Turkipedia
Menü

Birinci Sadabad Sarayı

İçindekiler4
  1. Tarihi
  2. Mimari
  3. Günümüz
  4. Ayrıca bakınız
  5. Kaynakça

Birinci Sadabad Sarayı veya Sadabad Kasrı, İstanbul'da Kağıthane Deresi kenarında 1722 yılında inşa edilen ve 1730'da Patrona Halil İsyanı neticesinde büyük hasar görerek kullanılmaz hâle gelen yazlık saraydır. Lale Devri'nin simgesi olmuştur.

Sadabad Sarayı, Osmanlı Devleti süresince aynı yerde birden çok kez tamir görmek veya yıkılıp tekrar yapılmak suretiyle yenilenmiştir. İkinci Sadabad Sarayı, 1809-1816 yılları arasında inşa edilip 50 yıl kadar kullanıldıktan sonra yıktırılmış; Üçüncü Sadabad Sarayı 1863'te yaptırılmış ve 1943'te tamamen yıktırılmıştır. Yerine 1952 yılında İstihkâm Mektebi (Levazım Okulu) yapılmıştır.[1]Sa'dabad. Kültür Bakanlığı Yayınları: 292, Türk San'at Eserleri: 12, 1977. Bu bina günümüzde Kağıthane Belediyesi'nin binası olarak hizmet vermektedir.[2]Kağıthane Belediyesi web sitesi.

Tarihi

Sadabad Sarayları'nın ilki, devrin sadrazamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından III. Ahmed için yaptırılmıştı.[3]Sadabad Sarayı, Hayal-et Yapılar Sitesi, Erişim tarihi:29.04.2013. Saray ile birlikte Kağıthane deresinin yaklaşık 1 km'lik kısmı ıslah edilerek "Cedvel-i Sîm" adı verilen bir kanal oluşturulmuş, ayrıca dere boyunca çeşitli isimlere sahip kasır, köşk, çeşme, havuz, çağlayan ve bendler inşa edilmiştir. 60 günde tamamlanarak 31 Temmuz 1722'de açılan ilk Sadabad Sarayı'na “uğurlu, mamur yer” anlamına gelen "Sa'd-abad" adını verilir.[2]Kağıthane Belediyesi web sitesi.

18. yüzyıla ait Zennnâme'de yer alan, Sadâbâd Bahçeleri'ndeki kadınları; arka planda ise mermer kanal ve köşkleri betimleyen bir minyatür.
18. yüzyıla ait Zennnâme'de yer alan, Sadâbâd Bahçeleri'ndeki kadınları; arka planda ise mermer kanal ve köşkleri betimleyen bir minyatür.Husein Fâzıl-i Enderuni, Kamu malı, Wikimedia Commons

Sadabad Sarayı, tarihçi Ahmed Refik Altınay'ın ilk olarak 9 Mart-4 Nisan 1913'te İkdâm Gazetesi'nde tefrika ettiği, ardından 1915'te kitaplaştırdığı[4]Can Erimtan, “Ahmed Refik’in Lâle Devri’ni Yazarken Kullandığı Kaynaklar ve ‘Lâle Devri’ Paradigması: Bir Teleolojik İma.” Çev. Berat Yoldaş. Doğu Batı Dergisi: Metafor ve Gerçeklik Arasında Lâle Devri 1718-2018 85 (2018), 11-29. Lâle Devri isimli monografında aktardığı 1718-1730 senelerinin önemli bir unsuru olarak karşımıza çıkar. Altınay'ın Lâle Devri olarak adlandırdığı bu dönemde Sadabad Sarayı, sultan ve çevresinin sosyalleştiği bir yer olarak, sarayın bulunduğu Kağıthane'deki mesire alanları ise halkın her kesimi için bir eğlence ve çekim merkezi olmuştur.[5]Şehr-i sefa: 18. yüzyılda İstanbul. İletişim Yayınları, 2010. Bu dönemde III. Ahmed, sadrazamı İbrahim Paşa, üst düzey aileler ve şairlerin Sadabad Sarayı ve İstanbul genelinde farklı kişilere ait köşklerde bir araya geldikleri, entelektüel sohbetler yapıldığı, lâle çırağanları ve helva sohbetleri adı verilen çeşitli eğlenceler düzenlendiği bilinmektedir.1722-1730 arasında Haliç'in her iki yakasında vezirlere ve paşalara ait, 173 adet kasır kurulmuş;[6]İlçemizin tarihçesi, Kağıthane Kaymakamlığı web sitesi, Erişim tarihi:29.04.2013. 1730'daki Patrona Halil İsyanı sırasında kasırlar yağmalanmış ve sonra da tamamen yakılmıştır. Sarayın yakılmasına ise III Ahmed'in yerine tahta çıkarılan I. Mahmud izin vermemiş, ancak tahrip edilmesine izin vermiştir. İsyandan on yıl sonra 1740 senelerinde esaslı bir tamirat yaptırmış ve kısmen yeniden inşa ettirmiştir. Bu tamirata ait Topkapı Saray arşivlerinde bulunan bir belge sayesinde ilk Sadabad Sarayı'na dair bilgi edinebiliyoruz. Aynı yıl burada Alman büyükelçisine verilen ziyafeti ise, Gudenus'un yazdıkları ve eskizleri, ayrıca tarihçi Subhi'nin metni sayesinde öğrenme fırsatı buluyoruz.[1]Sa'dabad. Kültür Bakanlığı Yayınları: 292, Türk San'at Eserleri: 12, 1977. 1809-16 seneleri arasında, II. Mahmud iyice eskiyen saray yapılarını yıktırıp yeniden yaptırmıştır. Bu dönemde tamamen yüz değiştiren bu 2. Sadabad Sarayı nadiren kullanılarak zamanla köhneleşir. Bu döneme ait pek çok eskiz ve gravür mevcuttur.[1]Sa'dabad. Kültür Bakanlığı Yayınları: 292, Türk San'at Eserleri: 12, 1977.

