Turkipedia
Menü

Safiye Sultan

İçindekiler9
  1. Geçmişi
  2. Haseki Sultanlık dönemi
  3. Valide Sultanlık dönemi
  4. Şehzade Mahmud'un boğdurulması
  5. Yemişçi Hasan Paşanın idamı
  6. Oğlunun vefatından sonraki yaşamı
  7. Yaptırdığı eserler
  8. Ölümü
  9. Popüler kültürdeki yeri
  10. Ayrıca bakınız
  11. Dış kaynaklar
  12. Kaynakça

Safiye Sultan veya Melike Safiye Sultan (; - 10 Kasım 1605[1]Necdet Sakaoğlu, Bu Mülkün Kadın Sultanları, 4. Baskı, Sayfa: 204 veya Ocak 1619[2]İslam Ansiklopedisi, Cilt: 35, Sayfa: 472), Osmanlı padişahı III. Murad'ın eşi ve III. Mehmed'in annesidir. Safiye, Kadınlar Saltanatı olarak bilinen dönemin önde gelen isimlerinden biriydi. Osmanlı İmparatorluğu'nda en az yedi padişahın saltanatı sırasında saray mensubu olarak yaşadı: Kanuni Sultan Süleyman, II. Selim, III. Murad, III. Mehmed, I. Ahmed, I. Mustafa ve II. Osman.

1574 yılında II. Selim'in ölümünden sonra III. Murad, Konstantiniyye'de yeni sultan olarak tahta geçti. Safiye Sultan da onunla birlikte Topkapı Sarayı'na taşındı. Saltanatın üzerinden bir yıl geçmeden Haseki Sultan unvanını aldı ve padişahın kız kardeşleri Şah Sultan, Gevherhan Sultan, Esmehan Sultan ve Fatma Sultan'dan daha yüksek bir rütbeye ulaştı.

Murad'ın annesi Nurbanu Sultan, Safiye'nin oğlu üzerindeki etkisinden rahatsızdı ve onun yerine haremde başka bir cariyeyi öne çıkarmak istiyordu. Bu süreçte Safiye, 1577 ile 1580 yılları arasında Murad'ın kuzenlerinden Ayşe Hümaşah Sultan ile Hümaşah Sultan'ın desteğiyle sarayda kayınvalidesi Nurbanu'ya karşı bir hizip oluşturdu. Safiye ile Nurbanu arasındaki güç mücadelesi, 1579'da güçlü Sadrazam Sokollu Mehmed Paşa'nın ölümüyle yeni bir boyut kazandı. Murad'ın içine kapanması ve karar alma süreçlerinden uzaklaşması, çevresindekilerin daha fazla güç kullanmasına yol açtı. Hükûmet üzerindeki etki alanı genişleyen bu hizipler arasındaki çekişme, 1580 yılında krize dönüştü ve Murad, Safiye'yi Eski Saray'a sürgüne gönderdi. Safiye Sultan, Nurbanu'nun ölümünden önce birkaç yıl boyunca burada kaldı. Ancak Murad, annesinin Aralık 1583'teki ölümünden bir süre sonra onu yanına geri getirdi.

Nurbanu Sultan'ın ölümünden sonra Safiye Sultan, haremdeki en güçlü kadın konumuna yükseldi. Bu konumla yetinmeyip devlet işlerine de müdahale etmeye başladı. Zamanla III. Murad'ın saltanatındaki en etkili figürlerden biri hâline geldi ve saray içindeki ittifak ağını daha geniş bir düzeyde örgütleyerek siyasi etkisini artırdı. 1595 yılında III. Murad'ın ölümü üzerine oğlu III. Mehmed tahta çıktı ve Safiye, Valide Sultan unvanını aldı ve saraydaki gücünü daha da pekiştirdi.

Safiye Sultan yalnızca iç işlerle değil, dış politikayla da yakından ilgilendi. Özellikle İngiltere Kraliçesi I. Elizabeth başta olmak üzere çeşitli Avrupa hükümdarlarıyla mektuplaşarak diplomatik ilişkiler kurdu. Kayınvalidesi Nurbanu Sultan gibi o da Venedik yanlısı bir dış politika izledi. Ancak oğlu III. Mehmed'in saltanatının son yıllarında devlet işlerine müdahalesi, üç büyük isyana yol açtı; bu durum askerle halk arasında büyük hoşnutsuzluk yarattı. Buna rağmen, Mehmed'in ölümüne kadar hükûmet üzerindeki etkisini sürdürdü.

