II. Ahmed
İçindekiler5
II. Ahmed (احمد ثانی; 25 Şubat 1643, Konstantiniyye – 6 Şubat 1695 Edirne), 21. Osmanlı padişahı ve 100. İslam halifesidir. 22 Haziran 1691'den 6 Şubat 1695'e kadar Osmanlı İmparatorluğu'nu yönetti. Sultan İbrahim ile Hatice Muazzez Sultan'ın oğlu, IV. Mehmed ve II. Süleyman'ın kardeşidir. Tahta çıkmadan önce yaklaşık 43 yıl boyunca sarayda Kafes sisteminde tutuldu; bu süre zarfında hat sanatı, fıkıh, Arapça ve Farsça alanlarında eğitim aldı. Kısa süren saltanatı, Kutsal İttifak Savaşları'nın devam ettiği askeri ve ekonomik açıdan son derece istikrarsız bir döneme denk geldi.
Padişahlığı süresince devlet işlerinin takibini kolaylaştırmak amacıyla Dîvân-ı Hümâyun toplantılarını haftada iki günden dört güne çıkardı. Tahta çıkışından kısa süre sonra gerçekleşen Salankamen Muharebesi kaybedildi; Macaristan'daki Osmanlı hakimiyeti zayıfladı ve sadrazam Köprülü Fâzıl Mustafa Paşa çatışmada öldü. 1694'te Venediklilerin Sakız Adası'nı işgaliyle sarsılan devlet idaresi, savaşların mali yükünü hafifletmek adına hazine açıklarını kapatmayı amaçlayan Malikâne usulünü yürürlüğe koydu. Siroz veya kalp yetmezliği nedeniyle 6 Şubat 1695'te Edirne'de öldü ve cenazesi Süleymaniye Camii'ne defnedildi.
İlk yılları
Sultan İbrahim'in üçüncü oğludur. Annesi Hatice Muazzez Sultan'dır. 1643'te İstanbul'da dünyaya geldi. İyi bir tahsil gördü. Arapça ve Farsçayı ileri düzeyde öğrendi. Kardeşi II. Süleyman'ın dört yıllık saltanatı sırasında sarayda kafes hayatı yaşadı. 21 Haziran 1691'de tahta çıktığı zaman 48 yaşındaydı. II. Ahmed'in cülusu sırasında Osmanlı Devleti, II. Viyana Kuşatması'nı takip eden harplerle meşguldü.
Saltanatı

Sultan II. Ahmed ağabeyi II. Süleyman'ın ölümü üzerine 22 Haziran 1691 günü 48 yaşındayken tahta çıktı. Tahta çıktıktan sonra ilk olarak; Avusturya üzerine giden Sadrazam Köprülü Fâzıl Mustafa Paşa'ya bir ferman göndererek sadaretinin ve seferin devamını diledi. Fazıl Mustafa Paşa, 20 Temmuz'da Belgrad'a ulaşan Osmanlı ordusunu, Kırım kuvvetlerinin gelmesini beklemeden ve harp meclisinin kararına aykırı olarak Petrovaradin önlerinde bulunan Avusturya ordusu üzerine sürdü. Tisa'nın Tuna'ya karıştığı Salankamen mevkiinde, şiddetli geçen harbin ilk anlarında Osmanlı ordusu üstün durumda iken serdarın vurularak öldürülmesi üzerine, vaziyet Osmanlılar aleyhine döndü. Böylece Salankamen savaşı kaybedildi. Bu savaşta tarihçilerin; âlim, dindar, alicenap, vakur ve adil bir kimse olarak vasıflandırdıkları, iyi bir devlet adamı ve komutan olan Fazıl Mustafa Paşa'nın ölümü, Osmanlılar için en büyük kayıp olmuştur.
Salankamen hezimetinden sonra, Lipova ve Varad kaleleri Avusturyalılar tarafından işgal olundu. Durumu müsait gören Leh kuvvetleri Kamaniçe Kalesi'ni muhasara edip, İsakçı Kalesi civarına kadar geldiler. Ancak Kamaniçe serdarı Kahraman Paşa tarafından bozguna uğratıldılar. Venedikli vali Morosunu Girit'e asker çıkarıp, Hanya kalesini kuşattıysa da İsmail Paşa'nın kahramanca savunması sayesinde adadan ayrılmak zorunda kaldı.
