Turkipedia
Menü

Şinâsi

İçindekiler3
  1. Hayatı
  2. Memuriyet hayatı
  3. Gazeteciliği
  4. Yayımcılık hayatı
  5. Paris’e kaçışı
  6. Son yılları
  7. Ölümünden sonra yapılanlar
  8. Ankara Opera ve Bale Binası'ndaki Büstü
  9. Eserleri
  10. Kaynakça

İbrahim Şinâsi (ابراهيم شناسى; 5 Ağustos 1826, İstanbul – 13 Eylül 1871, İstanbul), Osmanlı Türkü gazeteci, yayımcı, şair ve oyun yazarıdır.[1]İbrahim Agâh Çubukçu, Türk Düşünce Tarihinde Felsefe Hareketleri (Baskı: 2, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara: 1991), c. 174 - 1986 - 247 s.

Türk toplumunda Tanzimat'ın ilanı ile başlayan Batılılaşma sürecinin ilk ve en önemli yazarlarındandır. Türk toplumunu Batı tarzındaki şiirle tanıştıran ve tiyatro, makale gibi Batılı edebi türlerin ilk örneklerini veren Şinâsi, yenilikçi fikirleri ve edebiyat sahasındaki çalışmalarıyla kendi döneminin aydınlarını etkilemiş önemli bir isimdir.

Geniş halk kitlelerini eğitmek için gazeteyi bir araç olarak gören Şinâsi, ilk Türkçe özel gazete olan Tercüman-ı Ahval'i Agâh Efendi ile birlikte çıkardıktan sonra matbaa kurup Tasvir-i Efkâr adlı gazeteyi çıkarmış; tefrika, abone gibi kavramları ülkenin gazetecilik yaşamına getirmiştir. Sanatçı tiyatroyu da eğitime katkı sağlamak üzere bir araç olarak değerlendirdi ve ilk Türkçe tiyatro olan Şair Evlenmesi'ni kaleme aldı ancak bu tiyatro sahnelenemedi. Tasvir-i Efkâr Matbaası'nda kendi ekonomik sermayesiyle matbaacılık, yayımcılık yaptı; bastığı eserlerle kültür hayatına katkı sağladı. Hayatının son yıllarını Osmanlıca lügat hazırlamaya adamıştır.

Hayatı

İstanbul'un Cihangir semtinde dünyaya geldi. Doğum tarihi tam olarak bilinmez. Farklı kaynaklarda 1824, 1826 veya 1827 yıllarında doğduğuna ilişkin bilgi vardır. Mustafa Nihat Özön, Ömer Faruk Akün, Ahmet Rasim, Ali Canip Yöntem gibi araştırmacı ve yazarlar doğum yılı olarak 1824'ü esas alırlar fakat yakın dostu ve araştırmacı yazar Ebüzziya Tevfik doğum yılının 1826 olduğunu dile getirmiştir. Bazı araştırmacılar doğum yılı bile belli olmayan Şinâsi için 5 Ağustos 1826 tarihini verseler de belgeyle sabit olmadığından bu tarihin doğruluğu kesin olmaktan uzaktır. Bununla birlikte bugün sahip olunan belge niteliğindeki iki kaynağa göre doğum yılının 1826 olduğu tahmin edilmektedir.[2]Ziyad Ebuzziya, Şinâsi (Yayına hazırlayan Hüseyin Çelik) 1997, s.22-29

Babası, topçu yüzbaşı Mehmet Ağa, annesi ise Esma Hanımdı.[3]Hüseyin Tuncer, Arayışlar Devri Türk Edebiyatı I, Akademi Kitabevi, 1996, s.29-32. 1828'de babası Yüzbaşı Mehmet Bey'in Rusya ile yapılan savaşta Şumnu'da şehit düşmesiyle henüz iki yaşındayken yetim kaldı.[4]İbrahim Şinasi'ye dair Notlar.

Çocukluğu yokluk içinde geçti. 1832'de Mahalle Mektebi'ne girdi.[5]Ziyad Ebuzziya, Şinasi, İletişim Yayınları, İstanbul, 1997, s. 51 İlköğretimini Mahalle Sıbyan Mektebi'nde ve Feyziye Okulu'nda tamamladı.

