Turkipedia
Menü

Çapanoğlu Oymağı

İçindekiler1
  1. Tarihçe
  2. Köken ve yükseliş
  3. Canikli Ailesi ile Husumet
  4. İktidara Dönüş ve Yayılma
  5. Çapanoğlu İsyanı
  6. Kaynakça
1729 yılında inşa edilen Çapanoğlu Camii
1729 yılında inşa edilen Çapanoğlu CamiiUser:Matilabey, CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons

Çapanoğlu Oymağı ya da Cebbarzâdeler, Çaparzâdeler veya Çaparoğulları olarak adlandırılırdı.[1]Cikar, Jutta. Türkischer Biographischer Index. De Gruyter, 2011, s. 19.[2]ÖZCAN MERT. Çapanoğulları. 17. yüzyıldan itibaren Osmanlı İmparatorluğu'nun önde gelen köklü ailelerindendir. 18. yüzyıldan sonra ise en güçlü oymaklardan biri olmuşlardır.[3]Zens, Robert W.. The Ayanlik and Pasvanoğlu Osman Paşa of Vidin in the Age of Ottoman Social Change, 1791-1815. University of Wisconsin--Madison, 2004, s. 61.[4]Nurhan Fatma Katircioglu. The Ottoman Ayan, 1550-1812 A Struggle for Legitimacy. University of Wisconsin--Madison, 1984, s. 138.

Oymak, Bozok Sancağı'nda Türkmen Ömer Ağa ile oğlu Yozgat şehrinin kurucusu olarak bilinen Ahmet Ağa tarafından kurulmuştur.[5]Suglun, Ahmet. Bisikletname. Bisikletname, 2020, s. 19.[6]Insight Guides. Insight Guides Turkey. APA Publications, 2015, s. 19.

Çapanoğlu Ahmed Paşa'nın oğlu Süleyman Bey zamanında aile Bozok diyarından Ankara'ya, Halep'e, Çankırı'ya, Çorum'a, Amasya'ya, Şebinkarahisar'a, Sivas'a, Kayseri'ye, Kırşehir'e, Nevşehir'e, Ereğli'ye, Niğde'ye, Tarsus'a, Adana'ya, Rakka'ya ve Gaziantep'e doğru yayılmışlardır. Çapanoğlu Ahmed Ağa, 1749'ta Saray köyünde camii, 1753'te Yozgat'ta bir medrese inşa etmiştir.

Hacı Mustafa Bey zamanında ise Çapanoğlu Camii'yi barok mimarisine uygun şekilde kubbe ekleyerek camiiyi eklemeler yapmıştır. Aynı zamanda, Yozgat'a 80 dükkan ve bir han inşa edilmiştir. Oymağın güçlü olduğu zamanın Çapanoğlu Süleyman Bey döneminde eriştiğini, bölgenin politik, askerî ve ekonomik üstünlüğünün ellerinde ve İç Anadolu'nun etkin nüfuzlu ailelerinden olduğunu görüyoruz. Canikoğulları ile olan kan davasının bu dönemde Çapanoğulları lehine olduğunu söylemek gerek. Süleyman Bey ayrıca Çapanoğlu Camii'yi genişletmiş, bir okul, hamam ve konak inşa etmiştir, şehirde toplam 60 dükkan ve bir hamam bulunmaktaydı.

Ailenin fertleri, örneğin Abdülfettah Efendi, ilmiye sınıfının bir parçasıyken, günümüzde ailenin soyundan gelenler ya gazeteci ya da oyuncudur. 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı ve 1787-1792 Osmanlı-Rus Savaşı'nda ailenin askerî ve maddi katkıları olmuştur. Çapanoğlu Süleyman Bey bizzat 4000 adamını cepheye sürmüştür.

