Kırk Vezir Hikâyeleri
Kırk Vezir Hikâyeler, Doğu-İslam dünyasının ortak hikâyecilik geleneğinin parçası olan ve çerçeve anlatıya dayalı olan hikâye serisidir. Kökeni belli olmayan Kırk Vezir Hikâyelerinin çatısını Sindbadname'nin oluşturduğu belirtilmiştir.[1]KlRK VEZİR. Hint, Arap, İran kaynaklarında örneklerine rastlanmaktadır. Türk edebiyatında ise Arapça aslı kayıp olan Hikâyet-i Erba'în-i Subh u Mesâ adlı bir eserden Ahmed-i Mısrî tarafından çevrildiği ve bu şekilde çoğaltılan nüshaların yalnız II. Murat'a sunulduğu bilinmektedir.[2]Zal, Ünal. KIRK VEZİR HİKÂYELERİ'NİN KARŞILAŞTIRILMASI.
Konu
Acem memleketlerinin birinde Şah-ı Cafıkeyn adında bir padişah yaşamaktadır ve bir oğlu dünyaya gelir. Karısının aniden ölümüyle padişah şehzadeyi yakınında tutar ve eğitimiyle ilgilenir. Padişah, başka bir sultanın genç kızıyla evlenir. Şehzade, eğitimini sürdürdüğü günlerin birinde gördüğü bir rüyayı hocasına anlatır. Hocası, şehzadenin kırk gün boyunca konuşmamasını ister ve ortadan kaybolur. Padişah konuşmayan oğlunun bir sıkıntısı olduğunu düşünür ve şehzadeyi lalasıyla birlikte hanımının yanına gönderir. Padişahın hanımı, laladan olanları öğrenir ve tüm sarayı boşaltarak şehzadeye olan aşkını itiraf ederek kendisiyle evlenmesi durumunda padişahı zehirleyerek birlikte olabileceğini anlatır. Şehzadeyi öpmek üzereyken şehzade dayanamayıp kadına tokat atar. Ağzı kanayan kadın, kanı tüm suratına yayar ve saçlarını dağıtır. O sırada oğlunun durumunu merak eden padişah içeri girer ve hanımı, şehzadenin kendisine sarkıntılık yaptığını hatta tüm planı şehzade yapmış gibi padişaha anlatır. Padişah oğluna olanları sorduğunda kırk gün konuşmama uyarısını hatırlayan şehzade konuşmaz. Padişah oğlunu zindana attırır.
Ertesi gün padişah, oğlunun öldürülmesi için cellada emrederken birinci vezir ortaya çıkarak padişahı kararından vazgeçirmeye çalışır ve anlattığı hikâye ile onu ikna eder. Akşam, padişahın hanımı şehzadenin durumunu sorduğunda padişah, olanları anlatır. Kadın, erkek evlatların kötü olacağına dair hikâyeler anlatarak padişahı, şehzadeyi öldürme konusunda ikna eder. Böyle kırk gün boyunca vezirlerden biri padişaha anlattığı hikâyelerle şehzadenin öldürülmesini engeller. Eve döndüğünde karısının anlattığı hikâyelerle oğlunu öldürmeye ikna edilir. Kırkıncı gün şehzade öldürüleceği gün şehzadenin hocası ortaya çıkar. Hoca, şehzadenin neden konuşmadığını padişaha anlatır ve şehzadeye artık konuşabileceğini söyler. Şehzade gördüğü rüyadan başlayarak olanların hepsini anlatır. Anlatılanlara saraydaki iki hizmetçi de şahitlik edince padişah, karısını cezalandırır. Şölen düzenler ve oğlunu ölümden kurtaran vezirleri ödüllendirir.
Hikâyeler
Eserlerde geçen ve kırk gün boyunca vezirler ve padişahın karısı tarafından anlatılan hikâyelerin adı ve anlatıcılar şöyledir:[2]Zal, Ünal. KIRK VEZİR HİKÂYELERİ'NİN KARŞILAŞTIRILMASI. Vezirlerin anlattığı zaman dilimi sabahken padişah hanımınınki akşamdır. Vezirler hikâyelerini anlatırken padişah ve saraydakiler dinlerken padişahın hanımı sadece padişaha anlatmaktadır.
Kaynakça
- 1.KlRK VEZİR. islamansiklopedisi.info
- 2.Zal, Ünal. KIRK VEZİR HİKÂYELERİ'NİN KARŞILAŞTIRILMASI. turkishstudies.net