Turkipedia
Menü

Büyük Mısır Seferi

İçindekiler7
  1. Erken dönem
  2. Amasya'da geçen kış2
  3. Dulkadiroğulları sorunu
  4. Azerbaycan'a ikinci sefer hazırlıkları
  5. Doğu (Safevî) Cephesi
  6. Hazırlıklar ve Osmanlı-Memlûk ilişkileri
  7. Sefere çıkış3132
  8. I. Harekât: Suriye
  9. Mercidâbık Muharebesi
  10. Gazze Muharebesi
  11. II. Harekât: Mısır
  12. Kahire Muharebesi
  13. Genel tablo
  14. Ayrıca bakınız
  15. Eserler
  16. Kaynakça

Büyük Mısır Seferi (kalın|بويوك ميسير صفري), Mısır Seferi veya 1516–1517 Osmanlı–Memlûk Savaşı, Osmanlı İmparatorluğu ile Memlûk Sultanlığı arasında Ağustos 1516 ile Ocak 1517 tarihleri arasında Orta Doğu'da gerçekleşmiş bir dizi savaştır. Sefer sırasında meydana gelen Mercidâbık, Gazze, Ridâniye ve son olarak Kahire muharebelerinde bozguna uğrayan Memlûk Devleti, akabinde Osmanlılar tarafından tamamen ilhak edildi ve Suriye, Filistin, Hicaz ve Mısır toprakları ele geçirildi.

Osmanlı ordusuna savaşın başından sonuna kadar Yavuz Sultan Selim başkumandanlık etti. Memlûk ordusuna ise Mercidâbık Muharebesi'ne kadar Kansu Gavri, onun bu savaşta ölümü üzerine II. Tomanbay komuta etti. Tomanbay, Osmanlılar Mısır'ı ele geçirdikten sonra kaçtı ve sonrasında yakalanıp Nisan 1517'de Kahire'de idam edildi. Sefer sonunda, 267 yıl hüküm süren Mısır merkezli Memlûk Sultanlığı yıkıldı ve Osmanlı İmparatorluğu, Orta Doğu'nun Müslüman merkezlerine hükmetmeye ve kutsal Mekke ve Medine şehirlerini koruma altına almaya başladı. I. Selim'in bu seferi, İslamî uygulamaların imparatorluk yönetimi üzerindeki etkisini artırdı ve Arapça konuşan bu bölge ile Anadolu ve Balkanlar'daki Osmanlı bölgeleri arasında etkileşimi kolaylaştırdı.

Erken dönem

Osmanlı padişahı Yavuz Sultan Selim ile Safevî hükümdarı Şah İsmail arasındaki musibet, 23 Ağustos 1514 günü Çaldıran Ovası'ndaki muharebe ile etkisini göstermişti. Mutlak bir zafer elde eden I. Selim komutasındaki Osmanlı ordusu, 6 Eylül'de Safevîler'in başkenti Tebriz'e girdi.[1]İsmail Hami Danişmend, a.g.e, s.14 Disiplinden kopan ordu ile kışı Tebriz'de geçiremeyeceğini düşünen padişah, kışı geçirmek ve ardından da ikinci kez Azerbaycan üzerine yürümek için 24 Kasım'da Amasya'ya döndü.[2]İsmail Hakkı Uzunçarşılı, a.g.e, s. 258

Amasya'da geçen kış2

Çaldıran Muharebesi'ni tasvir eden bir minyatür (Selimnâme)
Çaldıran Muharebesi'ni tasvir eden bir minyatür (Selimnâme)Şükr-i Bitlisi (Yaşam süresi: 1531), Kamu malı, Wikimedia Commons

