Turkipedia
Menü

Sahn-ı Seman Medresesi

İçindekiler3
  1. Kökenleri
  2. Ayrıca bakınız
  3. Konuyla ilgili yayınlar
  4. Kaynakça

Sahn-ı Seman, Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul'u fethinden sonra kurduğu eğitim kurumları arasında en üst düzeyde eğitim veren yükseköğrenim kurumudur. Sahn-ı Seman; Kur'an, hadis, kelâm, fıkıh, tefsir gibi İslam bilimlerinin yanı sıra fizik, kimya, matematik, astronomi gibi aklî bilimlerde dersler verirdi. Fatih Külliyesi içerisinde yer alan Sahn-ı Seman, külliye bütünlüğü içerisinde yapılmıştır. İnşaatı 1462 ile 1470 yılları arasında sürmüştür.[1]Arşivlenmiş kopya.

Sahn-ı Seman'ın şekillenmesinde Ali Kuşçu ve Fatih Sultan Mehmed'in birlikteliği öne çıkmaktadır. Sahn-ı Seman İstanbul'un ilk Türk yükseköğretim kurumudur. Sahn-ı Seman medreseleri Fatih Külliyesi içindeki en yüksek düzeyli medresedir. Medreselerde Ali Kuşçu tarafından düzenlenen bir okutma planının olduğu, hattâ bunun "Kânûnnâme" şeklinde yapıldığı bilinmekle birlikte, bugüne kadar incelemesi yapılan Osmanlı arşiv belgeleri arasında bu belge ele geçirilememiştir. Bu kanunnamenin aslının 1918 yılında külliyede çıkan yangınla yok olmuş olması da olasıdır.

Sahn-ı Seman, I. Süleyman tarafından açılan Süleymaniye medreseleri zamanına kadar naklî (Dinî dersler) ve aklî (Fen dersleri) bilimlerde öğrenci yetiştirmekteydi. Kanuni devrinde bu medreseler din dersleri ihtisası yapılan medreseler olmuşlar, Süleymaniye medreseleri de aklî bilimlerin ihtisas yeri olmuştur. Ayrıca "Sahn-ı Seman"ın sözlük anlamı "Sekiz Bölüm"dür. Sekiz bölümden oluşan bir medrese olduğu için bu ad verilmiştir. Her bölümde 19 oda bulunur, bu bölümlerde en fazla iki çocuk kalırdı.

Kökenleri

Sahn-ı Seman, Evliya Çelebi'nin de aktardığına göre İstanbul'un tam ortasında iki karaman arasında büyük bir cami ve bu caminin avlusunda kuzey ve güney taraflarında ulemânın da Semâniye[2]Bu medresenin sekiz medreseyi içermesi nedeniyle bu şekilde adlandırılmıştır. olarak adlandırdığı medreselerdir.[3]Seyit Ali Kahraman, Evliya Çelebi Seyahatnâmesi’nde Fatih Sultan Mehmed, ss. 234-237. Buna ek olarak medrese, "Sahn" olarak da adlandırılmış;[4]Kelimenin kökeni tartışmalı olsa da medreselerin kurulmuş oldukları yerin şehrin tam ortasında olması sebebiyle bu şekilde adlandırılmış olduğu düşünülmektedir. Fahri Unan, Kuruluşundan Günümüze Fatih Külliyesi, ss. 61-62. daha sonra bu iki ad birleşerek Sahn-ı Semân olarak kullanılmaya başlanılmıştır.[5]Uzunçarşılı, Osmanlı Devleti İlmiye Teşkilatı, 10

Ayrıca bakınız

Konuyla ilgili yayınlar

  • Fâtih Mehmed II Vakfiyeleri (nşr. Vakıflar Genel Müdürlüğü), Ankara 1938, s. 37-38.

  • Kānun-ı Örfiyye-i Osmâniyye, İÜ Ktp., TY, nr. 3239, vr. 48a-49b; Kānunnâme-i Sultan Süleyman Han, Beyazıt Devlet Ktp., Veliyyüddin Efendi, nr. 1970, vr. 122b-123b.

  • Nişancızâde Muhyiddin Mehmed, Mir'ât-ı Kâinât, İstanbul 1290, II, 401; Atâî, Zeyl-i Şekāik, I, 137, 418.

  • Evliyâ Çelebi, Seyahatnâme, I, 315.

  • Ahmed Refik, Onuncu Asr-ı Hicrîde İstanbul Hayatı (İstanbul 1336), İstanbul 1988, s. 34-35.

  • A. Süheyl Ünver, İstanbul Üniversitesi Tarihine Başlangıç: Fatih, Külliyesi ve Zamanı İlim Hayatı, İstanbul 1946.

Kaynakça

  1. 1.Arşivlenmiş kopya. edebiyat.karabuk.edu.tr
  2. 2.Bu medresenin sekiz medreseyi içermesi nedeniyle bu şekilde adlandırılmıştır. islamansiklopedisi.org.tr
  3. 3.Seyit Ali Kahraman, Evliya Çelebi Seyahatnâmesi’nde Fatih Sultan Mehmed, ss. 234-237.
  4. 4.Kelimenin kökeni tartışmalı olsa da medreselerin kurulmuş oldukları yerin şehrin tam ortasında olması sebebiyle bu şekilde adlandırılmış olduğu düşünülmektedir. Fahri Unan, Kuruluşundan Günümüze Fatih Külliyesi, ss. 61-62.
  5. 5.Uzunçarşılı, Osmanlı Devleti İlmiye Teşkilatı, 10