Turkipedia
Menü

II. Gıyâseddin Keyhüsrev

İçindekiler3
  1. Yaşamı
  2. Melikliğinin ilk yılları ve tahta çıkması
  3. Gürcü Prensesi Tamar ile evliliği
  4. Sadeddin Köpek’in katli
  5. Babai ayaklanması
  6. Eyyubiler ile olan mücadelesi
  7. Moğol İstilası ve Kösedağ yenilgisi
  8. Ölümü
  9. Popüler kültürdeki yeri
  10. Kaynakça

II. Gıyâseddin Keyhüsrev (Eski Anadolu Türkçesi: ; 1221, Konya - 1246, Alaiye), 1237-1246 yılları arasında hüküm süren Anadolu Selçuklu Devleti'nin 11. sultanıdır. Babası I. Alâeddin Keykubad'ın ölümünün ardından emîr Sadeddin Köpek önderliğindeki devlet ileri gelenlerinin desteğiyle Kayseri'de tahta çıkarıldı. Saltanatı süresince iç karışıklıklar ve dış tehditlerle karşı karşıya kalan Keyhüsrev'in dönemi, Selçuklu tarihi açısından siyasi ve askeri kırılma noktalarından biri oldu.

Sultanın dönemi, saray içi iktidar mücadeleleri, kitlesel halk ayaklanmaları ve doğudan gelen Moğol istilasına karşı yaşanan gelişmeler etrafında şekillendi. Vezir Sadeddin Köpek'in yönlendirmesiyle bazı devlet adamları tasfiye edildi, 1240 yılında ise Baba İshak komutasındaki Babaî Ayaklanması yaşandı. Bu süreçte Baycu Noyan komutasındaki Moğol ordusuyla 1243 yılında yapılan Kösedağ Muharebesi'nde Selçuklu ordusu mağlup oldu ve devlet Moğollara tâbi bir konuma geldi.

Siyasi ve askeri zorluklara rağmen bu dönemde bazı kültürel ve mimari faaliyetler sürdürüldü. Annesi Mahperi Hunad Hatun adına Kayseri'de Hunad Hatun Külliyesi inşa ettirildi ve saltanatı süresince sikkeler bastırıldı. Sultanın 1246 yılındaki ölümünün ardından oğulları arasında başlayan taht kavgaları, üçlü ortak saltanat dönemi ile sonuçlandı.

Yaşamı

1221 yılında doğduğu tahmin edilir.[1]Sevim, Ali. Keyhusrev II. Babası I. Alaeddin Keykubad, annesi “Mahperi Sultan” olarak da bilinen Hunat Hatun'dur.

Melikliğinin ilk yılları ve tahta çıkması

1228'de Mengüçoğlu Beyliği'ni ortadan kaldırıp topraklarını ülkesine katan Alaaeddin Keykubat, onu Erzincan iline melik atayarak atabeyi Mübarizeddin Ertokuş'la birlikte Erzincan'a gönderdi. Melikliğinin ilk yıllarında Trabzon'u kuşattı.

Babası Alaeddin Keykubat, büyük oğlu Gıyaseddin Keyhüsrev yerine küçük oğlu İzzeddin Kılıç Arslan'ı veliaht atamış ve ümeradan biat almıştı. Günümüze ulaşan yazılı kaynaklarda (İbn Bibi, Aşıkpaşazade ve Anonim Selçukname) başta Sadeddin Köpek olmak üzere bir kısım ümeranın teşviki ve desteği ile babasını zehirletip, yine aynı ümeranın oldu bittisiyle tahta çıktığı belirtilmektedir. Günümüz araştırmacıları da bunu güçlü bir olasılık olarak görmektedir. Babasının ölüm haberinin, veliaht yerine önce 2.Gıyaseddin Keyhüsrev'e gönderilmiş olması bu konuda "ikna edicidir".[2]Ahmet Kütük, Kösedağ Savaşı’nın Kaybedilmesinde II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in Kişiliği ve Uygulamalarının Rolü Sh.: 295 ve dipnot

Dımaşk (Şam) ve Halep Eyyubi hükümdarları ile babasının zamanında yapılan tabiiyet anlaşmalarını yeniledi. Halep Eyyubi hükümdarının kızı ile evlenmek, kendi kız kardeşini ise onunla evlendirmek yoluyla akrabalık kurdu. Çok geçmeden diğer Eyyûbî Hükümdarları ve Artuklular da kendisine bağımlı oldu.[1]Sevim, Ali. Keyhusrev II. Moğolistan'a babasının hazırladığı elçilik heyetini gönderdi. Babası, kendisinden küçük olan kardeşi İzzeddin Kılıç Arslan'ı veliahtlığa atamıştı ancak babasının ölümü (1237) üzerine Sadeddin Köpek önderliğindeki bazı emirlerin desteğiyle Türkiye Selçuklu tahtına Gıyaseddin Keyhüsvrev çıktı. Kardeşinin tarafını tutan Harezm emirlerine karşı mücadeleye girişti; onları kendisine biat etmek zorunda bıraktı.

