Güney Filistin Çıkmazı
İçindekiler13
- Gazze’de Britanya yenilgileri
- Gazze Muharebelerinden Sonraki Durum
- Alman ve Osmanlı kuvvetleri
- Mısır Seferî Kuvveti
- Yaşam koşulları
- Mısır Seferi Kuvveti'nin Harekâtları, Nisan – Haziran
- Siper savaşı
- Süvari devriyeleri
- Hava bombardımanları
- Hava muharebelerinin başlaması
- Mayıs ve Haziran’da EEF takviyeleri
- Dinlenme kampı ve izin
- Murray’nin görevden alınması ve Allenby’nin atanması
- Çöl Kolordusunun yeniden teşkili
- Üç süvari tümeninin konuşlanması
- Rotasyonlar
- Osmanlı Yıldırım Orduları Grubu’nun faaliyete geçmesi
- Allenby’nin Gelişi
- EEF harekâtları, Temmuz–Ekim
- Siper savaşı
- Süvari harekâtları
- Hava taarruzları
- Hava muharebeleri devam ediyor
- 7. ve 8. Osmanlı Ordularının Faaliyete Geçirilmesi
- Çıkmazın Sonu
- Ayrıca bakınız
- Dış bağlantılar
- Kaynakça
Güney Filistin Çıkmazı, I. Dünya Savaşı’nda Britanya Mısır Seferî Kuvveti (EEF) ile Osmanlı 4, 7 ve 8. Ordu'ları arasında altı ay süren bir karşı karşıya kalma durumuydu. İki hasım kuvvet, Sina ve Filistin Cephesi sırasında Gazze’den Birüssebi’ye uzanan hat boyunca mevzilenmiş, ancak taraflardan hiçbiri rakibini geri çekilmeye zorlayamamıştı. Çıkmaz, Nisan 1917’de Mısır Seferi Kuvveti birliklerinin İkinci Gazze Muharebesi’nde Osmanlı Ordusu tarafından mağlup edilmesiyle başlamış ve 31 Ekim 1917’de Birüssebi Muharebesi ile başlayan EEF taarruzuna kadar sürmüştür.
Çıkmazdan önce, Osmanlı 4. Ordu'suna bağlı birlikler, EEF’nin bir dizi zaferi neticesinde Sina Yarımadası’ndan çekilmek zorunda kalmıştı: Ağustos 1916’daki Romani Muharebesi, Aralık’taki Magdabe Muharebesi ve Ocak 1917’deki Rafa Muharebesi. EEF bu zaferlerin ardından Gazze’yi ele geçirmek için iki başarısız girişimde bulundu: Mart’taki Birinci Gazze Muharebesi ve Nisan’daki İkinci Gazze Muharebesi. Bu iki Osmanlı zaferi, EEF’in Güney Filistin’i işgal etme girişimini durdurmuş ve çıkmaza yol açmıştır.
Altı ay süren bu çıkmaz sırasında EEF, Necef Çölü’nün kenarındaki mevzileri elde tutmuş, iki taraf da kesintisiz siper harbi ve doğudaki açık kanatta süvari devriyeleriyle mücadele etmiştir. Her iki taraf da bu süre zarfında kuvvetlerini yeniden düzenleme, komutan değişiklikleri yapma, eğitim icra etme ve gelecekteki büyük muharebelere hazırlık fırsatını değerlendirmiş; bu süreç nihayetinde Aralık 1917’de EEF’nin Kudüs’ü ele geçirmesi ile sonuçlanmıştır.
Gazze’de Britanya yenilgileri

Mart 1917’deki ilk Gazze yenilgisinin ardından, Doğu Kuvveti’nin komutanı Korgeneral Charles Dobell, 53. (Galler) Tümeni’nin komutanı Tümgeneral Alister Dallas’ı görevden aldı, tümen ise Çöl Kolordusu’ndan Doğu Kuvveti’ne aktarıldı. Ancak 21 Nisan’daki ikinci yenilginin ardından, bu kez General Archibald Murray Dobell’i görevden aldı ve yerine Çöl Kolordusu’nun komutanı Korgeneral Philip Chetwode’u terfi ettirdi. Chetwode’un yerine Anzak Süvari Tümeni komutanlığından terfi ettirilen Harry Chauvel geçti, Yeni Zelanda Süvari Tugayı’nın komutanı Edward Chaytor ise Chauvel’in yerini aldı. Bununla birlikte Korgeneral Archibald Murray'de Haziran ayında Mısır Seferî Kuvveti (EEF) komutasından alınarak İngiltere’ye geri gönderilecekti.[1]Grainger 2006 ss. 61–2[2]Powles 1922 ss. 108–9[3]Falls 1930 Cilt 1 s. 351[4]Erickson 2007 s. 99
İkinci Gazze Muharebesi’ndeki yenilginin ardından Necef Çölü’ne dayanan EEF için Osmanlı kuvvetlerinin geniş çaplı bir karşı taarruz başlatmaması büyük bir şans olmuştu; zira böyle bir taarruzun EEF’i hatırı sayılır bir mesafeye geri püskürtmeyi başarması muhtemeldi.[5]Moore 1920 ss. 71–3 Bununla birlikte EEF, muharebenin sonunda elinde tuttuğu mevzileri güvence altına alma, ağır kayıplara uğrayan piyade tümenlerini yeniden örgütleme ve takviye etme gibi acil sorunlarla karşı karşıya kalmıştı.[3]Falls 1930 Cilt 1 s. 351
Britanya kuvvetleri, Birinci Gazze Muharebesi'nde yaklaşık 4.000 kayıp vermişti,[6]Falls 1930 Cilt 1 s. 315 ikinci muharebede ise 6.000’den fazla kayıp yaşadı.[7]Falls 1930 Cilt 1 s. 348 not Bu kayıpların idaresi gerekiyordu; ölüler gömülüyor, şahsi eşyaları depolanıyor ya da memlekete gönderiliyor, yaralıların tedavisi sağlanıyordu.[8]Brittain 1980 s. 370 Bu sırada EEF’in demiryolu hattı, İkinci Gazze Muharebesi’nden önce ulaştığı Deyr'ül Belah’tan Şellal’a uzanan bir yan hatla genişletildi.[2]Powles 1922 ss. 108–9
EEF, İkinci Gazze Muharebesi sonrasında geri çekilirken, Yeni Zelanda Süvari Tugayı Gazze Vadisi üzerinde Gazze’nin 8 km güneyindeki Tel Fara’da mevzilendi ve muhtemel bir karşı taarruza karşı siperler kazdı.[9]Moore 1920 ss. 70–1[10]Falls 1930 Cilt 2 s. 131
Her iki taraf da Gazze–Birüssebi hattını savunmak için geniş çaplı tahkimatlar inşa etti (özellikle neredeyse birleşme noktasına gelen yerlerde bu tahkimatlar oldukça güçlüydü). Bu siperler Batı Cephesi’ndekilere benziyordu, ancak o kadar geniş çaplı değildi ve açık bir kanat barındırıyordu.[11]Bruce 2002 s. 106[12]Woodward 2006 ss. 88–9
Birbirinden mesafe ile ayrılan savunma hatları, Akdeniz kıyısındaki Şeyh Ailin’den başlayarak Şeyh Abbas üzerinden Tel el Cemmi ve Birüssebi’ye kadar boyunca uzanıyordu. Ancak Şeyh Abbas’ın ötesinden itibaren kesintisiz siper hatları, Osmanlı hattının Gazze’den Birüssebi yoluna doğru güneydoğuya uzanmasıyla bir dizi tahkimli mevziiye dönüşüyordu; bu sırada EEF hattı ise Gazze Vadisi boyunca daha keskin biçimde güneye yöneliyor ve Osmanlı hattının 14 km güneyine kadar inebiliyordu.[13]Woodward 2006 ss. 87–8[14]Powles 1922 s. 106[15]Bou 2009 s. 162[16]Blenkinsop 1925 ss. 185–6[17]Downes 1938 s. 622
Gazze Muharebelerinden Sonraki Durum
Alman ve Osmanlı kuvvetleri

İkinci Gazze Muharebesi’nden sonra Osmanlı 4. Ordusu; 174.908 asker, 36.225 hayvan, 5.351 deve, 145.840 tüfek, 187 makineli tüfek ve 282 top ile donatılmış durumdaydı. Bu sırada 4. Ordu’nun beş kolordusu Filistin, Suriye’nin kuzey kıyıları ve Hicaz demiryolunun garnizonundan sorumluydu.[18]Erickson 2001 s. 163
Enver Paşa ve Osmanlı Genelkurmayı’nın stratejik öncelikleri, bu kuvveti kullanarak EEF’i Süveyş Kanalı’na geri püskürtmek, Bağdat ve Mezopotamya ile birlikte İran’ı geri almak yönündeydi; ancak bu sırada “mevcut olmayan iç iletişim hatlarına” ve “stratejik ulaştırmadaki kronik yetersizliklere” güvenmek zorundaydılar.[19]Erickson 2001 s. 159 1917’de Filistin ve Suriye’deki Osmanlı 54. ve 59. Piyade Tümenleri faal olamaz hale geldi. Bu iki tümenin kaybı, Türkiye’den gelen tek hatlı, tamamlanmamış demiryolunun yol açtığı ikmal sorunlarına bağlandı; bu hat Toros Dağları ve Amanos Dağları üzerinden 1918’e kadar tamamlanmamıştı.[20]Erickson 2007 s. 106 Bu eksikliklere rağmen, Gazze’deki iki zaferin ardından Osmanlı Ordusu “gerek kuvvet gerekse moral bakımından büyük ölçüde güçlenmişti.”[21]Downes 1938 s. 627
Nisan’daki Gazze muharebesinden birkaç hafta sonra, General Kreß von Kressenstein, Cemal Paşa’nın emri altında sahadaki Alman komutanı olarak, 4. Ordu’nun 3., 16. ve 53. Tümenlerine takviye olarak 7. ve 54. Tümenleri ekledi.[22]Bruce 2002 p. 106[23]Woodward 2006 pp. 88–9 Bu kuvvet, Gazze–Birüssebi hattını tutmak üzere iki kolordu halinde yeniden düzenlendi: 20. Kolordu (16. ve 54. Piyade Tümenleri, 178. Piyade Alayı, 3. Süvari Tümeni) ve 22. Kolordu (3., 7. ve 53. Piyade Tümenleri).[18]Erickson 2001 s. 163

Osmanlıların uzunluğundaki cephe hattı Gazze’den güneydoğuya uzanıyor, güneybatıya hâkim durumda bulunuyordu; EEF ise açık, alçak ve engebeli, çok sayıda derin vadilerle kesilmiş arazide yayılmıştı. Gazze’den Birüssebi’ye bu cephe hattı “neredeyse elli kilometre boyunca kesintisiz uzanıyordu.”[18]Erickson 2001 s. 163 Hattaki Rijm el Atavineh ve Aba Hareira gibi büyük savunma ileri karakolları birbirini destekleyebiliyordu; hemen hemen düzlük bir ovaya hâkim olduklarından, bunlara karşı doğrudan taarruz neredeyse imkânsız hale geliyordu.[24]Massey 1919 s. 16 Gazze ile Aba Hareira arasında, Wadi el Şeria ve Birüssebi’ye yarı yolda Osmanlı savunmaları özellikle güçlüydü. Bu tahkimatlar Birüssebi’ye kadar uzanmasa da, sağlam kayalardan oyulmuş mevziler kasabayı bir kale haline getirmişti.[25]Falls 1930 Cilt 1 s. 353
Gazze’ye en yakın bölgede, Kreß von Kressenstein’ın 4. Ordusu’na bağlı 3. Tümen, Gazze’yi ve Samson Tepesi’nden (Gazze’nin 3 km güneybatısında) başlayarak Birüssebi yolunu Khashm el Bir ve Khashm Sihan’a kadar uzanan savunma hatlarını tutuyordu. Bu noktadan itibaren yol boyunca Osmanlı savunmaları 53. Tümen tarafından tutulurken, 79. Alay tahkim edilmiş mevzileri savunuyor, 16. Tümen’in iki taburu Tel esh Şeria’yı (Gazze’den 24 km, hattın yarısında) tutuyordu. Osmanlı süvari tümeni ise Gazze’nin 16 km doğusundaki Huj civarına yerleştirilmişti.[26]Carver 2003 s. 201
Takviye için gelen yeni birlikler, Yıldırım Ordular Grubu’nun ve Yedinci ve Sekizinci Orduların teşkiline yol açan yeniden yapılanmaya dahil edildi. Bu yeni birliklere Batı Cephesi’nde geliştirilen muharebe yöntemleri öğretildi, çok kademeli birleşik muharebe eğitimleri yapıldı.[27]Erickson 2007 ss. 102–3 Bu yeni gelenler arasında, daha sonra Sekizinci Ordu’nun bir parçası olacak 7. Piyade Tümeni’nin tecrübesi tipikti. Bu tümen 14 Ocak 1917’de İstanbul’dan ayrılmış, Nisan ortalarında Halep’te yeniden örgütlenmiş, Kudüs üzerinden geçerek 7 Mayıs–14 Haziran 1917 arasında Birüssebi’ye ulaşmıştı. Mayıs başında Kudüs’te 20. Piyade Alayı bölük seviyesinde eğitime başlamış, Birüssebi’ye ulaştığında yedekte kalıp Haziran sonuna kadar cepheye girmeden bölgeye özgü eğitim yapmış, ardından cepheye girerek el bombası ve havan kullanımı, tahkimat, keşif ve karşı-keşif eğitimlerini sürdürmüştür. 21. Piyade Alayı da benzer eğitim almıştır.[28]Erickson 2007 s. 103[29]Falls 1930 Cilt 2 s. 136

28 Haziran–10 Ağustos arasında 7. Tümen ve nihayetinde Filistin’deki tüm Osmanlı piyade tümenleri yeniden düzenlenerek tüfek gücünün dörtte biri, yani her dört bölükten biri hafif makineli tüfeklerle donatıldı; bu durum ateş gücünü büyük ölçüde artırarak hücum ve savunma kabiliyetlerini güçlendirdi.[28]Erickson 2007 s. 103 Ayrıca Gazze–Birüssebi savunmalarının komutanı Kreß von Kressenstein, Alman Fırtına Birlikleri’ne (Stosstruppen) eşdeğer taarruz müfrezeleri kurulmasını emretti. 7. Tümen, 17 Temmuz 1917’de 50 kişilik bir taarruz müfrezesi teşkil etti.[28]Erickson 2007 s. 103[30]İngiliz Savaş Müzesi Fotoğrafı Q80044, Dr. David Nicolle tarafından The Ottoman Army, 1914–1918 (Londra: Osprey Press, 1994), s. 23’te yayımlanmıştır. Fotoğraf ayrıca Perrett, Megiddo 1918, s. 30’da da görülmektedir. Erickson bu fotoğrafı şu şekilde betimler: “Adamlar iyi oturan üniformalar giymiş, Alman tarzı çelik miğfer takmış, koltuk altı el bombası torbaları taşımakta, yanında sopalı el bombaları, Alman Mauser tüfekleri ve tozlukları bulunmaktadır. Bu eşsiz fotoğraf önemlidir; çünkü adamlar güvenli, sağlıklı, iyi beslenmiş ve eksiksiz teçhizatlı görünmektedir – ki bu durum Filistin’deki Osmanlı Ordusu’na dair tarihî algımızla çelişmektedir. Nicolle’un fotoğrafından genelleme çıkarmak tehlikeli olsa da, en azından bir bölgede Osmanlıların, taarruz birliklerini oluşturmak için adam seçimine ve bakımına öncelik verdikleri açıktır.” [Erickson 2007 ss. 103–4]

Ana eğitim tesisi, 1917 başlarında EEF Gazze’ye yaklaşırken Hafirülavce’dan kuzeye, Gazze ile Birüssebi’nin ortasındaki Tel eş'Şeria’ya taşınmıştı.[31]Cutlack 1941, ss. 49–52[32]Falls 1930 Cilt 1 s. 321 Okul, Batı Cephesi’nin Galiçya, Romanya ve Makedonya cephelerinden gelmiş tecrübeli Osmanlı subaylarının yanı sıra Alman ve Avusturyalı eğitmenler tarafından yönetiliyordu. Derslerde, o dönemde Batı Cephesi’nde kullanılan taktikler ve silahlar öğretiliyordu. Komutanlar 15 günlük bir kurs, tümen subayları ise altı haftalık bir kurs alıyor, bu kurslarda özellikle “yeniden düzenlenen Osmanlı piyade taburları için hayati önemde” olan makineli tüfeklerin kullanımı öğretiliyordu. Topçu eğitimi de güncel yöntem ve taktikleri içeriyordu.[20]Erickson 2007 s. 106[33]Erickson 2007 ss. 103
Mısır Seferî Kuvveti
EEF’in, Filistin’e ilerlemeye yetecek gücü, Gazze’deki iki muharebede büyük ölçüde kırılmıştı. 52. (Lowland) Tümeni, 53. (Galler) Piyade Tümeni ve 54. (East Anglian) Tümeni, ilk muharebeden önce mevcudundan yaklaşık 1.500 kişi eksik olarak rapor edilmişti,[34]Falls 1930 Cilt 1 ss. 328–9 ve iki muharebe sırasında 10.000 ek kayıp vermişti.[35]Falls 1930 Cilt 1 ss. 315, 348[36]İki süvari tümeni yalnızca yaklaşık 750 kayıp verdi. [Falls 1930 Cilt 1 s. 348] Üç ay sonra hâlâ 5.150 piyade ve 400 yeomanry eksik durumdaydılar.[37]Allenby’nin Robertson’a 12 Temmuz 1917 tarihli raporu, Hughes 2004 ss. 34–5 Güçlü şekilde tahkim edilmiş ve yeni takviyeler almış Osmanlı mevzilerini yenmek için çok daha büyük bir kuvvete ihtiyaç vardı.[38]Blenkinsop 1925 s.199

Kalıcı savunmalar, Gazze’den deniz kıyısından başlayıp Şellal’a (Gazze Vadisi üzerinde) kadar inşa edildi. Şellal’dan hafif tahkim edilmiş bir hat El Gamli’ye, oradan da 11 km güneydeki Tel el Fara’ya kadar uzanıyordu. Batı sektörü neredeyse Tel el Cemmi’ye kadar ulaşıyor, kuvvetli tahkimat ve tel örgülerle korunuyor ve piyade tarafından savunuluyordu. Çöl Atlı Kolordusu, doğu kanadındaki açık ovada ileri karakollar ve devriyelerden sorumlu olup Osmanlı kuvvetlerini her fırsatta rahatsız etmekle görevliydi; aynı zamanda kuyular ve sarnıçlar haritalandırıldı.[39]Massey 1919 s. 15[40]Powles 1922 ss. 106, 108–9

Açık doğu kanadı, yalnızca dört noktadan (kıyıdaki kumsal dışında) geçilebilen Wadi Gazze tarafından kontrol ediliyordu. Bunlar; Deir el Belah–Gazze ana yol geçidi, Birinci Gazze Muharebesi’nde kullanılan Tel el Cemmi geçidi, Han Yunus–Birüssebi yolundaki Şellal geçidi ve Rafa–Birüssebi yolundaki Tel el Fara geçidiydi. Vadinin diğer yerlerinde geçişler, yılda iki–üç kez meydana gelen taşkınlarla Gazze–Birüssebi ovasını yararak oluşturduğu yüksekliğinde dik yamaçlar nedeniyle mümkün değildi. Çıkmaz sırasında birçok ek geçiş inşa edildi.[39]Massey 1919 s. 15
Şellal yakınındaki “garip şekilli toprak yığınlarının” tepesinden açık doğu kanadının gözlemi mümkün oluyordu.[39]Massey 1919 s. 15 Ovada, olası eski kentlerin kalıntıları olduğu düşünülen iki “tel” yükseliyordu. Düz tepeli ve dik yamaçlı görkemli Tel el Cemmi, bir kenarı Gazze Vadisi’ne inen yapısıyla kilometrelerce öteden görülebiliyordu ve Gazze I. Muharebesi sırasında gözetleme noktası olarak kullanılmıştı.[41]Powles 1922 s. 107 Rafa–Birüssebi yolu üzerindeki Tel el Fara ise konik yamaçlı düz tepeli bir yükseltiydi; yaklaşık daha güneyde, kıyıdan içeride, Gazze–Birüssebi hattının ortasında bulunuyordu. Shellal yakınında, Wadi Gazze kıyısındaki bu büyük höyük, Haçlılar tarafından 13. yüzyılda gözetleme noktası olarak inşa edilmiş olabileceği düşünülüyordu; “kuzeye ve doğuya doğru birkaç kilometrelik kesintisiz görüş” sağlıyordu.[39]Massey 1919 s. 15 Tel el Fara’nın dibinde, su seviyesinde büyük taş payandalar ve birkaç sıra kesme taş görülebiliyordu.[41]Powles 1922 s. 107[42]Hamilton 1996 s. 36

