Abaza Hasan Paşa
Abaza Hasan Paşa (ö. 16 Şubat 1659, Halep), Abaza asıllı Osmanlı komutanı, eyalet valisi ve Celâlî isyancısıdır. Osmanlı hükûmetine karşı iki isyan başlattı; bunların ikincisi ve en büyüğü, Sadrazam Köprülü Mehmed Paşa'yı görevden almaya yönelik başarısız girişimin ardından suikastıyla sonuçlandı.

Hayatı
Kapıkulu süvarilerinin silahtar bölüğüne kayıtlıdır. Abaza Hasan Paşa, sancakbeyi vekiliyken 1648 yılında Türkmen ağalarından Haydaroğlu Mehmet'i yakalayıp isyanını bastırınca sadrazam Sofu Mehmed Paşa tarafından 3 yıl süreliğine Yeni-İl Türkmen voyvodalığına getirildi. Sadrazamın bir yıl sonra görevinden alınmasından sonra ocak ağalarının itirazları üzerine Abaza Hasan Paşa' da bu görevinden alındı. 1651 yılında sadrazam Melek Ahmed Paşa' nın huzuruna çıkarak kendisine haksızlık yapıldığını ve devletten 60 bin kuruş alacağı olduğunu belirtti. Sadrazam tarafından kendisine vilayetine gitmesi buyrulan Abaza Hasan Paşa, öldürülmekten çekinerek Üsküdar'a geçti. Orada yönetimden rahatsız sipahilerin başına geçerek kendisine haksızlık ettiğini düşündüğü kişilerin öldürülmesini istedi. Ancak bu isteği sadrazam tarafından reddedildi. Anadolu' ya doğru hareket eden Abaza Hasan Paşa İzmit' ten itibaren emrindekilerle soygunculuğa başladı. Abaza Hasan Paşa'nın üzerine Sivas valisi İbşir Mustafa Paşa gönderildi ancak ocak ağaları İbşir Paşa'nın Abaza Hasan'ın hemşehrisi olduğundan görevlendirilmesini uygun görmeyerek ondan vazgeçilip Karaman beylerbeyi Katırcıoğlu Mehmet Paşa görevlendirildi. Başkasının kendi yerine görevlendirildiğini duyan İbşir Mustafa Paşa da, Abaza Hasan Paşa'nın kuvvetlerine katıldı. Abaza Hasan Paşa, Aksaray'da üzerine yürüyen Katırcıoğlu Mehmet Paşa'nın ordusunu bozguna uğrattı. Bundan sonra Orta Anadolu'daki bazı valiler ve sancakbeylerinin de kendisine katılmasıyla Ankara'ya geldi. Sadrazam Siyavuş Paşa tarafından kendisine iyi bir göreve tayin edileceği bildirilmesi, ocak ağalarının da temizlenmesi üzerine Abaza Hasan Paşa' ya Türkmen ağalığı verilerek ilk isyanı bastırıldı.[1]Osmanlı Tarihi, III. Cilt-I. Kısım, 10. baskı, Türk Tarih Kurumu Yayınları-2011, Ord. Prof. İsmail Hakkı Uzunçarşılı
Abaza Hasan Paşa, İbşir Mustafa Paşa' nın sadrazam olmasıyla İstanbul' a geldi. Onun öldürülmesinden sonra emrindekilerle Anadolu' ya döndü. Burada İbşir Paşa' nın adamlarını etrafına toplaması ve Seydi Ahmet Paşa ile birlikte hareket ettiği için isyan çıkarılmasından endişe edilerek kendisine 1655 yılında Yeni-İl voyvadalığı verildi. Bir sene sonra vezirlikle Diyarbakır'a tayin olunup, 1657 yılında Halep valiliği görevi verildi.[1]Osmanlı Tarihi, III. Cilt-I. Kısım, 10. baskı, Türk Tarih Kurumu Yayınları-2011, Ord. Prof. İsmail Hakkı Uzunçarşılı
Köprülü Mehmed Paşa'nın sadrazam olmasından sonra kendisinden şüpheleri olan sipahilerin yanına gelmesinden cesaret alan Abaza Hasan Paşa, Köprülü Mehmed Paşa'ya karşı bazı vezir, beylerbeyi ve sancakbeylerinin de katılımıyla Konya Ovası'nda ordu topladı. Sadrazam tarafından Erdel seferi nedeniyle orduya katılması çağrısına uymayıp, onun sefere çıkmasından sonra yağmacılığa ve tahribata başlayarak Bursa'ya girdiler. Abaza Hasan Paşa liderliğindeki isyancılar Köprülü Mehmed Paşa'nın Erdel seferine katılmayacaklarını söyleyip, IV. Mehmet' ten Sadrazam Köprülü Mehmed Paşa'nın öldürülmesini istediler. Eğer istekleri gerçekleşmezse isyana devam edeceklerini söylediler. Padişah bu isteklerini kabul etmedi, onların sefere katılmama isteğini kabul edip Bağdat tarafına giderek oranın muhafazasıyla meşgul olmalarını ve bunun karşılığında isyanlarına son vermelerini istedi. Abaza Hasan Paşa, Köprülü Mehmed Paşa sadrazamlıktan azledilmediği sürece isyanına son vermeyeceğini tekrarladı. Bu süreçte Köprülü Mehmed Paşa da Hasan Paşa'nın yanında yer alan yeniçeri ve sipahilere isyandan vazgeçip Erdel seferine gelmeleri yönünde nasihat etmeleri için elçiler yollattı.
