I. İsmail
İçindekiler7

I. İsmail, bilinen adıyla Şah İsmail veya tam ünvanıyla Ebu'l-Muzaffer Bahadır el-Hüseynî[1]Tufan Gündüz, TDV İslâm Ansiklopedisi, cilt: 38, sayfa: 253 (شاه اسماعیل; 17 Temmuz 1487, Erdebil - 23 Mayıs 1524, Tebriz), divan edebiyatındaki mahlasıyla Hatayî, Safevî Tarikatı'nın lideri, Safevî Devleti'nin kurucusu ve ilk hükümdarıdır.[2]Xǝtai - Ismāʿīl I - founder of the Ṣafavid dynasty of Persia. BRILL Encyclopedia of Islam.[3]ŞAH İSMÂİL - TDV İslâm Ansiklopedisi. Alevilik ve Bektaşilikte Yedi Ulu Ozan'dan birisi olarak kabul edilir.[4]YEDİ ULU OZAN’IN “YEDİ” SEMBOLİZMİ. Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi.
İran coğrafyası, Şah İsmail tarafından 1501 yılında birleşik bir ülke haline gelmeden önce, yaklaşık sekiz buçuk yüzyıl önce Müslüman Araplar tarafından fethedilmesinden bu yana, yerel İran yönetimi altında birleşik bir ülke olarak var olmamıştı. Fakat bir dizi Arap halifesi, Türk sultanları ve Moğol hanları tarafından idare ediliyordu. Tüm bu dönem içinde yalnızca Büveyhîler döneminde İran coğrafyasının bir bölümü İranî bir yönetime kavuşmuştu.
I. İsmail tarafından kurulan Safevî Hanedanı, iki asırdan fazla bir süre hüküm sürdü, tarihteki en büyük İran imparatorluklarından biri oldu ve gücünün zirvesindeyken, günümüzdeki İran, Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan'ın çoğunu, Kuzey Kafkasya, Irak, Kuveyt ve Afganistan'ın yanı sıra, günümüz Türkiye, Pakistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Suriye topraklarının bazı kısımlarına hükmederek kendi zamanının en güçlü devletlerinden biri oldu.[5]Helen Chapin Metz. Iran, a Country study. 1989. University of Michigan, p. 313.[6]Emory C. Bogle. Islam: Origin and Belief. University of Texas Press. 1989, p. 145.[7]Stanford Jay Shaw. History of the Ottoman Empire. Cambridge University Press. 1977, p. 77.[8]Andrew J. Newman, Safavid Iran: Rebirth of a Persian Empire, IB Tauris (March 30, 2006). Ayrıca, İran kültürünün Büyük İran'ın geniş bölgelerinde yeniden gelişmesini sağladı.[9]Why is there such confusion about the origins of this important dynasty, which reasserted Iranian identity and established an independent Iranian state after eight and a half centuries of rule by foreign dynasties? RM Savory, Iran under the Safavids (Cambridge University Press, Cambridge, 1980), p. 3. Safevî İmparatorluğu'nun ortaya koyduğu miras, İran'ın Doğu ile Batı arasında ekonomik bir kale olarak yeniden canlanması, verimli bir devlet ve bürokrasinin kurulması, aynı zamanda mimari yenilikler ve güzel sanatların himaye edilmesiydi.
I. İsmail'in ilk eylemlerinden biri, Şii İslam'ın İsnâaşeriyye mezhebini yeni kurulan devletinin resmî dini olduğunu ilan etmesi oldu ve bu durum, İran'ın sonraki tarihi için büyük sonuçlar doğurdu. Dahası, bu sert dönüşüm ona büyüyen Safevî Devleti'ni Sünni komşularından batıdaki Osmanlı İmparatorluğu ve doğuda Şeybânîler'den ayrılma konusunda siyasi bir fayda da sağladı.
Şirvanşah Ferruh Yesâr'ın 20.000 süvari ve 6.000 piyadeden oluşan ordusunu 7.000 kişilik ordusu ile Cebanî savaşında perişan etmekle kalmamış, Şirvanşah'da öldürülmüştür. Şamahı ve Bakü bu gelişmeler üzerine teslim olmuştur. Burada Şah İsmail'in emri ile zengin Şirvan hazinesinden bir altın bile alınmaksızın tamamı nehre dökülmüştür. Bu zafer sadece İsmail'in gücünü artırmakla kalmamış, bir nevi kutsallaşmıştır.[10]Şah İsmail: Hayatı ve Şahsiyeti. Akademik Tarih ve Düşünce Dergisi, 2019. Daha sonra ise İran'da Şiilik mezhebini egemen kılıp, bölgede yaşayanları tek bir çatı altında birleştirerek Safevî Devleti'ni kurmuştur. Kurduğu devlette saray ve ordu dili olarak Azerbaycan Türkçesi, bürokrasi dili olarak Farsça kullanmıştır.[11]The Qizilbash, Education and the Arts adlı kitabının XVI. bölümünün 169. sayfası[12]A Study of History,V, s. 514-15 Nüfus ve iktisadi gerekçelerle dönemin Osmanlı padişahı Yavuz Sultan Selim ile hem siyasi hem askeri olmak üzere mücadele etmiş ve Çaldıran Muharebesi'nde Osmanlı'ya karşı büyük bir yenilgi yaşamıştır.
