Turkipedia
Menü

Sırpsındığı Muharebesi

İçindekiler5
  1. Sırpsındığı sözcüğünün anlamı
  2. Bu muharebe ile ilgili tartışmalar
  3. Sebebi
  4. Muharebe
  5. Sonuçları
  6. Kaynakça

Sırpsındığı Muharebesi veya Birinci Meriç Muharebesi, 1364 yılında Sırp İmparatorluğu, Macar Krallığı, İkinci Bulgar İmparatorluğu, Bosna Banlığı ve Eflak Prensliği'nden oluşan ittifakın, Osmanlı Devleti'ni Balkanlar'dan atmak amacıyla başlattığı savaştır. Papalık'ın açık desteğini arkasına alan bu müttefik ordusu, Hristiyan dünyasının Balkanlar'daki Türk ilerleyişine karşı gösterdiği ilk kitlesel tepki ve Osmanlı'ya karşı düzenlenen ilk Haçlı savaşı olma özelliğini taşır.

Muharebe, Osmanlı Padişahı I. Murad'ın Anadolu'da bulunmasını fırsat bilerek Edirne üzerine yürüyen Haçlı ordusunun Meriç Nehri kıyısında kamp kurmasıyla gelişti. Edirne'deki Osmanlı Beylerbeyi Lala Şahin Paşa, durumu kontrol etmek ve düşman hakkında istihbarat toplamak amacıyla Hacı İlbey komutasındaki yaklaşık 10.000 kişilik akıncı birliğini ileri gönderdi. Hacı İlbey, gece saatlerinde güvenlik önlemlerinin yetersiz olduğunu tespit ettiği Haçlı kampına ani bir baskın düzenledi ve Haçlı ordusu panikle dağıldı.

Bu muharebe, Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'daki kalıcılığını ve Trakya'daki hakimiyetini pekiştirdi. Bozgun sırasında Haçlı askerlerinin önemli bir kısmı Meriç Nehri'nde boğuldu, bu kayıplardan ötürü savaşa Sırpça "sındık" (kırılma) kelimesinden hareketle "Sırpsındığı" adı verildi. Savaşın ardından Edirne ve çevresinin güvenliği sağlandı ve 1365 yılında Osmanlı Devleti'nin başkenti kalıcı olarak Edirne'ye taşındı.

Sırpsındığı sözcüğünün anlamı

"Sırpsındığı" yapısı, birleşik kelimedir. "Sırp" ve "Sındık" kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur. İlk kelime (Sırp) bir halkın adıdır. “Sındık” kelimesi ise sı- fiiline eklenen -n- fiilden fiil yapım eki ve -DIk sıfatfiil eklerini içerir. En sonuna da isim tamlaması gereği olarak iyelik eki almıştır. Sı- fiili “1. Kırmak, bozmak. 2. Yenmek, mağlup etmek.” anlamlarını; genişlemiş şekli sın- fiili de “1. Kırılmak, parçalanmak, bozulmak. 2. Yenilmek, bozguna uğramak.” anlamlarını belirtir.[1]Büyük Türkçe Sözlük: sı-, sın- Türk Dil Kurumu

Sırpsındığı Muharebesi, "Sırpların kırıldığı muharebe" demektir. Bunun yanında Sırpsındığı deyiminin Edirne'nin kuzeydoğusunda bulunan şimdiki adı Sarayakpınar olan bu savaşın geçtiği yerin eski adını ifade ettiği de iddia edilmektedir.[2]Onur, Erdal -"Sırpsındığı zaferi:Rumeli'nin ilk şehitleri"- Anıt kitabevi (1995) sayfa:27.

"Sındı" kelimesi eski Türkçede makas demektir. Sırpsındığı, muharebede kullanılan taktikten ötürü bu adı almıştır. Muharebede Osmanlı Ordusu çapraz iki hücüm istikameti ile Sırp ordusuna saldırmıştır.

Bu muharebe ile ilgili tartışmalar

Bu savaşın tarihi ve yeri konusunda çeşitli anlaşmazlıklar bulunmaktadır. Çeşitli Türk ve yabancı kaynaklar bu savaşın Çirmen Muharebesi'nden ayrı bir muharebe olduğunu ve Çirmen Muharebesi'nin nedenlerinden birinin de Sırplarca bu savaşın intikamını almak olduğunu belirtilmektedir. Bunun ispatı olarak da Çirmen'in bugünkü Yunanistan topraklarında olmasına karşın, 1364 yılındaki savaşın bugünkü Türkiye sınırlarında kalan ve bu yerin uzağında bir köyde olduğu,[3]Ucuzsatar, Necati Ulunay. Tarih Boyunca Türk Harp Sanatı Taktik ve Stratejisi. Gnkur. Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı Yayınları, ss. 236-245., 1990. diğer taraftan Papa V. Urban'ın Çirmen Muharebesi'nden önce öldüğü gibi fikirler belirtirler.[4]Urban V. The Holy See.

Aksi yönde, Çirmen Muharebesi ile Sırpsındığı Muharebesi'nin aynı olduğunu iddia eden kaynaklar da bulunmaktadır.

Bir kısım kaynak da 1364 yılında bahsi geçen büyük bir savaşın olduğunu ancak bu savaşın Sırpsındığı olarak değil Birinci Meriç Muharebesi olarak adlandırılması gerektiğini, esas Sırpsındığı Muharebesi'nin 2. Meriç Muharebesi olarak da adlandırılan Çirmen Muharebesi olduğunu iddia ederler.[5]L.S Stavrianos, The Balkan since 1453, sayfa: 43-44.

