Turkipedia
Menü

Sığrı Kalesi

İçindekiler3
  1. İnşa öncesi
  2. Kalenin inşası
  3. İnşaat sonrası
  4. Kaynakça

Sığrı Kalesi ya da Sigri Kalesi, Midilli adasının batısında Türk idaresi döneminde (1462-1912) 1757 yılında inşa edilen kale.

İnşa öncesi

Ege Denizi'nin irili ufaklı adaları ve girintili çıkıntıları kıyıları her dönem korsanların barınmasına olanak tanıdığından; Osmanlı İmparatorluğu da söz konusu denizde yaz ve kış mevsimlerinde icra ettiği derya muhafazası seferlerinin yanı sıra, küçük kale sistemleriyle de söz konusu korsanlık faaliyetlerine karşı caydırıcılık sağlamaya çalışıyordu.

18. yüzyılda korsanların sığınmalarına müsait yerlerde önlem olarak inşa edilen palanka ve istihkâmların bir örneğini de Midilli adasının batısındaki Sığrı (Sigri) Limanı teşkil etti. Zira, bu liman korsan gemilerinin demirlemesine uygun bir yer olup, buradan hareket eden korsanlar tüccar gemilerini vurup takip endişesi olmaksızın yine burada saklanabilmekteydiler. Ayrıca, söz konusu limanda gemilerini onarıp taze su gereksinimlerini de karşılamaktaydılar.[1]İslam Ansiklopedisi, "Midilli" maddesi, M. Kiel, Türkiye Diyanet Vakfı, c.XXX (2005), s.13

Kaptan-ı derya Karabağlı Süleyman Paşa, güvenlik açısından zafiyet oluşturan bu hali İstanbul'a arz etti ve alınan karar uyarınca limana bir palanka inşasına karar verildi.[2]"18. Yüzyılda Osmanlı Devleti’nin Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’e Yönelik Güvenlik Parametreleri", Yusuf Alperen Aydın, Osmanlı Araştırmaları / The Journal of Ottoman Studies, XLV (2015), s.167

Kalenin inşası

III. Osman (1754-1757) döneminde 1757 yılında palankanın yapımına karar verildi ve inşası süratle tamamlandı. Palankanın içine 32 top konuldu.[3]"Mür’i’t-Tevârih", Şem’dânî-zâde Fındıklılı Süleyman Efendi Târihi, (haz. M. Aktepe), İstanbul (1966), C.IIA, s.9 Ayrıca Midilli Kalesi'nden kırk askerin de palankaya yerleştirilmesine karar verildi.[4]Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA), Cevdet-Askeriye (C. AS) 54401

İstihkâm konusunda Avrupa'daki yeni anlayışa[5]"Kaleler", M. Aydın, (haz. G. Yıldız), "Dünya Savaş Tarihi - Osmanlı Askerî Tarihi - Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri, 1792-1918", İstanbul (2013), s.11-33 uygun olarak inşa edilen palankanın bedenleri fazla yüksek değildir. Nitekim, deniz kıyısında inşa edilen yeni tarz istihkâmlarda topların yerleştirildiği lombar ağızları gemilere gülle fırlatabilmek için alçak bir seviyede olmalıydı.[6]İslam Ansiklopedisi, "Kale" maddesi, S. Eyice, Türk Diyanet Vakfı, c.XXIV (2001), s.236 Palankanın surları denize doğru üçgen tarzda, köşeli açılarla uzanmakta, deniz tarafına daha hâkim olmak amacıyla palankayla irtibatlı olacak şekilde denize daha yakın bir top tabyası da mevcut bulunmaktaydı. Bu şekliyle palanka adeta bir top bataryası görevi görmekteydi. Palanka, Babakale gibi klasik dört köşeli tarzda değil düşmanın top güllelerinin etkisini en aza indirmek ve savunmayı daha güçlü kılmak için tasarlanmıştı.[2]"18. Yüzyılda Osmanlı Devleti’nin Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’e Yönelik Güvenlik Parametreleri", Yusuf Alperen Aydın, Osmanlı Araştırmaları / The Journal of Ottoman Studies, XLV (2015), s.167

İnşaat sonrası

Palankanın etrafının yerleşime uygun hale gelmesi için okulu olan bir cami, hamam ve çeşme bina edildi. Çeşme için su uzak kesimlerden ulaştırıldı.

Kaynakça

  1. 1.İslam Ansiklopedisi, "Midilli" maddesi, M. Kiel, Türkiye Diyanet Vakfı, c.XXX (2005), s.13
  2. 2."18. Yüzyılda Osmanlı Devleti’nin Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’e Yönelik Güvenlik Parametreleri", Yusuf Alperen Aydın, Osmanlı Araştırmaları / The Journal of Ottoman Studies, XLV (2015), s.167
  3. 3."Mür’i’t-Tevârih", Şem’dânî-zâde Fındıklılı Süleyman Efendi Târihi, (haz. M. Aktepe), İstanbul (1966), C.IIA, s.9
  4. 4.Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA), Cevdet-Askeriye (C. AS) 54401
  5. 5."Kaleler", M. Aydın, (haz. G. Yıldız), "Dünya Savaş Tarihi - Osmanlı Askerî Tarihi - Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri, 1792-1918", İstanbul (2013), s.11-33
  6. 6.İslam Ansiklopedisi, "Kale" maddesi, S. Eyice, Türk Diyanet Vakfı, c.XXIV (2001), s.236