Gazze Vadisi’nin batısında, eski muharebe hattı boyunca bir piyade tugayı tarafından tutulan yedek hat bulunuyordu. Vadinin doğusunda ise cephe hattı 25 redütten oluşuyordu; her redütte bir manga bulunuyor, yalnızca 2, 11 ve 12 numaralı redütlerde ikişer manga bulunuyordu. Bu redütler, sürekli tel örgülerle çevrilmişti ve Gamli’den kuzeydeki Hiseia’ya kadar uzunluğunda bir ateş hattı oluşturuyordu. Cephe hattı, ateş hattının gerisinde, Wadi Gazze’nin doğu kıyısı boyunca yerleştirilmiş destek siperleriyle güçlendirilmişti. Ana yollar için boşluk bırakılarak yapılan sürekli tel örgüler boyunca güneye uzanıyordu. Bu muharebe hattı, ön hatta bir tugay ve batı kıyısına yerleştirilmiş bir topçu tugayıyla desteklenen bir piyade tümeni tarafından tutuluyordu; bu topçular “ateş hattının önündeki araziyi süpürebiliyordu.”[43]Anzak Süvari Tümeni Savaş Günlüğü Mayıs 1917 AWM4-1-60-15 Bölüm 1 Ek 116 Geçici Savunma Planı s. 1
Taarruzlar güçlü biçimde karşılanacaktı. Ön hat piyadelerinin her garnizonu, destek hattından yeterli sayıda askerle takviye edilecekti. Bir redüt kaybedilirse, “hemen” bombalı bir saldırı veya açık araziden yapılacak bir hücumla geri alınacaktı.[43]Anzak Süvari Tümeni Savaş Günlüğü Mayıs 1917 AWM4-1-60-15 Bölüm 1 Ek 116 Geçici Savunma Planı s. 1

Chauvel’in Çöl Atlı Kolordusu, cephe hattını Birüssebi’nin güneybatısına doğru uzatarak açık doğu kanadından sorumlu oldu.[44]Hill 1978 s. 116 “Kolordu Komutanı, en enerjik saldırı hareketlerinin gerekliliğini vurgulamakta ve tüm komutanlara, atlarının onları hızla düşmanın kanadına ulaştırabileceğini – ve herhangi bir harekâtın tek hedefinin bu olması gerektiğini – hatırlatmaktadır.”[45]Anzak Süvari Tümeni Savaş Günlüğü Mayıs 1917 AWM4-1-60-15 Bölüm 1 Ek 116 Geçici Savunma Planı s. 2 Emir geldiğinde, yedekte bulunan İmparatorluk Süvari Tümeni derhâl eyerlenecek ve El Melek’in 1,6 km güneyindeki yol kavşağına hareket edecek, emirlerini Çöl Kolordusu karargâhından alacaktı. Süvari birliklerinin mümkün olduğunca doğuda veya güneyde angaje olması önemliydi. Um Siri–El Buqqar hattı saldırganlar için yaşanmaz hale getirilecek, Osmanlı süvarisiyle her karşılaşmada “sert bir şekilde hesaplaşılacaktı.”[46]Anzak Süvari Tümeni Savaş Günlüğü Mayıs 1917 AWM4-1-60-15 Bölüm 1 Ek 116 Geçici Savunma Planı ss. 1–2
Nisan’dan itibaren keşif uçakları mevcut haritaları güncellemek ve düzeltmek için hava fotoğrafları sağladı. En iyi haritalar 1881’de Teğmen Herbert Kitchener ve Teğmen Claude Reignier Conder tarafından Filistin Araştırma Fonu için hazırlanmıştı.[47]Cutlack 1941 s. 64[48]Massey 1919 s. 108 Kraliyet Hava Kuvvetleri yüzlerce mil karelik alanı fotoğraflayarak Osmanlı savunmalarındaki değişiklikleri sürekli güncelleyen Kraliyet Mühendisleri’ne bağlı harita şirketlerine iletti. Değişiklikler ayrıca bölge komutanına derhâl rapor ediliyordu.[47]Cutlack 1941 s. 64[48]Massey 1919 s. 108
Yaşam koşulları

Yaz boyunca açık arazide kamp yapmak; yiyecek kıtlığı, yaygın tatarcık humması, Negev Çölü’nden esen düzenli sıcak hamsin rüzgârları ve her yere yayılan ince toz bulutları, her iki taraf için de hayatı neredeyse katlanılmaz kılıyordu.[49]Bruce 2002 s. 121[50]Albay R. R. Thompson’un 52. (Lowland) Tümeni eseri yaz koşullarını ayrıntılı tasvir etmektedir. [Falls 1930 Cilt 2 s. 25 not] Bir yeomanry subayı 16 Mayıs 1917’de “[bir] başka kavurucu gün” diye yazmış, sıcaklığın çadır içinde 49 °C’ye ulaştığı bir sıcak hava dalgasını kaydetmişti.[51]Teğmen A. M. McGrigor, 1/1 Gloucestershire (Kraliyet G. Hussars) Yeomanry, 5. Süvari Tugayı, 16 Mayıs 1917 tarihli günlük kaydı, Woodward 2006 ss. 23–4[52]5. Süvari Tugayı’nın Süveyş Kanalı yakınında Ballah’ta bulunduğu söylense de, Kraliyet Gloucestershire Hussars savaş günlüğü, Mayıs 1917’de Deir el Belah’ta olduklarını kaydeder. [1. Kraliyet Gloucestershire Hussars Yeomanry İmparatorluk Süvari Tümeni (5. Süvari Tugayı) AWM4-9-6-4 Bölüm 1]
“... Gazze muharebelerinin ardından gelen yaz, [EEF üzerinde] ağır bir yük oldu. Kaçınılmaz sıcak, sık sık esen hamsinler, her yerde hazır bulunan toz, sinekler ve bitlerle mücadele, tehlikenin bile bir ferahlık sağladığı sıkıntı, tekdüze beslenme – tümü orduyu yıprattı. Hafif Süvari’de septik yaralara yakalanmayan azdı; tatarcık humması yaygındı; bir RMO, alayının adamlarını muayene ettikten sonra her üç kişiden birinin kalp genişlemesi yaşadığını saptadı.”
EEF’nin tayınları çeşit azlığı ve düşük kaliteyle biliniyordu. Kampta; pirinç, bezelye, hurma, lapa, reçel, ekmek, et ve ekmek pudingi mevcuttu; ordu kantinlerinden sardalya, armut, çikolata, sosis, süt, café au lait, kakao ve bisküvi satın alınabiliyordu. Ancak harekât sırasında askerler uzun süre “demir tayın” ve konserve biftek ile ordu bisküvisinden oluşan bir beslenme düzeniyle yaşıyordu; bu tayın yalnızca ara sıra soğanlı etli konserve yahni ile çeşitlenebiliyordu. Yahni konserveleri genellikle et, şalgam ve havuçtan oluşuyordu. Çay her fırsatta, sabahın erken saatlerinde, yürüyüş molasında ve kampta içiliyordu.[53]Woodward 2006 ss. 91–2
EEF için tek nefes alma imkânı, Akdeniz kıyısında geçirilen istirahat dönemleriydi.[54]Hill 1978 s. 108 Mısır Hecinsüvari Nakliye Kolordusu subayı Joseph W. McPherson, burada bir bivakı coşkulu ifadelerle tasvir etmişti.[55]McPherson 1985 s. 175[56]“Çiçeklerle kaplı yeşil bir yamaçta, kaplumbağaların, kertenkelelerin, yeşil böceklerin ve altın kuşların merakıyla mektup yazıyorum; hafif bombalama ve top atışları bile hâlen çoban rolümün geçici olduğunu hatırlatıyor. Gad el-Moula [emir eri] bana 3.30’da çay ve bisküvi getirdi; güneş deniz üzerinde ihtişamla battı, ateş böcekleri ışıldıyor, gökyüzünde yıldızlar belirdi. Bir flamingo taburu tepemizde manevra yapıyordu; Türk topu ses verince geniş düzende iki kat hızla göle indi.” [McPherson 1985 s. 175]
Downes’a göre, “Filistin cephesinde Osmanlı Ordusu için moral bir sorundu.” Özellikle Arap birlikleri “mutsuz” olup “düşman propagandasına açık” hale gelmişti.[57]Gazze’deki iki Osmanlı zaferinin ardından Osmanlı Ordusu “gerek kuvvet gerek moral bakımından büyük ölçüde güçlenmişti.” [Downes 1938 s. 627] Düşük moral, özellikle 1917’nin “korkunç derecede sıcak” yazında yiyecek ve su sıkıntısı yaratan lojistik sorunlara bağlanıyordu; Downes şöyle yazar: “Posta, eğlence ve sağlık hizmetleri özellikle yetersizdi, çöle gönderilen birliklerde firar yaygındı.”[58]Erickson 2007 ss. 105–6
Toz

Yaz boyunca, günlerce sürebilen ve “fırından çıkan alevler gibi” esen sıcak güney Hamsin rüzgârları, çadırları ve barakaları uçuruyor, geride kum ve ince toz yığınları bırakıyordu; bu toz öyle yoğundu ki demiryolu hattını dahi kapatabiliyordu.[59]Anthony Bluett, Mısır Deve Nakliye Kolordusu, Woodward 2006 s. 23[60]Dr. Charles Duguid, 2. Avustralya Seferî Hastanesi, El Ariş, 20 Mayıs 1917, Duguid 1919 ss. 61–2
Gazze çevresindeki ince toz – kum fırtınasında kızgın iğneler gibi teni yakan ve gözleri, kulakları, burunları ve ağızları dolduran – yumuşak ama ağır kumdan daha kötü kabul ediliyordu.[61]Woodward 2006 s. 90 Batı ya da kuzeybatıdan saat 10.00 civarında başlayan deniz meltemi, karanlığa kadar devam ederek bu tozu havalandırıyordu. Askerler bu süreçte nefes alırken, yemek yerken ve uyurken tozla kaplanıyordu.[62]Powles 1922 s. 113 Kum her yere girse de, “her zaman temiz ve kolayca silkelenebilir” olduğu için baş edilebilirdi; buna karşılık “pis ve iğrenç toz sisi” terli cilde yapışıp kalıyordu.[63]Kaptan R. C. Case, Kraliyet Mühendisleri, 313. Saha Birliği, 60. (Londra) Tümeni, 31 Haziran 1917 tarihli mektup, Woodward 2006 s. 90[64]Blaser, Londra İskoçları, 179. Tugay, 60. (Londra) Tümeni, Woodward 2006 ss. 90–1
Cephe hattının gerisindeki yoğun trafik yolları ve patikaları bozuyor, bunlar 30 cm’den fazla derinlikte toz tabakalarıyla kaplanıyordu. Hafif rüzgârda bile havalanan bu toz, her hareket edeni beyaz bir bulutla örtüyordu. Bu tür bulutlar alüvyal ovada birlik hareketlerini açıkça belli ettiğinden, gündüz vakti taarruz yürüyüşleri yapılmıyordu.[62]Powles 1922 s. 113 “Atların kaldırdığı toz korkunç; yemekler ise tam bir işkence.”[65]Hamilton 1996 s. 37
30.000 askerin, yaz boyunca killi topraklı dar bir bölgede toplanmasıyla, toz sorununu yönetmek için tedbirler alındı.[66]Gullett 1941 ss. 344–5 Kampların yakınında tüm trafik belli başlı yollara yönlendirildi, bu yollar süpürülüp tel ağlarla desteklendi. Yol kenarlarında biriken toz yığınları “kaldırım” haline getirildi, tahtalarla desteklenerek yol yönünü gösterecek şekilde düzenlendi.[67]Powles 1922 s. 114
Septik yaralar
Septik yaralar, 1917 yazında EEF içinde yaygın hale geldi. Temmuz ayında Anzak Süvari Tümeni’nin %22’si bu yaralardan muzdaripti; Ağustos’ta sayı daha da arttı. Yaraların başlıca nedeni çeşitlilikten, sebzeden ve temiz sudan yoksun kötü beslenmeydi.[66]Gullett 1941 ss. 344–5[68]Downes 1938 s. 641 Sivrisinek ısırıkları da katkıda bulunsa da, esas neden sineklerin küçük kesik ve çizikleri iltihaplandırmasıydı.[12]Woodward 2006 ss. 88–9 Sinekler her yerdeydi: içeceklerde, yemeklerde ve çadırlarda.[69]Kaptan R. C. Case, Kraliyet Mühendisleri, 313. Saha Birliği, 60. (Londra) Tümeni, Woodward 2006 ss. 88–9
Yaralar genellikle ellerdeki küçük yaralanmaların ardından gelişiyor, yüzeysel ülserasyonlar şeklinde görülüyordu. Acı verici ve antiseptik dışında tedavisi zor olan bu yaralar “sahada neredeyse tedavi edilemezdi.”[68]Downes 1938 s. 641 Ellerinde veya yüzlerinde yara olanların çoğu sargı takmak zorundaydı; bu durum “askerlerin moralini düşüren ve sinir bozucu bir etki yaratıyordu.”[66]Gullett 1941 ss. 344–5 Ellerdeki sargılar çalışmayı zorlaştırıyordu; günde iki kez değiştirilmelerine rağmen, toz nedeniyle “hemen kirleniyorlardı.”[70]Hamilton, 4. Hafif Süvari Saha Ambulansı, Hamilton 1996 s. 51 Kasım 1917’de EEF, Negev Çölü’nden çıkarak Yafa ve Remle bölgelerine ilerlediğinde, turunçgil bahçeleri sayesinde bu yaralar hızla iyileşti.[68]Downes 1938 s. 641[71]EEF, bu aşamada Negev Çölü’nden çıkarak güney Filistin’in verimli kara toprak ovasına, düzenli yağış alan bölgeye girmişti. [Gullett 1941 s. 491]
Bit temizliği ve yıkanma
Gündüz saatleri pire, bit, sinek, fare ve bit ayıklama ile doluydu. “Her sabah ve boş vakitlerde herkes gömleklerini çıkarıyor, pantolonlarını açıp bit arıyordu... Bit avcılığı hayatın bir parçasıydı.”[72]Er F. V. Blunt, 2/15 Londra Alayı (Sivil Hizmet Tüfekçileri), 179. Tugay, 60. (Londra) Tümeni, Woodward 2006 ss. 88–9 Bir asker günlüğüne şöyle yazdı: “Bill, tam bir Melbourne Kupası günü yaşadım. Pantolonumu 45 kez ters düz ettim ve o kahrolasıların kalplerini kırdım.”[73]Powles 1922 ss. 118–9[74]Tel el Marakeb’deki kamp ateşi konserinde, Yeni Zelanda Süvari Tugayı’nın yürüyüş marşı “John Peel”in melodisine bit avcılığı üzerine şarkı söylendi: “Geçen gün hat boyunca yürürken/Waikato’dan birinin dediğini duydum/22 tane yakaladım, bu senden 30 az/Ama sabah olmadan biraz uyuyacağımı umuyorum.” [Powles 1922 ss. 118–9]
3 Haziran’da, Kral’ın doğum gününde, Yeni Zelanda Süvari Tugayı Han Yunus’a yürüdü; burada demiryolu üzerinde kurulu buharlı bir dezenfekte tesisi, kıyafetlerini bitlerden arındırdı.[73]Powles 1922 ss. 118–9 “Elbiseler büyük taşınabilir bir fırına konup adeta pişiriliyordu... böcek ve bitler böylece öldürülüyordu.”[75]Er F. V. Blunt’un günlüğü, 2/15 Londra Alayı, 179. Tugay, 60. (Londra) Tümeni, 10 Ekim ve 30 Kasım 1917, Woodward 2006 ss. 88–9 Aynı sırada, derin bir çukur üzerine gerilen bir muşamba ile kurulan düzenekte askerler duş alabiliyordu; bu çoğu için “haftalar sonra ilk kez” yıkanma fırsatıydı.[75]Er F. V. Blunt’un günlüğü, 2/15 Londra Alayı, 179. Tugay, 60. (Londra) Tümeni, 10 Ekim ve 30 Kasım 1917, Woodward 2006 ss. 88–9
Yıkanma sırasında, askerler 1,5–9 litre arasında suyla yıkanıyordu. 8 Mayıs’ta 3. Hafif Süvari Tugayı, at yalakları yakınında 500 askere ikişer galon (7,5 litre) su dağıtarak yıkanma yaptırdı; ertesi gün 500 kişi daha aynı şekilde yıkandı.[76]3. Hafif Süvari Tugayı Savaş Günlüğü Mayıs 1917 AWM4-10-3-28 28 Ağustos’ta 4. Hafif Süvari Tugayı Abasan el-Kebir’de bir yıkanma günü düzenledi. Adamlar bütün günlerini yıkanmaya ve kıyafetlerini yıkamaya ayırdı. Her er ikişer galon suyla yıkandı; bu “yeterli” bulundu.[77]12. Hafif Süvari Alayı Savaş Günlüğü Ağustos 1917 AWM 4-10-17-7 179. Tugay, 60. (Londra) Tümeni’ne ise kişi başı yalnızca 1,5 litre verilmişti.[78]J. O. Evans, 2/16 Londra Alayı (Kraliçe’nin Westminster Tüfekçileri), Woodward 2006 s. 91
Su

EEF’nin tuttuğu alçak araziler, iyi kalitede su birikintileri barındıran derin vadilerle kesilmişti.[79]Hamilton 1996 s. 28 Wadi Gazze boyunca uzunluğunda yalaklar inşa edilerek atlar ve develer sulanıyordu.[80]Blenkinsop 1925 s. 201 Daha az tercih edilen yer altı suları da vardı. Shellal’daki tuzlu ama berrak kaynak, askerlerde sürekli mide sorunlarına yol açıyordu.[81]Powles 1922 ss. 106–7
Han Yunus’taki kuyular EEF için günde 450.000 litre su sağlıyordu.[82]Keogh 1955 s. 124 Esani ve Shellal kaynakları saatte yaklaşık 63.000 litre veriyordu; doğal bir kaya havuzunda 2,3 milyon litre depolanıyordu. Deir el Belah’taki kuyular, Gazze’nin güneyindeki siperlerle bağlanmıştı. Pompa istasyonları kuruldu, derin kuyular açıldı.[80]Blenkinsop 1925 s. 201
El-Kantara’daki pompa tesisi Romani’ye günde 2,7 milyon litre su sağlıyordu. Romani’den El Abd’e, oradan Mazar’a, El Ariş’e ve Rafa’ya uzanan zincirde, her istasyonda belli miktar su askerler ve demiryolu için ayrılıyor, kalan kısımlar ileriye gönderiliyordu.[83]Falls 1930 Cilt 1 s. 367 not 1 Mayıs 1917’de hat Abasan el-Kebir’e ulaştı, burada eğitim ve geçiş alanı kuruldu.[84]Hamilton 1996 s. 27
Shellal’dan İmara’ya boru hattı döşendi, pompalar kuruldu. El-Kantara hattı Shellal’a bağlanarak burada 200 küçük demir tankın deve sırtına yüklenip taşınabileceği bir dolum merkezi kuruldu.[80]Blenkinsop 1925 s. 201
Tıbbî destek

