Turkipedia
Menü

Abdurrahman Sâmî Paşa

İçindekiler3
  1. Hayatı
  2. Çocukları
  3. Eserleri
  4. Kaynakça

Abdurrahman Sâmî Paşa (1794, Tripoliçe - 1882, İstanbul), Osmanlı devlet adamı, bürokrat ve şâirdir. 19. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu'nun önde gelen devlet adamlarındandır.[1]Gümüş, Nevin. Abdurrahman Sâmî Paşa’ya Ait Mensur Bir Letâif-Nâme. Türkiyat Araştırmaları Dergisi, Sayı 31, Yıl: 2012. Osmanlı Devleti'nin ilk maârif (millî eğitim) bakanı olarak görev yapmıştır. Devrinde İstanbul'un sosyal hayatında etkin bir isimdir.[1]Gümüş, Nevin. Abdurrahman Sâmî Paşa’ya Ait Mensur Bir Letâif-Nâme. Türkiyat Araştırmaları Dergisi, Sayı 31, Yıl: 2012.

İlk Türk romanın yazarı Samipaşazade Sezai’nin ve Osmanlı Maârif vekillerinden Abdüllatif Suphi Paşa’nın babası, Türkiye millî eğitim bakanlarından Hamdullah Suphi Tanrıöver’in dedesidir.

Hayatı

1794 yılında Tripoliçe’de doğdu. Adı Abdurrahman idi. Sâmî, şiir yazarken kullandığı mahlastır. III. Ahmed devrinde ordu ile Mora'ya gitmiş, Tripoliçe'de tekke kurmuş bir aileye mensuptur.[1]Gümüş, Nevin. Abdurrahman Sâmî Paşa’ya Ait Mensur Bir Letâif-Nâme. Türkiyat Araştırmaları Dergisi, Sayı 31, Yıl: 2012. Babası, Mora'daki Cerrahi Tekkesi'nin şeyhi Necip Efendi'dir. Özel dersler alarak eğitim gördü. Arapça, Farsça, Fransızca, Yunanca, İbranice ve Lâtinceye vâkıftı.[2]Sami Paşa Köşlü. Üsküdar Belediyesi web sitesi. Genç yaşta şiir yazmaya başladı.

1814 yılında çıkan Mora İsyanı sırasında babası öldü, ailesinin mal varlığına el konuldu, tekke kiliseye çevrildi. Tripoliçe'de ailesiyle mahsur kalan Abdurrahman Sâmî, Rum ileri gelenlerinin devreye girmesiyle Mısır'a gitmek için izin alabildi.[3]Özer, Murat. "Hu" Sesleri Geliyor Eski Konaktan. Chronicle Dergisi, Sayı 4, Yıl:2006. Aile Mısır'a gitti ancak kardeşleri Bâkî ve Hayrullah kardeşler rehin olarak Tripoliçe'de kaldı.

Abdurrahman Sâmî, Mısır'da kısa sürede devlet kademelerinde kendine yer buldu. Mora Yarımadası'ndaki isyanı bastırmak için Mısır Vâlisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın oğlu Kavalalı İbrahim Paşa ile Mora'ya gönderildi. Mora'da esir kalan kardeşlerini kurtarıp Mısır'a getirdi.[1]Gümüş, Nevin. Abdurrahman Sâmî Paşa’ya Ait Mensur Bir Letâif-Nâme. Türkiyat Araştırmaları Dergisi, Sayı 31, Yıl: 2012. 25 yıl kadar Mısır'da kaldı; İbrahim Paşa'nın "Mektupçuluğunu" ve "Takvim Müdürlüğünü" yaptı. Kahire'de bir Cerrahi tekkesi kurdu. Mora isyanının sebeplerini kaleme aldı ve ödül olarak Bulak Matbaası müdürlüğüne getirildi.[3]Özer, Murat. "Hu" Sesleri Geliyor Eski Konaktan. Chronicle Dergisi, Sayı 4, Yıl:2006. 1831 yılında Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın "Baş Muavini" oldu, 1843 yılında ise "Ferik" rütbesine yükseltildi.[3]Özer, Murat. "Hu" Sesleri Geliyor Eski Konaktan. Chronicle Dergisi, Sayı 4, Yıl:2006.

