Köse Hüsrev Paşa
Köse Hüsrev Paşa veya Köseç Hüsrev Paşa (ö. 1587), 1560'tan 1587'deki ölümüne kadar Diyarbekir, Erzurum, Şam, Bağdat, Karaman ve Van beylerbeyliği yapmış, İran elçiliği görevlerinde bulunmuş Boşnak asıllı Osmanlı devlet adamıdır.
Yaşamı
Boşnak asıllıdır. Selânikî Mustafa Efendi’den öğrenilen Köse ve Köseç lakaplı Hüsrev Paşa, haremde yetişti ve çeşnigir iken taşraya çıktı ve sonra sancakbeyi oldu. I. Süleyman’ın şark seferine denk gelen 12 Receb 962/2 Haziran 1555 tarihli bir kayıtta “haremden çaşnigirlikle çıkıp Bağdat gönüllüleri ağası olan Hüsrev Bey'e” Kığı sancakbeyliği verildiği yazar. Daha sonra Antep sancakbeyi tayin edildi ve Temmuz 1557'de Antep'teydi. 5 Kasım 1559'da 30 bin akçe terakkiyle Pasin sancağına görevlendirildi. Bu görevlendirme kardeşi Selim'le mücadele eden Şehzade Bayezid'le alakalıydı. Tayin öncesinden Hüsrev Paşa İstanbul’daydı ve bu mücadeleyle alakalı bazı talimatlar aldı.
Hüsrev Paşa Kazvin’e kaçan Bayezid ve oğulları için Safevîlere elçi olarak görevlendirileceği 1560 yılı sonunda Van beylerbeyi yapıldı. Bu vazife ile Kazvin'e gitti ve Ağustos 1561'de Bayezid'in ve oğullarının öldürülmesinde bulundu. Sonrasında tabi büyük hediyeler elde etti. Van'dan sonra bir müddet Şam beylerbeyliğinde bulunan Hüsrev Paşa'ya 6 Kasım 1563'te Bağdat eyaleti verildi. Yaklaşık bir yıl görev yaptıktan sonra azledildi ve Aralık 1564'te soruşturma geçirdi. Bir müddet mazul kaldıktan sonra ona 30 Nisan 1566'da yeniden Van eyaleti verildi. Hüsrev Paşa Van'da, 7 Ramazan 980/11 Ocak 1573'te azledilip İstanbul'a çağrılana kadar görev yaptı. Sinan Paşa'nın yerine Kıbrıs beylerbeyliğine tayin edildiyse de kabul etmedi. Yine mazul bekledikten sonra, ölen Hasan Paşa yerine 15 Temmuz 1573'te 800 bin akçe hasla Karaman beylerbeyliğine tayin edildi. Bu vazifesi de kısa sürdü; 27 Aralık 1573 tarihinde Karaman beylerbeyliğine tayin edilen Murad Paşa yerine Erzurum beylerbeyi oldu.
1 Haziran 1576'ya kadar Erzurum beylerbeyliği yapan Hüsrev Paşa bu tarihte tekrar Van beylerbeyliğine tayin edildi. Bu arada Hüsrev Paşa İran sınırındaki vazifeleri süresince Divân-ı Hümâyun'a İran hakkında değerli raporlar göndermiştir. Bu raporlardan en önemlisi 1576'da İran Şahı Tahmasp’ın ölümüyle İran'da baş gösteren dahili buhran üzerine Devlet-i Âliyye'nin doğu sınırında başını sürekli ağrıtan bu ülke üzerine bir sefer açılmasının tam zamanı olduğu yolunda gönderdiği rapordur. Bu rapor ve benzeri başka değerlendirmeler sonucunda, Osmanlı Devleti İran üzerine 1578-1590 yılları arasında gerçekleşen ve Azerbaycan, Şirvan ve Tebriz'in fethi ile sonuçlanan büyük bir sefer başlatmıştır. Hüsrev Paşa'nın Van'daki görevi 8 Aralık 1579'a kadar sürdü; bu tarihte azledildi ve yerine Rıdvan Paşa geldi. Bu azil, şark serdarı Lala Mustafa Paşa’nın İstanbul’a çağrılması ve yerine Sinan Paşa tayin edilmesi üzerine serdarlık vekâleti verilmesi sebebiyle idi.
Seferin hazırlıklarını idare etti ve kalelerin muhafazasıyla ilgilendi. Sinan Paşa'nın gelmesi sonrasında 17 Ağustos 1580'de yeniden Erzurum beylerbeyi olan Hüsrev Paşa'ya 1 Şubat 1581'de ise Van eyaleti verildi. Ancak kısa zaman sonra, 1581 Nisan'da azledildi ve İstanbul'a gitti. Bir sene eyalet verilmeyen Hüsrev Paşa Temmuz 1582'de yeniden Van eyaletine tayinini yaptırarak döndü. Henüz Van'a tayini yeni iken şark serdarı tarafından ona Kasım 1582'de Bağdad eyaleti verilmek istense de hasta olduğundan kabul etmedi. 1584 yılı sonunda bir müddet Diyarbakır beylerbeyliğine görevlendirilen Hüsrev Paşa'ya 4 Eylül 1585'te cephedeki sadrazam Osman Paşa tarafından Şam eyaleti verildi. Ancak merkezden bu eyalete Elvendoğlu Ali Paşa tayin edildiğinden ona 7 Ekim 1585'te Bağdat beylerbeyliği verildi.
Şubat 1586'da Bağdat eyaletinden azledildi ve kısa müddet sonra Yusuf Sinan Paşa yerine Van eyaletine tayin edildi. Bu yılki harplerde Urumi muhafazasına görevlendirildi. Bu yüzden Temmuz-Ağustos 1586 dönemine ilişkin kayıtlarda hem Van hem de Urumi beylerbeyi olarak görülmektedir. Tebriz, Van eyaletine dâhil edilip Cafer Paşa'ya verilince Aralık 1586'da Hüsrev Paşa'ya yeniden Diyarbakır eyaletine tayin oldu. Bu vazife uhdesindeyken Aralık 1587 tarihinde öldü ve Van'da yaptırdığı cami yanındaki türbeye gömüldü. Onun Hatay yakınlarında öldüğü rivayeti de bulunmaktadır. El Aman Hanı, Hüsrev Paşa Külliyesi gibi birçok bayındırlık eserleri inşa ettirmiştir. Ayrıca kendi adına bir vakfiye kurmuştur.
Bibliyografya
(Alıntılar orijinal eserden değil, URLde verilen eserden yapılmıştır)