Günlük “Hasta Muayenesi”, 4. Hafif Süvari Alayı Saha Ambulansı örneğinde, görevli tabip subay (MO) ve bir astsubay tarafından yapılıyor, anında hap ve sargılar veriliyordu. Haplar numaralandırılmıştı; MO, “iki numara-3 ve bir numara-9” diyerek ilaç veriyordu. “Numara Dokuz” hapları meşhurdu: “Asla başarısız olmaz!” Septik yaralar, çıbanlar, kesikler, çürükler, aşınmalar, göz iltihapları, burkulmuş ayak bilekleri, yaralı eller ve ayaklar burada tedavi ediliyordu. Tabip subay, askerin birimine dönmesine, Saha Hastanesi’nde bir–iki gün tutulmasına veya gerideki bir hastaneye sevk edilmesine karar veriyordu.[85]Hamilton 1996 ss. 52–3
Çadır Bölüğü ayrıca yaralıların ilk tedavisini sağlıyor; tüm yaralar yeniden sarılıyor, acil ameliyatlar yapılıyordu. Bölük, bir ile dört arasında değişen hastane çadırından oluşan Saha Hastanesi’ni işletiyordu; her çadırda 14’e kadar hasta, yerde ya da hafif sehpalar üzerinde, bazen de sedyelerde yatıyordu.[86]Hamilton 1996 s. 53[87]Patrick Hamilton, 4 Eylül–26 Ekim 1917 arasında Çadır Bölüğü’nde Tabip Astsubay olarak görev yaptı. [Hamilton 1996 s. 52]
Mısır Seferi Kuvveti'nin Harekâtları, Nisan – Haziran
Bu aylarda bir yıpratma savaşı gelişti; karşılıklı siperlere küçük çaplı kara ve hava saldırıları yapılırken, açık doğu kanadında süvari birliklerince keşif devriyeleri icra edildi.
Siper savaşı
Falls’a göre, “Batı Cephesi’nde alışılmış baskınların benzerleri” çok sayıda gerçekleştirildi.[88]Falls 1930 Cilt 1 s. 364[89]Siper savaşı, Gazze’deki kilitlenme sırasında da Çanakkale Seferi’ne benzetildi; zira Osmanlı siperlerine yapılan Britanya İmparatorluğu hücumları çok kanlı kayıplara mal olmuştu. [Erickson 2001 s. 160] Bununla birlikte gündüzün yakıcı sıcağı nedeniyle neredeyse tüm faaliyetlerin gece yürütülmesi gerekiyordu. 74. Tümen’e bağlı Teğmen R.H. Goodsall, saat 10.00–16.00 arasında “sıcaklığın, askerlerin ‘serap’ dediği bir duruma yol açtığını ve bu şartlarda tüfek atışlarının isabetsiz olduğunu... Her iki taraf da adeta zımnî bir anlaşmayla savaşmayı akşam alacakaranlıktan geceye kadar ertelediğini” yazmıştır.[90]Teğmen R. H. Goodsall RFA 74. Tümen, Woodward 2006 ss. 88–9 Bu vakitlerde siper baskınları yapılır, aydınlatma fişekleri altında kimsenin malı olmayan bölgede çatışmalar yaşanır, aynı zamanda siperler onarılır, tel örgüler çekilir, irtibat hendekleri genişletilir, kablolar gömülür ve topçu mevzileri inşa edilirdi.
18 Mayıs’ta EEF’in “taarruz devriyeleri”, Rafa–Gazze yolunun batısındaki Umbrella Tepesi’ndeki Osmanlı siperlerinin bombalanmasıyla başladı. 5 Haziran’da Osmanlıların bir EEF mevzisine yaptığı saldırı, 52. Tümen, 155. Tugay, 5. Tabur, Royal Scots Fusiliers’in tüm bir bölümünü öldürdü veya esir etti. Bu kayıp, 11 Haziran akşamı 155. Tugay, 5. Tabur, Kings Own İskoç Sınır Alayı tarafından, Akdeniz kıyısındaki bir Osmanlı karakoluna yapılan saldırıyla “intikam” edildi. Bu saldırıda 12 yaralı esir alındı, en az 50 Osmanlı askeri öldürüldü, saldırganlar hiç kayıp vermedi.[88]Falls 1930 Cilt 1 s. 364
Umbrella Tepesi karşısında sahte kuklalarla yapılan bir aldatma hücumunun ardından, 52. (Lowland), 53. (Welsh) ve 54. (East Anglian) Tümenleri tarafından “uzun bir baskınlar dizisi” yürütüldü. Hepsi tam anlamıyla başarılı olmasa da, “Kimsenin Malı Olmayan Bölge’de belirgin bir Britanya üstünlüğünün kurulmasıyla” sonuçlandılar.[88]Falls 1930 Cilt 1 s. 364
Süvari devriyeleri

Kilitlenme boyunca EEF’nin süvari devriyeleri, karakol faaliyetleri ve keşifleri, esasen Hareira ve Birüssebi yönüne yapılmaktaydı. Tugay büyüklüğüne varan kuvvetlerle gündüz ve gece icra edilen bu devriyelerde çatışmalar, baskınlar, pusu düzenlemeleri ve Osmanlı ikmal hatlarına akınlar gerçekleştirilirdi.[91]Blenkinsop 1925 s. 187[92]Mitchell 1978 s. 106 Osmanlı süvarileri sık sık bu devriyelere saldırıyordu. Tel el Fara’dan bu saldırılar görülebiliyor, atışlar tüm ovaya yayılıyordu. Bu yüzden bölgeye “yarış pisti” adı verildi.
O sırada Çöl Kolordusu’nda yalnızca iki tümen olduğundan, Anzak ve İmparatorluk Süvari Tümenleri sırayla cepheyi tutuyordu. 20 Mayıs’ta İmparatorluk Süvari Tümeni Abasan el Kebir yakınında ihtiyatta iken, Anzak Süvari Tümeni, Sosis Sırtı’ndan Goz el Basal’a, oradan da Goz Mabruk’un batısına kadar devriyelerden sorumluydu. Anzak Tümeni ayrıca hattın önemli kısımlarında gece gözetleme devriyeleri sağlıyordu. Bir tugay, El Sha’uth savunmalarındaki 1’den 6’ya kadar mevzileri ve El Ghabi–El Gamli tahkimatlarını tutuyordu.
Herhangi bir ciddi Osmanlı ilerleyişi rapor edildiğinde, Anzak Tümeni Komutanı bir tugayı Goz el Basal’dan İm Siri ve El Buqqar yönüne, diğerini ise Esani’ye sevk edecekti. Geriye kalan birlikler, El Ghabi–Gamli hattını tutan bir alay dışında, Jezariye’ye hareket edecek ve rapor doğrultusunda harekete geçecekti.
Mayıs sonunda, arpa biçenleri koruyan Osmanlı birliklerine saldırı düzenlendi. Osmanlı süvarileriyle kısa süreli ve at üstünde tüfek çatışması yaşandı, Osmanlı kuvvetleri ve biçerdöverler geri püskürtüldü.[93]Bostock 1982 s. 79
Gündüz devriyeleri
Gündüz devriyeleri genellikle saat 03.00’te “hazır ol” ile başlar, ardından birlikler çorak ve tozlu arazide belirlenmiş bölgeye çıkar, karanlık bastığında geri dönerdi.[94]18 Haziran’da 03.30 “hazır ol” emri kaldırıldı; tüm birliklere yarım saat içinde “hazır” olacak şekilde tertiplenmeleri emredildi. [4. Hafif Süvari Tugayı Savaş Günlüğü 18–20 Haziran 1917 AWM4-10-4-6] Bu devriyelerde süvari saldırılarının yanı sıra hava bombardımanı da sürekli bir tehlikeydi.[95]Smith s. 83 Devriye sonrası genellikle geceleyin karakol görevi icra edilirdi.
24 Nisan’da, 3. Hafif Süvari Tugayı’na bağlı 7. Hafif Süvari Alayı’nın bir bölüğü, Shellal’dan uzakta bir Osmanlı süvari müfrezesini çevreleyip esir aldı.[96]Falls 1930 Cilt 1 s. 362 2 Mayıs’ta, Yeni Zelanda Süvari Tugayı bir Osmanlı süvari bölüğüyle temas kurduğunu rapor etti; aynı gün 2. Hafif Süvari Tugayı da Munkeileh’te bir Osmanlı devriyesiyle temas sağladı.[97]Anzak Süvari Tümeni Savaş Günlüğü 2 Mayıs 1917 AWM4-1-60-15 part 1
9 Haziran’da 4. Hafif Süvari Tugayı, Esani’nin güneyi, güneydoğusu ve doğusuna kadar ilerledi; öncü birlikleri Karm’daki 12 Osmanlı süvarisini ve Rashid Bek’teki 20 Osmanlı süvarisini geri çekilmeye zorladı. Rashid Bek’in 3 km güneydoğusunda ise 70 Osmanlı süvarisi ve 10 deveciden oluşan bir kuvvet görüldü.[98]4. Hafif Süvari Tugayı Savaş Günlüğü 9 Haziran 1917 AWM4-10-4-6
Gece devriyeleri
Gece devriyeleri, gündüz yapılan devriyelerden sonra, sürpriz saldırılara karşı gözetleme amacıyla kimsenin malı olmayan bölgede bırakılırdı.[99]Anzak Süvari Tümeni Savaş Günlüğü Mayıs 1917 AWM4-1-60-15 part 1 Devriyeler, sadece pusula rehberliğinde ilerleyerek gece dinleme noktaları kurardı. Bazı askerler Osmanlı mevzilerine yaklaşarak hareketleri dinler, bazıları su kaynaklarını dener, siperleri inceler veya hava keşif raporlarını doğrulardı. Bu gece devriyeleri genellikle bir subay ve 12 erden oluşuyordu.
9 Mayıs’ta 74. Tümen, Vadi İmleih’in batı kıyısında 300 Osmanlı askerinin tahkimat kazdığını rapor etti. 2. Hafif Süvari Tugayı’nın subay devriyesi ertesi sabah bölgenin “tamamen boş” olduğunu bildirdi. 12 Mayıs ve 26 Haziran’da da benzer subay devriyeleri yapıldı.[99]Anzak Süvari Tümeni Savaş Günlüğü Mayıs 1917 AWM4-1-60-15 part 1[100]4. Hafif Süvari Tugayı Savaş Günlüğü 24–26 Haziran 1917 AWM4-10-4-6[101]Powles 1922 ss. 122–3
İki haftada bir yapılan süvari keşifleri
Çöl Kolordusu (sonradan Çöl Süvari Kolordusu), düzenli olarak Birüssebi yönüne büyük çaplı keşifler icra etti. Bu keşiflerin, “Birüssebi’ye giden karmaşık araziyle tanışmak için değerli fırsatlar sunduğu” ve gelecekteki taarruz planları için temel oluşturduğu düşünülüyordu. Ayrıca bu sık ve düzenli keşifler sayesinde, gerçek bir taarruz geldiğinde Osmanlı savunmasının bunu fark etmesinin gecikeceği umuluyordu.[102]Keogh 1955 s. 138 Düşman basını da bu aldatmalara kolayca kanıyordu: Preston şöyle yazar, “Düşman, topçu desteğinde yetmiş süvari bölüğüyle Birüssebi’ye kesin bir saldırı yaptı. Çetin çarpışmalardan sonra Osmanlı kuvvetleri yenilerek geri sürüldü, önemli kayıplar verdi.”[103]Preston 1921 ss. 15–6
Bu büyük harekâtlar 36 saat sürerdi. Öğleden sonra başlayan yürüyüş ertesi sabaha dek devam eder, yüksek arazide mevzilenmeyle sonuçlanır, ardından kolordu ve tümen komutanları at veya otomobil ile araziyi incelerdi.[104]Preston 1921 ss. 14–5[105]Blenkinsop 1925 ss. 201–2 Binbaşı Hampton, Worcestershire Yeomanry’den bir süvari bölüğüne komuta ederken “bizim görevimiz adeta Cook & Son seyahat acentesi gibi rehberlik etmekti” diye kaydetmiştir.[106]Woodward 2006 ss. 95–6
Gündüzleri, Osmanlı topçusu özellikle dar vadi geçitlerini ve süvarilerin tek sıra hâlinde ilerlediği tepeleri ateş altına alırdı. Yerel halk da çoğunlukla düşmandı ve Osmanlı tarafından silahlandırılarak EEF’ye ateş açardı.[104]Preston 1921 ss. 14–5[105]Blenkinsop 1925 ss. 201–2[107]Hill 1978 s. 121 Teğmen C.H. Perkins, Royal Buckinghamshire Hussars’tan, “Uçaksavar toplarının eksikliği, süvarilerin tozu Alman Taube uçaklarını hemen çektiğinde ciddi sıkıntı yaratıyordu” demiştir.[106]Woodward 2006 ss. 95–6
Komutanların çalışması bitince tümen geceleyin geri döner, yol üzerinde atlarını Esani’de sulardı. 36 saat boyunca (gölgede) sıcaklık, tozlu ve sinek dolu çöl, süvarilerin ’yi bulan mesafeleri uykusuz kat etmesine yol açıyordu.[104]Preston 1921 ss. 14–5[105]Blenkinsop 1925 ss. 201–2[107]Hill 1978 s. 121

Bu keşiflerde görevli istihkâm birlikleri, kimsenin malı olmayan bölgedeki vadilerin geçişlerini işaretleyip iyileştiriyor, Esani’deki su kaynaklarını geliştiriyor, Halasa ve Asluj’daki kuyuları tamir ediyorlardı.[103]Preston 1921 ss. 15–6
Uzun keşiflerde yaşanan sorunlar
Askerler harekâta tam su mataralarıyla başlıyor, bir kez de bölük su arabalarından dolduruyorlardı. Fakat atlar, yürüyüş başladığı günün öğleden sonrasından ertesi akşamına kadar susuz kalıyordu. Bu yüzden kondisyon kaybediyor, toparlanmaları 7–10 gün alıyordu. Ayrıca çölün kısır toprağı otlak imkânı sunmadığı için durum daha da kötüleşiyordu.[105]Blenkinsop 1925 ss. 201–2[108]Preston 1921 ss. 14–5, 315
4 Mayıs’ta, İmparatorluk Süvari Tümeni Komutanı, 5. Süvari Tugayı’nın atlarını denetledi ve “olgun arpa ile aşırı beslenme ve iyi yem eksikliğinden ötürü çok zayıf durumda” olduklarını raporladı.[109]İmparatorluk Süvari Tümeni Savaş Günlüğü Mayıs 1917 AWM4-1-56-3 Part 1 Avustralya atları daha iri görünse de, Yeni Zelanda atları kadar dayanıklı değildi.[110]Moore 1920 s. 45 Avustralyalı süvariler “iyi at bakıcıları” olurken, Yeni Zelandalılar “mükemmel biniciler ve at terbiyecileriydi”; Yeomanri ise çoğunlukla tecrübesizdi. Anzak Tümeni veterinerleri, Sina’daki tecrübelerinden bir at bakımı kılavuzu hazırladı.[111]Blenkinsop 1925 ss. 170–1
14 Haziran’daki uzun keşif sonrası yapılan toplantıda, sıcağın ve büyük birliklerin görünürlüğünün yarattığı sorunlardan ötürü bundan böyle daha küçük birliklerle operasyon yapılmasına karar verildi.[112]4. Hafif Süvari Tugayı Savaş Günlüğü 13–15 Haziran 1917 AWM4-10-4-6
Huseyme ve Avce baskını
7–14 Mayıs arasında, İmparatorluk Deve Kolordusu Tugayı’nın 2. ve 16. Kıtaları ile bir sahra istihkâm bölüğü ve iki motorlu ambulans, Huseyme ve Avce’ye baskın düzenledi. Buradaki kuyuları imha edip beş Osmanlı demiryolu görevlisini esir aldılar.[113]Falls 1930 Cilt 1 ss. 362–3
Hafirülavce Demiryolu Hattı Baskını

Bu baskının ardından, 22–23 Mayıs’ta Birüssebi’nin güneyindeki Eslüc–Hafirülavce arasındaki Osmanlı demiryoluna geniş çaplı bir baskın emri verildi. Anzak ve İmparatorluk Süvari Tümenleri’ne bağlı sahra kıtalarından özel imha birlikleri kuruldu. 1. Hafif Süvari Tugayı koruma sağladı, geri kalan Anzak Tümeni ise Birüssebi’den gelebilecek Osmanlı kuvvetlerine karşı gözetleme yaptı. İmparatorluk Tümeni ve Deve Kolordusu da destek verdi. Baskın tamamen başarılı oldu; demiryolu ve birçok taş köprü havaya uçuruldu.[99]Anzak Süvari Tümeni Savaş Günlüğü Mayıs 1917 AWM4-1-60-15 part 1[114]Wavell 1968 s. 90[115]Powles 1922 ss. 110–3
El Buqqar’a stratejik yürüyüşler (Mayıs – Haziran)
5 Mayıs’ta Yeni Zelanda Tugayı, El Girheir’den İm Siri ve Kh. Khasif’e kadar ilerleyip Osmanlı karakollarını gözlemledi. İki gün sonra bölgenin boş olduğu rapor edildi.[99]Anzak Süvari Tümeni Savaş Günlüğü Mayıs 1917 AWM4-1-60-15 part 1
Osmanlı birlikleri geceleri El Buqqar, Kh. Khasif ve İm Siri’yi tutuyor, sabahları EEF gelmeden çekiliyordu. Bu devriyeleri yakalamak için 3. Hafif Süvari Tugayı ve Anzak’tan bir tugay, 6 Mayıs akşamı harekete geçti. 7 Mayıs sabahı hücum planlandı ancak yoğun sis saldırıyı engelledi.[99]Anzak Süvari Tümeni Savaş Günlüğü Mayıs 1917 AWM4-1-60-15 part 1 “O yer [Buqqar] ismini hak etmişti.”[116]Bostock 1982 s. 76
10 Mayıs’ta RAF, Fara–Seba yolunda, Seba’ya 4 km kala 2.500 kişilik Osmanlı kolunu rapor etti.[117]Anzak Süvari Tümeni Savaş Günlüğü 10 Mayıs 1917 AWM4-1-60-15 part 1 11 Mayıs’ta Goz el Basal ve El Buqqar’a keşif yapıldı; Osmanlı ateşiyle durduruldular.[118]Anzak Süvari Tümeni Savaş Günlüğü 11 Mayıs 1917 AWM4-1-60-15 part 1
2 Haziran’da Kh. Khasif’teki büyük bir su sarnıcı Osmanlılarca havaya uçuruldu. Dönerken Osmanlı süvarisiyle karşılaşıldı; Karm’a kadar püskürtüldüler, ancak güçlü Osmanlı hattı karşısında durmak zorunda kaldılar.[119]4. Hafif Süvari Tugayı Savaş Günlüğü 2–3 Haziran 1917 AWM4-10-4-6
6 Haziran’da Buqqar’a yürüyüş yapıldı, 7 Haziran sabahı mevzi alındı. Osmanlı devriyelerini pusuya düşürme girişimi sonuçsuz kaldı.[120]3. Hafif Süvari Tugayı Savaş Günlüğü Haziran 1917 AWM4-10-3-29
14 Haziran’da 4. Tugay, Buqqar’dan 720. Tepe’ye kadar hat tuttu. Gün boyu Osmanlılarla çatışıldı, iki esir alındı.
24 Haziran’da 5. Tugay Buqqar ve Raşid Bek yönünde harekât yaptı. Ertesi gün Osmanlı süvarileriyle çatışıldı; bir esir, bir ölü, bir ağır yaralı kayıp verildi. Osmanlı süvarileri İmleh Vadisi’ne çekildi. 11. Hafif Süvari Alayı’nın subay devriyeleri gece boyu Osmanlı karakollarını aradı, “temiz” raporu verdi.[100]4. Hafif Süvari Tugayı Savaş Günlüğü 24–26 Haziran 1917 AWM4-10-4-6
Hava bombardımanları
İkinci Gazze Muharebesi’nden sonra topçu düellosu azalırken hava saldırıları arttı. Birçoğu ay ışığında yapıldı; “neredeyse gündüz gibi” aydınlıktı.
Nesnelerin gece havadan görünürlüğü üzerine, 5. Kanat RFC tarafından bir rapor tüm birliklere dağıtıldı.[109]İmparatorluk Süvari Tümeni Savaş Günlüğü Mayıs 1917 AWM4-1-56-3 Part 1[121]Cutlack 1941 s. 65[122]Hamilton 1996 s. 30 Raporda, “ülkenin genel hatlarının” görülebildiği, su ile kara arasındaki kontrastın kıyıyı belirgin kıldığı, çadırların kolay seçildiği ve ışıkların her durumda görülebildiği belirtildi. Hastanelerin kırmızı ışıklı haçla işaretlenmesi önerildi.[123]3. Hafif Süvari Tugayı Savaş Günlüğü Mayıs 1917 AWM4-10-3-28 Ek XI
Alman hava saldırıları

