Abdülmecid
İçindekiler4
I. Abdülmecid (سلطان عبدالمجيد, 25 Nisan 1823, İstanbul – 25 Haziran 1861, İstanbul), 31. Osmanlı padişahı ve 110. İslam halifesidir. II. Mahmud'un, Bezmialem Sultan'dan olan oğludur. Döneminde Tanzimat Fermanı'nı ilan ettirmesiyle ünlüdür. Osmanlı İmparatorluğu'nun son dört padişahının babası olarak, en çok sayıda oğlu padişahlık yapmış Osmanlı hükümdarı olan[1]Ahmet Cevdet Paşa (Sadeleştiren: Yusuf Halaçoğlu) (2010) Sultan Abdülhamid'e Arzlar (Ma'rûzât), İstanbul:Babiali Kültür Yayıncılığı, ISBN 978-9944-118-95-8, s.45 Abdülmecid, babası II. Mahmud gibi vereme yakalanmıştı. Ihlamur Kasrı'nda öldüğünde 38 yaşındaydı. Fatih'in Sultan Selim semtinde, Yavuz Selim Camii Haziresi'ne defnedildi ve bugün adı verilen bir türbesi bulunmaktadır.[2]Osmanlı padişahlarının mezarları nerede?.
Yaşamı


Batı kültürüyle yetiştirilmiştir. İyi Fransızca konuşur ve batı müziğini severdi. Babası II. Mahmud gibi yenilik yanlısıydı. Babasının ölümü üzerine tahta çıktı. Abdülmecid'in tahta çıkışı sevinç uyandırmıştı. Talihi, Mustafa Reşit, Mehmet Emin Ali Paşa, Fuat Paşa gibi devlet adamlarına rastlamasıydı. Saltanatı sırasında en çok tutucuların muhalefetiyle karşılaştı. 1840'lı yıllarda İrlanda'da ortaya çıkan ve milyonu aşkın insanın ölümüyle sonuçlanan kıtlık esnasında, İrlandalı bir doktor ziyaretçisinin kendi ailesini de bu kıtlığa kurban verdiğini söylemesi üzerine gemiyle bu ülkeye gıda yardımı yapılmasını sağlamıştır. Bu davranış hâlen İrlanda halkı tarafından takdir edilmektedir.[3]İrlandalılar 173 yıl önceki yardımı unutmadı! Osmanlı’yı hatırlattılar.
Saltanatı

1 Temmuz'da (1839) tahta çıktığında; Mısır sorunu Nizip yenilgisiyle (24 Haziran 1839) çıkmaza girmiş durumdaydı. Babasının cenaze töreni sırasında başvekil Mehmet Emin Rauf Paşa'dan padişahın mührünü zorla alan, Meclisi Valayı Ahkâmı Adliye Reisi Koca Mehmet Hüsrev Paşa, kendisini sadrazam ilan ettirdi (2 Temmuz 1839).[4]MEHMED EMİN RAUF PAŞA - TDV İslâm Ansiklopedisi.
Henüz Nizip bozgunundan haberi olmayan padişah, sorunu çözmek için orduya ve donanmaya harekâtı durdurmaları için emir gönderdi. Mısır valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa'yı bağışladığını ve anlaşmak istediğini bildirmek üzere Köse Akif Efendi'yi Mısır'a yolladı. Bu arada düşman saydığı Hüsrev Paşa'nın sadarete gelmesinden korkan Kaptan-ı Derya Ahmet Fevzi Paşa, donanmayı Mısır'a götürüp, Mehmet Ali Paşa'ya teslim etti (3 Temmuz 1839). Nizip yenilgisinin haberi İstanbul'a ulaştı. Birleşik Krallık, Fransa, Rusya, Avusturya ve Prusya, verdikleri ortak bir notayla Mısır sorununun kendilerine danışılmadan çözülmemesini istediler (27 Temmuz 1839).[5]Osmanlı tarihi. Bu nota kabul edildi. Böylece Osmanlı Devleti, Avrupa devletlerinin bir tür güdümü altına girmiş oldu.
