Turkipedia
Menü

Kayıkçı Kul Mustafa

İçindekiler6
  1. Hayatı
  2. Edebi kimliği
  3. Sanat anlayışı
  4. Genç Osman Destanı
  5. Ayrıca bakınız
  6. Yayınlar
  7. Kaynakça

Kayıkçı Kul Mustafa, Türk halk edebiyatının Bektaşî koluna bağlı halk ozanı.[1]Kayıkçı Kul Mustafa. Şairin doğum ve ölümüyle ilgili net bilgiler bulunmamakla beraber; 17. yüzyıl ozanı olduğu belirlenebilmiştir.[1]Kayıkçı Kul Mustafa. Kimi kaynaklarca 1658'de öldüğü rivayet edilmektedir. Ancak bu iddianın tersi olarak 1659'dan sonra öldüğünü savunan araştırmalar da vardır.[2]Kayıkçı Kul Mustafa. Edebiyatçı Ahmet Kabaklı ise Kayıkçı Kul Mustafa'nın ölümünün 1646'dan sonra gerçekleştiğini söylemektedir.[3]Kabaklı, Ahmet. (1985). Türk Edebiyatı: 2. Cilt, TEV.

Hayatı

Ozanın, nerede doğduğu konusunda da yeterli bilgi yoktur. Ancak Genç Osman Türküsü'nün Osman Şevki Uludağ tarafından Aydın çevresinde derlenmesi; şairin dilinde görülen "bencileyin, sencileyin" gibi arkaik kelimelerin bugün Nazilli ağzında hala kullanılması[4]Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü'nde Söz Arama: Bencileyin. ve ozanın hayatının ilk döneminin bahriyeli olarak geçmesi (Aydın eski bir denizci beyliğidir.) gibi bilgileri birleştirdiğimizde; Kayıkçı Kul Mustafa'nın Aydın - Nazilli çevresinde doğmuş olabileceği ihtimali güçlenmektedir. Ayrıca; sanatsal olarak büyük ölçüde etkilediği Aşık Ömer'in de aslen Aydınlı olduğuna dair iddialar bu savı önemli bir bilgi haline getirmektedir. Genç Osman Destanının Kayıkçı Kul Mustafa'nın en önemli eseri olduğu konusunda; edebiyat tarihçilerinin büyük bir bölümü ortak fikirdedir.[5]TDV İslam Ansiklopedisi. (2005). Kayıkçı Kul Mustafa ve Genç Osman Hikayesi, C.30, s.78, TDV: Ankara Hatta bazı eserlerde Genç Osman Hikâyesi, şairinin ismine eş değer görülmüş ve ansiklopedik madde başlıkları Kayıkçı Kul Mustafa ve Genç Osman Hikayesi olarak adlandırılmıştır.[5]TDV İslam Ansiklopedisi. (2005). Kayıkçı Kul Mustafa ve Genç Osman Hikayesi, C.30, s.78, TDV: Ankara Genç Osman Destanı aslen bir şiir olmasına rağmen; halk tarafından anonimleştirilmiş ve türkü, hikâye gibi varyantları ortaya çıkmıştır. Kayıkçı Kul Mustafa eserlerinde halk diline yakın ve Divan edebiyatı çizgisinden uzak bir söyleyişe sahiptir.[6]Karaalioğlu, Seyyit Kemal. (1968). Edebiyatımızda Şair ve Yazarlar, s.75, İnkıkâp Yayınevi. Ancak buna rağmen Nefi ile birlikte; Sultan Murat'ın en yakın iki musahibinden biridir.[7]Oflazoğlu, A.Turan. (2001). Mutlak Avcıları, s.34, TDK: Ankara. Kul Mustafa, döneminin Osmanlı Ordusu olan Yeniçeri Ocağı'nda kayışçı olarak çalıştığı için, kaynaklarda adı Kayışçı Mustafa olarak geçmektedir.[1]Kayıkçı Kul Mustafa. Daha sonraki dönemde ise daha çok kayıkçı ön adıyla anılmıştır.[1]Kayıkçı Kul Mustafa. Bir başka iddiaya göre ise; Osmanlı Donanması'na katılıp Küçük Murat Reis ile Cezayir'e gittiği için kendisine kayıkçı adı verilmiştir.[2]Kayıkçı Kul Mustafa. Kayıkçı'nın Murat Reis ile yaptığı deniz seferleri sırasında yazdığı dörtlükler bu olasılığı güçlendirmektedir. Aşağıdaki dörtlük Kayıkçı'nın deniz seferlerini anlattığı şiirlerine örnektir:

“Kalktı yelken eyledi Murat Reis, Baş başa düşmana varırım demiş, Vaktinize hazır olun gaziler, Ya ser verir ya ser alırım demiş[8]Kayıkçı Kul Mustafa (Seçki).”