Memuriyet hayatı

Memuriyet hayatının on beş yaşından önce başladığı tahmin edilir.[6]Alim Kahraman, Şinâsi, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 39, Yıl 2010. Annesi Tophane Müşirliği'nde binbaşı rütbesiyle görevli bir kişiyle evlenince üvey babası tarafından Tophane Müşiriyeti Mektubî Kalemi'ne kâtip adayı olarak girmesi sağlandı.[6]Alim Kahraman, Şinâsi, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 39, Yıl 2010. Burada görevli memurlardan İbrahim Efendi'den Arapça ve Farsça öğrendi. Aynı kalemde görevli eski adı Chateauneuf olan Reşat Bey'den Fransızca dersi aldı. Bu görevindeki çalışkanlığı ve başarısı nedeniyle, önce memurluk sonra hulefalık derecesine yükseltildi.

Tophane Müşiriyeti'ne verdiği bir dilekçe üzerine 1849'da maliye alanında eğitim alması için devlet tarafından Paris'e gönderildi. Mustafa Reşid Paşa tarafından maliye eğitimine yönlendirildi.[6]Alim Kahraman, Şinâsi, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 39, Yıl 2010. ancak edebiyat ve dil konularındaki çalışmalarını sürdürdü. Oryantalist De Sacy Ailesi ile dostluk kurdu. Ernest Renan'la tanıştı, Alphonse de Lamartine'in toplantılarını izledi. Oryantalist Pavet de Courteille'e çalışmalarında yardım etti. Ünlü dilbilimci Paul Emile Littré ile tanıştı.[7]Ebüzziya Tevfik," Şinasi'nin Eyyam-ı Ahire-i Hayatı ve Vefatı", Mecmua-i Ebüzziya, nr. 105-106, 1911. Durûb-ı Emsâl-i Osmâniyye (Osmanlı darb-ı meselleri-atasözleri) adlı eseri hazırladı (1863'te basılmıştır). Bu eserde Türkçe atasözlerini Farsça ve Arapça karşılıkları ile karşılaştırdı; varsa Fransızca benzerlerini ilave etti.[8]Tarık Aygün, Şinasi’nin Türk Şiirinde Yaptığı Yenilik ve Şinasi’nin Türk Edebiyatındaki Yeri, Erişim tarihi:25.06.2015 1851'de Société Asiatique'e üye seçildi. Buraya Kemal Efendi'den (Mart 1850) sonra üye olan ikinci Türk'tür.[6]Alim Kahraman, Şinâsi, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 39, Yıl 2010.

1854'te Paris dönüşünde bir süre Tophane Kalemi'nde çalıştı. Daha sonra Meclis-i Maarif Üyeliği'ne atandı. Kimi kaynaklara göre Encümen-i Daniş'te de görev yapmıştır. Koruyucusu Sadrazam Mustafa Reşid Paşa'nın görevinden ayrılması üzerine Meclis-i Maarif üyeliğinden çıkarıldı. Görevinden uzaklaştırılmasına sebep olarak memuriyete ve rütbesine yakışmayacak davranışlarda bulunması ve hatta sakalını tıraş etmesi gösterilmektedir.[6]Alim Kahraman, Şinâsi, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 39, Yıl 2010. Reşid Paşa, 1857'de yeniden sadrazam olunca, Şinâsi de eski görevine döndü. 1858'de Mustafa Reşid Paşa'nın ölümünden sonra Yusuf Kamil Paşa’nın koruyuculuğunu kazandı .

1858-1859 yılları içinde Şinâsi’nin Tiryal Sultan’ın sarayından Nâvekter Hanım’la evlendiği, ilk kitabı "Tercüme-i Manzûme"’yi yayınladığı ve Kuleli Olayı diye bilinen Sultan Abdülmecid’e karşı düzenlenmiş bir suikast olayına adının karıştığı bilinmektedir.[6]Alim Kahraman, Şinâsi, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 39, Yıl 2010.