Mısır'da hidivliğe I. Abbas'ın geçmesi üzerine Mısır'dan uzaklaştırıldı. 1849 yılında İstanbul'a gelerek Osmanlı Devleti'nin hizmetine girdi. Taşkasap'ta bir konak alıp ailesi ile yerleşti. Cerrâhî tekkesinin Karagümrük'teki âsitânesine (merkez tekke) devam etti.[3]Özer, Murat. "Hu" Sesleri Geliyor Eski Konaktan. Chronicle Dergisi, Sayı 4, Yıl:2006. Rumeli Müfettişliği görevinde, Bosna, Trabzon, Vidin vâliliklerinde bulundu. 1856 yılında Meclis-i Tanzimât âzâlığına seçildi.

17 Mart 1857 yılında Osmanlı Devleti'nin maârif işlerini tek bir çatı altında toplamak ve daha düzenli yürütebilmek için kurulan Maârif-i Umûmiye Nezâreti'nin başına getirildi, devletin ilk Maârif Nâzırı (Millî Eğitim Bakanı) oldu. Bu görevine devam ederken, Girit İsyânı'nın çıkması ile yerine vekaleten Kemal Efendi getirilerek kendisi Girit Vâliliği ile görevlendirildi. Bir yıl süren Girit Vâliliği sırasında Girit'te çıkan isyânları bastırmakla uğraşan Abdurrahman Sâmî Paşa, 1859 yılında tekrar Maârif-i Umûmiye Nâzırlığı'na döndü. 25 Kasım 1861 tarihinde görevinden istifa etti.

Abdurrahman Sâmî Paşa'nın mezarı
Abdurrahman Sâmî Paşa'nın mezarıBaşak Tosun, CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons

1863 yılında Mısır'a gitti; Sultan Abdülaziz'in Mısır'ı ziyâreti sırasında Meclis-i Vâlâ âzâlığına atandı. Sultan Abülhamit tahta çıktığında Meclis-i Âyan'a üye oldu. 1877 yılında evinde istirahate çekildi. Taşkasap'ta aldığı konak ve Çamlıca'daki köşkü Ahmed Vefik Paşa, Ziyâ Paşa ve Ali Suavi gibi kişilerin müdavimleri arasında yer aldığı edebî toplantılara sosyal ve politik meselelerin tartışıldığı toplantılara açık idi.

Devlete yaptığı hizmetlerden dolayı "İmtiyaz Nişanı" ile ödüllendirilen Abdurrahman Sâmî Paşa, 1882 yılında 87-88 yaşında öldü. Cenâzesi II. Abdülhamit tarafından II. Mahmud Türbesi yanına defnettirildi.

Çocukları

Abdurrahman Sâmî Paşa'nın 7 oğlu olmuştur: Abdüllatif Suphi, Necip, Abdulhalim, Abdurrahman Hasan, Abdulbâkî, Mehmet Sezai ve Mahmut Hüdâî Bey. Oğullarından Mehmet Sezâî Bey, ilk gerçekçi Türk romanlarından birisi olarak bilenen "Sergüzeşt" adlı ünlü eserin yazarıdır. Necip Paşa, Sultan Abdülmecid'in kızı Mediha Sultan ile evlenip Sultan II. Abdülhamit’in eniştesi olmuştu. Abdüllatif Suphi Paşa da babası gibi devlet adamı olmuş ve maârif bakanlığı yapmıştır. Abdüllatif Suphi Paşa'nın oğlu Hamdullah Suphi ise Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk millî eğitim bakanı olmuştur.

Eserleri

Abdurrahman Sâmî Paşa divan edebiyatı geleneğinde ve tasavvuf etkisinde şiirler yazmış bir şâirdir. Şiirlerini topladığı divanı dışında Avrupa'nın gelişmesi, milliyet düşüncesinin yayılması gibi konuları işleyen "'Rumuz'ul-Hikem (1870) adlı bir eseri, mektuplarını ve bazı şiirlerini içeren "İnşâ-yı Sâmî" (1873) ve İslam ahlakını anlatan "Kişveri'd-Derun" adlı kitabı bulunmaktadır. Kişveri'd-Derun, Arapçaya çevrilmiş ve Arapça olarak basılmıştır.

Kaynakça

  1. 1.Gümüş, Nevin. Abdurrahman Sâmî Paşa’ya Ait Mensur Bir Letâif-Nâme. Türkiyat Araştırmaları Dergisi, Sayı 31, Yıl: 2012. sutad.selcuk.edu.tr
  2. 2.Sami Paşa Köşlü. Üsküdar Belediyesi web sitesi. uskudar.bel.tr
  3. 3.Özer, Murat. "Hu" Sesleri Geliyor Eski Konaktan. Chronicle Dergisi, Sayı 4, Yıl:2006. kadimsanat.blogspot.co.uk