Gürcü Prensesi Tamar ile evliliği

Keyhüsrev, babasının devrinde nişanlanmış olduğu Gürcü Prensesi Tamar ile 1237 veya 1238'de evlendi; bu evlilikten II. Alâeddin Keykubad dünyaya gelmiştir. Eşi Anadolu'da Gürcü Hatun adıyla tanındı. Gürcü Hatun'a olan sevgisini bastırdığı paralarla gösterdi. Bu paralarda bulunan arslan-güneş tasvirinin kendisinin (arslan) ve karısı Gürcü Hatun'un (güneş) sembolleri olduğu ileri sürülür.[3]Çayırdağ, Mehmet. Gürcü Hatun.

Sadeddin Köpek’in katli

Keyhüsrev, saltanatının ilk yıllarında güvenmediği devlet adamlarını Sadeddin Köpek'in telkinleri ile birbir etkisiz hale getirdi; hatta eski veliaht İzzeddin Kılıçarslan ile annesi Adile Hatun'u da öldürttü. Nihayet Türkiye Selçuklu tahtı üzerinde hak iddia eden Sadeddin Köpek'i de öldürttü (1239).

Daha önce yönetimde etkili olan emirlerin yeniden işbaşına geçmesiyle devlet eski düzenine kavuştu, dış ilişkileri düzeldi. Eyyubi melikleri, Nikea'da (günümüzde İznik) hüküm süren Bizans imparatorları (İznik İmparatorluğu) ve Kilikya ile Mardin Artukluları II. Keyhüsrev'e bağlılıklarını sürdürdüler. 1240'ta Diyarbakır, Türkiye Selçuklularının eline geçti.

Babai ayaklanması

Bu arada Moğolların önünden kaçarak Anadolu'ya sığınan göçebe Türkmenler, Anadolu'daki yerleşik devlet düzeni içinde yeni sorunlar yaratmaya başladı. Bu koşullarda Baba İshak'ın başlattığı Babai ayaklanması çok hızlı ve kanlı bir şekilde gelişti. Beyşehir Gölü üzerindeki Kubadabad Sarayı'na sığınan Keyhüsrev, Moğol tehlikesine karşı ülkeyi savunmak üzere Erzurum sınırında bulunan orduyu çağırarak ayaklanmayı bastırabildi (1240).[1]Sevim, Ali. Keyhusrev II. Bu olay neticesinde devletin gücü önemli ölçüde sarsıldı.

Eyyubiler ile olan mücadelesi

Keyhüsrev, 1241'de ordusunu Kayseri'de topladı. Dımaşk Eyyubi hükümdarı ile güçlerini birleştirip Silvan Eyyubi hükümdarının üzerine yürüdü. Silvan Eyyubi hükümdarı da Germiyanlı Türkmenler'in ve Harizmler'in desteğini sağlamıştı. Yaklaşan Moğol tehlikesi üzerine Abbasi hükümdarının araya girmesiyle iki ordu arasındaki savaş önlendi. Silvan hükümdarının yeniden Selçuklulara tabi olması şartıyla barış yapıldı.