Hayatı
İlk yılları
İsmail, 17 Temmuz 1487 tarihinde Erdebil şehrinde Safevî Tarikatı'na mensup bir şeyh ailesinin çocuğu olarak dünyaya geldi.[13]The Middle East, s. 147-148. İsmail'in babası Şeyh Haydar, dedesi ise Şeyh Cüneyd'dir. Babası Haydar, Safevî Tarikatı'nın Sufî şeyhiydi ve tarikatın kurucusu Safiyüddin Erdebilî'nin (1252-1334) doğrudan soyundandı.[14]Tapper, Richard. Frontier Nomads of Iran: A Political and Social History of the Shahsevan. Cambridge University Press, 28 Ağustos 1997, s. 39.[15]Foundation, Encyclopaedia Iranica. Welcome to Encyclopaedia Iranica.[16]Kamal, Muhammad. Mulla Sadra's Transcendent Philosophy. Ashgate Publishing, Ltd., 2006.[17]Safevi Tarikatı ve Şah İsmail Gerçekleri - Ahmet Şimşirgil Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil Turkish Turkish. İsmail'in annesi Alemşah Halime Begüm ise, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın kızıdır.
Şeyh Haydar, öldürülmüş babası Şeyh Cüneyd'in öcünü almak için Kafkasya'ya düzenlediği sefer kapsamında 1488 yılında Şirvanşahlar Devleti'e saldırdı. Şirvan hükümdarı Ferruh Yasar yenilgiye uğrayarak Gülistan Kalesi civarına çekildi. Yedi ay muhasarada kaldıktan sonra Şirvan sultanı Ferruh Yasar, damadı olan Akkoyunlu sultanı Yakub Bey'den yardım istedi. Şeyh Haydar da, Alemşah Halime Begüm ile evlendiğinden, Yakub'un kardeşinin kocası idi; fakat Haydar'ın daha da güçlenmesini istemeyen Akkoyunlu hükümdarı, Ferruh'a bir kuvvet gönderdi. Akkoyunlu ve Şirvanşah ordularıyla Taberistan yakınlarında yapılan savaşta Şeyh Haydar öldürüldü.[18]E.J. Brill's First Encyclopaedia of Islam, 1913-1936, By M Th Houtsma, T W Arnold, A J Wensinck, pg.944.
Babası Şeyh Haydar öldürüldükten sonra İsmail, dayısı Sultan Yakub tarafından annesi Âlemşah Begüm, kardeşleri Sultan Ali ve İbrahim ile birlikte Şiraz valisi Mensur Pürnak Bey'in yanına gönderildi. İsmail o sırada bir yaşındaydı. Sultan Yakup'un ömrünün sonuna kadar onlar Fars'ta İstahr kalesinde hapsedildiler. Sultan Yakup 1490'da eşi tarafından öldürüldü.[19]Yusufcemali, Hayat-i İçtimâi, Ferhengi ve Mezhebi-i Şah İsmail-i Evvel, s. 51
Akkoyunlu dönemi


Akkoyunlu tahtına geçen Rüstem Bey, kardeşi Baysungur ile yaşanan saltanat mücadelesinde Haydar'ın oğullarından yararlanmak için İsmail ve kardeşlerini hapisten çıkarıp serbest bıraktı. Neredeyse 4,5 sene (1489-1493)[20]Roger, M.Savory, “İsma'il I”, The Encyclopaedia Of Islam, Netherland 1978, IV, s. 186 hapiste kalmış İsmail, kardeşleri ve annesi ile Tebriz'e geldiklerinde Rüstem tarafından çok saygılı bir şekilde karşılandılar. Fakat savaş sırasında İsmail'in büyük kardeşi Sultan Ali'nin ve Kızılbaşlar'ın cesurca çarpıştıklarını görünce korkuya kapılır, kendisini ve neslini ortaya çıkacak tehlikelerden korumak için Şeyh Cüneyd neslini ortadan kaldırmaya karar verir.[21]A History of Persia, By Percy Molesworth Sykes, pg.241. Önce Erdebil'e gitmelerine izin verilmiş kardeşlerin orada güçlenmesinden endişe eden Rüstem Bey onları tekrar Tebriz'e getirdi. Burada müritlerinin birinden Rüstem'in onu öldüreceğini duyan Sultan Ali, kardeşleri ile birlikte Erdebil'e yola çıktı, onların gitmesini öğrenen Rüstem Bey, arkalarından ordu yolladı, Erdebil yakınlarında Şam Esbi çevresindeki çatışmada Sultan Ali öldürüldü. Ölümünden önce Şeyh Sultan Ali, İsmail'i vârisi ilan eder. Kızılbaşlar, İsmail'in arandığını öğrenince onu bir süre Erdebil'de daha sonra da Reşt'te gizlenmesini sağlarlar. Daha sonra iki kardeş Şii olan Lahican Valisi Karkiya Mirza Ali'nin davetini kabul edip Lahican’a gittiler. Onların Lahican’da olduğuna emin olan Rüstem 300 kişilik askerî güç yolladı fakat Karkiya her iki kardeşi bir sepete koyarak onları ağaçtan sallayarak kardeşlerin Lahican topraklarında olmadığına yemin etmesi üzerine onlar Tebriz’e geri döndüler.[22]Yusufcemali, Teşkîl-i Devlet-i Safevî ve Ta’mîm-i Mezheb-i Şiî Devazdeh Emâmi Be Unvan-i Tenha Mezheb-i Resmî, s. 117 Birkaç ay sonra büyük kardeş İbrahim, annesinden uzak kalmaya dayanamadı ve Erdebil’e yola düştü.[23]Torkeman, Tarih- i Âlem Ârâ-i Abbasî, Kitap I, s. 25 Onun sonraki hayatı hakkında bilgi yoktur.