1603 yılında III. Mehmed'in ölümüyle torunu I. Ahmed tahta çıktı ve Safiye Sultan da 9 Ocak 1604'te Eski Saray'a gönderildi. Hayatının geri kalanını burada, siyasetten uzak ve saraya dönmeden geçirdi. Büyük olasılıkla 1619 yılında öldü ve eşi III. Murad'ın Ayasofya'daki türbesine defnedildi.

Safiye Sultan'ın eşi III. Murad'ın yanındaki kabri (sağ üst), III. Murad Türbesi, Ayasofya, İstanbul
Safiye Sultan'ın eşi III. Murad'ın yanındaki kabri (sağ üst), III. Murad Türbesi, Ayasofya, İstanbulMaurice Flesier, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons

Geçmişi

Kökeni hakkında kesin bir bilgi olmamakla birlikte çeşitli rivayetler vardır. O dönemin Venedik kaynaklarında Dukakin'de Rezi köyünde doğduğu ve Arnavut kökenli olduğu belirtilir.[2]İslam Ansiklopedisi, Cilt: 35, Sayfa: 472 III. Murad'ın ilk saltanat yıllarında İstanbul'da bulunan Alman elçilik heyetinden rahip Stephan Gerlach ise Safiye Sultan'ın Bosna kökenli olduğunu söyler ve Sultan Murad'a şehzadelik yıllarında Ferhad Paşa tarafından hediye edildiğini yazar.[3]Stephan Gerlach, Türkiye Günlüğü, II, 637 1597-1607 yılları arasında Osmanlı'da elçilik yapan İngiliz elçisi Sir Henry Lello ise Slovenya kökenli olduğunu söyler.[4]İNALCIK, Halil, Devlet-i 'Aliyye: Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar -III, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ocak 2018, s. 346. Babasının Korfu valisi, gerçek adının Cecilia Baffo olduğu, Venedik'le Korfu arasında seyahat ederken Osmanlı korsanları tarafından Adriyatik denizinde kaçırılıp Şehzade Murad'a sunulduğu bilgisi ise doğru olmayıp Nurbanu Sultan ile karıştırılmasından kaynaklanmıştır.[2]İslam Ansiklopedisi, Cilt: 35, Sayfa: 472 Saraydan önceki hayatı hakkında bilgi bulunmamaktadır. Ferhad Paşa tarafından Şehzade Murad'a takdim edildiği söylenir.[1]Necdet Sakaoğlu, Bu Mülkün Kadın Sultanları, 4. Baskı, Sayfa: 204 Venedik kaynaklarında on üç yaşında Şehzade Murad'a takdim edildiği söylenir.[2]İslam Ansiklopedisi, Cilt: 35, Sayfa: 472

Haseki Sultanlık dönemi

Safiye Sultan, III. Murad tahta geçince baş kadın oldu. Büyüleyici güzelliği ve parlak zekâsı sayesinde büyük bir nüfuz sahibi oldu. Bu nüfuzu yeni Valide Sultan olan Nurbanu Sultan tehdit olarak gördü ve ondan kurtulmak istedi. Bu rekabetin öncüleri Mihrimah Sultan, Esmehan Sultan ve Gevherhan Sultan idi. Sultan Murad'a her gün yeni bir cariye sunuldu ve Safiye Sultan'ın düşmanları onu gözden düşürmek istediler. Ancak III. Murad'ın gözü hep en sevdiği hasekisine baktı. 1585'ten itibaren güçlü kadın düşmanları yoktu, ama hâlen kadın rakipleri vardı.[5]Uluçay, M. Çağatay. Padişahların Kadınları ve Kızları. Türk Tarih Kurumu, 1992. Bunlar; Mihriban Haseki Sultan, Şahuban Haseki Sultan, Nazperver Haseki Sultan, Şemsi Ruhsar Haseki Sultan, Fahriye Haseki Sultan ve diğerleridir. İktidar yolunda, önüne çıkan engelleri kaldırma mücadelesi verdi.[6]Öztuna, Yılmaz, Hürrem Sultan, Ötüken Yayınevi, İstanbul, 1978. (isbn=9754371415)

