savaşı esnasında Edirne'nin geri alınması için askerî harekât kararı verilmesinde önemli rol oynadı ve ardından Bulgar temsilcileriyle yapılan barış görüşmelerinde Osmanlı heyetine başkanlık etti.
Mahmud Şevket Paşa suikastının ardından kurulan Said Halim Paşa kabinesinde 12 Haziran 1913'te yeniden Dahiliye nâzırlığına getirildi. Bu tarihten itibaren Talat Bey devletin siyasetinin en önemli belirleyicilerinden biri oldu. Devrin diğer iki önemli yöneticisi Enver Paşa ve Cemal Paşa ile birlikte Üç Paşalar iktidarını kurarak Osmanlı Devleti'nin son dönemine damgasını vurdu.
Balkan harbinde “hıyanetleri görülen unsurlardan memleketi temizlemeyi” bir devlet politikası hâline getiren Talat Bey, memleketin etnik yapısı hakkında araştırmalar yaptırttı; İttihat ve Terakki Cemiyetinin teşkilatı yoluyla Rumları ürkütüp göçe sevk etti; boşalan yerlere Makedonya Türklerini yerleştirdi.[14]Aslan, Ahmet. Türk Basınında Talat Paşa Suikastı ve Yansımaları. İstanbul Üniversitesi, 2010.
Mehmet Talat Paşa, I. Dünya Savaşı sırasında İttihat ve Terakki Cemiyetinin en belirleyici isimlerindendi. Savaşa girme konusunda İttihat ve Terakkî Cemiyeti içinde beliren fikir ayrılığında savaşa katılma taraftarı gruba dolaylı destek vererek Osmanlı Devleti'nin böyle bir karar almasında etkili oldu.[2]M. Şükrü Hanioğlu, Talat Paşa, Türk Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 39, Yıl 2010. 27 Mayıs 1915 tarihli Tehcir Kanunu'nun çıkarılması ve uygulanmasında cemiyet liderlerinden biri ve Dahiliye nâzırı sıfatıyla önemli rol oynadı.
Sadrazamlığı

3 Şubat 1917 tarihinde Said Halim Paşa'nın sağlık sebeplerini ileri sürerek istifa etmesinden sonra Talat Bey, vezir rütbesiyle sadrazamlığa getirildi. Böylece Osmanlı tarihinde sadrazamlığa getirilen ilk mebus oldu.
Sadrazamlık döneminin en önemli konularından bir tanesi, devletin I. Dünya Savaşı'na girmesi ile ortaya çıkan iaşe meselesi olmuştur. 18 Ağustos 1917'de “İaşe-i Umumiye Kararnamesi” ile bütün yetkiler orduya devredilmesi, “Talat- Enver”, “sivil-asker” çatışması olarak ifade edilmiş; bu çatışmada Talat yenilmiş ve halkı besleme görevi Talat ve sivillerden Enver ve askerlere geçmiştir.[14]Aslan, Ahmet. Türk Basınında Talat Paşa Suikastı ve Yansımaları. İstanbul Üniversitesi, 2010. İaşe işlerinin askerlerden alınıp yeniden sivillere verme çabasına giren Talat Paşa, 30 Temmuz 1918'de İâşe Nezâreti'ni kurarak başına Kara Kemal'i getirdi.[14]Aslan, Ahmet. Türk Basınında Talat Paşa Suikastı ve Yansımaları. İstanbul Üniversitesi, 2010.[19]Aydın, Mehmet. İaşe Nezareti ve İaşe Nazırları (1918-1919). Kasım 2022, s. 767-779.
Bolşevik Devriminin gerçekleşmesiyle savaştan çekilen Rusya ile yapılan barış görüşmelerine Talat Paşa bizzat katıldı. Lev Troçki, Karl Radek gibi ihtilalciler ve Çiçerin ile Lev Mihayloviç Karahan gibi Sovyet diplomasisinde önemli rol oynayacak olan şahsiyetlerle tanışma imkânı buldu. 3 Mart 1918'de imzalanan Brest Litovsk Barış Antlaşması'na Osmanlı Devleti temsilcisi olarak imza atan Talât Paşa'nın çabaları neticesinde Rusya, 93 Harbi sırasında işgal ederek aldığı tüm toprakları (Ardahan, Kars, Artvin ve Batum) Osmanlı Devleti'ne geri vermiştir.