İsmail, Lahican’da Şii alimlerinden Mevlâna Şemseddin Lahicî’den Arapça, Farsça, Kur’an, tefsir ve Şiî mezhebinin prensiplerini ve Kızılbaş reislerden harp tekniklerini öğrendi.[24]TDV İslam Ansiklopedisi, cilt: 38, sayfa: 253 Onun Lahican’da savaş eğitimi alıp almadığı konusunda pek bilgi yoktur.[25]Yusufcemali, Teşkil-i Devlet-i Safevî ve Temim-i Mezheb-i Şiî Devazdeh Emami Be Unvan-i Tenha Mezheb-i Resmî, s. 118. Harekete geçmeye karar veren İsmail, 1499 yılının Ağustos ayında yalnızca 7 sufi ile Lahican’ı terk etti. Erdebil'e vararak annesi ile görüştü, ecdatlarının mezarlarını ziyaret etti[26]Menuçehr Parsadust, Şah İsmail-i Evvel, Şirket-i Sehâmî-i İntişar, Tahran 1387. s.253 fakat Erdebil hâkimi Câkirlü Ali Bey’in baskısı ile Erdebil’i terk etmek zorunda kaldı.
Şeyhlikten Şahlığa


1500 yazında Erzincan'da Ustaclu, Şamlu, Rumlu, Tekelü, Zülkadir, Avşar, Kaçar ve Varsak Türkmen aşiretleri'nden oluşan 7.000 Kızılbaş, İsmail'in davetine icabet etmiştir.[27]H. Mustafa Eravcı, "Safevî Hanedanı", Türkler, C. 6, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara, 2002, ISBN 975-6782-39-0, s. 884.[28]Faruk Sümer, Safevi Devletinin Kuruluşu ve Gelişmesinde Anadolu Türklerinin Rolü, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 1992, s. 15. Kızılbaş ordusu, Kasım 1500'de Kura Nehri'ni geçerek Şirvanşahlar Devleti üzerine yürümüştür. Gülistan Kalesi yakınında gerçekleşen Çabani Meydan Muharebesi'nde Şirvanşah Ferruh Yesar'ın ordusunu yenmiş ve Bakü'yü ele geçirmiştir.[29]Nesib Nesibli, "Osmanlı-Safevî Savaşları, Mezhep Öeseşes ve Azerbaucan", Türkler, C. 6, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara, 2002, ISBN 975-6782-39-0, s. 895. İsmail, Şerur Savaşı'nda Akkoyunlu Elvend Mirza'nin ordusunu yendi. Elvend, Erzincan’a doğru kaçtı. Sonralar yeni ordu toplamaya çalışan Elvend, 1504'te hastalandı ve ardından Diyarbakır’da öldü.[30]Abdibey Nevid-i Şirazi, Tekellemete’l-Ahbâr, Abdol Hüseyin Navayi (ed.), Ney Yayınları, Tahran 1369 H.Ş/1990, s. 572. 1501 yılının yazında Tebriz'e girerek taç giyip resmen kendini “Şah” ilan etmiş,[31]Savory, İran Asr-ı Safevî, s. 33 Safevi Devleti'ni kurmuştur.[32]Richard Tapper. "Shahsevan in Safavid Persia", Bulletin of the School of Oriental and African Studies, University of London, Vol. 37, No. 3, 1974, S. 324. Şah olduğunda ilk yaptığı iş, Şii mezhebini resmi mezhep ilan etmesi oldu.
