Ana Oğuzca
İçindekiler2
Ana Oğuzca, Ana Oğuz Türkçesi ya da Proto-Oğuzca Türk dilinin Milat sonrası dönemlerinden günümüze gelen en büyük kollarından biridir. Erken Oğuzların dilinden çıkmış bilinen en eski yazılı eser 6 Ağustos 2025 tarihinde keşfedilmiş olan Kültöbe yazıtıdır. Divânu Lügati't-Türk’te Oğuzcaya dair belirtilen görüşler, bu kolun (en azından) Divandan birkaç yüzyıl önceki biçimine dair düşünceler verir.

10. yüzyıldan sonra Maveraünnehir, İran ve Anadolu sahalarında yaygınlaşmış, yüzyıl boyunca yazı dili olma yönünde aşama kaydetmiştir. Eski Anadolu Türkçesi dönemi, bu sürecin yeni biçimi olmuştur.
Ana Oğuz Türkçesi veya Oğuz Türkçesi denen dil grubu, Göktürkçede çeşitli yönleriyle saptanmıştır. Bunlar ses bilgisi, şekil bilgisi, söz varlığı bakımlarından var olmuş olan ögelerdir.[1]Gürer Gülsevin, “Köktürk Bengü Taşlarındaki Oğuzca Özellikler”, Kardeş Ağızlar/ (Türk Lehçe ve Şiveleri Dergisi), 7. Sayı, Ankara 1998, s. 12-18.
Tarih
Dönem
Köktürk yazıtlarında, Bilge Kağan “tokuz oguz bodun kentü bodunum erti ‘Dokuz Oğuz halkı öz halkım idi’ der (KT.K.4). Bu “oğuz” adı, Eski Batı Türkçesi kaynaklarında kurallı olarak “ogur” şeklinde kaydedilmiştir. Tarihte Asya, Avrupa, hatta Kuzey Afrika'da yazılı eserler vermiş, günümüzde ise Türk dünyasının büyük çoğunluğunu oluşturan Oğuzların ilk edebî yazı dilleri, XIII. yüzyıldan itibaren Anadolu sahasında ortaya çıkar.[1]Gürer Gülsevin, “Köktürk Bengü Taşlarındaki Oğuzca Özellikler”, Kardeş Ağızlar/ (Türk Lehçe ve Şiveleri Dergisi), 7. Sayı, Ankara 1998, s. 12-18.
Günümüzdeki kollar
Türkiye Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi, Türkmen Türkçesi, Gagauz Türkçesi, Kaşkay Türkçesi, Horasan Türkçesi bu yazı dilinin sonradan birbirinden ayrılarak devam eden biçimleridir.
Kaynakça
- 1.Gürer Gülsevin, “Köktürk Bengü Taşlarındaki Oğuzca Özellikler”, Kardeş Ağızlar/ (Türk Lehçe ve Şiveleri Dergisi), 7. Sayı, Ankara 1998, s. 12-18.