Turkipedia
Menü

Ermeni Kırımı'na Türk muhalefeti

İçindekiler2
  1. Önemli muhalifler
  2. Ahmed Rıza
  3. Ali Faik Ozansoy
  4. Hasan Mahzar Bey
  5. Hüseyin Nesimî Bey
  6. Mehmed Celal Bey
  7. Mustafa Azizoğlu Bey
  8. Mustafa Kemal (Atatürk)
  9. Cezalar
  10. Kaynakça

1915 ve 1917 yılları arasında günümüz Türkiye doğu anadolu bölgesinde yaşanan Ermeni çetecilik faaliyetleri ve Türk halkına Ermeniler tarafından yapılan zulümler sonra en az 800.000 Ermeni'nin öldürüldüğü Ermeni Kırımı[1]Suny, Ronald Grigor. "They can live in the desert but nowhere else" : a history of the Armenian genocide. 2015, s. 245, 330. boyunca birçok Türk sivil, siyasetçi ve askerî lider katliamlara ve yağmaya katılmayı reddedip Ermenilerin tehcir edilmesini ve katledilmesini durdurmaya çalıştı. Bu kişilerin çoğu eylemlerinin sonucu olarak pozisyonlarını kaybettiler ve bazıları öldürüldü.

Önemli muhalifler

Ahmed Rıza

Ahmed Rıza, 1909
Ahmed Rıza, 1909Yazarı bilinmiyor, Kamu malı, Wikimedia Commons

İttihat ve Terakki'nin önde gelen kurucularından olan Ahmed Rıza, 1915'te Ermeni Kırımı'nı kınayan sayılı Osmanlı siyasetçilerinden biriydi. Ahmed Rıza, Tehcir Kanunu'na da kanun Osmanlı Parlamentosu tarafından hiçbir zaman oylanarak kabul edilmediği için anayasaya aykırı olduğunu söyleyerek karşı çıkıyordu. Daha sonra, tehcirlerin savaş sonrasına kadar askıya alınmasını talep eden ve sınır dışı edilenlerin güvenliğini sağlamayı öneren bir yasa tasarısı sundu. Ancak tasarı kabul edilmedi.[2]Dadrian, Vahakn N.. The history of the Armenian genocide : ethnic conflict from the Balkans to Anatolia to the Caucasus. Berghahn Books, 2003, s. 384. Bununla birlikte, Rıza'nın sebep olduğu tartışma ve varlığını ortaya çıkardığı sorunlar, Tehcir Kanunu hakkında hiçbir milletvekiline bilgi verilmediğini gösterdi.[3]Powell, Christopher John. Barbaric civilization : a critical sociology of genocide. McGill-Queen's University Press, 2011, s. 260. Ahmed Rıza; 30 Kasım 1915'te, Ermeni mallarına el konulmasına ilişkin kanunla ilgili olarak parlamentoda "Kanunda belirtilen malları terk edilmiş mal olarak sınıflandırmak da yasal değildir, çünkü bu malların sahipleri olan Ermeniler onları isteyerek terk etmediler, sürgüne gönderildiler, zorla kovuldular." dedi.[3]Powell, Christopher John. Barbaric civilization : a critical sociology of genocide. McGill-Queen's University Press, 2011, s. 260. Bu tür bir müsaderenin Kânûn-ı Esâsî'ye aykırı olduğunu belirterek sözlerine şunları ekledi: "Beni silah zoruyla köyümden kov, sonra malımı sat: Bu asla hukuka uygun değildir. Hiçbir Osmanlı vicdanı veya hukuku bunu asla kabul edemez".[4]Kieser, Hans-Lukas. Talaat Pasha : father of modern Turkey, architect of genocide. 2018, s. 269.