3/4 Mayıs gecesi, dolunay altında Osmanlı–Alman uçakları 4. Hafif Süvari Ambulansı Hastanesi’ni bombaladı; üç hasta ve iki görevli öldü, beş kişi yaralandı.[122]Hamilton 1996 s. 30 Ertesi gece Deir el Belah’taki sıhhiye istasyonları tekrar bombalandı; 6 ölü, 9 yaralı verildi. Bir sonraki gece 13 kayıp daha yaşandı.[124]Downes 1938 s. 631 not “Türkler, bu parlak ay ışığında her gece bomba atıyor...” diye yazıldı.[122]Hamilton 1996 s. 30
25 Mayıs’ta Kantara’ya yapılan baskında, Osmanlı askerleri demiryolu hattını havaya uçurmaya çalıştı; Britanya Batı Hint Alayı muhafızları engel oldu.[125]Cutlack 1941 ss. 65–6
EEF hava saldırıları
EEF uçakları misilleme olarak Kantara baskınını dört katıyla karşılık verdi; Hareira yakınlarındaki kamplar bombalandı.[125]Cutlack 1941 ss. 65–6
26 Haziran’da sekiz uçak, Kudüs’te Osmanlı 4. Ordusu karargâhını bombaladı.[126]Cutlack 1941 ss. 66–7 İki uçak düşse de mürettebat kurtarıldı. Daha sonra üç Avustralyalı subay No Man’s Land’den yürüyerek kurtuldu. İki uçak motorları kurtarıldı.[127]3. Hafif Süvari Tugayı Savaş Günlüğü Haziran 1917, Ek XIV
El Ariş’ten Ma’an’a uzun menzilli baskında 150 mil uçarak Osmanlı istasyonu bombaladılar; 35 ölü, 50 yaralı kayıp verdirdiler. Ertesi gün Abâ el Lissan’da Osmanlı kampı bombalandı. Toplamda 30 bomba atıldı, uçaksavar mevzileri susturuldu.[128]Lawrence 1962 ss. 349–50
23 Haziran’da Ramle ve Tulkarm da bombalandı.[125]Cutlack 1941 ss. 65–6
Hava muharebelerinin başlaması

1916’da hava devriyeleri genellikle çatışmasızdı. Ancak Gazze–Birüssebi hattı Batı Cephesi’ne benzedikçe hava savaşı da Fransa’dakine dönüştü.[121]Cutlack 1941 s. 65
İkinci Gazze’den sonra Alman uçakları teknik olarak üstündü; Mayıs 1917’de birçok EEF uçağını düşürdüler.[121]Cutlack 1941 s. 65 Artık tüm keşif uçuşları refakatçi uçaklarla yapılmak zorundaydı.[129]Cutlack 1941 s. 71
16 Mayıs’ta Osmanlı süvarisini denetlemek üzere gönderilen EEF kuvvetine destek veren bir Bristol Scout, Aviatik tarafından düşürüldü, pilot yaralandı. 25 Haziran’da bir B.E.12a uçağı Osmanlı hatlarının gerisinde düşürüldü.[125]Cutlack 1941 ss. 65–6
Mayıs ve Haziran’da EEF takviyeleri

Birinci ve İkinci Gazze Muharebelerinden sonra, “General Murray’nin ordusunu yeniden harekete geçirmek” için büyük takviyeler gerekliydi.[130]Wavell 1968 s. 89 Murray, Mayıs başında, Savaş Kabinesi’ne ve İmparatorluk Genelkurmayı’na, takviye olmaksızın Filistin’i işgal edemeyeceğini açıkça bildirdi.[131]Keogh 1955 s. 122 Aynı ay Harp Ofisi tarafından, EEF’yi altı piyade ve üç süvari tümenine çıkaracak takviyelere hazırlık yapması gerektiği bildirildi.[132]Falls 1930 Cilt 1 s. 360

25 Mayıs’ta üç piyade taburundan (5/115. Bölgesel Alay, 7/1. ve 9/2. Cezayir Tirailleur taburları) oluşan, süvari, topçu, istihkâm ve sıhhiye birimleriyle birlikte Fransız müfrezesi Détachement Français de Palestine et de Syrie (D.F.P.S.) Rafa’ya ulaştı; bunu, 13 Haziran’da 500 kişilik bir İtalyan Bersaglieri müfrezesi izledi.[133]fiammecremisiguerra1172. Bersaglieri a Gerusalemme. Bu kuvvetler, esasen “siyasal nedenlerle” EEF’ye bağlanmıştı.[134]Wavell 1968 ss. 90–1 Fransızlar, Filistin ve Suriye’de “özel haklar” iddia etmişti;[134]Wavell 1968 ss. 90–1 bu haklar, İngiltere’nin Filistin üzerindeki, Fransa’nın ise Suriye üzerindeki iddialarının kabul edildiği Sykes-Picot Antlaşması’nda teyit edilmişti. İtalya’nın “Kudüs ve Beytüllahim’deki kalıtsal dinî ayrıcalıkları” üzerindeki hak iddiası ise Saint-Jean-de-Maurienne Antlaşması ile kabul edilmişti.[134]Wavell 1968 ss. 90–1[135]Bowman-Manifoeld 1923 s. 26[136]Manuel 1955 s. 265[137]Falls 1930 Cilt 1 s. 358
60. (Londra) Tümeni ile 7. ve 8. Süvari Tugayları Selanik’ten transfer edildi; 75. Tümen ise Hindistan’dan gelen taburlar ile Mısır’daki mevcut birliklerden teşkil edildi.[138]Keogh 1955 ss. 122, 124 60. (Londra) Tümeni 14 Haziran’da gelmeye başladı; 7. ve 8. Süvari Tugayları ise Haziran sonu ve Temmuz başında ulaştı.[139]Falls 1930 Cilt 1 s. 357
“Dün bize “Makedonya’daki eski dinlenme kampınızdan daha kötü, daha uygunsuz, daha berbat bir yer bulmak mümkün mü?” diye sorulsaydı, oybirliğiyle “Hayır, mümkün değil” derdik. Bugün ise fikrimizi değiştirdik; gerçekten de öyle bir yer bulduk ve üstüne üstlük buraya kamp kurduk.”
Buna rağmen, 5 Temmuz itibarıyla piyade ve süvari tümenlerini Gazze öncesi mevcuduna getirmek için hâlâ 150 piyade ve 400 Yeomanry takviyesi gerekliydi. Anzak Süvari Tümeni’nde yaralanan ve tedavisi biten askerler, ya Moascar’daki Avustralya ve Yeni Zelanda Eğitim Deposu üzerinden cepheye döndürülüyor ya da memleketlerine gönderiliyordu. Bu triyaj, 14 No’lu Avustralya Genel Hastanesi’nde kıdemli hekim ve cerrahtan oluşan sürekli bir kurulun sorumluluğundaydı. Kurul, Anzak Süvari Tümeni’ne kısa bir teftiş turu yaparak cephedeki şartları gözlemlediğinden, askerlerin geri dönüşlerine dair daha verimli kararlar alabiliyordu; böylece “insan gücünün etkin kullanımı” sağlanmış oldu.[140]Downes 1938 ss. 655–6
Dinlenme kampı ve izin
Yorgun askerler Kahire’ye izinli gönderiliyor ve dinlenme kamplarında konaklatılıyordu. “Filistin Rivierası”ndaki izni sırasında, 2/22. Londra Alayı, 181. Tugay, 60. (Londra) Tümeni’nden Er John Bateman Beer, evine yazdığı mektupta birkaç gün “oyalanmanın” lüksünü ve deniz kıyısındaki bir çadırda “pijama ile uyumanın” keyfini anlattı. Çölde az suyla açıkta yaşamanın ardından bir çadır, “hayli yüksek bir yaşam standardını” temsil ediyordu. Gündüzleri bandonun çaldığını, akşamları konser gruplarını, kütüphane imkânlarını ve “bol bol denize girmeyi” çok beğendi. İzin sırasında halat çekme, boks, at ve deve sırtında güreş, ragbi ve futbol gibi yarışmalar düzenleniyordu. Futbol özellikle çok popülerdi. Ayrıca at ve deve yarışları da yapılır, bahis oynanırdı.[141]Woodward 2006 ss. 99–100 Tel el Marakeb dinlenme kampında, Yeni Zelanda Süvari Tugayı bandosu (Sina Seferi sırasında eğitim alayı ile Moascar’da kalmıştı), Hafif Süvarilerin Pierrot Grubu ve 74. (Yeomanry) Tümeni’nin “Palestine Pops” topluluğu konserler veriyordu (bu Yeomanry birlikleri, Anzak Süvari Tümeni ile birlikte Gelibolu’da da savaşmıştı). Auckland Süvari Alayı’ndan “Wally” çok popülerdi; Palestine Pops’un yetenekli şarkıcıları, komedyenleri ve kadın taklitçileri de öyleydi.[142]Powles 1922 s. 117
6 Eylül’de, 4. Hafif Süvari Tugayı’ndan 67 er, Dinlenme Kampı’na gitmek üzere Port Said’e doğru yürüyüşe geçti.[143]4. Hafif Süvari Tugayı Savaş Günlüğü Eylül 1917 AWM4-10-4-9 Dokuz günlük izinleri kapsamında Kahire ve İskenderiye’ye giderken, El Ariş’ten Süveyş Kanalı’ndaki Kantara’ya kadar yük taşıma treniyle seyahat ettiler. “Gece, Kraliyet Topçusu’ndan bir arkadaş düşerek trenin altında kaldı ve öldü. Kantara’da duş aldım ve YMCA merkezinde güzel bir kahvaltı ettim. Sonra Mısır trenine binip Kahire’ye geçtim. Varınca Millî Otel’e yerleştim, temizlendim. Harika bir akşam yemeğinden sonra erken yattım ve çarşaflı gerçek bir yatakta derin uyudum!”[144]Hamilton, 4. Hafif Süvari Sıhhiye Birliği, Hamilton 1996 ss. 46–7
Murray’nin görevden alınması ve Allenby’nin atanması
11 Haziran’da General Murray, Harp Bakanı’ndan bir telgraf aldı; bu telgrafta General Edmund Allenby’nin EEF komutasına getirildiği ve kendisinin yerine geçeceği bildiriliyordu.[145]Falls 1930 Cilt 1 s. 368[146]Keogh s. 127 Murray’ye duyulan güven, Romani’den itibaren azalmıştı; Gazze’deki iki başarısız muharebe, hem piyade hem de süvari birlikleri arasında kendisini daha da gözden düşürdü.[147]Kempe 1973 s. 85
Savaş sonrasında Allenby, Haziran 1919’da yayımladığı bir raporda Murray’nin başarılarını şu sözlerle teslim etti:
“Öncelikle selefim Korgeneral Sir A.J. Murray’e şükranlarımı ifade etmek isterim. Onun Mısır ile Filistin arasındaki çölü aşarak tesis ettiği köprü, Mısır Seferî Kuvveti’nin sonraki ilerleyişlerinin temelini atmıştır. Ben, onun öngörüsünün ve stratejik hayal gücünün meyvelerini topladım. Nil’in sularını Filistin sınırlarına ulaştırdı; Türklerin, çölde Mısır sınırının ötesindeki sağlam mevzilerinden atılmasını sağlayan maharetli askerî harekâtı planladı; standart ölçülü demiryolunu Gazze kapılarına kadar taşıdı. Onun Sina’da ve Mısır’da kurduğu teşkilat her sınamadan geçti ve başarılarımın temel taşını oluşturdu.”
Çöl Kolordusunun yeniden teşkili
Haziran başında Murray’nin görevden alınması ile Haziran sonunda Allenby’nin gelişi arasındaki dönemde, Doğu Kuvveti komutanı Chetwode, Çöl Kolordusu komutanı Chauvel’e, Selanik’ten gelen 7. ve 8. Süvari Tugaylarının katılımıyla mümkün olan Yeomanri Süvari Tümeni’nin kurulmasını gözetme görevini verdi.[148]Keogh 1955 ss. 125–6[149]Üçüncü süvari tümeninin kurulmasına karar veren Murray de olabilir, ancak tugaylar Murray’nin görevden alınmasından sonra geldi. Çöl Kolordusu’nun yeniden teşkili, Allenby ay sonunda gelmeden önce tamamlanmıştı. [Falls 1930 Cilt 1 s. 357]
Mayıs ve Haziran 1917’de 7. ve 8. Süvari Tugaylarının Makedonya’dan transfer edilmesi kararı, “bu cephede süvari birliklerinin değerini” kabul etmekti. Bununla birlikte, 5. Süvari Tugayı’nda bir teğmen, Mayıs 1917’de şu değerlendirmeyi yaptı:
“Süvari savaşı artık sona eriyor sanırım... Biz üzerimize düşeni yapmadık diyemezler – Kantara’nın bu yakasındaki her karış toprağı biz aldık... Ortalama olarak bütün bu mesafeyi en az üç kez kat ettiğimi sanıyorum – piyadeler sadece bizi takip ettiler.”
Chauvel’in Çöl Atlı Kolordusu’nu yeniden teşkil etmesinden önce, yapı şu şekildeydi:
Anzak Süvari Tümeni (Chetwode komutasında): 1. ve 2. Hafif Süvari Tugayları, Yeni Zelanda Süvari Tugayı ve 22. Süvari Tugayı;
İmparatorluk Süvari Tümeni (Hodgson komutasında): 3. ve 4. Hafif Süvari Tugayları, 5. ve 6. Süvari Tugayları.[150]Falls 1930 Cilt 1 ss. 351, 400–402[151]4., 11. ve 12. Hafif Süvari Alaylarından oluşan yeni teşkil edilen 4. Hafif Süvari Tugayı, 17 Nisan 1917’de, Gazze II. Muharebesi’nden hemen önce sahaya çıkmıştı. [Falls 1930 Cilt 1 ss. 273–4, 332] Tugayın komutasını Tuğgeneral William Grant, 13 Eylül 1917’de devraldı. [12. Hafif Süvari Alayı Savaş Günlüğü Eylül 1917 AWM4-10-17-8]
Yeni gelen iki tugayla birlikte, EEF’deki toplam tugay sayısı 10’a çıktı: bir süvari tüfeği tugayı, dört hafif süvari tugayı ve beş süvari tugayı. Chauvel, bunları üç süvari tümenine dönüştürdü.[148]Keogh 1955 ss. 125–6
21 Haziran’da İmparatorluk Süvari Tümeni, Avustralya Süvari Tümeni adını aldı ve komutası Hodgson’da kaldı. 26 Haziran’da 6. Süvari Tugayı Avustralya Süvari Tümeni’nden, 22. Süvari Tugayı Anzak Süvari Tümeni’nden alınarak yeni gelen 8. Süvari Tugayı ile birlikte Yeomanri Süvari Tümeni’ni oluşturdu. Bu tümenin komutasına, Fransa’dan yeni gelen Tümgeneral G. de S. Barrow getirildi. 7. Süvari Tugayı’nın iki alayı ise Çöl Kolordusu birliklerine bağlandı.[152]Falls 1930 Cilt 1 s. 357, Cilt 2 ss. 661–2[153]Australian Mounted Division Train War Diary 21, 26 Haziran 1917 AWM4-25-20-1[154]3. Hafif Süvari Tugayı Savaş Günlüğü Haziran 1917 AWM 4-25-20-1[155]İki alaydan ve Essex Bataryası RHA’dan oluşan 7. Süvari Tugayı, doğrudan Chetwode’un Doğu Kuvveti karargâhına bağlıydı. [Wavell 1968 s. 91] Ordu birlikleri, Çöl Kolordusu’na düzenli olarak bağlanmaya başladı. [Bou 2009 s. 165] Ordu birliklerine ayrıca, 2 Haziran 1917’den itibaren Avustralya Deve Sıhhiye Birliği’nin desteklediği İmparatorluk Deve Kolordusu Tugayı da dâhildi. [Bou 2009 s. 165, Downes 1938 ss. 629–30]
Çöl Kolordusu, dört tugaylı iki süvari tümeninden üç tugaylı üç süvari tümenine dönüştürüldükten sonra şu şekildeydi:
Anzak Süvari Tümeni (Chaytor komutasında) 1. ve 2. Hafif Süvari Tugayları, Yeni Zelanda Süvari Tugayı, XXVIII. RHA Tugayı (18-pounder toplar) Avustralya (eski İmparatorluk) Süvari Tümeni (Tümgeneral H.W. Hodgson komutasında) 3. ve 4. Hafif Süvari Tugayları, 5. Süvari Tugayı, XIX. RHA Tugayı (18-pounder toplar) Yeomanry Süvari Tümeni (Tümgeneral Barrow komutasında) 6., 8. ve 22. Süvari Tugayları, XX. RHA Tugayı (13-pounder toplar). Çöl Kolordusu’ndaki bataryaların her biri dört toptan oluşuyordu.[156]Murray, Haziran 1917’de Avustralya hükümetine 5. Hafif Süvari Tugayı’nın kurulmasını önermişti, ancak gönüllü asker alımı bu dönemde yeterli sayıya ulaşmadığından bu mümkün olmadı. [Downes 1938 s. 628] Allenby ise General Robertson’ın “Avustralya’da atlar bulunmasına rağmen” yeni tugaya izin vermediğini, bu kararını yeniden gözden geçirmesini istediğini belirtmiştir. [Allenby’den Robertson’a 19 Temmuz 1917, Hughes 2004 s. 40]
22 Haziran’da Doğu Kuvveti komutanı Chetwode, EEF genelkurmay başkanına şikâyette bulunarak, düzenli süvarilerin “hareketlerinin ağır” olduğunu ve “çabukluklarının olmadığını” söyledi.[157]Chetwode’dan alıntı, Bou 2009 s. 167 Ayrıca, önceki başarıları kabul etmekle birlikte, Anzak Süvari Tümeni karargâhı 30 Temmuz’da alt tugaylara yazdığı bir yazıyla, komutanların kararları hızla verebilmek için ileri hatlarda bulunması gerektiğini bildirdi. Komutanlar, uzun menzilli çatışmaların etkisiz ve mühimmat israfına yol açabileceğinden, askerleri düşmandan uzak mesafelerde indirmekten caydırıldı. Süvari birliklerinin cephede taarruz operasyonlarında geniş cephe boyunca irtibatı sürdürmeye çalışmaması, önemli boşluklar olsa bile, “herkesin genel planı bilmesi ve tek komuta altında buna göre hareket etmesi” şartıyla kabul ediliyordu.[158]Bou 2009 s. 167[159]Bou, bu raporun yazarları olarak Chetwode ve Chauvel’i gösterse de, Anzak Süvari Tümeni belgesi olduğundan Chaytor ve karargâhı da sürece dâhil olmuş olmalıdır. [Bou 2009 s. 167]
Chauvel, sık sık Çöl Atlı Kolordusu’nun tüm muharip birliklerini, dinlenme kamplarını, hastanelerini, okullarını ve eğitimdeki birliklerini denetliyor, çoğunlukla Ford marka bir otomobille seyahat ediyordu.
Üç süvari tümeninin konuşlanması
Gazze’nin güneyindeki tahkimatlı hatlarda piyadelerle statik siper savaşı sürerken, Çöl Atlı Kolordusu’ndaki üç tümen, her ay dönüşümlü olarak doğudaki açık kanatta üç farklı bölgede konuşlandırıldı. Bir tümen, Hurira ve Birüssebi yönüne devriyeler göndererek geniş ve tartışmalı “kimse toprağı”nı savunmakla görevliyken; ikinci tümen, Abasan el Kebir’de eğitimde yedekteydi. Bu iki tümen çadırlarda yaşıyor, 30 dakika içinde savaşa çıkmaya hazır tutuluyordu. Üçüncü tümen ise Akdeniz kıyısında, Tel el Marakeb’de dinleniyordu. Her dört haftada bir rotasyon yapılıyor, cephe hattındaki tümen kıyıya çekilirken, eğitimdeki tümen onun yerini alıyordu. Bu rotasyonlar, yaz aylarında işgal altındaki topraklarda, “ilgisiz ya da açıkça düşman” halk arasında, askerlerin sağlığını ve moralini korumak için gerekliydi. Bu, Fransa’daki uygulamadan farklıydı; orada birliğin yalnızca bir kısmı cephede görev alırken diğer kısımlar dinleniyor ve eğitim görüyordu.[160]Preston 1921 s. 12[161]Hill 1978 s. 114[162]Downes 1938 s. 631[163]Powles 1922 s. 123
Akdeniz’den Şellal ve Gazze Vadisi’ndeki Tel el Fara’ya kadar uzanan güçlü tahkimatlı hat, hafif tahkimatlı bir savunma hattı ile Gamli’ye kadar doğuya genişletildi. Süvari birliklerinin çoğu, Gazze’nin güney ve güneydoğusunda bu hattın arkasında yoğunlaşmıştı.[160]Preston 1921 s. 12 Gamli bir ay boyunca bir süvari tümeni tarafından tutulmuş, günlük karakol görevleri icra edilmiş, geniş devriyeler yapılmış ve hattın sonunda iki haftada bir uzun keşifler düzenlenmişti.[160]Preston 1921 s. 12 Bir tümen keşifteyken diğer iki tümen Shellal ve Abasan el Kebir yönüne ilerleyerek bu konuşlanmayı destekliyordu.
Rotasyonlar
25 Mayıs’ta, Anzak Süvari Tümeni’ne, 2. Hafif Süvari Tugayı’nın Şaut savunmalarında 27 Mayıs’ta 53. (Galler) Tümeni tarafından değiştirilmesi emri verildi. Anzak tümeni, 28 Mayıs’ta İmparatorluk Süvari Tümeni tarafından değiştirildi.[164]Anzak Süvari Tümeni Savaş Günlüğü 25–28 Mayıs 1917 AWM4-1-60-15 part 1[165]Powles 1922 ss. 116, 119
“[Temmuz başında, 4. Hafif Süvari Sıhhiye Birliği’ne] derhal hareket emri verildi... Gamli geçidine hızlıca sürdük ve daha ilerledik. Sonra vadiye geri dönüp su verdik ve ertesi sabah 03.00’e kadar dinlendik. Tekrar ileri gidip öğlene kadar hazır bekledik, sonra saat 16.00’da kampa geri döndük. 20 atı takviye almak için Han Yunus’a götürdük. Çokça gidip gelme oldu. Sedye hatlarına sekiz yeni adam aldığım için memnun oldum. Ertesi sabah kampı topladık, temizledik, sahilde yeni bir yere taşındık ve at hatlarını kurduk. Durağan bölümümüz bize katıldı, böylece yeniden tam bir birlik olduk.”
Avustralya Süvari Tümeni, 21–22 Temmuz 1917’de Abasan el Kebir’deki destek süvari tümeni görevinden Yeomanri Süvari Tümeni ile değiştirildi ve Tel el Marakeb’e geçti.[166]4. Hafif Süvari Tugayı Savaş Günlüğü 21–22 Temmuz 1917
6 Ağustos’ta Çöl Kolordusu, Anzak Süvari Tümeni’nin ileri hat tümeni olarak Yeomanri Süvari Tümeni ile değiştirilmesini, Yeomanri’nin yerini destek olarak Avustralya Süvari Tümeni’nin almasını ve Anzak’ın Tel el Marakeb’e çekilmesini emretti. Bu değişiklikler 18 Ağustos’ta gerçekleştirildi.[167]Çöl Kolordusu Savaş Günlüğü 6 Ağustos 1917 AWM4-1-64-8 4 Temmuz–18 Ağustos arasında cephe hattında bulunan Anzak Süvari Tümeni, bu sürede keşif devriyeleri, pusu ve demiryolu baskınları dâhil 62 küçük operasyon yürüttü. Bu dönemde Yeni Zelanda Süvari Tugayı, topçu ve bombardımandan iki ölü ve on yaralı verdi.[168]Kinloch 2007 s. 194
Üç tümenin diğer rotasyonlarından biri 18 Eylül’de yapıldı; Avustralya Süvari Tümeni, Yeomanri’nin ileri karakol hattındaki yerini aldı. 7. Süvari Tugayı, Gamli’de 22. Tugaydan; 4. Hafif Süvari, Tel el Fara’da 6. Tugaydan; 3. Hafif Süvari, Shellal’da 8. Tugaydan görevi devraldı. 3. Hafif Süvari Tugayı’nın gece karakolları saat 18.00’de mevzilenmişti.[169]Avustralya Süvari Tümeni Savaş Günlüğü Eylül 1917 AWM 4-1-58-3 Part 1 Anzak Süvari Tümeni, 18 Eylül’de Tel el Marakeb’den Abasan el Kebir’e çekilerek yedek tümen görevini aldı. On gün sonra Allenby tümeni denetledi.[170]Powles 1922 s. 124
Tel el Fara