Tarihçe

Köken ve yükseliş

Aile, 17. yüzyılın ortalarında Bozok sancağına yerleşti. Ailenin bilinen en eski atası, Mamalu Türkmenlerinden Ömer Ağa’dır (1704’te ölmüştür); Çapar Ömer Ağa’nın oğludur. Mamalu Türkmenleri, Tokat voyvodalığına tâbi olan Hoca’ya bağlıydılar ve Bozok’ta göçebe olarak yaşarlardı.[7]Mert, Özcan. XVIII. ve XIX. yüzyıllarda Çapanoğulları. Kültür Bakanlığı, 1980, s. 19. Bölgede yaşayan çeşitli unsurları birleştirmeyi başaran Ahmed Ağa, 1728’de Yeni Eyalet voyvodası, 1732’de Mamalu Türkmenleri voyvodası, aynı yıl Bozok sancağı voyvodası oldu. Gerektiğinde İstanbul’a asker ve erzak temin ederdi. Özellikle başkentteki et sıkıntısına yardım etti.[8]Suraiya Faroqhi. Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadî ve Sosyal Tarihi. Cambridge University Press, 2011, s. 671. Bu hizmetlerine karşılık olarak bölgenin vergi toplama görevi (voyvodalık) kendisine tevdi edildi.[8]Suraiya Faroqhi. Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadî ve Sosyal Tarihi. Cambridge University Press, 2011, s. 671.

Uzun yıllar boyunca bölgeyi idare etti ve oranın en güçlü kişisi hâline geldi. Bir süre Tokat voyvodalığını da yürüttü; 1761 yılında Sivas valisi (vali) oldu ve bu görevi iki yıl sürdürdü.[2]ÖZCAN MERT. Çapanoğulları.[8]Suraiya Faroqhi. Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadî ve Sosyal Tarihi. Cambridge University Press, 2011, s. 671. Ardından kendisine Çorum arpalık olarak verildi.[8]Suraiya Faroqhi. Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadî ve Sosyal Tarihi. Cambridge University Press, 2011, s. 671. 1764’te bölgedeki eşkıyaları uzaklaştırmayı başardıktan sonra Niğde’yi de elde etti.[2]ÖZCAN MERT. Çapanoğulları. Ahmed’in Mustafa ve Süleyman adında iki oğlu vardı. Mamalu konağı onlara miras kaldı. Ahmed’in ölümünden sonra kardeşi Mustafa Bey, Bozok sancağına tayin edildi. Aşiret mensuplarının huzuru bozmasını engelledi, leventleri püskürttü ve kısa sürede yüksek bir merkezî makam olan kapıcıbaşı unvanını aldı.[8]Suraiya Faroqhi. Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadî ve Sosyal Tarihi. Cambridge University Press, 2011, s. 671.

Mustafa Bey, 1768–1774 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Bâb-ı Âli’ye sadık kaldı. Bu tutumuyla merkezî idarenin takdirini kazandı ve gözde bir kişi hâline geldi; kardeşi Selim Bey Sivas’ta hüküm sürdü. 1771’de Sivas Mustafa Bey’e geçti. 1773’te Kayseri sancağının mütevellisi oldu. Mustafa Bey’in oğlu Ali Rıza Bey ve kardeşi Süleyman Bey, hizmetlerinden ötürü kapıcıbaşılıkla taltif edildiler.[2]ÖZCAN MERT. Çapanoğulları. Bu arada Bozok’un mutasarrıflığı sık sık değişmekle birlikte, vergi çiftliklerinin fiilî denetimi ailenin elinde kaldı; Mustafa Bey ise mütesellim olarak görev yaptı.[8]Suraiya Faroqhi. Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadî ve Sosyal Tarihi. Cambridge University Press, 2011, s. 671.

Canikli Ailesi ile Husumet

Anadolu’da topraklarını genişleten her iki aile arasında, Canikli ailesi ile Çapanoğulları arasında bir rekabet mevcuttu. Bu çatışma 1772 yılında şiddetlendi. Canikli ailesinin başındaki Canikli Hacı Ali Paşa’ya verilen unvanlar ve imtiyazlar, Çapanoğulları’nı endişelendirdi; zira bu yeni atamalar sayesinde Canikliler, Çapanoğulları’nın elindeki Çankırı sancağını çevrelemişti. Caniklilerin Kırım’daki kötü idaresi ve başarısızlıkları ile süregelen bu husumet, Bâb-ı Âli’nin Canikli Hacı Ali Paşa’yı tasfiye etme kararına yol açtı. Hacı Ali Paşa, 1779 yılında Sivas valiliğinden azledildi.[2]ÖZCAN MERT. Çapanoğulları.[8]Suraiya Faroqhi. Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadî ve Sosyal Tarihi. Cambridge University Press, 2011, s. 671.