29 Kasım'da, henüz I. Selim Amasya'da iken, Şah İsmail'den bir elçi heyeti geldi.[3]Feridun Emecen, a.g.e, s.159 Gelen elçi heyeti barış talep etmekte ve Şah İsmail'in Çaldıran Muharebesi'nde esir düşen hanımını geri istemekteydi.[4]Şükr-i Bitlisi, Selimname, s.20 Şah İsmail'in bu diplomatik girişimlerini hile olarak yorumlayan Sultan I. Selim, elçileri alıkoyarak hapsettirdi ve Safevî sorununun ancak şiddet ile çözüleceğini düşünerek sefer hazırlıklarına devam etti. Bu sırada Fırat'ın kuzeyindeki Anadolu topraklarının fethi için uğraşıldı.[5]Feridun Emecen, a.g.e, s.160 19 Mayıs 1515'te Erzincan mevkiindeki Kemah zaptedildi ve I. Selim, birçok sebepten ötürü ikinci harekâtını erteleme kararı aldı.[6]Konuyu en iyi anlatan kaynak: “Feridun Emecen, a.g.e, ss.165-168”[7]Ayrıca bakınız: "Johann Wilhelm Zinkeisen, a.g.e, s.411"[8]Ayrıca bakınız: "Joseph von Hammer, a.g.e, ss.158-159"

Dulkadiroğulları sorunu

1480'de Osmanlılar sayesinde Dulkadir Beyliği'nin başına geçen ve aynı zamanda Yavuz Sultan Selim'in de anne tarafından dedesi olan[9]Feridun Emecen, a.g.e, s.165 Alaüddevle Bozkurt Bey, Osmanlı-Safevî-Memlûk gibi üç büyük devletin arasında ayakta kalabilmek için denge politikası gütmekteydi. Her ne kadar Osmanlı kaynaklarında Safevî yanlılığı ile suçlansa da,[10]Örnek: Hoca Sadeddin, Tacü’t-Tevarih cilt II, s.293 coğrafi konumu ve diğer iki ülkenin yayılmacı politikasına karşı son zamanlarda Memlûkler ile yakınlaşıyordu.[11]Feridun Emecen, a.g.e, s.168 I. Selim, İran Seferi için davet ettiği dedesinin sefere katılmayıp bir de üstüne Memlûkler ve Safevîler ile iş tuttuğuna dair haberler alınca, Amasya dönüşü Sinan Paşa komutasındaki bir orduyu Elbistan'a yolladı.[11]Feridun Emecen, a.g.e, s.168

Haziran 1515 tarihinde gerçekleşen Turnadağ Muharebesi'nde Alaüddevle Bozkurt Bey öldü ve yerine, I. Selim'in yanında birçok muharebeye çıkan Şehsüvaroğlu Ali Bey getirildi.[12]Feridun Emecen, a.g.e, ss.166-167 Bu sonuçla birlikte Memlûkler ile Osmanlılar arasındaki tampon bölge görevi gören ve Anadolu'daki son Türk beyliği olan Dulkadiroğulları Beyliği, Osmanlı İmparatorluğu'nca ilhak edildi.

Azerbaycan'a ikinci sefer hazırlıkları

Doğu (Safevî) Cephesi

Fırat - Dicle Seferi ayrıntılarını gösteren harita.
Fırat - Dicle Seferi ayrıntılarını gösteren harita.KaradumanMareşal, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons

