İdris-i Bitlisî
İçindekiler6

İdris-i Bitlisî veya Bitlisli İdris ( 1452–1457, Bitlis – 1520, İstanbul), Kürt kökenli Osmanlı devlet adamı, tarihçi ve edebiyatçıdır.[1]Kurdish Notables and the Ottoman State: Evolving Identities, Competing Loyalties, and Shifting Boundaries. SUNY Press. pp. 47–49. Özellikle Yavuz Sultan Selim devrinde Osmanlı İmparatorluğu'nun doğu siyasetinde önemli rol oynamıştır.
Tıp, kozmoloji, felsefe, tasavvuf, siyaset, ahlak ve tarih gibi değişik alanlarda, çoğu Farsça olmak üzere, Arapça ve Türkçe telif, tercüme ve şerh niteliğinde birçok eseri vardır. Bitlisî, asıl ününü Osmanlı sultanı II. Bayezid'in emriyle Farsça kaleme aldığı, Osmanlı tarihi alanındaki Heşt Behişt (Sekiz Cennet) adlı eseri ile elde etmiştir. Bu eserle birlikte Osmanlı tarih yazıcılığında İran ekolünü başlatmış, tarihe edebiyatı sokup süslü yazma geleneğinin ilk temsilcisi olmuştur.[2]Özcan, Abdülkadir. İdrîs-i Bitlisî.
Adı, lakabı ve mahlasları
Adı bazı kaynaklarda İdris-i Bitlisî, bazılarında Mevlânâ İdris, bazılarında da Molla İdris şeklinde geçer.[3]Genç, Vural. İdris-i Bitlisi Heşt Bihişt Osman Gazi Dönemi (tahlil ve tercüme). Hakîmüddin ve Kemâleddin unvanlarıyla da anılmaktadır.[2]Özcan, Abdülkadir. İdrîs-i Bitlisî.[4]Arşivlenmiş kopya. Farsça, Arapça ve Türkçe yazmış olduğu şiirlerinde kendi adını (İdris) mahlas olarak kullanmıştır.[3]Genç, Vural. İdris-i Bitlisi Heşt Bihişt Osman Gazi Dönemi (tahlil ve tercüme).
Etnik kökeni
İdris-i Bitlisî'nin kimi çevrelerde Hakkâri veya Bitlis Kürtlerinden olan Hüsameddin Ali adlı bir ulemanın oğlu olduğu kabul edilir. Bazı çevrelerde ise Türk olduğu ileri sürülür.[5]Hür, Ayşe. İdris-i Bitlisî:'Mevlana' mı 'iblis' mi?. Radikal gazetesi 30 Eylül 2012. Akkoyunlular Devleti döneminde yaşamış olan Hüsameddin Ali el-Bitlisî, kendi milliyeti ile ilgili özel bir beyanda bulunmamıştır; ancak İdris-i Bitlisî'nin Selim Şah-nâme adlı eserinde, Osmanlı Devleti'nin bir temsilcisi olarak Kürt beylerini ziyaret ettiğini ve bu beylerle etnik bağlarının olduğunu ifade etmesinden hareketle Bitlisî'nin Kürt asıllı olduğu kabul edilir.[6]Çetin, Esma. Nazarî-Sufî Tefsir Alanında Bilinmeyen Bir Âlim: Hüsamettin Ali El-Bitlisî. International Periodical for the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Cilt 11/5, Kış 2016.
Hayatı
Doğum tarihi hakkında kesin bilgi olmamakla birlikte 1452-1457 yılları arasında dünyaya geldiği kabul edilmektedir.[3]Genç, Vural. İdris-i Bitlisi Heşt Bihişt Osman Gazi Dönemi (tahlil ve tercüme).
Eserlerinde kendisinden “İdris b. Şeyh Hüsâmeddin Ali el-Bidlisî”' olarak bahsedilir. Bitlis'in alim ve şeyhlerinden olan babası Hüsameddin Ali, Diyarbakır'da Bayındırlı Uzun Hasan'ın sarayında hizmet vermiş, Devleti'nin merkezi Tebriz'e nakledilince oraya gitmişti; annesi hakkında ise bilgi bulunmamaktadır.