İmparatorluk Süvari Tümeni, 1–26 Mayıs’ta Beni Sela’da bulunuyordu; ileri karargâhı ise 7 Mayıs’tan itibaren El Gamli’deydi ve 28 Mayıs’ta Anzak Süvari Tümeni’ni değiştirdi. 3. Hafif Süvari Tugayı, diğer birliklerle birlikte Shellal’a intikal ederek Tel el Fara’nın 3 km batısına ulaştı.[171]3. Hafif Süvari Tugayı Savaş Günlüğü Mayıs 1917 AWM4-10-3-28 Emir No. 30
28 Mayıs’ta 4. Hafif Süvari Sıhhiye Birliği, Abasan el Kebir’den Tel el Fara’ya geçti. Geldikleri sırada bir Alman Hava Kuvvetleri “Taube” uçağı çok alçaktan uçarak bomba attı, uçaksavar topları ateş açtı. Alman pilotların kullandığı bu tek pervaneli av–bombardıman uçakları Filistin bölgesinde etkiliydi ve büyük zarar veriyordu. “Taube, Almanca’da güvercin demektir, ama bize göre onlar güvercinden çok şahine benziyorlardı!”
“Gün boyu herkes, emredildiği üzere siper çukurları kazıyordu. Her adam, arkadaşıyla birlikte yaklaşık 1,2 metre derinliğinde iki kişilik bir çukur kazıyor, eğer bombardıman çok yaklaşırsa orada uyuyor ya da oraya kaçıyordu.”
10. Hafif Süvari Alayı (3. Hafif Süvari Tugayı), ertesi gün Şellal’da Hotchkiss Tüfeği eğitimi yaptı; bu sırada toz ve sinekler “çok kötüydü.”[172]10. Hafif Süvari Alayı Savaş Günlüğü Mayıs 1917 AWM4-10-15-23
Tel el Fara’daki günlük düzen, her sabah 03.30’da tam teçhizatla hazır beklemek, gün doğumundan sonra 05.00’e kadar sürmek, ardından tekrar 06.30’a kadar uyumaktı. Bu, ani bir taarruza karşı önlem olarak yapılırken ileri karakol da görevdeydi.
“Bütün subay ve erler – nakliye, aşçılar, hizmet erleri dâhil – derhal eyerleyecek, burun torbaları doldurulup eyere bağlanacak, askerler donanımını kuşanacak ve her an harekete hazır olacak... Araç sürücüleri atları koşacak ama bağlamayacak... Bir taarruz durumunda tugay, Bir el Esani’ye ilerleyecek.”
At sayısı yetersiz olsa da, Tel el Fara’da her sabah Wadi Gazze’deki suya götürülüyorlardı. Gün içinde üç kez “ahır bakımı” yapılıyor, atlar temizleniyor ve besleniyor, gübre gömülerek sinekler azaltılıyor, hasta atlarla ilgileniliyordu.
Abasan el Kebir

3. Hafif Süvari Tugayı, 7 Mayıs’ta Buqqar’a yapılan stratejik yürüyüşten döndükten sonra Abasan el Kebir’de çadır kurdu. Burada haki şortlar dağıtıldı, atlar su oluklarında sulandı.[173]3. Hafif Süvari Tugayı Savaş Günlüğü 7 Mayıs 1917 AWM4-10-3-28 Süvari tümenleri burada, yerde kazılan dikdörtgen siper çukurlarının üzerine yerleştirilen hafif ahşap iskeletler ve saz örtülerden yapılmış yarı kalıcı çadırlarda yaşıyordu.[160]Preston 1921 s. 12 4. Hafif Süvari Sıhhiye Birliği’nin Mayıs’taki çadır alanı, “daha önce bir Alman makineli tüfek bölüğü tarafından kullanılmıştı” ve badem ağaçları ile dikenli incirlerin arasındaydı. Mayıs ayında, 1. Hafif Süvari ve Yeni Zelanda Süvari Tugayları (Anzak Tümeni) ile İmparatorluk Süvari Tümeni karargâhı burada bulunuyordu; 2. Hafif Süvari ve 22. Süvari Tugayları ise iki RHA bataryası ve Tümen Cephane Kolonu ile birlikte Han Yunus’un batısındaki Tel el Marakeb sahilinde çadır kurmuştu.[165]Powles 1922 ss. 116, 119
17 Haziran’da Anzak Süvari Tümeni’nde, Avustralya ve Yeni Zelanda’dan getirilmiş, Nisan 1916’da Süveyş Kanalı’nı geçmiş “ilk atlardan” geriye kalan sayılar şöyleydi:
1. Hafif Süvari Tugayı: 671 at
2. Hafif Süvari Tugayı: 742 at
Yeni Zelanda Süvari Tugayı: 1056 at
Tugay komutanları, ideal atın “15 ila 15.3 el yüksekliğinde, mümkünse tam 15 el, sağlam ve bodur yapılı, mümkünse kanlı (soy) olması gerektiğini” kararlaştırdı.[174]Powles 1922 s. 120
Eylül’ün ikinci yarısında, Anzak Süvari Tümeni Abasan el Kebir’deyken, tümen 600 eşekle takviye edildi. İstasyona getirilen, “sıkılmış suratlı, uzun kulaklı” eşekler beşerli gruplar halinde bağlanarak getirildi. Bir erin önde dört atı çektiği, üç erin arkadan eşekleri sürdüğü kervan, genelde daireler çizerek ilerledi. Sonunda tümen karargâhına ulaştılar ve birimlere dağıtıldılar. Her bölüğe yedili eşekler verilerek, bunlar bizzat yedek askerlerce binek ya da yük hayvanı olarak kullanıldı. Yeni Zelanda Süvari Tugayı, eşeklerle polo benzeri bir oyun oynadı; oyuncular, yürüyüş sopalarıyla bir topa vuruyordu. Aralık ayında taarruz Yahudiye Dağları’na ulaştığında, bu eşekler cephenin sarp arazilerinde ikmal taşımak için kullanıldı.[175]Moore 1920 ss. 73–5[176]Anzak Süvari Tümeni Savaş Günlüğü Eylül 1917
Abasan el Kebir’de yedekte olunan sürede, tüfek talimleri, taktik şemalar, karargâh gezileri, birlik yoğunlaşmaları,[177]Avustralya Süvari Tümeni Savaş Günlüğü Eylül 1917 AWM4-1-58-3 Part 1 gazla mücadele yöntemleri, posta güvercinleriyle mesaj gönderme ve alma,[178]Powles 1922 s. 122 ve harekâta hızla hazırlanma eğitimleri yapıldı.[179]Preston 1921 s. 13 Ayrıca kriket maçları düzenlendi; 31 Ağustos’ta bir boks müsabakası yapıldı.[180]Hamilton 1996 s. 46 16 Ekim’de Allenby, Abasan el Kebir’de Anzak Süvari Tümeni subay ve erlerine madalya takdim etti.[170]Powles 1922 s. 124
Tel Marakeb

Tel el Marakeb’de, Gazze’nin 32 km güneyinde Akdeniz kıyısında, askerler denize girebiliyor ve konserlerle eğlenebiliyordu.[161]Hill 1978 s. 114 Temmuz sonunda, Avustralya Süvari Tümeni sahilde sürf yapıyor, spor oynuyor, güneşleniyor ve her gün atları yüzdürüyordu. Sahilde kısa koşular, engel yarışları, süvarilerin kurtarma yarışları ve süvari halat çekme müsabakaları yapılıyordu. “On iki süvari ikiye ayrıldığında, her şey atların direncine bağlıydı.”[180]Hamilton 1996 s. 46[181]Bkz. Hamilton 1996 s. 49; süvari halat çekme fotoğrafı. Üç gün süren elemeler ve finaller öncesinde geniş çaplı antrenmanlar yapıldı.[180]Hamilton 1996 s. 46 Burada, “demir direkler... telefon teli... [ve] demir levhalardan” yarı kalıcı çadırlar inşa edildi.
Chauvel, Ağustos ayında Tel el Marakeb’de 4. Hafif Süvari Sıhhiye Birliği’ni teftiş etti. “Sedye erleri, şık üniformalarıyla sıraya girmişti; her birinin önünde eyer örtüsü seriliydi. Üzerine ise her erin 25 parçadan oluşan tam teçhizatı – eyer, üzengi, gem, mataralar, yem torbaları, paltolar, eyer çantaları, kazanlar vs. – düzenli biçimde yerleştirilmişti.” 17 Ağustos Cuma günü, tümen Fukhan’a döndü. “Süvari Port Said’e izne gönderildi.”[182]Hamilton 1996 s. 48 Ertesi gün Yeni Zelanda Süvari Tugayı sahilde iki hafta kalmak üzere Tel el Marakeb’e geldi, ardından Tel el Fara yakınındaki El Fukhari’ye döndü.[175]Moore 1920 ss. 73–5
Tel el Marakeb’de, Yeni Zelanda Süvari Tugayı’ndan Yüzbaşı Herrick, Hotchkiss silah eğitimi sorumlusu olarak, bu silahların yan yerine merkeze yüklenmesini mümkün kılan yeni bir eyer tasarımı yaptı. Tugayın nalbantları sahada eyerleri Herrick’in tasarımına göre yeniden düzenledi.[183]Powles 1922 s. 119 Tugay, 13 Eylül’de Tel el Marakeb’deyken tümen yedekteydi ve bir tüfek yarışması düzenledi.[170]Powles 1922 s. 124
Osmanlı Yıldırım Orduları Grubu’nun faaliyete geçmesi

Enver Paşa, Haziran 1917’de Yıldırım Orduları Grubu’nu faaliyete geçirdi ve komutanlığına Alman generali Erich von Falkenhayn’ı getirdi. Grup, Galiçya, Romanya ve Trakya’dan aktarılan fazla Osmanlı birlikleriyle takviye edildi.[184]Erickson 2001 ss. 159, 171, 2007 s. 115
Temmuz ayına gelindiğinde, Gazze–Birüssebi hattını savunan Osmanlı kuvvetleri 151.742 tüfek, 354 makineli tüfek ve 330 topa ulaşmıştı. Almanlar Yıldırım Orduları Grubu’nu, komutanı von Falkenhayn’dan ötürü F Ordular Grubu olarak adlandırıyordu. Falkenhayn, Temmuz 1917 sonunda 65 Alman ve dokuz Osmanlı kurmay subayıyla komutayı devraldı; bu durum, Osmanlı subaylarının karar alma sürecinden büyük ölçüde dışlanması sonucunu doğurdu. Almanya, 1917 yaz sonu ve sonbahar başında, Yıldırım Orduları Grubu’nu takviye için 701, 702. ve 703. Paşa Piyade Taburlarını gönderdi; bu birlikler daha sonra “Asya Kolordusu” (Asia Corps) adı altında birleştirildi.[185]Erickson 2001 ss. 169, 232[186]Erickson, Asya Kolu’nun “asla gerçek bir kolordu olmadığını” belirtir. [Erickson 2001 ss. 169, 232] Asya Kolu; üç piyade taburu, üç makineli tüfek bölüğü, üç süvari bölüğü, bir topçu taburu, topçu gözetlemesi için bir hava filosu, iki ağır topçu bölüğü, bir piyade–topçu koordinasyon bölüğü, muhabere, motorlu nakliye ve her biri sekiz uçaktan oluşan dört hava bölüğünden meydana gelecekti. [Erickson 2001 s. 169]
Ağır Osmanlı kayıpları, İngiliz topçu bombardımanlarından kaynaklandı. 15 Temmuz’da, “dört aylık stratejik hareket ve bir aylık cepheye özgü eğitim”in ardından, Albay Kazım komutasındaki Osmanlı 7. Piyade Tümeni, Yüksek Tepe’de bir karşı taarruz gerçekleştirdi.
Allenby’nin Gelişi
Mısır Seferî Kuvvetleri’nin (EEF) yeni komutanı General Sir Edmund Allenby, aslında ilk tercih değildi. Güney Afrikalı general Jan Smuts, kısa süre önce Alman İmparatorluğu’na karşı yürütülen kısmen başarılı Doğu Afrika Seferinden Londra’ya dönmüştü. Lloyd George, Murray’in yerine Smuts’u düşünüyordu; fakat Smuts, Savaş Bakanlığı’nın Filistin harekâtını tam manasıyla desteklemeyeceğini düşündüğünden bu görevi reddetti.[187]Bruce 2002 s. 109 Filistin harekâtına dair Londra’da belli bir tereddüt de mevcuttu. Genelkurmay, Almanların o cephede daha fazla saldırı ihtimalini gözeterek Fransa’dan tümen aktarmayı reddediyordu; fakat ne Başbakan Lloyd George ne de Harp Kabinesi Filistin’den vazgeçmek niyetindeydi. Onlara göre Osmanlı Devleti’nin harpten çekilmesinin en muhtemel sahnesi burasıydı. Bu gerçekleşirse, Alman İmparatorluğu tecrit edilmiş olacak, Mezopotamya ve Filistin’de bulunan Britanya İmparatorluğu kuvvetleri Fransa’ya aktarılabilecekti. Ayrıca, Almanların sınırsız denizaltı harekâtı Akdeniz’de özellikle ikmal hatlarını ve posta ulaşımını tehdit etmekteydi.[188]Bir hamsin fırtınasının ardından Duguid, 20 Mayıs’ta şöyle yazmıştı: “Bir posta daha denizde kayboldu. Nisan sonlarında yazılmış mektuplardı. Aynı ay içinde ikinci posta da gitti.” [Duguid 1919 ss. 61–2] Britanya halkının çektiği büyük yokluklar ve Batı Cephesi’nden gelen ağır kayıplar, kamuoyunun moralini sarsma tehlikesi taşıyordu. Filistin’de kazanılacak bir zafer, müttefiklere Kutsal Topraklarda başarılı bir “Haçlı seferi” bahşedecek, böylelikle moral yükseltilecekti.
Harp Kabinesi bunun üzerine, Fransa’da Üçüncü Ordu’nun komutanı olan Allenby’yi seçti; Allenby kısa süre önce Arras Muharebesi’nde “çarpıcı bir zafer kazanmıştı.”[189]Wavell 1968 ss. 91–2 1882’de 6. (Inniskilling) Dragoonlara katılmış, Bechuanaland (1884–85) ve Zululand (1888) seferlerinde sömürgeci Afrika’da görev yapmıştı. 1899–1902 Güney Afrika Savaşı başladığında Üçüncü Süvari Tugayı’nda kurmay subaydı; savaşın sonunda ise binbaşı rütbesine yükselmişti.[190]Bruce 2002 s. 111 Allenby, İkinci Boer Savaşı sırasında Avustralyalılarla ilk kez, New South Wales Lancers’ın bir bölüğünü Bloemfontein dışında komuta ederken tanıştı.[191]Paterson 1934 ss. 116–8 1910–1914 yılları arasında tümgeneral rütbesine terfi etti ve Süvari Genel Müfettişi olarak atandı.[190]Bruce 2002 s. 111 I. Dünya Harbi başladığında Allenby, Ağustos–Ekim 1914 arasında 1. Süvari Tümeni’ni komuta etmiş, bu tümen Mons Muharebesi’nden sonraki geri çekilişte kritik rol oynamıştı.[192]Holmes 1995 ss. 17–260 Birinci Ypres Muharebesi’ne (Ekim–Kasım 1914) gelindiğinde Süvari Kolordusu’nun başına general olarak getirilmişti. 1915’te İkinci Ypres Muharebesi sırasında V. Kolordunu, 1917 Nisan’ında ise Arras Muharebesi sırasında Üçüncü Ordu’yu idare etti.[190]Bruce 2002 s. 111 Londra’dan Kahire’ye gitmeden önce, Lloyd George, Allenby’ye Kudüs’ü “Britanya ulusuna Noel hediyesi olarak” almasını tembihledi.[193]Hill 1978 s. 120 Allenby, 27 Haziran’da Mısır’a ulaştı ve 28 Haziran gece yarısı itibarıyla EEF komutasını devralarak manevra savaşına hazırlıklarına başladı.[189]Wavell 1968 ss. 91–2[194]Falls 1930 Cilt 2 s. 7
EEF harekâtları, Temmuz–Ekim
Siper savaşı
Gazze bölgesindeki siper hatları Temmuz ayında her iki tarafça baskına uğradı. 20 Temmuz’da 162. Tugay (54. Tümen), Gazze’nin güneybatısındaki Şemsiye Tepesi’ne taarruz etti; 101 ölü bırakarak 17 esir, bir havan ve bir makineli tüfek ele geçirdi. Bu baskını takiben Osmanlıların yoğun bombardımanı oldu ve 100’den fazla kayba yol açtı.[195]Falls 1930 Cilt 2 s. 25[196]Cutlack 1941 s. 74 28 Temmuz’daki benzer bir harekât da aynı sonuçla bitti, hava savaşı ise durgunlaştı.[196]Cutlack 1941 s. 74
Süvari harekâtları
“Yakıcı Ağustos sıcağı”nda kesintisiz devriyeler, Allenby, Chauvel ve Chetwode’un yaptığı çok sayıda süvari keşfi, General Ludendorff’un hatıratında şöyle tarif edilmiştir: “Ağustos sonunda büyük kitleler hâlinde İngiliz süvarileri Gazze cephesinin sol yanından dolanarak Kudüs’ün su kaynaklarına ulaşmak için Birüssebi’ye ilerledi. Bu teşebbüs başarısız oldu.”[197]General Ludendorff’tan alıntı, Falls 1930 Cilt 2 s. 26 not Bu düzenli iki haftada bir yapılan süvari keşifleri, “şüphesiz ki Osmanlı yüksek komutasını” gerçek yoğunlaşmadan önce sahte bir güvenlik hissine sürükledi.[198]Falls 1930 Cilt 2 s. 26
Kuzeydoğu: Gazze–Birüssebi yolu ve Irgeig
31 Temmuz/1 Ağustos gecesi, 7. Hafif Süvari Alayı (3. Hafif Süvari Tugayı) bir keşif devriyesi yaptı ve Gazze–Birüssebi yoluna ulaştı. Burada bir Osmanlı süvari devriyesine saldırarak bir esir aldı.[199]Çöl Kolordusu Savaş Günlüğü Ağustos 1917 AWM4-1-64-8
Temmuz sonuna doğru Irgeig yakınlarındaki güçlü bir Osmanlı mevziinin ele geçirilmesinden sonra, Osmanlı süvarileri Birüssebi’den güçlü bir gösteri yaptı.[200]Cutlack 1941 s. 73
8 Ağustos’ta 7 No’lu Hafif Otomobil Devriyesi “düşmanı güneyden kuşattı” ve düşman geri çekilmeye başlarken, onları Irgeig’e doğru kovalayarak üç asker ve iki at öldürdü.[199]Çöl Kolordusu Savaş Günlüğü Ağustos 1917 AWM4-1-64-8[201]Anzak Süvari Tümeni Genelkurmay Savaş Günlüğü 8 Ağustos 1917 AWM4-1-60-18
13/14 Ağustos gecesi saat 19:40’ta, Anzak Süvari Tümeni, 18. RHA Tugayı ile birlikte, Birüssebi ile Osmanlı ana hattı arasındaki Osmanlı ileri karakollarının arasındaki boşluktan ilerleyerek Irgeig yakınlarındaki demiryolunu havaya uçurmak için hareket etti. İleri tümen karargâhı saat 21:30’da Karm’da açıldı, topçu bataryaları Goz el Basal’da konuşlandı. 6. ve 7. Hafif Süvari Alayları (3. Tugay), Irgeig’e doğru yaya olarak ilerledi, fakat şafakta açık arazide yakalanmamak için demiryoluna ulaşamadan geri dönmek zorunda kaldılar. 7. Hafif Süvari Alayı’nın ileri devriyesi, yalnızca bir nöbetçinin gözcülük yaptığı redüte birkaç metre kala ilerledi.[199]Çöl Kolordusu Savaş Günlüğü Ağustos 1917 AWM4-1-64-8[202]Falls 1930 Cilt 2 ss. 25–6[203]Anzak Süvari Tümeni Savaş Günlüğü Ağustos 1917 Ek 154
7. Hafif Süvari Alayı’nın, Irgeig yakınındaki demiryoluna bomba yerleştirme girişimi, 16/17 Ağustos gecesi ikinci kez denendi. Patlayıcılar yerleştirilirken Osmanlı devriyesinin saldırısına uğradılar, çıkan gürültü tüm Osmanlı birliklerini alarma geçirdi. Hafif süvariler, bombaları ateşleyemeden geri çekilmek zorunda kaldılar.[199]Çöl Kolordusu Savaş Günlüğü Ağustos 1917 AWM4-1-64-8[202]Falls 1930 Cilt 2 ss. 25–6[203]Anzak Süvari Tümeni Savaş Günlüğü Ağustos 1917 Ek 154
3 Ağustos’ta Auckland Süvari Alayı Wadi İmleih’e doğru ilerledi; Khirbit Erk’e gönderilen ileri devriyeler Osmanlı mevzisinden yoğun ateş aldı. Bu mevzi “topçu ateşiyle dağıtıldıysa da,” bir Osmanlı uçağı Yeni Zelandalılara makineli tüfek ateşi açtı, bir Osmanlı topu askerleri top ateşine tuttu; ancak bir EEF uçağı görününce ateş kesildi. O gece 2. Hafif Süvari Tugayı Kh. el Sufi’ye karşı harekât yaptı ve Osmanlı demiryolu hattı boyunca keşif gerçekleştirdi. Bu esnada Fara yolundaki Birüssebi’den telgraf hattını kestiler; sonunda bir ileri mevziyle karşılaştılar ve “yoğun tüfek ateşiyle karşılandılar.”[199]Çöl Kolordusu Savaş Günlüğü Ağustos 1917 AWM4-1-64-8 6/7 Ağustos gecesi 2. Hafif Süvari Alayı Wadi İmleih’te bir başka harekât icra etti.[199]Çöl Kolordusu Savaş Günlüğü Ağustos 1917 AWM4-1-64-8[204]Anzak Süvari Tümeni Genelkurmay Savaş Günlüğü AWM4-1-60-18
Ağustos’ta Khirbit Erk, Bir İfteis, Hanafish ve İmleih vadilerinin birleşimi ve Wadi Inalaga yönünde süvari keşifleri yapıldı. Telsizle haberleşme sağlandı ve gayet iyi çalıştı.[199]Çöl Kolordusu Savaş Günlüğü Ağustos 1917 AWM4-1-64-8
Güneydoğu: Ras Ghannam, Ruweihi ve Birüssebi’nin güneyi