1862’den itibaren çıkardığı Tasvir-i Efkâr adlı gazetesinde siyasi otoriteyi rahatsız edecek bazı hicivleri ve genellikle eleştirici tutumu yüzünden doğrudan Sultan Abdülaziz’in iradesiyle 4 Temmuz 1863’te Meclis-i Maârif’teki işine son verilerek memuriyetten ihraç edilmiştir.[6]Alim Kahraman, Şinâsi, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 39, Yıl 2010.

Gazeteciliği

Tercüman-i Ahval

1860'ta Agah Efendi ile birlikte Tercüman-ı Ahvâl Gazetesi'ni çıkararak gazeteciliğe başladı. Bu gazete ile birlikte ilk özel Türk gazetesi yayın hayatına girmiş oldu. Şinâsi’nin Türk edebiyatında Batılı tarzda ilk tiyatro eseri olan Şair Evlenmesi adlı piyesi bu gazetede imzasız olarak yayımlandı. Kostaki Efendi’nin “Heyet-i Sabıka -i Kostaniye” adlı eserini de Rumcadan çevirerek gene tefrika tarzında bu gazetede yayımladı. “Tefrika”, “abone” gibi gazetecilik terimleri de ilk defa onun tarafından dile kazandırıldı.[6]Alim Kahraman, Şinâsi, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 39, Yıl 2010.

Tasvir-i Efkâr

Altı ay Tercüman-i Ahval’i Agâh Efendi ile çıkardıktan sonra ayrılıp kendi matbaasını ve gazetesini kurmak için tek başına çalışmaya başladı. Tasvir-i '''Efkâr''' adlı gazetesinin ilk sayısı 27 Haziran 1862’de yayımlandı. Ebüzziya Mehmed Tevfik’e göre gazetenin ilk sayısı Sadrazam Keçecizade Fuad Paşa tarafından Abdülaziz’e sunulunca Padişah gazeteyi çok beğenmiş, mükâfat olarak Şinâsi’ye 500 altın göndermiştir.[9]Nesimi Yazıcı, Tasvir-i Efkâr, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 40, Yıl 2011. Tasvir-i Efkârın kuruluşundan dört ay sonra Namık Kemal, ardından Ebuzziya Tevfik gazetede çalışmaya başladı.

Şinâsi, 1863'te Meclis-i Maarif'teki görevine son verilmesinden sonra 30 Ocak 1865’e kadar Tasvîr-i Efkâr’ın başında kalmaya devam etti. Tasvîr-i Efkâr’da yayımladığı Cerîde-i Askeriyye hakkındaki yazısı üzerine Sadrazam Fuad Paşa kendisine bir mektup göndererek bu dergiyle ilgilenmesini istediyse de Şinâsi’nin bu vazifeyi kabul veya reddettiğine dair bir kayıt bulunamamıştır.[10]Son Dönem Tarih Araştırmalarında Askeri Gazete ve Süreli Yayınların Yeri, Atam Dergisi, Sayı 61, Mart 2005.

Bu dönemde Ruzname-i Ceride-i Havadis gazetesinde bir dil meselesi ile ilgili olarak Şinâsi’ye karşı yazılan imzasız yazılar önemli bir kalem savaşı başlattı. Başkalarının da katılımıyla büyüyen ve edebiyat tarihine “Mesele-i Mebhusetü Anha” olarak geçen bu tartışmada Ruznamedeki yazıların dil konusunda muhafazakâr bir tutumu olan Küçük Sait Paşa’ya ait olduğu bilinir. Tartışma, Şinâsi’nin tutumu ve eleştiri için ortaya koyduğu özlü kurallar bakımından önem taşır.[6]Alim Kahraman, Şinâsi, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 39, Yıl 2010. Şinâsi, Tasvir-i Efkar’ın tirajını, o güne kadar hiçbir gazeteye nasip olmamış bir şekilde yükseltip 20.000 üzerine çıkaran tartışmayı<ref name=kalem>Web kaynağı|url=http://www.dunyabulteni.net/haber/161845/osmanlida-bir-kalem-savasi-mesele-i-mebhusetu-anha|başlık=Osmanlı’da bir kalem savaşı: ‘Mesele-i Mebhusetü Anha’ Dünya Bülteni Tarih Dosyası, 0106.2011|erişimtarihi=25 Haziran 2015|arşiv-url=https://web.archive.org/web/20150626124342/http://www.dunyabulteni.net/haber/161845/osmanlida-bir-kalem-savasi-mesele-i-mebhusetu-anha|arşiv-tarihi=26 Haziran 2015|ölüurl=hayır</ref> 4 ay sonra 27 Aralık 1864’te birden kesmiş ve bir süre sonra Paris’e kaçmıştır.