Tanzimat Fermanı

Londra ve Paris'te, Osmanlı devletindeki ıslahat hazırlıkları konusunda görüşmelerde bulunan hariciye nazırı Mustafa Reşit Paşa, bir ıslahat programının gerekliliğine padişahı inandırdı. Hazırlanan Gülhane Hatt-ı Hümayunu (Hatt-ı Şerif ya da Tanzimat Fermanı da denir) Mustafa Reşit Paşa tarafından 3 Kasım'da Gülhane'de okundu. Tanzimat dönemini açan bu belgeyle, yargılamasız kimsenin cezalandırılamayacağı, mal ve mülkünün zorla alımına gidilemeyeceği ilkesi getiriliyor, devletle birey arasındaki ilişkileri düzenleyecek yasaların çıkarılacağı açıklanıyordu.
Tanzimat Fermanı'nın uyandırdığı olumlu hava Mısır sorununun çözümünü kolaylaştırdı. Birleşik Krallık'ın önerisiyle, beş büyük devlet Londra'da bir araya geldiler. Mısır valisini destekleyen Fransa dışlanarak, 15 Temmuz 1840'ta Birleşik Krallık, Rusya, Avusturya ve Prusya arasında Londra Antlaşması imzalandı. Mısır valiliği veraset yoluyla Mehmet Ali Paşa'ya bırakılarak, ele geçirdiği topraklar ve Osmanlı donanması geri alındı. Aynı devletler, aralarına Osmanlı Devletiyle Fransa'yı da alarak imzaladıkları Boğazlar Sözleşmesi ile (13 Temmuz 1841) Osmanlı Devleti'nin boğazlar üzerindeki egemenliği tanındı ve boğazlar yabancı savaş gemilerine kapatıldı.[6]LONDRA ANTLAŞMASI - TDV İslâm Ansiklopedisi.
Tanzimatın öngördüğü ilkeleri uygulamak için Meclis-i Âli-i Tanzimat kuruldu (1853). Her eyaletten, yörelerinin gereksinmelerini bildirmek üzere ikişer temsilci İstanbul'da toplantıya çağrıldı. Merkezden her bölgeye gönderilen imar meclisleri çalışmaya başladı. Mâliye, Fransa'daki örgütlenme temel alınarak düzenlendi. Mâli yetkililer, idare amirlerinden alınarak defterdarlara verildi. Vergilerin saptanması vilâyet meclislerine, toplanması da muhassıl adı verilen vergi memurlarına bırakıldı. İltizam yöntemi kaldırıldı. Aşar, her yerde eşit olarak alınmaya başladı. Hristiyanlardan alınan vergilerin toplanmasında patrikhanelerin aracılığı kabul edildi. Ticaret meclisleri kuruldu. Fransız ceza kanunu çevrilerek uygulamaya konuldu. Meclis-i Maarif-i Umumiye toplandı (1845). İlk idâdiler açıldı. 1847'de Maârif-i Umûmiye Nezâreti kuruldu. 1848'de ilk muallim mektebi, aynı yıl Harbiye'de kurmay sınıfı, 1850'de Darülmaarif adı verilen lise, 1851'de ilk bilim akademisi sayılan Encümen-i Daniş açıldı. 1846'da Darülfünun binasının temeli atıldı.[7]Darülfünun nedir? Darülfünun ne zaman açıldı?. Askerlik yasası çıkarılarak (6 Eylül 1843) kura yöntemi benimsendi, askerlik süresi 4-5 yıl olarak sınırlandı.
Abdülmecid, Tanzimat'ın uygulanmasında karşılaşılan zorlukları yerinde görmek amacıyla yurt gezilerine çıktı. 1844'te İzmit, Mudanya, Bursa, Gelibolu, Çanakkale, Limni, Midilli, Sakız'ı ziyaret etti; 1846'da Silistre'ye kadar uzanan bir Rumeli gezisi yaptı. Her yıl Meclisi Vâlâyı Ahkâmı Adliye'yi bir nutukla açması, onun milletvekili düzenine yakın olduğu görüşünü destekler.