Kimi kaynaklarda “Bitlisî” nisbesinden ötürü Bitlis'te doğduğu öne sürülür; bazılarında ise babasının Akkoyunlu sarayında bulunmuş olmasından dolayı İdris'in Diyarbakır'da doğmuş olabileceği belirtilir. Son araştırmalarda Ragıp Paşa Kütüphanesi'nde bulunan bir zayiçenin sonunda İdris-i Bitlisî'ye ait olduğu belirlenen el yazısıyla yazılmış ifadede doğum tarihinin 21 Safer 861/ 18 Ocak 1457 Salı günü; doğum yerinin ise Tahran'ın hemen güneyinde bulunan Rey'in Sulukân Kasabası olduğu belirtilmiştir.[7]Yıldırım, Muhammed İbrahim. İdris-i Bitlisî'nin Heşt Behişt'ine göre Fatih Sultan Mehmed ve Dönemi. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora Tezi 1010.
Çocukluk ve gençliğinin başlangıcında iyi bir eğitim aldığı düşünülür.[7]Yıldırım, Muhammed İbrahim. İdris-i Bitlisî'nin Heşt Behişt'ine göre Fatih Sultan Mehmed ve Dönemi. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora Tezi 1010. Kimlerden ve nerelerden ilim tahsil ettiği kaynaklarda belirtilmemiştir. 1469'da Uzun Hasan'ın başkentini Tebriz'e taşımasıyla İdris babasıyla bu şehre taşındı. Uzun Hasan'ın ölümünden sonra Akkyounlu sultanları Yakup Bey, Rüstem ve Elvend Beylerin yanında nişancı ve divan kâtibi olarak çalıştı; bu sırada bazı hükümdar çocuklarına lalalık yaptı.[7]Yıldırım, Muhammed İbrahim. İdris-i Bitlisî'nin Heşt Behişt'ine göre Fatih Sultan Mehmed ve Dönemi. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora Tezi 1010.
Safevî Hanedanı'nın Şah İsmail önderliğinde ortaya çıkması ve Akkoyunlu Devleti'ne son vermesinden sonra Safevîlerin takibatına maruz kaldı ve Osmanlı Devleti'ne iltica etti. Osmanlı Sultanı II. Bayezid, kendisini daha önce Akkoyunlu hükümdarı Yakup Bey adına yazdığı tebrik mektubuyla tanıyor ve takdir ediyordu.[2]Özcan, Abdülkadir. İdrîs-i Bitlisî. İdrisî'yi iyi bir şekilde karşıladı ve maaş bağladı. İdrisî, Osmanlı sarayında II. Bayezid için özel kâtiplik ve nişancılık yaptı.[7]Yıldırım, Muhammed İbrahim. İdris-i Bitlisî'nin Heşt Behişt'ine göre Fatih Sultan Mehmed ve Dönemi. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora Tezi 1010.
II. Bayezid'in Osmanlı hanedanına yakışır büyük bir Farsça tarih yazmasını istemesi üzerine[8]Güneş, Ahmet. Tarih, Tarihçi ve Meşruiyet. kaleme aldığı Heşt Behişt adlı eserini otuz ayda tamamladı; 1506'da padişaha sundu.[2]Özcan, Abdülkadir. İdrîs-i Bitlisî. Eser, devlet erkanı tarafından boş yere uzatıldığı ve edebi kısımların önceki alimlerin kitap ve risalelerinden çalındığı eleştirisine uğradı. Devlet erkanı ile arası bozulan İdris, kendisine haksızlık yapıldığı, eserinin gerçek karşılığını alamadığı düşüncesine kapıldı ve Hac yolculuğuna çıkarak saraydan uzaklaşmak istedi.[7]Yıldırım, Muhammed İbrahim. İdris-i Bitlisî'nin Heşt Behişt'ine göre Fatih Sultan Mehmed ve Dönemi. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora Tezi 1010.

