Turkipedia
Menü

Konya Muharebesi

İçindekiler3
  1. Başlangıç
  2. Muharebe hazırlıkları
  3. Mısır ordusunun hazırlıkları
  4. Osmanlı ordusunun hazırlıkları
  5. Orduların düzeni
  6. Muharebe

Konya Muharebesi, Konya Ovası'nda Mısır Eyaleti ile Osmanlı İmparatorluğu arasında gerçekleşen bir çatışmadır. Bu savaş sonucunda Reşid Mehmed Paşa esir düştü, Osmanlı İmparatorluğu'nun Mısır'a karşı topladığı son savaş gücüde ortadan kaldırıldı. Böylece Osmanlı kuvvetleri, Kütahya önlerine kadar geri çekilmek zorunda kaldı. Muharebe, Mısırlılara İstanbul yolunu açtı.

Başlangıç

Mehmed Ali Paşa, Yunan İsyanını bastırmasının karşılığında alacağı Suriye Valiliği’ni alamadığı için Osmanlı’ya kırgındı. Suriye’yi işgâl etmek için bahane arayan Mehmed Ali, Güney Filistin'deki Sidon (Sayda) valisi Cezzarzade Abdullah Paşa'nın, Mehmed Ali'nin gaddar politikalarından kaçan 6,000 Mısır köylüsüne sığınma hakkı vermesini ve kendisinin Abdullah Paşa’ya verdiği 11,000 kese altının iade taleplerini reddetmesini bahane etti, kara ve deniz kuvvetlerine Akka şehrini ele geçirme emri verdi. Böylece Mısır'ın Suriye'yi işgal harekâtı ve Birinci Osmanlı-Mısır Savaşı 29 Ekim 1831’de başladı. 1 Kasım 1831'de Mısır'dan biri General İbrahim Yakan komutasında karadan, diğeri de İbrahim Paşa komutasında Yafa'da denizden olmak üzere iki ordu yola çıktı. Mehmed Ali Paşa, böylece Suriye hakkındaki düşüncelerini tamamen açığa çıkarmıştı. Mehmet Ali Paşa Suriye'de ortaya çıkan her karışıklığa müdahale ediyordu. Suriye’de anlaşmazlık ve mücadele özellikle valiler arasında iyice yayılmıştı. Suriye'deki mücadele sadece valiler arasında değil, mahalli partiler arasında da oldukça artmıştı. Bu karışıklıkların çıkmasında özellikle Lübnan Emiri Beşir büyük roller oynamış ve Suriye'deki valileri birbirine düşürmüştü. Mehmed Ali Paşa, Suriye’deki bu karışıklıklardan bir bakıma faydalanıyordu. Çünkü Suriye halkı kötü durumdaydı ve Mehmet Ali Paşa onlara çok şey vaad ediyordu. Hatta bu sırada Suriye ileri gelenlerinden biri: "Bize gelecek Fatih, hangi taraftan gelirse gelsin büyük bir sevinçle karşılanacaktır." demiştir.

II. Mahmut iki vali arasında çıkan anlaşmazlığı barış yoluyla çözmek için çok uğraştı. Her ikisine de mektuplar yazıldı. Abdullah Paşa, Mısırla ilgili meselelere karışmaması konusunda uyarıldı. Fakat yapılan bütün teşebbüsler sonuçsuz kaldı. İmparatorluğun her köşesi gibi Suriye de isyanlarla çalkalanıyordu.

Mısırlılar Kudüs'ü, Filistin ve Lübnan'ın kıyı bölgelerini, zapt edilemez surlara ve çok sayıda topa sahip yaklaşık 3,000 savaşçıdan oluşan güçlü bir garnizona sahip olan Akka hariç, hızla işgal etti. Bir ay gibi kısa bir za­manda İbrahim'in askeri birlikleri Akka'ya ulaşmış ve şehri kuşatmıştır. Osmanlı Paşası Abdullah Paşa komutasındaki Akka, uzun ve kanlı bir kuşatmaya dayandı ve sonunda 27 Mayıs 1832'de Mısırlıların eline geçti. Bunun üzerine II. Mahmud, üstünde üst düzey devlet görevlilerinin de imzaları bulunan ve Kavalalı Mehmed Ali'yi isyankâr bir vali olarak ilân eden bir fetva yayınladı

Ardından İbrahim Paşa, Akka zaferi sayesinde Şam'a ilerleme imkânı bulmuş ve 16 Haziran'da hiç savaşmadan orayı almıştır. Daha sonra Mısır kuvvetleri Humus, Halep, Trablus ve Belen geçidinde olmak üzere Levant'ın her yerinde Osmanlı kuvvetlerini başarılı bir şekilde yenmeyi başardı.

