Turkipedia
Menü

Ömer Seyfettin

İçindekiler5
  1. Yaşamı
  2. İzmir yaşamı
  3. Selanik ve Genç Kalemler dergisi
  4. Balkan Savaşı ve esaret
  5. İstanbul ve Türk Sözü dergisi
  6. Son yılları
  7. Ölümü
  8. Ölümünden sonra
  9. Evliliği
  10. Etkisi
  11. Düşünceleri
  12. Evrim kuramına bakış açısı
  13. Türk edebiyatı
  14. Eserleri
  15. Kitaplaşmış Öykü Derlemeleri ve Romanlar
  16. Tekil Öyküleri
  17. Şiirleri
  18. Risale
  19. Ayrıca bakınız
  20. Kaynakça

Ömer Seyfettin (11 Mart 1884, Gönen - 6 Mart 1920, Üsküdar), Türk yazar, şair, asker, veteriner hekim ve öğretmendir. Türk edebiyatının önde gelen hikâye yazarlarındandır. Türk kısa hikâyeciliğinin kurucu ismi, ayrıca edebiyatta Türkçülük akımının kurucularından olup, Türkçede yalınlaşmanın savunucuları arasındadır.

Yaşamı

"Eskiden Türk milletini parçalayan iki kuvvet vardı:, 1- Rus pençesi, 2- Milli gaflet., Birinci kuvvet artık kırıldı. Fakat ikinci kuvvet hâlâ duruyor. Bu kuvvete karşı uğraşmak, bugün bütün milliyetini idrak etmiş Türkler için farzdır."
"Eskiden Türk milletini parçalayan iki kuvvet vardı:, 1- Rus pençesi, 2- Milli gaflet., Birinci kuvvet artık kırıldı. Fakat ikinci kuvvet hâlâ duruyor. Bu kuvvete karşı uğraşmak, bugün bütün milliyetini idrak etmiş Türkler için farzdır."Tolga Gerger, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons

11 Mart 1884 tarihinde babasının görevi dolayısıyla bulunduğu Balıkesir ili Gönen ilçesinde doğdu. Binbaşı rütbesine dek yükselen Ömer Şevki Bey'le, İsfendiyaroğulları'ndan Ankaralı topçu kaymakamı Mehmed Bey'in kızı olan Fatma Hanım'ın ikisi küçük yaşlarda ölen dört çocuğundan biridir. Öğrenimine Gönen'de bir mahalle okulunda başladı. Ömer Şevki Bey'in atanması dolayısıyla Gönen'den ayrılan aile, İnebolu ve Ayancık'tan sonra İstanbul'a gelerek, dedesinin Kocamustafapaşa'daki konağına yerleşti.

Ömer Seyfettin, önce İstanbul'un Aksaray bölgesinde bulunan özel Türk okullarından Mekteb-i Osmani'ye, 1893 ders yılı başında Askerî Baytar Rüştiyesi'nin subay çocukları için açılmış özel sınıfına kaydedildi. Bu okulu 1896'da tamamlayarak Kuleli Askeri İdadisi'ne yazıldı. Daha sonra Edirne Askeri İdadisi'ne nakil olarak eğitimine, arkadaşı Enis Avni ile birlikte burada devam etti.[1]Ayancıklı Meşhurlar, Ömer Seyfettin, Ayancıklı Sesiöz Sitesi, Erişim tarihi06.01.2014. İlk edebi çalışmaları olan şiirlerini Edirne'deki öğrenciliği sırasında yazdı.[2]Mahmut Çetin, Aşılamayan Zirve: Ömer Seyfettin, Kitapdergisi.net, Erişim tarihi:06.01.2014.