1693 yılında Avusturyalılar, Erdel üzerinden Eflak ve Boğdan'a tekrar taarruza başladılar. Yanova'yı işgal eden düşman kuvvetleri, Belgrad'ı muhasara ettiler. Ancak Sadrazam Bozoklu Mustafa Paşa süratle gelerek Yanova'yı geri aldı ve Belgrad'ı kuşatmadan kurtardı. Osmanlı ordusunun kısmi başarılarına rağmen Avusturyalıların taarruzları devam ediyordu. Bu sırada Osmanlılar'ın toparlanmasına fırsat vermek istemeyen Venedikliler de devamlı saldırı halindeydiler. Serdar-ı ekremin Varadin Kuşatması'nda olduğu bir sırada Malta, Floransa ve Papalık filolarından oluşan bir Venedik donanması Sakız Adası'nı işgal etti. Bu haber Sultan II. Ahmed'i çok müteessir etti. Padişah, bu üzüntüsünü Veziriazam Sürmeli Ali Paşa'ya gönderdiği hatt-ı hümayunda "Mademki Sakız düşman elindedir, bütün Macaristan memleketini fethetsen kabulüm değildir." diyerek bildirdi. Ayrıca sadrazam Edirne'ye gelince; "Eğer bu kış Sakız adası geri alınmazsa, bütün reisleri katlederim." diyerek emrini bildirdi.
Bu emir üzerine 1695 yılı ilk günlerinde İstanbul'dan hareket eden Osmanlı donanması kalyonlar kaptanı Mezamorta Hüseyin Paşa'nın büyük kahramanlığı sayesinde Sakız boğazındaki Koyun adaları mevkiinde Venedik donanmasına büyük zayiat verdirdi. Venedikli amiral, gemisiyle birlikte sulara gömüldü. Koyun Adaları'ndaki zaferin ardından, Türk donanması Sakız'a asker çıkarıp adayı kolayca ele geçirdi. Ancak Sultan II. Ahmed Sakız'ın fetih haberini alamadan 6 Şubat 1695 tarihinde 51 yaşında Edirne'de vefat etti.
Kişiliği

Çok merhametli ve vatanperver olan II. Ahmed, hasta olduğu zamanlarda bile, devlet işlerinden asla el çekmezdi. Zaman zaman kıyafetini değiştirerek halk arasında dolaşır, insanların dertlerini sabırla dinler, çare bulunması için gerekli yerlere emirler verirdi. İslamiyet'e hizmet hususunda derin bir mesuliyet hissi içinde hareket ederdi. Tahta çıktığı zaman söylediği; "Ben saltanata talip değildim. Allah-ü Teala saltanatı fazl-ı kereminden bu aciz kuluna nasip eyledi. Bu nimetin şükrünü eda edemem." şeklinde sözleri onun nasıl manevi bir mesuliyetle devlet reisliğini kabul ettiğini anlatmakta ve milletine hizmet duygusunun derinliğini göstermektedir.
Sultan II. Ahmed, bir mesele hakkında uzun uzun düşündükten ve bilenlerle istişare ettikten sonra karar verirdi. Sanatkârları korur, onlara değer verir, daha iyiye ve daha güzele yönelmeleri için çalışırdı. Hattat olup, hattı güzeldi. Kur'an'ın yanında başka kitapları da yazarak çoğaltırdı. Aynı zamanda şâir olan Sultan II. Ahmed'in kabri Kanuni Sultan Süleyman türbesinin içerisindedir.
Ailesi
Eşleri
Haseki Rabia Sultan[1]M. Çağatay Uluçay, Padişahların Kadınları ve Kızları, Ötüken Yayınları, s. 114
Şayeste Hanım[2]Necdet Sakaoğlu, Bu Mülkün Kadın Sultanları, Alfa Yayınları, s. 390
Erkek çocukları
Şehzade İbrahim[3]Osmanlı Padişahları. Türk Tarih Kurumu. (5 Ekim 1692 - 1703)
Şehzade Selim[3]Osmanlı Padişahları. Türk Tarih Kurumu. (5 Ekim 1692 - 25 Mayıs 1693)
Kız çocukları
Atike Sultan[3]Osmanlı Padişahları. Türk Tarih Kurumu.[4]M. Çağatay Uluçay, Padişahların Kadınları ve Kızları, Ötüken Yayınları, s. 115
Hatice Sultan[3]Osmanlı Padişahları. Türk Tarih Kurumu.
Asiye Sultan[3]Osmanlı Padişahları. Türk Tarih Kurumu.[4]M. Çağatay Uluçay, Padişahların Kadınları ve Kızları, Ötüken Yayınları, s. 115
Dış bağlantılar
say.200-209
Kaynakça
- 1.M. Çağatay Uluçay, Padişahların Kadınları ve Kızları, Ötüken Yayınları, s. 114
- 2.Necdet Sakaoğlu, Bu Mülkün Kadın Sultanları, Alfa Yayınları, s. 390
- 3.Osmanlı Padişahları. Türk Tarih Kurumu. ttk.gov.tr
- 4.M. Çağatay Uluçay, Padişahların Kadınları ve Kızları, Ötüken Yayınları, s. 115