Turkipedia
Menü

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî

İçindekiler7
  1. İsmi hakkında
  2. Yaşamı
  3. Genel bakış
  4. Çocukluk ve göç
  5. Eğitimi ve Şems-i Tebrizi ile karşılaşmaları
  6. Daha sonraki yaşamı ve ölümü
  7. Öğretileri
  8. Büyük çalışmaları
  9. Şiirleri
  10. Nesirleri
  11. Dini bakış açısı
  12. Legalite ve eleştiriler
  13. Evrensellik
  14. İrani dünya
  15. Mevlevi Sufi Tarikatı; Rumi ve Türkiye
  16. Dini mezhep
  17. Sekiz yüzüncü yıl kutlamaları
  18. Mevlana İncelemeleri
  19. Çeviri tartışması
  20. Kaynakça
306x306pik
306x306pikMevlana, Kamu malı, Wikimedia Commons

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, (30 Eylül 1207 - 17 Aralık 1273), 13. yüzyılda Anadolu'da yaşamış bir Fars[1]Badr al-Dīn Tabrīzī. 7 Temmuz 2016.[2]Ritter, H.; Bausani, A. "ḎJ̲alāl al-Dīn Rūmī b. Bahāʾ al-Dīn Sulṭān al-ʿulamāʾ Walad b. Ḥusayn b. Aḥmad Ḵh̲aṭībī." Encyclopaedia of Islam. Edited by: P. Bearman, Th. Bianquis, C.E. Bosworth, E. van Donzel and W.P. Heinrichs. Brill, 2007. Brill Online. Excerpt: "known by the sobriquet Mewlānā, persian poet and founder of the Mewlewiyya order of dervishes"[3]Rumi: Past and Present, East and West: The life, Teaching and poetry of Jalal Al-Din Rumi. Oneworld Publication, 2008, s. 9. tasavvufçu, ilahiyatçı ve sufi bir mistik şairdir.[3]Rumi: Past and Present, East and West: The life, Teaching and poetry of Jalal Al-Din Rumi. Oneworld Publication, 2008, s. 9.[4]The Mystery of Numbers. Oxford University Press, 7 Nisan 1994, s. 51. Mevlânâ'nın etkisi ulusal sınırları ve etnik ayrımları aşar: onun manevi mirası son yedi yüzyıldır İranlılar, Tacikler, Türkler, Yunanlar, Peştunlar, Orta Asya ve Hint Yarımadası Müslümanları tarafından büyük ölçüde takdir edilmektedir.[5]Islamic Art and Spirituality. Suny Press, 1987, s. 115. Şiirleri dünya dillerinin çoğuna geniş çapta çevrilmiş ve çeşitli biçimlere aktarılmıştır. Mevlânâ, Amerika Birleşik Devletleri'nde "en popüler şair"[6]The roar of Rumi—800 years on. 30 Eylül 2007. ve "en çok satan şair" olarak tanımlanmıştır.[7]Why is Rumi the best-selling poet in the US?. 21 Ekim 2014.[8]Rumi Rules!. 29 Ekim 2002.

Eserlerini çoğunlukla Farsça yazmış fakat nadir de olsa bazen Türkçe,[9]Annemarie Schimmel, The Triumphal Sun: A Study of the Works of Jalaloddin Rumi, SUNY Press, 1993, p. 193: "Rumi's mother tongue was Persian, but he had learned during his stay in Konya, enough Turkish and Greek to use it, now and then, in his verse." Arapça[10]Franklin Lewis: "On the question of Rumi's multilingualism (pp. 315–317), we may still say that he spoke and wrote in Persian as a native language, wrote and conversed in Arabic as a learned "foreign" language and could at least get by at the market in Turkish and Greek (although some wildly extravagant claims have been made about his command of Attic Greek, or his native tongue being Turkish) (Lewis 2008:xxi). (Franklin Lewis, "Rumi: Past and Present, East and West: The Life, Teachings and Poetry of Jalal al-Din Rumi," One World Publication Limited, 2008). Franklin also points out that: "Living among Turks, Rumi also picked up some colloquial Turkish."(Franklin Lewis, "Rumi: Past and Present, East and West: The Life, Teachings and Poetry of Jalal al-Din Rumi," One World Publication Limited, 2008, p. 315). He also mentions Rumi composed thirteen lines in Greek (Franklin Lewis, Rumi: Past and Present, East and West: The Life, Teachings and Poetry of Jalal al-Din Rumi, One World Publication Limited, 2008, p. 316). On Rumi's son, Sultan Walad, Franklin mentions: "Sultan Walad elsewhere admits that he has little knowledge of Turkish" (Sultan Walad): Franklin Lewis, Rumi, "Past and Present, East and West: The Life, Teachings and Poetry of Jalal al-Din Rumi, One World Publication Limited, 2008, p. 239) and "Sultan Valad did not feel confident about his command of Turkish" (Franklin Lewis, Rumi: Past and Present, East and West, Oneworld Publications, 2000, p. 240) ve Yunanca[11]Ποιήματα του Μαυλανά Ρουμή. 1993, s. 3-22.[12]Die griechischen Verse im Rabâbnâma.. 1895.[13]Greek Verses of Rumi & Sultan Walad. 22 Nisan 2009. da kullanmıştır. Bağlarbaşı'nda toplanan "Mesnevi" adlı eseri Fars dilinin en büyük şiirlerinden biri olarak kabul edilir.[14]The Cambridge History of Islam, Part VIII: Islamic Society and Civilization. Cambridge University Press, 1977, s. 586.[15]C.E. Bosworth, "Turkmen Expansion towards the west" in UNESCO History of Humanity, Volume IV, titled "From the Seventh to the Sixteenth Century", UNESCO Publishing / Routledge, p. 391: "While the Arabic language retained its primacy in such spheres as law, theology and science, the culture of the Seljuk court and secular literature within the sultanate became largely Persianized; this is seen in the early adoption of Persian epic names by the Seljuk rulers (Qubād, Kay Khusraw and so on) and in the use of Persian as a literary language (Turkmen must have been essentially a vehicle for everyday speech at this time). The process of Persianization accelerated in the 13th century with the presence in Konya of two of the most distinguished refugees fleeing before the Mongols, Bahā' al-Dīn Walad and his son Mawlānā Jalāl al-Dīn Rūmī, whose Mathnawī, composed in Konya, constitutes one of the crowning glories of classical Persian literature." Eserleri İran'da ve Farsça konuşulan ülkelerde geniş çapta okunmaktadır.[16]Interview: 'Many Americans Love Rumi...But They Prefer He Not Be Muslim'. 9 Ağustos 2010.[17]Interview: A mystical journey with Rumi. Eserlerinin çevirileri özellikle Türkiye, Azerbaycan, ABD ve Güney Asya'da çok popülerdir.[18]Dîvân-i Kebîr Jalāl al-Dīn Rūmī. Şiirleri sadece Fars edebiyatını değil, Osmanlı Türkçesi, Çağatayca, Urduca, Bengalce ve Peştuca dillerinin edebi geleneklerini de etkilemiştir.[19]Nazrul: The rebel and the romantic. 27 Ağustos 2015.[20]A tribute to Jalaluddin Rumi. 30 Eylül 2018.

Mevlânâ'nın bugün Afganistan toprakları içerisinde yer alan Belh kentinde, 1207 yılında doğduğu düşünülmektedir. Belh'den göç ettikten sonra, 21 yaşına geldiğinde, Anadolu Selçuklu Devleti'nin başkenti olan Konya'ya yerleşmiş ve hayatının geri kalanını burada geçirmiştir. 17 Aralık 1273 tarihinde Konya'da ölmüştür.

İsmi hakkında

Tam adı, çağdaşı Sipahsalar tarafından Muhammed bin Muhammed bin el-Hüseyn el-Hatibi el-Belhi el-Bekri olarak ifade edilmiştir.[21]Risala-yi Ahwal-i Mawlana. 1946, s. 5. Daha yaygın olarak ise, Celaleddin Muhammed Rumi (جلال‌الدین محمد رومی ) olarak bilinir. Celaleddin, "Dinin Haşmeti" anlamına gelen Arapça bir addır. Belhî ve Rumî onun aidiyetini ifade edip, sırasıyla, "Belhli" ve "Romalı" anlamına gelir. İngilizcede adı kısaca Rumi olarak bilinmektedir.

Rum/Roma, Avrupa tarihinde bugün Bizans Anadolu'su denilen yerdir.[22]Rumi. Selected Poems. Penguin Books, 2015, s. 350. Chicago Üniversitesinden, Rumi biyografisinde otorite kabul edilen yazar Franklin Lewis bu konuda şöyle der: "Bizans'a ya da doğu Roma İmparatorluğuna ilişkin olan Anadolu yarımadası Müslümanlar tarafından ancak nispeten yakın zamanda fethedildi ve hem de Müslüman Türk hükümdarların egemenliği altına girdiğinde bile, Araplar, Farslar ve Türkler tarafından şimdiye değin Rum coğrafi bölgesi olarak biliniyordu. Bu nedenle, Anadolu'da doğmuş veya Anadolu ile ilişkili olduğundan Rumi olarak bilinen bir dizi tarihi kişilik olup, Arapçadan gelen bu sözcük aslında 'Romalı' anlamına gelip burada Romalı ile kastedilen, Bizans İmparatorluğu uyruklu ya da yalnızca Anadolu'da yaşayan insanlar ya da burası ile ilgili şeylerdir."[23]Franklin Lewis. Rumi: Past and Present, East and West: The Life, Teachings and Poetry of Jalal al-Din Rumi. One World Publication Limited, 2008, s. 9.

Ayrıca "Roma Mollası" (ملای روم) olarak da bilinirdi.[24]"ملای روم" in Dehkhoda Dictionary

İran'da yaygın olarak Mevlânâ/Molânâ (Dil|fa|ملای روم مولانا ), Türkiye'de Mevlânâ olarak bilinir.[2]Ritter, H.; Bausani, A. "ḎJ̲alāl al-Dīn Rūmī b. Bahāʾ al-Dīn Sulṭān al-ʿulamāʾ Walad b. Ḥusayn b. Aḥmad Ḵh̲aṭībī." Encyclopaedia of Islam. Edited by: P. Bearman, Th. Bianquis, C.E. Bosworth, E. van Donzel and W.P. Heinrichs. Brill, 2007. Brill Online. Excerpt: "known by the sobriquet Mewlānā, persian poet and founder of the Mewlewiyya order of dervishes"[25]H. Ritter, 1991, DJALĀL al-DĪN RŪMĪ, The Encyclopaedia of Islam (Volume II: C–G), 393. Mevlânâ (مولانا) Arapça kökenli bir kelime olup "efendimiz" anlamına gelir. Onunla ilgili olarak sık kullanılan Mevlevi (مولوی, Mevlevi/Movlevi) de Arapça kökenli olup "efendim" anlamına gelir.[26]Jalāl al-Dīn Rūmī (Maulana), Ibrahim Gamard, Rumi and Islam: Selections from His Stories, Poems, and Discourses, Annotated & Explained, SkyLight Paths Publishing, 2004.