Hac yolculuğu iznini ancak 1511'de alabildi. Kahire'ye ulaşınca bir süre burada kaldı. Memluk Sultanı Kansu Gavri ve Mısır uleması ile görüştü. Bazı çalışmalarını Mısır sultanına sundu[7]Yıldırım, Muhammed İbrahim. İdris-i Bitlisî'nin Heşt Behişt'ine göre Fatih Sultan Mehmed ve Dönemi. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora Tezi 1010. Şah İsmail'in yöreye hakim olmasından sonra Tebriz'den kaçıp Mısır'a yerleşmiş olan İbrahim Gülşeni'nin hizmetinde bulundu. Memlük Sultanı'nın her yerde kendisine kolaylık gösterilmesi konusunda verdiği ferman ve Sultanın yeğeni ile birlikte Mekke'ye geçti ve oraya yerleşmeye karar verdi.
1512'de II. Bayezid'in ölümü ve oğlu Selim'in Osmanlı tahtına geçmesinden sonra yeni padişahın İstanbul'a dönmesi için kendisine bir ferman ve bir miktar altın gönderdiği İdris-i Bitlisî, Mekke'den ayrıldı.[7]Yıldırım, Muhammed İbrahim. İdris-i Bitlisî'nin Heşt Behişt'ine göre Fatih Sultan Mehmed ve Dönemi. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora Tezi 1010. İstanbul'a vardığında, Mekke'de hazırladığı mukaddime ile hâtimeyi eseri Heit Behişt'e ekleyerek Sultan Selim'e sundu; II. Bayezid zamanında devlet erkânı olup da kendisine haksızlık edenleri şikâyet edip adalet istedi.
Yavuz Sultan Selim'in maiyetinde itibarlı bir konuma geldi ve Osmanlı siyasetinde aktif bir rol oynadı. Safevilerin Anadolu'daki faaliyetlerine dikkat çekerek padişahın siyasetini bu bölgelere kaydırmasında etkili oldu.[7]Yıldırım, Muhammed İbrahim. İdris-i Bitlisî'nin Heşt Behişt'ine göre Fatih Sultan Mehmed ve Dönemi. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora Tezi 1010. Çaldıran Seferi'ne katıldı. Zaferden sonra öncü birliklerle Tebriz'e gitti, halkı Osmanlı idaresine ısındırmaya çalıştı. Tebriz'de kurulan karakol ve gözlemci kuvvetlerin komutasını da üstlendi.[7]Yıldırım, Muhammed İbrahim. İdris-i Bitlisî'nin Heşt Behişt'ine göre Fatih Sultan Mehmed ve Dönemi. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora Tezi 1010.
İsmail taraftarları ile meskun bir bölgede kalmasını tehlikeli bulan I. Selim, kısa süre içinde Tebriz'i terk edip önce Nahçivan yoluyla Karabağ'a, daha sonra ise Batı Anadolu' ya çekilmek zorunda kaldı. Bu arada Şah İsmail de ordusunu toparlayarak Tebriz'e dönmüş ve ünlü komutanlarından Karahan'ı Diyarbakır valisi tayin etmişti.[9]Mesela Hakan Özoğlu, Kurdish notables and the Ottoman state. SUNY Press, 2004. p.48 İdris-i Bitlis'i, Yavuz'un İstanbul'a dönmesinin ardından maiyetindeki yerli gönüllü askerlerle Safevî kuşatması altındaki Diyarbakır'ı kurtarmaya gitti; bu şehrin kuşatmadan kurtarılmasında hizmeti geçti.[2]Özcan, Abdülkadir. İdrîs-i Bitlisî. Padişahın emriyle Fırat-Dicle Seferi başladı. İdris-i Bitlisi de Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da aşiret beyleri ile görüşüp onları Osmanlı Devleti'ne katılmaya ikna için çalıştı. Bölgedeki Kürtlerin önce Akkoyunlular, sonra ise Safeviler ile olumsuz ilişkileri olmuştu; bu nedenle çoğunun desteğini almayı başardı.