1900'de idadîyi bitirerek İstanbul'a döndü ve Mekteb-i Harbiye-i Şahâne'ye başladı. İstanbul'da Mecmua-i Edebiye dergisinde yayımlanan "Hiss-i Müncemid" adlı şiiriyle yayın dünyasına girdi.[3]bkmkitap.com. Tenezzüh adlı ilk hikâyesi bu dönemde, 13 Nisan 1902 tarihinde Sabah dergisinde yayımlandı. 9 Ağustos 1903 tarihinde Makedonya'da çıkan karışıklık üzerine Mekteb-i Harbiye'de iken, 2 Ağustos 1903'te Makedonya'da baş gösteren başkaldırı hareketlerinden dolayı onun bulunduğu son sınıf, o bölgede görevlendirilmek üzere "sınıf-ı müstacele" (ivedi mezuniyet) denilen bir hakla okulundan sınavsız şekilde, 19 yaşında mezun oldu. Askerlik yaşamına Kuşadası Piyade Taburu'nda mülâzım-ı sânî rütbesinde başladı. Ancak İzmir'e varmadan taburunun gönderildiği Selânik'te ve Manastır'a bağlı Pirlepe'de görev yaptı. Buradaki başarılardan dolayı iki liyakat madalyasıyla ödüllendirildi. Başkaldırının bastırılmasının ardından, bağlı bulunduğu tabur 6 Eylül 1904'te Kuşadası'na döndü. 1907 Temmuz'u başlarında, İzmir'de konuşlu Aydın Vilâyeti Jandarma Alay Mektebi'nin kuruluşunda İtalyan subayı Miralay Tomas'a yardım etmek üzere bu okulun kavâid-i dîniyye (inanç yasası) hocalığına tayin edildi. 1909 yılında bir ara Köprülü'de Askeri Rüşdiye Mektebi'nde beden eğitimi öğretmenliği görevinde bulunduysa da iki yıl süreyle Balkanlar'daki Velmefçe, Pirlepe, Osenova, Pirbeliçe, Serez, İştip, Babina, Demirhisar, Cum'a-i Bâlâ, Razlık gibi sınır yerleşim yerlerinde çete takibiyle uğraştı. Serez mutasarrıflığı Menlik kazası Razlık kasabası yakınlarında bulunan Yakorit köyünde bölük komutanlığı yaptı.

İzmir yaşamı

Ömer Seyfettin, mezuniyetten sonra piyade asteğmeni rütbesiyle, merkezi Selanik'te bulunan Üçüncü Ordu'nun İzmir Redif Tümeni'ne bağlı Kuşadası Redif Taburu'na tayin edildi. İzmir'de bulunduğu sırada, Makedonya'da başlayan başkaldırıyı bastırmak üzere Selanik'e ve Manastır'a gönderildi, bu bölgede görev yaptı. Buradaki görevinde gösterdiği başarılardan dolayı Altın ve Gümüş olmak üzere iki Liyakat Madalyası ile ödüllendirildi. 1906'da İzmir Jandarma Okulu'na öğretmen olarak atandı. Bu vesileyle İzmir'deki fikrî ve edebî faaliyetleri ve bunlar içerisinde yer alan gençleri tanıma fırsatı buldu. Nitekim batı kültürünü tanıyan Baha Tevfik'ten Fransızca bilgisini artırmak için teşvik gördü; Necip Türkçü'den ise yalın Türkçe ve ulusal bir dille yapılan millî edebiyat konusunda fikirler edindi.

Selanik ve Genç Kalemler dergisi

Ocak 1909'da Selanik'te konuşlu Üçüncü Ordu'da görevlendirildi. İttihat ve Terakki Cemiyeti'yle olan bağlantısı da bu yıllardan itibaren başlamıştır. Manastır, Pirlepe, Köprülü, Cumâ-yı Bâlâ kasaba ve köylerinde görev yaptı.[1]Ayancıklı Meşhurlar, Ömer Seyfettin, Ayancıklı Sesiöz Sitesi, Erişim tarihi06.01.2014. Razlık (günümüzde Bulgaristan'da bulunan bir şehir) kasabasının Yakorit köyünde bölük komutanlığı yaptı. Balkan çetecilerinin Türk düşmanlığını dile getirdiği Bomba, Beyaz Lâle, Tuhaf Bir Zulüm adlı öyküleri, bu görevleri sırasında edindiği izlenimler sonucu yazdı. Yazıları ve öyküleri, İstanbul'da ve Selanik'te çıkan çeşitli dergilerde takma adlarla yayımlandı. Ali Canip'e yazdığı meşhur mektubu da bu sırada Yakorit'te yayımlanmıştır. Ömer Seyfettin'in dil konusunda görüşlerini özetleyen bu mektup, Yeni Lisan hareketinin başlamasına vesile olmuştur. 31 Mart Olayı'nın bastırılmasında görevli olan Selanik konuşlu Hareket Ordusu'nda bulunan komutanlardan birisiydi. Ancak İstanbul'un siyasi-ideolojik havası ve asker-siyaset ilişkisine tanık olması, askerlikten soğumasına neden oldu.

Ardından 1910 yılında Ziya Gökalp'in de istek ve yoğun önerisi ile İttihat-Terakki'nin de tazminatını ödemesiyle, askerlik görevinden ayrıldı. Hayatını yazar ve öğretmen olarak sürdürmek üzere Selanik'e yerleşti. Rumeli'nin tek Türk bilim ve edebiyat dergisi olarak Selanik'te çıkarılan Hüsün ve Şiir dergisinin ismi, Akil Koyuncu'nun istek ve ısrarı üzerine Genç Kalemlere çevrildikten sonra 11 Nisan 1911'de Ömer Seyfettin'in Yeni Lisan isimli ilk başyazısı, imzasız olarak yayımlandı.