Yaşamı

414x414pik
414x414pikYazarı bilinmiyor, Kamu malı, Wikimedia Commons
Çift sayfa tezhipli ön yüz, Şiirler Külliyesi ( Mesnevi ) 1. kitap, 1461 elyazması
Çift sayfa tezhipli ön yüz, Şiirler Külliyesi ( Mesnevi ) 1. kitap, 1461 elyazmasıMevlânâ Celâleddin-i Rûmî, Kamu malı, Wikimedia Commons

Genel bakış

Mevlânâ, yerli Farsça konuşan ebeveynlerden[9]Annemarie Schimmel, The Triumphal Sun: A Study of the Works of Jalaloddin Rumi, SUNY Press, 1993, p. 193: "Rumi's mother tongue was Persian, but he had learned during his stay in Konya, enough Turkish and Greek to use it, now and then, in his verse."[10]Franklin Lewis: "On the question of Rumi's multilingualism (pp. 315–317), we may still say that he spoke and wrote in Persian as a native language, wrote and conversed in Arabic as a learned "foreign" language and could at least get by at the market in Turkish and Greek (although some wildly extravagant claims have been made about his command of Attic Greek, or his native tongue being Turkish) (Lewis 2008:xxi). (Franklin Lewis, "Rumi: Past and Present, East and West: The Life, Teachings and Poetry of Jalal al-Din Rumi," One World Publication Limited, 2008). Franklin also points out that: "Living among Turks, Rumi also picked up some colloquial Turkish."(Franklin Lewis, "Rumi: Past and Present, East and West: The Life, Teachings and Poetry of Jalal al-Din Rumi," One World Publication Limited, 2008, p. 315). He also mentions Rumi composed thirteen lines in Greek (Franklin Lewis, Rumi: Past and Present, East and West: The Life, Teachings and Poetry of Jalal al-Din Rumi, One World Publication Limited, 2008, p. 316). On Rumi's son, Sultan Walad, Franklin mentions: "Sultan Walad elsewhere admits that he has little knowledge of Turkish" (Sultan Walad): Franklin Lewis, Rumi, "Past and Present, East and West: The Life, Teachings and Poetry of Jalal al-Din Rumi, One World Publication Limited, 2008, p. 239) and "Sultan Valad did not feel confident about his command of Turkish" (Franklin Lewis, Rumi: Past and Present, East and West, Oneworld Publications, 2000, p. 240)[27]Seyyed Hossein Nasr, Islamic Art and Spirituality, SUNY Press, 1987. p. 115: "Jalal al-Din was born in a major center of Persian culture, Balkh, from Persian speaking parents, and is the product of that Islamic Persian culture which in the 7th/13th century dominated the 'whole of the eastern lands of Islam and to which present day Persians as well as Turks, Afghans, Central Asian Muslims and the Muslims of the Indo-Pakistani and the Muslims of the Indo-Pakistani subcontinent are heir. It is precisely in this world that the sun of his spiritual legacy has shone most brilliantly during the past seven centuries. The father of Jalal al-Din, Muhammad ibn Husayn Khatibi, known as Baha al-Din Walad and entitled Sultan al-'ulama', was an outstanding Sufi in Balkh connected to the spiritual lineage of Najm al-Din Kubra." aslen o zamanlar Harezm İmparatorluğu'nun bir parçası olan, ancak günümüzde Afganistan'da bulunan Belh'te doğdu. Doğumu Tacikistan'ın Vahş Nehri üzerindeki bir köy olan Vaşh[28]Annemarie Schimmel, "I Am Wind, You Are Fire," p. 11. She refers to a 1989 article by Fritz Meier: ya da Afganistan'ın Balkh şehrinde olabilir.[29]UNESCO: 800th Anniversary of the Birth of Mawlana Jalal-ud-Din Balkhi-Rumi. UNESCO, 6 Eylül 2007.[30]UNESCO. Executive Board; 175th; UNESCO Medal in honour of Mawlana Jalal-ud-Din Balkhi-Rumi; 2006. UNESDOC – UNESCO Documents and Publications, October 2006.

Belh o zamanlar Fars kültürünün önemli bir merkeziydi[15]C.E. Bosworth, "Turkmen Expansion towards the west" in UNESCO History of Humanity, Volume IV, titled "From the Seventh to the Sixteenth Century", UNESCO Publishing / Routledge, p. 391: "While the Arabic language retained its primacy in such spheres as law, theology and science, the culture of the Seljuk court and secular literature within the sultanate became largely Persianized; this is seen in the early adoption of Persian epic names by the Seljuk rulers (Qubād, Kay Khusraw and so on) and in the use of Persian as a literary language (Turkmen must have been essentially a vehicle for everyday speech at this time). The process of Persianization accelerated in the 13th century with the presence in Konya of two of the most distinguished refugees fleeing before the Mongols, Bahā' al-Dīn Walad and his son Mawlānā Jalāl al-Dīn Rūmī, whose Mathnawī, composed in Konya, constitutes one of the crowning glories of classical Persian literature."[27]Seyyed Hossein Nasr, Islamic Art and Spirituality, SUNY Press, 1987. p. 115: "Jalal al-Din was born in a major center of Persian culture, Balkh, from Persian speaking parents, and is the product of that Islamic Persian culture which in the 7th/13th century dominated the 'whole of the eastern lands of Islam and to which present day Persians as well as Turks, Afghans, Central Asian Muslims and the Muslims of the Indo-Pakistani and the Muslims of the Indo-Pakistani subcontinent are heir. It is precisely in this world that the sun of his spiritual legacy has shone most brilliantly during the past seven centuries. The father of Jalal al-Din, Muhammad ibn Husayn Khatibi, known as Baha al-Din Walad and entitled Sultan al-'ulama', was an outstanding Sufi in Balkh connected to the spiritual lineage of Najm al-Din Kubra."[31]Franklin D. Lewis, Rumi: Past and Present, East and West: The life, Teaching and poetry of Jalal Al-Din Rumi, Oneworld Publication Limited, 2008 p. 9: "How is that a Persian boy born almost eight hundred years ago in Khorasan, the northeastern province of greater Iran, in a region that we identify today as Central Asia, but was considered in those days as part of the greater Persian cultural sphere, wound up in central Anatolia on the receding edge of the Byzantine cultural sphere" ve Sufizm orada birkaç yüzyıl boyunca gelişti. Mevlânâüzerinde babası dışında en önemli etkiler, İranlı şairler Attar ve Senai'dir.[32]Maqsood Jafrī, The gleam of wisdom, Sigma Press, 2003. p. 238: "Rumi has influenced a large number of writers while on the other hand he himself was under the great influence of Sanai and Attar. Mevlânâ onları över: "Attar ruhtu, Senai'nin gözleri kamaştı ve zamanla onların katarına bindik"[33]A.J. Arberry, Sufism: An Account of the Mystics of Islam, Courier Dover Publications, Nov 9, 2001. p. 141 ve başka bir şiirde söz eder: "Attar yedi Aşk şehrini geçti, Biz hala bir sokağın dönüşündeyiz"[34]Seyyed Hossein Nasr, The Garden of Truth: The Vision and Promise of Sufism, Islam's Mystical Tradition HarperCollins, Sep 2, 2008. page 130: "Attar has traversed the seven cities of Love, We are still at the turn of one street!" Babası da Necmeddin Kübra'nın manevi soyuna bağlıydı.[5]Islamic Art and Spirituality. Suny Press, 1987, s. 115.

Mevlânâ, yaşamının büyük bir bölümünü eserlerini ürettiği ve 1273'te öldüğü Farslaşmış[35]Grousset, Rene, The Empire of the Steppes: A History of Central Asia, (Rutgers University Press, 2002), 157; "...the Seljuk court at Konya adopted Persian as its official language".[36]Aḥmad of Niǧde's "al-Walad al-Shafīq" and the Seljuk Past, A.C.S. Peacock, Anatolian Studies, Vol. 54, (2004), 97; With the growth of Seljuk power in Rum, a more highly developed Muslim cultural life, based on the Persianate culture of the Great Seljuk court, was able to take root in Anatolia[37]Carter Vaughn Findley, The Turks in World History, Oxford University Press, 11 November 2004. p. 72: Meanwhile, amid the migratory swarm that Turkified Anatolia, the dispersion of learned men from the Persian-speaking east paradoxically made the Seljuks court at Konya a new center for Persian court culture, as exemplified by the great mystical poet Jelaleddin Rumi (1207–1273). Selçuklu Sultanlığı altında yaşadı. Konya'da defnedildi ve türbesi ziyaret yeri oldu.[38]Note: Rumi's shrine is now known as the "Mevlâna Museum" in Turkey. Onun ölümü üzerine müritleri ve oğlu Sultan Veled, Sema töreni olarak bilinen Tasavvuf dansıyla ünlü (Semazenler Tarikatı olarak da bilinen) Mevlevi Tarikatı'nı kurdu. Babasının yanında toprağa verildi ve kalıntılarının üzerine bir türbe dikildi.

Şems ud-Din Ahmed Eflâki'nin 1318 ile 1353 arasında yazılmış Menāqib ul-Ārifīn'indeki anlatımlar Mevlânâ hakkında hem söylenceler hem de gerçekler içerir ve bu biyografi dikkatle ele alınmalıdır.[39]Franklin Lewis, Rumi: Past and Present, East and West, Oneworld Publications, 2000. Örneğin, Mevlânâ hakkında en eksiksiz biyografinin yazarı olan Chicago Üniversitesi'nden Profesör Franklin Lewis, Mevlânâ'nın menkıbe biyografisi ve onun hakkındaki gerçek biyografi için ayrı bölümlere sahiptir.[40]Franklin Lewis, Rumi: Past and Present, East and West, Oneworld Publications, 2008 (revised edition). pp. 90–92: "Baha al-Din’s disciples also traced his family lineage to the first caliph, Abu Bakr (Sep 9; Af 7; JNO 457; Dow 213). This probably stems from willful confusion over his paternal great grandmother, who was the daughter of Abu Bakr of Sarakhs, a noted jurist (d. 1090). The most complete genealogy offered for family stretches back only six or seven generations and cannot reach to Abu Bakr, the companion and first caliph of the Prophet, who died two years after the Prophet, in C.E. 634 (FB 5–6 n.3)."

Çocukluk ve göç

Mevlana'nın babası, Rumi takipçileri tarafından "Alimlerin Sultanı" olarak bilinen bir ilahiyatçı, hukukçu ve bir mistik olan Bahaeddin Veled'di. Sultan Veled'in İbadetnamesi ve Şemseddin Aflaki'ye (c.1286 - 1291) göre, Mevlana Ebu Bekir'in soyundandı. Ancak bazı modern bilim insanları bu savı reddetmektedirler. Rumi ya da babası için Harzemşah'tan anne soyunun olduğu savı da, aileyi kraliyetle ilişkilendirmek için tasarlanmış, tarihsel olmayan bir menkıbe olarak görülüyor ve kronolojik nedenlerle reddediliyor. Aile için sunulan en eksiksiz soy, ünlü Hanefi hukukçularına kadar uzanan altı ya da yedi kuşaktır.[40]Franklin Lewis, Rumi: Past and Present, East and West, Oneworld Publications, 2008 (revised edition). pp. 90–92: "Baha al-Din’s disciples also traced his family lineage to the first caliph, Abu Bakr (Sep 9; Af 7; JNO 457; Dow 213). This probably stems from willful confusion over his paternal great grandmother, who was the daughter of Abu Bakr of Sarakhs, a noted jurist (d. 1090). The most complete genealogy offered for family stretches back only six or seven generations and cannot reach to Abu Bakr, the companion and first caliph of the Prophet, who died two years after the Prophet, in C.E. 634 (FB 5–6 n.3)."[41]H. Algar, “BAHĀʾ-AL-DĪN MOḤAMMAD WALAD“ , Encyclopedia Iranica. There is no reference to such descent in the works of Bahāʾ-e Walad and Mawlānā Jalāl-al-Dīn or in the inscriptions on their sarcophagi. The attribution may have arisen from confusion between the caliph and another Abū Bakr, Šams-al-Aʾemma Abū Bakr Saraḵsī (d. 483/1090), the well-known Hanafite jurist, whose daughter, Ferdows Ḵātūn, was the mother of Aḥmad Ḵaṭīb, Bahāʾ-e Walad's grandfather (see Forūzānfar, Resāla, p. 6). Tradition also links Bahāʾ-e Walad's lineage to the Ḵᵛārazmšāh dynasty. His mother is said to have been the daughter of ʿAlāʾ-al-Dīn Moḥammad Ḵārazmšāh (d. 596/1200), but this appears to be excluded for chronological reasons (Forūzānfar, Resāla, p. 7)[42](Ritter, H.; Bausani, A. "ḎJalāl al- Dīn Rūmī b. Bahāʾ al-Dīn Sulṭān al-ʿulamāʾ Walad b. Ḥusayn b. Aḥmad Ḵhaṭībī ." Encyclopaedia of Islam. Edited by: P. Bearman, Th. Bianquis, C.E. Bosworth, E. van Donzel and W.P. Heinrichs. Brill, 2009. Brill Online. Excerpt: "known by the sobriquet Mawlānā (Mevlâna), Persian poet and founder of the Mawlawiyya order of dervishes"): "The assertions that his family tree goes back to Abū Bakr, and that his mother was a daughter of the Ḵhwārizmshāh ʿAlāʾ al-Dīn Muḥammad (Aflākī, i, 8–9) do not hold on closer examination (B. Furūzānfarr, Mawlānā Ḏjalāl Dīn, Tehrān 1315, 7; ʿAlīnaḳī Sharīʿatmadārī, Naḳd-i matn-i mathnawī, in Yaghmā, xii (1338), 164; Aḥmad Aflākī, Ariflerin menkibeleri, trans. Tahsin Yazıcı, Ankara 1953, i, Önsöz, 44).")

