Turkipedia
Menü

Reşat Nuri Güntekin

İçindekiler8
  1. Yaşamı
  2. İlk yılları
  3. Eğitim Hayatı
  4. Kariyeri
  5. Özel hayatı
  6. Çalışma yöntemi hakkında
  7. Etkileri
  8. Eserleri
  9. Romanları
  10. Hikâyeleri
  11. Oyunları
  12. Gezi Yazısı
  13. Ölümü ve hatırası
  14. Ayrıca bakınız
  15. Kaynakça

Reşat Nuri Güntekin (25 Kasım 1889, İstanbul - 7 Aralık 1956, Londra), Türk edebiyatı yazarı ve eğitimcidir. Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatı içinde roman, öykü ve tiyatro türlerinde eserler vermiştir. Yazarlık faaliyetlerinin yanı sıra Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde çeşitli görevlerde bulunmuş, bir süre müfettişlik yapmıştır. Eserlerinde Anadolu, toplumsal yaşam, eğitim, aile ve birey–toplum ilişkileri gibi konular yer almıştır. Bazı yapıtları tiyatro, sinema ve televizyon uyarlamalarına konu olmuştur.

Yaşamı

İlk yılları

1889'da İstanbul'un Üsküdar ilçesinde dünyaya geldi. Babası, askeri tabip Nuri Bey, annesi Kars valisi Yaver Paşa'nın kızı Lütfiye Hanım'dır. Reşide adlı kız kardeşi çok genç yaşta öldü, tek çocuk olarak büyüdü.[1]Cemal Kalyoncu, Çalıkuşu Ailesi, Aksiyon Dergisi, Sayı 385, Tarih 20.04.2002.

Eğitim Hayatı

Babası askeri doktor olduğu için öğrenim hayatı boyunca birçok il gezen Reşat Nuri, ilk öğrenimine Çanakkale'de başladı. Çocukluk yıllarında okuduğu Fatma Aliye Hanım'ın Udi isimli romanı hayatına iz bırakıp, sanata heveslendiren eserleri arasına girdi. Babasının Çanakkale'deki evlerinde zengin bir kütüphanesinin olması onu kitaplara iten ve yazı yazma kültürünün gelişmesini sağlayan bir araç oldu.

İzmir'deki Saint Joseph Lisesi'nde bir süre öğrenim gördükten sonra İstanbul'da Saint Joseph Lisesi'nde öğrenim gördü. Yükseköğrenimini Darülfünun Edebiyat Şubesi'nde 1912'de tamamladı. Böylece öğrenim hayatını yirmi üç yaşında bitirmiş oldu.

Kariyeri

1927'ye kadar Bursa ve İstanbul'da çeşitli okullarda Fransızca ve Türkçe öğretmeni ve müdür olarak görev yaptı. Görev aldığı okulların bazıları Bursa Sultanisi, İstanbul Beşiktaş İttihat Terakki Mektebi, Fatih Vakf-ı Kebir Mektebi, Akşemseddin Mektebi, Feneryolu Murad-ı Hâmis Mektebi, Osman Gazi Paşa Mektebi, Vefa Sultanisi, İstanbul Erkek Lisesi, Çamlıca Kız Lisesi, Kabataş Erkek Lisesi, Galatasaray Lisesi ve Erenköy Kız Lisesi'dir.

Güntekin, 1927'de maarif müfettişi oldu ve bu arada Dil Heyeti'yle birlikte bazı çalışmalarda bulundu. Anadolu'yu baştan sona dolaşmasını sağlayan müfettişlik görevi sayesinde ülkenin gerçeklerini yakından görme ve tanıma imkânı buldu. 1939'da ise Çanakkale milletvekili olarak TBMM'de bulundu. Bu görevini 1946'ya kadar sürdürdü. İki dönem vekillikten sonra sonra tekrar müfettişliğe döndü, 1947'de başmüfettiş oldu. 1941'de tek çocuğu olan kızı Ela dünyaya geldi.[1]Cemal Kalyoncu, Çalıkuşu Ailesi, Aksiyon Dergisi, Sayı 385, Tarih 20.04.2002. Kızı Ela oyuncu Mehmet Keskinoğlu ile evlendi. Yine 1947'de, Cumhuriyet Halk Partisi'nin Ankara'da yayımlanan Ulus gazetesinin İstanbul kolu olan Memleket gazetesini çıkardı. 1950'de Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Türkiye temsilciliği ve öğrenci müfettişliği görevleriyle Paris'e gitti. Paris kültür ataşeliği yaptı. 1954'te ise yaşından dolayı bu görevden ayrılmak zorunda kaldı. Emekliliğinden sonra bir süre İstanbul Şehir Tiyatrosu edebi heyeti üyeliği yaptı.