Balkan Savaşı ve esaret

Genç Kalemler yazı kurulunu oluşturanlar, Balkan Savaşı'nın başlaması üzerine dağılmak zorunda kaldı. Ömer Seyfettin'in sivil yaşamı bir yıl kadar sürmüştü. Yeniden orduya çağrılan yazar, üsteğmen rütbesiyle 14 Eylül 1912 günü Garp Ordusu'nda 39. Alay'ın 3. Tabur'una katıldı. Komanova'da Sırplar'a, Yanya'da Yunanlar'a karşı savaştı. 20 Ocak 1913'te Kanlıtepe'de Yunanlar'a esir düştü. Atina yakınlarındaki Nafliyon kasabasında on ay kadar süren tutsaklık yaşamının 28 Kasım 1913'te sonlanmasının ardından 17 Aralık 1913 günü İstanbul'a döndü.

Tutsaklık süresince gerek okuyarak, gerekse yazarak; yazarlık yaşamı için önemli olacak deneyimler kazandı. Mehdi, Hürriyet Bayrakları gibi öykülerini de bu dönemde yazdı. Öyküleri; Türk Yurdunda yayımlandı.

İstanbul ve Türk Sözü dergisi

Ömer Seyfettin, 28 Kasım 1913'te tutsaklığı bitince İstanbul'a döndü. Bu sıralarda annesi ölmüş, babası ise yeniden evlenerek İstanbul'dan ayrılmıştı. Kendisini çok yalnız hisseden Ömer Seyfeddin, 23 Şubat 1914'te askerlikten ikinci defa istifa etti. Dârülmuallimîn'de (öğretmen okulu) kıraat (okuma), Kabataş Sultânîsi'nde edebiyat öğretmenliği görevlerini üstlendi. Türk Sözü dergisinin başyazarlığına getirildi ve burada Türkçü düşüncenin sözcülüğünü yapan yazılar yazdı. Aynı yıl İstanbul Dârülfünunu'nda kurulan Tedkikat-ı Lisâniyye Encümeni (Dil Araştırma Kurulu) üyeliğine seçildi. 1915'te Harbiye Nezâreti'nin kültür ve sanat adamları için Çanakkale cephesine düzenlediği geziye katıldı.

1915'te İttihat ve Terakki Fırkası ileri gelenlerinden Doktor Besim Ethem Bey'in kızı Calibe Hanım'la evlendi. Bu evlilik Fahire Güner isimli bir kız çocuğuna rağmen, 3 Eylül 1918'de sonlandı ve Ömer Seyfettin yeniden yalnızlığa döndü. Gerek bozulan evliliği, gerekse I. Dünya Savaşı yenilgisini görmesi onu etkiledi. Anadolu'da uzun seyahatlere çıkarak bu olumsuz havadan kurtulmaya ve her hafta en az bir öykü yazmaya çalıştı.[4]Ömer Seyfettin (1884-1920) (İngilizce), Turkish Cultural Foundation sitesi, erişim tarihi:06.01.2014.

Son yılları

Siyasi ve özel yaşamındaki olumsuzluklar, esasen bozulmuş olan sağlığını iyice kötüleştirdi. Manastır yıllarında kumandanı olan Câvid Paşa'nın Kalamış koyundaki yalısını kiraladı. “Münferit Yalı” adını verdiği bu evde tek başına yaşadı. 1917'den öldüğü gün 6 Mart 1920'ye değin geçen sürede, birçok olumsuz duruma rağmen verimli bir öykücülük döneminin içinde olmuştur. Bu dönemde on kitap dolduran yazar, 125 de öykü yazdı. Hikâye ve makaleleri Yeni Mecmua, Şair, Donanma, Büyük Mecmua, Yeni Dünya, Diken ve Türk Kadını gibi dergilerle Vakit, Zaman ve İfham gazetelerinde yayımlandı. Bir yandan da öğretmenlik görevini sürdürdü.

Ömer Seyfettin'in Zincirlikuyu Mezarlığı'ndaki kabri.
Ömer Seyfettin'in Zincirlikuyu Mezarlığı'ndaki kabri.Myrat, CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons

Ölümü

23 Şubat 1920'de hastalığı ağırlaşan Ömer Seyfettin, Üsküdar'daki Haydarpaşa Numune Hastanesi'ne kaldırıldı. 6 Mart 1920'de 35 yaşında hayatını kaybetti. Önceden teşhis edilememiş olmakla beraber, yapılan otopsi sonucunda hastalığının diyabet olduğu belirlendi.[1]Ayancıklı Meşhurlar, Ömer Seyfettin, Ayancıklı Sesiöz Sitesi, Erişim tarihi06.01.2014. Hastanede kimsenin ziyaret etmemesi ve cenazesine sahip çıkılmaması nedeniyle kimsesiz olduğu düşünülen Ömer Seyfettin'in naaşı, tıp fakültesi öğrencilerinin dersinde kadavra olarak kullanıldı.[5]Gzt. Yapayalnız öldükten sonra cesedi kadavra yapılan yazar: Ömer Seyfettin. 28 Kasım 2018. Naaşının kadavra olarak kullanıldığı fotoğraf bir gazetedeki tıp haberinde yayımlanınca Ömer Seyfettin'i tanıyanlar hastaneye gitti ancak Seyfettin'in başının gövdesinden ayrıldığı anlaşıldı.[6]Ünlü yazarı kadavra yaptılar. 13 Ocak 2022. Ancak bu iddia, söz konusu görselin 1890 yılında Mekteb-i Tıbbiye'de (Tıphane-i Amire) çekilmiş bir kadavra görüntüsüne ait olduğu anlaşıldığından yalanlanmıştır.[7]malumatfurusorg. Ömer Seyfettin'in Otopsisine Ait Sanılan Fotoğraf. 6 Mart 2022.[8]Skeletons, organs, and a dissemboweled cadaver surround Turkish. Ayrıca Ali Canip Yöntem ve Halit Fahri Ozansoy, Ömer Seyfettin'i öldüğü gün dahi ziyaret ettiklerini aktarmaktadır.[9]ÖMER SEYFETTIN’IN ARDINDAN YAZILANLAR. TÜRKLÜK BILIMI ARASTIRMALARI JOURNAL OF TURKOLOGY RESEARCH 48. SAYI / VOLUME 2020-GÜZ / AUTUMN, 17 Kasım 2020. Naaşı önce Kadıköy Kuşdili Mahmutbaba Mezarlığı'na defnedildi. Daha sonra buradan yol geçeceği veya bölgeye araba garajı yapılacağı gerekçesiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıyla mezarı, 23 Ağustos 1939'da Zincirlikuyu Mezarlığı'na nakledildi.[10]ASRÎ MEZARLIK - TDV İslâm Ansiklopedisi.

Ölümünden sonra

En yakın arkadaşı Ali Canip Yöntem, onun hayatını ve mizacını anlatan, en kuvvetli hikâyelerini içeren Ömer Seyfettin ve Hayatı adlı bir kitap yazdı ve bu kitap 1935 yılında yayımlandı. Kısa bir süre sonra da bütün hikâyeleri bir kitap serisi halinde basıldı. Bu hikâyeler günümüzde de okunmaktadır.

Evliliği

Ömer Seyfettin, 1915 yılında Dr. Besim Ethem Bey'in kızı Calibe Hanım'la evlendi. Bu evlilik Eylül 1918'de bitmiştir. Bu evlilikten 20 Aralık 1916 tarihinde Hatice Fahire isimli kızı doğmuştur. Hatice Fahire Günel Elgen, 1 Aralık 2007'de İstanbul'da ölmüştür.[11]Milliyet Gazete Arşivi.

Etkisi

Ömer Seyfettin'in hikâyelerinde kullandığı çocuk teması, eğitsel bakış açısı[12]Eğitsel Bir Bakış Açısı ile Ömer Seyfettin ve "Kaşağı". Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi Dergisi, 2005.[13]Ömer Seyfettin’in Hikâyelerinde Çocuk ve Eğitim Teması. Uşak Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 2011, s. 164-175. ve modern Türk hikâyeciliğine etkisi,[14]Modern Türk Hikayeciliğinde Ömer Seyfettin Etkisi. Balıkesir Üniversitesi Fen ve Edebiyat Fakültesi. Türkçe öğretimine katkıları[15]Ömer Seyfettin Hikayelerinin Türkçe Öğretiminde Değer Aktarimi Bakimindan İncelenmesi/ Examination Of Ömer Seyfettin's Stories In Terms Of Value Transfer In Turkish Education. Mustafa Kemal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 2013, s. 59-68. akademik çalışmalara konu olmuştur.