I. Selim henüz İstanbul'a dönmeden önce, Bıyıklı Mehmed Paşa'yı cephe komutanı olarak Bayburt'ta bırakmıştı.[13]Mehdi İlhan, Diyarbakır Fatihi ve Beylerbeyi Bıyıklı Mehmed Paşa, s.138 Sultan I. Selim'in Anadolu'ya dönmesini fırsat bilen Şah İsmail, önce başkenti Tebriz'i kurtardı, sonra da Nur Ali Halife'ye kuvvetleriyle Erzincan dolaylarına taarruzunu emretti.[14]Mehmet Ali Ünal, XVI. Yüzyılda Pertek ve Sağman Sancakbeyleri, s.240 Casusları sayesinde bundan haberdar olan Bıyıklı Mehmed Paşa, süratle kuvvetlerini toparladı ve Tunceli'de Safevî ordusunu karşıladı. 1515 yılının Haziran ayında gerçekleşen Ovacık Muharebesi'nde Safevî ordusu bozguna uğradı ve Nur Ali Halife savaş meydanında öldü. Aynı zamanda Ustaclu Karahan komutasındaki bir Safevî ordusu, isyan eden Diyarbakır'ı kuşattıysa da Bıyıklı Mehmed Paşa'nın Eylül 1515'te bölgeye varması sonucu Mardin'e çekildi. Bir yıl boyunca çok şiddetli çarpışmalar gerçekleşti ve sonrasında iki ordu, 1516'nın Mayıs ayında Mardin'in Koçhisar bölgesinde karşılaştı. Burada gerçekleşen Koçhisar Muharebesi oldukça şiddetli geçti. Önemli kurmaylarını savaş meydanında bırakan Safevî ordusu, akşam üzeri ağır kayıplar vererek dağıldı.[15]Nejat Göyünç, XVI. Yüzyılda Mardin Sancağı, ss.25-32[16]Hoca Sadeddin Efendi, a.g.e, ss.260-271[17]Joseph von Hammer, a.g.e, ss.177-184

Koçhisar'daki kanlı muharebeden sonra Mardin kuşatıldıysa da, Sultan Selim'in gönderdiği emir üzerine Bıyıklı Mehmed Paşa kuşatmada az sayıda asker bırakarak, başlamak üzere olan Büyük Mısır Seferi'ne katıldı. Halep ele geçirildikten sonra da cepheye geri dönen Bıyıklı Mehmed Paşa, Mardin başta olmak üzere Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Irak'ı ele geçirdi.[18]İsmail Hami Danişmend, a.g.e, ss.23-24[19]Nejat Göyünç, a.g.e, ss.32-34

Hazırlıklar ve Osmanlı-Memlûk ilişkileri

I. Selim, divanda Memlûk seferini tartışıyor. (Selimnâme)
I. Selim, divanda Memlûk seferini tartışıyor. (Selimnâme)Şükr-i Bitlisi (Yaşam süresi: 1531), Kamu malı, Wikimedia Commons

Fatih Sultan Mehmed döneminden (1451-1481) beri Osmanlılar ile Memlûkler arasında siyasi sorunlar baş göstermekteydi. Sultan II. Bayezid döneminde (1481-1512) bu sorunlar sıcak çatışmaya bile varmış ve Adana civarında Osmanlı-Memlûk Savaşı yaşanmıştır. Bu savaşta her iki devlet de bir sonuç alamasa da aralarındaki husumet bitmemiş; Dulkadiroğulları'nın ilhakı ve Sultan Selim'in Doğu ile güttüğü sert dış politikası, aradaki gerilimi tırmandırmıştır.[20]Memlük-Osmanlı münasebetleri için ayrıca bakınız: “Uzunçarşılı, a.g.e, ss.266-269”

11 Temmuz'da İstanbul'a ulaşan padişah Selim, askeri hukukla ilgili düzenlemeler ve çıkan bir İstanbul yangını ile uğraştıktan sonra tekrar siyaset ile ilgilenmeye başladı.[21]Danişmend, a.g.e, s. 19-21 Divan toplandı, Avrupalı elçiler kabul edildi ve Nur Ali Halife'nin kesik başı İstanbul'a ulaştı.[22]Feridun Emecen, a.g.e, s.178 Birinci sefer sırasında yaşanan olaylar ve ikinci sefer, tartışmalara yol açmaktaydı ve bu yüzden padişah Selim, bir süreliğine dinlenmek için Edirne’ye geçti.[23]Yaşanan sorunlar için bakınız: “Feridun Emecen, a.g.e, ss.179-184”