Akkoyunlu hanedanından kalan Murat Bey, büyük bir ordu toplayarak Hemedan yakınlarındaki Hemedan Dağı eteklerine yerleşti.[33]Kadı Ahmet bin Muhammed, Kaffari-i Kaşanî, Tarih-i Cihan-Ârâ, Hafez Kitabevi, Tahran 1343 H.Ş/1964, s. 267. İki ordu arasında 21 Haziran 1503'te olan Elmakulak Savaşı’nda Kızılbaşlar'ın galip gelmesiyle Murat Bey Şiraz'a kaçtı. İsmail, 24 Eylül 1503 tarihinde Şiraz'a girmiş ve aynı yılın sonlarına kadar Azerbaycan, Fars ve Irak-ı Acem'in çoğu üzerinde hakimiyet kurmuştur.[34]R. M. Savory, "The Consalidation of Safawid power in Persia", Der Islam, Vol. 41, 1965, pp. 71-72. 1508'de Bağdat'a girdi. 1510'da Merv yakınında Şeybânî Hanlığı'nı yendi, savaşta Şeybânî Han'ın ordusundan çoğu asker öldürüldü. Şeybânî Han'ın cesedi bulundu ve Kızılbaşlar onun başını kesip Şah İsmail'in yanına getirdiler.[35]Emir Mahmud, Handmir, Tarih-i Şah İsmail ve Şah Tahmasb, Mehmet Ali Cerrahî (ed.), Gostere Neşriyat, Tahran 1370 H.Ş/1991. s. 71
Çaldıran Muharebesi
1514'te Çaldıran Muharebesi'nde Osmanlı padişahı I. Selim'e yenilmiştir. Savaş sırasında İsmail kurşunla kolundan yaralanarak atından düşmüş, bir Osmanlı askerinin saldırısı üzerine şahın yanındaki askerlerden Mirza Sultan Ali, "Şah benim" deyip süvariye doğru koşarak esir düşmüş, bu sırada bir Atçeken Hızır adlı muhafızı da şaha atını vererek kaçmasını sağlamıştır.[36]Tacü't Tevârîh, c. II., s. 270[37]Hammer tarihi, c. IV., s. 138 Bu yenilgiden sonra ruhsal bir çöküntü yaşayan Şah, savaştan uzak durmaya çalışırken ülke ile ilgili işlere pek önem vermemeye başladı, devlet işlerini daha çok emirlerine havale etti.[38]Gündüz, "Şah İsmail", s. 255 1514'ten vefat edene kadar Şah, şahsen hiçbir savaşa girmemiştir.[39]Savory, Studied On The History of Safawid Iran, s. 93. Şah İsmail 23 Mayıs 1524'te Tebriz’de 36 yaşındayken iç kanamadan öldü. Erdebil'deki Safevi Türbesi'ne defnedildi. Şah İsmail'in on bir çocuğu vardı, bunların altısı erkek ve beşi kız idi.[40]Penahisemnani Muhammed Ahmed, Şah İsmail Mürşid-i Sorh Külahan, Numune Yayınevi, Tahran 1371 H.Ş/1992. s. 99
Askerî faaliyetler
I. İsmail, 1500’lü yılların başında Safevî kuvvetlerinin başında askerî seferler düzenledi. 1501 yılında Tebriz’i ele geçirerek Safevî Devleti’nin kuruluşunu ilan etti. Bu tarihten sonra İran coğrafyasının çeşitli bölgelerinde hâkimiyet kuruldu. Akkoyunlu Devleti’ne bağlı güçlerle yapılan mücadeleler sonucunda Safevîler bölgede askerî üstünlük sağladı.[41]AQ QOYUNLŪ.
Safevî kuvvetleri, doğuda Özbek Hanlığı ile çatışmalara girdi. Bu çatışmalar Horasan bölgesinde yoğunlaştı. 1514 yılında Osmanlı Devleti ile Çaldıran Ovası’nda yapılan savaşta Safevî ordusu yenilgiye uğradı. Savaşın ardından Osmanlı kuvvetleri Tebriz’e girdi, ancak kısa süre sonra bölgeden çekildi.[42]Arama.