Ali Faik Ozansoy

Ali Faik Ozansoy
Ali Faik OzansoyYazarı bilinmiyor, Kamu malı, Wikimedia Commons

Ali Faik Ozansoy, Tehcir Kanunu'nun çıkarıldığı zaman Kütahya mutasarrıfı olarak görev yapıyordu. Tehcir Kanunu ilk çıkarıldığında, kardeşi Süleyman Nazif, Ali Faik'e yazdığı bir mektupta onu "ailelerinin onuru için" tehcirlere katılmaması için ikna etmeye çalıştı. İstanbul'dan kendisine tehcir emri verildiğinde Talat Paşa'nın baskılarına rağmen Ali Faik bunu uygulamayı reddetti; aksine, Kütahya üzerinden başka yerlere tehcir edilen Ermenilerin Kütahya'ya geldiklerinde orada bekletilmelerini ve bu süre içerisinde kendilerine iyi davranılmasını söyledi.[5]Kévorkian, Raymond H.. The Armenian genocide : a complete history. I.B. Tauris, 2011, s. 564-565. Kısa süre sonra, davranışlarını açıklaması için İstanbul'a çağrıldı. Hatıra yazarı Stepan Stepanian, Ali Faik'in Talat Paşa ile karşılaşmasını şöyle anlatır:[6]Alboyajiyan, Arshak. Memorial Book of Kutahya Armenians. Donikian Publishing House, 1961, s. 218-228.

“Talat, ona şehrinin Ermenilerini neden tehcir etmediğini sorar. O, sancağının Ermenilerinin her zaman sadık Osmanlılar olduğunu ve Türklerle hep kardeş gibi yaşadıklarını söyler. Talât, tehcir kararının tüm Ermeniler için olduğuna ve bu kararın bir istisnası olamayacağına işaret eder. Ali Faik Bey, "Öyleyse katil olmak istemiyorum. Lütfen istifamı kabul edin ve böyle bir politika uygulamaya istekli bir halef bulun" der. Ancak o zaman Talat, "Peki, peki. Ermenilerinizi alın ve oturduğunuz yerde oturun" der.”

Ali Faik'in İstanbul'a çağrılmasını bir fırsat olarak gören Kütahya polis şefi Kemal Bey şehirdeki Ermenileri eğer İslam'a geçmezlerse tehcire maruz kalacakları konusunda tehdit etti. Ermeniler dinlerini değiştirmeye karar verdiler. Ali Faik geri döndüğünde ve bunu öğrendiğinde durumu öfkeyle karşıladı. Polis şefini görevinden aldı ve Ermenilere hâlâ İslam'a geçmek isteyip istemediklerini sordu. Biri hariç bütün Ermeniler Hristiyan kalmaya karar verdiler. Ali Faik'in kardeşi Süleyman Nazif, Ali Faik'i Ermenileri koruması için ikna etmekte etkiliydi. İstifa başvurularına rağmen Ali Faik, görevinden alınmadı ve Kütahya mutasarrıfı olarak görev yapmaya devam etti. Bu dönem içerisinde Kütahya'nın tüm Ermeni nüfusunu korudu.[7]Serhan Yedig, Ersin Kalkan, Osmanlı’nın Sıradışı Bürokratı Faik Ali Ozansoy, Hürriyet Gazetesi, 22.04.2007.[8]Opçin, Tuncay. Ermenilere Kol Kanat Gerdiler. 2007.[9]Seropyan, Sarkis. Ali Faik Bey’in vicdan direnişi. Agos, 23 Nisan 2013.

Ermeni Kırımı sonrasında Ali Faik, Ermeniler tarafından kendisine verilmek istenen 500 altından oluşan bir hediyeyi reddetti ve bunun yerine altını Ermeni mültecilerin yaşam koşullarını iyileştirme çalışmalarına harcadı.[8]Opçin, Tuncay. Ermenilere Kol Kanat Gerdiler. 2007. Altınlar bir aşevi ve bir okul kurmak için kullanıldı.[8]Opçin, Tuncay. Ermenilere Kol Kanat Gerdiler. 2007. Ali Faik, Stepan Stepanian'ı açılan okulun ilk müdürü olarak atadı.[9]Seropyan, Sarkis. Ali Faik Bey’in vicdan direnişi. Agos, 23 Nisan 2013. Ermeni Kırımı'ndan sonra Kütahya'nın Ermeni topluluğu, Faik Ali için Kütahya Ermeni Kilisesi'ne bir şükran kitabesi koydu.[10]‘Bu cinayetleri işlemeyeceğime göre istifamı kabul buyurun!’. Günümüzde her yıl 24 Nisan günü Kütahya'nın Ermeni toplumunun üyeleri mezarı başına gelip hatırasına saygılarını sunmaktadır.[11]İlgili BBC Türkçe video haberi 26 Nisan 2021 tarihinde erişilmiştir

Hasan Mahzar Bey

18 Haziran 1914'te Ankara valisi olarak atanan Hasan Mahzar Bey, tehcir emirlerini uygulamayı reddeden Osmanlı valilerinden biriydi. Bu yüzden Ağustos 1915'te Ankara'daki valilik görevinden alındı ve yerine Teşkîlât-ı Mahsûsa'nın önde gelen bir üyesi olan Atıf Bey getirildi. Daha sonra Mazhar bu olayı şöyle anlattı:[12]Akçam, Taner. A Shameful Act: The Armenian Genocide and the Question of Turkish Responsibility. Metropolitan Books, 2006.