Eşi III. Murad
Eşi III. MuradBelli değil, Kamu malı, Wikimedia Commons

Safiye Sultan sadece devletin iç işlerine değil dış işlerine de müdahale etmekteydi. Bu anlamda yabancı hükümdarlarla doğrudan mektuplaştığı ve diplomatik ilişkiye girdiği bilinmektedir. İngiltere Kraliçesi I. Elizabeth ona 1593'te mücevherlerle işlenmiş bir portresini, o da kraliçeye gümüş işlemeli elbise ve kemerle altın işlemeli iki mendil gönderdi. Bu hediyeleşmeler daha sonra onun valide sultanlığı döneminde de sürdü; kraliçenin sunduğu bir arabaya elbise, kuşak, gümüş işlemeli iki havlu, üç mendil, yakut ve inci ile bezenmiş bir taçla mukabele etti. İngiltere elçisi Edward Barton da valide sultana verdiği hediyeler sayesinde İstanbul'daki tayinlerde etkin rol oynadı. Nitekim bu ilişkiler ve hediyeler etkisini gösterecek ve Safiye Sultan adeta kraliçenin saraydaki en büyük destekçisi olacaktı. Kraliçe ona 1599'da süslü bir araba hediye etmiş ve Safiye Sultan da bu araba ile İstanbul'da o zaman için hiç alışılmadık şekilde gezmeye başlamıştır. Safiye Sultan, özellikle Sokullu Mehmed Paşa'nın 1579 yılındaki ölümünden sonra devlet yönetiminde oldukça önemli bir rol üstlenmiştir.[6]Öztuna, Yılmaz, Hürrem Sultan, Ötüken Yayınevi, İstanbul, 1978. (isbn=9754371415)

Valide Sultanlık dönemi

Valide Sultan dairesi, Topkapı Sarayı.
Valide Sultan dairesi, Topkapı Sarayı.Gryffindor, Kamu malı, Wikimedia Commons

Safiye Sultan, Valide Sultanlık döneminde etkin bir rol oynadı.[6]Öztuna, Yılmaz, Hürrem Sultan, Ötüken Yayınevi, İstanbul, 1978. (isbn=9754371415) 1595 yılında III. Murad'ın vefatı ve oğlu III. Mehmed'in tahta geçmesiyle birlikte valide sultan olarak devlet içindeki konumu daha da güçlendi. Kocasına ve onun ölümünden sonra çevresindeki diğer tehlikelere karşı oğlunu korumaya çalıştı. Nitekim III. Mehmed'in büyük oğlu Mahmud'un annesinin girişimiyle tahta geçme planları yaptığı gerekçesiyle öldürülmesini sağlamıştı. III. Mehmed önemli konularda kendisine danışırdı. Nurbânû Vâlide Sultan günlük 2000 akçe alırken oğlu onun maaşını günlük 3000 akçeye çıkardı ve bu maaş oğlunun ölümünden sonra gönderildiği Eski Saray'da da kendisine ödendi. Devlet adamlarından rüşvet ve hediyeler alarak memuriyetlere tayinlerinde başrolü oynadı. Halk ve memurlar devlet işlerindeki bu etkin rolünü bildiği için işlerini gördürebilmek amacıyla ona başvurur, hatta bazen arabasının önünü kesip bunun gibi konularda isteklerde bulunurdu. Sadrazamdan şeyhülislama kadar bütün azil ve tayinlerde, devlet işlerinin yürütülmesinde birinci derecede etkili oldu. 1596 yılında Eğri seferine çıkan III. Mehmed, 1 milyar akçelik bir hazineyi annesinin kullanımına verdi. Bu sırada İstanbul'daki azil ve tayinlerle devlet işleri onun doğrudan müdahalesine daha açık bir duruma geldi. Ancak söz konusu müdahaleler onun sevilmeyen bir insan olmasına ve merkezde pek çok düşman kazanmasına sebep oldu. Eğri Kalesi'nin fetih haberinin İstanbul'a ulaşması üzerine fakirlere, yetim ve dullara sadaka dağıttı.