Sebebi

Osmanlı Türklerinin Edirne'yi 1361'de ele geçirdikleri zaman Konstantinopolis'ten Avrupa'ya giden stratejik ana yol kesilmişti. Türk göçmenler çok sayıda ve çok hızla Trakya'ya yerleşmeye başlamışlardı. Osmanlıların 1363'te Filibe'yi ele geçirmeleri sırasında kaçan ve Sırbistan'a sığınan Bizans kumandanı Osmanlılar üzerine yürünmesini devamlı olarak tavsiye ediyordu. Bulgarlar ve Sırpların yanında Papa V. Urban'ın çabalarıyla Balkanlar'da bulunan Hristiyan devletler olan Macar Krallığı ile Eflâk ve Bosna prenslikleri birleşik olarak bir Haçlı seferi yapmaya karar verdiler ve Osmanlı Devleti'ne karşı ilk kez Haçlı ittifakı oluşturuldu.

Muharebe

1364 yılında Macar Kralı I. Lajos, Pirlepe bölgesinin Sırp kökenli beyi Vukašin Mrnjavčević, Jovan Uglješa, Eflak Prensi ve Bosna Prensi idaresindeki birliklerden oluşan 30.000 (bazı kaynaklar 60.000) kişilik bir Haçlı ordusu kurulup Macaristan Kralı Lajos komutasında Edirne üzerine yürümeye başladı.

Trakya'daki Osmanlı birlikleri Lala Şahin Paşa idaresinde olup 12.000'i geçmiyordu. Osmanlı hükümdarı olan I. Murad Karabiga Kalesi'ni ellerinde bulunduran, kendilerini Anadolu'ya getirten Bizanslılara isyan etmiş Katalan Paralı Asker Birliği kalıntıları ile uğraşmaktaydı. Murad Bey, kendisinden düşmanın sayıca fazlalığı sebebiyle yardım isteyen Lala Şahin Paşa'ya Haçlı ordusunun ilerleyişini yavaşlatma emri vermişti. Lala Şahin Paşa ise takviye gelene kadar Hacı İlbey emrine bir akıncı birliği verip Haçlı ordusunun Meriç'i geçişini durdurmakla görevlendirmişti.

Fakat Haçlı ordusu Meriç'i geçmiş ve Edirne'ye iki günlük rahat yürüyüşle gidilebilecek mesafede olan bir mevkide Meriç Nehri kıyısında kamp kurmuş ve Edirne hemen ellerine geçeceğini umarak rahatlarına bakmaya düşmüşlerdi. Hacı İlbey, Lala Şahin Paşa'nın emrini dinlemedi, gece karanlığından yararlanarak askerlerinin kendilerini sayıca fazla göstermek için iki meşale taşımalarını istedi ve bu türden çeşitli taktiklerle kendi birliklerini sayıca fazla göstererek; komutasındaki daha çok hafif süvari, akıncı, şeklinde olan Osmanlı kuvvetleriyle Meriç'i çevreleyen bataklıkları aşarak Haçlı kampına saldırdı. Bu gece saldırısını beklemeyen, uykuda veya akşamki eğlenceleri dolayısıyla içkili olan Haçlı ittifakı askerlerinin çoğu, Osmanlı ordusunun tamamının üzerine geldiklerini zannedip, geldikleri yola doğru kaçıp çekilmeye çalıştılar. Fakat bu geri çekilme bir paniğe dönüştü. Birçoğu sel suları ile yüklü geniş ve derin Meriç'i yüzerek karşı tarafa geçmek isterken boğuldu.

Sonuçları

Muharebe'nin kazanılmasıyla Edirne ve Batı Trakya, Osmanlı Devleti için daha güvenli hâle geldi. Meriç Nehri, Osmanlı kontrolüne geçti. Balkanlar'daki Macar üstünlüğü kırıldı. Bulgaristan vergiye bağlandı ve Bulgar İmparatorluğu'nun düşüşü ve Bulgaristan'ın Osmanlı eline geçiş süreci hızlandı. Osmanlı ilk kez Haçlı ordusunu yendi. Balkanlar'a geçiş kolaylaştı. Bununla birlikte bu savaş Sırplarda intikam duygusu da uyandırdığından Çirmen Savaşı'nın yapılmasında Sırplar için başlıca nedenlerden biri olmuştur.

Hacı İlbey ise Lala Şahin Paşa tarafından, kimi kaynaklara göre kendi emrini dinlemediği için kimi kaynaklara göre ise kendisi kuvvet fazlalığından korkup padişahtan kuvvet isterken altındaki bir kimsenin düşmana saldırması ve başarı kazanmasını içine sindirememesi, mahcup duruma düşmesinden, zehirlenerek öldürüldü.

Kaynakça

  1. 1.Büyük Türkçe Sözlük: sı-, sın- Türk Dil Kurumu tdkterim.gov.tr
  2. 2.Onur, Erdal -"Sırpsındığı zaferi:Rumeli'nin ilk şehitleri"- Anıt kitabevi (1995) sayfa:27. books.google.com.tr
  3. 3.Ucuzsatar, Necati Ulunay. Tarih Boyunca Türk Harp Sanatı Taktik ve Stratejisi. Gnkur. Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı Yayınları, ss. 236-245., 1990.
  4. 4.Urban V. The Holy See. vatican.va
  5. 5.L.S Stavrianos, The Balkan since 1453, sayfa: 43-44. google.com