“Bir gün Atıf Bey yanıma geldi ve otoritelerin tehcir sırasında Ermeniler'in öldürülmesine dair talimatını sözlü olarak iletti. "Hayır, Atıf Bey. Ben bir valiyim, haydut değil, bunu yapamam, bu görevi bırakacağım ve istersen sen gelip bunu yapabilirsin" dedim.”

Mazhar, görevinden alınmasından sonra, "bölgede, hem memurlar hem de halk tarafından Ermeni mallarının yağmalanmasının inanılmaz boyutlara ulaştığını" rapor etti.[13]Hull, Isabel V.. Absolute Destruction: Military Culture and the Practices of War in Imperial Germany. Cornell University Press, 15 Şubat 2013, s. 273.

Hüseyin Nesimî Bey

Hüseyin Nesimî Bey
Hüseyin Nesimî BeyNA, Kamu malı, Wikimedia Commons

Kırım sırasında Diyarbekir Vilayeti valisi olan Mehmed Reşit Bey, uzun ve zahmetli bir tehcir yerine Diyarbekir bölgesindeki Ermenileri hızlı bir katliam ile imha etmeyi tercih edip Diyarbekir'deki tüm Ermenilerin toplu katlini düzenledi. Bu sırada Lice kaymakamı olan Hüseyin Nesimî, toplam nüfusları 5.980 olan Lice Ermenilerini Reşit Bey tarafından gönderilen birimlere teslim etmeyi reddetti ve onları korudu.[8]Opçin, Tuncay. Ermenilere Kol Kanat Gerdiler. 2007.[14]Resisting genocide : the multiple forms of rescue. Columbia University Press, 2011, s. 45. Bunun üzerine Reşit, Hüseyin Nesimî'yi konu hakkında tartışmak için Diyarbakır'a çağırdı, ancak bir grup Çeçen askeri Nesimî'yi yoldayken durdurup öldürmesi için tuttu.[15]Bilican, Yılmaz Murat. Soykırım, Lice Kaymakamı Hüseyin Nesimi Bey, Walter Benjamin ve yüzleşme. 21 Nisan 2015.[16]Üngör, Ugur Ümit. The Making of Modern Turkey : Nation and State in Eastern Anatolia, 1913-1950. OUP Oxford, 2012. 15 Haziran 1915'te Hüseyin Nesimî Çeçen askerler tarafından öldürüldü ve cesedi yol kenarındaki bir çukura atıldı.[17]Işık, İhsan. Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi. 2006. O günden beri, cinayetin yaşandığı bölge Turbe-i Kaymakam olarak bilinir.[8]Opçin, Tuncay. Ermenilere Kol Kanat Gerdiler. 2007. Nesimî Bey'in ölümüyle birlikte, Lice'deki Ermenilerin katli başladı ve binlerce Ermeni öldürüldü.[5]Kévorkian, Raymond H.. The Armenian genocide : a complete history. I.B. Tauris, 2011, s. 564-565.

Mehmed Celal Bey

Mehmed Celal Bey, 1911
Mehmed Celal Bey, 1911Šehbāl : revue illustrée ottomane, Kamu malı, Wikimedia Commons