Türk edebiyatında bilinen üç tane Kul Mustafa olduğundan zaman zaman Kayıkçı Kul Mustafa'nın şiirleri bu ozanların şiirleriyle karıştırılmıştır.[9]Kayıkçı Kul MUSTAFA. Kul Mustafa, Abaza Hasan Paşa İsyanı ve Bağdat Seferi gibi döneminin önemli olaylarını yaşamış ve bu olaylara şiirinde yer vermiştir.[9]Kayıkçı Kul MUSTAFA.

Edebi kimliği

Kayıkçı Kul Mustafa, 17. yüzyıl Türk Halk edebiyatı ozanlarındandır. Olay örgüsünü gerçek yaşamdan alan şiirleri arasında Aksaraylı Genç Osman'nın ölümü üzerine yazdığı koçaklama - destan tarzındaki şiiri özellikle sınır boylarındaki askerler tarafından benimsenmiş;[2]Kayıkçı Kul Mustafa. bazı edebiyat otoritelerince de kabul görüp,[10]Banarlı, Nihat Sami. Devlet ve Devlet Terbiyesi, s.178, Kubbealtı Yayınları, İstanbul:2007 "kahramanın adını günümüze getirmiş, kendi adını da ölümsüz yapmış" şeklinde yorumlanmıştır.[1]Kayıkçı Kul Mustafa. Kul Mustafa'nın Osmanlı gezgini Evliya Çelebi tarafından, Seyahatname'de çöğür çalmayı bilen ozanlar arasında gösterilip;[5]TDV İslam Ansiklopedisi. (2005). Kayıkçı Kul Mustafa ve Genç Osman Hikayesi, C.30, s.78, TDV: Ankara zamanının önemli el yazması dergilerinde ve cönklerde şiirlerinin yer alması; şairin döneminde bilinen bir ozan olduğunu göstermektedir.[1]Kayıkçı Kul Mustafa. Ozan, gerçek ününü söylediği lirik sevgi şiirleri ve özellikle koçaklama-destan türündeki başarısıyla elde etmiştir. Şiirlerinde[8]Kayıkçı Kul Mustafa (Seçki). genellikle 11'li hece ölçüsü kullanır; kullandığı dilde Divan Edebiyatı etkisi fazla görülmez. Ayrıca, Bektaşiliği benimsedikten sonra nefesler söylemiştir.[9]Kayıkçı Kul MUSTAFA.

Sanat anlayışı

Kayıkçı Kul Mustafa, döneminde halk edebiyatında da kendini göstermeye başlayan Aruz vezninden etkilenmemiştir. Bu durumu edebiyat tarihçisi ve yazar Seyit Kemal Karaalioğlu şu şekilde açıklar: "Divan şiirinin etkisinden uzak, halk zevkine bağlı, doğal bir söyleyişle, 17. yüzyılın ilk yarısında geniş bir üne kavuşur."[6]Karaalioğlu, Seyyit Kemal. (1968). Edebiyatımızda Şair ve Yazarlar, s.75, İnkıkâp Yayınevi.

Kayıkçı, Âşık Halk Edebiyatı'nın müşterek bir özelliği olarak hece ölçüsünü kullanmıştır.[11]Halk Edebiyatı. Hecenin 11'li vezni en çok tercih ettiği ve Genç Osman Destanı'nı yazdığı vezindir. Ancak özellikle Genç Osman Destanı'nın halk tarafından çeşitli varyantlarının oluşturması bu konudaki standart metnin elde edilmesini ve retorik araştırmaları zorlaştırmaktadır. Aşağıdaki[1]Kayıkçı Kul Mustafa. Aydın yöresinden derlenen örnek üzerinden gidersek;

“Genç Osman dediğin küçük bir uşak, Beline bağlamış ibrişim kuşak, Askeri içinde birinci uşak, Allah Allah deyip geçer Genç Osman”

Görüldüğü gibi bu şiirde dizeler 11 heceden oluşmaktadır. Yani şiirde 11'li hece ölçüsü kullanılmış; altıncı hecede durak kurulmuştur (6+5). Ayrıca bir ve ikinci dizede uşak kelimeleriyle tam uyak yapılmıştır. Bunun yanında birinci ve üçüncü dizeler arasında; "uşak" kelimesinin sesteşliğinden yararlanılarak cinas kullanılmıştır. İlk dizede uşak çocuk anlamında kullanılırken; üçüncü dizedeki anlamı ordu hizmetkârıdır. Bu üç dizeyi ele alırsak şiirin zengin uyakla kafiyelendirildiği görülür. Ancak bu şiirin halk söyleyişinden derlendiği düşünülürse; anonimleşmiş ve değişmiş ögelere rastlanmak muhtemeldir. Örneğin cönklerden alınan bir şiir kesitini incelersek; değişen dil özellikleri dikkat çeker. Örneğin aşağıdaki şiirde[10]Banarlı, Nihat Sami. Devlet ve Devlet Terbiyesi, s.178, Kubbealtı Yayınları, İstanbul:2007 eklerdeki arkaik özellikler dikkat çekmektedir:

