Turkipedia
Menü

Azak Kuşatması (1696)

İçindekiler3
  1. Arka plan
  2. Kuşatma
  3. Kuşatma Sonrası
  4. Kaynakça

Azak Kuşatması, 1686-1700 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında gerçekleşen ve Rusya Çarı I. Petro'nun Osmanlı İmparatorluğu'na karşı düzenlediği bir askerî harekâttır. Bu kuşatma Rusya'nın Karadeniz'e inme hedefinin bir parçası olarak stratejik önem sahibi Azak Kalesi'ni ele geçirmeyi amaçlamıştır. Bu olay, Rusya’nın Karadeniz’e açılma politikasında dönüm noktalarından biri kabul edilir.

Arka plan

17. yüzyılın sonlarında Osmanlı İmparatorluğu, Avusturya ve Lehistan cephelerinde yoğun savaşlar yürütürken kuzeyde de Rusya ile mücadele etmekteydi. Rus Çarı I. Petro, Karadeniz'e inme ve Osmanlı deniz üstünlüğünü kırma hedefi doğrultusunda Don Nehri'nin ağzında yer alan Azak Kalesi’ni stratejik bir hedef olarak seçti.[1]"Azak". TDV İslam Ansiklopedisi.

II. Süleyman'ın padişahlığının son yıllarından beri (yani yaklaşık 5-6 yıldır) Kırım Hânı I. Selim Giray defalarca Rusların hedefinin Azak Kalesi olduğunu, bu sebeple başta Azak ve Özi olmak üzere kuzey kalelerinin sağlamlaştırılması ve Kırım Hânlığı kuvvetlerine yardımcı kuvvetler gönderilmesi gerektiğini Osmanlı idarecilerine söylüyordu. 1695'deki Azak Kuşatmasından sonra da şu sözlerle II. Mustafa'dan yardım talep etmişti: Sa‘âdetli pâdişâh-ı âlî-vakâr hazretlerinden niyâz olunur ki; âlem-i âlem-cinân olan eltâf-ı keremlerinden bu kullarını dahi mesrûr (memnun) buyurup, donanma-i hümâyûnların rû-yi Bahr-i Siyâh’a (Karadeniz'e) irsâl buyurup (gönderip) ve bir mikdâr asker ile bir iki paşa kullarını dahi top ve cebehâneyle ihsân buyururlar ise anların (onların) imdâd ve mu‘âveneti sebebiyle bu kullar belki kuvvet-i kalb hâsıl olup, vilâyetimiz ve ehl-ü evlâdmızın hıfz-u hırâsetine çâre ve tedârik görülür.[2]Demir, Uğur, Tarih-i Mehmed Giray (Değerlendirme-Çeviri Metin), Yüksek Lisans Tezi, 2006, s. 96.Fakat Osmanlı yönetimi, Batı'da II. Viyana Kuşatması'ndan bu yana kaybedilen topraklarını geri almaya öncelik verdiğinden Selim Giray'ın taleplerini görmezden geliyor, hatta Kırım cephesinin önemini yeterince göremeyip Kırım askerlerini sürekli Macaristan, Sırbistan ve Erdel seferlerine çağırıyorlardı.[3]İnalcık, Halil, Devlet-i 'Aliyye: Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar - III, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ocak 2018, ss. 243-244.

Azak'ın kuşatıldığı tarihlerde bile Selim Giray aslında II. Mustafa'nın çağrısı üzerine Osmanlı'nın Batı seferlerine katılmak üzere yola koyulmuş; padişah Azak'a yardıma gitmesine son anda izin vermiş fakat buna rağmen Selim Giray kaleye yardıma yetişememiş ve kalenin düştüğü haberini yolda öğrenmişti. Bütün bu ihmallerin yanında Azak Kalesi, geçen seneki kuşatma sırasında neredeyse harap olduğu hâlde (bkz. Azak Kuşatması (1695)) hiç onarılmamış, herhangi bir takviye kuvvet gönderilmemişti. Bu da kalenin savunulmasını oldukça güç hâle getiriyordu.[4]İnalcık, Halil, Devlet-i 'Aliyye: Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar - III, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ocak 2018, ss. 266-267.