I. İsmail dönemindeki askerî faaliyetler, Safevî Devleti’nin sınırlarının belirlenmesinde etkili oldu
İran'ı Şiileştirmesi
Şah İsmail, 1501 yılında Tebriz'de tahta oturduktan sonra Şiiliği resmî mezhep ilan etmek için Kızılbaş emirleri ile istişare etti. Emirler, Tebriz halkının dörtte üçünün Sünni olduğunu, başlarında bir Şii hükümdar istemeyeceklerini ve buna karşı çıkacaklarını ifade ettiler. Şah İsmail ise, "Kimseden korkmuyorum. Allah ve On İki İmam benimledir. Eğer bir söz söylenirse kılıcımı çeker ve kimseyi sağ bırakmam."[43]Cihangüşa-yı Hakan, s. 147 dedi. Ertesi gün Tebriz Cuma Camii'nde Şii alim Mevlana Ahmed Erdebilî On İki İmam adına hutbe irad etti. Camide neredeyse her iki kişinin arasında silahlı bir Kızılbaş bulunuyordu. Şah İsmail, hutbenin okunduğu minberin yanındaydı. Cami ahalisinin yarısı bu durumdan memnuniyet duyarken diğer yarısı homurdanmaya başlayınca Kızılbaşlar kılıçları ile onları susturdular.[44]Alem-ârâ-yı Şah İsmail, s. 60-61 Hutbe bittikten sonra Ebubekir, Ömer ve Osman'a lanet okundu ve artık her yerde ilk üç halifeye lanet okunması gerektiği ve okumayanların katledilmesi emredildi.[45]Hülâsatü't-Tevârîh, s. 72-74[46]Ahsenü't-Tevârîh, s. 85-86[47]Lübbü't-Tevârîh, s. 394 Ayrıca ezana "Muhammed ve Ali hayrü'l-beşer", "Eşhedü enne Aliyye veliyullah" ve "Hayyi alâ hayrü'l-amel" ifadeleri eklendi.[48]Ahsenü't-Tevârîh, s. 114
Şah İsmail döneminde Safevi-Osmanlı ilişkileri

Safevî Devleti gibi güçlü bir devletin kurulması Osmanlı İmparatorluğunu rahatsız ediyordu. Anadolu Kızılbaşları'nın İsmail'in yanında yer alması, Osmanlı sınırında artan isyanlar ve dini sebepler, I. Selim ile Şah İsmail'i karşı karşıya getirdi. 1513'te I. Selim, Safevî Devleti'ne hücuma geçti. Sultan Selim'in yazdığı mektupların birisi Türkçe, diğerleri Arapça ve Farsçadır. Şah İsmail de hem Türkçe hem Farsça mektuplar yazmıştır.[49]- YouTube. Yine 1514 yılında Çaldıran Savaşı'nda Osmanlı İmparatorluğu, Safevileri yenerek büyük bir galibiyet elde etti.
Hakkındaki katliam iddiaları
Tebriz'i aldıktan sonra Akkoyunlu hanedanına mensup kişiler ile babası Şeyh Haydar'a karşı savaşanların mezarları açılıp kemikleri yakıldı. Akkoyunlu Elvend Mirza'nın askerlerinden 800'den fazlası kılıçtan geçirildi. Babası Şeyh Haydar'ın başının köpeklere atılmasının intikamını bütün sokak köpeklerini öldürerek aldı.[50]Giovvanni Maria Agiolello, Vincenzo D'Alessandri, Seyyahların Gözüyle Sultanlar ve Savaşlar, sayfa:185 İlk üç halifeye lanet okumayanların katledilmesi,[45]Hülâsatü't-Tevârîh, s. 72-74[46]Ahsenü't-Tevârîh, s. 85-86[47]Lübbü't-Tevârîh, s. 394[51]Cevâhirü’l-Ahbâr, s. 119[52]Tarih-i İlçi-yi Nizamşah, s. 16-17[53]Tekmiletü’l-Ahbâr, s. 40-41[54]Zeyl-i Habibü’s-Siyer, s. 65[55]Alem-ârâ-yı Abbasî, c. I, s. 47 Safevilere ve Şiilere sevgi duyan kişilere zulmeden Sünnilerin intikam ateşinde yakılmaları emredildi.[56]Zeyl-i Habibü’s-Siyer, s. 66 Tebriz ele geçirildikten sonra Güney Azerbaycan'da pek çok kişi katledildi.[56]Zeyl-i Habibü’s-Siyer, s. 66[57]Ravzatü’s-Safeviyye, s. 154
Asta Kalesi, bir ay direndikten sonra aman dileyerek kaleyi teslim ettiler ancak kale halkına ve Türkmenlere katliam yapıldı ve kimi rivayetlere göre 30.000[58]Tarih-i Elfî, s. 322[59]Tarih-i İlçi-yi Nizamşah, s. s. 24-27 kimi rivayetlere göre 10.000[60]Ahsenü't-Tevârîh, s. 101, 108-109 kişi katledildi. Türkmenlerin lideri kazığa geçirtilip yakıldı.[51]Cevâhirü’l-Ahbâr, s. 119[58]Tarih-i Elfî, s. 322[61]Alem-ârâ-yı Abbasî, c. I, s. 49-51[62]Hülâsatü't-Tevârîh, c. I, s. 83[63]Tekmiletü’l-Ahbâr, s. 42[64]Tarih-i İlçi-yi Nizamşah, s. 24-27 Yezd ele geçirildikten sonra şehirde katliam yapılarak en az 7000 kişi öldürüldü.[65]Tarih-i İlçi-yi Nizamşah, s. 32 Ebruh hakimi, Osmanlı elçisinin gözü önünde[66]Habibü's-Siyer, c. IV, S. 480 kadın, erkek akrabalarıyla beraber ateşte yakıldı.[67]Lübbü't-Tevârîh, s. 400[68]Tekmiletü’l-Ahbâr, s. 43, 44[69]Alem-ârâ-yı Abbasî, c. I, s. 51[70]Cevâhirü’l-Ahbâr, s. 122-123 Kızılbaşlar, Tabes'i ele geçirdikten sonra 7.000[48]Ahsenü't-Tevârîh, s. 114[66]Habibü's-Siyer, c. IV, S. 480[71]Tarih-i İlçi-yi Nizamşah, s. 31[72]Cevâhirü’l-Ahbâr, s. 123[73]Alem-ârâ-yı Abbasî, c. I, s. 52[74]Tekmiletü’l-Ahbâr, s. 44 veya 1.000[75]Lübbü't-Tevârîh, s. 401 kişi katledildi.
