Valide Sultan Dairesi
Valide Sultan Dairesi, İstanbul'daki Topkapı Sarayı'nın harem bölümünde yer alan ve valide sultanın ikametine ayrılmış daireler topluluğu. Valide Sultan Taşlığı çevresinde düzenlenen bu yapı topluluğu, padişahın dairelerinden sonra haremin en önemli konut grubunu oluşturuyordu. Taht odası, yatak odası, hamam ve bunlara bağlı hizmet mekânlarından meydana gelmekteydi.
Tarihi
Topkapı Sarayı'ndaki genişletilmiş Valide Sultan Dairesi'nde sürekli ikamet eden ilk valide sultan, III. Mehmed'in annesi Safiye Sultan'dı. Taht odasında Avrupa hükümdarlarından gelen hediyeleri kabul ediyor, oğlunun siyasî kararlarını etkilemeye çalışan hükümdarlar ile hükümdar eşlerinin gönderdiği temsilcileri burada kabul ediyordu. Ester Kira'nın da burada Safiye Sultan'ın etkili sırdaşlarından biri hâline geldiği, ancak asker maaşlarının değer kaybetmesine yol açan para düzenlemesindeki rolü nedeniyle daha sonra öfkeli bir kalabalık tarafından öldürüldüğü belirtilmektedir.
1665 yılında çıkan büyük yangın, kara ağaların ve cariyelerin dairelerinden başlayarak III. Murad'ın yatak odasına kadar haremin önemli bir bölümünü tahrip etti. Bunun üzerine IV. Mehmed, haremi özgün yerleşim düzenini ve sakinlerinin hiyerarşik konumlarını koruyacak biçimde yeniden inşa ettirdi. Yeniden inşa sırasında ahşap mimari ayrıntıların yerini büyük ölçüde kâgir unsurlar aldıysa da özgün duvarların önemli bir bölümü korunmuştur. Onarımlarda kullanılan taş, mermer, sütun, tuğla, demir ve kurşun miktarları ile işçilere ödenen ücretler, 1665-1666 yıllarına ait hesap defterlerinde kayıt altına alınmıştır. Bu kayıtlara göre toplam masraf, 14.124.767 akçe olarak belirtilmiştir.

Yangından sonra gerçekleştirilen onarımların ardından haremin büyük bölümünde 17. yüzyıla ait ve aynı atölyede imal edilen yeni ancak daha düşük nitelikli çiniler kullanılmıştır. Bununla birlikte III. Murad'ın yatak odası, özgün bezemelerinin önemli bir kısmını korumuştur.
Mimari
Valide Sultan Dairesi'ne giriş, Valide Sultan Taşlığı'ndaki revakların kapatılmasıyla oluşturulan geniş bir koridor aracılığıyla sağlanır. Koridorun sağında rokoko üslubunda süslenmiş Bekleme Odası (Kafesli Oda), karşısında ise Valide Sultan Mutfağı bulunur. Bekleme Odası ile mutfak arasında Valide Sultan Dairesi'nin giriş bölümü yer alırken, bu bölümden Valide Sultan Nöbet Odası'na geçilir. Haliç tarafında ise asıl Valide Sultan Dairesi konumlanır. Valide Sultan Dairesi, padişah dairesinde olduğu gibi taht odası, yatak odası ve hamamdan oluşan bir yerleşim düzenine sahipti. Valide Sultan'ın maiyetine ait fırın, mutfak, kiler ve diğer hizmet mekânları ise haremin en büyük avlusu olan Valide Sultan Taşlığı çevresinde toplanıyordu.
Valide Sultan Dairesi, yüksek kubbeli bir sofa (salon), buna bitişik daha küçük bir yatak odası ve dua odasından oluşur. Sofanın alt duvarları çinilerle kaplı, üst bölümleri ise manzara resimleriyle süslenmiştir. Odada sedef kakmalı gömme dolaplar, çinili bir ocak ve mermer bir çeşme bulunur. Sofa ile yatak odası arasında "çırağma" adı verilen küçük bir kandil boşluğu yer alır. Bu düzenleme sayesinde tek kandille iki odanın birlikte aydınlatılması mümkün olmuştur. Dua odası, mermer söveli ve demir şebekeli bir geçitle yatak odasına bağlanır. Kıble yönündeki duvarda çiniden yapılmış bir Kâbe panosu bulunur. 16. yüzyıldan kalan balkon ise daha sonraki dönemde üst kata eklenen Mihrişah Valide Sultan Dairesi'ni taşıyabilmek amacıyla odaya dönüştürülmüştür.
III. Murad tarafından yaptırılan Valide Sultan Hamamı, kubbeli taht odası aracılığıyla padişahın hamamına ve onun taht odasına bitişik İmparatorluk Salonu'na bağlanıyordu. 17. yüzyıl kaynakları hamamın çini kaplamalarla süslü olduğunu belirtmekle birlikte, günümüzde bu süslemeler korunmamıştır. Hamamların batısındaki dar bir koridor İmparatorluk Salonu ile diğer hükümdarlık dairelerini Valide Sultan'ın taht odasına bağlıyordu. 16. yüzyılda Mimar Sinan tarafından çifte hamam olarak inşa edilen Hünkâr ve Valide Sultan hamamları mimari bakımdan birbirine benzemekle birlikte, süslemeleri bakımından farklılık göstermekteydi. Valide Sultan Hamamı, IV. Mehmed'in annesi Turhan Sultan tarafından yenilenmiştir. Şömineli kubbeli taht odasında batı tarafta bir taht platformu bulunuyor, Haliç'e bakan cephesinde ise başlangıçta padişahın dairesindekine benzer çıkmalı bir balkon yer alıyordu. Taht odasına bitişik küçük yatak odası 17. yüzyıl çinileriyle kaplıydı; yanında ise özel mescit bulunuyordu.
