Mehmed İskender Paşa
Mehmed İskender Paşa veya doğum adıyla Antoni Aleksander Iliński (1812, Yarmolyntsi – 1861, İstanbul), Polonya asıllı Osmanlı mirlivasıdır.
Abdülmecid döneminde (1839-1861) Osmanlı Ordusu'nda Bosna, Tuna, Kırım, Kafkaslar ve Bağdat'ta çeşitli görevler yaptı. Karakul ve Gözleve Muharebeleri gibi önemli çatışmalarda bulundu. 1855 yılında Kırım Savaşı sırasında mirliva rütbesine terfi ederek paşa oldu.
Hayatı
1812'de Podolya'nın Yarmolyntsi kasabasında Polonya kökenli soylu bir ailenin oğlu olarak doğdu. Kasım Ayaklanması'nda Litvanya Lejyonu'nda subay olarak görev aldı. Prens Adam Czartoryski'nin Paris'ten yönettiği sürgünler hareketine katıldı. Józef Bem (sonraları Murad Paşa) komutasındaki Portekiz Lejyonu'nda, İspanya, Çin, Hindistan ve Fransız Lejyonlarında çalıştı. 1844'te Osmanlı uyruğuna geçti.
1844'te İstanbul'da, Michal Czajkowski (sonraları Mehmed Sâdık Paşa) yönetimindeki "Doğu Ajansı" adına Kazaklara yönelik çalışmalar yaparken Rusların ihbarı üzerine tutuklandı. Ruslar kendilerine teslim edilmesi için baskı yapıyorlardı. Kurtulmak için tutuklu iken din değiştirdi, Mehmed İskender adıyla Osmanlı uyruğuna geçti. Kaymakam rütbesi ile orduya katıldı.
Ömer Lütfi Paşa'nın komuta ettiği Rumeli Ordusu'nda görev yaptı. 1851'de Hersek Paşası Ali Paşa Rıdvanbegoviç'in idamıyla sonuçlanan "isyan bastırma" harekâtında ön plandaydı. 1854'te Kırım Savaşı’nda Tuna Cephesi'nde "başıbozuk" birliklerini örgütledi, atlı birliklere komuta etti. Başarıları ve gözü pekliği ile burada Miralay (Albay) rütbesine yükseldi. 28 Mayıs 1854'te yaşanan Karakul Muharebesi'nin galibidir. 7 Ağustos tarihinde Bükreş'e giren Osmanlı öncü birliğinin başındaydı.
Ertesi yıl, bu kez Kırım'da Gözleve Muharebesi'nde gösterdiği üstün yararlıklar nedeniyle Mirliva rütbesine terfi ederek paşa oldu. Aynı yıl, Kars'ı kuşatan Rus ordusunu arkadan çevirmek için Sohumkale limanına çıkan orduda öncü birliklerin başındaydı. Ancak bu güç Kars'a ulaşamadan şehir Rusların eline geçti.
1857'de Bağdat Valisi ve Genel Komutanı olarak tayin edilen Ömer Paşa ile birlikte Bağdat'a gitti. Necid ve Basra'da aşiret ayaklanmalarının bastırılması için yürütülen askerî harekâta komuta etti. Aşiretler arasında "Ebû'n-nar" (Ateş Babası = Ateş Saçan) lakabıyla tanındı.
2 Haziran 1861 tarihinde İstanbul'da katıldığı bir ziyafet sonrası fenalaşarak öldü. Edirnekapı Şehitliği'ne defnedildi.