Mehmed Celal Bey, Ermenilerin kuzey ve batı Anadolu'dan Suriye Çölü'ne tehcir edildiği yolların merkezi olan Konya Vilayeti'nin valisiydi. Konya valiliği görevinden önce Halep Vilayeti'nde de valilik yapan ve bu sırada Ermenilerin kaderine tanık olan Celal Bey, Ermenilerin bu yollar üzerindeki tehcirlerinden sağ kurtulup Deyrizor Kampları'na ulaşmaları durumunda ne yaşayacaklarını biliyordu. İttihat ve Terakki liderlerini Anadolu ve Halep'te bir Ermeni isyanının var olmadığını ve bu yüzden Ermenilerin tehcir edilmesi için hiçbir gerekçe olmadığını söyleyerek ikna etmeye çalışmıştı.[8]Opçin, Tuncay. Ermenilere Kol Kanat Gerdiler. 2007. Ancak Celal Bey'in Zeytun'daki astlarından birinin bu sırada bölgede başlayan Ermeni isyanı üzerine Zeytun ve Maraş'ta birkaç önde gelen Ermeni'yi tutuklaması ve infaz etmesi durumu kızıştırdı. Bunun bir sonucu olarak, Celal Bey Halep valiliği görevinden alındı ve Konya'ya nakledildi.[18]Akçam, Taner. A shameful act : the Armenian genocide and the question of Turkish responsibility. Metropolitan Books, 2006. Oradaki görevine başladığında, Bâb-ı Âli'den tekrarlanan emirlere rağmen Konya'daki Ermenilerin tehcirini planlamayı ve düzenlemeyi reddetti ve defalarca kez otoritelerden yerlerinden edilen Ermeniler için sığınak sağlanmasını talep etti. Bu taleplerin yanı sıra, Bâb-ı Âli'ye "Ermenilere karşı alınan tedbirlerin her açıdan anavatanın yüksek menfaatlerine aykırı olduğunu" belirten birçok telgraf ve protesto mektubu gönderdi. Ancak talepleri ve protestoları göz ardı edildi.[19]Derogy, Jacques. Resistance and revenge : the Armenian assassination of the Turkish leaders responsible for the 1915 massacres and deportations. 1990, s. 32. Celal Bey, başka vilayetlerden tehcir edilirken Konya üzerinden geçen bazı Ermenileri de korumayı başardı.[20]Gerçek, Burçin. Celal Bey ve diğerleri. 26 Şubat 2006. Bu dönem içerisinde kendisine Bâb-ı Âli tarafından gönderilen bir elçinin Ermenilerin tehcirinin bir "milli mefkûre" olduğunu söylemesi üzerine Celal Bey şunları söyledi:[21]Hür, Ayşe. 1915 Ermeni soykırımında kötüler ve iyiler. 28 Nisan 2013.

“Hangi milli mefkûre? Türkler ve Müslümanlar, bu cinayetlerden dolayı kan ağlıyor, fakat engellemek için çare bulamıyorlardı. Böyle zulümlere milli mefkûre demek, millet için en büyük iftira ve hakarettir.”

3 Ekim 1915'te Konya valiliği görevinden alınmasına dek Celal Bey, binlerce Ermeni'nin hayatını kurtardı.[18]Akçam, Taner. A shameful act : the Armenian genocide and the question of Turkish responsibility. Metropolitan Books, 2006. Görevinden alınmasından sonraki 3 gün içerisinde bölgede geriye kalan 10.000 Ermeni tehcir edildi.[22]Report on Turks who reached-out to Armenians in 1915.[23]Gerçek, Burçin. Celal Bey. 100 Lives. 10-13 Aralık 1918 tarihlerinde Vakitin baş sayfasında yayınladığı 3 bölümlük yazısında Ermeni vatandaşların tehcir sırasında uğradıkları kötü muameleyi önlemek için elinden geleni yaptığını fakat bunları önleyemediği için görevinden ayrılmak zorunda kaldığını belirtti.[24]Vakit gazetesi arşivleri, 10-13 Aralık 1918 (Rumi: 10-13 Kanunuevvel 1334), Sayfa:1, İstanbul. Konya valiliği hakkındaki hatıralarında Celal Bey, kendisi hakkında şunları söyledi:[25]Donef, Racho. Righteous Muslims during the Genocide of 1915. Kasım 2010.

“Bir nehrin yanında oturan ve ondan birini kurtarmasının hiçbir yolu olmayan bir kişiydim. Nehirde kan akıyordu; binlerce masum çocuk, hatasız yaşlı ve çaresiz kadın nehirden unutulmaya doğru akıyordu. Çıplak ellerimle kurtarabildiğim herkesi kurtardım ve geri kalanlar asla geri dönmemek üzere nehirde inmeye devam ettiler.”