Kaynaklarda Bahaeddin'in annesinin adını öğrenemiyoruz, yalnızca ondan "Māmi" diye söz ettiğini[43]Franklin Lewis, Rumi: Past and Present, East and West, Oneworld Publications, 2008 (revised edition). p. 44:“Baha al-Din’s father, Hosayn, had been a religious scholar with a bent for asceticism, occupied like his own father before him, Ahmad, with the family profession of preacher (khatib). Of the four canonical schools of Sunni Islam, the family adhered to the relatively liberal Hanafi fiqh. Hosayn-e Khatibi enjoyed such renown in his youth—so says Aflaki with characteristic exaggeration—that Razi al-Din Nayshapuri and other famous scholars came to study with him (Af 9; for the legend about Baha al-Din, see below, "The Mythical Baha al-Din"). Another report indicates that Baha al-Din's grandfather, Ahmad al-Khatibi, was born to Ferdows Khatun, a daughter of the reputed Hanafite jurist and author Shams al-A’emma Abu Bakr of Sarakhs, who died circa 1088 (Af 75; FB 6 n.4; Mei 74 n. 17). This is far from implausible and, if true, would tend to suggest that Ahmad al-Khatabi had studied under Shams al-A’emma. Prior to that the family could supposedly trace its roots back to Isfahan. We do not learn the name of Baha al-Din's mother in the sources, only that he referred to her as "Mama" (Mami), and that she lived to the 1200s." (p. 44) ve 1200'lere kadar yaşayan basit bir kadın olduğunu öğreniyoruz. Mevlana'nın annesi Mu'mina Hâtun'dur. Birkaç kuşak boyunca ailenin mesleği, nispeten liberal Hanefi Maturidi okulunun İslami vaazlarıydı ve bu aile geleneği Mevlana da sürdürdü.

1215-1220 yılları arasında Moğollar Orta Asya'yı işgal ettiğinde, Bahaeddin Veled, tüm ailesi ve bir grup müridi ile batıya doğru yola çıkar. Üzerinde uzlaşılamayan menâkıbeye göre, Rumi en ünlü mistik İranlı şairlerden biri olan Attar ile İran'ın Horasan eyaletinde Nişabur kentinde karşılaşır ve Mevlana'nın manevi üstünlüğünü fark eder. Babasını önünde yürüyen oğlu için "İşte bir deniz ve ardından bir okyanus geliyor" der.[44]Suspended Somewhere Between: A Book of Verse. PM Press, 2011, s. i.[45]Mevlana Celaleddin Rumi. MokumTV, 2009, s. 45.

Attar çocuğa, ruhun maddi dünyaya karışması hakkında bir kitap olan Asrārnāme'sını verir. Bu buluşma on sekiz yaşındaki Mevlana'yı derinden etkilemiş ve daha sonra eserlerine esin kaynağı olmuştur.

Veled ve beraberindekiler Nişabur'dan Bağdat'a doğru yola çıkar ve birçok alim ve sufiyle karşılaşır. Bağdat'tan Hicaz'a gider ve hac yaparlar. Kervanları Şam, Malatya, Erzincan, Sivas, Kayseri ve Niğde'den geçer yedi yıllığına Karaman'a yerleşirler; Rumi'nin annesi ve erkek kardeşi orada ölür. 1225 yılında Mevlana, Karaman'da Cevher Hatun ile evlenir. İki oğulları olur: Sultan Veled ve Alaeddin Çelebi. Karısı ölünce Rumi yeniden evlenir ve ondan Amir Alim Çelebi ve Melike Hatun doğar.

Bahaddin 1 Mayıs 1228'de, büyük olasılıkla Anadolu hükümdarı Alaeddin Keykubad'ın daveti ile Konya'ya gelir ve Anadolu Selçuklu Sultanlığı'nın en batısındaki Konya'ya yerleşir.

Eğitimi ve Şems-i Tebrizi ile karşılaşmaları

Bahaddin bir medresenin başkanı idi ve öldüğünde, yirmi beş yaşındaki Rumi, molla olarak onun konumunu devraldı. Bahaddin'in öğrencilerinden biri olan Burhaneddin Mevlana'yı şeriat ve özellikle Mevlana'nın babasının Tarikatında 1240 a kadar eğitmeye devam etti.

Mevlana'nın kamusal yaşamı daha sonra başladı: Konya camilerinde fetvalar ve vaazlar veren bir İslam Hukukçusu oldu. Ayrıca Molvi (molla) olarak görev yaptı ve medresede ders verdi.

Bu dönemde Mevlana'nın Şam'a seyahat ettiği ve burada dört yıl geçirdiği söylenmektedir.

15 Kasım 1244'te derviş Şems-i Tebrizi ile tanışması yaşamını tümüyle değiştirdi. Rumi başarılı bir öğretmen ve hukukçudan bir çileciye dönüştü.

Şems Tebrizi türbesi, Hoy
Şems Tebrizi türbesi, HoyElmju, CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons

Şems, Ortadoğu'yu dolaşıp "arkadaşlığına dayanabilecek" biri için dua eder. Bir ses ona, "Karşılığında ne vereceksin?" der. Şems, "Başımı!" diye yanıt verir. Sonra ses, "Aradığınız kişi Konyalı Celaleddin'dir" der. 5 Aralık 1248 gecesi Mevlana ile Şems konuşurken şems arka kapıya çağrılır ve bir daha görünmemek üzere dışarı çıkar. Şems'in, Mevlana'nın oğlu Alaaddin'in onayı ile öldürüldüğü söylenir; eğer öyleyse, Şems gerçekten de tasavvufi dostluk ayrıcalığı için başını vermiştir.[46]Hz. Mawlana and Shams.

Mevlana'nın Şems'e olan sevgisi ve Şems'in ölümünde yaşadığı yas, söylemini lirik şiirlerden oluşan ''Divan-ı Kebir'de'' buldu. Kendisi Şems'i aramaya çıktı ve tekrar Şam'a gitti. Orada anladı:

Daha sonraki yaşamı ve ölümü

Mevlana Türbesi, Konya
Mevlana Türbesi, KonyaEmad Nemati, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons

Mevlana'nın kendisi gazel bestelemiş ve bunlar Divan-ı Kebir (Divan-ı Şems Tebrizi') de toplanmıştır. Mevlana, bir kuyumcu olan Salahaddin Zerkub'da yeni bir arkadaş buldu. O'nun ölümünden sonra da yazmanı ve öğrencisi Hüsameddin Çelebi, Mevlana'nın yol arkadaşı rolünü üstlendi. Bir gün ikisi Konya'nın dışındaki Meram bağlarında dolaşırken Hüssam, Rumi'ye aklındaki bir düşünceyi anlatır: "Senai'nin İlâhînâmesi ya da Attar'ın Mantik-ut-Tayr'ı gibi bir kitap yazacak olsaydın, pek çok ozana yol arkadaşı olur, Kalplerini sizin eserinizle doldururlar ve ona eşlik edecek müzikler bestelerlerdi." Mevlana gülümsedi ve Mesnevi'sinin ilk on sekiz satırının yazılı olduğu bir kağıt çıkardı, şöyle başlar: Hüsameddin, Rumi'ye daha fazla yazmasını rica etti. Mevlana hayatının sonraki on iki yılını Mesnevi'nin altı cildini Hüsameddin'e dikte ederek geçirdi.

Rumi Aralık 1273'te hastalandı; kendi ölümünü öngördü ve şu ünlü gazeli besteledi: Mevlana 17 Aralık 1273'te Konya'da öldü. Ölümüne Konyalılar tarafından yas tutuldu, cenazesi taşınırken yerel Hristiyanlar ve Yahudiler, veda etmek için bir araya gelen kalabalığa katıldı.[47]Jawid Mojaddedi. Rumi, Jalal al-Din. The Masnavi, Book One. Oxford University Press (Kindle Edition), 2004, s. xix. Mevlânâ'nın ölüsü, babasının cenazesinin yanına defnedilmiş ve defnedildiği yerin üzerine olağanüstü bir türbe olan Yeşil Türbe (Mevlâna Müzesi) dikilmiştir. Onun kitabesi şöyledir: Selçuklu kraliçesi Gücü Hatun, Rumi'nin yakın arkadaşıydı. Konya'daki türbesinin yapımına sponsor oldu.[48]Notes on Saldjūq Architectural Patronage in Thirteenth Century Anatolia. 1993, s. 1-57. 13. yüzyıldan kalma Mevlâna Türbesi, camisi, dans salonu, okulları ve dervişlerin yaşam alanları ile bu güne kadar bir hac yeri olmayı sürdürüyor ve olasılıkla her büyük dinin izleyicileri tarafından düzenli olarak ziyaret edilen en popüler hac yeridir.[47]Jawid Mojaddedi. Rumi, Jalal al-Din. The Masnavi, Book One. Oxford University Press (Kindle Edition), 2004, s. xix.

Öğretileri

Divan-ı Kebirden Bir kopya, 1503.
Divan-ı Kebirden Bir kopya, 1503.Yazarı bilinmiyor, Kamu malı, Wikimedia Commons

Fars edebiyatının diğer mistik ve tasavvufi şairleri gibi Mevlana'nın şiiri de dünyayı saran aşktan bahseder. Mevlana'nın öğretileri aynı zamanda Şems'in peygamberliğin özü olarak alıntıladığı Kuran ayetinde özetlenen ilkeleri ifade eder: "Ondan başka ilah olmadığını bilin ve günahınız için bağışlanma dileyin" (Kur'an 47:19).