Yayımcılık hayatı

Şinâsi, Tasvir-i Efkar gazetesini kurduktan sonra Bahçekapı’da Tasvîr-i Efkâr Matbaası’nda matbaa, yayım ve editörlük işleriyle de ilgilenmiştir. Şinâsi’den önce bu faaliyetler devlet eliyle resmî ve yabancı tebaa tarafından yarı resmî olarak sürdürülmekteydi. Şinâsi, kendi ekonomik sermayesiyle bu faaliyetleri yürüten ilk kişi oldu.[11]Ayşegül Ergişi, Yeni Türk Edebiyatının Öncüsü Şinasi: Borudieu’cü Bir Okuma, Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, Cilt 5, Sayı 23, Güz 2012.

Şair, kendi şiirlerinden yaptığı seçkiyi Müntahabat-ı Eş'ar adıyla 1862’de bu matbaada yayımladı . Şiirlerini “Divan” adı dışında bir adla, kendine ait bir matbaada basıp okuyucusuna sunması “divân tertip etme geleneğini kırma ve yıkma yolunda somut bir adım” olarak değerlendirilir.[8]Tarık Aygün, Şinasi’nin Türk Şiirinde Yaptığı Yenilik ve Şinasi’nin Türk Edebiyatındaki Yeri, Erişim tarihi:25.06.2015

Şinâsi, gazetede tefrika halinde yayımlanan yazıları Tasvir-i Efkâr Matbaası’nda kitap olarak bastı. Bu eserlerin başında Ahmed Vefik Paşa’nın Ebülgazi Bahadır Han’dan tercüme ettiği Uşal Şecere-i Türkî’si ve Hikmet-i Târîh’i, Kâtib Çelebi’nin Düstûrü’l-amel li-ıslâhi’l-halel ve Mîzânü’l-hak fî ihtiyâri’l-ehak adlı kitapları, Behcet Molla’nın Bufon’dan yaptığı Târîh-i Tabîî tercümesi gelir.[9]Nesimi Yazıcı, Tasvir-i Efkâr, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 40, Yıl 2011.

Paris’e kaçışı

1865’te Tasvir-i Efkar’ı Namık Kemal’e bırakıp Fransa’ya gitti. Şinâsi’nin bu gidişinin arkasında 1 Ocak 1865’te yürürlüğe konacak olan Matbuat Nizamnâmesi’nin ağır şartlarının bulunduğu tahmin edilmektedir.[6]Alim Kahraman, Şinâsi, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 39, Yıl 2010. Paris’te sözlük çalışmalarına yöneldi. Masrafları Mustafa Fazıl Paşa tarafından karşılandı, Jean Pietri vasıtasıyla Nâmık Kemal’le haberleşti.[6]Alim Kahraman, Şinâsi, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 39, Yıl 2010. Ancak Namık Kemal ve diğer Yeni Osmanlılar Paris’e geldiklerinde onlardan uzak durarak çalışmalarına devam etti. Société Asiatique Üyeliği'nden ayrıldı.