1831-1832 seferinin son muharebesi 18-21 Aralık 1832'de Konya'da meydana geldi. İki ordunun ileri unsurları ve keşif birlikleri arasında 18 ve 19 Aralık'ta birkaç küçük çatışma meydana geldi. 21 Aralık'ta da muharebe gerçekleşti.

Muharebe hazırlıkları

Mısır ordusunun hazırlıkları

Mısır ordusu, 13 Kasım 1832 tarihinde Ereğli'den çıkıp, 18 Kasım 1832 tarihinde Konya'ya girdi. Mısır ordusu hiçbir mukavemetle karşılaşmadan Konya'yı ele geçirdi. Konya halkı da Mısır kuvvetlerine bir tepki göstermedi. Mısır ordusu Konya'da bazı tedbirler almak ihtiyacı hissetti. Konya'yı çevreleyen surların alçak olmasından dolayı şehrin savunulmasını güçleştirdiğinden şehrin savunulmasından vazgeçildi. Bu nedenle savaş alanı için şehrin dışında bir yerin araştırılmasına karar verildi.

Mısır ordusu, Konya'nın dışında, şehrin kuzey ve doğusunu kaplayan Aslım bataklığı civarının savaş alanı olması kararlaştırdı. Bir bataklık alanının muharebe sahası olarak seçilmesinin hem olumlu hem de olumsuz tarafları vardı. Osmanlı ordusu Mısır kuvvetlerine arkadan çevirme harekâtı yapamayacaktı. Ancak Mısır ordusunun kontrolsüz geri çekilmesi durumunda bataklık büyük bir felakete sebep olabilirdi Osmanlı ordusu, Konya garnizonunu tamamen boşaltıp beraberinde götürmüştür. Bu yüzden Mısır kuvvetleri Osmanlı ordusu gibi şehrin dışında bulunan garnizonda değil de, Konya'yı terk edene kadar şehrin içindeki bazı han, konak ve dükkânlarda ikamet etmiştir. Bu hanlar arasında; Mollaoğlu, Abdülfettah, Eğri ve Mevlana Türbesi yakınlarındaki Çelebi hanları bulunmaktadır. Ayrıca Çizmeci Konağı ve Keçeci dükkânları da belli başlı konaklama yerleridir. Mısır ordusu, şehri boşaltıp Konya'nın dış mahallelerindeki çadırlarda ikamet edinceye kadar bu yerlerde barınmışlardır. Mısır kuvvetleri şehrin içinde kalırken, İbrahim Paşa ve üst düzey komutanları Meram'daki konaklarda kalmışlardır. Konya'ya Kasım ayında gelen Mısır kuvvetleri, bütün zamanlarını savaş alanında tatbikat yaparak geçirmişlerdir. Tatbikatlar süresince (1832 yılının Kasım ve Aralık aylarında) hava açık olup, yağmur veya kar yağmamıştır. Hava şartlarının olumlu olması Mısır ordusunun işini kolaylaştırmıştır. Kuru ve çamursuz bir zemin talimi yapmalarını kolaylaştırmıştır.