Mustafa Azizoğlu Bey

Mustafa Azizoğlu Bey, tehcirin başladığı dönemde tehcir yollarının üzerinden geçtiği bir şehir olan Malatya'da mutasarrıf olarak görev yapıyordu. Tehcirleri engelleme çalışmalarında başarısız olsa da, kendi evinde birkaç Ermeni'yi saklamayı başladı. Mustafa'nın İttihat ve Terakki'nin sadık bir üyesi olan oğlu, "gâvurlara baktığı için" kendi babasını öldürdü.[18]Akçam, Taner. A shameful act : the Armenian genocide and the question of Turkish responsibility. Metropolitan Books, 2006.[26]1915'te Ermenileri koruyan Türk üst düzey yetkilileri. 29 Mayıs 2015.

Mustafa Kemal (Atatürk)

Mustafa Kemal (Atatürk), 1923
Mustafa Kemal (Atatürk), 1923Yazarı bilinmiyor, Kamu malı, Wikimedia Commons

Dönemin bir gazete haberine göre, Türk Kurtuluş Savaşı sırasında, Nureddin Paşa tarafından TBMM'ye Anadolu'da hayatta kalan veya bölgeye geri dönen tüm Ermeni ve Rumları öldürme önerisi sunuldu. Öneri Mustafa Kemal (Atatürk) tarafından reddedildi.[12]Akçam, Taner. A Shameful Act: The Armenian Genocide and the Question of Turkish Responsibility. Metropolitan Books, 2006. Rauf Orbay'ın hatıralarında belirttiğine göre de Mustafa Kemal "Ermeni katlini takbih ediyordu".[27]Rauf Orbay'ın hatıraları, 1914-1945. Temel Yayınları, 2005.

Cezalar

Talat Paşa, 4. Ordu'ya Hristiyanlarla işbirliği yapan her Müslüman'ın askerî mahkemeye çıkarılması emrini verdi. Benzer olarak, 3. Ordu komutanı Mahmut Kâmil Paşa, askerlerine "bir Ermeni'yi koruyan her Müslümanı evlerinin önüne asmalarını" söyledi.[28]Üngör, Uğur Ümit. Seeing like a nation-state: Young Turk social engineering in Eastern Turkey, 1913–50. 2008, s. 24.

Ermenilerin tehcirine ve katliamına karşı çıkan siyasetçiler ve askerî liderlerin çoğunlukla görevlerinden alındı, bazıları ise daha sonra İttihat ve Terakki veya Ermeni katliamlarını gerçekleştirmeye istekli diğer liderler tarafından öldürüldü. Kırım'a karşı çıkan diğer liderleri görevlerinden almakla ve öldürmekle bilinen isimlere bir örnek Diyarbekir valisi Mehmed Reşit Bey idi. Çermik kaymakamı Mehmet Hamdi Bey, Savur kaymakamı Mehmet Ali Bey, Silvan kaymakamı İbrahim Hakkı Bey, Mardin kaymakamı Hilmi Bey ve sonraki Mardin kaymakamı Şefik Bey; 1915 yılında Reşit Bey tarafından tehcir kararlarına uymadıkları için kovulan siyasetçiler arasındaydı.[8]Opçin, Tuncay. Ermenilere Kol Kanat Gerdiler. 2007. Önce Midyat ve daha sonra Derik kaymakamı olarak görev yapan Nuri Bey, tehcir kararlarına uymadığı gerekçesiyle Reşit Bey tarafından kovuldu ve daha sonra Reşit Bey'in muhafızları tarafından öldürüldü.[8]Opçin, Tuncay. Ermenilere Kol Kanat Gerdiler. 2007. 15 Haziran 1915'te, Lice Ermenilerini koruyan Hüseyin Nesimî Bey de Reşit Bey tarafından bazı Çeçen askerler aracılığıyla kendisine düzenlenen bir saldırıda öldürüldü.[15]Bilican, Yılmaz Murat. Soykırım, Lice Kaymakamı Hüseyin Nesimi Bey, Walter Benjamin ve yüzleşme. 21 Nisan 2015.[17]Işık, İhsan. Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi. 2006. İsmail Mestan gibi tehcirlere muhalif bazı gazeteciler de Reşit Bey tarafından öldürülenler arasındaydı.[8]Opçin, Tuncay. Ermenilere Kol Kanat Gerdiler. 2007. Ermenileri koruma çalışmalarında bulunan mutasarrıflardan biri olan Mustafa Azizoğlu Bey, kendi oğlu tarafından "gâvurlara baktığı için" öldürüldü.[26]1915'te Ermenileri koruyan Türk üst düzey yetkilileri. 29 Mayıs 2015.