Tanzimat sonrası gelişmeler ve Kırım Savaşı

Devletin bütün kurumlarında başlatılan yenileşme çabaları, karşılaşılan tepkiler dolayısıyla istenilen sonucu vermedi. Abdülmecid zaman zaman tutucuları görevlendirmek zorunda kaldı. İmkansızlıklar nedeniyle yeniden iltizam yöntemine dönüldü. 1840'ta kâime-i mutebere adıyla ilk kâğıt para çıkarıldı. Devlet ıslahat işleriyle uğraştığı sırada Birleşik Krallık ve Fransa'nın çıkar çatışmaları ve kışkırtmalarıyla Suriye ve Lübnan'da Dürziler ile Maruniler arasında olaylar çıktı (1845).
1848 ihtilâlleri sırasında Avusturya'ya karşı bağımsızlık savaşı veren Macar yurtseverleri Türkiye'ye sığındı. Bab-ı Âli'nin, Avusturya ve Rusya'nın baskı ve tehditlerine karşın sığınanları geri vermemesi Avrupa'da Osmanlı Devleti'nin saygınlığını yükseltti. Eflak ve Boğdan'a da yansıyan ayaklanma, İngilizlerle yapılan Baltalimanı Antlaşmasıyla (1 Mayıs 1849) geçici olarak sonuca bağlandı.
Bir süre sonra ortaya çıkan kutsal yerler sorunu, Osmanlı Devleti ile Rusya'yı savaşa sürükledi. Kudüs'teki katolikleri korumak için başvuran Fransa'ya karşı, Rusya da ortodoksların haklarını korumak için harekete geçti. Bab-ı Âli'ye verdiği bir nota ile ortodokslara geniş haklar tanınmasını, bunların koruyuculuk hakkının da kendisine verilmesini istedi. Osmanlı hükûmeti bunu kabul etmeyince de Eflâk ve Boğdan'ı işgal etti. Bunun üzerine Abdülmecid, Rusya'ya savaş açtı (4 Ekim 1853). Osmanlı Devleti, müttefikleri Birleşik Krallık, Fransa, Piyemonte ile birlikte Kırım Savaşı'nı kazandı.[8]Kırım Savaşı kısaca özeti: tarihi, sonuçları, önemi, nedenleri ve sonuçları.

Yalnız, Paris'te imzalanacak barış antlaşmasından önce padişah, Tanzimat Fermanı'nı tamamlayan Islahat Fermanı'nı ilân etmek zorunda bırakıldı (18 Şubat 1856). Azınlıklara, savaştan önce Rusların istediğinden daha fazla haklar veren bu belge, Paris Antlaşması'nı (30 Mart 1856)'da imzalayan Birleşik Krallık, Fransa, Rusya, Avusturya ve Piyemonte tarafından senet kabul edildi. Böylece, bir iç sorun olan ıslahat konusunda yabancılara müdahale hakkı tanınmış oldu. Buna karşılık Osmanlı Devleti imzacı devletlerin güvencesi altında bütünlüğünü koruyor ve Avrupa devletleriyle eşit haklara sahip sayılıyordu.[9]Türkçe Bilgi: Paris Antlaşması (1856).Siyasi buhranları bu şekilde atlatan Abdülmecid, yeniden ıslahat işlerine döndü. 1856'da askerlik teşkilâtı yedi ordu esası üzerine kuruldu ve Hristiyanlar da askere alınmaya başlandı. Maarif-i Umumiye nezareti kuruldu (28 Nisan 1857). Avrupa'ya öğrenci gönderildi (1857). Mülkiye Mahreç Mektebi (1859), Telgraf Mektebi (1860) gibi bazı meslek okulları açıldı. Yeni toprak kanunu (Arazi kanunnamesi) yayınlandı (1857). Devletin gelir ve giderleri bir bütçeye bağlandı. Tersane yeniden düzenlendi.
