Hoca Sinan Paşa
Hoca Sinan Paşa (d. 1440 - ö. 1486 Gelibolu), 15. yüzyıl Osmanlı kelam alimi, matematikçi ve devlet adamı.
Fatih ve II. Bayezid dönemlerinin önemli bir bilim, din ve sanat adamıdır. Fatih'in saltanatında 1476-1477 yılları arasında sadrazamlık yapmıştır.
En ünlü eseri, kendine has bir üslupla kaleme aldığı Tazarrunâme (Yakarışlar Kitabı) adlı kitaptır.[1]Gümüşkılıç, Mehmet. Sinan Paşa'nın Tazarru'name'sinin Vatikan Nüshası. Turkish Studies, Cilt 10/12, Yaz 2015.
Hayatı
1437-1441 yılları arasında Sivrihisar, Bursa veya İstanbul'da dünyaya geldi.[2]Koç, Aylin. Sinan Paşa. Türk Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi Cilt 37, yıl 2009. Asıl adı Sinâeddîn Yusuf'tur. Babası İstanbul'un ilk kadısı Hızır Bey, annesi ise Osmanlı âlimlerinden Molla Yegân'ın kızıdır.[2]Koç, Aylin. Sinan Paşa. Türk Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi Cilt 37, yıl 2009.
İstanbul'un fethi'nden sonra babası İstanbul kadısı olarak İstanbul'da görevlendirildiğinde on üç- on dört yaşlarındaydı. İstanbul'da dedesi Molla Yegân'ın meclisine devam etti; Molla Hüsrev, Molla Gürani, Molla Kırîmî, Hocazâde Muslihuddin ve Kestelî gibi devrin büyük ulemâsı ile tanıştı. Fatih'in İstanbul'a davet ettiği Ali Kuşçu'nun da talebesi oldu.[1]Gümüşkılıç, Mehmet. Sinan Paşa'nın Tazarru'name'sinin Vatikan Nüshası. Turkish Studies, Cilt 10/12, Yaz 2015.
Babasının 1459'da ölümü üzerine Fatih tarafından Edirne'ye bir medreseye müderris olarak tayin edildi; daha sonra "hace-i sultânî" lakabıyla Fatih'in hocası oldu ve Sahn-ı Semen müderrisliğine getirildi. Padişah Fatih Sultan Mehmed kendisini 1470 senesinde vezirliğe getirdi, bu tarihten sonra "Hoca Paşa" olarak anılmaya başladı[3]Karagözlü, Volkan. Tazarru‘-nâme’nin Söz Düzeni -I-. Divan Edebiyatı Araştırmaları Dergisi 16, İstanbul 2016.
1477 yılında Gedik Ahmed Paşa'nın azledilmesi üzerine vezîr-i azamlığa getirildi. Aynı yıl bilinmeyen bir sebeple bu görevden el çektirildi ve hapsedildi. İstanbul ulemasının toplu halde padişaha başvurup Sinan Paşa hapisten çıkarılmazsa bütün kitaplarını yakarak Osmanlı topraklarını terk edeceklerini bildirmeleri üzerine hapisten çıkarılıp Sivrihisar kadılığı ve müderrisliği vazifesiyle İstanbul'dan uzaklaştırıldı.[2]Koç, Aylin. Sinan Paşa. Türk Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi Cilt 37, yıl 2009.
II. Bayezid 1481'de tahta geçince yeniden vezirliğe yükseltilmiş ve Edirne Dârülhadisi müderrisliğine getirilmiştir. Riyâziye, hey'et, fıkıh ve kelâm mevzularında Arapça olarak yazdığı risâlelerinin çoğunu Fâtih Sultan Mehmed devrinde kaleme alan Sinan Paşa, II. Bayezid döneminde din, tasavvuf, ahlâk ve evliya menkıbeleri konularındaki Türkçe eserlerini verdi.[2]Koç, Aylin. Sinan Paşa. Türk Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi Cilt 37, yıl 2009.
1486 yılında kimi kaynaklara göre Edirne'de, kimilerine göre İstanbul'da öldü.[2]Koç, Aylin. Sinan Paşa. Türk Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi Cilt 37, yıl 2009. Mezarı, Çanakkale'nin Gelibolu ilçesinin Hamzakoy mevkisindedir.