Kaynakça

  1. 1.Suny, Ronald Grigor. "They can live in the desert but nowhere else" : a history of the Armenian genocide. 2015, s. 245, 330. worldcat.org
  2. 2.Dadrian, Vahakn N.. The history of the Armenian genocide : ethnic conflict from the Balkans to Anatolia to the Caucasus. Berghahn Books, 2003, s. 384. worldcat.org
  3. 3.Powell, Christopher John. Barbaric civilization : a critical sociology of genocide. McGill-Queen's University Press, 2011, s. 260. worldcat.org
  4. 4.Kieser, Hans-Lukas. Talaat Pasha : father of modern Turkey, architect of genocide. 2018, s. 269. worldcat.org
  5. 5.Kévorkian, Raymond H.. The Armenian genocide : a complete history. I.B. Tauris, 2011, s. 564-565. worldcat.org
  6. 6.Alboyajiyan, Arshak. Memorial Book of Kutahya Armenians. Donikian Publishing House, 1961, s. 218-228.
  7. 7.Serhan Yedig, Ersin Kalkan, Osmanlı’nın Sıradışı Bürokratı Faik Ali Ozansoy, Hürriyet Gazetesi, 22.04.2007. arama.hurriyet.com.tr
  8. 8.Opçin, Tuncay. Ermenilere Kol Kanat Gerdiler. 2007.
  9. 9.Seropyan, Sarkis. Ali Faik Bey’in vicdan direnişi. Agos, 23 Nisan 2013. agos.com.tr
  10. 10.‘Bu cinayetleri işlemeyeceğime göre istifamı kabul buyurun!’. agos.com.tr
  11. 11.İlgili BBC Türkçe video haberi 26 Nisan 2021 tarihinde erişilmiştir youtube.com
  12. 12.Akçam, Taner. A Shameful Act: The Armenian Genocide and the Question of Turkish Responsibility. Metropolitan Books, 2006. books.google.com
  13. 13.Hull, Isabel V.. Absolute Destruction: Military Culture and the Practices of War in Imperial Germany. Cornell University Press, 15 Şubat 2013, s. 273. books.google.com.tr
  14. 14.Resisting genocide : the multiple forms of rescue. Columbia University Press, 2011, s. 45. worldcat.org
  15. 15.Bilican, Yılmaz Murat. Soykırım, Lice Kaymakamı Hüseyin Nesimi Bey, Walter Benjamin ve yüzleşme. 21 Nisan 2015. t24.com.tr
  16. 16.Üngör, Ugur Ümit. The Making of Modern Turkey : Nation and State in Eastern Anatolia, 1913-1950. OUP Oxford, 2012. worldcat.org
  17. 17.Işık, İhsan. Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi. 2006.
  18. 18.Akçam, Taner. A shameful act : the Armenian genocide and the question of Turkish responsibility. Metropolitan Books, 2006. worldcat.org
  19. 19.Derogy, Jacques. Resistance and revenge : the Armenian assassination of the Turkish leaders responsible for the 1915 massacres and deportations. 1990, s. 32. worldcat.org
  20. 20.Gerçek, Burçin. Celal Bey ve diğerleri. 26 Şubat 2006.
  21. 21.Hür, Ayşe. 1915 Ermeni soykırımında kötüler ve iyiler. 28 Nisan 2013. radikal.com.tr
  22. 22.Report on Turks who reached-out to Armenians in 1915. raoulwallenberg.net
  23. 23.Gerçek, Burçin. Celal Bey. 100 Lives. auroraprize.com
  24. 24.Vakit gazetesi arşivleri, 10-13 Aralık 1918 (Rumi: 10-13 Kanunuevvel 1334), Sayfa:1, İstanbul.
  25. 25.Donef, Racho. Righteous Muslims during the Genocide of 1915. Kasım 2010. atour.com
  26. 26.1915'te Ermenileri koruyan Türk üst düzey yetkilileri. 29 Mayıs 2015. ermenihaber.am
  27. 27.Rauf Orbay'ın hatıraları, 1914-1945. Temel Yayınları, 2005. worldcat.org
  28. 28.Üngör, Uğur Ümit. Seeing like a nation-state: Young Turk social engineering in Eastern Turkey, 1913–50. 2008, s. 24.