1867’de Sultan Abdülaziz Paris’e gelince Padişaha refakat eden Fuad Paşa ile görüşüp İstanbul’a dönmesi konusunda söz veren Şinâsi, padişahın maiyetiyle beraber Peşte’ye gitti.[6]Alim Kahraman, Şinâsi, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 39, Yıl 2010. Padişahın ayrılmasının ardından orada bir süre daha kalıp Macar dil bilginleri ve şarkiyatçılarla görüştü. 24 Eylül 1867’de Köstence yoluyla İstanbul’a dönen Mustafa Fazıl Paşa’nın Peşte’den onu da alıp İstanbul’a getirdiği düşünülür. Sadece birkaç ay İstanbul’da kalan Şinâsi bu arada, Fuad Paşa’ya bir dilekçeyle başvurup İstanbul’a dönmesi yolunda yardım ricasında bulunan eşi Navekter Hanım'ı bu davranışından dolayı boşadı.[6]Alim Kahraman, Şinâsi, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 39, Yıl 2010.

Paris'e kısa bir süre sonra tekrar döndü. Burada kaldığı iki yıla yakın sürede, Fransa Millî Kütüphanesi’nde Osmanlı Lügati için çalıştı. Neredeyse hayatının tek amacı haline gelen bu eser “tı” harfine kadar hazırlanmıştır. Ancak bu çalışmaların günümüze kadar hiçbir parçası ele geçmemiştir.[6]Alim Kahraman, Şinâsi, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 39, Yıl 2010.

Son yılları

Şinâsi, 1869'da İstanbul'a dönüp bir matbaa açtı ve eserlerinin basımıyla uğraşmaya başladı. Önce Bâbıâli'deki matbaasına yerleşip dizgi işlerini kolaylaştırıcı bir sistem arayışına girdi, ilâveleriyle beraber 500-600 çeşidi bulan harf sayısını 112'ye indirdi ve bu yeni teknikle eserlerini bastı.[6]Alim Kahraman, Şinâsi, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 39, Yıl 2010.

13 Eylül 1871'de beyin tümöründen öldü. Ayaspaşa Mezarlığı’na defnedildi. Mezarının yeri kaybolmuştur. Mezarı, 3 Ocak 2021'de Beyoğlu'ndaki Ayaspaşa Palas binasının altında tespit edilmiştir.[12]Arşivlenmiş kopya.

Ölümünden sonra yapılanlar

Şinâsi’nin ölümünden sonra Ebüzziya Tevfik, “Müntahabat-ı Tasvir-i Efkâr” (1885–1886) adlı kitabı hazırladı.

Yine Ebuzziya Tevfik tarafından aynı isimle 1894 yılında çıkarılan başka bir kitapta ise Şinâsi'nin Tasvir-i Efkâr'da çıkan bazı makaleleri bir araya toplanmıştır.

Fatîn Efendi'nin Hâtimetü'l-eş‘âr adlı tezkiresinin, Şinâsi tarafından yeni bir tertip ve ifadeyle hazırlanan baskısının ilk elli iki sayfasını (17-21 arası eksik) Ömer Faruk Akün formalar halinde ele geçirip 1961'de yayımlandı.[13]Ömer Faruk Akün, Şinasi’nin Bugüne Kadar Ele Geçmeyen Fatin Tezkeresi Baskısı, Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi, Cilt 11, Yıl 1961.

Ankara Opera ve Bale Binası'ndaki Büstü

İbrâhim Şinâsi'nin Ankara Opera ve Bale Binası'ndaki büstü
İbrâhim Şinâsi'nin Ankara Opera ve Bale Binası'ndaki büstüThesincann, CC0, Wikimedia Commons

Ankara Opera ve Bale Binası lobisinde bulunan büstünde şöyle yazılmıştır.İBRAHİM ŞİNASİ (1826-1871)İlk Türk gazetecisi İbrahim Şinasi, Tanzimatla başlayan Batılılaşma hareketinin öncülüğünü yaparak dil, edebiyat ve düşünce yaşamının gelişmesine etkili olan Türk edebiyatının önemli şair ve yazarlarındandır. Şinasi'nin batı örneğindeki ilk Türk piyesi "Şair Evlenmesi", ulusal Türk tiyatrosunun temel eseridir.

İbrâhim Şinasi; şiirde halka yönelmeyi hedeflemiş, "hak", "adalet", "hukuk", "medeniyet" gibi kavramların şiire girmesini sağlamış, bağımsız gazeteciliğin öncüsü olmuştur. Şinasi, kendine özgü şiirini bu kavramların çerçevesinde oluşturmuş bir yenilikçidir.