Bu durumu fırsata çevirmek isteyen Çapanoğlu Mustafa Bey, 1779’da Mikdad Ahmed Paşa’ya bir mektup gönderdi. Vezir rütbesine sahip olan Mikdad Ahmed Paşa, kendisinden ast konumda bulunan birinden bu şekilde hitap edilmesini hakaret saydı ve öfkeye kapıldı. Bunun üzerine Mikdad, Çapanoğlu topraklarına saldırdı. Ancak, Çapanoğlu kuvvetleri onu mağlup etti.[2]ÖZCAN MERT. Çapanoğulları. Canikli Hacı Ali Paşa bu olaydan sonra Kırım’a kaçtı; Mikdad ise Bursa’da tevkif edildi.

Ne var ki, 1781 yılı Şubat ayında Canikliler affedildiler. Bu, Padişah’ın bölgede Çapanoğulları’nın gücünü dengelemek adına yaptığı bir hamleydi.[2]ÖZCAN MERT. Çapanoğulları.

Canikli Hacı Ali Paşa, Erzurum Eyaleti’nin veziri olarak atandı; oğlu Mikad ise aynı eyaletin valiliğine getirildi ve aileye eski mülkleri iade edildi. Mehmed ise Amasya sancağını aldı. Bu noktada iki aile arasındaki husumet yeniden alevlendi; ancak bu defa mesele gizli tutuldu. Canikliler daha ihtiyatlı davrandılar: Açık bir saldırı yerine, Hacı Ali Paşa, rakibinin bazı kullarını kendi tarafına çekti. Ardından bu kollar vasıtasıyla Çapanoğlu Mustafa Bey’i öldürttü. Bu hadise 1782 baharında gerçekleşti.[2]ÖZCAN MERT. Çapanoğulları.

İktidara Dönüş ve Yayılma

Süleyman Bey’in önderliğinde Çapanoğulları’nın en parlak dönemi yaşandı. Bâb-ı Âli ile ilişkilerinde zeki ve ihtiyatlı bir tutum sergiledi.[2]ÖZCAN MERT. Çapanoğulları.[8]Suraiya Faroqhi. Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadî ve Sosyal Tarihi. Cambridge University Press, 2011, s. 671. Onun zamanında aile, Bozok’ta hâkimiyet kurdu ve nüfuz sahasını Suriye’deki Halep ve Rakka dâhil olmak üzere Anadolu geneline yaydı. Süleyman Bey, 1783’ten itibaren Yeni Eyalet voyvodası idi. 1786’da Mısır’daki kargaşayı bastırmak üzere 1000 asker göndermesi gibi adımlarla İstanbul’u memnun etmeyi sürdürdü. 1787’de Çankırı sancağının, ertesi yıl da Ankara sancağının mutasarrıfı oldu.

Halep
HalepLazhar Neftien, CC BY 2.0, Wikimedia Commons

1787–1792 Osmanlı-Rus Savaşı’na tahıl ve asker desteği sağladı. 1790 yılında 4000 askerle Rumeli cephesine bizzat sefere katıldı.[2]ÖZCAN MERT. Çapanoğulları. Aileye bağlı birlikler, aynı yıl Tuna cephesine gönderildi.[8]Suraiya Faroqhi. Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadî ve Sosyal Tarihi. Cambridge University Press, 2011, s. 671. Süleyman Bey’in oğlu Abdülfettah, kapıcıbaşı unvanını aldı. 1794’te, Tarsus ve Adana sancaklarından kendisine ve maiyetine vergi imtiyazı ile Bereketli ve Bozkır madenlerini tahsis ettirdi. Ancak Bâb-ı Âli ile bazı sorunlar da baş gösterdi. Süleyman Bey, bölgesindeki isyanları bastırdı; Rumeli’deki Pazvandoğlu isyanına ve Fransa'nın Mısır ve Suriye seferine asker gönderdi.[2]ÖZCAN MERT. Çapanoğulları. Yeni kurulan Anadolu Ordusu’nun teşkilinde yardımcı oldu; asker sağladı ve kışlalar inşa ettirdi. III. Selim, 1805 yılına kadar Nizam-ı Cedid’i kurması şartıyla ona Amasya sancağını verdi. Padişah daha sonra Süleyman’ın oğlu Mehmed Celaleddin Paşa’yı da Rûm Eyaleti’nin valiliğine, vezir rütbesiyle tayin etti. Bu görev, Canikli Hacı Ali Paşa’nın torunu Tayyar Mahmud Paşa’nın iki yıl önce elde edemediği bir makamdı.[2]ÖZCAN MERT. Çapanoğulları.