Düşünceleri

Evrim kuramına bakış açısı

1839'da Tanzimat Fermanı ile başlayan Türk modernleşmesi[16]Tanzimat I, Maarif Matbaası, Istanbul 1940. Jön Türkler'in genellikle Fransız ağırlıklı entelektüel kaynaklardan beslenmesi ve İttihat Terakki kadrosunun düsturu haline gelen 19. yüzyıl pozitivizmi ile güçlü bir “bilimci” damara sahip olanların bir hareketi olagelmiştir.[17]M. Şükrü Hanioğlu, Bir Siyasal Örgüt Olarak Osmanlı İttihad ve Terakki Cemiyeti ve Jön Türklük (1889-1902), İletişim Yayınları, 1985. Ömer Seyfettin de bu gelenekten gelen, ancak kuşağının, yüzünü batıya çeviren yüzeysel ve kaba çoğunluğundan farklı kişiliklerinden biridir.[18]Tahir Alangu, Ömer Seyfettin: ülkücü bir yazarın romanı, May Yayınları, 1968. 19. yüzyıl Türk modernleşmesi entelijansiyası, kabalaştırılmış biçimiyle Darwin ve evrimden de haberdardır. Bu kaba Darwinizm, modernleşme aktörlerinin devindirici motifleri arasında önemli bir yere de sahiptir.[19]Sayı 60, 61 - Güz, Kış (Darwin Devrimi: Evrim). Cogito Dergisi, 2009, s. 359-367.[20]Ömer Seyfettin’deki Darwin. Bilim ve Gelecek, 13 Haziran 2019.

Bu dönemde, kuşağını etkileyen felsefi, edebi, siyasi ve bilimsel kuramların farkında olan yazar, Darwin'i ve dönemindeki evrim anlayışını içinde barındıran iki öykü ile karşımıza çıkmaktadır. (4). Bunlar, Gizli Mâbet kitabında yer alan "Kesik Bıyık" ve "Pireler" adlı öyküleridir.[21]Ömer Seyfettin’in Toplu Eserleri. Rafet Zaimler Yayınevi, 1962.

Kesik Bıyık

Seyfettin'in, "Kesik Bıyık" adlı öyküsünden bir kesit şu şekildedir;[22]Ömer Seyfettin Seçme Hikayeler. Nokta Kitap, 11 Eylül 2017.[23]Representations of Ottoman Masculinity in Kesik Bıyık. A Journal of Identity and Culture, Ağustos 2016, s. 87-89.

“Darwin denilen herifin sözüne inanmalı. Evet, insanlar mutlaka maymundan türemişler! Çünkü işte neyi görsek hemen taklit ediyoruz; oturmayı, kalkmayı, içmeyi, yürümeyi, durmayı, hâsılı hâsılı her şeyi…”

Pireler

Seyfettin'in, Gizli Mâbet kitabındaki bir diğer öyküsü olan ve özellikle Darwin sonrası maddi dünya algısını bir şekilde içeren akılcı Batı tıbbı karşısında eski usul hekimliğin yerildiği, "Pireler" adlı öyküsünden bir kesit şu şekildedir;

“Siz istersiniz muska…siz istersiniz üfürük…Siz istersiniz ilâç! Halbuki hastalıkların evvelâ sebeplerini bulmak lazım! Bu sebep bulununca şifâ bulundu demektir! Senin köpek hasta, niçin?…Allah dünyada hiçbir hayvanı, hiçbir âzâyı vazifesiz yaratmadı. En fena hayvanların, en muzır mikropların bile vazifeleri vardır. Dört ayaklı hayvanlar çok tembeldirler. Allah bunların üzerine pireleri koydu. Niçin? Uyandıkları zaman rahatsız olup tekrar uyumamaları için…Bu pirelerin ısırmalarından kaşınarak hareket, yani jimnastik yapmak için…Siz ne yaptınız? Bu köpeği yıkadınız. Üzerine kolonya sürdünüz. Vücudunda hiç pire kalmadı. Rahat uyumağa başladı. Uyandı tekrar uyudu. Uyandıktan sonra onu uyutturmayacak hayvanlar üzerinde yoktu. Uyuya uyuya iştahı kapandı. Midesi bozuldu. Yemedi, içmedi, hareket etmedi. Vücudu toksin doldu. Hastalandı. Bir ay daha üzerine pire koymaya idiniz, açlıktan halsizlikten ölecekti!…”

“…sonra sineklere, farelere, vızvızlara, kedilere geçti. Küçük buzağıları koşturmak için tabiat, burunlarının dokunamayacağı bir yere, meselâ kuyruklarının dibine bir takım muacciz (taciz eden) sokucu sinekler musallat ediyordu. Darwin'in hakikatlarını dinliyordum…”

Ömer Seyfettin, "Pireler" öyküsünde bahsettiği, Osmanlı'ya dek akseden, “Darwin'in hakikatları” olarak tanımladığı bu kavramsal çerçeve, aslında döneminde Darwin'e de çok yabancı olmayan; evrimsel biyolojinin işleve ilişkin açıklama biçimlerine önemli bir süre egemen olan uyarlanma (adaptasyon) kavramına karşılık gelmektedir. Bu görüşe göre her canlının, canlıdaki her bir organın bir işlevi bulunur. Bu işlevi tanımlayan ise, canlıların içine doğdukları, onların biyolojisinden bağımsız çevrelerin oluşturdukları çözülmesi gereken sorunlardır.