Kürt beylerini bir araya getirmeyi başaran İdris-i Bitlisi Farsça yazdığı Selimname eserinde Kürtleri Kızılbaşlar ile savaşa teşvik ettiğini, onların da kılıç zoruyla Anadolu'yu Kızılbaşlardan temizlemek için yemin ettiklerini yazmıştır.[10]Bağımsız dergisi, Şubat 2013, Necdet Saraç. kb Bitlisi, Çaldıran savaşından önce ön hazırlık olarak[11]Hicabi Kırlangıç, İdris-i Bidlisi-Selim Şah-name , Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Fars Dili ve Edebiyatı Bilim Dalı, Doktora Tezi, 1995, s. 20-21: "I. Selim daha şehzade iken bu konuda daha etkili şeyler yapılması gerektiğini düşünmeye başlamıştır. Padişah olunca da bu sorunun savaş dışında başka bir yolla halledilemeyeceğine kanaat getirmiştir. Savaştan önce bir ön hazırlık olarak Anadolu'daki ileri gelen Kızılbaşların tesbit edilip cezalandırılmalarını emreder. Selim Şah-name'de adları kayda geçirilenlerin kırk bin civarında olduğu, öldürülenlerin ise kırk bini aştığı, bu işle görevlendirilenlerin mala tamah ederek aşırıya kaçtıkları yazılıdır." Yavuz Sultan Selim'in (I. Selim) Anadolu'da 40 bin Kızılbaşın (Safevi taraftarını) öldürttüğünü de yazmıştır.[12]Doç. Dr. Erhan Afyoncu. Sorularla Osmanlı İmparatorluğu. 2004. ISBN 9756480122 - “Yavuz’un İran seferi sırasında Anadolu’da Şah İsmail’i destekleyen 40 bin Türkmen’i öldürttüğü söylenir. Ancak bu bilgi devrin kaynaklarından sadece İdris-i Bitlisi’nin Selim Şah-nâme’sinde vardır.”[13]İdris Aksoy, İdrîs-i Bidlîsî'nin Selim-Nâme'sinin Tahkik ve Tercümesi, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Tarih A.B.D., Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 2021, s.81
İdris-i Bitlisî, 1515 yılında I. Selim'in verdiği yetkilere dayanarak Osmanlılar ile işbirliği yapmış olan Kürt beylerini vali olarak atadı ve bu dönemden de sonra onlara, valiliğin babadan oğula geçişi gibi ayrıcalık tanımış oldu.[14]Yavuz Sultan Selim'in 'Kürt açılımı.
1516 yılında oluşturulan ve merkezi Diyarbakır olan Arap ve Acem Kazaskerliği görevine getirilmesi ile Bitlisî'nin başarılı çalışmaları Osmanlı'nın en büyük rütbesi olan Kazaskerlik rütbesi ile ödüllendirildi.[15]İdrisi Bitlisi. Bahsedilen kazaskerlik uzun ömürlü olmamış; bir süre sonra lağvedilerek Anadolu kazaskerliğine bağlanmıştır.
Diyarbakır valisi Bıyıklı Mehmed Paşa'nın Mısır seferinde bulunduğu sırada İdris-i Bitlisî vekâleten Diyarbakır yönetimi ile görevlendirildi. Mercidabık Savaşı'ndan sonra Diyarbakır'a dönen Bıyıklı Mehmet Paşa, onun Diyarbakır halkı üzerindeki etkisinden hoşlanmadı veya kendisinin ya da Bitlisî'nin Diyarbakır'dan alınmasını talep etti.[7]Yıldırım, Muhammed İbrahim. İdris-i Bitlisî'nin Heşt Behişt'ine göre Fatih Sultan Mehmed ve Dönemi. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora Tezi 1010. Bunun üzerine İdris-i Bitlisî, padişahın Büyük Mısır Seferi'ne danışman olarak çağrıldı. Maveraünnehir hanlarına yazılacak fetihnameleri kaleme aldı. Mısır'ın ilhakından sonra bölgede kalarak Mısır'a Osmanlı yönetiminin şekillenmesinde rol oynadı.