Fâtih döneminin kazaskerlerinden Mollâ Mehmed'in kız kardeşiyle evlenmiş ve bu evlilikten Ahmed ve Mehmed Çelebi adında iki çocuğu olmuştur.[3]Karagözlü, Volkan. Tazarru‘-nâme’nin Söz Düzeni -I-. Divan Edebiyatı Araştırmaları Dergisi 16, İstanbul 2016.
Ömrünün sonuna doğru birkaç ay içinde kaleme aldığı[4]Kırman, Aydın. Klâsik Türk Nesrinde Ses ve Anlam Đlişkileri Hakkında Bir Metin İncelemesi:Tazarrûnâme Örneği. Muğla Üniversitesi SBE Dergisi Bahar 2005 Sayı 14. Tazarrûnâme, onun en önemli eseridir. Tazarrûnâme, gerek devrinde gerekse daha sonraki dönemlerde çok okunmuş; çeşitli edebiyat tarih ve tarihçileri tarafından sanatkârâne nesir üslûbunun en başarılı örneği olarak kayda geçirilmiştir.[4]Kırman, Aydın. Klâsik Türk Nesrinde Ses ve Anlam Đlişkileri Hakkında Bir Metin İncelemesi:Tazarrûnâme Örneği. Muğla Üniversitesi SBE Dergisi Bahar 2005 Sayı 14.
Eserleri
Tazarruname ilk ve en önemli eseridir. Türkçe mensur bir tasavvuf eseridir.
Nasihatname, ahlaka dair nesir tarzında Türkçe bir eserdir.[2]Koç, Aylin. Sinan Paşa. Türk Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi Cilt 37, yıl 2009.
Tezkiretülevliya, Alâeddîn Attar'ın Tezkiret-ül-Evliyâ'sı örnek alınarak hazırlanmış Türkçe mensur eserdir bir eserdir[2]Koç, Aylin. Sinan Paşa. Türk Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi Cilt 37, yıl 2009.
Haşiye ala şerhül mülehhas, Kadızade Rumi'nin Çagmini Şerhi'ne yazılmış Arapça bir hâşiyedir.[2]Koç, Aylin. Sinan Paşa. Türk Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi Cilt 37, yıl 2009.
Risale minel Hendese, Ali Kuşçu'nun Fâtih'in huzûrunda tartıştığı hendeseyle ilgili bir meseleyi ele alan Arapça eserdir.[2]Koç, Aylin. Sinan Paşa. Türk Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi Cilt 37, yıl 2009.
Beydâvî Tefsirine Hâşiye, Kadı Beydavi'nin Kadı Tefsiril diye de bilinen tefsirine hâşiye[2]Koç, Aylin. Sinan Paşa. Türk Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi Cilt 37, yıl 2009.
Feth-ül-Fethiyye, Ali Kuşçu'nun Fethiyye isimli eserinin Arapça şerhidir.[2]Koç, Aylin. Sinan Paşa. Türk Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi Cilt 37, yıl 2009.
Risâle alâ Evveli Kitâb-it-Tehâreti min-el-Hidâye, Burhâneddin el-Mergīnânî'nin el-Hidâye'sinin tahâret bahsine dair Arapça risâlesi.[2]Koç, Aylin. Sinan Paşa. Türk Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi Cilt 37, yıl 2009.
Kaynakça
- 1.Gümüşkılıç, Mehmet. Sinan Paşa'nın Tazarru'name'sinin Vatikan Nüshası. Turkish Studies, Cilt 10/12, Yaz 2015. turkishstudies.net
- 2.Koç, Aylin. Sinan Paşa. Türk Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi Cilt 37, yıl 2009. islamansiklopedisi.info
- 3.Karagözlü, Volkan. Tazarru‘-nâme’nin Söz Düzeni -I-. Divan Edebiyatı Araştırmaları Dergisi 16, İstanbul 2016. devdergisi.com
- 4.Kırman, Aydın. Klâsik Türk Nesrinde Ses ve Anlam Đlişkileri Hakkında Bir Metin İncelemesi:Tazarrûnâme Örneği. Muğla Üniversitesi SBE Dergisi Bahar 2005 Sayı 14. infolla.com