Türk edebiyatı

Ruşen Eşref Ünaydın'ın 1918'de yayımlanan "Diyorlar ki" adlı kitabında bulunan mülakatında Ömer Seyfettin, kendisini etkileyen edebiyatçılardan şöyle bahsetti:"Şinasi'den sonraki edebiyata gelince, Kemal Bey'i (Namık Kemal) çok sevdim. 'Evrâk-ı Perîşân'dan sayfalar ezberledim. Bana hayatiyet veren; beni iyiye, doğruya, güzele samimiyetle alakadar eden Kemal'dir sanıyorum. Ne yalan söyleyeyim, Hâmid'i (Abdülhak Hamit Tarhan) pek o kadar anlayamıyorum. Ekrem Bey'e (Recaizade Mahmud Ekrem) gelince, Nijad'ı için yazdığı şeylere hâlâ bayılırım. Ne müessir şeylerdir.

Fikret!.. (Tevfik Fikret) İşte bana 'mükemmellik' iştiyakını veren! İdadiye mektebinde iken hep 'Rübab'ı okuyordum. Halid Ziya, bizim ilk üstadımızdır. Ben bir gece hiç uyumamış, sabaha kadar 'Bir Ölünün Defteri'ni okumuştum. Onun yalnız lisanı skolastiktir. Yoksa tekniği öyle kuvvetlidir ki Avrupa'nın cenûb-ı şarkîsinde; mesela Romanya'da, Sırbistan'da, Bulgaristan'da, Yunanistan'da o kuvvette bir romancı yoktur." Seyfettin, kendini tanımlayıp dönemin edebiyatının eleştirisini yaparken ise şu ifadeleri kullandı:"Bana gelince, ortaya esaslı bir eser koymadan sanatkârlık hülyasına kapılmam bile! Edebiyatımızın şiarı, 'Çok laf, az eser!'dir. Ben şimdilik bu şiarı bozmaya çalışıyorum. Ağustos böceği gibi öterek yan gelmekten ise karınca gibi çalışmak daha iyi değil mi? Şimdiye kadar öttüğümüz elverdi. Biraz da iş yapalım ki çorak edebiyatımız şenlensin. Değil mi?"

Eserleri

Ömer Seyfettin'in eserlerinin büyük bir kısmı sağlığında Genç Kalemler, Türk Yurdu ve Yeni Mecmua gibi süreli yayınlarda tekil olarak yayımlandı. Bu metinler, yazarın sağlığında ve ölümünün ardından belirli tematik kitaplar altında derlendi.

Kitaplaşmış Öykü Derlemeleri ve Romanlar

Eserlerin güncel baskıları, edebiyat dünyasında standart kabul edilen Bilgi Yayınevi dizisine göre numaralandırılmıştır:

  • 1918: Ashâb-ı Kehfimiz - İlk baskı: (Ermeni harfleriyle Türkçe basım). (Güncel baskı: Bilgi Yayınevi)

  • 1918: Harem - İlk baskı: Yeni Mecmua. (Güncel baskı: Bilgi Yayınevi, ISBN 978-975-494-028-2)

  • 1919: Efruz Bey - İlk baskı: Vakit Matbaası. (Güncel baskı: Bilgi Yayınevi, ISBN 978-975-494-135-7)

  • 1919: Yalnız Efe - İlk yayım: Yeni Mecmua (Tefrika). (Güncel baskı: Bilgi Yayınevi, ISBN 978-975-494-181-4)

  • 1922: Yüksek Ökçeler (Ölümünden sonra) - İlk baskı: İkbal Kütüphanesi. (Güncel baskı: Bilgi Yayınevi, ISBN 978-975-494-030-5)

  • 1923: Gizli Mabet (Ölümünden sonra) - İlk baskı: İkbal Kütüphanesi. (Güncel baskı: Bilgi Yayınevi, ISBN 978-975-494-343-6)

  • 1926: Beyaz Lale (Ölümünden sonra) - İlk baskı: İkbal Kütüphanesi. (Güncel baskı: Bilgi Yayınevi, ISBN 978-975-494-150-0)

  • 1927: Bomba (Ölümünden sonra) - İlk baskı: İkbal Kütüphanesi. (Güncel baskı: Bilgi Yayınevi, ISBN 978-975-494-032-9)

  • 1938: Kaşağı (Ölümünden sonra) - (Güncel baskı: Bilgi Yayınevi, ISBN 978-975-494-439-6)

Tekil Öyküleri

Ana|Ömer Seyfettin öyküleri listesi Dergilerde yayımlanan ve daha sonra yukarıdaki kitaplarda derlenen tekil öykülerinin alfabetik listesi: Div sütunu|cols=6|small=yes

  • 1/2

  • Acaba Ne İdi?