Levent'te oturduğu sokağa “Çalıkuşu” ismi, Kadıköy'de ve İzmir'de bir ilköğretim okuluna ve Fatih'te bir tiyatro sahnesine Reşat Nuri Güntekin ismi verilmiştir. Çalıkuşu ve Dudaktan Kalbe romanlarını yazdığı İzmir'deki evi Reşat Nuri Güntekin Evi adıyla kütüphaneye çevrilmiş ve evin bulunduğu mahalleye Çalıkuşu adı verilmiştir.[2]Reşat Nuri GÜNTEKİN'in Evi. T.C. Karabağlar Kaymakamlığı.[3]Çalıkuşu romanı burada yazıldı. Yeni Asır Gazetesi.

Özel hayatı

1927'de Erenköy Lisesi'nden yeni mezun olan öğrencisi Hadiye Hanım ile evlendi.[1]Cemal Kalyoncu, Çalıkuşu Ailesi, Aksiyon Dergisi, Sayı 385, Tarih 20.04.2002.

Çalışma yöntemi hakkında

Bütün romanlarının tiyatro halinde senaryoları olduğunu söyleyen Reşat Nuri, Hikmet Feridun'la yaptığı bir konuşmada çalışma yöntemlerini şöyle açıklar:

“"Roman ve hikâye yazarken konunun evvela asıl canlı noktası, amudi fıkarisi (belkemiği) gelir. Bu amudi fıkaridir ki bana yazmak arzusunu verir. Bu bazen bir vak'a olur, beni alâkadar eden bir vak'a.. Fakat çok kere pek alakadar olduğum insan tipi. (Şu vak'ayı veya şu insanı, şu tipi yazayım) derim. Bu suretle eserin iki adımı atılmış olur. Mevzuu pek iptidai bir şekilde fikrime gelir. Hiçbir zaman hemen derhal bu mevzunun planını yapıp da yazmağa başladığım vaki değildir. Bulduğum mevzuu zihnimde bir köşeye atarım. Onun francala hamuru gibi kendi kendine kabarması için uzun müddet bırakırım. Çok defa aradan birçok senelerin geçtiği de vakidir. Bu müddet zarfında mevzua bazı ilaveler yaparım. Bazı kısımlarını tayyederim, atarım, çıkarırım. Vakaları retuş ederim. Tipleri develope ederim (geliştiririm).. Yazma işine başladığım zaman da çok muntazam çalışırım. Romanın sonunu nasıl bitireceğimi tayin etmeden yazıya başlamam. Evvela umumi bir şema yaparım. Fakat eser henüz definitif (kesin, belirli) olmamıştır. Ortada şahıslar vardır, vakalar vardır, eserin ana hatları vardır. Fakat yazmaya başladıktan sonra şahıslar ekseriyetle hüviyetlerini değiştirirler, evvelce hiç düşünmediğim vak'alar, yeni şahıslar gelir. (Muhit dergisi, 1933; anan: Muzaffer Uyguner, Reşat Nuri Güntekin, Ağustos 1967) Kişilerine sevgiyle sokulan bir romancıdır Reşat Nuri. Genellikle onların gerçek yaşamlarındaki en belirgin özelliklerini yitirmeden yansıtmaya çalışır. Gözlem yeteneği yaşama çok geniş bir perspektiften bakma imkânını sağladığı için romanları geçiş dönemi yaşayan ülkemizden "insan manzaraları" çizme başarısına ulaşmıştır."”