Babası Şeyh Haydar'la savaşanlar soruşturuldu ve bunun neticesinde pek çok Türkmen kabilesine mensup kişi öldürüldü.[74]Tekmiletü’l-Ahbâr, s. 44[75]Lübbü't-Tevârîh, s. 401[76]Alem-ârâ-yı Abbasî, c. I, s. 53[77]Hülâsatü't-Tevârîh, c. I, s. 87 Bağdat'a girince çoluk çocuk ayırt etmeden[78]Tarih-i İlçi-yi Nizamşah, s. 35 pek çok Türkmen katledildi.[79]Ahsenü't-Tevârîh, s. 136-137 Ebu Hanife'nin türbesini yıkıp mezarını açıp kemiklerini yaktılar.[80]Tarih-i İlçi-yi Nizamşah, s. 37
Sünni şehri olan Herat'ı ele geçirince en az 2.000 veya 3.000 kişiyi öldürdü.[81]Şah İsmail Herat'ta Kaç Bin Sünni'yi Katletti? ~ Prof. Dr. Tufan Gündüz. 1 Aralık 2014. Herat'ta ilk üç halifeye lanet etmeyi reddeden Şeyhülislam Seyfeddin Ahmed yakılarak[82]Tarih-i Reşidî, s. 367[83]Tekmiletü’l-Ahbâr, s. 50[84]Cevâhirü’l-Ahbâr, s. 128[85]Tarih-i İlçi-yi Nizamşah, s. 55[86]Fütûhat-ı Şahî, s. 349, Hafız Zeyneddin ise feci şekilde öldürüldü.[86]Fütûhat-ı Şahî, s. 349[87]Olaya bizzat tanık olan Zeyneddin Mahmud Vasıfî, Bedayiü’l-Vekâyi, Tahran 1350/1972, c. II, s. 248-249[88]Tarih-i Reşidî, s. 366-367
Şairliği
Şah İsmail, Hatayî mahlasıyla şiirler yazdı. Sanatçı kişiliği çok zor koşullar altında geçen çocukluğu sırasında oluştu. Aruz ve heceyle yazdığı şiirler Azerbaycan edebiyatının Nesimi ve Fuzuli arasındaki döneminin bir temsilcisi olduğunu gösterir. Özellikle heceyle yazdığı şiirler Anadolu'da gelişen tekke edebiyatını etkiler. Alevi-Bektaşi edebiyatının örneklerini sunar. Dehname adında mesnevi türünde yazmış olduğu eser Azerbaycan edebiyatında mesnevi türünde yazılmış ilk şiirlerden biridir.[89]Скачать Советская тюркология 1984 №01 [PDF]. Şiirlerinde dini ve siyasi motifler de vardır:
Allah Allah deyin gaziler, Gaziler deyen Şah menem, Karşu gelün secde kılun, Gaziler deyen şah menem.
"Sayılır" redifli hece vezni ile şiiri:
Hü Diyelim Gerçeklerin Demine Gerçeklerin Demi Nurdan Sayılır On İki İmam Katarına Uyanlar Muhammed Ali'ye Yardan Sayılır
Üç Gün İmiş Şu Dünyanın Safası Safasından Artık Olur Cefası Gerçek Erenlerin Nutku Nefesi Biri Kırktır Kırkı Birden Sayılır
İhlas İle Gelen Bu Yoldan Dönmez Dost Olan Dostuna İkilik Sanmaz Eri Hak Görmeyen Hakk'ı Göremez Gözü Bakar Amma Körden Sayılır
Gerçek Aşık Menzilinde Durursa Çerağ Gibi Yanıp Yağı Erirse Eksikliği Kendözünde Bulunursa O Da Erdir Yine Erden Sayılır
Şah Hatayi'm Eydür Bağdad'dır Vatan İkilikten Geçip Birliğe Yeten Erenler Yanında Kıyl Ü Kal Tutan Yolu Dikenlidir Hardan Sayılır
Çocukları
Oğulları:
Elkas Mirza (15 Mart 1515 – 10 Nisan 1550)
Ahmed Mirza (ö. 1568)
Ferruh Mirza (ö. 1568)
Rüstem Mirza (d. 13 Eylül 1517)
Sam Mirza (1517 – Aralık 1567)
Behram Mirza (7 Eylül 1518 – 16 Eylül 1550)
Hasan Mirza genç yaşta öldü,
Hüseyin Mirza (ö. 1567)
Ebu'l Feth Sultan
İbrahim Mirza (1541–1577),
Bediüzzaman Mirza
Sultan Hüseyin Mirza (d. 11 Aralık 1520)
Kızları:
Perihan Hanım
Şah Zeynep Hanım
Ferengis Hanım
Haneş Hanım
Şahnevaz Begüm
Güneş Hanım
Kaynakça
- 1.Tufan Gündüz, TDV İslâm Ansiklopedisi, cilt: 38, sayfa: 253
- 2.Xǝtai - Ismāʿīl I - founder of the Ṣafavid dynasty of Persia. BRILL Encyclopedia of Islam. referenceworks.brillonline.com
- 3.ŞAH İSMÂİL - TDV İslâm Ansiklopedisi. islamansiklopedisi.org.tr
- 4.YEDİ ULU OZAN’IN “YEDİ” SEMBOLİZMİ. Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi. dergipark.org.tr
- 5.Helen Chapin Metz. Iran, a Country study. 1989. University of Michigan, p. 313.