  • Acıklı Bir Hikâye

  • Açık Hava Mektebi

  • Akşam Sefası

  • Ant

  • Antiseptik

  • Apandisit

  • Ashab-ı Kehfimiz

  • Asilzadeler

  • Aşk Dalgası

  • Aşk ve Ayak Parmakları

  • At

  • Ay Sonunda

  • Ayın Takdiri!

  • Bahar ve Kelebekler

  • Baharın Tesiri

  • Balkon

  • Başını Vermeyen Şehit

  • Beşeriyet ve Köpek

  • Beyaz Lale

  • Beynamaz

  • Bilgi Bucağında

  • Binecek Şey

  • Bir Çocuk Aleko

  • Bir Hatıra

  • Bir Hayır

  • Bir Kayışın Tesiri

  • Bir Temiz Havlu Uğruna

  • Bir Vasiyetname

  • Birdenbire

  • Bit

  • Bomba

  • Boykotaj Düşmanı

  • Buse-i Mader

  • Busenin Şekl-i İptidaisi

  • Büyücü

  • Cesaret

  • Çakmak

  • Çanakkale'den Sonra

  • Çirkin Bir Hakikat

  • Çirkinliğin Esrarı

  • Dama Taşları

  • Deve

  • Devletin Menfaati Uğruna

  • Diyet

  • Dünyanın Nizamı

  • Düşünme Zamanı

  • Efruz Bey

  • Eleğimsağma

  • Elma

  • Erkek Mektubu

  • Ezeli Bir Roman

  • Falaka

  • Ferman

  • Fon Sadriştayn'ın Karısı

  • Fon Sadriştayn'ın Oğlu

  • Forsa

  • Foya

  • Gayet Büyük Bir Adam

  • Gizli Mabet

  • Gurultu

  • Hatiften Bir Seda

  • Harem

  • Havyar

  • Hediye

  • Herkesin İçtiği

  • Heykel

  • Horoz

  • Hürriyet Bayrakları

  • Hürriyet Gecesi

  • Hürriyete Layık Bir Kahraman

  • İffet

  • İhtiyarlıkta mı Gençlikte mi?

  • İki Mebus

  • İlk Cinayet

  • İlk Düşen Ak

  • İlk Namaz

  • İlkbahar

  • İnat

  • İrtica Haberi

  • Kaç Yerinden?

  • Karmanyolacılar

  • Kaşağı

  • Kazık

  • Kazın Ayağı

  • Kerâmet

  • Kesik Bıyık

  • Kır Sineği

  • Kıskançlık

  • Kızıl Elma Neresi?

  • Koleksiyon

  • Korkunç Bir Ceza

  • Kurbağa Duası

  • Kurumuş Ağaçlar

  • Küçük Hikâye

  • Külah

  • Kütük

  • Lokanta Esrarı

  • Mahcupluk İmtihanı

  • Makul Bir Dönüş

  • Mehdi

  • Mehmaemken

  • Memlekete Mektup

  • Mermer Tezgâh

  • Miras

  • Muhteri

  • Müjde

  • Mürebbiye

  • Nadan

  • Nakarat

  • Namus

  • Nasıl Kurtarmış?

  • Nezle

  • Niçin Zengin Olmamış?

  • Nişanlılar

  • Pamuk İpliği

  • Pembe İncili Kaftan

  • Pembe Menekşe

  • Perili Köşk

  • Pervanelerin Ölümü

  • Piç

  • Pireler

  • Primo Türk Çocuğu

  • Rüşvet

  • Sahir'e Karşı

  • Sebat

  • Sivrisinek

  • Sultanlığın Sonu

  • Şefkate İman

  • Şîmeler

  • Tam Bir Görüş

  • Tarih Ezeli Bir Tekerrürdür

  • Tavuklar

  • Teke Tek

  • Tenezzüh

  • Terakki

  • Teselli

  • Topuz

  • Tos!

  • Tuğra

  • Tuhaf Bir Zulüm

  • Türbe

  • Türkçe Reçete

  • Tütün

  • Uçurumun Kenarında

  • Uzun Ömür

  • Üç Nasihat

  • Velinimet

  • Vire

  • Yalnız Efe

  • Yaşasın Dolap

  • Yemin

  • Yeni Bir Hediye

  • Yuf Borusu Seni Bekliyor

  • Yüksek Ökçeler

  • Yüz Akı

  • Zeytin Ekmek

Div sütunu bitiş

Şiirleri

Dergilerde yayımlanan tekil şiir ve mensur şiirleri: Div sütunu|cols=6|small=yes

  • Aşk

  • Aveng-i Ezhar

  • Bahar Rüzgârı

  • Bir Nale-i Hicran-ı Muvakkat

  • Buse-i Mader (mensur)

  • Hediye (mensur)

  • Hicrân-ı Müzmin

  • İcab-ı Sevda (mensur)

  • Kaşkar

  • Kır Sineği (mensur)

  • Kurşun Kalem (mensur)

  • Mefkure

  • Oh, Sus!..