1918 yılı Temmuz ayında Sultan Reşad'ın vefatı üzerine usûlen hükûmetin istifasını sunan Talat Bey, Sultan Vahdettin tarafından yeniden sadrazamlığa atandı. Devletin savaşta yenilgiye uğraması üzerine 8 Ekim 1918'de sadrazamlıktan istifasını sundu ve 14 Ekim'de Ahmed İzzet Paşa sadâretinde yeni kabinenin kurulmasıyla görevi resmen sona erdi.
Yurt dışına çıkışı

Talat Paşa ve kabinesinin istifasından sonra toplanan İttihat Terakki ve Umum Merkezi, Talat Paşa, Enver Paşa, Dr. Nazım ve Dr Bahattin Şakir Bey'lerin ülke dışına çıkmasına karar verdi. Talat ve Enver Paşalar memleket dışına çıkacak olurlarsa bütün düşmanlığın onlarda toplanacağı ve fırkanın diğer üyelerinin bu düşmanlıktan uzak kalacakları ileri sürülüyordu.[14]Aslan, Ahmet. Türk Basınında Talat Paşa Suikastı ve Yansımaları. İstanbul Üniversitesi, 2010. İttihat ve Terakkî Cemiyeti'nin örgütün feshine karar veren son kongresi 1 Kasım 1918'de Talat Paşa'nın başkanlığında yapıldı. Talat Paşa, o gece Enver ve Cemal paşalar gibi önde gelen cemiyet liderleriyle birlikte bir Alman torpido gemisiyle Karadeniz üzerinden Sivastopol'a geçerek oradan Berlin'e gitti.
Yurt dışına çıkmadan önce Sadrazam Ahmed İzzet Paşa'ya bir mektup bırakan Talat Paşa, mektubunda muhakeme olmak istediğini ama arkadaşlarının ısrarı ile bunu geleceğe bıraktığını, sahip olduğu para ile ilgili bilgi verdikten sonra da memleketin işgalden kurtulduğu gün ilk telgrafta geleceğini ve hesap vereceğini söylüyordu.[14]Aslan, Ahmet. Türk Basınında Talat Paşa Suikastı ve Yansımaları. İstanbul Üniversitesi, 2010. Talat Paşa'nın yazdığı mektubun Kasım'da Sadrazam İzzet Paşa'ya verilmesiyle olay ortaya çıktı. Talat Paşa ve arkadaşlarının yurt dışına çıkmaları hükûmeti çok zor bir duruma düşen kabine 8 Kasım'da istifa etti; yerine kurulan Tevfik Paşa kabinesi çıkarttığı bir kararname ile Talat Paşa ve arkadaşlarının memlekette kalan mallarına el koydu. Ardından 2 Şubat 1919 tarihinde “Tehcir ve Taktil” olaylarını inceleyecek heyetler kurulmasına dair Meclis-i Vükela kararı çıkarılarak, Talat Paşa ve arkadaşları gıyaben yargılandı.[14]Aslan, Ahmet. Türk Basınında Talat Paşa Suikastı ve Yansımaları. İstanbul Üniversitesi, 2010. Damat Ferit Paşa hükûmeti kurulduktan sonra İttihat ve Terakki'nin ileri gelenlerini yargılamak için yeni bir Divan-ı Harp kurulmuş; ayrıca Talat Paşa'nın paşalık rütbesi ile nişanlarının geri alınmasına karar verilmiştir. Verilen hüküm sonucunda, Talat Paşa, Enver, Cemal ve Dr. Nazım ile birlikte gıyaben idam cezasına çarptırılmıştır.[20]Feridun Ata, Divân-ı Harb-i Orfî Mahkemelerinde Ermeni Tehciri Yargılamalarına İstatistiksel Bir Bakış (1919-1921), Atam Dergisi , (erişim: 25.06.2025)
Yurt dışındaki faaliyetleri
Talat Paşa, kaçışından itibaren İttihat ve Terakkî Cemiyeti'nin yurt dışında yeniden başlattığı faaliyetin idaresinde "Ali Sâî” takma adıyla görev aldı. Bütün faaliyetleri bir araya toplamak ve oradan kontrol edebilmek amacıyla bir büro kiraladı. Arkadaşlarıyla burada Türkiye'nin siyasi durumuna ait haberler özetleyip rapor hâline getiren Talat Paşa, bir gazete çıkarmayı istiyordu.[14]Aslan, Ahmet. Türk Basınında Talat Paşa Suikastı ve Yansımaları. İstanbul Üniversitesi, 2010. Parasızlık nedeniyle bunu gerçekleştiremeyen Talat Paşa, iktidarda iken Avrupa'da tanıdığı insanlara siyaseti hakkında açıklamada bulunmak için hatıralarını yazdı. Berlin'deki en önemli faaliyetlerinden birisi Şark Kulübü adlı bir kulüp kurması idi. Kulüp adına toplanan paralarla fakir doğulu öğrencilere yardım edilecek, doğuluların Avrupa'yı tanımaları kolaylaştırılacak, doğu hakkında eserler yayınlanacak, doğunun propagandası yapılacaktı.[14]Aslan, Ahmet. Türk Basınında Talat Paşa Suikastı ve Yansımaları. İstanbul Üniversitesi, 2010.