“Eğerleyin kır atımın ikisin, Fethedeyim düşmanların hepisin, Sabah namazında Bağdad kapısın, Allah Allah deyip, açtı Genç Osman”

Halk edebiyatında ozanlar genellikle yarım uyak kullanmıştır.[12]Dilçin, Cem. (1983). Örneklerle Türk Şiir Bilgisi, TDK: Ankara. Ancak Kayıkçı Kul Mustafa'nın daha gelişkin uyak türlerini de kullandığını görürüz. Örnek olarak yukarıdaki ilk şiirde; hem zengin uyak (en az üç ses benzerliği bildiren) hem de cinas kullanılmıştır.

Kayıkçı Kul Mustafa'nın dili oldukça sade ve akıcıdır. Kullandığı sözcüklerin tamamına yakınını Türkçe kökenli veya Türkçeleşmiş sözcükler oluşturur.

Genç Osman Destanı

Genç Osman'ın Dicle'ye düşerek ölmesi üzerine dönemin padişahı; IV. Murat'ın da çok üzüldüğü söylencesi vardır.
Genç Osman'ın Dicle'ye düşerek ölmesi üzerine dönemin padişahı; IV. Murat'ın da çok üzüldüğü söylencesi vardır.John Young, Kamu malı, Wikimedia Commons

Osmanlı geleneğinde yapılan savaşların ardından özellikle Yeniçeri kökenli ozanların zafere dair şiirler söylediği bilinmektedir. Genç Osman Destanı da bu şekilde söylenen bir Türk halk edebiyatı ürünüdür. Bu epik şiir; Bağdat Seferi'nden sonra yazılmıştır; yine aynı savaşın ardından Demircioğlu gibi döneminin önemli halk ozanları da değişik destansı şiirler söylemiştir.[10]Banarlı, Nihat Sami. Devlet ve Devlet Terbiyesi, s.178, Kubbealtı Yayınları, İstanbul:2007 Hatta otoriteler tarafından Türk halk edebiyatının en önemli ozanlarından biri gösterilen Karacaoğlan da bir Genç Osman Destanı yazmış[13]Başgöz, İlhan. (1992). Karacaoğlan, s.72, Pan Yayıncılık. ancak bu destanların hiçbiri Kul Mustafa'nın destanı kadar yaygınlık kazanamamıştır. Karacaoğlan'ın şiiri ancak 1970'te ortaya çıkarılabilmiştir.[13]Başgöz, İlhan. (1992). Karacaoğlan, s.72, Pan Yayıncılık. Genç Osman Destanı; yazıldığı dönemden itibaren toplum tarafından kabul görmüş ve halk rivayeti kıyafetine bürünmüştür.[14]Boratav, Pertev Naili. (1988). Halk Hikayeleri ve Halk Hikayeciliği, s.110 Ayrıca bu destanın türkü haline getirildiği de bilinmektedir.<ref>Köksal, Hasan. (1985). Milli Destanlarımız ve Türk Halk Edebiyatı, s.205, Üçdal Yayıncılık.</ref> Genç Osman Destanı, ozanın geniş halk kitleleri tarafından tanınmasını sağlamıştır.[15]Kocatürk, V. Mahir. (1964). Türk Edebiyatı Tarihi, s.420, Edebiyat Yayınevi.

Bağdat Seferi'nin 1639'a dek sürmesi; şiirin bu yıllarda söylendiği sonucunu doğurmaktadır.[13]Başgöz, İlhan. (1992). Karacaoğlan, s.72, Pan Yayıncılık. Bu eser; Bayburtlu Zihni'nin "Hart Destanı" ve Razi'nin Şeyh Şamil Destanı gibi eserlerle birlikte; Âşık Halk Edebiyatı'nın en önemli epik eserleri arasındadır.[16]T.C. Kültür Bakanlığı. (1981). Millî Kültür, s.16, Kültür Bakanlığı Yayınları: Ankara. Ayrıca eser Türk edebiyatı araştırmaları açısından da önemli bir yere sahiptir. Fuat Köprülü'nün Kayıkçı Kul Mustafa ve Genç Osman Hikayesi eseri, halk hikayelerinin oluşum evrelerini takip etme ve anlamlandırma stratejisinin uygulandığı model eserlerden biri olarak bilinmektedir.[17]Alptekin, Ali Berat. (1997). Halk Hikayelerinin Motif Yapısı, s.66, Akçağ Yayınları.