Osmanlı ordusunun hazırlıkları

Sadrazam Ağa Hüseyin Paşa başarısızlıklarından dolayı görevden alınarak, Reşit Mehmet Paşa, yeni bir ordu kurma görevi ile Sadrazamlık makamına atandı. Sadrazam Reşit Mehmet Paşa komutasında Anadolu'dan ve Rumeli'den toplanan ordu, Karahisar'a çekilen Osmanlı birlikleri ile birleşti. Yeni toplanan ve geri çekilen orduların birleşimi ile Osmanlı birliklerinin mevcudu 65,000 kişi oldu. Bu yekûnun büyük bir bölümünü Rumeli'den toplanan Arnavut ve Boşnak askerleri oluşturuyordu. Bu süre zarfında Osmanlı yönetimi ordunun genel durumunu ve pozisyonunu çok dikkatli bir şekilde takip etti. Sadrazam Reşit Mehmet Paşa, Osmanlı ordusunu Karahisar'dan ileri yürüterek 7 Aralık 1832 tarihinde Akşehir'e getirdi. Sadrazam Reşit Mehmet Paşa, Akşehir'i üs yapıp ilkbahara kadar orduyu burada dinlendirmek, hafif süvari birlikleri ile Konya ve çevresini kuşatıp Mısır ordusunun ikmal yollarını kesmek niyetinde idi. Böylelikle Akşehir'e kadar gelmiş ve yorulmuş olan ordu dinlendirilecek ve savaş talimleri yaptırılarak muharebeye hazır hale getirilecekti. Öbür taraftan Mısır ordusu da ani baskına uğrama endişesi yaşayacağından moral yönünden zayıf düşecekti. Aksi takdirde, yorgun ordunun savaşa girmesi Mısır tarafına avantaj sağlamaktan başka bir işe yaramayacaktı. Osmanlı Sultanı II. Mahmud, ordunun Akşehir'de dinlendirilmesi düşüncesine şiddetle karşı çıktı. Çünkü II. Mahmud, Osmanlı ordusunun Hums ve Belen'de uğradığı ağır mağlubiyetlere bir an evvel karşılık verilmesini istiyordu. Onun için de ordunun hemen harekete geçilerek Mısır ordusuna hücum etmesini emretti. Akşehir'de hazırlıklarını tamamlayamayan Osmanlı ordusu, 10 Aralık 1832'de Konya'ya doğru yürüyüşe geçti. Osmanlı ordusu Akşehir'den Konya'ya gelirken Akşehir, Argıthanı, Ilgın, Kadınhanı ve Lâdik yol güzergâhını takip etti. Kadınhanı-Sarayönü yol güzergâhından Konya'ya giden Sille yolu, 65,000 kişinin geçemeyeceği kadar dar olmasından ve bu yolun mevsimin şartlarından olumsuz etkilenmesinden dolayı tercih edilmedi. Osmanlı Sadrazamı, ordusunu bir taraftan Konya üzerine yürütürken bir taraftan da ordu komutanları ile yeni savaş stratejileri üzerinde çalıştı. Osmanlı ordusu Konya'ya girmeden önce dokuz saat uzaklıktaki Lâdik'te bir müddet konakladı. Burada yapılan görüşmelerde bir meydan muharebesi yapılması fikri kabul edildi.

Orduların düzeni

Osmanlı ordusunun savaş tertibatı içindeki dizilişi; sağ kanatta Sadrazam Reşit Mehmet Paşa, sol kanatta ise Şam Valisi Hacı Ali Paşa şeklindedir. Mısır ordusunda ise, sağ kanatta İbrahim Paşa, sol kanatta Müslüman olduktan sonra Süleyman Paşa ismini almış Fransız Albay Seve bulunmaktadır. Her iki tarafında topları, savaş düzenine göre ön tarafta olup, yerleşik pozisyondadır. Yanlarında süvariler ve bunların hemen arkasında ise piyadeler bulunmaktadır.

Muharebe

Savaş alanında büyük bir sis vardı. Savaş düzenine geçmiş tarafların, sisle birlikte bütün planları alt üst oldu. Yoğun sisten en fazla etkilenen Osmanlı tarafı olup, görüş mesafesinin kaybolmasıyla topları devre dışı kaldı. Her iki savunma hattının ortalama uzaklığı 1–2 km olup, sisin ortalığı kaplamasıyla görüş mesafesi 500 m altına indi. Ayrıca muharebe alanının engebeli olması, sisle birleşince görüş mesafesi 50–100 m kadar düştü. Hal böyle olunca sisli bir ortamda tarafların birbirini görmesi mümkün olmadığından her iki tarafta sis perdesi kalkana kadar top atışlarıyla vakit geçirdi. Top sayısı bakımından üstünlüğü bulunan Osmanlı ordusu sisten dolayı bu üstünlüğü kullanamadı. Ancak daha sonra Osmanlı ordusu, görüş mesafesinin artmasıyla birlikte toplarını devreden çıkarıp, süvarilerini harekete geçirmiştir. Osmanlı süvarisi 21 Aralık sabahı 08.30 da Mısır savunma hatlarına doğru taarruza kalkmıştır. Fakat Osmanlı atlısı, Mısır savunma hatlarını aşamamıştır. Osmanlı ordusunda toplardan sonra süvarilerinde yeterli etkiyi gösterememesi, nedeniyle devreye piyadeler girdi. Sayısal üstünlüğü elinde bulunduran Osmanlı piyadeleri hızla hücuma kalkarak Mısır ordusunun sol kanadına büyük bir darbe indirdi. Sadrazam Reşit Mehmet Paşa, sol kanattaki bozulmayı fark edince elindeki bütün kuvvetleri buraya sevk etti. Fakat İbrahim Paşa yerinde kararlar ve manevralarla sol kanattaki bozulmanın önüne geçti.