- 6.Emory C. Bogle. Islam: Origin and Belief. University of Texas Press. 1989, p. 145.
- 7.Stanford Jay Shaw. History of the Ottoman Empire. Cambridge University Press. 1977, p. 77.
- 8.Andrew J. Newman, Safavid Iran: Rebirth of a Persian Empire, IB Tauris (March 30, 2006).
- 9.Why is there such confusion about the origins of this important dynasty, which reasserted Iranian identity and established an independent Iranian state after eight and a half centuries of rule by foreign dynasties? RM Savory, Iran under the Safavids (Cambridge University Press, Cambridge, 1980), p. 3.
- 10.Şah İsmail: Hayatı ve Şahsiyeti. Akademik Tarih ve Düşünce Dergisi, 2019. dergipark.org.tr
- 11.The Qizilbash, Education and the Arts adlı kitabının XVI. bölümünün 169. sayfası
- 12.A Study of History,V, s. 514-15
- 13.The Middle East, s. 147-148.
- 14.Tapper, Richard. Frontier Nomads of Iran: A Political and Social History of the Shahsevan. Cambridge University Press, 28 Ağustos 1997, s. 39. books.google.com.tr
- 15.Foundation, Encyclopaedia Iranica. Welcome to Encyclopaedia Iranica. iranicaonline.org
- 16.Kamal, Muhammad. Mulla Sadra's Transcendent Philosophy. Ashgate Publishing, Ltd., 2006. books.google.com.tr
- 17.Safevi Tarikatı ve Şah İsmail Gerçekleri - Ahmet Şimşirgil Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil Turkish Turkish. filmot.com
- 18.E.J. Brill's First Encyclopaedia of Islam, 1913-1936, By M Th Houtsma, T W Arnold, A J Wensinck, pg.944. books.google.com.au
- 19.Yusufcemali, Hayat-i İçtimâi, Ferhengi ve Mezhebi-i Şah İsmail-i Evvel, s. 51
- 20.Roger, M.Savory, “İsma'il I”, The Encyclopaedia Of Islam, Netherland 1978, IV, s. 186
- 21.A History of Persia, By Percy Molesworth Sykes, pg.241. books.google.com.au
- 22.Yusufcemali, Teşkîl-i Devlet-i Safevî ve Ta’mîm-i Mezheb-i Şiî Devazdeh Emâmi Be Unvan-i Tenha Mezheb-i Resmî, s. 117
- 23.Torkeman, Tarih- i Âlem Ârâ-i Abbasî, Kitap I, s. 25
- 24.TDV İslam Ansiklopedisi, cilt: 38, sayfa: 253
- 25.Yusufcemali, Teşkil-i Devlet-i Safevî ve Temim-i Mezheb-i Şiî Devazdeh Emami Be Unvan-i Tenha Mezheb-i Resmî, s. 118.
- 26.Menuçehr Parsadust, Şah İsmail-i Evvel, Şirket-i Sehâmî-i İntişar, Tahran 1387. s.253
- 27.H. Mustafa Eravcı, "Safevî Hanedanı", Türkler, C. 6, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara, 2002, ISBN 975-6782-39-0, s. 884.
- 28.Faruk Sümer, Safevi Devletinin Kuruluşu ve Gelişmesinde Anadolu Türklerinin Rolü, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 1992, s. 15.
- 29.Nesib Nesibli, "Osmanlı-Safevî Savaşları, Mezhep Öeseşes ve Azerbaucan", Türkler, C. 6, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara, 2002, ISBN 975-6782-39-0, s. 895.
- 30.Abdibey Nevid-i Şirazi, Tekellemete’l-Ahbâr, Abdol Hüseyin Navayi (ed.), Ney Yayınları, Tahran 1369 H.Ş/1990, s. 572.