4 Temmuz Çarşamba günü, Şellal, Birüssebi ve Eslüç bölgelerinin arazisi ve savunmalarına dair bir keşif yapıldı. Bu keşif, Doğu Kuvveti’nin araştırmasıyla birlikte Avustralya Süvari Tümeni ve 1. Hafif Süvari Tugayı tarafından korundu. Bu harekât sırasında Avustralya Süvari Tümeni saat 06:15’te Buqqar’ın doğusundaki Abu Şaviç–Halasa ve Fara–Birüssebi yollarının kavşağında ileri karargâh kurdu. Üç hafif süvari ve bir süvari tugayı bölgede çeşitli hatları tuttu.[205]12. Hafif Süvari Alayı Savaş Günlüğü Temmuz 1917 AWM4-10-17-6 Ek XLVI Chauvel ve “ordu komutanı” da Avustralya Süvari Tümeni’nin koruması altında Birüssebi yönüne keşif yaptı.[206]Çöl Kolordusu Savaş Günlüğü Temmuz 1917 AWM4-1-64-7
23 Temmuz’da Birüssebi önündeki Osmanlı mevzilerinin boşaltıldığına dair rapor üzerine, Yeni Zelanda Süvari Tugayı topçu desteğiyle Birüssebi savunmalarını keşfe çıktı. Mevzilerin dolu olduğu görüldü. Bir ay sonra, 24 Ağustos’ta Chauvel Birüssebi’nin güney ve batısına keşif yaptı.[199]Çöl Kolordusu Savaş Günlüğü Ağustos 1917 AWM4-1-64-8
13 Ağustos’ta Bir ibn Turkia, G. el Na’am, G. Itwail el Semin, Ras Ghannam ve Ruweihi’ye keşif yapıldı; 25 bedevi esir alındı. Gün boyunca Osmanlı bataryaları 53 adet 77 mm’lik mermi attı; bir asker ve iki bedevi kadını öldürdü, üç askeri yaraladı.[199]Çöl Kolordusu Savaş Günlüğü Ağustos 1917 AWM4-1-64-8[202]Falls 1930 Cilt 2 ss. 25–6[203]Anzak Süvari Tümeni Savaş Günlüğü Ağustos 1917 Ek 154
2 Ekim’de Avustralya Süvari Tümeni bir keşif yaptı; 4. Hafif Süvari Tugayı ileri hat kurdu, tümen ileri karargâhı Raşid Bek’te açıldı, 7. Süvari Tugayı yedekteydi, 3. Hafif Süvari Tugayı Goz Sheihili üzerinden bir hat aldı. Allenby bizzat tümenin koruması altında Birüssebi’nin 10 km güneyine keşif yaptı. 4. Hafif Süvari Tugayı gözcüleri, Kh. el Sufi’den Wadi Sufi’ye keşif yaparken 200 tüfek, üç makineli tüfek ve iki küçük kalibreli şarapnel topunun ateşiyle karşılaştı. Kuyuları ölçen, sarnıçları ve Osmanlı karakollarını tespit eden bir çavuş ve dört kişilik ekibi yoğun bombardımana maruz kaldı.[207]Massey 2007 s. 39[208]Avustralya Tümeni Savaş Günlüğü Ekim 1917 AWM4-1-58-4 Part 1[209]Allenby’nin eşine mektubu, 3 Ekim 1917, Hughes 2004 s. 61[210]Çavuş Bill Cruickshank, Üstün Cesaret Madalyası ile ödüllendirildi. [Massey 2007 s. 39]
18 Ekim’de Avustralya Süvari Tümeni İkmal Birliği subayları ve kıdemli astsubayları Birüssebi yönünde keşfe katıldı; su kaynakları incelendi, ikmal noktaları belirlendi.[211]Avustralya Süvari İkmal Birliği Savaş Günlüğü Ekim–Kasım 1917 AWM4-25-20-5
Güney: Esani, Raşid Bek, Tel Itweil, Halese ve Eslüç yolu
31 Temmuz/1 Ağustos gecesi, 2. Hafif Süvari Alayı (1. Hafif Tugay), Bir el Esani ve Rashid Bek’e ilerledi; Esani’deki suyun “hızla azaldığı” görüldü. Wellington Süvari Alayı (Yeni Zelanda Tugayı) Wadi İmleih’e keşfe çıktı; Hareira yönünden atılan dört yüksek infilaklı mermi iki atı öldürdü.[199]Çöl Kolordusu Savaş Günlüğü Ağustos 1917 AWM4-1-64-8
5–6 Ağustos’ta Yeni Zelanda Saha Birliği’nin yaptığı su keşifleri, Esani’de en az iki tümeni karşılayacak su olduğunu bildirdi. Demiryolu İnşaat Mühendisleri, Hafir el Auja’dan Birüssebi’ye yaklaşan hattın kuzey bölümünü, Yeni Zelanda birliklerinin koruması altında inceledi.
22 Ağustos’ta Yeomanry Süvari Tümeni Goz Lakhkeilat sırtı civarını keşfetti.[199]Çöl Kolordusu Savaş Günlüğü Ağustos 1917 AWM4-1-64-8 2 Eylül’de Yeomanry Tümeni Halasa bölgesine keşif yaparken, 4. Hafif Süvari Tugayı El Gamli’ye ilerleyerek destek verdi.
23–25 Eylül arasında Tel Fara’dan yapılan 48 saatlik keşif sırasında Esani ve Halasa bölgelerindeki yollar ve su kaynakları incelendi.[212]11. Hafif Süvari Alayı Savaş Günlüğü Eylül 1917 AWM4-10-16-24 Bu süre boyunca 3. ve 4. Hafif Süvari Tugayları, Rashid Bek’te yedekte olan 7. Tugayla birlikte saat 10:30’da Ibn Saiid–Goz el Geleib hattını, Halasa’nın 6 km güneydoğusunda kurdu; direnç görmeden keşif tamamlandı ve saat 16:30’da geri çekildiler.
26 Eylül’de 12. Hafif Süvari Alayı, Çöl Süvari Kolordusu karargâhının Tel Itweil, Esani ve Halasa’daki özel keşfini korudu; saat 09:25’te 720 Rakımı’ndan Rashid Bek’e uzanan hattı tuttu, bir buçuk saat sonra direnç görmeden geri çekildi.
16 Ekim’de Avustralya Süvari Tümeni’ne, 18 Ekim’de XX. Kolordu’nun keşfini koruma emri verildi. 7. Süvari Tugayı Halasa ve Ibn Saiid’in doğusunda hat kurdu, 4. Hafif ve 5. Süvari Tugayları da ileri hat aldı. Osmanlı askerleri Irgeig yakınındaki bir redütte görüldü, bir süvari bölüğü İmleih Vadisi’ndeydi. Notts Bataryası Irgeig istasyonunu, iki çadırı ve uzaklıktaki bir redütü top ateşine tuttu. Ayrıca 630. Tepe’deki siperlere yüksek infilaklı mermiler attı. Önceki keşiflere göre düşmanın daha sessiz olduğu kaydedildi.[208]Avustralya Tümeni Savaş Günlüğü Ekim 1917 AWM4-1-58-4 Part 1[213]4. Hafif Süvari Tugayı Savaş Günlüğü Ekim 1917 AWM4-10-4-10
15 Ekim’de Raşid Bek’te 50 Osmanlı süvarisi gözlendi. Bir grup 630. Tepe’ye doğru hareket ederken, iki zırhlı araba tepelerin arkasından dolaşarak İmleih’ten çekilen 12 Osmanlı süvarisini mesafeden ateş altına aldı; ancak Osmanlı topçusu zırhlı araçları ateş altına alınca geri çekildiler.[208]Avustralya Tümeni Savaş Günlüğü Ekim 1917 AWM4-1-58-4 Part 1
EEF pususu, Hasif
Haziran’ın son üç gününde, yaklaşık 100 Osmanlı askeri Karm’ın 1,8 km doğusundaki alanı işgal etmeye ilerledi. 4. Hafif Süvari Alayı (4. Tugay) 1 Temmuz için bir pusu planladı. İki yaya bölük, sekiz Hotchkiss tüfeğiyle Karm’dan Khasif harabelerindeki taş binaya ilerledi, bir bölük Karm’ı tuttu. Atlı diğer iki bölük, Tel el Fara’ya doğru daha geride Goz el Basal arkasına gizlendi. Taş binayı tutan birlikler, “bölük düzeninde” ilerleyen yarım Osmanlı süvari bölüğüne ani saldırı yaptı; sekiz asker ve üç at öldürüldü. Ağır yaralı bir asker daha sonra öldü; 25 yaralı at üstünde kaçarak kurtuldu. Büyük bir Osmanlı kuvveti daha sonra süvarileri tehdit için ilerledi, ancak iki bölük hücum edince geri çekildiler.[214]Avustralya Süvari Tümeni Genelkurmay Savaş Günlüğü Temmuz 1917 AWM4-1-58-1 Part 1, Part 2 Ek 83
Bu harekât için Çavuş J. Gillespie Askerî Madalya ile ödüllendirildi: “[B]u astsubay, üç bölüğün komutasını alarak, başka bir bölüğün üzerine yan ateş açan iki Osmanlı süvari birliğini ateş altına aldı, düşmanı geri çekilmeye mecbur etti. Tüm harekât boyunca adamlarına iyi bir örnek oldu.”[215]Massey 2007 s. 48 Kıdemli Çavuş R. S. Hampton da Askerî Madalya aldı: “[D]üşmanın pusuya düşürülmesinde kıymetli yardımlar yaptı. Ateşin yönlendirilmesinden sorumluydu ve adamlarına iyi örnek oldu.”[216]Massey 2007 s. 52 Er H. C. Robertson Üstün Cesaret Madalyası için önerildi, fakat Askerî Madalya ile ödüllendirildi: “Hotchkiss tüfeği ateşini yönetti ve düşman arasında büyük kayıplara sebep oldu.”[217]Massey 2007 s. 90 Binbaşı G. J. Rankin, Çöl Kolordusu komutanı Chauvel tarafından 16 Ağustos 1917 tarihli Mısır’daki AIF Emri No. 10’da övgüyle anıldı: “Binbaşı Rankin komutasındaki 4. Hafif Süvari Alayı bölüğü, bir Osmanlı süvari birliğini ustaca pusuya düşürüp ağır kayıplar verdirdi.”[218]Massey 2007 s. 87
El Buqqar, 19–20 Temmuz

Çöl Kolordusu, 19 Temmuz sabahı 06:50’de Anzak Süvari Tümeni’nden rapor aldı: Osmanlı topçu mermileri Karm’daki demiryolu başına düşüyordu, Goz Geleib.[219]Eylül ortasında Karm demiryolu hattı inşaat hâlindeydi. [Cutlack 1941 s. 75] Devriyeler çıktı ama sis durumu gizledi. 08:20’de gelen raporda Osmanlı kuvvetlerinin El Buqqar’ı işgal ettiği, İm Siri yakınında dört hafif top bulunduğu bildirildi. 2. Hafif Süvari Tugayı’na “İm Siri yönündeki durumu açıklığa kavuşturma” emri verildi; 1. Hafif Tugay ileri sürüldü, Yeni Zelanda Tugayı hazır bekledi. Saat 10:10’da iki Osmanlı süvari alayı ve bir miktar piyadenin El Girheir–Khasif–El Buqqar hattını tuttuğu, İmleih’teki topların ateş ettiği doğrulandı. Anzak Tümeni karargâhı ve yedekteki Yeni Zelandalılar Goz el Basal’a ilerledi. 10:15’te Abasan el Kebir’deki Avustralya Tümeni ileri emri aldı. 11:00’de Tel el Marakeb’deki Yeomanry Tümeni ve İmparatorluk Deve Kolordusu da hazır olmaları için emir aldı.[220]Çöl Kolordusu Savaş Günlüğü Temmuz 1917 AWM4-1-64-7 Ek 6 s. 1
EEF hava keşfi, 11:30’da bir Osmanlı tugayının Um Siri’nin kuzeyinden El Buqqar’ın güneyine uzanan hattı tuttuğunu, Harari’de iki süvari alayı büyüklüğünde bir kuvvet bulunduğunu, Sufi’deki kuyuda bir süvari alayı olduğunu rapor etti. Osmanlı topçusu Karm’ın doğusundaki hedefleri vurmaya devam etti. 1. Hafif Süvari Tugayı Goz Lakhleilat’ta 2. Tugayla temas kurdu. 14:20’de Avustralya Tümeni El Melek’teyken Osmanlı sol kanadını kuşatma emri aldı. Anzak Tümeni Osmanlı hattının karşısında kaldı. 17:30’da Osmanlı kuvvetleri Birüssebi’ye doğru geri çekildi, fakat Buqqar–Birüssebi yolundaki Taweil el Habari yakınında güçlü bir hat tuttu. Yeomanry Tümeni (5. Tugay takviyesiyle) Fukhari yakınında bivak emri aldı. İmparatorluk Deve Kolordusu El Garbi’ye hareket etti. 53. (Gal) Tümeni, El Sha’uth’daki bir yedek tugayı Jezariye–Um Ajua–El Rueibia hattına sürmek üzere emir aldı.[221]Çöl Kolordusu Savaş Günlüğü AWM4-1-64-7 Temmuz 1917 Ek 6 s. 2