Genç Osman Destanı, Bağdat kuşatması sırasında bir müfreze komutanının yaptığı hücumla birlikte; Osman adlı bir gencin büyük kahramanlıklar gösterip; daha sonra kaleden atılan bir okla yaralanarak Dicle'ye düşmesi ve burada ölmesini anlatan bir olay örgüsüne sahiptir.[18]Necatigil, Behçet. (190). Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü, Varlık Yayınevi. Osman'ın ölümüne padişah IV. Murat dahil tüm ordunun üzüldüğü rivayet edilmektedir.[18]Necatigil, Behçet. (190). Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü, Varlık Yayınevi. Hatta Sultan Murat'ın Genç Osman'ın ölümü üzerine: "Keşke Bağdat gibi kaleyi fethetmeseydim de Genç Osman’ım ölmeseydi." dediği söylencesi hakimdir.[19]Yiğitlere Serdar Olan Aksaray’lı Genç Osman. Ayrıca, olayın geçtiği dönemin padişahı olan IV. Murat'tan iki saltanat önce gelen ağabeyi II. Osman'ın da Genç Osman olarak bilinip; Yeniçeri isyanı sırasında öldürüldüğü gerçeği vardır.[20]Özal’dan önce kabri açılacak yedi padişah var. Bu da bahsi geçen olayın aslen; anıştırma yoluyla II. Osman'ın öldürülmesi olayıyla bağlantılı olabileceği olasılığını doğurmaktadır. Aksaraylı Genç Osman hakkında başka ozanların da şiirler yazması; bu olasılığı azaltsa da; bazı kaynaklarda Kayıkçı'nın Küçük Murat Reis'le Cezayir'deyden II. Osman'nın öldürüldüğü ve bunun Kayıkçı'yı önemli ölçüde etkilediği bilgisi mevcuttur.[3]Kabaklı, Ahmet. (1985). Türk Edebiyatı: 2. Cilt, TEV.

Ayrıca bakınız

Yayınlar

M. Fuad Köprülü, XVII. Asır Saz Şairlerinden Kayıkçı Kul Mustafa ve Genç Osman Hikâyesi, İstanbul: 1930.

Kaynakça

  1. 1.Kayıkçı Kul Mustafa. ozanlar.biz
  2. 2.Kayıkçı Kul Mustafa. edebiyol.com
  3. 3.Kabaklı, Ahmet. (1985). Türk Edebiyatı: 2. Cilt, TEV.
  4. 4.Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü'nde Söz Arama: Bencileyin. tdkterim.gov.tr
  5. 5.TDV İslam Ansiklopedisi. (2005). Kayıkçı Kul Mustafa ve Genç Osman Hikayesi, C.30, s.78, TDV: Ankara
  6. 6.Karaalioğlu, Seyyit Kemal. (1968). Edebiyatımızda Şair ve Yazarlar, s.75, İnkıkâp Yayınevi.
  7. 7.Oflazoğlu, A.Turan. (2001). Mutlak Avcıları, s.34, TDK: Ankara.
  8. 8.Kayıkçı Kul Mustafa (Seçki). img.antoloji.com
  9. 9.Kayıkçı Kul MUSTAFA. ihsanozturk.com
  10. 10.Banarlı, Nihat Sami. Devlet ve Devlet Terbiyesi, s.178, Kubbealtı Yayınları, İstanbul:2007
  11. 11.Halk Edebiyatı. edebiyatekibi.com
  12. 12.Dilçin, Cem. (1983). Örneklerle Türk Şiir Bilgisi, TDK: Ankara.
  13. 13.Başgöz, İlhan. (1992). Karacaoğlan, s.72, Pan Yayıncılık.
  14. 14.Boratav, Pertev Naili. (1988). Halk Hikayeleri ve Halk Hikayeciliği, s.110
  15. 15.Kocatürk, V. Mahir. (1964). Türk Edebiyatı Tarihi, s.420, Edebiyat Yayınevi.
  16. 16.T.C. Kültür Bakanlığı. (1981). Millî Kültür, s.16, Kültür Bakanlığı Yayınları: Ankara.
  17. 17.Alptekin, Ali Berat. (1997). Halk Hikayelerinin Motif Yapısı, s.66, Akçağ Yayınları.
  18. 18.Necatigil, Behçet. (190). Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü, Varlık Yayınevi.
  19. 19.Yiğitlere Serdar Olan Aksaray’lı Genç Osman. aksaray.gov.tr
  20. 20.Özal’dan önce kabri açılacak yedi padişah var. webarsiv.hurriyet.com.tr