Erken dönem Anadolu Türk mimarisi
İçindekiler5

Erken dönem Anadolu Türk mimarisi Türk kavimlerinin Anadolu'ya göç etmeye başladığı dönem ile Osmanlı Beyliği'nin kurulduğu dönem arasındaki mimariyi inceler.
Türklerin çok değişik coğrafi koşullarda, değişik kültür çevreleri içinde, uzun zaman aralığında oluşturduğu mimari eserler mevzubahis olduğunda, Anadolu Türk Mimarisi'nin yeri daha özel ve farklı bir anlam ifade etmektedir. Yakın zamana kadar genellikle eserleri tek başına ele alırken, bugün konuya daha büyük ölçekte yaklaşılmakta, örneğin: eski bir kentten bu kentin en yalın evine kadar uzanan ve bir bütünlük duygusu içinde inşa edilen kentlere dair toplu değerlendirmeler yapılmaktadır. Ayrıca Türk kenti-Türk evi de sadece fiziksel görünüşü ile kalmamakta, oluşumundaki siyasal, ekonomik, sosyal yapıyla birlikte aktarılmaktadır.
Tarihçe
11. yüzyılın ikinci yarısından sonra Anadolu'ya yoğun bir biçimde yerleşmeye başlayan Türkler, kısa zamanda İslam dininin ve kendi toplum yapılarının sentezinden oluşan bir mimari ortamın yaratılmasına çalışmışlardır. Özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde daha 7. yüzyılın sonlarında birçok eski kent, Müslümanlığın yaygınlık kazandığı önemli yerleşme merkezleri durumuna gelmiştir. Ancak Bizans İmparatorluğu'nun topraklarını daraltarak batıya doğru ilerleyen Türkler, Hristiyan dünyasının mimari geleneklerine ve isteklerine karşılık, İslam dininin getirdiklerini yerleştirmeye çalışmışlardır. Kısa sürede çeşitli yerleşme merkezleri; başta cami olmak üzere türbe, medrese ve zaviye gibi dinsel amaçları ağır basan yapılarla donatılmıştır. Bunun yanı sıra Türklerin daha önce Anadolu dışındayken özellikle üzerinde durdukları askeri ve sivil yapılar da dinsel yapılarla birlikte oluşmuş, Anadolu yeni bir görünüm kazanmıştır.
Burada önemle üzerinde durulacak noktalardan birisi, Anadolu'nun değişik bölgelerinde egemen olan mimari geleneklerin ve geçmişte üretilmiş mimarinin, Türkler tarafından gerçekleştirilen yeni oluşumlara etkisidir. Özellikle ilk yıllarda, alınan bölgelere getirilen yeni değerleri, eldeki olanaklarla şekillendirmek gerekiyordu. Sultan ve beylerle; mimari eylemlerde söz sahibi kişilerin, yeni olanakları kullanırken bağnaz bir tutumla olaya yaklaşmadıkları anlaşılmaktadır. Bunun kanıtı, mimari eylemleri oluştururken yerli ustaların sürekli kullanılmasıdır. Yerli ustalar bir oranda eski geleneksel alışkanlıklarını, yeni isteklere uydurmaya çalışmışlar, İran, Azerbaycan, Suriye'den gelen ustalarla birlikte Anadolu Türk mimarisinin oluşumuna katkıda bulunmuşlardır. Bu oluşum sırasında bazen Anadolu'nun geleneksel, bölgelerde geçerli malzeme olanaklarından yararlanılmış, bazen de İran, Mezopotamya ve Suriye'nin eski denenmiş malzeme ve teknikleri Anadolu'ya aktarılmaya çalışılmıştır.
Azımsanamayacak bir diğer etken de doğudan Anadolu'ya sürekli göçlerin olmasıyla alakalıdır. Zaman zaman yavaşlasa da bu göçler mimari ve bezeme alanında sürekli bir alışverişi beraberinde getirmiş, Osmanlı İmparatorluğu'nun mimariyi merkezi bir düzene bağladığı yıllara kadar sürmüştür. Doğudan getirilenlerle yeni alınan topraklardaki gelişmeleri göz önünde tutan Osmanlı mimarlarının ürünleri, bir oranda imparatorluğun bütün topraklarında geçerli olmaya başlamıştır. Bu durum bir anlamda Osmanlı toplumunun o yıllardaki siyasal, ekonomik ve sosyal yapısının mimariye yansımasıdır.