Etkileri

Millî Edebiyat akımıyla başlayan, halka ve halkın gerçeklerine edebi yönelişin Anadolu'ya erişen ilk başarılı temsilcisi sayılır. Gözlemci, gerçekçi kalemi ve sevecen yaklaşımı, eğildiği sorunları yansıtmada etkilidir. Bireyselle toplumsalı aynı potada eritebildiği yapıtları ile bu özellikleri öne çıkar. Ayrıca (“Sönmüş Yıldızlar” ve “Bir Yudum Su” adlı hikâyeleri ile Gökyüzü adlı romanında kendi muhitinin ve düşünce dünyasının aksine hüküm vermekten çekinmişse de) kendisinden sonra gelen post modern dönem sonrası yazarlara insan – din ilişkisini irdelemede rahat yazabilmelerinin kapısını açmasıyla öncü olmuştur.[4]Yusoğlu, Nebahat. Reşat Nuri Güntekin’in Eserlerinde İnanma İhtiyacı. Marmara Türkiyat Araştırmaları Dergisi, 16 Aralık 2019, s. 259. Arap alfabesiyle basılmış olan ilk üç hikâye kitabını sonradan Latin alfabesiyle tekrar yayımlanmıştır. Hikâyelerinde genelde aşk, aile, çocuk, ahlak ve buna bağlı olarak gelişen bireysel ve toplumsal konular işlenmiştir. Eserlerde geleneksel karşısında yeniyi sunma, Cumhuriyet ideolojisini yayma çabası görülür, Eğitimci karakterler ideal tipleri olarak belirip (yazarın bu çabasını yerine getirmek için fedakarca) çalışmışlardır.

Eserleri

7 Haziran 1929 tarihli Vakit gazetesinde Yaprak Dökümü tefrikası haberi
7 Haziran 1929 tarihli Vakit gazetesinde Yaprak Dökümü tefrikası haberiVakit, Kamu malı, Wikimedia Commons

Öğretmenlik mesleğinin yanı sıra edebiyatla uğraşan Reşat Nuri, Halit Ziya'nın eserlerinden aldığı ilhamla hikâye yazmaya başladı.[5]Nihad Sâmi Banarlı, Kültür Köprüsü –Süleyman Çelebi’den Mehmet Akif’e-. Daha sonra tiyatro edebiyatını benimseyerek oyun yazarlığına yöneldi.

Yazı hayatına I. Dünya Savaşı sonlarında başladı. Başlangıçta uzun bir öykü olan “Eski Ahbap” (1917), Diken dergisinde yayımlandı. 1918-1919 yıllarında Zaman gazetesinde 'Temaşa Haftaları' adı altında tiyatro eleştirileri ve tanıtım yazıları yazdı.

Hançer (1920) ve Eski Rüya (1922) gibi sahne eserleri kaleme alan, tiyatro eleştirileri yayımlayan yazar; Çalıkuşu romanının 1922'de Vakit gazetesinde tefrika edilmesiyle geniş kitlelerce tanındı.

1923-1924 yılları arasında Mahmud Yesâri, Münif Fehim Özarman ve İbn-ür Refik Ahmed Nuri ile beraber haftalık Osmanlıca mizah dergisi Kelebeki çıkardı.

Tristan Bernard'dan Hakiki Kahramanlık (1918) adıyla uyarladığı ilk piyesi "Hayreddin Rüşdü" takma adıyla yayımlandı. Émile Zola'nın 1903 yılında yayımlanan ve Dreyfus davasını anlattığı Gerçek (Vérité) romanını 1929 yılında “Hakikat” başlığıyla Türkçeye çevirdi.[6]Şeker, Bahattin. Evidences of French Literature in the Novels of Reşat Nuri Güntekin. Journal of Turkish Studies, 2009, s. 561-590. Türk Kıraati (1930) ve Fransızca - Türkçe Resimli Büyük Dil Kılavuzu (1935) da yayımladığı eserler arasındadır.

Çoklu sütun

Romanları

Tüm romanlarının güncel ve standart baskıları İnkılâp Kitabevi tarafından yapılmaktadır:

  • 1922: Gizli El - (ISBN 978-975-10-4751-9)

  • 1922: Çalıkuşu - (ISBN 978-975-10-2768-9)

  • 1924: Damga - (ISBN 978-975-10-2672-9)

  • 1925: Dudaktan Kalbe - (ISBN 978-975-10-2645-3)

  • 1926: Akşam Güneşi - (ISBN 978-975-10-1543-3)

  • 1927: Bir Kadın Düşmanı - (ISBN 978-975-10-2720-7)

  • 1928: Yeşil Gece - (ISBN 978-975-10-0186-3)

  • 1928: Acımak - (ISBN 978-975-10-4737-3)

  • 1930: Yaprak Dökümü - (ISBN 978-975-10-2649-1)

  • 1932: Kızılcık Dalları - (ISBN 978-975-10-0200-6)

  • 1935: Gökyüzü - (ISBN 978-975-10-0329-4)

  • 1938: Eski Hastalık - (ISBN 978-975-10-4748-9)

  • 1942: Ateş Gecesi - (ISBN 978-975-10-0013-2)