Abdülmecid, çeşitli toplulukları eşitlik ilkesi içinde ve Osmanlılık düşüncesi çevresinde birleştirmeye çalıştı. Fakat, özellikle Gayrimüslimlerde uyanan ve batılı devletlerce desteklenen ulusçuluk duyguları böyle bir birliğin kurulmasını olanaksızlaştırıyordu. 1856 Islahat Fermanı'yla Gayrimüslimlere verilen geniş ayrıcalıklar, Müslümanların tepkisine yol açtığı gibi, Gayrimüslimler de askere alınma kararına karşı çıktılar.[10]Dosyaları, Türkiye ve Dünya Haberleri, Analizler, Yorumlar, Makaleler, Araştırma. Osmanlı'da gayrimüslimlerin askerlik meselesi. Osmanlı toplumu yeniden huzursuz bir ortama sürüklendi. Cidde'de (1857), Karadağ'da (1858) olaylar çıktı. Avrupa devletleri olayların bir Avrupa kurulunca denetlenmesini istediler.

Avrupa devletlerinin devletin içişlerine karışmasından hoşlanmayanlar, padişahı ve hükûmet erkânını öldürüp Abdülaziz'i tahta çıkarmak için örgütlendiler. Kuleli Vakası olarak bilinen bu örgütlenme, bir ihbar üzerine dağıtıldı (14 Eylül 1859), önderleri cezalandırıldı.[11]KULELİ VAK‘ASI - TDV İslâm Ansiklopedisi.
Bu sırada mâli durum da çıkmaza girmişti. Savaş giderlerini karşılamak üzere ağır koşullarla alınan dış borçların hazineye büyük yükü yanında padişahın ve sarayın sorumsuz harcamaları da durumu gittikçe ağırlaştırıyordu. Devlet, Kırım Savaşı sırasında ilk kez dışarıdan borç almak zorunda kalmıştı (24 Ağustos 1854). Bunu ikinci (1855), üçüncü (1858), dördüncü (1860), borçlanmaları izledi.[12]Osmanlı ilk dış borç ne zaman alındı? Osmanlı ilk dış borç hangi padişah aldı ? Osmanlı ilk dış borç anlaşması hangi ülke?. Beyoğlu sarraflarından alınan borçlar da 80 milyon altın lirayı aştı. Bunlar için rehin verilen mücevherlerle borç senetlerinin bir bölümü yabancı tüccar ve bankerlerin eline geçti. Durumu sert biçimde eleştiren sadrazam Mehmet Emin Âli Paşa azledildi (18 Ekim 1859). Birleşik Krallık, Fransa, Avusturya, Prusya ve Rusya Bab-ı Âli'ye bir nota vererek, Islahat Fermanı'nda söz konusu edilen ıslahatların gerçekleştirilmesini istediler (Ekim 1859). Bunların sağlanması için ayrı ayrı müdahalede bulunacaklarını da belirttiler.
Nitekim Rusya ilk adımı atarak, Bosna-Hersek ve Bulgaristan'daki Hristiyanların durumunu uluslararası bir kurulun incelemesini istedi. Bu sorun çözülmeden, Lübnan olayları yeniden alevlendi (1860). Ardından Şam olayı patlak verdi. Hollanda ve Amerikan konsolosları bu karışıklıklar sırasında öldürüldü (1860). Hariciye nazırı Fuat Paşa, olağanüstü yetkili olarak Lübnan'a yollandı. Fransa, Beyrut'a asker çıkardı. 9 Haziran 1868'de Lübnan ayrıcalıklı sancak durumuna getirildi.[13]Lübnan’ın Bitmeyen Kabusları.
Mimari çalışmalar
Sultan Abdülmecid, dışarıdan aldığı borçların bir kısmıyla saray ve köşkler yaptırdı. Dolmabahçe Sarayı (1853), Beykoz Kasrı (1855), Küçüksu Kasrı (1857), Edirne Meriç Köprüsü (1847), Büyük Mecidiye Camii (Ortaköy Camii) (1853) Küçük Mecidiye Camii (1849), Teşvikiye Camii (1854) Hırka-i Şerif Camii (1851), döneminin başlıca yapıtlarıdır. Bezmiâlem Valide Sultan Gureba Hastanesi'ni yaptırdı (1845-1846). Yeni Galata Köprüsü de aynı tarihte hizmete girdi.[14]Galata Köprüsünün Tarihçesi » Bilgiustam. 12 Eylül 2014. Yine İstanbul'daki Mecidiyeköy semti adını ondan almıştır.