Şems'e atfedilen tefsirde, ayetin ilk kısmı insanlığa tevhid bilgisini, ikinci kısmı ise kendi varlığını inkâr etmelerini emreder. Mevlana'ya göre tevhid, en eksiksiz şekilde aşkla yaşanır ve sevgiyi "yandığında, Ebedi Sevgili dışında her şeyi yakan alev" olarak nitelendirir. Mevlana'nın bu ideale ulaşma arzusu, Mesnevi'de açıkça görülmektedir:[49]Ibrahim Gamard (with gratitude for R.A. Nicholson's 1930 British translation). The Mathnawî-yé Ma'nawî – Rhymed Couplets of Deep Spiritual Meaning of Jalaluddin Rumi. Mesnevi, fablları, günlük hayattan sahneleri, Kuran vahiyi ve tefsirlerini ve metafiziği geniş ve karmaşık bir duvar halısı gibi dokumaktadır; Celâleddin Rumi, Zülkarneyn'in doğu yolculuğunu anlatır. Kahraman, tüm dağların "anası" olan, zümrütten yapılmış ve toprağın altında damarlarla tüm Dünya'yı çevreleyen bir halka oluşturan Kaf Dağı'na çıkar. Dağ Zülkarneyn'in ricası üzerine depremlerin kökenini şöyle açıklar: "Allah dilerse dağın bir damarı zonkluyor ve böylece deprem oluyor". Zülkarneyn dağın başka bir yerinde Kıyamet için sura üflemeye hazır İsrafil (başmelek Raphael) ile karşılaşır.

Rumi, müziğin, şiirin ve dansın Tanrı'ya ulaşmanın bir yolu olarak kullanılmasına tutkuyla inanıyordu. Rumi'ye göre müzik, adananların tüm varlıklarını ilahi olana odaklamalarına ve bunu o kadar yoğun bir şekilde yapmalarına yardımcı oldu ki, ruh hem yok edildi hem de yeniden dirildi. Dönen Dervişlerin pratiğinin ritüel bir biçime dönüşmesi bu fikirlerden oldu. Onun öğretileri, oğlu Sultan Veled'in tertip ettiği Mevlevilik tarikatının temeli oldu. Rumi, Sema'yı müzik dinleyerek ve kutsal dansı çevirerek veya yaparak teşvik etti. Mevlevi geleneğinde semā ', akıl ve sevgi yoluyla Kusursuz Olan'a yapılan mistik bir yükseliş yolculuğunu temsil eder. Arayış bu yolculukta sembolik olarak hakikate yönelir, aşkla büyür, egoyu terk eder, hakikati bulur ve Kusursuz'a ulaşır. Arayış bu manevi yolculuktan daha büyük bir olgunlukla, inanç, ırk, sınıf ve millet ayrımı yapmaksızın tüm yaradılışı sevmek ve hizmet etmek üzere döner.

Mevlana, Mesnevi'deki diğer ifadelerde de evrensel aşk mesajını ayrıntılı bir şekilde açıklar: Mevlana'nın en sevdiği müzik aleti ney idi.[6]The roar of Rumi—800 years on. 30 Eylül 2007.

Büyük çalışmaları

Rumi ve Şems-i Tebrizi'yi tasvir eden bir Osmanlı el yazması.
Rumi ve Şems-i Tebrizi'yi tasvir eden bir Osmanlı el yazması.Yazarı bilinmiyor, Kamu malı, Wikimedia Commons

Mevlana'nın şiiri genellikle çeşitli kategorilere ayrılır: Divan'ın dörtlükleri (rubayāt) ve kasideleri (gazel), Mesnevi'nin altı kitabı. Düzyazı eserler, Söylemler, Mektuplar ve Yedi Vaaz'a ayrılmıştır.

Şiirleri

Manevi beyitler, Mevlâna Müzesi, Konya, Türkiye
Manevi beyitler, Mevlâna Müzesi, Konya, TürkiyeGeorges Jansoone ( JoJan, CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons
  • Mevlana'nın en bilinen eseri Maṭnawīye Ma'nawī'dir (Manevi Beyitler ; مثنوی معنوی) dir. Altı ciltlik şiir, Fars Tasavvuf edebiyatının zengin geleneği içinde seçkin bir yere sahiptir ve genellikle "Farsça Kuran" olarak anılır.[47]Jawid Mojaddedi. Rumi, Jalal al-Din. The Masnavi, Book One. Oxford University Press (Kindle Edition), 2004, s. xix.[50]Abdul Rahman Jami notes: Birçok yorumcu onu dünya edebiyatının en büyük mistik şiiri olarak kabul etmiştir.[51]Jawid Mojaddedi. Rumi, Jalal al-Din. The Masnavi, Book One. Oxford University Press (Kindle Edition), 2004, s. xii-xiii. Her biri bir iç kafiyeli beyitten oluşan yaklaşık 27.000 satır içerir.[47]Jawid Mojaddedi. Rumi, Jalal al-Din. The Masnavi, Book One. Oxford University Press (Kindle Edition), 2004, s. xix.[52]Franklin Lewis, Rumi: Past and Present, East and West, Oneworld Publications, 2008 (revised edition). p. 306: "The manuscripts versions differ greatly in the size of the text and orthography. Nicholson’s text has 25,577 lines though the average medieval and early modern manuscripts contained around 27,000 lines, meaning the scribes added two thousand lines or about eight percent more to the poem composed by Rumi. Some manuscripts give as many as 32,000!" Mesnevi şiir türünde farklı ölçüler kullanılabilse de, Mevlana şiirini besteledikten sonra kullandığı ölçü, mesnevi vezni haline geldi. Bu ölçünün bir mesnevi şiiri için kaydedilen ilk kullanımı, 1131-1139 yılları arasında Girdkuh'un Nizari İsmaili kalesinde gerçekleşti. Muhtemelen Attar ve Rumi gibi mistikler tarafından bu tarzda sonraki şiir için zemin hazırlamıştır.[53]Persian Poetry, Sufism and Ismailism: The Testimony of Khwājah Qāsim Tushtarī's Recognizing God. January 2019, s. 17-49.

  • Mevlana'nın diğer önemli eseri Dīwān-e Kabīr veya Dīwān-e Shams-e Tebrizī dir. Farsça yaklaşık 35.000 beyit ve 2000 dörtlüğün yanı sıra,[54]Franklin D. Lewis, Rumi: Past and Present, East and West: The Life, Teaching, and Poetry of Jalâl al-Din Rumi, rev. ed. (2008). p. 314: “The Foruzanfar’s edition of the Divan-e Shams compromises 3229 ghazals and qasidas making a total of almost 35000 lines, not including several hundred lines of stanzaic poems and nearly two thousand quatrains attributed to him” Divan Arapça 90 Gazel ve 19 dörtlük,[55]Dar al-Masnavi Website, accessed December 2009 : According to the Dar al-Masnavi website: “In Forûzânfar's edition of Rumi's Divan, there are 90 ghazals (Vol. 1, 29; Vol. 2, 1; Vol. 3, 6; Vol. 4, 8; Vol. 5, 19, Vol. 6, 0; Vol. 7, 27) and 19 quatrains entirely in Arabic. In addition, there are ghazals which are all Arabic except for the final line; many have one or two lines in Arabic within the body of the poem; some have as many as 9–13 consecutive lines in Arabic, with Persian verses preceding and following; some have alternating lines in Persian, then Arabic; some have the first half of the verse in Persian, the second half in Arabic.” Türkçe birkaç düzine kadar beyit (çoğunlukla Farsça ve Türkçe karışık makaronik şiirler)[56]Mecdut MensurOghlu: “The Divan of Jalal al-Din Rumi contains 35 couplets in Turkish and Turkish-Persian which have recently been published me” (Celal al-Din Rumi’s turkische Verse: UJb. XXIV (1952), pp. 106–115)[57]Franklin D. Lewis, Rumi: Past and Present, East and West: The Life, Teaching, and Poetry of Jalâl al-Din Rumi, rev. ed. (2008): "“a couple of dozen at most of the 35,000 lines of the Divan-I Shams are in Turkish, and almost all of these lines occur in poems that are predominantly in Persian”" ve Yunanca 14 beyit içerir.[11]Ποιήματα του Μαυλανά Ρουμή. 1993, s. 3-22.[58]Untitled Document.[59]Franklin D. Lewis, Rumi: Past and Present, East and West: The Life, Teaching, and Poetry of Jalâl al-Din Rumi, rev. ed. (2008): "Three poems have bits of demotic Greek; these have been identified and translated into French, along with some Greek verses of Sultan Valad. Golpinarli (GM 416–417) indicates according to Vladimir Mir Mirughli, the Greek used in some of Rumi's macaronic poems reflects the demotic Greek of the inhabitants of Anatolia. Golpinarli then argues that Rumi knew classical Persian and Arabic with precision, but typically composes poems in a more popular or colloquial Persian and Arabic.".

Nesirleri

  • ''Fihi Ma Fihi'' (İçindeki içindedir), Mevlana'nın müritlerine çeşitli vesilelerle verdiği yetmiş bir konuşmanın kaydını sunar. Çeşitli müritlerinin notlarından derlenmiştir.[60]Franklin Lewis, Rumi: Past and Present, East and West — The Life, Teachings, and Poetry of Jalal al-Din Rumi, Oneworld Publications, 2000, Chapter 7. Farsça'dan bir İngilizce çeviri ilk olarak AJ Arberry tarafından Rumi'nin Söylemleri (New York: Samuel Weiser, 1972) olarak yayınlandı ve Wheeler Thackston'ın ikinci kitabının bir çevirisi, Sign of the Unseen (Putney, VT: Threshold Books, 1994)). Fihi ma fihi'nin üslubu konuşma diline özgüdür ve orta sınıf erkek ve kadınlara yöneliktir ve sofistike kelime oyunundan yoksundur.[61]“As Safa points out (Saf 2:1206) the Discourse reflect the stylistics of oral speech and lacks the sophisticated word plays, Arabic vocabulary and sound patterning that we would except from a consciously literary text of this period. Once again, the style of Rumi as lecturer or orator in these discourses does not reflect an audience of great intellectual pretensions, but rather middle-class men and women, along with number of statesmen and rulers”” (Franklin Lewis, Rumi: Past and Present, East and West, Oneworld Publications, 2008 (revised edition). p. 292)

  • Majāles-e Sab'a (Yedi meclis) yedi Farsça vaazı veya yedi farklı mecliste verilen konferansları içerir. Vaazların kendileri, Kuran ve Hadis'in daha derin anlamı hakkında bir yorum sunar. Vaazlar ayrıca Sena'i, 'Attar ve Rumi'nin kendisi de dahil olmak üzere diğer şairlerin şiirlerinden alıntılar içerir. Eflaki'nin aktardığına göre, Şems-i Tebrizî'den sonra Mevlana ileri gelenlerin, özellikle de Salâheddîn Zerkûb'un ricası üzerine hutbeler vermiştir. Farsça'nın üslubu oldukça basittir, ancak Arapça ve tarih bilgisi ve hadislerden yapılan alıntılar, Mevlana'nın İslami bilimlerdeki bilgisini gösterir. Onun tarzı, Sufiler ve manevi öğretmenler tarafından verilen konferansların türünün tipik bir örneğidir.[62]Franklin Lewis, Rumi: Past and Present, East and West, Oneworld Publications, 2008 (revised edition). p. 293

  • Makatib (veya Maktubat مکتوبات) Mevlânâ'nın müritlerine, aile fertlerine, devlet ve nüfuz adamlarına yazdığı Farsça mektupların toplamıdır . Mektuplar, Mevlana'nın aile üyelerine yardım etmek ve çevrelerinde büyümüş bir mürit topluluğunu yönetmekle çok meşgul olduğunu kanıtlıyor. Sözü geçen iki eserin (dersler ve vaazlar) Farsça üslubundan farklı olarak, mektuplar bilinçli olarak incelikli ve risale niteliğinde olup, soylulara, devlet adamlarına ve krallara yönelik yazışma beklentilerine uygundur.[63]Franklin Lewis, Rumi: Past and Present, East and West, Oneworld Publications, 2008 (revised edition). p. 295:“In contrast with the prose of his Discourses and sermons, the style of the letters is consciously sophisticated and epistolary, in conformity with the expectations of correspondence directed to nobles, statesmen and kings"

Dini bakış açısı

Rumi, İbn Arabi türünden İslam filozofları sınıfına ilişkindir. Bu aşkın filozoflar, Müslüman dünyasındaki geleneksel irfan, felsefe ve teozofi okullarında sıklıkla birlikte incelenirler.[64]Nasr, Seyyed Hossein (2000) Transcendent Theosophy of Mulla Sadra

Mevlana, teozofisini (aşkın felsefeyi) şiirlerinin ve öykülerinin boncuklarına bir ip gibi yerleştirir. Onun ana noktası ve vurgusu varlığın birliğidir.