Avustralya Tümeni sol kanatta Goz Lakhleilat’a vardığında Osmanlı süvarisi hendeklerin gerisine çekilmişti. Bu siperler Girheir’den Birüssebi savunmalarına bağlanıyordu. Avustralya Tümeni geceyi Gamli’de geçirdi, bir tugayı Esani’de bıraktı. Anzak Tümeni 20:00’de Tel el Fara’ya çekildi.[222]Çöl Kolordusu Savaş Günlüğü AWM4-1-64-7 Temmuz 1917 Ek 6 ss. 3–4 19/20 Temmuz gecesi Anzak Tümeni, Shellal’e ilerlediği bildirilen Osmanlı kuvvetini kuşatıp ele geçirmek üzere görevlendirildi. 8 km ilerledikten sonra 1. ve 2. Hafif Tugaylar, yedekteki Yeni Zelandalılarla birlikte düşmanla karşılaştı. Topçu düellosundan sonra Osmanlı geri çekildi.[196]Cutlack 1941 s. 74
Ertesi sabah 20 Temmuz’da, Anzak ve Avustralya Tümenleri saat 04:00’te hareket ederek Osmanlı süvarilerini geri itti, ancak 08:00’de olağan dışı hareket görülmedi. Bir esir, Osmanlı birliklerinin 16. Tümen’e ait olduğunu ve kısa süre önce Şeria’ya geldiğini söyledi. Birliklerin faaliyeti yeni atanan kolordu komutanının kişisel keşfiyle ilgiliydi. Diğer esirler 6. ve 8. Süvari Alaylarındandı. Bu sırada Osmanlı hava saldırısı Yeni Zelanda Tugayı’ndan iki kişiyi öldürdü, beş kişiyi yaraladı; 14 at öldü, 11 at yaralandı. Anzak Tümeni üç ölü ve 12 yaralı verdi. 21 Temmuz’da saat 22:00’de tüm EEF birliklerine eski mevzilerine dönme emri verildi. Osmanlıların tuttuğu alanın normale döndüğü görüldü.[222]Çöl Kolordusu Savaş Günlüğü AWM4-1-64-7 Temmuz 1917 Ek 6 ss. 3–4[223]Ayrıca bkz. Osmanlı siper krokisi ve top mevzii krokisi, Çöl Kolordusu Savaş Günlüğü AWM4-1-64-7 Temmuz 1917 Ek 6 ss. 3–4
Hasif, Buqqar bölgesi
9 Ağustos’ta, 5. Hafif Süvari Tugayı[224]Bu, 5. Hafif Süvari Alayı ya da 5. Süvari Tugayı olabilir. 5. Hafif Tugay 1918 ortasında kurulmuştu. [Bou 2009 ss. 189–90] Buqqar ve Hasif’e ilerledi, Osmanlı devriyelerini dağıttı.[199]Çöl Kolordusu Savaş Günlüğü Ağustos 1917 AWM4-1-64-8
21 Eylül’de 720 ve 620 Rakımlarını tutan Osmanlı süvarileri, Avustralya Tümeni’nden altı bölük ve bir makineli tüfek alt birliği tarafından püskürtüldü. Ertesi sabah 630 Rakımı’ndaki Osmanlı direnci kırıldı ve mevzi alındı.
27–28 Eylül’de durum sakin geçti; fakat 29 Eylül’de 550, 630 ve 720 Rakımlarını tutan Osmanlı birlikleri, Avustralya Tümeni devriyeleri tarafından iki bölük ve makineli tüfek takviyesiyle mevzilerinden çıkarıldı.
1 Ekim’de Khasif’e keşif yapan bir devriye, El Buqqar’ın 3 km doğusunda Osmanlı süvarisinin gözetleme mevzisinde olduğunu rapor etti. Bu sırada Abu Shawish’teki EEF birlikleri Osmanlı topçusunca gün boyu ateşe tutuldu.[208]Avustralya Tümeni Savaş Günlüğü Ekim 1917 AWM4-1-58-4 Part 1
8 Ekim’de 5. Süvari Tugayı ileri karakol görevini devralmak üzere emir aldı. 9 Ekim’de 11. Hafif Süvari Alayı ve 12. Hafif Alay’dan bir bölük, Onurlu Topçu Birliği A Bataryası ile birlikte küçük bir harekât yaptı; 630 ve 720 Rakımlarındaki Osmanlı garnizonları ateş altına alındı, ardından hafif süvariler bu noktaları işgal etti. 11 Ekim’de El Buqqar’ın doğusunda Osmanlı süvari devriyeleri görüldü, “koyu kıyafetli ve bizimkine benzer atlara binmişlerdi.”[208]Avustralya Tümeni Savaş Günlüğü Ekim 1917 AWM4-1-58-4 Part 1
12 Ekim’de 630 Rakımı’na giden devriye, yaklaşık 45 Osmanlı askeri tarafından makineli tüfek ateşiyle karşılandı; Avustralya Tümeni makineli tüfekleri yarım saat çatışarak düşmanı geri püskürttü. Ertesi gün 13:30’da El Buqqar’a giden devriye, 30 Osmanlı askeri tarafından ateş altına alındı. Aynı anda Anzak Tümeni karargâhı Esani’ye keşif yapıyordu. 14 Ekim’de bir astsubay ve iki asker, bir bedeviyi yakalamaya çalışırken Osmanlı süvarisi tarafından 720 Rakımı’nda esir alındı. Osmanlı süvarisi mızrak, kılıç ve tüfekle silahlanmış, mavi–beyaz üniformalı ve Arap midillilerine biniyordu. Anzak takviyesiyle 720 Rakımı tekrar ele geçirildi. Osmanlı süvarileri doğuya çekildi.[208]Avustralya Tümeni Savaş Günlüğü Ekim 1917 AWM4-1-58-4 Part 1
15 Ekim’de Rashid Bek’te 50 Osmanlı süvarisi görüldü. 15/16 Ekim gecesi, Gloucester Yeomanry’den iki bölük ve bir makineli tüfek bölüğü, 720 Rakımı’ndaki harabeleri tuttu; bir subay ve 20 asker burada, aynı kuvvet Beit Abu Taha’daki iki kulübeyi işgal etti. Osmanlı süvarileri sabah 07:50’ye dek uzakta kaldı. Geri döndüklerinde yakın mesafeden ateş açıldı, bir Osmanlı öldürüldü, ikisi esir alındı, üç at öldü. 09:00’da iki zırhlı araba El Buqqar sırtını keşfetti, düşmansız buldu. 630 Rakımı’nda iki bölük Osmanlı topçusu ve makineli tüfek ateşiyle geri çekildi.[208]Avustralya Tümeni Savaş Günlüğü Ekim 1917 AWM4-1-58-4 Part 1
19 Ekim’de Osmanlı karakolları 630, El Girheir, 720 ve 820 Rakımlarında gözlendi.[208]Avustralya Tümeni Savaş Günlüğü Ekim 1917 AWM4-1-58-4 Part 1
Buqqar taarruzu, 23 Ekim
23 Ekim sabahı saat 05:00’te, Gloucester Yeomanry (5. Süvari Tugayı) El Buqqar–720–Imleih–630 hattını işgal için ilerledi; El Buqqar’da düşman, 720 Rakımı’nda makineli tüfek destekli ikinci bir bölük vardı. 05:30–06:00 arası 720 Rakımı’nda altı otomobil göründü, Yeomanry yaklaşınca çekildiler. Osmanlı askerleri El Buqqar’dan makineli tüfek ateşiyle kuşatılınca geri çekildi. 07:00’de Osmanlı birlikleri 720 Rakımı’ndan da geri atıldı. Gloucester ve Warwick Yeomanry’den iki bölük, RHA desteğiyle “iyi icra edilmiş” bir taarruz yaptı. Osmanlı süvarisi karşı saldırıya geçti, tüfek ve Hotchkiss ateşiyle püskürtüldü. Aynı anda bir Yeomanry bölüğü Imleih sırtında üç Osmanlı bölüğüyle çarpıştı, onları da geri püskürttü. Osmanlı topçu desteğinde taarruz ettiyse de başarılı olamadı. Diğer Osmanlı birlikleri Ifteis yönünde tutundu. Avustralya Tümeni’nin sol kesimi sakin geçti.[208]Avustralya Tümeni Savaş Günlüğü Ekim 1917 AWM4-1-58-4 Part 1
23/24 Ekim ileri karakol hattı
1917 Ekim sonuna doğru EEF ileri karakol hattı, Hanefiş Vadisi’ni gören alçak tepeler hattına kadar ilerletildi.[225]Massey 1919 s. 29[226]Bruce 2002 ss. 125–6 24 Ekim 17:00’den itibaren bu hat gece–gündüz tutuldu, Karm’a giden demiryolu inşaatını korudu. Osmanlı topçusunun inşaat işçilerini vurması önlendi. Hat, El Buqqar’dan 720–630–550 Rakımlarına uzandı. Taarruz halinde derhâl karşı taarruz emredildi, başarısız olursa süvari–piyade–topçu birleşik taarruzu planlandı.[227]3. Hafif Süvari Tugayı Savaş Günlüğü Ekim 1917 AWM4-10-3-33 Tugay Emri 47, 23 Ekim 1917
Buqqar Sırtı Muharebesi, 27 Ekim