11. yüzyıldan başlayarak 16. yüzyılın ortalarına kadar süren uzun zaman dilimi içinde üretilen eserlerin tümü gözden geçirildiğinde ilk dikkati çeken, bu süre içinde Büyük Selçuklu, Malazgirt sonrası kurulan Türk beylikleri[1]::Selcuklular::.. - http://www.selcuklular.com. 1 Şubat 2016., Anadolu Selçuklu,2. beylikler dönemi beylikleri ve Osmanlılar'ın egemen olduğu topraklarda sınırlı yapı tekniklerinin kullanılmış olmasıdır.
Özellikleri

Konut mimarisi alanında Anadolu'nun kuzey bölgelerinde ahşap, güney bölgelerinde taş yapı; diğer bölgelerde genellikle kerpiç ve hımış kullanımı rağbet görmektedir. Geleneksel konut yapımındaki bu görüntünün yanı sıra, anıtsal mimaride de çoğunlukla taş duvar yapımının yaygınlaştığı görülür. Bu durum bir bakıma İran ve Orta Asya yapı tekniklerinden kopulmasının en somut örneğidir.
Yapıların örtü sistemlerinde ise ikili bir durum dikkati çekmektedir. Bir yandan düz ahşap çatı ve taş tonoz kullanılırken, öte yandan Orta Asya ve İran etkilerinin izleri olarak, tuğladan kubbe ve tonozlara da büyük oranda yer verildiği görülür. Tuğladan kubbe ve tonoz kullanılmasının bir önemli yanı da sürekli gelişmeye olanak tanımasıdır[2]Kubbe ve Tonoz nedir?. 10 Aralık 2023.. Bu nedenle 13. yüzyıldan sonra Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı İmparatorluğu'nun geniş topraklarındaki anıtsal yapıların örtü sisteminde tuğla tonoz ve kubbe egemen olacaktır. Kuşkusuz bu egemenliğin yanı sıra ahşap kirişlemeli düz tavan örtünün tümüyle ortadan kalktığı söylenemez. Özellikle ahşap camiler başlığı altında toplanan bir grup yapıda ve diğer bazı yapılarda bu sistem sınırlı oranlarda da olsa yaşamıştır.
Mimariye bağlı bezemede de gelişmeler söz konusudur. Anadolu'da özellikle Selçuklu ve Beylikler dönemi taş işçiliği, İslam ve Anadolu öncesi Türk mimari bezeme motiflerini geliştirerek sürdürmüştür. Ayrıca Büyük Selçuklular yoluyla Anadolu'ya gelen bir diğer mimari bezeme, çini ve sırlı tuğladır. Ancak sırlı tuğlanın kullanımı çini kadar uzun ömürlü olmamış, özellikle 15. yüzyıldan sonra epey azalmıştır. Taş işçiliği; çini ve sırlı tuğla kadar olmasa da, bazı mimari ürünlerde İran'dan getirilen kalemişi dediğimiz boyalı bezeme şeklinde de birçok yapıda kullanılmıştır.
Yapıların değişik yerlerinde karşımıza çıkan tahta oymacılığı, sedef kakma işçiliği, maden, dokuma ve cam işçiliği, yüzyıllara göre tercih oranları değişmekle birlikte mimaride kullanılma fırsatı bulmuşlardır.
Anadolu Türk mimarisinde başta cami olmak üzere mescit, zaviye, türbe, kümbet, medrese, tekke, hamam, kervansaray, bedesten, çarşı, köprü, kale, köşk-saray gibi değişik işlevli yapılar belirli yoğunluklarda üretilmiştir. Bu yapılar bazen tek başlarına, bazen de külliye denilen değişik ya da yakın işlevli kimi yapıları bir araya getiren bir bütünlük içinde oluşturulmuşlardır. Sultanların, beylerin, devletin ileri gelenlerinin ve halktan bazı kişilerin dinsel, sosyal ve yer yer ekonomik amaçlarla yaptırdıkları bu yapıların, ayrıca vakıf dediğimiz bir sistemle uzun yıllar yaşamaları sağlanmıştır. Merkezinde caminin yer aldığı bu külliyeler, kendi dönemlerinde dinsel istekler dışındaki işlevleri de karşılayan yapıların bir araya getirilmesiyle oluşmuşlardır.
Döneme ait mimari eserler ve yerleşim yerleri
Beylikler
Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası[3]Unesco'nun Divriği Ulu Camii hakkındaki sayfası.
İsa Bey Camii[4]Bayrak, Orhan M. (1994). Türkiye Tarihi Yerler Rehberi. İnkılâp Kitabevi. ISBN 9751007054.
Yivli Minare[5]Yivli Minaret Complex, Archnet.org.
Selçuklu
Gök Medrese (Sivas)[6]Sivas Gökmedrese web sayfası.