Mevlana'nın Müslüman bir alim olduğu ve İslam'ı önemsediği yadsınamaz. Bununla birlikte, manevi vizyonunun derinliği, dar anlayışlı mezhep kaygılarının ötesine geçti. Bir dörtlük okur: Kuran'a göre Muhammed Allah tarafından gönderilen bir rahmettir. Bununla ilgili olarak Rumi şöyle der:"Muhammed'in Nuru, dünyada bir Zerdüşt'ü ya da Yahudi'yi terk etmez. Onun iyi talihinin gölgesi herkesin üzerine parlasın! O, saptırılanların hepsini çölden yola çıkarır."Ancak Rumi, İslam'ın üstünlüğünü şu sözlerle öne sürer:"Muhammed'in nuru bin (ilmin) nuru oldu, bin dal oldu ki, dünya da âhiret de uçtan uca ele geçirildi. Muhammed böyle bir tek daldan perdeyi yırtarsa, binlerce keşiş ve rahip bellerinden batıl inanç ipini yırtarlar."Mevlana'nın şiirlerinin çoğu, dıştan dini riayetin önemini ve Kuran'ın önceliğini öne sürer. Rumi şöyle diyor:Ömrüm oldukça Kuran'ın kuluyum. Seçilmiş olan Muhammed'in yolunun toprağıyım. Eğer biri benim sözlerimden bunun dışında bir şey alıntılarsa, Ondan ayrıldım ve bu sözlere kızdım.

Rumi ayrıca şunları da belirtir: Mesnevi'nin ilk sayfasında Mevlana şöyle diyor:"Hadha kitâbu 'l-mesnevî ve huve uSûlu uSûli uSûli 'd-dîn ve keşşâfu 'l-kur'ân."</br> "Bu, Mesnevi'nin kitabıdır ve (İslam) Dininin köklerinin kökleridir ve Kuran'ın Açıklayıcısıdır."19. yüzyıl İran'ının en önemli filozoflarından biri olan Hadi Sabzavari, Mesnevi ile İslam arasında şu bağlantıyı kurar:Bu, [Kur'an'ın] ayetli tefsiri ve onun esrarengiz gizemi üzerine bir tefsirdir. ......

Kur'an'ın hazinesinde avlanmaya gelince, onda tüm [Kur'an'ın] eski felsefi bilgeliği bulunabilir; [Mesnevî] tümüyle belagatli bir felsefedir.

Gerçekte, şiirin inci söylemi, İslam'ın Yasa Hükmündeki şeriatı ile Tasavvuf ṭarīkatı ve İlahi hakikat'ı birleştirir. Yazarın başarısı, İlahi güç, içgörü, ilham ve aydınlanmayı Yasa, Yol ve Hakikat'i eleştirel akıl, derin düşünce, parlak bir doğal mizaç ve sahip olduğu karakter bütünlüğünü içerecek biçimde bir araya getirmesindedir.[65]Sabzawārī's Sharḥ-i Asrār: A Philosophical Commentary on Rūmīʾs 'Mathnawī'. 2016, s. 175-196.Seyyid Hüseyin Nasr şöyle diyor:Bugün İran'da Rûmî üzerine yaşayan en büyük otoritelerden biri olan Hâdî Hâ'irî, yayınlanmamış bir eserinde, Dîvân'ın ve Mesnevî'nin 6.000 kadar ayetinin, Kur'an ayetlerinin Fars şiirine pratikte doğrudan çevirileri olduğunu göstermiştir.[66]Seyyed Hossein Nasr, "Rumi and the Sufi Tradition," in Chelkowski (ed.), The Scholar and the Saint, p. 183Mevlânâ, Dîvân'ında şöyle der:Sufi, Ebu Bekir gibi Muhammed'e tutunur.[67]Quoted in Ibrahim Gamard, Rumi and Islam: Selections from His Stories, Poems, and Discourses — Annotated and Explained, p. 171.Mesnevisi, büyük ölçüde Kuran ve hadislerden türetilen fıkra ve öykülerin yanı sıra günlük öyküler içerir.

Legalite ve eleştiriler

Kürt asıllı Türk–Amerikan araştırmacı ve yazar Edip Yüksel, Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî'yi öykülerindeki müstehcenlik, İslam'daki tevhit inancına aykırılık ve Allah'tan vahiy aldığı biçimindeki söylemleri dolayısıyla eleştirmiştir.[68]Romalı Celaleddin (Rumi) ve Amerika.

Orta Çağ ve Selçuklu tarihçisi Prof. Dr. Mikail Bayram, Mevlânâ ile Ahî Evran mücadelesine değinmekte ve Mevlânâ'yı Moğollardan (İlhanlılar'dan) maaş alan bir İlhanlı ajanı olmakla ve kendi öz oğlunu öldürmekle suçlamaktadır. Ona göre Ahî Evran ile Nasreddin Hoca aynı kişidir ve Mevlânâ aynı zamanda; büyük bir devlet adamı, din bilgini, filozof, Ahî teşkilatı ve kesin olmamakla birlikte Anadolu'da Moğol direnişinin örgütleyicisi olan Nasreddin Hoca'nın katilidir.[69]Kitap Haber • Kitaplardan Bir Dİnya Kurduk.

Mikail Bayram, Şems-i Tebrîzî'nin de bir Moğol ajanı olduğunu, kendisinin Anadolu'ya gelerek önce Kayseri'ye, ardından da Konya'ya giderek Mevlânâ ile bağlantı kurduğunu belirtir.[70]Moğollar tüm alimleri öldürürken Mevlana'yı neden öldürmedi? - Prof. Dr. Mikail Bayram. YouTube, 6 Şubat 2014. Ayrıca, Anadolu'nun Moğol istilası ile başının belada olduğu ve birçok ilim adamının öldürüldüğü bunalımlı bir dönemde Mevlânâ ve çevresindekilerin herhangi bir zarar görmediğini söyleyen Bayram, Mevlânâ'nın bazı eserlerinde Moğollara boyun eğmenin ve onlara hoşgörü gösterilip daha çok kan dökülmesine engel olmanın gerekli olduğunu yazdığını söyler.[70]Moğollar tüm alimleri öldürürken Mevlana'yı neden öldürmedi? - Prof. Dr. Mikail Bayram. YouTube, 6 Şubat 2014. Mikail Bayram, Mevlânâ'nın Türk olmadığını anımsatarak Türklerden nefret ettiğini de ekler.[70]Moğollar tüm alimleri öldürürken Mevlana'yı neden öldürmedi? - Prof. Dr. Mikail Bayram. YouTube, 6 Şubat 2014.[71]Prof. Dr. Mikail Bayram, Mevlana hakkında kendisine yapılan eleştirilere yanıt veriyor.. YouTube, 6 Eylül 2019.

Mikail Bayram, Mevlânâ'yı Kur'an ve İslam peygamberi Muhammed ile rekabete girmekle de suçlamakta ve Mesnevî'nin ilk sayfasında yer alan "Bu, Mesnevî'nin kitabıdır ve dininin köklerinin kökleridir ve Kur'an'ın açıklayıcısıdır." söylemlerini şöyle aktarmaktadır: "Bu, Mesnevî'nin kitabıdır ve dininin köklerinin kökleridir ve Kur'an'dır."Daha iyi kaynak | tarih = Ağustos 2023İlahiyatçı yazar Mustafa İslamoğlu, günümüzde İslam dünyasında Kur'an'dan sonra sahipleri tarafından Allah tarafından yazdırıldığı söylenen 6 adet kitaptan ve bunların İslam'dan ayrılan birer din olarak değerlendirilebileceklerinden söz ederek, Türkiye coğrafyasından Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî ve Said Nursî'yi bunlara örnek olarak vermektedir.[72]Arşivlenmiş kopya.

Evrensellik

Şahram Şiva, "Rumi, son derece kişisel ve genellikle kafa karıştırıcı kişisel büyüme ve gelişme dünyasını çok açık ve doğrudan bir biçimde dile getirebiliyor. Kimseyi incitmez ve herkesi içine alır. . . . Bugün Rumi'nin şiirleri kiliselerde, sinagoglarda, Zen manastırlarında ve ayrıca New York kent merkezindeki sanat/performans/müzik sahnesinde duyulabiliyor."

Birçok modern Batılı için onun öğretileri, tasavvuf felsefesine ve pratiğine en iyi girişlerden biridir. Batı'da Şahram Şiva, yaklaşık yirmi yıldır Mevlana'nın şiirlerinin çevirilerini öğretiyor, icra ediyor ve paylaşıyor ve Mevlana'nın mirasının dünyanın İngilizce konuşulan bölgelerinde yayılmasına neden oldu.

Profesör Majid M. Naini'ye göre,[73]index. "Rumi'nin yaşamı ve dönüşümü, tüm din ve kökenlerden insanların bir arada barış ve uyum içinde yaşayabileceğinin gerçek tanıklığını ve kanıtını sağlar. Rumi'nin vizyonları, sözleri ve yaşamı bize iç huzura ve mutluluğa nasıl ulaşacağımızı öğretiyor, böylece sonunda sürekli düşmanlık ve nefret akışını durdurabilir ve gerçek küresel barış ve uyumu yakalayabiliriz.”

Rumi'nin çalışmaları Rusça, Almanca, Urduca, Türkçe, Arapça, Bengalce, Fransızca, İtalyanca ve İspanyolca dahil olmak üzere dünyanın birçok diline çevrildi ve konserler, atölye çalışmaları, okumalar, dans gösterileri ve diğer sanatsal kreasyonlarda sergilendi.[74]Rumi Network by Shahram Shiva – The World's Most Popular Website on Rumi. Rumi'nin şiirinin Coleman Barks tarafından yapılan İngilizce uyarlamaları dünya çapında yarım milyondan çok sattı[75]University of Tehran. ve Rumi, Amerika Birleşik Devletleri'nde en çok okunan şairlerden biridir.[76]Curiel, Jonathan, San Francisco Chronicle Staff Writer, Islamic verses: The influence of Muslim literature in the United States has grown stronger since the 11 Sep attacks (6 February 2005), Available online (Retrieved Aug 2006) Şahram Şivanın "Rending the Peçe: Rumi'nin Edebi ve Şiirsel Çevirileri" kitabı (1995, HOHM Press) Benjamin Franklin Ödülü'nün sahibidir.

Mevlana şiirlerinin kayıtları ABD'nin Billboard'un En İyi 20 listesine girdi. Amerikalı yazar Deepak Chopra'nın Mevlana'nın aşk şiirlerinin Fereydoun Kia'nın yaptığı çevirilerin editörlüğünü yaptığı seçkiyi Madonna, Goldie Hawn, Philip Glass ve Demi Moore gibi Hollywood simaları seslendirdi.

Mevlana ve türbesi, 1981-1994 yıllarında basılan 5000 lik Türk Lirası banknotların arka yüzünde betimlenmiştir.