16. yüzyıl başlarından kalma, Osmanlıların Mısır Seferi'nde kullandıkları 9 namlulu toplar.
16. yüzyıl başlarından kalma, Osmanlıların Mısır Seferi'nde kullandıkları 9 namlulu toplar.PHGCOM, Kamu malı, Wikimedia Commons

11 Kasım'da Safevî hükümdarı Şah İsmail, Memlûk hükümdarı Kansu Gavri[24]Alaüddevle’nin kesik başı bir zafername ile gönderilmişti onun cevabı geldi: “İsmail Hakkı Uzunçarşılı, a.g.e, s.261”[25]Ayrıca bakınız: “Joseph von Hammer, a.g.e, s.160” ve Halep Emiri Hayır Bey'den gelen mektuplar Edirne'de Sultan Selim'e okundu ve Şah'ın elçileri hapsedildi.[26]Feridun Emecen, a.g.e, s.186 Bu sıralarda Safevî cephesinden kötü bir haber geldi. Osmanlı birliklerinin Kerh civarında bozulduğunu öğrenen padişah Selim, sadrazamları Hadım Sinan Paşa ve Pîrî Mehmed Paşa'yı azlederek Yedikule'ye kapattırdı; Karaman Beylerbeyi Hüsrev Paşa'yı da cepheye göndererek sefer hazırlıklarına başladı.[27]Uzunçarşılı, a.g.e, s.266[28]Haydar Çelebi, a.g.e, ss.471-473 15 Mart 1516 tarihinde de sefer kararı resmen ilan edildi.[29]Arşivlenmiş kopya.[30]Haydar Çelebi, a.g.e, s.475

Sefere çıkış3132

Doğu cephesi komutanı Bıyıklı Mehmed Paşa'ya yardım etmek için[31]Genelkurmay Başkanlığı, a.g.e, s.87 Sadrazam Sinan Paşa komutasındaki 40.000 kişilik bir Osmanlı kuvveti, 28 Nisan’da İstanbul'dan ayrıldı. 5 Haziran'da da Selim, Üsküdar'a geçti.[32]Danişmend, a.g.e, s.24

I. Harekât: Suriye

Mercidâbık Muharebesi

Mercidâbık Muharebesi'ni gösteren bir minyatür.
Mercidâbık Muharebesi'ni gösteren bir minyatür.Şükr-i Bitlisi (Yaşam süresi: 1531), Kamu malı, Wikimedia Commons

24 Ağustos 1516 tarihinde I. Selim komutasındaki Osmanlı Devleti ordusu ile Kansu Gavri komutasındaki Memlûk Devleti ordusu arasında gerçekleşen Mercidâbık Muharebesi, Osmanlı ordusunun mutlak zaferiyle sonuçlandı. Suriye'nin Halep şehrinin kuzeyinde gerçekleşen muharebe sonucunda Memlûk Sultanı Kansu Gavri savaş meydanında öldü, Memlûk kuvvetleri bozuldu ve Antep'ten Sina Yarımadası'na kadarki tüm Memlûk toprakları Osmanlı Devleti egemenliğine açıldı.[33]Askeri harekatlar ekseriyetle, en iyi ve kapsamlı anlatan kaynak için bakınız: “Gnkur. ATASE, a.g.e, ss.86-113”

Gazze Muharebesi

Sadrazam Hadım Sinan Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu ile Canberdi Gazâlî komutasındaki Memlûk ordusu arasında 1516 sonlarında, Filistin'in Gazze şehri yakınlarında gerçekleşen Gazze Muharebesi, Osmanlı ordusunun zaferiyle sonuçlandı ve böylece Filistin toprakları da Osmanlıların eline geçti.