1862-63 senelerinde, Sultan Abdülaziz döneminde II. Mahmud'un yapıları tamamen yıkılarak 3. Saray, yani Çağlayan Köşkü adıyla anılan yapı inşa edilmiştir. Bu saraya ait fotoğraflar II. Abdülhamid'in fotoğraf arşivlerinde bulunmaktadır: görsel 1, görsel 2

3. Saray ise 1943-1944 senelerinde yıktırılmış, 1952 yılında aynı yere İstihkâm Mektebi (Levazım Okulu) inşa edilmiştir. 1990'a kadar Maliye ve Levazım Okulu olarak kullanılan bu bina ise 1998'den bu yana Kağıthane Belediye Binası olarak hizmet vermektedir.[7]Kağıthane Belediyesi Websitesi.

Mimari

Sarayın mimarisinde Klasik Türk mimarisinin yanı sıra İran ve Fransız mimarisinin etkileri takip edilebilmektedir. Lâle Devri'nin merkezi bir unsuru olan Sadabad yapıları hakkındaki yaygın algı ise, sarayın yapımında yoğun olarak Fransız mimarisinden esinlenildiği yönündedir. Saray kompleksine ait yapıların, bahçe ve dere düzenlemelerinin, Paris'e büyükelçi olarak gönderilen Yirmisekiz Mehmed Çelebi'nin getirttiği saray ve bahçe planlarından esinle inşa edildiği vurgulanmış, yapılar Fontainebleau Sarayı, Marly Köşkü, Versay Sarayı'na atıflarla değerlendirilmiştir.

Buna karşın mimar ve akademisyen Sedad Hakkı Eldem mevcut tüm belgelerle Sadabad'ın tarihini ortaya koyduğu 1977 tarihli çalışmasında, Sadabad'ın Fransız saray ve bahçe mimarisi ile neredeyse hiç örtüşmediği değerlendirmesini yapmıştır.[1]Sa'dabad. Kültür Bakanlığı Yayınları: 292, Türk San'at Eserleri: 12, 1977. Akademisyen Can Erimtan'ın, Ahmed Refik'in Lâle Devri metni üzerine yayınladığı 2008 tarihli çalışmasında ise sarayın, o dönemde Safevi hükümdârlığındaki İsfahan'da bulunan sarayı ile bağlantısı belirtilmiştir.[8]Ottomans Looking West? The Origins of the Tulip Age and Its Development in Modern Turkey. Tauris Academic Studies, 2008. Ahmed Refik'in anlatısında[9]Lâle Devri. Milli Eğitim Basımevi, 1973. da ismen değinilen bu bağlantı ise yaygın tarih bilgisinde Batı etkisi kadar yer bulamamış görünmektedir.

Günümüz

Sadabad Sarayı'nın ilk yapıldığı III. Ahmed dönemine ait köşk ve kasırların hiçbiri günümüze ulaşmamıştır. Günümüzde sarayın çok az sayıdaki kalıntısı Kağıthane Belediye binasının yakınında açık hava müzesi olarak görülebilmektedir.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. 1.Sa'dabad. Kültür Bakanlığı Yayınları: 292, Türk San'at Eserleri: 12, 1977.
  2. 2.Kağıthane Belediyesi web sitesi. kagithane.istanbul
  3. 3.Sadabad Sarayı, Hayal-et Yapılar Sitesi, Erişim tarihi:29.04.2013. hayal-et.org
  4. 4.Can Erimtan, “Ahmed Refik’in Lâle Devri’ni Yazarken Kullandığı Kaynaklar ve ‘Lâle Devri’ Paradigması: Bir Teleolojik İma.” Çev. Berat Yoldaş. Doğu Batı Dergisi: Metafor ve Gerçeklik Arasında Lâle Devri 1718-2018 85 (2018), 11-29.
  5. 5.Şehr-i sefa: 18. yüzyılda İstanbul. İletişim Yayınları, 2010.
  6. 6.İlçemizin tarihçesi, Kağıthane Kaymakamlığı web sitesi, Erişim tarihi:29.04.2013. kagithane.gov.tr
  7. 7.Kağıthane Belediyesi Websitesi. kagithane.istanbul
  8. 8.Ottomans Looking West? The Origins of the Tulip Age and Its Development in Modern Turkey. Tauris Academic Studies, 2008.
  9. 9.Lâle Devri. Milli Eğitim Basımevi, 1973.