  • 1944: Değirmen - (ISBN 978-975-10-0182-5)

  • 1946: Miskinler Tekkesi - (ISBN 978-975-10-0228-0)

  • 1953: Harabelerin Çiçeği - (ISBN 978-975-10-0304-1)

  • 1961: Kavak Yelleri (Ölümünden sonra yayımlandı) - (ISBN 978-975-10-4792-2)

  • 1961: Son Sığınak (Ölümünden sonra yayımlandı) - (ISBN 978-975-10-0014-9)

  • 1961: Kan Davası (Ölümünden sonra yayımlandı) - (ISBN 978-975-10-2746-7)

Hikâyeleri

  • 1919: Roçild Bey

  • 1919: Eski Ahbap

  • 1923: Sönmüş Yıldızlar

  • 1927: Tanrı Misafiri

  • 1928: Leyla ile Mecnun

  • 1930: Olağan İşler

  • 1932: Aşk Mektupları

  • 1932: Boyunduruk

Çoklu sütun-kes

Oyunları

  • 1920: Hançer

  • 1922: Eski Rüya

  • 1924: Ümidin Güneşi

  • 1925: Gazeteci Düşmanı, Şemsiye Hırsızı, İhtiyar Serseri (Üç oyun)

  • 1927: Taş Parçası

  • 1928: Yeşil Gece (Romandan uyarlama)

  • 1933: Hülleci

  • 1933: İstiklâl

  • 1953: Balıkesir Muhasebecisi

  • 1954: Tanrıdağı Ziyafeti

  • 1971: Eski Şarkı (Ölümünden sonra yayımlandı)

  • 1971: Yaprak Dökümü (Romandan uyarlama, ölümünden sonra yayımlandı)

  • 2007: Kavak Yelleri (Ölümünden sonra yayımlandı)

  • 2007: Çalıkuşu (Ölümünden sonra tiyatro metni olarak yayımlandı)

  • 2007: Bir Köy Öğretmeni (Ölümünden sonra yayımlandı)

Gezi Yazısı

  • Anadolu Notları (Cilt 1: 1936, Cilt II: 1966) - (Güncel baskı: İnkılâp Kitabevi, ISBN 978-975-10-0285-3)

Ölümü ve hatırası

258x258pik
258x258pikSakhalinio, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons

Güntekin'e akciğer kanseri teşhisi konulduktan sonra tedavisi için Londra'ya gitti ve orada, 7 Aralık 1956'da hastalığına yenik düşerek öldü.[7]Reşad Nuri Güntekin Londrada vefat etti. Cumhuriyet Gazetesi. 13 Aralık 1956 günü, Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildi.[8]Reşad Nuriyi dün toprağa verdik. Cumhuriyet Gazetesi. Büyükada'da yaşadığı üç katlı evin dış cephesi Reşat Nuri Güntekin Evi olarak korunmaktadır.[9]Adalar İlçemizde Bulunan Müzelerimiz. T.C. Adalar Kaymakamlığı.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. 1.Cemal Kalyoncu, Çalıkuşu Ailesi, Aksiyon Dergisi, Sayı 385, Tarih 20.04.2002. aksiyon.com.tr
  2. 2.Reşat Nuri GÜNTEKİN'in Evi. T.C. Karabağlar Kaymakamlığı. karabaglar.gov.tr
  3. 3.Çalıkuşu romanı burada yazıldı. Yeni Asır Gazetesi. yeniasir.com.tr
  4. 4.Yusoğlu, Nebahat. Reşat Nuri Güntekin’in Eserlerinde İnanma İhtiyacı. Marmara Türkiyat Araştırmaları Dergisi, 16 Aralık 2019, s. 259. dergipark.org.tr
  5. 5.Nihad Sâmi Banarlı, Kültür Köprüsü –Süleyman Çelebi’den Mehmet Akif’e-. books.google.com.tr
  6. 6.Şeker, Bahattin. Evidences of French Literature in the Novels of Reşat Nuri Güntekin. Journal of Turkish Studies, 2009, s. 561-590. turkoloji.cu.edu.tr
  7. 7.Reşad Nuri Güntekin Londrada vefat etti. Cumhuriyet Gazetesi. cumhuriyetarsivi.com
  8. 8.Reşad Nuriyi dün toprağa verdik. Cumhuriyet Gazetesi. cumhuriyetarsivi.com
  9. 9.Adalar İlçemizde Bulunan Müzelerimiz. T.C. Adalar Kaymakamlığı. adalar.gov.tr