Kuzey Hindistan'da, Lucknow'da Rumi Kapısı olarak bilinen ünlü bir simge yapı vardır. Lucknowlu Hint sinemacı Muzaffar Ali, Rumi ve Amir Husrev'in eserlerinden yola çıkarak konserler sunan ve şairlerin yaşamları arasındaki paralellikleri öne çıkaran Rumi Hüsrev Diyarında (2001) adlı bir belgesel yaptı.[77]Rumi in the Land of Khusrau (Full Movie ). Indian Diplomacy, 2 Haziran 2012.

İrani dünya

Rumi ve İran arasındaki bu kültürel, tarihi ve dilsel bağlar, Rumi'yi İran'da ikonik bir şair yaptı.[39]Franklin Lewis, Rumi: Past and Present, East and West, Oneworld Publications, 2000. Mevlana'nın şiirleri İran'daki birçok kentin duvarlarında sergilenmekte, Farsça müzikle söylenmekte[39]Franklin Lewis, Rumi: Past and Present, East and West, Oneworld Publications, 2000. ve okul kitaplarında okunmaktadır.

Rumi'nin şiiri, klasik İran ve Afgan müziğinin çoğunun temelini oluşturur.[78]Recent representations of the music of the Mevlevi Order of Sufism. 2014, s. 137-150. Şiirinin çağdaş klasik yorumları İranlı Muhammed Rıza, Şehram Nazeri, Davud Azad ve Afganistanlı Muhammed Haşim Çeşti tarafından yapılmıştır.

Mevlevi Sufi Tarikatı; Rumi ve Türkiye

250x250pik
250x250pikhttp://www.banknotes.it/Ricerca_03.asp?ID=1848&Side=r, Kamu malı, Wikimedia Commons

Mevlevi tarikatı, Mevlevi'nin ölümünden sonra 1273 yılında müritleri tarafından kurulmuştur.[79]Sufism. Tarikatın ilk halefi, 1284'te Rumi'nin genç ve yaşamda kalan tek oğlu Sultan Veled'in (1312'de öldü) ölümünden sonra, halk arasında mistik Mesnevi Rebabnamenin yazarı Hüsameddin Çelebi idi.[80]Islamic Supreme Council of America – Islamic Supreme Council of America. Tarikatın liderliği o zamandan beri kesintisiz olarak Konya'da Mevlana'nın ailesinde tutuldu.[81]Mevlâna Celâleddin Rumi. Semazenler olarak da bilinen Mevlevi Sufileri, zikirlerini Sema biçiminde gerçekleştirmeye inanırlar.

Geleneğe göre, en sevdiği enstrüman ney olmasına karşın, Mevlana'nın kendisi ''rebāb'' çalan önemli bir müzisyendi.[82]About the Mevlevi Order of America. Sema'ya eşlik eden müzik, Maṭnawī ve Dīwān-e Kabīr'den ya da Sultan Veled'in şiirlerinden oluşur.[82]About the Mevlevi Order of America. Mevlevilik, Osmanlı İmparatorluğu'nda köklü bir Sufi tarikatıydı ve tarikatın üyelerinin çoğu, Halifeliğin çeşitli resmî görevlerinde görev yaptı. Mevleviliğin merkezi Konya idi. İstanbul'da semā'nın halka açık olarak yapıldığı Galata Kulesi yakınında bir de Mevlevi dergahı vardır. Mevlevi tarikatı her kökenden insanı davet eder:SAlıntı|right|Gel, gel, her kimsen Kafir, putperest, ateşe tapan Bin kere bozmuş olsan da gel Gel, yine gel. Bizimki bir umutsuzluk kervanı değil.[83]Hanut, Eryk. Rumi: The Card and Book Pack : Meditation, Inspiration, Self-discovery. The Rumi Card Book. Tuttle Publishing, 2000, s. xiii.

Mevlana'nın Konya'daki mezarı.
Mevlana'nın Konya'daki mezarı.Georges Jansoone ( JoJan, CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons

Osmanlı döneminde Mevlevi, hepsi Galata Mevlevihanesi'nde gömülü olan Şeyh Galib, Ankaralı İsmail Rusuhi Dede, Esrar Dede, Halet Efendi ve Gavsi Dede de dahil olmak üzere çok sayıda önemli şair ve müzisyen yetiştirmiştir.)[84]Web Page Under Construction. Mevlevi müziğinde özellikle ney müziği önemli bir yer tutar.

Modern, laik Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla birlikte Mustafa Kemal Atatürk, dini kamu alanından çıkarmış ve onu yalnızca kişisel ahlak, davranış ve inançla sınırlandırmıştır. 13 Aralık 1925'te bütün tekkeler ve zaviyeler ile ziyaret yapılan hürmet merkezlerini kapatan bir yasa çıkarıldı. Yalnızca İstanbul'da 250'den çok tekke ve çeşitli cemiyetlerin bir araya geldiği küçük merkezler vardı; bu yasa tasavvuf tarikatlarını feshetti, tasavvufi ad, unvan ve unvanlarına ilişkin giysilerin kullanılmasını yasakladı, tarikatların malvarlığına el koydu, tören ve toplantılarını yasakladı. Yasa, Tarikatları yeniden kurmaya çalışanlara da cezalar verdi. İki yıl sonra, 1927'de Konya'daki Mevlâna Türbesi'nin Müze olarak yeniden açılmasına izin verildi.[85]Mango, Andrew, Atatürk: The Biography of the Founder of Modern Turkey, (2002), .

1950'lerde Türk hükûmeti Konya'da Semazenlerin yılda bir kez gösteri yapmasına izin vermeye başladı. Mewlānā festivali Aralık ayında iki hafta boyunca yapılır; bunun doruk noktası 17 Aralık'ta, Mevlana'nın Urs'u (Rumi'nin ölüm yıl dönümü), Mevlana'nın Tanrı ile birleştiği gece olan Šabe Arūs (شب عروس) (Farsça "evlilik gecesi" anlamına gelir) olarak adlandırılır.[86]Intro. 1974'te Semazenlerin ilk kez Batı'ya seyahat etmelerine izin verildi. 2005 yılında UNESCO, Türkiye'nin "Mevlevi Sema Töreni"ni İnsanlığın Sözlü ve Somut Olmayan Mirasının Başyapıtlarından biri olarak ilan etmiştir.[87]The Mevlevi Sema Ceremony UNESCO.

Dini mezhep

Edward G. Browne'ın belirttiği gibi, en önde gelen üç mistik İranlı şair Rumi, Senai ve Attar'ın tümü Sünni Müslümanlardı ve şiirleri ilk iki halife Ebu Bekir ve Ömer bin Hattâba'a övgüler içerir. Annemarie Schimmel'e göre, Şii yazarlar arasında Mevlana ve Attar gibi önde gelen mistik şairleri kendi saflarına katma eğilimi, 1501'de Safevi İmparatorluğu'nda Oniki İmamcı Şia'nın devlet dini olarak tanıtılmasından sonra daha da güçlendi.[88]Annemarie Schimmel, Deciphering the Signs of God, 302 pp., SUNY Press, 1994, (see p. 210)

Sekiz yüzüncü yıl kutlamaları

Afganistan Damgasında Rumi, 1968
Afganistan Damgasında Rumi, 1968Government of Afghanistan, Kamu malı, Wikimedia Commons

Afganistan'da Mavlânâ, Türkiye'de Mevlâna, İran'da Molavî olarak bilinir .

UNESCO, Afganistan, İran ve Türkiye Daimi Delegasyonlarının önerisi ve "insanların düşüncesinde barışın savunmasını inşa etme" misyonuna uygun olarak yönetim kurulu ve Genel Kurul tarafından onaylanarak 2007'de Mevlana'nın sekiz yüzüncü doğum yıl dönümü kutlamalarıyla ilişkilendirildi.[89]Haber, Haberler, Güncel Haberler, Ekonomi, Dünya, Gündem Haberleri, Son Dakika, – Zaman Gazetesi. UNESCO'daki anma, 6 Eylül 2007'de gerçekleşti;[29]UNESCO: 800th Anniversary of the Birth of Mawlana Jalal-ud-Din Balkhi-Rumi. UNESCO, 6 Eylül 2007. UNESCO, Mevlana'nın düşünce ve ülkülerini araştırmak ve yaymakla uğraşanları cesaretlendirmek amacıyla Mevlana adına madalya bastı.[30]UNESCO. Executive Board; 175th; UNESCO Medal in honour of Mawlana Jalal-ud-Din Balkhi-Rumi; 2006. UNESDOC – UNESCO Documents and Publications, October 2006.

30 Eylül 2007'de İran'da Mevlana anısına ülke genelinde okul zilleri çalındı.[90]همشهری آنلاین. Yine o yıl İran, 26 Ekim - 2 Kasım tarihleri arasında Mevlana Haftası düzenledi. Tahran'da uluslararası bir tören ve konferans düzenlendi; etkinliğin açılışını İran cumhurbaşkanı ve parlamento başkanı yaptı. Etkinliklere yirmi dokuz ülkeden bilim insanı katıldı ve konferansta 450 makale sunuldu.[91]Int'l congress on Molana opens in Tehran. İranlı müzisyen Şehram Nazıri, Rumi başyapıtları üzerine yaptığı ünlü çalışmaları nedeniyle 2007 yılında Légion d'honneur ve İran Müzik Evi Ödülü'ne layık görüldü. 2007, UNESCO tarafından "Uluslararası Mevlana Yılı" ilan edildi.[92]News | Chnpress.[93]Podcast Episode: Living Dialogues: Coleman Barks: The Soul of Rumi (Thought-Leaders in Transforming Ourselves and Our Global Community with Duncan Campbell, Visionary Conversationalist, Living Dialogues.com.

Yine 30 Eylül 2007'de Türkiye, Mevlana'nın sekiz yüzüncü doğum gününü, kırk sekiz kamerayla televizyonda yayınlanan ve sekiz ülkede canlı yayınlanan dev bir semā ritüeli ile kutladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan Ertuğrul Günay, "Tarihin en büyük sema gösterisi olan bu törene üç yüz dervişin katılması planlanıyor" dedi.[94]300 dervishes whirl for Rumi in Turkey. 29 Eylül 2007.

Mevlana İncelemeleri

Mevlana Rumi Dergisi[95]Mawlana Rumi Review. her yıl Exeter Üniversitesi Fars ve İran Çalışmaları Merkezi tarafından Lefkoşa'daki Rumi Enstitüsü ve Cambridge'deki Arketip Kitapları[96]books and media on traditional wisdom. ile işbirliği içinde yayınlanmaktadır.[96]books and media on traditional wisdom. İlk cilt 2010 yılında yayınlandı ve o zamandan beri her yıl çıkıyor. Derginin baş editörü Leonard Lewisohn'a göre: "Bir dizi önemli İslam şairi, önem ve çıktı açısından Dante, Shakespeare ve Milton gibi şairlerle kolayca rekabet etseler de, Batı'da bu zamana değin yalnızca marjinal bir edebi üne sahiptirler, çünkü Arap ve Fars düşünürler, yazarlar ve şairler, Batı Kanonunun büyük anlatısının yanı sıra önemsiz, anlamsız, bayağı yan gösteriler olarak kabul edilir. Mevlana Dergisi'nin amacı, Batı edebiyat tasavvurunun yaptığı küçük bir hatadan çok daha önemli bir şey olan dünya edebiyatına yönelik bu dikkatsiz yaklaşımı düzeltmektir."[97]Editor's Note.