- 31.Savory, İran Asr-ı Safevî, s. 33
- 32.Richard Tapper. "Shahsevan in Safavid Persia", Bulletin of the School of Oriental and African Studies, University of London, Vol. 37, No. 3, 1974, S. 324.
- 33.Kadı Ahmet bin Muhammed, Kaffari-i Kaşanî, Tarih-i Cihan-Ârâ, Hafez Kitabevi, Tahran 1343 H.Ş/1964, s. 267.
- 34.R. M. Savory, "The Consalidation of Safawid power in Persia", Der Islam, Vol. 41, 1965, pp. 71-72.
- 35.Emir Mahmud, Handmir, Tarih-i Şah İsmail ve Şah Tahmasb, Mehmet Ali Cerrahî (ed.), Gostere Neşriyat, Tahran 1370 H.Ş/1991. s. 71
- 36.Tacü't Tevârîh, c. II., s. 270
- 37.Hammer tarihi, c. IV., s. 138
- 38.Gündüz, "Şah İsmail", s. 255
- 39.Savory, Studied On The History of Safawid Iran, s. 93.
- 40.Penahisemnani Muhammed Ahmed, Şah İsmail Mürşid-i Sorh Külahan, Numune Yayınevi, Tahran 1371 H.Ş/1992. s. 99
- 41.AQ QOYUNLŪ. iranicaonline.org
- 42.Arama. islamansiklopedisi.org.tr
- 43.Cihangüşa-yı Hakan, s. 147
- 44.Alem-ârâ-yı Şah İsmail, s. 60-61
- 45.Hülâsatü't-Tevârîh, s. 72-74
- 46.Ahsenü't-Tevârîh, s. 85-86
- 47.Lübbü't-Tevârîh, s. 394
- 48.Ahsenü't-Tevârîh, s. 114
- 49.- YouTube. youtube.com
- 50.Giovvanni Maria Agiolello, Vincenzo D'Alessandri, Seyyahların Gözüyle Sultanlar ve Savaşlar, sayfa:185
- 51.Cevâhirü’l-Ahbâr, s. 119
- 52.Tarih-i İlçi-yi Nizamşah, s. 16-17
- 53.Tekmiletü’l-Ahbâr, s. 40-41
- 54.Zeyl-i Habibü’s-Siyer, s. 65
- 55.Alem-ârâ-yı Abbasî, c. I, s. 47
- 56.Zeyl-i Habibü’s-Siyer, s. 66
- 57.Ravzatü’s-Safeviyye, s. 154
- 58.Tarih-i Elfî, s. 322
- 59.Tarih-i İlçi-yi Nizamşah, s. s. 24-27
- 60.Ahsenü't-Tevârîh, s. 101, 108-109
- 61.Alem-ârâ-yı Abbasî, c. I, s. 49-51
- 62.Hülâsatü't-Tevârîh, c. I, s. 83
- 63.Tekmiletü’l-Ahbâr, s. 42
- 64.Tarih-i İlçi-yi Nizamşah, s. 24-27
- 65.Tarih-i İlçi-yi Nizamşah, s. 32
- 66.Habibü's-Siyer, c. IV, S. 480
- 67.Lübbü't-Tevârîh, s. 400
- 68.Tekmiletü’l-Ahbâr, s. 43, 44
- 69.Alem-ârâ-yı Abbasî, c. I, s. 51
- 70.Cevâhirü’l-Ahbâr, s. 122-123
- 71.Tarih-i İlçi-yi Nizamşah, s. 31
- 72.Cevâhirü’l-Ahbâr, s. 123
- 73.Alem-ârâ-yı Abbasî, c. I, s. 52
- 74.Tekmiletü’l-Ahbâr, s. 44
- 75.Lübbü't-Tevârîh, s. 401
- 76.Alem-ârâ-yı Abbasî, c. I, s. 53
- 77.Hülâsatü't-Tevârîh, c. I, s. 87
- 78.Tarih-i İlçi-yi Nizamşah, s. 35
- 79.Ahsenü't-Tevârîh, s. 136-137
- 80.Tarih-i İlçi-yi Nizamşah, s. 37
- 81.Şah İsmail Herat'ta Kaç Bin Sünni'yi Katletti? ~ Prof. Dr. Tufan Gündüz. 1 Aralık 2014. youtube.com
- 82.Tarih-i Reşidî, s. 367
- 83.Tekmiletü’l-Ahbâr, s. 50
- 84.Cevâhirü’l-Ahbâr, s. 128
- 85.Tarih-i İlçi-yi Nizamşah, s. 55
- 86.Fütûhat-ı Şahî, s. 349
- 87.Olaya bizzat tanık olan Zeyneddin Mahmud Vasıfî, Bedayiü’l-Vekâyi, Tahran 1350/1972, c. II, s. 248-249
- 88.Tarih-i Reşidî, s. 366-367
- 89.Скачать Советская тюркология 1984 №01 [PDF]. twirpx.com