Dış politikada kayınvalidesi Nurbânû gibi Venedik yanlısı bir tutum izledi. Şüphesiz bu siyasette Venedik elçilerinin kendisine sunduğu zengin hediyelerin payı vardır. Safiye Sultan'ın Venedik'e desteği, kendisine verilen rüşvet ve hediyeler dönemin İstanbul elçilerinin raporlarına kadar yansımıştır. Onun sözünü tutan güvenilir bir kadın olduğunu ifade eden Venedik elçisi Matteo Zane, elçilerin kendisine hediye vermesini beklemeden kendisinin almak istediği şeyi onlardan talep ettiğini belirtir. Venedik, Safiye Sultan sayesinde ikili ilişkilerde ortaya çıkan pek çok tehlikeyi büyümeden atlattı. Vâlide sultan, elçiliklerle olan irtibatını yakın hizmetkârı, kirakadın, yahudi Esparanzo Malchi vasıtasıyla sağlamaktaydı. İşleyen rüşvet çarkının da merkezinde olan Esparanzo, bu sayede büyük bir servete sahip oldu; İstanbul Gümrüğü'nü iltizamla aldı ve karşılığında verdiği kalp akçe yüzünden 1 Nisan 1600 tarihinde hassa sipahilerinin çıkardığı bir isyanda oğluyla birlikte feci şekilde öldürüldü. Asilerin bu işte büyük payı olduğunu düşündükleri Safiye Sultan ise bu badireden zorlukla yakasını kurtardı. Zira padişah annesini uyaracağını söyleyerek isyancıları ancak yatıştırabildi.

İnşaatı III. Mehmed'in annesi Safiye Sultan tarafından başlatılmış ve IV. Mehmed'in annesi Turhan Hatice Valide Sultan döneminde tamamlanıp ibâdete açılmış olan İstanbul Eminönü'ndeki Yeni Camii.
İnşaatı III. Mehmed'in annesi Safiye Sultan tarafından başlatılmış ve IV. Mehmed'in annesi Turhan Hatice Valide Sultan döneminde tamamlanıp ibâdete açılmış olan İstanbul Eminönü'ndeki Yeni Camii.Yazarı bilinmiyor, CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons

Şehzade Mahmud'un boğdurulması

1587'de doğan Şehzade Mahmud'un annesi, oğlunun ne zaman tahta çıkacağını merak eder. Bir gün bir falcıya bir mektup yazar. Mektupta oğlunun ne zaman tahta çıkacağını sorar. Verilen cevap ise Safiye Sultan'ın eline geçer. Bunun üzerine 1603 yılında annesi ve şehzade boğdurulur.[7]Pierce, Leslie. "The Imperial Harem : Women and Sovereignty in the Ottoman Empire".

Yemişçi Hasan Paşanın idamı

Safiye Sultan, Şeyhülislam Sun'ullah Efendi ile Yemişçi Hasan Paşa arasındaki çekişme neticesinde huzursuzlukları giderek artan kesimlerin 1603'te çıkardığı karışıklıklar sırasında da zor durumda kaldı. Asiler onun sürgüne yollanmasını istedilerse de yakın adamları Kapıağası Gazanfer Ağa ile Dârüssaâde Ağası Osman Ağa'yı öldürtüp onlara teslim etmek zorunda kalan III. Mehmed bu şekilde askeri yatıştırdı. Daha sonra Safiye Sultan, Vezîriâzam Yemişçi Hasan Paşa ile anlaşmazlığa düştü ve onun da idam edilmesini sağladı.

Oğlunun vefatından sonraki yaşamı

Safiye Sultan günde 3000 akçe maaşı ile yeni Valide Sultan olan Handan Sultan'dan daha fazla maaş alıyordu ve hâlen haremdeydi. Bu durum uzun sürmedi. Oğlu öldükten sonra makamı düşen Safiye Sultan'ın yerine gelini olan ve Benli Haseki namıyla da bilinen Handan Sultan geçmişti.[8]Öztuna, Yilmaz (2005) , Devletler ve Hanedanlar, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, Sayfa: 176 Bu nedenle kendisinin Büyük Valide Sultan olduğuna ilişkin iddialar bir spekülasyondan ibarettir. Çünkü bu makam ilk defa Kösem Sultan tarafından kullanılmıştır.[9]Türkiye Diyanet Vakfı, TDV İslam Ansiklopedisi, Cilt 26, Basım Yılı 2002, Sayfa: 274, 275 Haremde çift başlılık olmazdı ve mühür kimde ise esas Valide Sultan o olurdu.