Mısır'a kaldığı sürece İbrahim Gülşeni'nin hizmetinde bulundu.[2]Özcan, Abdülkadir. İdrîs-i Bitlisî. Farsça yazılmış Hayâtü'l-hayavân (Hayvanların Hatı) adlı eserin tercümesini tamamladı ve halkın Rumeli Kazaskeri Zeyrekzâde'den şikayetlerini içeren bir kaside ile birlikte padişaha sundu. Padişahın onun maddi bir beklenti içinde olduğunu sanarak bin altın bağışlamasına sinirlendi ve altınları vezirler aracılığı ile Sultana iade etti.[7]Yıldırım, Muhammed İbrahim. İdris-i Bitlisî'nin Heşt Behişt'ine göre Fatih Sultan Mehmed ve Dönemi. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora Tezi 1010. Bu olaydan sonra İstanbul'a dönecek olan donanmayla saraya çağrılan İdrisî, ömrünün geri kalanında İstanbul'da ilmi çalışmalarla geçirdi ve Kanuni devrinde padişaha şark seferi tavsiylerde bulundu.[7]Yıldırım, Muhammed İbrahim. İdris-i Bitlisî'nin Heşt Behişt'ine göre Fatih Sultan Mehmed ve Dönemi. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora Tezi 1010.
Kasım 1520'de İstanbul'da hayatını kaybetti. Mezarı Gümüşsuyu mevkiinde, Kerim Ağa Sokağı ile Gümüşsuyu Caddesi'nin birleştiği yerdedir.[7]Yıldırım, Muhammed İbrahim. İdris-i Bitlisî'nin Heşt Behişt'ine göre Fatih Sultan Mehmed ve Dönemi. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora Tezi 1010. İdrisköşkü Caddesi üzerinde bir çeşmesi ile günümüzde mescit olarak kullanılan bir de sıbyan mektebi bulunmaktadır.[16]Eyüp İdrisköşü İdrisi Bitlisi Cami tas-istanbul. Erişim Tarihi:13.10.2016
Ailesi
Zeynep Hatun adında bir hanımla evli olduğunu bilinen İdris'in çocuk sayısı hakkında kesin bilgi yoktur. Zeynep Hatun'un Eyüp Sultan Gümüşsuyu mevkiinde kendi adıyla anılan bir camisi bulunmaktadır. Ebülfazl Mehmed Efendi (ö. 1574) İdris-i Bitlisi'nin oğlu olarak bilinir. Ebülfazl Mehmed Efendi, babası gibi bir alim ve I. Süleyman zamanında önemli mevkilerde bulunmuş bir devlet adamıdır.[2]Özcan, Abdülkadir. İdrîs-i Bitlisî. Hac yolculuğu sırasında Şam'da vefat eden Ebülfazl Mehmed Efendi'nin makam türbesi banisi olduğu Cihangir Defterdar Cami bahçesinden kaldırılarak Tophane, Kılıç Ali Paşa Cami haziresine nakledilmiştir.[17]Yanan, Yıktırılan, Yerine Çay Bahçesi Kondurulan Cami: Defterdar Camii , www.dunyabizim.com. Erişim Tarihi: 07.03.2020 “Emîrek” mahlaslı Mustafa Çelebi isimli başka bir oğlundan da bahsedilir.[2]Özcan, Abdülkadir. İdrîs-i Bitlisî.
Eserleri
Tıp kozmografya, felsefe, tasavvuf, siyaset, ahlâk ve tarih gibi değişik alanlarda, çoğu Farsça olmak üzere Arapça ve Türkçe telif, tercüme ve şerh niteliğinde birçok eseri vardır. Öğretici nitelikte Kaside ve mesnevilerinde Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Senâî, Abdurrahman-ı Câmî ve Şebüsterî'nin etkileri görülür.[2]Özcan, Abdülkadir. İdrîs-i Bitlisî. Asıl ününü nesir tarzında eserler ile yapmıştır.
Telif eserleri
Risâle-i Bahâriyye (Rebî’u’l-ebrâr). Mevsimlerin ortaya çıkışını, özelliklerini ve bazı doğa olaylarını konu alan Farsça bir risaledir. Akkoyunlu Hükümdarı Yâkub Bey'e ithaf edilmiştir.
