Kamaniçe Kuşatması (1672)

Kamaniçe Kuşatması (19-27 Ağustos 1672), 1672-1676 Osmanlı-Lehistan Savaşı'nda bir evre. IV. Mehmed komutasındaki Türk ordusu Ukrayna'nın kilidi konumundaki Kamaniçe Kalesi'ni 9 günlük kuşatmadan sonra fethetti.
Kuşatma öncesi
Osmanlı İmparatorluğu, 1656 yılından itibaren başlayan Köprülüler Dönemi ile birlikte kuzey politikasına yönelmeye başlamıştı. Özellikle bu politikaya önem verilmesinin nedeni, Polonya-Litvanya Birliği'nin Kırım Hanlığı ile yaşadığı çatışmalar ve Lehistan'ın Boğdan Prensliği'nin iç işlerine karışmasıydı. Bu gelişmeler sonucunda savaş kaçınılmaz hâle geldi. Padişah IV. Mehmed, Yemen üzerine sefer planları yaparken, bu gelişmeler üzerine yönünü kuzeye çevirdi ve hayatı boyunca çıktığı ilk ve son sefere karar verdi.
Kuşatma
Kamaniçe Kalesi, stratejik olarak Podolya'nın en güçlü kalesiydi. Kalın surlara ve ada benzeri doğal konumuna sahip olması, kaleyi ele geçirmenin zorluğunu artırıyordu. Osmanlı ordusu, kuşatmaya yoğun topçu bombardımanıyla başladı. Kamaniçe, güçlü surlarına rağmen ağır hasarlar aldı. Ayrıca tüneller kazılarak surların altına patlayıcılar yerleştirildi. Kale her ne kadar dirense de, sadece 9 gün dayanabildi. Sonunda Leh komutanlar, halkın canına dokunulmaması şartıyla kaleyi Osmanlılara teslim etti.
Kuşatma sonrası
Kamaniçe'nin fethedilmesiyle birlikte Osmanlılar, bölgede Podolya Eyaleti'ni kurdular. Bu zafer üzerine Lehistan barış talebinde bulundu ve sonuç olarak 1672 tarihli Bucaş Antlaşması imzalandı. Böylece Osmanlı İmparatorluğu, Doğu Avrupa'daki en geniş sınırlarına ulaştı. Ancak bu durum uzun sürmedi; 1699 yılında imzalanan Karlofça Antlaşması ile Podolya ve Kamaniçe, Lehistan'a geri bırakıldı.