Kuşatma

1695 yılında gerçekleştirilen ilk kuşatma girişimi, Rus ordusunun yeterli deniz desteğinden yoksun olması nedeniyle başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Bu deneyimden ders çıkaran I. Petro, Don Nehri üzerinde bir donanma inşa ettirmiş ve 1696 yılında hem karadan hem de denizden Azak Kalesi'ni kuşatma altına almıştır. Osmanlı tarafından gönderilen yardım kuvvetleri ancak kale tam anlamıyla kuşatıldıktan sonra yetişebilmiş; kaledeki mevcut Osmanlı garnizonu, Rusların yoğun bombardımanı ve ablukası karşısında direnemeyerek 6 Ağustos 1696 tarihinde teslim olmuştur.[1]"Azak". TDV İslam Ansiklopedisi.[5]Kurtaran, Uğur. Sultan Birinci Mahmud Dönemi Osmanlı-Rus Siyasi İlişkileri. 2015, s. 589-610. Kalenin düşüşünden sonra "zamanında yetişemedikleri ve yeterince gayret göstermedikleri" söylenerek Osmanlı yardım kuvvetlerinin ileri gelenleri padişah fermanıyla idam edildi veya hapse atıldı.[6]İnalcık, Halil, Devlet-i 'Aliyye: Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar - III, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ocak 2018, s. 403.

Kuşatma Sonrası

Azak Kalesi'nin Rusya'nın eline geçmesi Osmanlı İmparatorluğu için Karadeniz'de ciddi bir tehdit oluşturmuştur. Bu durum Osmanlı Devleti'ni Karadeniz'de savunma hattı oluşturma çabalarına yöneltmiş ve bölgedeki kalelerin tahkim edilmesi çalışmalarını hızlandırmıştır.[7]Gökpınar, Bekir. OSMANLI DEVLETİ’NİN RUSYA’YA KARŞI KARADENİZ’DE SAVUNMA HATTI OLUŞTURMA MÜCADELESİ: AÇU KALESİ (1696-1711). 15 Eylül 2020, s. 605-629. Bu gelişme, ilerleyen yıllarda Rusya’nın Karadeniz’e kalıcı olarak açılmasının başlangıcı sayılmış ve Osmanlı-Rus rekabetinin yeni bir evresini başlatmıştır.[8]XVII. Yüzyılın Sonları ile XVIII. Yüzyılın Başlarında Osmanlı-Rus İlişkileri ve Karadeniz’in Güvenliği Meselesi. Research Gate, Ocak 2007.

Kaynakça

  1. 1."Azak". TDV İslam Ansiklopedisi. islamansiklopedisi.org.tr
  2. 2.Demir, Uğur, Tarih-i Mehmed Giray (Değerlendirme-Çeviri Metin), Yüksek Lisans Tezi, 2006, s. 96.
  3. 3.İnalcık, Halil, Devlet-i 'Aliyye: Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar - III, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ocak 2018, ss. 243-244.
  4. 4.İnalcık, Halil, Devlet-i 'Aliyye: Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar - III, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ocak 2018, ss. 266-267.
  5. 5.Kurtaran, Uğur. Sultan Birinci Mahmud Dönemi Osmanlı-Rus Siyasi İlişkileri. 2015, s. 589-610. belleten.gov.tr
  6. 6.İnalcık, Halil, Devlet-i 'Aliyye: Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar - III, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ocak 2018, s. 403.
  7. 7.Gökpınar, Bekir. OSMANLI DEVLETİ’NİN RUSYA’YA KARŞI KARADENİZ’DE SAVUNMA HATTI OLUŞTURMA MÜCADELESİ: AÇU KALESİ (1696-1711). 15 Eylül 2020, s. 605-629. dergipark.org.tr
  8. 8.XVII. Yüzyılın Sonları ile XVIII. Yüzyılın Başlarında Osmanlı-Rus İlişkileri ve Karadeniz’in Güvenliği Meselesi. Research Gate, Ocak 2007. researchgate.net