Risâle-i Hazâniyye. Akkoyunlu Hükümdarı Yâkub Bey'in Azerbaycan'dan Arrân'a yaptığı ve İdris'in de katıldığı seyahati anlatan Farsça eserdir.
Münâžaratü’ś-śavm ve’l-'î, Oruç ve bayram meselerine dair nazım ve nesir karışımı bir üslupla ele alınmış Farsça eserdir. 1502'de II. Bayezid'e sunulmuştur.
Heşt Bihişt, II. Bayezid'in emri ile yazılmış Farsça Osmanlı tarihi kitabıdır. Benzeri görülmemiş bir edebî üslûp kullanmış, olaylar ağır bir dil ve çok uzun cümlelerle ifade edilmiştir. Bir kısmı İdris'e, bir kısmı başka şairlere ait Arapça ve Farsça şiirlere de yer verilmiştir. İlk sekiz Osmanlı padişahının her birinin dönemi ayrı bir bölümde anlatılır.
Mirâtu'l-cemâl. Siyasetnâme ve ahlâk konularında Farsça eserdir. II. Bayezid’e sunulmuştur.
Mir'âtü'l-'uşşâķ . Tasavvuf alanında nesir ve nazım karışımı Farsça eserdir. Yavuz Sultan Selim’e ithaf edilmiştir.
Selimnâme. Yavuz Sultan Selim'in doğuşundan ölümüne kadar olayları içeren kısmen nazım kısmen nesir türünde Farsça olarak kaleme alınmış eserdir. Heşt Behişt üslübundadır ve Zeyl-i Heşt Behişt olarak da bilinir.
Münâžara-i 'Işķ bâ 'Aķl. Tasavvuf ve felsefe ile ilgili bir Farsça eserdir.
Kaśâ'id ve münşe'ât ve mürâselât. Başta Osmanlı padişahları olmak üzere ileri gelen devlet ricâli ve bazı âlimler hakkında yazdığı kasidelerle az miktardaki mektubunu içeren Farsça eserdir.
Mecmû'a-i Münşe'ât. Yazarın padişah adına yazdığı bazı mektupları ve devlet ve din adamlarına yazdığı özel mektupları içeren Farsça eserdir.
Ķānûn-ı Şâhenşâhî. Siyasetname türünde Farsça eserdir.
Risâletü’l-ibâ 'an mevâķı'i’l-vebâ. Tıp alanında Arapça kaleme alınmış eserdir. veba hastalığından korunma yolları ve dinî açıdan bu hastalık sebebiyle, hastalık bölgesinden kaçmanın caiz olduğuna dairdir.
Risâle fi’n-nefs . Ruh konuları ile ilgili Arapça felsefi eserdir.
Şerĥu esrâri’ś-śavm min şerĥi esrâri’l-'ibâdât . Memluk Sultanı Kansu Gavri'ye sunulmuş Arapça eserdir.
Mecmûatü’l-münşeât . Türkçe yazılan bazı mektupları içerir. Bitlisî'nin bilinen tek Türkçe eseridir. Tebrik ve fetihname örnekleri içerir.
Haşiye ve Şerh niteliğinde eserler
Haķķu’l-mübîn fî şerĥi Ĥakkı’l-yaķīn. Şebüsterî'nin kelâmla ilgili eserine Farsça yazılmış bir şerhtir. Yavuz Sultan Selim devrinde tamamlanmıştır.
Hâşiye 'alâ Tefsîri Beyżâ . Beyzavî'nin eserindeki mevcut Fâtiha tefsiri üzerine yazılmış Arapça haşiyedir. II. Bayezid'e sunulmuştur.
Çeviri eserleri
Terceme ve Tefsîr-i Ĥadîŝ-i Erba’în . Manzum olarak Farsçaya çevrilmiş kırk hadis ve mensur olarak yorumlanmasını içerir.
Terceme ve Nažm-ı Ĥadîŝ-i Erba’în. Manzum olarak Farsçaya çevrilmiş kırk hadis ve yine manzum olarak yorumlarını içerir.