Çeviri tartışması

Akademisyenler ve Mevlana bilginleri, Batı dünyasındaki popüler Mevlana çevirilerinin çoğu zaman kuşkulu nitelikte olduğunu ve birçok hata ve yanlış çeviri içerdiğini uzun süredir iddia etmektedirler. Rumi'nin İngilizce çevirilerinin çoğu bilim insanları ve hem de İranlı okuyucular tarafından değil, Reynold A. Nicholson ve Arthur John Arberry gibi bilginler tarafından Viktorya dönemi çevirilerini yeniden yazan şairler tarafından yapılmıştır. Bu konu New Yorker'ın "İslam'ın Mevlana Şiirinden Silinmesi" başlıklı makalesinde vurgulanmıştır.[98]Nast, Condé. The Erasure of Islam from the Poetry of Rumi. 5 Ocak 2017. Konuyla ilgili bir Twitter ileti dizisi @PersianPoetics kullanıcısı tarafından #rumiwasmuslim hashtag'i yayınlandığında viral hale geldi. Konu o zamandan beri geniş çapta ele alındı ve El Cezire ve diğer yayın organlarında yayınlandı.

Kaynakça

  1. 1.Badr al-Dīn Tabrīzī. 7 Temmuz 2016. referenceworks.brillonline.com
  2. 2.Ritter, H.; Bausani, A. "ḎJ̲alāl al-Dīn Rūmī b. Bahāʾ al-Dīn Sulṭān al-ʿulamāʾ Walad b. Ḥusayn b. Aḥmad Ḵh̲aṭībī." Encyclopaedia of Islam. Edited by: P. Bearman, Th. Bianquis, C.E. Bosworth, E. van Donzel and W.P. Heinrichs. Brill, 2007. Brill Online. Excerpt: "known by the sobriquet Mewlānā, persian poet and founder of the Mewlewiyya order of dervishes"
  3. 3.Rumi: Past and Present, East and West: The life, Teaching and poetry of Jalal Al-Din Rumi. Oneworld Publication, 2008, s. 9.
  4. 4.The Mystery of Numbers. Oxford University Press, 7 Nisan 1994, s. 51.
  5. 5.Islamic Art and Spirituality. Suny Press, 1987, s. 115.
  6. 6.The roar of Rumi—800 years on. 30 Eylül 2007. news.bbc.co.uk
  7. 7.Why is Rumi the best-selling poet in the US?. 21 Ekim 2014. bbc.com
  8. 8.Rumi Rules!. 29 Ekim 2002. content.time.com
  9. 9.Annemarie Schimmel, The Triumphal Sun: A Study of the Works of Jalaloddin Rumi, SUNY Press, 1993, p. 193: "Rumi's mother tongue was Persian, but he had learned during his stay in Konya, enough Turkish and Greek to use it, now and then, in his verse."
  10. 10.Franklin Lewis: "On the question of Rumi's multilingualism (pp. 315–317), we may still say that he spoke and wrote in Persian as a native language, wrote and conversed in Arabic as a learned "foreign" language and could at least get by at the market in Turkish and Greek (although some wildly extravagant claims have been made about his command of Attic Greek, or his native tongue being Turkish) (Lewis 2008:xxi). (Franklin Lewis, "Rumi: Past and Present, East and West: The Life, Teachings and Poetry of Jalal al-Din Rumi," One World Publication Limited, 2008). Franklin also points out that: "Living among Turks, Rumi also picked up some colloquial Turkish."(Franklin Lewis, "Rumi: Past and Present, East and West: The Life, Teachings and Poetry of Jalal al-Din Rumi," One World Publication Limited, 2008, p. 315). He also mentions Rumi composed thirteen lines in Greek (Franklin Lewis, Rumi: Past and Present, East and West: The Life, Teachings and Poetry of Jalal al-Din Rumi, One World Publication Limited, 2008, p. 316). On Rumi's son, Sultan Walad, Franklin mentions: "Sultan Walad elsewhere admits that he has little knowledge of Turkish" (Sultan Walad): Franklin Lewis, Rumi, "Past and Present, East and West: The Life, Teachings and Poetry of Jalal al-Din Rumi, One World Publication Limited, 2008, p. 239) and "Sultan Valad did not feel confident about his command of Turkish" (Franklin Lewis, Rumi: Past and Present, East and West, Oneworld Publications, 2000, p. 240)
  11. 11.Ποιήματα του Μαυλανά Ρουμή. 1993, s. 3-22.
  12. 12.Die griechischen Verse im Rabâbnâma.. 1895.
  13. 13.Greek Verses of Rumi & Sultan Walad. 22 Nisan 2009. tlg.uci.edu
  14. 14.The Cambridge History of Islam, Part VIII: Islamic Society and Civilization. Cambridge University Press, 1977, s. 586.
  15. 15.C.E. Bosworth, "Turkmen Expansion towards the west" in UNESCO History of Humanity, Volume IV, titled "From the Seventh to the Sixteenth Century", UNESCO Publishing / Routledge, p. 391: "While the Arabic language retained its primacy in such spheres as law, theology and science, the culture of the Seljuk court and secular literature within the sultanate became largely Persianized; this is seen in the early adoption of Persian epic names by the Seljuk rulers (Qubād, Kay Khusraw and so on) and in the use of Persian as a literary language (Turkmen must have been essentially a vehicle for everyday speech at this time). The process of Persianization accelerated in the 13th century with the presence in Konya of two of the most distinguished refugees fleeing before the Mongols, Bahā' al-Dīn Walad and his son Mawlānā Jalāl al-Dīn Rūmī, whose Mathnawī, composed in Konya, constitutes one of the crowning glories of classical Persian literature."
  16. 16.Interview: 'Many Americans Love Rumi...But They Prefer He Not Be Muslim'. 9 Ağustos 2010. rferl.org
  17. 17.Interview: A mystical journey with Rumi. atimes.com
  18. 18.Dîvân-i Kebîr Jalāl al-Dīn Rūmī. omifacsimiles.com
  19. 19.Nazrul: The rebel and the romantic. 27 Ağustos 2015. daily-sun.com
  20. 20.A tribute to Jalaluddin Rumi. 30 Eylül 2018. daily-sun.com
  21. 21.Risala-yi Ahwal-i Mawlana. 1946, s. 5. archive.org
  22. 22.Rumi. Selected Poems. Penguin Books, 2015, s. 350. books.google.com
  23. 23.Franklin Lewis. Rumi: Past and Present, East and West: The Life, Teachings and Poetry of Jalal al-Din Rumi. One World Publication Limited, 2008, s. 9.
  24. 24."ملای روم" in Dehkhoda Dictionary vajehyab.com
  25. 25.H. Ritter, 1991, DJALĀL al-DĪN RŪMĪ, The Encyclopaedia of Islam (Volume II: C–G), 393.
  26. 26.Jalāl al-Dīn Rūmī (Maulana), Ibrahim Gamard, Rumi and Islam: Selections from His Stories, Poems, and Discourses, Annotated & Explained, SkyLight Paths Publishing, 2004.
  27. 27.Seyyed Hossein Nasr, Islamic Art and Spirituality, SUNY Press, 1987. p. 115: "Jalal al-Din was born in a major center of Persian culture, Balkh, from Persian speaking parents, and is the product of that Islamic Persian culture which in the 7th/13th century dominated the 'whole of the eastern lands of Islam and to which present day Persians as well as Turks, Afghans, Central Asian Muslims and the Muslims of the Indo-Pakistani and the Muslims of the Indo-Pakistani subcontinent are heir. It is precisely in this world that the sun of his spiritual legacy has shone most brilliantly during the past seven centuries. The father of Jalal al-Din, Muhammad ibn Husayn Khatibi, known as Baha al-Din Walad and entitled Sultan al-'ulama', was an outstanding Sufi in Balkh connected to the spiritual lineage of Najm al-Din Kubra."
  28. 28.Annemarie Schimmel, "I Am Wind, You Are Fire," p. 11. She refers to a 1989 article by Fritz Meier:
  29. 29.UNESCO: 800th Anniversary of the Birth of Mawlana Jalal-ud-Din Balkhi-Rumi. UNESCO, 6 Eylül 2007. portal.unesco.org
  30. 30.UNESCO. Executive Board; 175th; UNESCO Medal in honour of Mawlana Jalal-ud-Din Balkhi-Rumi; 2006. UNESDOC – UNESCO Documents and Publications, October 2006. unesdoc.unesco.org
  31. 31.Franklin D. Lewis, Rumi: Past and Present, East and West: The life, Teaching and poetry of Jalal Al-Din Rumi, Oneworld Publication Limited, 2008 p. 9: "How is that a Persian boy born almost eight hundred years ago in Khorasan, the northeastern province of greater Iran, in a region that we identify today as Central Asia, but was considered in those days as part of the greater Persian cultural sphere, wound up in central Anatolia on the receding edge of the Byzantine cultural sphere"
  32. 32.Maqsood Jafrī, The gleam of wisdom, Sigma Press, 2003. p. 238: "Rumi has influenced a large number of writers while on the other hand he himself was under the great influence of Sanai and Attar.
  33. 33.A.J. Arberry, Sufism: An Account of the Mystics of Islam, Courier Dover Publications, Nov 9, 2001. p. 141
  34. 34.Seyyed Hossein Nasr, The Garden of Truth: The Vision and Promise of Sufism, Islam's Mystical Tradition HarperCollins, Sep 2, 2008. page 130: "Attar has traversed the seven cities of Love, We are still at the turn of one street!"
  35. 35.Grousset, Rene, The Empire of the Steppes: A History of Central Asia, (Rutgers University Press, 2002), 157; "...the Seljuk court at Konya adopted Persian as its official language".
  36. 36.Aḥmad of Niǧde's "al-Walad al-Shafīq" and the Seljuk Past, A.C.S. Peacock, Anatolian Studies, Vol. 54, (2004), 97; With the growth of Seljuk power in Rum, a more highly developed Muslim cultural life, based on the Persianate culture of the Great Seljuk court, was able to take root in Anatolia
  37. 37.Carter Vaughn Findley, The Turks in World History, Oxford University Press, 11 November 2004. p. 72: Meanwhile, amid the migratory swarm that Turkified Anatolia, the dispersion of learned men from the Persian-speaking east paradoxically made the Seljuks court at Konya a new center for Persian court culture, as exemplified by the great mystical poet Jelaleddin Rumi (1207–1273).
  38. 38.Note: Rumi's shrine is now known as the "Mevlâna Museum" in Turkey.
  39. 39.Franklin Lewis, Rumi: Past and Present, East and West, Oneworld Publications, 2000.
  40. 40.Franklin Lewis, Rumi: Past and Present, East and West, Oneworld Publications, 2008 (revised edition). pp. 90–92: "Baha al-Din’s disciples also traced his family lineage to the first caliph, Abu Bakr (Sep 9; Af 7; JNO 457; Dow 213). This probably stems from willful confusion over his paternal great grandmother, who was the daughter of Abu Bakr of Sarakhs, a noted jurist (d. 1090). The most complete genealogy offered for family stretches back only six or seven generations and cannot reach to Abu Bakr, the companion and first caliph of the Prophet, who died two years after the Prophet, in C.E. 634 (FB 5–6 n.3)."
  41. 41.H. Algar, “BAHĀʾ-AL-DĪN MOḤAMMAD WALAD“ , Encyclopedia Iranica. There is no reference to such descent in the works of Bahāʾ-e Walad and Mawlānā Jalāl-al-Dīn or in the inscriptions on their sarcophagi. The attribution may have arisen from confusion between the caliph and another Abū Bakr, Šams-al-Aʾemma Abū Bakr Saraḵsī (d. 483/1090), the well-known Hanafite jurist, whose daughter, Ferdows Ḵātūn, was the mother of Aḥmad Ḵaṭīb, Bahāʾ-e Walad's grandfather (see Forūzānfar, Resāla, p. 6). Tradition also links Bahāʾ-e Walad's lineage to the Ḵᵛārazmšāh dynasty. His mother is said to have been the daughter of ʿAlāʾ-al-Dīn Moḥammad Ḵārazmšāh (d. 596/1200), but this appears to be excluded for chronological reasons (Forūzānfar, Resāla, p. 7) iranicaonline.org