Padişahın kubbeli salonları haremin kuzey kesiminde yer alırken, Valide Sultan Dairesi bunların hemen yanında, cephenin orta bölümünü işgal ediyordu. Padişahın daireleri gibi Valide Sultan Dairesi de çıkmalı balkonlar ve revaklarla donatılmıştı. Buna karşılık diğer eşlerin daireleri düz cepheliydi ve balkonlara sahip değildi.
1665 yangınından sonra bu bölümler 1666-1668 yılları arasında yeniden düzenlenmiş, 18. ve 19. yüzyıllarda ise Avrupa etkisindeki bezemelerle yeniden süslenmiştir. Cumhuriyet döneminde yürütülen restorasyon çalışmaları kapsamında Vâlide Sultan Taşlığı çevresindeki bazı revaklar kapatılmış, ikinci katlarda da değişiklikler yapılmıştır. 1942 ve 1960'lardaki restorasyonlar bu mekânların günümüzdeki görünümünü etkilemiştir. 2025 yılında yürütülen restorasyon çalışmaları sırasında Vâlide Sultan Mutfağı olarak bilinen mekânda gerçekleştirilen raspa işlemleri sonucunda 16. yüzyıla tarihlenen malakârî bezemeler ortaya çıkarılmıştır. Pencerenin sonradan kapıya dönüştürülmüş olması ve ocağın mevcut nişleri keserek yerleştirilmesi nedeniyle araştırmacılar, söz konusu mekânın ilk işlevinin mutfak olmayabileceğini değerlendirmiştir. Aynı restorasyon kapsamında Vâlide Sultan Giriş Holü'nün zemini altında daha eski bir oda ile taşlığa bağlanan bir merdiven ortaya çıkarılmış; bunların 1665 Harem Yangını'ndan önceki yerleşime ait olabileceği öne sürülmüştür.
Valide Sultan Taşlığı
Valide Sultan Taşlığı, Nöbet Yeri'nin yanında yer alan ve çevresi iki katlı yapılarla kuşatılmış bir avludur. Haliç tarafında Valide Sultan Dairesi ile Hünkâr Hamamları, Ocaklı Sofa'ya açılan Taht Kapısı, usta ve kalfaların daireleri ile Harem Eczanesi bu avlu çevresinde yer alır. Taşlığın Cariyeler Dairesi tarafında mermer bir çeşme bulunur. Çeşmenin kitabesinde Besmele ile birlikte İnsan Suresi'nin 21. ayeti yer alır ve kitabede H. 1078 (M. 1667) tarihi okunmaktadır. Çeşmenin yanında Cariyeler Dairesi'ne açılan bir kapı bulunur. Taşlığa bakan cepheler farklı dönemlere ait çinilerle kaplanmıştır.
Valide Sultan Taşlığı, haremin en büyük avlusuydu ve Valide Sultan Dairesi'nin merkezini oluşturuyordu. Valide Sultan'ın maiyetine ait fırın, mutfak, kiler ve diğer hizmet mekânları bu avlu çevresinde toplanmıştı. Vâlide Sultan Taşlığı çevresinde ayrıca Ocaklı Sofa, Hasekiler Dairesi, Altın Yol, Ustalar Dairesi, Hazinedar Ustalar Dairesi, Harem Eczanesi ve Kalfalar Dairesi yer almaktaydı. Avlunun kuzeydoğu köşesinde şehzade daireleri yer alıyor; bu yapılar merdivenlerle hem Şimşir Bahçesi'ne bakan mermer terasa hem de Altın Yol'a bağlanıyordu.
Taşlık, Harem Kapısı nöbet yerinden ve Gözdeler Taşlığı'na giden koridordan ulaşılan bir avlu olup geçmişte dört yönden revaklarla çevriliyken günümüzde yalnızca batı ve güney kenarlarındaki revaklar korunmuştur. Vâlide Sultan Dairesi girişindeki revak ile Hasekiler Dairesi önündeki revak daha sonraki dönemlerde kapatılarak ilgili dairelere dâhil edilmiş, Ocaklı Sofa ise 17. yüzyılda inşa edilmiştir.
Saray yaşamındaki yeri
17. yüzyıl ortalarında François de La Croix, padişahın her sabah annesini ziyaret ederek saygısını sunduğunu ve günlük programını ona bildirdiğini aktarır. Aynı kaynağa göre padişah, cariyelerini çoğunlukla Valide Sultan'ın maiyetindeki kadınlar arasından seçiyordu. Valide Sultan da oğluna sunulacak kadınları seçiyor ve onların hem kendisine hem de padişaha bağlılığını güvence altına alıyordu.
Padişah ayrıldıktan sonra Valide Sultan, saray vakıflarının idaresinden sorumlu baş kara ağayı kabul ederek idarî işlerini yürütürdü. Öğle yemeğinin ardından hazinedar, muhasebeci, okuyucu, kiler görevlisi, çamaşırcı, hamam görevlisi, ocakçı, çeşnici, kahveci ve su taşıyıcısından oluşan kadın maiyeti kendisine eşlik ederdi. Soytarılar, dansçılar ve şarkıcılar tarafından eğlendirilen Valide Sultan'a kadın okuyucular Kur'an'dan veya tarih kitaplarından bölümler okurdu. Padişahın eşleri de zaman zaman kabul salonunda kendisini ziyaret ederdi.