  • Pembe Menekşe (mensur)

  • Saat

  • Sarhoşluk

  • Sevdiğime

  • Telhi-i Âmâl

  • Terâne-i Giryedâr

  • Türk Dünyası (Kaşgar)

  • Yâd-ı Melûl

  • Yalnızlık

  • Yıkık Han

Div sütunu bitiş

Risale

  • 1914: Yarınki Turan Devleti - İlk baskı: Türk Yurdu. (Güncel baskı: Ötüken Neşriyat, Türklük Mefkuresi derlemesi içinde)

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. 1.Ayancıklı Meşhurlar, Ömer Seyfettin, Ayancıklı Sesiöz Sitesi, Erişim tarihi06.01.2014. sesioz.net
  2. 2.Mahmut Çetin, Aşılamayan Zirve: Ömer Seyfettin, Kitapdergisi.net, Erişim tarihi:06.01.2014. kitapdergisi.net
  3. 3.bkmkitap.com. bkmkitap.com
  4. 4.Ömer Seyfettin (1884-1920) (İngilizce), Turkish Cultural Foundation sitesi, erişim tarihi:06.01.2014. turkishculture.org
  5. 5.Gzt. Yapayalnız öldükten sonra cesedi kadavra yapılan yazar: Ömer Seyfettin. 28 Kasım 2018. gzt.com
  6. 6.Ünlü yazarı kadavra yaptılar. 13 Ocak 2022. haberturk.com
  7. 7.malumatfurusorg. Ömer Seyfettin'in Otopsisine Ait Sanılan Fotoğraf. 6 Mart 2022. malumatfurus.org
  8. 8.Skeletons, organs, and a dissemboweled cadaver surround Turkish. gettyimages.com
  9. 9.ÖMER SEYFETTIN’IN ARDINDAN YAZILANLAR. TÜRKLÜK BILIMI ARASTIRMALARI JOURNAL OF TURKOLOGY RESEARCH 48. SAYI / VOLUME 2020-GÜZ / AUTUMN, 17 Kasım 2020. dergipark.org.tr
  10. 10.ASRÎ MEZARLIK - TDV İslâm Ansiklopedisi. islamansiklopedisi.org.tr
  11. 11.Milliyet Gazete Arşivi. gazetearsivi.milliyet.com.tr
  12. 12.Eğitsel Bir Bakış Açısı ile Ömer Seyfettin ve "Kaşağı". Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi Dergisi, 2005. hayefjournal.org
  13. 13.Ömer Seyfettin’in Hikâyelerinde Çocuk ve Eğitim Teması. Uşak Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 2011, s. 164-175. dergipark.org.tr
  14. 14.Modern Türk Hikayeciliğinde Ömer Seyfettin Etkisi. Balıkesir Üniversitesi Fen ve Edebiyat Fakültesi. salakfilozof.com
  15. 15.Ömer Seyfettin Hikayelerinin Türkçe Öğretiminde Değer Aktarimi Bakimindan İncelenmesi/ Examination Of Ömer Seyfettin's Stories In Terms Of Value Transfer In Turkish Education. Mustafa Kemal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 2013, s. 59-68. dergipark.org.tr
  16. 16.Tanzimat I, Maarif Matbaası, Istanbul 1940.
  17. 17.M. Şükrü Hanioğlu, Bir Siyasal Örgüt Olarak Osmanlı İttihad ve Terakki Cemiyeti ve Jön Türklük (1889-1902), İletişim Yayınları, 1985.
  18. 18.Tahir Alangu, Ömer Seyfettin: ülkücü bir yazarın romanı, May Yayınları, 1968.
  19. 19.Sayı 60, 61 - Güz, Kış (Darwin Devrimi: Evrim). Cogito Dergisi, 2009, s. 359-367. issuu.com
  20. 20.Ömer Seyfettin’deki Darwin. Bilim ve Gelecek, 13 Haziran 2019. bilimvegelecek.com.tr
  21. 21.Ömer Seyfettin’in Toplu Eserleri. Rafet Zaimler Yayınevi, 1962.
  22. 22.Ömer Seyfettin Seçme Hikayeler. Nokta Kitap, 11 Eylül 2017. books.google.com.tr
  23. 23.Representations of Ottoman Masculinity in Kesik Bıyık. A Journal of Identity and Culture, Ağustos 2016, s. 87-89. d1wqtxts1xzle7.cloudfront.net