Tayyar Mahmud Paşa, Çapanoğulları’na karşı harp hazırlığına girişti. Padişah, bu gelişmelerden endişeye kapıldı ve Çapanoğulları’ndan Amasya sancağını aldı. Süleyman Bey, padişahın kararına riayet etti. Fakat Tayyar Mahmud Paşa tatmin olmadı. Îrâd-ı cedîd (önceden vergilendirilmemiş kesimlerden toplanan ve orduyu finanse eden “yeni gelir”) uygulamasını lağvedeceğini ilan etti,[9]ÖZCAN MERT. Canikli Hacı Ali Paşa Ailesi. ve 1805 yılı Haziran ayında Amasya’yı işgal etti. Ardından Çapanoğulları’na ait Tokat ve Zile’yi ele geçirdi. Bu noktada Çapanoğulları harekete geçmeye karar verdi. Bâb-ı Âli, Tayyar Mahmud Paşa’yı fermanlı (kanun kaçağı) ilan etti.[10]Indian and Colonial Intelligence. The Oriental Herald, Ekim 1824, s. 301. Yenilen Tayyar, Kırım’a kaçtı. Neticede Süleyman Bey Amasya sancağını tekrar elde etti.[2]ÖZCAN MERT. Çapanoğulları.

Çapanoğlu Âgâh Efendi
Çapanoğlu Âgâh EfendiYazarı bilinmiyor, Kamu malı, Wikimedia Commons

Mayıs ayında patlak veren Kabakçı Mustafa İsyanı ile birlikte Nizam-ı Cedid sona erdi. Padişahın tahttan indirilmesinin ardından, Nizam-ı Cedid’i desteklemiş olan Süleyman Bey’den Amasya sancağı geri alındı. Oğlu Mehmed Celaleddin Paşa da Sivas valiliğinden alınıp Diyarbakır valiliğine tayin edildi. Nizam-ı Cedid’e karşı çıkan Tayyar Mahmud Paşa ise affedildi ve Trabzon, Canik ve Şebinkarahisar valiliklerine getirildi. Ancak kısa süre sonra Süleyman Bey’in oğlu tekrar Sivas valisi oldu. Yeni padişah II. Mahmud tahta çıktı. Tayyar Mahmud Paşa bu kez padişah fermanıyla idam edildi.[2]ÖZCAN MERT. Çapanoğulları.

Süleyman Bey, 1808’de Sened-i İttifak’ı imzaladı. Ardından kendi bölgesinde Sekban-ı Cedid ocağını kurdu ve devam eden Rus Harbi’ne asker gönderdi. Bu savaşta Sivas Valisi olan oğlu Mehmed esir düştü. Süleyman Bey, 1808’de Şebinkarahisar sancağı, 1810’da Kayseri sancağı voyvodası oldu; 1811’de Kırşehir sancağının mütevelliliğini üstlendi.[2]ÖZCAN MERT. Çapanoğulları.

İki yıl sonra, 1813’te vefat etti. II. Mahmud merkezileşme politikası gereği Bozok sancağını Çapanoğulları’na vermedi.[2]ÖZCAN MERT. Çapanoğulları. Böylece aile, genel olarak Yozgat dışındaki görevlerde istihdam edildi. Süleyman Bey’in oğlu Abbas Hilmi Paşa, 1859’da öldü. Diğer oğlu Mahmud, 1847’de Trablusşam valisi oldu.[2]ÖZCAN MERT. Çapanoğulları.