II. Harekât: Mısır

Kahire Muharebesi

Kahire Muharebesi'nden sonra yakalanan son Memlûk hükümdarı Tomanbay'ın 13 Nisan 1517 tarihli idamı (Tâcü’t-Tevârîh).
Kahire Muharebesi'nden sonra yakalanan son Memlûk hükümdarı Tomanbay'ın 13 Nisan 1517 tarihli idamı (Tâcü’t-Tevârîh).Hoca Sadeddin Efendi (Yaşam süresi: 1536 - 1599), Kamu malı, Wikimedia Commons

Genel tablo

Ayrıca bakınız

Eserler

  • T.C. Gnkur. ATASE (1990). TSK tarihi cilt III kısım II Yavuz Sultan Selim ve Mısır Seferi eki. Ankara: Genelkurmay basımevi. ss. 49-149.

  • Elhossary, Amar (2015). Memlük kaynaklarına göre Yavuz ve Kanuni dönemlerinde Mısır ve Şam'da çıkan isyanlar. İstanbul: Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi. (Yüksek Lisans Tezi)

  • Haydar Çelebi, Ruzname, (16'ncı yüzyıl)

Kaynakça

  1. 1.İsmail Hami Danişmend, a.g.e, s.14
  2. 2.İsmail Hakkı Uzunçarşılı, a.g.e, s. 258
  3. 3.Feridun Emecen, a.g.e, s.159
  4. 4.Şükr-i Bitlisi, Selimname, s.20
  5. 5.Feridun Emecen, a.g.e, s.160
  6. 6.Konuyu en iyi anlatan kaynak: “Feridun Emecen, a.g.e, ss.165-168”
  7. 7.Ayrıca bakınız: "Johann Wilhelm Zinkeisen, a.g.e, s.411"
  8. 8.Ayrıca bakınız: "Joseph von Hammer, a.g.e, ss.158-159"
  9. 9.Feridun Emecen, a.g.e, s.165
  10. 10.Örnek: Hoca Sadeddin, Tacü’t-Tevarih cilt II, s.293
  11. 11.Feridun Emecen, a.g.e, s.168
  12. 12.Feridun Emecen, a.g.e, ss.166-167
  13. 13.Mehdi İlhan, Diyarbakır Fatihi ve Beylerbeyi Bıyıklı Mehmed Paşa, s.138
  14. 14.Mehmet Ali Ünal, XVI. Yüzyılda Pertek ve Sağman Sancakbeyleri, s.240
  15. 15.Nejat Göyünç, XVI. Yüzyılda Mardin Sancağı, ss.25-32
  16. 16.Hoca Sadeddin Efendi, a.g.e, ss.260-271
  17. 17.Joseph von Hammer, a.g.e, ss.177-184
  18. 18.İsmail Hami Danişmend, a.g.e, ss.23-24
  19. 19.Nejat Göyünç, a.g.e, ss.32-34
  20. 20.Memlük-Osmanlı münasebetleri için ayrıca bakınız: “Uzunçarşılı, a.g.e, ss.266-269”
  21. 21.Danişmend, a.g.e, s. 19-21
  22. 22.Feridun Emecen, a.g.e, s.178
  23. 23.Yaşanan sorunlar için bakınız: “Feridun Emecen, a.g.e, ss.179-184”
  24. 24.Alaüddevle’nin kesik başı bir zafername ile gönderilmişti onun cevabı geldi: “İsmail Hakkı Uzunçarşılı, a.g.e, s.261”
  25. 25.Ayrıca bakınız: “Joseph von Hammer, a.g.e, s.160”
  26. 26.Feridun Emecen, a.g.e, s.186
  27. 27.Uzunçarşılı, a.g.e, s.266
  28. 28.Haydar Çelebi, a.g.e, ss.471-473
  29. 29.Arşivlenmiş kopya. islamansiklopedisi.org.tr
  30. 30.Haydar Çelebi, a.g.e, s.475
  31. 31.Genelkurmay Başkanlığı, a.g.e, s.87
  32. 32.Danişmend, a.g.e, s.24
  33. 33.Askeri harekatlar ekseriyetle, en iyi ve kapsamlı anlatan kaynak için bakınız: “Gnkur. ATASE, a.g.e, ss.86-113”