Talat Paşa ayrıca Tevfik Rüştü, Halide Edip, Celal Bayar, Ankara temsilcisi Bekir Sami Bey ve Galip Kemali beyler ile mektuplaşmalar, Cami Bey, Nuri Conker ile görüşmeler yaptı. Çalışmalarının amacı; Sovyetler Birliği ile Türkiye arasında anlaşma sağlamak; İngiltere ve öteki Batılılarla ilişki kurmak; Anadolu hareketini desteklemek idi.[14]Aslan, Ahmet. Türk Basınında Talat Paşa Suikastı ve Yansımaları. İstanbul Üniversitesi, 2010. Bu amaçlarla Avrupa ülkelerinde seyahat etti; Bolşevikler ve galip devletlerle temaslar yaptı. Kendisi bu dönemde ayrıca Mustafa Kemal Paşa ile haberleşti.[2]M. Şükrü Hanioğlu, Talat Paşa, Türk Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 39, Yıl 2010.
Suikastı

Taşnak Partisi'nin İttihat ve Terakkî erkânının öldürülmesi kararı üzerine suikastçı Soğomon Tehliryan, 15 Mart 1921 tarihinde Talat Paşa'yı Berlin'in Charlottenburg semtindeki Hardenbergstrasse'deki evinin önünde yakın mesafeden başına ateş etmek suretiyle öldürdü.[21]NEMESİS'in işlediği cinayetlerde de karar aynıydı: Örgütü bulamadılar!. 22 Ocak 2012. Berlin, Tampelhof'ta inşasına öncülük ettiği camide kılınan cenaze namazına kalabalık bir katılım oldu; imparatorun başmabeyncisinin yanı sıra Cumhurbaşkanı, Başbakan, Dışişleri ve Adalet Bakanlarının temsilcileri cenazede hazır bulundu.[22]Şimşir, Bilal. Şehit Diplomatlarımız (1973-1994). Bilgi Yayınevi, 2000. Berlin'deki Türk mezarlığına defnedildi.
Yakalanan Tehliryan cinayeti işlediğini itiraf etti. İki günlük yargılamadan sonra, Türk tarafının gösterdiği savunma tanıkları dahi dinlenmeden hakkında beraat kararı verildi. Karara gerekçe olarak Tehliryan'ın tehcirden dolayı travma ve cinnet geçirmesi gösterildi.[22]Şimşir, Bilal. Şehit Diplomatlarımız (1973-1994). Bilgi Yayınevi, 2000.
Öldürülüşünün ardından TBMM'nin 1926 yılında kabul ettiği bir kanunla ailesine ev tahsis edildi ve şehit aylığı bağlandı. Talat Paşa'nın Berlin'deki Türk mezarlığında bulunan naaşı, 1943 yılında alınan Bakanlar Kurulu kararı ile Türkiye'ye taşındı. Gömüldüğü yerden çıkarılan, bayrağa sarılan ve çiçekler içinde, özel bir vagonla İstanbul'a getirilen naaş, 25 Şubat 1944 günü Sirkeci Garında karşılandı, top arabasıyla ve törenle Abide-i Hürriyet şehitliğine taşındı ve burada defnedildi.[22]Şimşir, Bilal. Şehit Diplomatlarımız (1973-1994). Bilgi Yayınevi, 2000.

Eserleri
Talat Paşa'nın ölümünden sonra yayımlanan hatıraları dışında yazılı bir eseri yoktur. Bu hatıran özeti New York Times Current History dergisinde Ekim 1921'de ve bir kısmı Yeni Şark gazetesinde Kasım-Aralık 1921'de sansürlenerek yayımlanmış; 1945'te Tanin gazetesinde tefrika edilmiş, 1946'da Hüseyin Cahit Yalçın tarafından kitap hâlinde yayımlanmıştır.[2]M. Şükrü Hanioğlu, Talat Paşa, Türk Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 39, Yıl 2010.