Padişah, Abaza Hasan Paşa'nın geri adım atmayacağını anlayınca isyancıların üzerine ordu göndermek için işe koyuldu. Önce Sarı Kenan Paşa, isyancıların üzerine yollandıysa da Kenan Paşa'nın taraf değiştirerek Abaza Hasan Paşa saflarına katılması üzerine sarayı büsbütün bir korku sardı. İsyancı kuvvetleri Bursa, Kütahya, Ankara başta olmak üzere Anadolu'nun hatırı sayılır bir kısmında kontrolü ele almıştı. Köprülü Mehmed'in otoriter hareketlerinden rahatsız olan herkes bir anda Abaza Hasan Paşa'nın etrafında toplanmıştı.[2]İnalcık, Halil, Devlet-i'Aliyye: Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar-III, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ocak 2018, s.52.
Bu gelişmeler üzerine Yanova Kalesi kuşatmasında bulunan Köprülü Mehmed Paşa acilen Erdel seferinden geri çağrıldı ve bizzat Abaza Hasan Paşa üzerine yürümek için hazırlıklara başladı. Sefer hazırlıkları sırasında Köprülü Mehmed Paşa'ya bir suikast komplosu önlendi ve Abaza Hasan Paşa'nın adamı olduğu anlaşılan, Köprülü'ye suikast için İstanbul'a sızmış 1000 kadar sipahi katledildi. Bu sızma hareketinden ve askerin kendi şahsına olan yoğun düşmanlığından etkilenen Köprülü, hem kendi güvenliğini hem de disiplini sağlayamayacağını düşünerek Abaza Hasan Paşa üzerine bizzat yürümekten vazgeçerek Bağdat muhafızı vezir Murtazâ Paşa'yı isyancılar üzerine gönderdi.[3]İnalcık, Halil, Devlet-i'Aliyye: Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar-III, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ocak 2018, s.53.
İsyancılar Murtazâ Paşa'yı pusuya düşürerek yenilgiye uğrattı. Bu galibiyetten sonra Abaza Hasan Paşa kışı geçirmek üzere Antep'e çekildi. Abaza Hasan Paşa kuvvetlerine karşı padişah tarafından genel seferberlik ilan edildi, Şeyhülislam Bolevî Mustafa Efendi'den Abaza Hasan Paşa'nın emrindekilerin bozgunculuk yaptığına ve katlinin caiz olduğuna dair fetva alındı. Anadolu'da Hasan Paşa kuvvetlerine karşı yoğun bir şekilde karşı propaganda başlatıldı. Tüm bu gelişmelerden sonra Anadolu'da Abaza Hasan Paşa'ya olan iltifat azaldı, erzak bulmakta güçlük çekip gittikleri yerlerde barınamaz hâle geldiler.[4]İnalcık, Halil, Devlet-i'Aliyye: Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar-III, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ocak 2018, s.55. Bunların üzerine emrindeki kuvvetlerden bir kısmının da Halep'te bulunan Murtazâ Paşa'ya teslim olmasından sonra ümitsizliğe kapılan Abaza Hasan Paşa, Murtazâ Paşa'nın hayatına dokunulmayacağına dair yeminle teminatı üzerine emrindekilerle ona sığındı. Abaza Hasan Paşa, 16 Şubat 1659 akşamı verilen yemekte emrindeki ileri gelen isyancılarla birlikte öldürülmüştür.[1]Osmanlı Tarihi, III. Cilt-I. Kısım, 10. baskı, Türk Tarih Kurumu Yayınları-2011, Ord. Prof. İsmail Hakkı Uzunçarşılı
Kaynakça
- 1.Osmanlı Tarihi, III. Cilt-I. Kısım, 10. baskı, Türk Tarih Kurumu Yayınları-2011, Ord. Prof. İsmail Hakkı Uzunçarşılı
- 2.İnalcık, Halil, Devlet-i'Aliyye: Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar-III, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ocak 2018, s.52.
- 3.İnalcık, Halil, Devlet-i'Aliyye: Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar-III, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ocak 2018, s.53.
- 4.İnalcık, Halil, Devlet-i'Aliyye: Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar-III, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ocak 2018, s.55.