Safiye Sultan tarafından yaptırılan Yeni Cami.
Safiye Sultan tarafından yaptırılan Yeni Cami.Yazarı bilinmiyor, Kamu malı, Wikimedia Commons

Bu yüzden ilk işlerin arasına Sultan Ahmed'in sünneti ile birlikte Safiye Sultan'ın Eski Saray'a gönderilmesi de alınmıştır.[10]Sâ-fî, Zübdetü’t-Tevârîh, Cilt II, Sayfa 7-21 Oğlunun vefatından sonra sarayda sadece on sekiz ya da on dokuz gün kalan Safiye Sultan 9 Ocak 1604'te büyük bir alay ile Eski Saray'a gönderildi.[11]Bõrekci, Günhan (2010)Factions and Favorites at the Courts of Sultan Ahmet I (r. 1603-17) and his Immediate Predecessors. Ohio State Üniversitesi Ph.D. doktora tezi, Say.:126 Bütün hizmetçileri ve kadınları ile sürgün edilen Safiye Sultan'ın torununa lanetler yağdırdığı da kaynaklarda geçmektedir.[12]BÖREKÇİ Günhan, İnkırazın Eşiğinde Bir Hanedan, III. Mehmed I. Ahmed I. Mustafa ve 17. yüzyıl Osmanlı Siyasi Krizi, yıl 2009, sayfa: 90 Böylece Safiye Sultan'a yakın isimler de haremden uzaklaştırılmış oldu. I. Ahmed sancağa çıkmadan tahta geçtiği ve Safiye Sultan da tüm alayıyla beraber gönderildiğinden saray neredeyse bomboş kalmıştı.[13]Börekçi, Günhan, (2010) İnkırâzın Eşiğinde Bir Hanedan: III. Mehmed, I. Ahmed, I. Mustafa ve 17. Yüzyıl Osmanlı Siyasî Krizi, Ohio State Universitesi Ph.D. Doktora tezi Türkçe özeti makale Sayfa:80 Bu yüzden denilebilir ki, genel kanının aksine Safiye Sultan'ı Eski Saray'a gönderen Kösem Sultan değil, bizzat Valide Handan Sultan'dır.

Eski Saray'a yerleştikten sonra siyasete müdahale edemeyen Safiye Sultan ömrünün kalanını o sarayda geçirdi.

Yaptırdığı eserler

Safiye Sultan 9 Nisan 1598 tarihinde Eminönü'ndeki Yeni Cami'nin inşasını bir törenle başlattı; ancak oğlu ölüp kendisi Eski Saray'a nakledilince epeyce ilerlemiş olan külliyenin inşası yarım kaldı. 1665'te Avcı Mehmed'in annesi Turhan Sultan tarafından tamamlandı. Bu caminin dışında Üsküdar'da Karamanlı köyünde bir cami ve çeşme yaptırdı; kocasının türbesinde Kur'an okunması için bir vakıf kurdu. Fatih'te Âşıkpaşa mahallesinde bulunan İmam Gazzâlî neslinden bir zatın mezarı üzerinde türbe inşa ettirdi. Dâvud Paşa sahasında bir kasır yaptırdı. Zaman zaman III. Mehmed'le birlikte burada oturuyor ve ziyafetler tertip ediyordu.

Kahire'de yaptırdığı Melike Safiye Camii.
Kahire'de yaptırdığı Melike Safiye Camii.Myysafiye, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons
Mısır'da yaptırdığı Melike Safiye Camii
Mısır'da yaptırdığı Melike Safiye CamiiMyysafiye, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons

1598'de kendi adıyla anılan bir medrese ve 1610 yılında Kahire'de Melike Safiye Camii adıyla anılan camiyi inşa ettirdi. Bunların dışında savaş dönemlerinde ordunun giderlerine harcanmak üzere kendi malından bağışlarda bulunur, borcundan dolayı zor durumda kalanların borçlarını öder ve seyahatlerinin geçtiği yerlerdeki fakirlere sadaka dağıtırdı.