Ömer Hulusi Efendi’nin oğlu Âgâh Efendi, gazeteci olarak Türk posta ve basın tarihinin önemli simalarından biri hâline geldi. 1861’de Posta ve Telgraf Nezâreti’nde görev aldı; ayrıca Rodos ve Midilli valiliklerinde (1884–1885) bulundu. Aileden Müşir Şakir Paşa, Rusçuk, Bağdat ve Hersek’te valilik; Girit’te de vali muavinliği gibi görevler yaptı.[2]ÖZCAN MERT. Çapanoğulları.

Çapanoğlu İsyanı

Çapanoğulları’nın nüfuzu, Kurtuluş Savaşı sürecinde azaldı.[2]ÖZCAN MERT. Çapanoğulları. 7 Haziran 1920’de Genelkurmay Başkanı Miralay İsmet Bey, Sivas’taki Çapanoğlu kardeşlerin tutuklanmasını emretti ve bu görev Miralay Selâhaddin Bey’e verildi. Edip Bey, bir dönem İttihat ve Terakki Cemiyeti’ni desteklemiş ve milletvekili olarak görev yapmıştı.[11]Yelbasi, Caner. The Circassians of Turkey War, Violence and Nationalism from the Ottomans to Atatürk. Bloomsbury Publishing, 2019, s. 60-65. Zamanla muhalif bir konuma geçti ve Cemiyet’ten ihraç edildi. Valilik görevine dönmesine dahi müsaade edilmedi ve memleketine gönderildi. Daha sonra Hürriyet ve İtilaf Fırkası’na katıldı. Edip Bey ve bölge halkı, milliyetçilere dinî veya ideolojik nedenlerle değil; İttihatçılara olan karşıtlık, bölgedeki otorite boşluğu ve halkta oluşan savaş yorgunluğu nedeniyle karşıydılar.[11]Yelbasi, Caner. The Circassians of Turkey War, Violence and Nationalism from the Ottomans to Atatürk. Bloomsbury Publishing, 2019, s. 60-65.

Çerkes Ethem, Yozgat Ayaklanması’nı bastırmakla görevlendirildi (20 Haziran 1920)
Çerkes Ethem, Yozgat Ayaklanması’nı bastırmakla görevlendirildi (20 Haziran 1920)Yazarı bilinmiyor, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons

Başlangıçta bölgede bazı hadiseler yaşanmakla birlikte Çapanoğulları isyana iştirak etmemişti. Ancak nihayetinde Celâl ve Salih Çapanoğlu, milliyetçilere karşı harekete geçmeye karar verdiler. Sorunlar arasında milliyetçiler için para toplanması konusunda yaşanan anlaşmazlıklar da yer almaktaydı. Yozgat müftüsü durumu Ankara’ya bildirdi. Ali Kılıç, bölgeyi denetlemek, para toplama faaliyetlerini kontrol altına almak ve aileyi gözetim altında tutmak üzere gönderildi. Bu durum ailede huzursuzluk yarattı. 8 Haziran 1920’de şehirden ayrılan Çapanoğlu mensupları, karşı-devrimci örgütlenmeye girişti. 14 Haziran’da şehre döndüler. Hapishanedeki mahkûmları serbest bırakarak isyanı başlattılar. Bu sırada Sultan Vahdettin tarafından Çapanoğlu Mehmet Ağa’ya, 1500 kişilik bir kuvvetle Ankara’ya karşı savaşması talimatı verilmişti. Aile, Yozgat’ta kısa süreliğine hâkimiyet kurmayı başardı. Ardından Çerkes Ethem Bey isyanı bastırmak üzere gönderildi. 20 Haziran’da Ankara’dan hareket etti; 23 Haziran’da Yozgat’a ulaştı. Aynı gün şehri ele geçirdi. Liderlerden bazıları kaçmayı başardı. Çerkeslerin iskân edildiği bölgelere giderek onlar tarafından himaye edildiler. Çapanoğulları ve müttefikleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti tarafından mağlup edildi. Çerkes Ethem Bey isyandan sonra aralarında Çapanoğlu Mahmud Bey ve Vâsıf Bey’in de bulunduğu on iki kişiyi idam etti. Daha sonra yakalanan Halid Bey de idama mahkûm edildi ve asıldı. Yusuf Ziya Bey Suriye’ye kaçmayı başardı. Edip ve Celâl affedilerek İstanbul’a sürgün edildi. Diğer kardeş Salih Bey isyana katılmadı ve cezalandırılmadı.[2]ÖZCAN MERT. Çapanoğulları.[11]Yelbasi, Caner. The Circassians of Turkey War, Violence and Nationalism from the Ottomans to Atatürk. Bloomsbury Publishing, 2019, s. 60-65.