  42. 42.(Ritter, H.; Bausani, A. "ḎJalāl al- Dīn Rūmī b. Bahāʾ al-Dīn Sulṭān al-ʿulamāʾ Walad b. Ḥusayn b. Aḥmad Ḵhaṭībī ." Encyclopaedia of Islam. Edited by: P. Bearman, Th. Bianquis, C.E. Bosworth, E. van Donzel and W.P. Heinrichs. Brill, 2009. Brill Online. Excerpt: "known by the sobriquet Mawlānā (Mevlâna), Persian poet and founder of the Mawlawiyya order of dervishes"): "The assertions that his family tree goes back to Abū Bakr, and that his mother was a daughter of the Ḵhwārizmshāh ʿAlāʾ al-Dīn Muḥammad (Aflākī, i, 8–9) do not hold on closer examination (B. Furūzānfarr, Mawlānā Ḏjalāl Dīn, Tehrān 1315, 7; ʿAlīnaḳī Sharīʿatmadārī, Naḳd-i matn-i mathnawī, in Yaghmā, xii (1338), 164; Aḥmad Aflākī, Ariflerin menkibeleri, trans. Tahsin Yazıcı, Ankara 1953, i, Önsöz, 44).")
  43. 43.Franklin Lewis, Rumi: Past and Present, East and West, Oneworld Publications, 2008 (revised edition). p. 44:“Baha al-Din’s father, Hosayn, had been a religious scholar with a bent for asceticism, occupied like his own father before him, Ahmad, with the family profession of preacher (khatib). Of the four canonical schools of Sunni Islam, the family adhered to the relatively liberal Hanafi fiqh. Hosayn-e Khatibi enjoyed such renown in his youth—so says Aflaki with characteristic exaggeration—that Razi al-Din Nayshapuri and other famous scholars came to study with him (Af 9; for the legend about Baha al-Din, see below, "The Mythical Baha al-Din"). Another report indicates that Baha al-Din's grandfather, Ahmad al-Khatibi, was born to Ferdows Khatun, a daughter of the reputed Hanafite jurist and author Shams al-A’emma Abu Bakr of Sarakhs, who died circa 1088 (Af 75; FB 6 n.4; Mei 74 n. 17). This is far from implausible and, if true, would tend to suggest that Ahmad al-Khatabi had studied under Shams al-A’emma. Prior to that the family could supposedly trace its roots back to Isfahan. We do not learn the name of Baha al-Din's mother in the sources, only that he referred to her as "Mama" (Mami), and that she lived to the 1200s." (p. 44)
  44. 44.Suspended Somewhere Between: A Book of Verse. PM Press, 2011, s. i. archive.org
  45. 45.Mevlana Celaleddin Rumi. MokumTV, 2009, s. 45.
  46. 46.Hz. Mawlana and Shams. semazen.net
  47. 47.Jawid Mojaddedi. Rumi, Jalal al-Din. The Masnavi, Book One. Oxford University Press (Kindle Edition), 2004, s. xix.
  48. 48.Notes on Saldjūq Architectural Patronage in Thirteenth Century Anatolia. 1993, s. 1-57.
  49. 49.Ibrahim Gamard (with gratitude for R.A. Nicholson's 1930 British translation). The Mathnawî-yé Ma'nawî – Rhymed Couplets of Deep Spiritual Meaning of Jalaluddin Rumi. dar-al-masnavi.org
  50. 50.Abdul Rahman Jami notes:
  51. 51.Jawid Mojaddedi. Rumi, Jalal al-Din. The Masnavi, Book One. Oxford University Press (Kindle Edition), 2004, s. xii-xiii.
  52. 52.Franklin Lewis, Rumi: Past and Present, East and West, Oneworld Publications, 2008 (revised edition). p. 306: "The manuscripts versions differ greatly in the size of the text and orthography. Nicholson’s text has 25,577 lines though the average medieval and early modern manuscripts contained around 27,000 lines, meaning the scribes added two thousand lines or about eight percent more to the poem composed by Rumi. Some manuscripts give as many as 32,000!"
  53. 53.Persian Poetry, Sufism and Ismailism: The Testimony of Khwājah Qāsim Tushtarī's Recognizing God. January 2019, s. 17-49.
  54. 54.Franklin D. Lewis, Rumi: Past and Present, East and West: The Life, Teaching, and Poetry of Jalâl al-Din Rumi, rev. ed. (2008). p. 314: “The Foruzanfar’s edition of the Divan-e Shams compromises 3229 ghazals and qasidas making a total of almost 35000 lines, not including several hundred lines of stanzaic poems and nearly two thousand quatrains attributed to him”
  55. 55.Dar al-Masnavi Website, accessed December 2009 : According to the Dar al-Masnavi website: “In Forûzânfar's edition of Rumi's Divan, there are 90 ghazals (Vol. 1, 29; Vol. 2, 1; Vol. 3, 6; Vol. 4, 8; Vol. 5, 19, Vol. 6, 0; Vol. 7, 27) and 19 quatrains entirely in Arabic. In addition, there are ghazals which are all Arabic except for the final line; many have one or two lines in Arabic within the body of the poem; some have as many as 9–13 consecutive lines in Arabic, with Persian verses preceding and following; some have alternating lines in Persian, then Arabic; some have the first half of the verse in Persian, the second half in Arabic.” dar-al-masnavi.org
  56. 56.Mecdut MensurOghlu: “The Divan of Jalal al-Din Rumi contains 35 couplets in Turkish and Turkish-Persian which have recently been published me” (Celal al-Din Rumi’s turkische Verse: UJb. XXIV (1952), pp. 106–115)
  57. 57.Franklin D. Lewis, Rumi: Past and Present, East and West: The Life, Teaching, and Poetry of Jalâl al-Din Rumi, rev. ed. (2008): "“a couple of dozen at most of the 35,000 lines of the Divan-I Shams are in Turkish, and almost all of these lines occur in poems that are predominantly in Persian”"
  58. 58.Untitled Document. opoudjis.net
  59. 59.Franklin D. Lewis, Rumi: Past and Present, East and West: The Life, Teaching, and Poetry of Jalâl al-Din Rumi, rev. ed. (2008): "Three poems have bits of demotic Greek; these have been identified and translated into French, along with some Greek verses of Sultan Valad. Golpinarli (GM 416–417) indicates according to Vladimir Mir Mirughli, the Greek used in some of Rumi's macaronic poems reflects the demotic Greek of the inhabitants of Anatolia. Golpinarli then argues that Rumi knew classical Persian and Arabic with precision, but typically composes poems in a more popular or colloquial Persian and Arabic.".
  60. 60.Franklin Lewis, Rumi: Past and Present, East and West — The Life, Teachings, and Poetry of Jalal al-Din Rumi, Oneworld Publications, 2000, Chapter 7.
  61. 61.“As Safa points out (Saf 2:1206) the Discourse reflect the stylistics of oral speech and lacks the sophisticated word plays, Arabic vocabulary and sound patterning that we would except from a consciously literary text of this period. Once again, the style of Rumi as lecturer or orator in these discourses does not reflect an audience of great intellectual pretensions, but rather middle-class men and women, along with number of statesmen and rulers”” (Franklin Lewis, Rumi: Past and Present, East and West, Oneworld Publications, 2008 (revised edition). p. 292)
  62. 62.Franklin Lewis, Rumi: Past and Present, East and West, Oneworld Publications, 2008 (revised edition). p. 293
  63. 63.Franklin Lewis, Rumi: Past and Present, East and West, Oneworld Publications, 2008 (revised edition). p. 295:“In contrast with the prose of his Discourses and sermons, the style of the letters is consciously sophisticated and epistolary, in conformity with the expectations of correspondence directed to nobles, statesmen and kings"
  64. 64.Nasr, Seyyed Hossein (2000) Transcendent Theosophy of Mulla Sadra
  65. 65.Sabzawārī's Sharḥ-i Asrār: A Philosophical Commentary on Rūmīʾs 'Mathnawī'. 2016, s. 175-196.
  66. 66.Seyyed Hossein Nasr, "Rumi and the Sufi Tradition," in Chelkowski (ed.), The Scholar and the Saint, p. 183
  67. 67.Quoted in Ibrahim Gamard, Rumi and Islam: Selections from His Stories, Poems, and Discourses — Annotated and Explained, p. 171.
  68. 68.Romalı Celaleddin (Rumi) ve Amerika. 19.org
  69. 69.Kitap Haber • Kitaplardan Bir Dİnya Kurduk. kitaphaber.com.tr
  70. 70.Moğollar tüm alimleri öldürürken Mevlana'yı neden öldürmedi? - Prof. Dr. Mikail Bayram. YouTube, 6 Şubat 2014. youtube.com
  71. 71.Prof. Dr. Mikail Bayram, Mevlana hakkında kendisine yapılan eleştirilere yanıt veriyor.. YouTube, 6 Eylül 2019. youtube.com
  72. 72.Arşivlenmiş kopya. youtube.com
  73. 73.index. naini.net
  74. 74.Rumi Network by Shahram Shiva – The World's Most Popular Website on Rumi. rumi.net
  75. 75.University of Tehran. ut.ac.ir
  76. 76.Curiel, Jonathan, San Francisco Chronicle Staff Writer, Islamic verses: The influence of Muslim literature in the United States has grown stronger since the 11 Sep attacks (6 February 2005), Available online (Retrieved Aug 2006) sfgate.com
  77. 77.Rumi in the Land of Khusrau (Full Movie ). Indian Diplomacy, 2 Haziran 2012. youtube.com
  78. 78.Recent representations of the music of the Mevlevi Order of Sufism. 2014, s. 137-150.
  79. 79.Sufism. chnm.gmu.edu
  80. 80.Islamic Supreme Council of America – Islamic Supreme Council of America. islamicsupremecouncil.org
  81. 81.Mevlâna Celâleddin Rumi. mevlana.net
  82. 82.About the Mevlevi Order of America. hayatidede.org
  83. 83.Hanut, Eryk. Rumi: The Card and Book Pack : Meditation, Inspiration, Self-discovery. The Rumi Card Book. Tuttle Publishing, 2000, s. xiii. google.com
  84. 84.Web Page Under Construction. istanbulportal.com
  85. 85.Mango, Andrew, Atatürk: The Biography of the Founder of Modern Turkey, (2002), .
  86. 86.Intro. kloosterman.be
  87. 87.The Mevlevi Sema Ceremony UNESCO. unesco.org
  88. 88.Annemarie Schimmel, Deciphering the Signs of God, 302 pp., SUNY Press, 1994, (see p. 210)
  89. 89.Haber, Haberler, Güncel Haberler, Ekonomi, Dünya, Gündem Haberleri, Son Dakika, – Zaman Gazetesi. zaman.com
  90. 90.همشهری آنلاین. hamshahrionline.ir
  91. 91.Int'l congress on Molana opens in Tehran. www2.irna.ir
  92. 92.News | Chnpress. chnpress.com
  93. 93.Podcast Episode: Living Dialogues: Coleman Barks: The Soul of Rumi (Thought-Leaders in Transforming Ourselves and Our Global Community with Duncan Campbell, Visionary Conversationalist, Living Dialogues.com. personallifemedia.com
  94. 94.300 dervishes whirl for Rumi in Turkey. 29 Eylül 2007. tehrantimes.com
  95. 95.Mawlana Rumi Review. portal.issn.org
  96. 96.books and media on traditional wisdom. archetypebooks.com
  97. 97.Editor's Note. jadidonline.com
  98. 98.Nast, Condé. The Erasure of Islam from the Poetry of Rumi. 5 Ocak 2017. newyorker.com