Ölümü

Ocak 1619'da Payitahta düzenlediği seyahat sırasında fenalaştı. Hekimlerin müdahalelerine rağmen aynı gün öldü. Ölüm nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte bir kalp krizi yahut beyin kanaması düşünülmektedir.[14]Sakaoğlu, Necdet. Bu mülkün kadın sultanları: Vâlide sultanlar, hâtunlar, hasekiler, kadınefendiler, sultanefendiler. Oğlak Yayıncılık, 2008, s. 212. Cenazesi İstanbul Ayasofya Camii'nin eski vaftizhanesi olan kocası Sultan III. Murad'ın türbesine defnedildi.

Popüler kültürdeki yeri

Ayrıca bakınız

Dış kaynaklar

  • Uluçay, M. Çağatay (2011 5.bas.) Padişahların kadınları ve kızları, Ankara: Ötüken. ISBN 9789754378405.

  • Bahadıroğlu, Yavuz, (2009 2.bas.) Resimli Osmanlı Tarihi, İstanbul: Nesil Yayınları, ISBN 978-975-269-299-2.

  • Sakaoğlu, Necdet (2008) Bu Mülkün Kadın Sultanları (Vâlide Sultanlar, Hâtunlar, Hasekiler, Kadınefendiler, Sultanefendiler), Oğlak Yayıncılık, ISBN 9789753297172

  • Peirce, Leslie P. (1993), The Imperial Harem : Women and Sovereignty in the Ottoman Empire Oxford: Oxford University Press, ISBN 0-19-508677-5. http://books.google.com.tr/books?id=L6-VRgVzRcUC&pg=PA60&vq=abdullah&hl=tr&source=gbs_selected_pages&cad=3#v=onepage&q&f=false

Kaynakça

  1. 1.Necdet Sakaoğlu, Bu Mülkün Kadın Sultanları, 4. Baskı, Sayfa: 204
  2. 2.İslam Ansiklopedisi, Cilt: 35, Sayfa: 472
  3. 3.Stephan Gerlach, Türkiye Günlüğü, II, 637
  4. 4.İNALCIK, Halil, Devlet-i 'Aliyye: Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar -III, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ocak 2018, s. 346.
  5. 5.Uluçay, M. Çağatay. Padişahların Kadınları ve Kızları. Türk Tarih Kurumu, 1992.
  6. 6.Öztuna, Yılmaz, Hürrem Sultan, Ötüken Yayınevi, İstanbul, 1978. (isbn=9754371415)
  7. 7.Pierce, Leslie. "The Imperial Harem : Women and Sovereignty in the Ottoman Empire".
  8. 8.Öztuna, Yilmaz (2005) , Devletler ve Hanedanlar, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, Sayfa: 176
  9. 9.Türkiye Diyanet Vakfı, TDV İslam Ansiklopedisi, Cilt 26, Basım Yılı 2002, Sayfa: 274, 275
  10. 10.Sâ-fî, Zübdetü’t-Tevârîh, Cilt II, Sayfa 7-21
  11. 11.Bõrekci, Günhan (2010)Factions and Favorites at the Courts of Sultan Ahmet I (r. 1603-17) and his Immediate Predecessors. Ohio State Üniversitesi Ph.D. doktora tezi, Say.:126 etd.ohiolink.edu
  12. 12.BÖREKÇİ Günhan, İnkırazın Eşiğinde Bir Hanedan, III. Mehmed I. Ahmed I. Mustafa ve 17. yüzyıl Osmanlı Siyasi Krizi, yıl 2009, sayfa: 90
  13. 13.Börekçi, Günhan, (2010) İnkırâzın Eşiğinde Bir Hanedan: III. Mehmed, I. Ahmed, I. Mustafa ve 17. Yüzyıl Osmanlı Siyasî Krizi, Ohio State Universitesi Ph.D. Doktora tezi Türkçe özeti makale Sayfa:80 academia.edu
  14. 14.Sakaoğlu, Necdet. Bu mülkün kadın sultanları: Vâlide sultanlar, hâtunlar, hasekiler, kadınefendiler, sultanefendiler. Oğlak Yayıncılık, 2008, s. 212. books.google.com.tr