Yozgat’taki Çapanoğlu Konağı isyan sırasında yağmalandı ve tahrip edildi. Ethem Bey, ailenin yapılarının bir kısmını yıktı ve konaklar ile çiftlikleri ateşe verdi.[2]ÖZCAN MERT. Çapanoğulları.[11]Yelbasi, Caner. The Circassians of Turkey War, Violence and Nationalism from the Ottomans to Atatürk. Bloomsbury Publishing, 2019, s. 60-65. İsyanın bastırılmasının ardından bir Çerkes köyüne baskın düzenledi ve 23 Çerkes’i idam etti.[11]Yelbasi, Caner. The Circassians of Turkey War, Violence and Nationalism from the Ottomans to Atatürk. Bloomsbury Publishing, 2019, s. 60-65. Ailenin bölgedeki nüfuzu bu olayla birlikte sona erdi.[2]ÖZCAN MERT. Çapanoğulları.

Münir Süleyman Çapanoğlu (1894–1973), bu aileye mensup önemli bir Türk yazar ve gazeteciydi.[2]ÖZCAN MERT. Çapanoğulları.

Çapanoğlu Ahmed Ağa, 1749 yılında Yozgat yakınlarındaki Saray’da bir cami; dört yıl sonra Yozgat’ta bir medrese inşa ettirdi ve vakıflar tahsis etti. Oğlu Hacı Mustafa Bey, 1779 yılında Yozgat’ta kubbeli bir cami yaptırdı. Bu yapı, Câmi-i Kebir ya da Çapanoğlu Camii olarak anılır. Hacı Mustafa Bey ayrıca bir çeşme ve camiye bir türbe ekletti. Cami, barok üsluptadır ve Nuruosmaniye Camii ile Ayazma Camii’ne benzerlik taşır. Çapanoğlu Ahmed Ağa’nın bölgeye tahsis ettiği seksen dükkân sayesinde Yozgat, idarî ve ticarî bir merkez hâline geldi.[2]ÖZCAN MERT. Çapanoğulları.

Kaynakça

  1. 1.Cikar, Jutta. Türkischer Biographischer Index. De Gruyter, 2011, s. 19. books.google.com
  2. 2.ÖZCAN MERT. Çapanoğulları. islamansiklopedisi.org.tr
  3. 3.Zens, Robert W.. The Ayanlik and Pasvanoğlu Osman Paşa of Vidin in the Age of Ottoman Social Change, 1791-1815. University of Wisconsin--Madison, 2004, s. 61. books.google.com
  4. 4.Nurhan Fatma Katircioglu. The Ottoman Ayan, 1550-1812 A Struggle for Legitimacy. University of Wisconsin--Madison, 1984, s. 138. books.google.com
  5. 5.Suglun, Ahmet. Bisikletname. Bisikletname, 2020, s. 19. books.google.com
  6. 6.Insight Guides. Insight Guides Turkey. APA Publications, 2015, s. 19. books.google.com
  7. 7.Mert, Özcan. XVIII. ve XIX. yüzyıllarda Çapanoğulları. Kültür Bakanlığı, 1980, s. 19. books.google.com
  8. 8.Suraiya Faroqhi. Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadî ve Sosyal Tarihi. Cambridge University Press, 2011, s. 671. books.google.com
  9. 9.ÖZCAN MERT. Canikli Hacı Ali Paşa Ailesi. islamansiklopedisi.org.tr
  10. 10.Indian and Colonial Intelligence. The Oriental Herald, Ekim 1824, s. 301. books.google.com
  11. 11.Yelbasi, Caner. The Circassians of Turkey War, Violence and Nationalism from the Ottomans to Atatürk. Bloomsbury Publishing, 2019, s. 60-65. books.google.com