Saruhan Kervansaray[7]Saruhan Kervansaray Resmi Web Sitesi.
Sarıhan Kervansaray[7]Saruhan Kervansaray Resmi Web Sitesi.
Sultan Han[8]Abü’l Farac G., 1945, Abü’l Farac Tarihi, II, Ankara. sayfa 599; Ibn Bibi, 1941, Anadolu Selçuki Devleti Tarihi (Farsça Muhtasar Selçuk-Nâme), Uzluk Basımevi, Ankara. sayfa 332; Aksarayî, 2000, Müsâmeretü’l Ahbar, Ankara. sayfa 242.
Anadolu Selçuklu
Akköprü (köprü)[9]Faruk Pekin, Hayri Fehmi Yılmaz. 100 Köprü / Türkiye'nin Kültür Mirası.[10]Kentler ve Şehirler Rehberi - Ankara.
Eğri Minare (Aksaray)[11]Anadolu Selçukluları Devrinde Aksaray Şehri, Yrd. Doç.Dr. Nevzat Topal, Aksaray Valiliği Yayınları
Karatay Medresesi[12]Karatay Medresesi'ndeki (Çini Müzesi) Kubad-Abad Sarayı Çinileri.
Sultan Han[8]Abü’l Farac G., 1945, Abü’l Farac Tarihi, II, Ankara. sayfa 599; Ibn Bibi, 1941, Anadolu Selçuki Devleti Tarihi (Farsça Muhtasar Selçuk-Nâme), Uzluk Basımevi, Ankara. sayfa 332; Aksarayî, 2000, Müsâmeretü’l Ahbar, Ankara. sayfa 242.
İnce Minareli Medrese[13]FERİT, M., MESUT, M., (1934), Selçuk Veziri Sahip Ata ile Oğullarının Hayat ve Eserleri, Türkiye Matbaası, İstanbul.[14]BAYRAM, S. and KARABACAK, A. H. (1981), Sahib Ata Fahrü’d-din Ali’nin Konya, İmaret ve Sivas Gök Medrese Vakfiyeleri, Vakıflar Dergisi, (vol.13) sayfa 31-69.
Ayrıca bakınız
Dış bağlantılar
http://www.bilgininadresi.net/Madde/39096/T%C3%BCrk-Mimari-Genel
https://web.archive.org/web/20080526051038/http://www.sanattarihim.com/index.php/tuerk-mimari-genel
Kaynakça
- 1.::Selcuklular::.. - http://www.selcuklular.com. 1 Şubat 2016. selcuklular.com
- 2.Kubbe ve Tonoz nedir?. 10 Aralık 2023. volkanatabey.com.tr
- 3.Unesco'nun Divriği Ulu Camii hakkındaki sayfası. whc.unesco.org
- 4.Bayrak, Orhan M. (1994). Türkiye Tarihi Yerler Rehberi. İnkılâp Kitabevi. ISBN 9751007054.
- 5.Yivli Minaret Complex, Archnet.org. archnet.org
- 6.Sivas Gökmedrese web sayfası. gokmedrese.com
- 7.Saruhan Kervansaray Resmi Web Sitesi. saruhankervansaray.com
- 8.Abü’l Farac G., 1945, Abü’l Farac Tarihi, II, Ankara. sayfa 599; Ibn Bibi, 1941, Anadolu Selçuki Devleti Tarihi (Farsça Muhtasar Selçuk-Nâme), Uzluk Basımevi, Ankara. sayfa 332; Aksarayî, 2000, Müsâmeretü’l Ahbar, Ankara. sayfa 242.
- 9.Faruk Pekin, Hayri Fehmi Yılmaz. 100 Köprü / Türkiye'nin Kültür Mirası.
- 10.Kentler ve Şehirler Rehberi - Ankara. kentler.com
- 11.Anadolu Selçukluları Devrinde Aksaray Şehri, Yrd. Doç.Dr. Nevzat Topal, Aksaray Valiliği Yayınları
- 12.Karatay Medresesi'ndeki (Çini Müzesi) Kubad-Abad Sarayı Çinileri. habitat.org.tr
- 13.FERİT, M., MESUT, M., (1934), Selçuk Veziri Sahip Ata ile Oğullarının Hayat ve Eserleri, Türkiye Matbaası, İstanbul.
- 14.BAYRAM, S. and KARABACAK, A. H. (1981), Sahib Ata Fahrü’d-din Ali’nin Konya, İmaret ve Sivas Gök Medrese Vakfiyeleri, Vakıflar Dergisi, (vol.13) sayfa 31-69.