Yıldırım Orduları Grubu Komutanı General Erich von Falkenhayn, iki aşamalı bir taarruz planladı. İlk aşama, 27 Ekim’de Birüssebi’den bir keşif taarruzuydu; ardından 31 Ekim sabahı, Hurira’dan 8. Ordu’nun taarruzu gelecekti.[228]Falls 1930 Cilt 2 s. 43
Keşif taarruzuna Tel eş'Şeria önündeki Kavuke mevzilerinden 3.000 Osmanlı piyadesi, 1.200 süvari ve 12 top katıldı.[225]Massey 1919 s. 29 Gazze–Birüssebi hattını savunan Osmanlı kuvvetlerinin karargâhı, Haziran’a dek Şeria’daydı; Temmuz’da Huj’a taşındı.[229]Cutlack 1941 s. 57 not[230]İngiliz hava bombardımanı, karargâhın Huj’a taşınmasına yol açtı. [Cutlack 1941 s. 57] Bu kuvvet, 16. Tümen’e bağlı 125. Piyade Alayı (Tel eş'Şeria’dan), 3. Süvari Tümeni birlikleri (Birüssebi’den),[228]Falls 1930 Cilt 2 s. 43 ayrıca 27. Tümen’den bir alay ve 125. Sahra Topçu Bataryasıyla birlikte İsmet Bey komutasındaydı.[231]Hüseyin Hüsnü 1922, ss. 105–6
Osmanlı taarruzcuları Middlesex Yeomanry tarafından “inatçı bir savunmayla” karşılandı.[232]Massey 1919 s. 27 8. Süvari Tugayı’ndan Yeomanry birlikleri sabahın erken saatlerinde taarruza uğradı. 630 Rakımı’ndaki El Girheir mevzisi öğleden sonra bir piyade taburu ile takviye edilene dek tutuldu. Ancak 720 Rakımı’nı savunan Yeomanry, Osmanlı süvarisi tarafından öğleden sonra ele geçirildi; 14 asker öldü. Bu mevzi, 3. Hafif Tugay ve 53. (Gal) Tümen’in birlikleriyle takviye edilmeden önce düşmüştü.[208]Avustralya Tümeni Savaş Günlüğü Ekim 1917 AWM4-1-58-4 Part 1[233]Falls 1930 Cilt 2 ss. 38–9
Hava taarruzları
“Bir Taube (veya neredeyse kesin Fokker) şarapnele tutuluyordu; her mermiden yılan gibi buhar sarmalları yere iniyordu. Birden cehennem ayağımızın altında açıldı; huzurlu hurma bahçesinden mermi ve şarapnel fışkırdı – bize değil, fakat askerlerimiz korkunç bir karşılık verdi.”
5 Ağustos’ta, bir Alman uçağı Bir el Abd yakınında çöle indi; EEF’in ana ikmal hattı olan Sina demiryolunu havaya uçurmaya teşebbüs edildi. Nöbetçiler saldırıyı fark edip durdurdu.[234]Cutlack 1941 s. 75 Aynı gün, Salmana yakınında bir Alman uçağı su boru hattını sabote etmeye çalıştı; birkaç boru patlatıldı ama devriye saldırıyı durdurdu.[195]Falls 1930 Cilt 2 s. 25
Ağustos sonunda, düşman uçağı bir Yeomanry kampını bombalayınca, 1 No’lu Filo misilleme olarak Hareira’ya hava taarruzu düzenledi.[234]Cutlack 1941 s. 75
Çıkmaz sona yaklaşırken, Remounts Komutanı A. B. Paterson, pilotların aldığı büyük riskleri şöyle anlattı:
“Şimdi doruğa çok yakınız. Trenlere sığmadıkları için yüz atı karadan cepheye götürüyorum; önümde ve arkamda benzer kafileler var. Bir hava üssüne uğradım, sabah gün doğumunda çocuklar bombaları yükleyip Türkleri vurmak için havalanacaklar. Sekiz uçak kalktı; biri yükselemeyip geri döndü. İndiğinde bize koştu: “Haydi, bir içki içelim. Çok ihtiyacım var.” Erken olduğunu söyledim. “Az önce içinde bir düzine bomba yüklü uçağı yere indirdim. İnan bana, böyle bir inişten sonra insanın tek isteği içkidir.” dedi. İçtik. Düşündüm: Eğer biraz sert inseydi ve bombalar patlasaydı ne olurdu? Bu pilot çocuklar sınanıyorlar ve sınavı başarıyla geçiyorlar.”
Hava muharebeleri devam ediyor
8 Temmuz’da, B.E.2.e keşif uçağı, bir Martinsyde ve bir B.E.12.a refakatiyle Gazze yakınında iki Alman avcısıyla karşılaştı. B.E.2.e geri dönebildi, fakat Martinsyde pilotu düştü ve öldü, B.E.12.a acil iniş yaptı, pilot esir düştü. 13 Temmuz’da iki B.E.2.e fotoğraf keşfine çıktı, refakatçisi gelmedi; biri düşürüldü, pilot ve gözlemci öldü, diğeri geri döndü.[235]Cutlack s. 72 16 Temmuz’da bir Alman avcısı çatışmadan kaçtı. 17 Temmuz’da topçu keşfi yapan bir uçak saldırıya uğradı, Avustralya uçağı Lewis makineli tüfeğiyle ateş açınca düşman çekildi.[200]Cutlack 1941 s. 73
3 Ağustos’ta, 1 No’lu Filo uçakları Birüssebi yakınında yerde düşman uçağı rapor etti. Ertesi sabah dört bombardıman uçağı, iki refakatçiyle gönderildi. Bombacılar yaklaştığında, uçağın maket olduğu anlaşıldı. O sırada güneşten iki Alman avcısı indi. Avustralya refakatçileri karşı saldırıya geçti, Almanlar kısa sürede çekildi.[236]Cutlack 1941 ss. 74–5 1 Eylül’de iki Martinsyde, Birüssebi üzerinde keşifteyken bir Alman avcısını düşürdü.[234]Cutlack 1941 s. 75
Hava gücünün genişlemesiyle EEF üstünlük kurdu. Keşif uçuşları daha geniş alanı kapsadı, savaş azaldı. Yeni gelen Bristol Fighter uçaklarıyla 111. Filo üstünlük sağladı. 8 Ekim’de, iki Alman Albatros avcısını yakalayıp birini düşürdüler. 15 Ekim’de üç Albatros daha, İngiliz uçaksavar ve Bristol saldırısıyla vuruldu; biri düşürüldü.[237]Cutlack 1941 ss. 74–6[238]Massey 1919 s. 25
7. ve 8. Osmanlı Ordularının Faaliyete Geçirilmesi
Yıldırım Ordular Grubu içinde, Cemal Paşa’nın komutasındaki Suriye’deki 4. Ordu karargâhı ve birlikleri faaliyetlerine devam ederken, Filistin’deki Osmanlı kuvvetleri iki ordu hâlinde yeniden teşkilatlandırıldı. Filistin’de Kress von Kressenstein’ın komutasında bulunan 4. Ordu, 26 Eylül 1917’de lağvedildi; altı gün sonra yeniden faaliyete geçirilerek Osmanlı 8. Ordu olarak düzenlendi. Komutan yine Kress von Kressenstein’dı ve sorumluluk alanı yine Filistin cephesi oldu. 7. Ordu'nun komutasını ise Mustafa Kemal’in istifasından sonra Fevzi Paşa devraldı. Bu gelişmeler mühim teşkilat değişiklikleri olmakla birlikte, EEF’nin yeniden teşkilatlanmasından farklı olarak, Gazze–Birüssebi hattını müdafaa eden Osmanlı 3, 20. ve 22. Kolordularında bir değişiklik olmadı.[239]Bazı iddialara göre, Yıldırım Ordular Grubu “taarruz harekâtı için çok geç, fakat büyük bir felaketi önlemek için tam zamanında yetişmiş; Yıldırım Ordular Grubu'ndan piyade ve süvari tümenleri, mahir bir savunma için gereken asgari yedek kuvveti sağlayarak hattı ayakta tutmuştur.” [Erickson 2001 s. 160]
Çıkmazın Sonu
EEF’in üç kolordusunu mevzilenmeye hazırlamak amacıyla yaptığı ilerleyişlerden sonra, Güney Filistin Taarruzu 31 Ekim’de Birüssebi Muharebesi’ndeki EEF zaferiyle başladı.[240]Falls 1930 Cilt 2 ss. 25–62
Ayrıca bakınız
Dış bağlantılar
Kaynakça
- 1.Grainger 2006 ss. 61–2
- 2.Powles 1922 ss. 108–9
- 3.Falls 1930 Cilt 1 s. 351
- 4.Erickson 2007 s. 99
- 5.Moore 1920 ss. 71–3
- 6.Falls 1930 Cilt 1 s. 315
- 7.Falls 1930 Cilt 1 s. 348 not
- 8.Brittain 1980 s. 370
- 9.Moore 1920 ss. 70–1
- 10.Falls 1930 Cilt 2 s. 131
- 11.Bruce 2002 s. 106
- 12.Woodward 2006 ss. 88–9
- 13.Woodward 2006 ss. 87–8
- 14.Powles 1922 s. 106
- 15.Bou 2009 s. 162
- 16.Blenkinsop 1925 ss. 185–6
- 17.Downes 1938 s. 622
- 18.Erickson 2001 s. 163
- 19.Erickson 2001 s. 159
- 20.Erickson 2007 s. 106
- 21.Downes 1938 s. 627
- 22.Bruce 2002 p. 106
- 23.Woodward 2006 pp. 88–9
- 24.Massey 1919 s. 16
- 25.Falls 1930 Cilt 1 s. 353
- 26.Carver 2003 s. 201
- 27.Erickson 2007 ss. 102–3
- 28.Erickson 2007 s. 103
- 29.Falls 1930 Cilt 2 s. 136
- 30.İngiliz Savaş Müzesi Fotoğrafı Q80044, Dr. David Nicolle tarafından The Ottoman Army, 1914–1918 (Londra: Osprey Press, 1994), s. 23’te yayımlanmıştır. Fotoğraf ayrıca Perrett, Megiddo 1918, s. 30’da da görülmektedir. Erickson bu fotoğrafı şu şekilde betimler: “Adamlar iyi oturan üniformalar giymiş, Alman tarzı çelik miğfer takmış, koltuk altı el bombası torbaları taşımakta, yanında sopalı el bombaları, Alman Mauser tüfekleri ve tozlukları bulunmaktadır. Bu eşsiz fotoğraf önemlidir; çünkü adamlar güvenli, sağlıklı, iyi beslenmiş ve eksiksiz teçhizatlı görünmektedir – ki bu durum Filistin’deki Osmanlı Ordusu’na dair tarihî algımızla çelişmektedir. Nicolle’un fotoğrafından genelleme çıkarmak tehlikeli olsa da, en azından bir bölgede Osmanlıların, taarruz birliklerini oluşturmak için adam seçimine ve bakımına öncelik verdikleri açıktır.” [Erickson 2007 ss. 103–4]
- 31.Cutlack 1941, ss. 49–52
- 32.Falls 1930 Cilt 1 s. 321
- 33.Erickson 2007 ss. 103
- 34.Falls 1930 Cilt 1 ss. 328–9
- 35.Falls 1930 Cilt 1 ss. 315, 348
- 36.İki süvari tümeni yalnızca yaklaşık 750 kayıp verdi. [Falls 1930 Cilt 1 s. 348]
- 37.Allenby’nin Robertson’a 12 Temmuz 1917 tarihli raporu, Hughes 2004 ss. 34–5
- 38.Blenkinsop 1925 s.199
- 39.Massey 1919 s. 15
- 40.Powles 1922 ss. 106, 108–9
- 41.Powles 1922 s. 107
- 42.Hamilton 1996 s. 36
- 43.Anzak Süvari Tümeni Savaş Günlüğü Mayıs 1917 AWM4-1-60-15 Bölüm 1 Ek 116 Geçici Savunma Planı s. 1
- 44.Hill 1978 s. 116
- 45.Anzak Süvari Tümeni Savaş Günlüğü Mayıs 1917 AWM4-1-60-15 Bölüm 1 Ek 116 Geçici Savunma Planı s. 2
- 46.Anzak Süvari Tümeni Savaş Günlüğü Mayıs 1917 AWM4-1-60-15 Bölüm 1 Ek 116 Geçici Savunma Planı ss. 1–2
- 47.Cutlack 1941 s. 64
- 48.Massey 1919 s. 108
- 49.Bruce 2002 s. 121
- 50.Albay R. R. Thompson’un 52. (Lowland) Tümeni eseri yaz koşullarını ayrıntılı tasvir etmektedir. [Falls 1930 Cilt 2 s. 25 not]
- 51.Teğmen A. M. McGrigor, 1/1 Gloucestershire (Kraliyet G. Hussars) Yeomanry, 5. Süvari Tugayı, 16 Mayıs 1917 tarihli günlük kaydı, Woodward 2006 ss. 23–4
- 52.5. Süvari Tugayı’nın Süveyş Kanalı yakınında Ballah’ta bulunduğu söylense de, Kraliyet Gloucestershire Hussars savaş günlüğü, Mayıs 1917’de Deir el Belah’ta olduklarını kaydeder. [1. Kraliyet Gloucestershire Hussars Yeomanry İmparatorluk Süvari Tümeni (5. Süvari Tugayı) AWM4-9-6-4 Bölüm 1]
- 53.Woodward 2006 ss. 91–2
- 54.Hill 1978 s. 108
- 55.McPherson 1985 s. 175
- 56.“Çiçeklerle kaplı yeşil bir yamaçta, kaplumbağaların, kertenkelelerin, yeşil böceklerin ve altın kuşların merakıyla mektup yazıyorum; hafif bombalama ve top atışları bile hâlen çoban rolümün geçici olduğunu hatırlatıyor. Gad el-Moula [emir eri] bana 3.30’da çay ve bisküvi getirdi; güneş deniz üzerinde ihtişamla battı, ateş böcekleri ışıldıyor, gökyüzünde yıldızlar belirdi. Bir flamingo taburu tepemizde manevra yapıyordu; Türk topu ses verince geniş düzende iki kat hızla göle indi.” [McPherson 1985 s. 175]
- 57.Gazze’deki iki Osmanlı zaferinin ardından Osmanlı Ordusu “gerek kuvvet gerek moral bakımından büyük ölçüde güçlenmişti.” [Downes 1938 s. 627]
- 58.Erickson 2007 ss. 105–6
- 59.Anthony Bluett, Mısır Deve Nakliye Kolordusu, Woodward 2006 s. 23
- 60.Dr. Charles Duguid, 2. Avustralya Seferî Hastanesi, El Ariş, 20 Mayıs 1917, Duguid 1919 ss. 61–2
- 61.Woodward 2006 s. 90
- 62.Powles 1922 s. 113
- 63.Kaptan R. C. Case, Kraliyet Mühendisleri, 313. Saha Birliği, 60. (Londra) Tümeni, 31 Haziran 1917 tarihli mektup, Woodward 2006 s. 90
- 64.Blaser, Londra İskoçları, 179. Tugay, 60. (Londra) Tümeni, Woodward 2006 ss. 90–1
- 65.Hamilton 1996 s. 37
- 66.Gullett 1941 ss. 344–5
- 67.Powles 1922 s. 114
- 68.Downes 1938 s. 641
- 69.Kaptan R. C. Case, Kraliyet Mühendisleri, 313. Saha Birliği, 60. (Londra) Tümeni, Woodward 2006 ss. 88–9
- 70.Hamilton, 4. Hafif Süvari Saha Ambulansı, Hamilton 1996 s. 51
- 71.EEF, bu aşamada Negev Çölü’nden çıkarak güney Filistin’in verimli kara toprak ovasına, düzenli yağış alan bölgeye girmişti. [Gullett 1941 s. 491]
- 72.Er F. V. Blunt, 2/15 Londra Alayı (Sivil Hizmet Tüfekçileri), 179. Tugay, 60. (Londra) Tümeni, Woodward 2006 ss. 88–9
- 73.Powles 1922 ss. 118–9
- 74.Tel el Marakeb’deki kamp ateşi konserinde, Yeni Zelanda Süvari Tugayı’nın yürüyüş marşı “John Peel”in melodisine bit avcılığı üzerine şarkı söylendi: “Geçen gün hat boyunca yürürken/Waikato’dan birinin dediğini duydum/22 tane yakaladım, bu senden 30 az/Ama sabah olmadan biraz uyuyacağımı umuyorum.” [Powles 1922 ss. 118–9]
- 75.Er F. V. Blunt’un günlüğü, 2/15 Londra Alayı, 179. Tugay, 60. (Londra) Tümeni, 10 Ekim ve 30 Kasım 1917, Woodward 2006 ss. 88–9
- 76.3. Hafif Süvari Tugayı Savaş Günlüğü Mayıs 1917 AWM4-10-3-28
- 77.12. Hafif Süvari Alayı Savaş Günlüğü Ağustos 1917 AWM 4-10-17-7
- 78.J. O. Evans, 2/16 Londra Alayı (Kraliçe’nin Westminster Tüfekçileri), Woodward 2006 s. 91
- 79.Hamilton 1996 s. 28
- 80.Blenkinsop 1925 s. 201
- 81.Powles 1922 ss. 106–7
- 82.Keogh 1955 s. 124
- 83.Falls 1930 Cilt 1 s. 367 not
- 84.Hamilton 1996 s. 27
- 85.Hamilton 1996 ss. 52–3
- 86.Hamilton 1996 s. 53
- 87.Patrick Hamilton, 4 Eylül–26 Ekim 1917 arasında Çadır Bölüğü’nde Tabip Astsubay olarak görev yaptı. [Hamilton 1996 s. 52]
- 88.Falls 1930 Cilt 1 s. 364
- 89.Siper savaşı, Gazze’deki kilitlenme sırasında da Çanakkale Seferi’ne benzetildi; zira Osmanlı siperlerine yapılan Britanya İmparatorluğu hücumları çok kanlı kayıplara mal olmuştu. [Erickson 2001 s. 160]
- 90.Teğmen R. H. Goodsall RFA 74. Tümen, Woodward 2006 ss. 88–9
- 91.Blenkinsop 1925 s. 187
- 92.Mitchell 1978 s. 106
- 93.Bostock 1982 s. 79
- 94.18 Haziran’da 03.30 “hazır ol” emri kaldırıldı; tüm birliklere yarım saat içinde “hazır” olacak şekilde tertiplenmeleri emredildi. [4. Hafif Süvari Tugayı Savaş Günlüğü 18–20 Haziran 1917 AWM4-10-4-6]
- 95.Smith s. 83
- 96.Falls 1930 Cilt 1 s. 362
- 97.Anzak Süvari Tümeni Savaş Günlüğü 2 Mayıs 1917 AWM4-1-60-15 part 1
- 98.4. Hafif Süvari Tugayı Savaş Günlüğü 9 Haziran 1917 AWM4-10-4-6
- 99.Anzak Süvari Tümeni Savaş Günlüğü Mayıs 1917 AWM4-1-60-15 part 1
- 100.4. Hafif Süvari Tugayı Savaş Günlüğü 24–26 Haziran 1917 AWM4-10-4-6
- 101.Powles 1922 ss. 122–3
- 102.Keogh 1955 s. 138
- 103.Preston 1921 ss. 15–6
- 104.Preston 1921 ss. 14–5
- 105.Blenkinsop 1925 ss. 201–2
- 106.Woodward 2006 ss. 95–6
- 107.Hill 1978 s. 121
- 108.Preston 1921 ss. 14–5, 315
- 109.İmparatorluk Süvari Tümeni Savaş Günlüğü Mayıs 1917 AWM4-1-56-3 Part 1
- 110.Moore 1920 s. 45
- 111.Blenkinsop 1925 ss. 170–1
- 112.4. Hafif Süvari Tugayı Savaş Günlüğü 13–15 Haziran 1917 AWM4-10-4-6
- 113.Falls 1930 Cilt 1 ss. 362–3
- 114.Wavell 1968 s. 90
- 115.Powles 1922 ss. 110–3
- 116.Bostock 1982 s. 76
- 117.Anzak Süvari Tümeni Savaş Günlüğü 10 Mayıs 1917 AWM4-1-60-15 part 1
- 118.Anzak Süvari Tümeni Savaş Günlüğü 11 Mayıs 1917 AWM4-1-60-15 part 1
- 119.4. Hafif Süvari Tugayı Savaş Günlüğü 2–3 Haziran 1917 AWM4-10-4-6
- 120.3. Hafif Süvari Tugayı Savaş Günlüğü Haziran 1917 AWM4-10-3-29
- 121.Cutlack 1941 s. 65
- 122.Hamilton 1996 s. 30
- 123.3. Hafif Süvari Tugayı Savaş Günlüğü Mayıs 1917 AWM4-10-3-28 Ek XI
- 124.Downes 1938 s. 631 not
- 125.Cutlack 1941 ss. 65–6
- 126.Cutlack 1941 ss. 66–7
- 127.3. Hafif Süvari Tugayı Savaş Günlüğü Haziran 1917, Ek XIV
- 128.Lawrence 1962 ss. 349–50
- 129.Cutlack 1941 s. 71
- 130.Wavell 1968 s. 89
- 131.Keogh 1955 s. 122
- 132.Falls 1930 Cilt 1 s. 360
- 133.fiammecremisiguerra1172. Bersaglieri a Gerusalemme. digilander.libero.it
- 134.Wavell 1968 ss. 90–1
- 135.Bowman-Manifoeld 1923 s. 26
- 136.Manuel 1955 s. 265
- 137.Falls 1930 Cilt 1 s. 358
- 138.Keogh 1955 ss. 122, 124
- 139.Falls 1930 Cilt 1 s. 357
- 140.Downes 1938 ss. 655–6
- 141.Woodward 2006 ss. 99–100
- 142.Powles 1922 s. 117
- 143.4. Hafif Süvari Tugayı Savaş Günlüğü Eylül 1917 AWM4-10-4-9
- 144.Hamilton, 4. Hafif Süvari Sıhhiye Birliği, Hamilton 1996 ss. 46–7
- 145.Falls 1930 Cilt 1 s. 368
- 146.Keogh s. 127
- 147.Kempe 1973 s. 85
- 148.Keogh 1955 ss. 125–6
- 149.Üçüncü süvari tümeninin kurulmasına karar veren Murray de olabilir, ancak tugaylar Murray’nin görevden alınmasından sonra geldi. Çöl Kolordusu’nun yeniden teşkili, Allenby ay sonunda gelmeden önce tamamlanmıştı. [Falls 1930 Cilt 1 s. 357]
- 150.Falls 1930 Cilt 1 ss. 351, 400–402
- 151.4., 11. ve 12. Hafif Süvari Alaylarından oluşan yeni teşkil edilen 4. Hafif Süvari Tugayı, 17 Nisan 1917’de, Gazze II. Muharebesi’nden hemen önce sahaya çıkmıştı. [Falls 1930 Cilt 1 ss. 273–4, 332] Tugayın komutasını Tuğgeneral William Grant, 13 Eylül 1917’de devraldı. [12. Hafif Süvari Alayı Savaş Günlüğü Eylül 1917 AWM4-10-17-8]
- 152.Falls 1930 Cilt 1 s. 357, Cilt 2 ss. 661–2
- 153.Australian Mounted Division Train War Diary 21, 26 Haziran 1917 AWM4-25-20-1
- 154.3. Hafif Süvari Tugayı Savaş Günlüğü Haziran 1917 AWM 4-25-20-1
- 155.İki alaydan ve Essex Bataryası RHA’dan oluşan 7. Süvari Tugayı, doğrudan Chetwode’un Doğu Kuvveti karargâhına bağlıydı. [Wavell 1968 s. 91] Ordu birlikleri, Çöl Kolordusu’na düzenli olarak bağlanmaya başladı. [Bou 2009 s. 165] Ordu birliklerine ayrıca, 2 Haziran 1917’den itibaren Avustralya Deve Sıhhiye Birliği’nin desteklediği İmparatorluk Deve Kolordusu Tugayı da dâhildi. [Bou 2009 s. 165, Downes 1938 ss. 629–30]
- 156.Murray, Haziran 1917’de Avustralya hükümetine 5. Hafif Süvari Tugayı’nın kurulmasını önermişti, ancak gönüllü asker alımı bu dönemde yeterli sayıya ulaşmadığından bu mümkün olmadı. [Downes 1938 s. 628] Allenby ise General Robertson’ın “Avustralya’da atlar bulunmasına rağmen” yeni tugaya izin vermediğini, bu kararını yeniden gözden geçirmesini istediğini belirtmiştir. [Allenby’den Robertson’a 19 Temmuz 1917, Hughes 2004 s. 40]
- 157.Chetwode’dan alıntı, Bou 2009 s. 167
- 158.Bou 2009 s. 167
- 159.Bou, bu raporun yazarları olarak Chetwode ve Chauvel’i gösterse de, Anzak Süvari Tümeni belgesi olduğundan Chaytor ve karargâhı da sürece dâhil olmuş olmalıdır. [Bou 2009 s. 167]
- 160.Preston 1921 s. 12
- 161.Hill 1978 s. 114
- 162.Downes 1938 s. 631
- 163.Powles 1922 s. 123
- 164.Anzak Süvari Tümeni Savaş Günlüğü 25–28 Mayıs 1917 AWM4-1-60-15 part 1
- 165.Powles 1922 ss. 116, 119
- 166.4. Hafif Süvari Tugayı Savaş Günlüğü 21–22 Temmuz 1917
- 167.Çöl Kolordusu Savaş Günlüğü 6 Ağustos 1917 AWM4-1-64-8
- 168.Kinloch 2007 s. 194
- 169.Avustralya Süvari Tümeni Savaş Günlüğü Eylül 1917 AWM 4-1-58-3 Part 1
- 170.Powles 1922 s. 124
- 171.3. Hafif Süvari Tugayı Savaş Günlüğü Mayıs 1917 AWM4-10-3-28 Emir No. 30
- 172.10. Hafif Süvari Alayı Savaş Günlüğü Mayıs 1917 AWM4-10-15-23
- 173.3. Hafif Süvari Tugayı Savaş Günlüğü 7 Mayıs 1917 AWM4-10-3-28
- 174.Powles 1922 s. 120
- 175.Moore 1920 ss. 73–5
- 176.Anzak Süvari Tümeni Savaş Günlüğü Eylül 1917
- 177.Avustralya Süvari Tümeni Savaş Günlüğü Eylül 1917 AWM4-1-58-3 Part 1
- 178.Powles 1922 s. 122
- 179.Preston 1921 s. 13
- 180.Hamilton 1996 s. 46
- 181.Bkz. Hamilton 1996 s. 49; süvari halat çekme fotoğrafı.
- 182.Hamilton 1996 s. 48
- 183.Powles 1922 s. 119
- 184.Erickson 2001 ss. 159, 171, 2007 s. 115
- 185.Erickson 2001 ss. 169, 232
- 186.Erickson, Asya Kolu’nun “asla gerçek bir kolordu olmadığını” belirtir. [Erickson 2001 ss. 169, 232] Asya Kolu; üç piyade taburu, üç makineli tüfek bölüğü, üç süvari bölüğü, bir topçu taburu, topçu gözetlemesi için bir hava filosu, iki ağır topçu bölüğü, bir piyade–topçu koordinasyon bölüğü, muhabere, motorlu nakliye ve her biri sekiz uçaktan oluşan dört hava bölüğünden meydana gelecekti. [Erickson 2001 s. 169]
- 187.Bruce 2002 s. 109
- 188.Bir hamsin fırtınasının ardından Duguid, 20 Mayıs’ta şöyle yazmıştı: “Bir posta daha denizde kayboldu. Nisan sonlarında yazılmış mektuplardı. Aynı ay içinde ikinci posta da gitti.” [Duguid 1919 ss. 61–2]
- 189.Wavell 1968 ss. 91–2
- 190.Bruce 2002 s. 111
- 191.Paterson 1934 ss. 116–8
- 192.Holmes 1995 ss. 17–260
- 193.Hill 1978 s. 120
- 194.Falls 1930 Cilt 2 s. 7
- 195.Falls 1930 Cilt 2 s. 25
- 196.Cutlack 1941 s. 74
- 197.General Ludendorff’tan alıntı, Falls 1930 Cilt 2 s. 26 not
- 198.Falls 1930 Cilt 2 s. 26
- 199.Çöl Kolordusu Savaş Günlüğü Ağustos 1917 AWM4-1-64-8
- 200.Cutlack 1941 s. 73
- 201.Anzak Süvari Tümeni Genelkurmay Savaş Günlüğü 8 Ağustos 1917 AWM4-1-60-18
- 202.Falls 1930 Cilt 2 ss. 25–6
- 203.Anzak Süvari Tümeni Savaş Günlüğü Ağustos 1917 Ek 154
- 204.Anzak Süvari Tümeni Genelkurmay Savaş Günlüğü AWM4-1-60-18
- 205.12. Hafif Süvari Alayı Savaş Günlüğü Temmuz 1917 AWM4-10-17-6 Ek XLVI
- 206.Çöl Kolordusu Savaş Günlüğü Temmuz 1917 AWM4-1-64-7
- 207.Massey 2007 s. 39
- 208.Avustralya Tümeni Savaş Günlüğü Ekim 1917 AWM4-1-58-4 Part 1
- 209.Allenby’nin eşine mektubu, 3 Ekim 1917, Hughes 2004 s. 61
- 210.Çavuş Bill Cruickshank, Üstün Cesaret Madalyası ile ödüllendirildi. [Massey 2007 s. 39]
- 211.Avustralya Süvari İkmal Birliği Savaş Günlüğü Ekim–Kasım 1917 AWM4-25-20-5
- 212.11. Hafif Süvari Alayı Savaş Günlüğü Eylül 1917 AWM4-10-16-24
- 213.4. Hafif Süvari Tugayı Savaş Günlüğü Ekim 1917 AWM4-10-4-10
- 214.Avustralya Süvari Tümeni Genelkurmay Savaş Günlüğü Temmuz 1917 AWM4-1-58-1 Part 1, Part 2 Ek 83
- 215.Massey 2007 s. 48
- 216.Massey 2007 s. 52
- 217.Massey 2007 s. 90
- 218.Massey 2007 s. 87
- 219.Eylül ortasında Karm demiryolu hattı inşaat hâlindeydi. [Cutlack 1941 s. 75]
- 220.Çöl Kolordusu Savaş Günlüğü Temmuz 1917 AWM4-1-64-7 Ek 6 s. 1
- 221.Çöl Kolordusu Savaş Günlüğü AWM4-1-64-7 Temmuz 1917 Ek 6 s. 2
- 222.Çöl Kolordusu Savaş Günlüğü AWM4-1-64-7 Temmuz 1917 Ek 6 ss. 3–4
- 223.Ayrıca bkz. Osmanlı siper krokisi ve top mevzii krokisi, Çöl Kolordusu Savaş Günlüğü AWM4-1-64-7 Temmuz 1917 Ek 6 ss. 3–4
- 224.Bu, 5. Hafif Süvari Alayı ya da 5. Süvari Tugayı olabilir. 5. Hafif Tugay 1918 ortasında kurulmuştu. [Bou 2009 ss. 189–90]
- 225.Massey 1919 s. 29
- 226.Bruce 2002 ss. 125–6
- 227.3. Hafif Süvari Tugayı Savaş Günlüğü Ekim 1917 AWM4-10-3-33 Tugay Emri 47, 23 Ekim 1917
- 228.Falls 1930 Cilt 2 s. 43
- 229.Cutlack 1941 s. 57 not
- 230.İngiliz hava bombardımanı, karargâhın Huj’a taşınmasına yol açtı. [Cutlack 1941 s. 57]
- 231.Hüseyin Hüsnü 1922, ss. 105–6
- 232.Massey 1919 s. 27
- 233.Falls 1930 Cilt 2 ss. 38–9
- 234.Cutlack 1941 s. 75
- 235.Cutlack s. 72
- 236.Cutlack 1941 ss. 74–5
- 237.Cutlack 1941 ss. 74–6
- 238.Massey 1919 s. 25
- 239.Bazı iddialara göre, Yıldırım Ordular Grubu “taarruz harekâtı için çok geç, fakat büyük bir felaketi önlemek için tam zamanında yetişmiş; Yıldırım Ordular Grubu'ndan piyade ve süvari tümenleri, mahir bir savunma için gereken asgari yedek kuvveti sağlayarak hattı ayakta tutmuştur.” [Erickson 2001 s. 160]
- 240.Falls 1930 Cilt 2 ss. 25–62