Ailesi
II. Mahmud: Babası
Bezmialem Sultan: Annesi
Esma Sultan: Halası

Eşleri
Kadınefendileri
Servetsezâ Kadınefendi: Başkadınefendi
Şevkefza Valide Sultan: İkinci Kadınefendi ve V. Murad'ın annesi
Tirimüjgan Kadınefendi: Üçüncü Kadınefendi ve II. Abdülhamid'in annesi
Verdicenan Kadınefendi: Üçüncü Kadınefendi
Düzdidil Kadınefendi: Üçüncü Kadınefendi
Gülcemal Kadınefendi: Dördüncü Kadınefendi ve V. Mehmed Reşad'ın annesi
Rahime Perestu Valide Sultan: Dördüncü Kadınefendi ve II. Abdülhamid'in manevi annesi
Mahitab Kadınefendi: Beşinci Kadınefendi
Bezmiara Kadınefendi: Altıncı Kadınefendi
İkballeri
Nükhetsezâ Hanım: Baş İkbal
Nesrin Hanım: İkinci İkbal
Ceylânyar Hanım: İkinci İkbal
Serfiraz Hanım: İkinci İkbal
Nalândil Hanım: Üçüncü İkbal
Gülüstü Hanım: Dördüncü İkbal ve VI. Mehmed'in annesi
Nergizev Hanım: Dördüncü İkbal
Navekmisal Hanım: Dördüncü ikbal
Şayeste Hanım: Dördüncü İkbal
Gözdeler
Feleksu Hanımefendi: 1. Gözde ve Zülüflü İsmail Paşa'nın annesi
Yıldız Hanımefendi: 2. Gözde
Saf-derun Hanımefendi: 4. Gözde
Hüsn-i Cenan Hanımefendi: 3. Gözde
Erkek çocukları
Kız çocukları
Bedia Sultan
Samiye Sultan
Şehime Sultan
Sabiha Sultan
Aliye Sultan
Fehime Sultan
Mühibe Sultan
Mukbile Sultan
Naime Sultan
Neyyire Sultan
Behiye Sultan
Zekiye Sultan
Nazime Sultan
Dış bağlantılar
say.436-453
Kaynakça
- 1.Ahmet Cevdet Paşa (Sadeleştiren: Yusuf Halaçoğlu) (2010) Sultan Abdülhamid'e Arzlar (Ma'rûzât), İstanbul:Babiali Kültür Yayıncılığı, ISBN 978-9944-118-95-8, s.45
- 2.Osmanlı padişahlarının mezarları nerede?. fikriyat.com
- 3.İrlandalılar 173 yıl önceki yardımı unutmadı! Osmanlı’yı hatırlattılar. fotomac.com.tr
- 4.MEHMED EMİN RAUF PAŞA - TDV İslâm Ansiklopedisi. islamansiklopedisi.org.tr
- 5.Osmanlı tarihi. cdn-acikogretim.istanbul.edu.tr
- 6.LONDRA ANTLAŞMASI - TDV İslâm Ansiklopedisi. islamansiklopedisi.org.tr
- 7.Darülfünun nedir? Darülfünun ne zaman açıldı?. hurriyet.com.tr
- 8.Kırım Savaşı kısaca özeti: tarihi, sonuçları, önemi, nedenleri ve sonuçları. milliyet.com.tr
- 9.Türkçe Bilgi: Paris Antlaşması (1856). turkcebilgi.com
- 10.Dosyaları, Türkiye ve Dünya Haberleri, Analizler, Yorumlar, Makaleler, Araştırma. Osmanlı'da gayrimüslimlerin askerlik meselesi. dunyabulteni.net
- 11.KULELİ VAK‘ASI - TDV İslâm Ansiklopedisi. islamansiklopedisi.org.tr
- 12.Osmanlı ilk dış borç ne zaman alındı? Osmanlı ilk dış borç hangi padişah aldı ? Osmanlı ilk dış borç anlaşması hangi ülke?. hurriyet.com.tr
- 13.Lübnan’ın Bitmeyen Kabusları. antalyanews.com.tr
- 14.Galata Köprüsünün Tarihçesi » Bilgiustam. 12 Eylül 2014. bilgiustam.com