Tercüme-i Hayâtü'l-Hayavan. Hayvanların faydaları ve zararları hakkında 14. yüzyılda Kemalü'd-din Demirî tarafından kaleme alınmış, Yavuz Sultan Selim'in emri ile 1517-1518'de Farsçaya çevrilmiştir.
Dış bağlantılar
Abdüsselam Uygur. "Kanun-i Şehinşâhî" Tercümelerinde Rastlanan Bazı Çeviri Hataları ve Bunların Tashihi. Türkiyat Araştırmaları Dergisi. Sayı 22, Yıl 2007 metin
Kaynakça
- 1.Kurdish Notables and the Ottoman State: Evolving Identities, Competing Loyalties, and Shifting Boundaries. SUNY Press. pp. 47–49.
- 2.Özcan, Abdülkadir. İdrîs-i Bitlisî. islamansiklopedisi.info
- 3.Genç, Vural. İdris-i Bitlisi Heşt Bihişt Osman Gazi Dönemi (tahlil ve tercüme). tez.yok.gov.tr
- 4.Arşivlenmiş kopya. islamansiklopedisi.org.tr
- 5.Hür, Ayşe. İdris-i Bitlisî:'Mevlana' mı 'iblis' mi?. Radikal gazetesi 30 Eylül 2012. radikal.com.tr
- 6.Çetin, Esma. Nazarî-Sufî Tefsir Alanında Bilinmeyen Bir Âlim: Hüsamettin Ali El-Bitlisî. International Periodical for the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Cilt 11/5, Kış 2016. turkishstudies.net
- 7.Yıldırım, Muhammed İbrahim. İdris-i Bitlisî'nin Heşt Behişt'ine göre Fatih Sultan Mehmed ve Dönemi. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora Tezi 1010. tez.yok.gov.tr
- 8.Güneş, Ahmet. Tarih, Tarihçi ve Meşruiyet. dergiler.ankara.edu.tr
- 9.Mesela Hakan Özoğlu, Kurdish notables and the Ottoman state. SUNY Press, 2004. p.48
- 10.Bağımsız dergisi, Şubat 2013, Necdet Saraç. bagimsiz.com.tr
- 11.Hicabi Kırlangıç, İdris-i Bidlisi-Selim Şah-name , Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Fars Dili ve Edebiyatı Bilim Dalı, Doktora Tezi, 1995, s. 20-21: "I. Selim daha şehzade iken bu konuda daha etkili şeyler yapılması gerektiğini düşünmeye başlamıştır. Padişah olunca da bu sorunun savaş dışında başka bir yolla halledilemeyeceğine kanaat getirmiştir. Savaştan önce bir ön hazırlık olarak Anadolu'daki ileri gelen Kızılbaşların tesbit edilip cezalandırılmalarını emreder. Selim Şah-name'de adları kayda geçirilenlerin kırk bin civarında olduğu, öldürülenlerin ise kırk bini aştığı, bu işle görevlendirilenlerin mala tamah ederek aşırıya kaçtıkları yazılıdır."
- 12.Doç. Dr. Erhan Afyoncu. Sorularla Osmanlı İmparatorluğu. 2004. ISBN 9756480122 - “Yavuz’un İran seferi sırasında Anadolu’da Şah İsmail’i destekleyen 40 bin Türkmen’i öldürttüğü söylenir. Ancak bu bilgi devrin kaynaklarından sadece İdris-i Bitlisi’nin Selim Şah-nâme’sinde vardır.”
- 13.İdris Aksoy, İdrîs-i Bidlîsî'nin Selim-Nâme'sinin Tahkik ve Tercümesi, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Tarih A.B.D., Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 2021, s.81 acikerisim.fsm.edu.tr
- 14.Yavuz Sultan Selim'in 'Kürt açılımı. memleket.com.tr
- 15.İdrisi Bitlisi. biyografi.net
- 16.Eyüp İdrisköşü İdrisi Bitlisi Cami tas-istanbul. Erişim Tarihi:13.10.2016 tas-istanbul.com
- 17.Yanan, Yıktırılan, Yerine Çay Bahçesi Kondurulan Cami: Defterdar Camii , www.dunyabizim.com. Erişim Tarihi: 07.03.2020 dunyabizim.com