Turkipedia
Menü

Cezâyir-i Garp (eyalet)

İçindekiler5
  1. Tarihçe
  2. İdari yapı
  3. Ekonomi
  4. Askerî güç ve donanma
  5. Fransız işgali
  6. Kaynakça

Cezâyir-i Garp Eyaleti veya kısaca Cezayir Eyaleti, Osmanlı İmparatorluğu'nun Kuzey Afrika'daki üç ana eyaletinden biriydi[1]Halil İnalcık, Osmanlı İmparatorluğu: Klasik Çağ (1300–1600), Yapı Kredi Yayınları, 2003..

1517 yılında Ridaniye Muharebesi ile bölge Osmanlı İmparatorluğu'na katıldı. Tam olarak eyaletleşmesi 1535 senesinde Oruç Reis tarafından gerçekleştirilmiştir.[2]Yeni Rehber Ansiklopedisi. 1671 yılından itibaren seçilerek göreve getirilen Cezayir yöneticilerine Dayı adı verilmektedir. 1671'den 1830 yılına kadar Cezayir'de toplam 28 Dayı hüküm sürmüştür. Cezayir-i Garp Eyaleti, 1830 yılında Fransa tarafından işgal edilmiştir.

Tarihçe

Eyaletin temelleri, 1516 yılında Oruç Reis ve Hızır Reis kardeşlerin İspanyol hâkimiyetindeki Cezayir'i ele geçirmesiyle atıldı.[3]Andrew C. Hess, The Forgotten Frontier: A History of the Sixteenth-Century Ibero-African Frontier, University of Chicago Press, 1978. Oruç Reis'in ölümünün ardından Hızır Reis, Osmanlı Sultanı I. Selim'e bağlılığını bildirdi ve eyalet resmen Osmanlı topraklarına katıldı.[4]Salih Özbaran, Osmanlı ve Avrupa: 16. Yüzyılda Akdeniz’de Güç Dengesi, Kitap Yayınevi, 2010. 1535 yılında eyalet statüsüne dönüştürülen bölge, kısa sürede Osmanlı donanmasının Batı Akdeniz'deki ileri üssü hâline geldi.

İdari yapı

Cezayir Eyaleti, Osmanlı yönetiminde olmakla birlikte fiilen geniş bir özerklik taşımaktaydı. Başlangıçta İstanbul tarafından gönderilen beylerbeyleri tarafından yönetilirken, 17. yüzyıldan itibaren yönetim, yerel yeniçeri ileri gelenlerinin seçtiği dayılara geçti.[5]Bruce Alan Masters ve Gábor Ágoston (ed.), Encyclopedia of the Ottoman Empire, Infobase Publishing, 2009. Dayıların yetkisi geniş olmakla birlikte, İstanbul’a yıllık vergi gönderme ve sultanın adına hutbe okutma yükümlülükleri sürmekteydi. Bu durum, Cezayir’in Osmanlı sistemine dâhil olmakla birlikte fiilen bağımsız bir askeri yönetim hâline gelmesine yol açtı.[6]Ahmet Kavas, Osmanlı-Afrika İlişkileri, Türk Tarih Kurumu Yayınları, 2011. Zamanla Osmanlı merkeziyle Cezayir arasındaki bağlar zayıfladı. İstanbul tarafından gönderilen beylerbeyinin nüfuzu azaldı, dayılar yerel ordu ve denizci aristokrasisinin desteğiyle tam denetim sağladı.[7]William Spencer, Islamic Fundamentalism in the Modern World, Twenty-First Century Books, 1995. Bu dönemde eyalet, Tunus ve Trablusgarp'tan daha kapalı bir idari yapıya sahipti ve kendi iç siyasetine göre hareket etti. 1816’daki Cezayir Bombardımanı sonrası Osmanlı İmparatorluğu'nun etkinliği daha da azaldı.

Ekonomi

Eyaletin ekonomisi büyük ölçüde deniz ticareti ve korsanlık faaliyetlerinden elde edilen ganimetlere dayanıyordu. 16. ve 17. yüzyıllarda Cezayir limanı, Akdeniz’in en hareketli ticaret merkezlerinden biri hâline geldi.[8]Suraiya Faroqhi, Osmanlı Dünyasında Üretmek, Pazarlamak, Yaşamak, YKY, 2004. Avrupa devletleriyle yapılan korsanlık karşılığı fidye anlaşmaları ve Akdeniz’de ele geçirilen gemilerden alınan mallar, eyalet hazinesinin başlıca gelir kaynaklarıydı. Ayrıca Osmanlı donanmasının batı seferlerinde Cezayir gemileri aktif rol oynadı.[9]Colin Imber, Osmanlı İmparatorluğu 1300–1650: Yapılar ve Kurumlar, İletişim Yayınları, 2014.

Askerî güç ve donanma

Eyaletin askerî gücü, esas olarak "Ocak" adı verilen yeniçeri birlikleri ile Cezayir tersanesinde inşa edilen hafif gemilerden oluşuyordu. Bu donanma, Osmanlı Akdeniz hâkimiyetinin batı ucunu temsil ediyordu.[10]Roger Crowley, Empires of the Sea: The Siege of Malta and the Battle of Lepanto, Random House, 2008. Cezayir filosu, 16. yüzyıldan itibaren İspanya, Fransa ve Hollanda kıyılarına seferler düzenleyerek Avrupa güçleriyle Osmanlı arasında stratejik bir denge unsuru oluşturdu.

Fransız işgali

1830 yılında Fransa, diplomatik bir kriz bahanesiyle Cezayir'e çıkarma yaptı. Hüseyin Dayı, uzun süren direnişin ardından teslim oldu ve Cezâyir-i Garp Eyaleti resmen ortadan kalktı.[11]Ahmet Kavas, Kuzey Afrika'da Osmanlı Mirası, TTK Yayınları, 2015. Fransız işgaliyle birlikte Osmanlı yönetimi sona ermiş, Cezayir yaklaşık bir asır sürecek sömürge dönemine girmiştir.

Kaynakça

  1. 1.Halil İnalcık, Osmanlı İmparatorluğu: Klasik Çağ (1300–1600), Yapı Kredi Yayınları, 2003.
  2. 2.Yeni Rehber Ansiklopedisi.
  3. 3.Andrew C. Hess, The Forgotten Frontier: A History of the Sixteenth-Century Ibero-African Frontier, University of Chicago Press, 1978.
  4. 4.Salih Özbaran, Osmanlı ve Avrupa: 16. Yüzyılda Akdeniz’de Güç Dengesi, Kitap Yayınevi, 2010.
  5. 5.Bruce Alan Masters ve Gábor Ágoston (ed.), Encyclopedia of the Ottoman Empire, Infobase Publishing, 2009.
  6. 6.Ahmet Kavas, Osmanlı-Afrika İlişkileri, Türk Tarih Kurumu Yayınları, 2011.
  7. 7.William Spencer, Islamic Fundamentalism in the Modern World, Twenty-First Century Books, 1995.
  8. 8.Suraiya Faroqhi, Osmanlı Dünyasında Üretmek, Pazarlamak, Yaşamak, YKY, 2004.
  9. 9.Colin Imber, Osmanlı İmparatorluğu 1300–1650: Yapılar ve Kurumlar, İletişim Yayınları, 2014.
  10. 10.Roger Crowley, Empires of the Sea: The Siege of Malta and the Battle of Lepanto, Random House, 2008.
  11. 11.Ahmet Kavas, Kuzey Afrika'da Osmanlı Mirası, TTK Yayınları, 2015.