Yeni Şark gazetesinde çıkan sansürlü metin, eksik bölümler, Tanindeki tefrikadan tamamlanıp 2006 yılında Kaynak Yayınları tarafından yayımlandı. İttihat ve Terakkî Cemiyeti'nin bilhassa savaş sırasındaki icraatını savunmak amacıyla hazırlanan bu metinlerin orijinali elde bulunmaz ve gerçekten Talat Paşa'nın kaleminden çıkıp çıkmadığı hususu tartışmalıdır.[2]M. Şükrü Hanioğlu, Talat Paşa, Türk Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 39, Yıl 2010.
Dış bağlantılar
Kaynakça
- 1.Hüseyin Cahit Yalçın, Talat Paşa'nın Hatıraları, s. 26
- 2.M. Şükrü Hanioğlu, Talat Paşa, Türk Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 39, Yıl 2010. islamansiklopedisi.org.tr
- 3.Suny, Ronald Grigor. "They Can Live in the Desert but Nowhere Else": A History of the Armenian Genocide. Princeton University Press, 2015.
- 4.They believed that he lacked race and breeding; they scornfully reported that he was of gypsy origin. For more see: David Fromkin, A Peace to End All Peace: The Fall of the Ottoman Empire and the Creation of the Modern Middle East, Henry Holt and Company, 2010, ISBN 1429988525, p. 39. books.google.bg
- 5.1874 yılında Edirne'de (Türkiye'nin en batısında) bir çiftçi ile çingene bir kadının çocuğu olarak doğdu.. For more see: Michael Newton, Age of Assassins: A History of Conspiracy and Political Violence, 1865-1981, Faber & Faber, 2012, ISBN 0571290469, p. 49. books.google.bg
- 6.Partinin üst düzey görevlileri arasında İçişleri Bakanı Talat Paşa (Bulgar Çingenesi) vardı.; For more see: Stephen R. Graubard, The Armenian Genocide in Perspective, Routledge, 2017, ISBN 1351485830, p. 93. books.google.bg
- 7.Jön Türk liderler, Talat etnik olarak Türk değildi; daha ziyade Pomak kökenliydi. For more see: Eric Bogosian, Operation Nemesis: The Assassination Plot that Avenged the Armenian Genocide, Hachette UK, 2015, ISBN 031629201X,p. 75. books.google.bg
- 8.İşin garibi, Ziya Bey 1908 devriminden sonra Jön Türk hareketinin başarısını görecek kadar yaşasaydı, bir Pomak çingenesi olan Jön Türklerin Sadrazamı Talat'a selam verebilirdi. Siyasetin ironileri bunlar. For more see: George Young, Constantinople, Barnes & Noble, 1992, ISBN 1566190843, p. 210.
- 9.Galip, Özlem Belçim. New Social Movements and the Armenian Question in Turkey: Civil Society vs. the State. Springer International Publishing, 2020, s. 21-36. link.springer.com
- 10.Talât Paşa. Talât Paşa'nın anıları. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2018. archive.org
- 11.Talât Paşa'nın anıları. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 4 Kasım 2019, s. 27. archive.org
- 12.Taner Timur, Türkler ve Ermeniler: 1915 ve Sonrası, İmge Kitabevi, 2001, ISBN 978-975-533-318-2, p. 53.
- 13.Müslüm Ulusoy Talat Paşa ile İlgili Yazdı , Müslüm Ulusoy, 17Mart 2014. yakinplan.com
- 14.Aslan, Ahmet. Türk Basınında Talat Paşa Suikastı ve Yansımaları. İstanbul Üniversitesi, 2010.
- 15.Talát Paşa için 84 yıl sonra AİHM'de dava açılıyor. 12 Haziran 2005. hurriyet.com.tr
- 16.Ahmet Rıza - ANILAR, s. s.45. dokumen.tips
- 17.Kevorkian, Raymond. Ermeni Soykırımı. İletişim Yayınları, 2015, s. 100.
- 18.TALAT PAŞA - TDV İslâm Ansiklopedisi. islamansiklopedisi.org.tr
- 19.Aydın, Mehmet. İaşe Nezareti ve İaşe Nazırları (1918-1919). Kasım 2022, s. 767-779. historystudies.net
- 20.Feridun Ata, Divân-ı Harb-i Orfî Mahkemelerinde Ermeni Tehciri Yargılamalarına İstatistiksel Bir Bakış (1919-1921), Atam Dergisi , (erişim: 25.06.2025) atamdergi.gov.tr
- 21.NEMESİS'in işlediği cinayetlerde de karar aynıydı: Örgütü bulamadılar!. 22 Ocak 2012. haberturk.com
- 22.Şimşir, Bilal. Şehit Diplomatlarımız (1973-1994). Bilgi Yayınevi, 2000.