Moğol İstilası ve Kösedağ yenilgisi

Moğollar İran'ı istila edip Gürcistan'ı yağma ettikten sonra Irak'a akınlar düzenlediler. İyiden iyiye Anadolu'ya yaklaştılar ve Selçuklu sınırlarında faaliyetler gösterdiler. Kaçınılmaz olan Anadolu Seferi'ni Anadolu Selçuklu Devleti'nin güçlü olduğunu düşündükleri için ertelediler. Ancak Babaî Ayaklanmasında Anadolu Selçuklu Devleti'nin gösterdiği acizliği görünce saldırmaya karar verdiler.[4]Alptekin, Coşkun. ‘‘II. GIYASEDDİN KEYHÜSREV (1237-1246)’’. Doğuştan Günümüze Büyük İslâm Tarihi, İstanbul; Çağ Yayınları, 1992, VIII, 304. Erzurum, o dönem Anadolu Selçuklu Devleti'nin gerek konumu gerekse zenginliği sebebiyle en önemli şehirlerinden biriydi. Ayrıca bu şehir Anadolu'nun kapısı sayılmaktaydı. Gürcü ve Ermeni kuvvetleriyle beraber 30.000 kişiden oluşan Moğol ordusu 1242 yılının sonbaharında Erzurum'a doğru ilerledi.[5]Yıldırım, Mahmut. ‘‘II.GIYASEDDİN KEYHÜSREV DEVRİ’’, Yüksek Lisans Tezi, Niğde Üniv. Sosyal Bilimler Enstitüsü, Niğde 1998, 35. Türkiye Selçuklularının zayıflamasından yararlanan Moğollar 1242'de Erzurum'u ele geçirdiler ve 1243 yılında Sivas yakınlarında yapılan Kösedağ Savaşı'nda Anadolu Selçuklu ordusunu yenilgiye uğrattılar. II. Keyhüsrev savaştan sonra Batı Anadolu'ya kaçtı. Moğollar Sivas'a girdi ve şehri üç gün süreyle yağmaladı. Ardından Moğol ordusu Kayseri önlerine gelerek şehri kuşattı. Kayseri'yi ele geçiren Moğol ordusu şehirde büyük bir katliam yaptı. Azerbaycan'a dönüşleri sırasında aynı şekilde Erzincan'da katliam yaptılar. Bu olaylar sırasında Keyhüsrev'in annesi ve ailesi Halep'e gitmeye çalışırken yakalanıp Moğollar' a teslim edildi.

Ölümü

Amasya'da bulunan Vezir Mühezzebüddin Ali Moğol komutanı Baycu Noyan'a gidip Selçukluları Moğollara vergi verir bağımlı bir devlet haline getiren ağır bir anlaşma imzaladı. Moğollarla barışın sağlanmasının ardından Konya'ya dönen sultan bundan sonra devlet işlerini bütünüyle veziri Şemseddin İsfahani'ye bıraktı.[6]Claude Cahen, "Kaykhusraw II" Encyclopaedia of Islam, ed. by P. Bearman, et al. (Brill 2007) . Vezir, Sultanın ailesini Moğollar'a teslim etmiş olan Ermeni Krallığı üzerine sefere çıkarak Tarsus'u kuşattı. Bu sırada Alâiye'de bulunan sultan, içki içmekte iken veya baktığı vahşi hayvanların ısırması sonucu öldü. Henüz yirmi beş yaşında idi. Cenazesi Kümbethane'ye kondu. Onun ölümü üzerine Selçuklu ordusu Tarsus kuşatmasını bırakıp Konya'ya döndü. Oğlu II. İzzeddin Keykavus tahta çıkarıldı.

Popüler kültürdeki yeri

2018'de Trt1'de yayınlanan dönem dizisi Diriliş Ertuğrul'da Burak Dakak tarafından canlandırılmıştır.

2018'de yayınlanan sinema filmi Direniş Karatay'da Ali Buhara Mete tarafından canlandırılmıştır.

2023'te TRT'nin dijital platformu Tabii'de yayınlanan Mevlana Celaleddin-i Rumi dizisinde Burç Kümbetlioğlu tarafından canlandırılmıştır.

Kaynakça

  1. 1.Sevim, Ali. Keyhusrev II. islamansiklopedisi.info
  2. 2.Ahmet Kütük, Kösedağ Savaşı’nın Kaybedilmesinde II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in Kişiliği ve Uygulamalarının Rolü Sh.: 295 ve dipnot academia.edu
  3. 3.Çayırdağ, Mehmet. Gürcü Hatun. kayseri.bel.tr
  4. 4.Alptekin, Coşkun. ‘‘II. GIYASEDDİN KEYHÜSREV (1237-1246)’’. Doğuştan Günümüze Büyük İslâm Tarihi, İstanbul; Çağ Yayınları, 1992, VIII, 304.
  5. 5.Yıldırım, Mahmut. ‘‘II.GIYASEDDİN KEYHÜSREV DEVRİ’’, Yüksek Lisans Tezi, Niğde Üniv. Sosyal Bilimler Enstitüsü, Niğde 1998, 35.
  6. 6.Claude Cahen, "Kaykhusraw II" Encyclopaedia of Islam, ed. by P. Bearman, et al. (Brill 2007) .