Mısır ordusu, muharebe tüm şiddeti ile devam ederken savunma hatlarını terk ederek, Konya'nın dışındaki Araplar mahallesindeki Çingene Höyüğü'ne kadar çekilmiştir. Osmanlı Sadrazamı Reşit Mehmet Paşa, Mısır ordusunun Araplar mahallesine kadar çekilmesi üzerine, ileri bir harekâtta bulunarak ordusunu Konya şehrine sevk etmiştir. Savaş tüm hızıyla devam ederken hava şartları da değişiklikler göstermeye başlamış, muharebe alanı aniden tekrar bir sisle kaplanmıştır. Fakat Osmanlı askeri Mısır kuvvetlerinin geri çekilmesini fırsat bilmiş, bütün güçleri ile saldırıya geçmiş ve sise aldırış etmemiştir. Bu saldırı esnasında Osmanlı ordusunun, Sadrazam Reşit Mehmet Paşa'nın komuta ettiği, sağ kolunun hatları arasında bir kopukluk meydana gelmiştir. Osmanlı kuvvetleri, bu durumu önemsemeyerek fütursuzca saldırmaya devam etmiş ve hatlar arasındaki irtibat tamamen kopmuştur. Hatlar arasındaki iletişiminin kopmasında, Mısır ordusunun ani çıkışları da etkili olmuştur. Sürekli değişiklik gösteren havadan dolayı muharebenin de seyri değişmekteydi. Sabahın erken saatlerinde savaş alanını kaplayan sisin yerini açık hava almış, daha sonra da bu açık hava yerini tekrar sise bırakmıştı. Öğleden sonra açık havanın yerini alan sisten dolayı görüş açısı çok düşmüştü. Sisin, savaşın başlamasındaki rolü, sonrasında da devam etmiştir. Savaşın seyri, ikindiden sonra havanın kararmasıyla tamamen değişmiştir.

Savaş alanında havanın kararmasına kadar taraflar birbirlerine karşı avantaj sağlayamadı. Fakat havanın kararmaya başlaması ve Mısır ordusunun sürekli geri çekilmesi, Osmanlı ordusunun üstünlük kurmasına sebep oldu. Mısır kuvvetlerine bitirici darbeyi vurmak için hücumlarını artıran Osmanlı ordusunda iletişimin kopmasına ek olarak, disiplin de bozuldu. Osmanlı ordusunun ataklarını sıklaştırması karşısında Mısır kuvvetlerinde yorgunluğunda etkisiyle büyük bir endişe oluştu. Yorgunluk ve endişe Mısır ordusu içinde bozulmalar şeklinde kendisini gösterdi. Mısır ordusundaki bozulmadan yararlanmak isteyen Reşit Mehmet Paşa, savaşın seyrini değiştiren büyük bir hata yaptı. Osmanlı Sadrazamı, askerlerini cesaretlendirmek için öne çıktığı sırada kendi askeri zannederek Mısır atlılarının arasına girdi. Bir anda karşılarında Osmanlı kumandanını gören Fellahlar, hemen etrafını çevirerek esir aldılar. Sadrazamın esir düştüğünden haberi olmayan Osmanlı ordusu, gece yarısına kadar savaşa devam etti. Havanın iyice kararması ve tarafların birbirlerine karşı üstünlük sağlayamamalarından dolayı her iki ordu da geri çekilerek savaşı ertesi güne bıraktı. Osmanlı ordusu, toplanma noktası olan Dokuzun Hanı'na gelince Sadrazam Reşit Mehmet Paşa'nın esir düştüğü haberini aldı. Haber ordu içinde kısa sürede yayılarak paniğe neden oldu. Rumeli'den toplanan Arnavut ve Boşnak 10,000 paralı asker, ordudan firar etti. Firarın önünü almak isteyen Osmanlı Kurmayları, orduyu Dokuzun Hanı'ndan Akşehir'e çekme kararı aldı. Bu kararla Osmanlı ordusu Konya Muharebesini kaybetti.