Modern Türk edebiyatının oluşumunda emeği geçen Şinasi, özellikle Türk edebiyatına kazandırdığı yeni edebi türler ve değer yargılarıyla edebiyatı toplumun hizmetine sunmuştur.

Batının örnek alınarak eğitim alanında uygulanacak düzenlemeler ile ülkenin uygarlaşma yolunda gelişebileceğini savunmuş, bu amaçla yazarlığınıda çok yönlü bir çaba içine girmiştir. Gazete çıkarmış, makale, şiir ve oyun yazmış, sözcük çalışmaları yaparak halkın aydınlanmasında eğitime önem vermiştir. Fransızca, Arapça, Farsça ve Osmanlıca bilen Şinasi, dilin yalınlaştırılması ve edebiyatı halkın anlayabileceği bir dille yazılması çabasının ilk örneklerini ortaya koymuştur.

Osmanlı İmparatorluğu'nun iktisadi ve toplumsal yapısının gelişimine ilişkin sorunlara değinerek, halkın yönetimde söz sahibi olması düşüncesini savunmuş, "ulus", "özgürlük", "kamuoyu"," yasal haklar", "basın özgürlüğü" gibi o günün düşün yaşamına henüz girmemiş bir takım yeni kavramları tartışma gündemine getirmiştir.

Eserleri

Şiir

Tiyatro

Derleme

Eleştiri

  • Mesele-i Mebhusatu'n Anha

  • Teşrüfatu'ş-Şuara:Fatîn Tezkiresi Hakkında (İlk 52 sayfası mevcut)

Makale

  • Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi

Gazete

Yayımlanmayan Eserleri

  • Sarf ü Nahv-i Türkî

  • Kāmûs-ı Osmânî (sözlük)

Kaynakça

  1. 1.İbrahim Agâh Çubukçu, Türk Düşünce Tarihinde Felsefe Hareketleri (Baskı: 2, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara: 1991), c. 174 - 1986 - 247 s.
  2. 2.Ziyad Ebuzziya, Şinâsi (Yayına hazırlayan Hüseyin Çelik) 1997, s.22-29
  3. 3.Hüseyin Tuncer, Arayışlar Devri Türk Edebiyatı I, Akademi Kitabevi, 1996, s.29-32.
  4. 4.İbrahim Şinasi'ye dair Notlar. www2.ogu.edu.tr
  5. 5.Ziyad Ebuzziya, Şinasi, İletişim Yayınları, İstanbul, 1997, s. 51
  6. 6.Alim Kahraman, Şinâsi, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 39, Yıl 2010. islamansiklopedisi.org.tr
  7. 7.Ebüzziya Tevfik," Şinasi'nin Eyyam-ı Ahire-i Hayatı ve Vefatı", Mecmua-i Ebüzziya, nr. 105-106, 1911.
  8. 8.Tarık Aygün, Şinasi’nin Türk Şiirinde Yaptığı Yenilik ve Şinasi’nin Türk Edebiyatındaki Yeri, Erişim tarihi:25.06.2015 academia.edu
  9. 9.Nesimi Yazıcı, Tasvir-i Efkâr, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 40, Yıl 2011. islamansiklopedisi.info
  10. 10.Son Dönem Tarih Araştırmalarında Askeri Gazete ve Süreli Yayınların Yeri, Atam Dergisi, Sayı 61, Mart 2005. atam.gov.tr
  11. 11.Ayşegül Ergişi, Yeni Türk Edebiyatının Öncüsü Şinasi: Borudieu’cü Bir Okuma, Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, Cilt 5, Sayı 23, Güz 2012. sosyalarastirmalar.com
  12. 12.Arşivlenmiş kopya. ntv.com.tr
  13. 13.Ömer Faruk Akün, Şinasi’nin Bugüne Kadar Ele Geçmeyen Fatin Tezkeresi Baskısı, Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi, Cilt 11, Yıl 1961. journals.istanbul.edu.tr