Halil Şerif Paşa
Halil Şerif Paşa (1831, Kahire - 1879, İstanbul), Osmanlı devlet adamı ve diplomattır.
Gerek devlet adamlığı, gerekse sanatseverliği ve özel hayatı ile Tanzimat Döneminin en renkli kişiliklerinden birisidir.[1]Halil Şerif Paşa: Bir İnsan Bir Koleksiyon, Michele Haddad, P Kitaplığı, ISBN 975-94201-5-5, İstanbul 2001. Büyük bir servet sahibi olan Halil Şerif Paşa, Avrupa resminin çok önemli yapıtlarının yer aldığı bir özel koleksiyon oluşturan ilk Osmanlı idi. Abdülaziz devrinde Hariciye(1872-1873), II. Abdülhamid devrinde Adliye (1877) Nazırlığı yaptı.
Yaşamı
1831'de Kahire'de, Kavalalı Mehmed Paşa'nın konağında doğdu. Babası Halil Şerif, Osmanlı Devleti'nin ayaklanmacı Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın sağ kolu olan Arnavut asıllı Mehmed Şerif Paşa'nın oğludur.[2]OSMANLI’DA BİR ENTELEKTÜEL:HALİL ŞERİF PAŞA. Fransız okullarında öğrenim gördü. Öğrenciliği sırasında sanata ilgi duydu ve Paris'e gidip geldikçe tablolar satın alarak koleksiyonculuğa başladı.[3]Soner Yalçın, Paris'in en ünlü resim koleksiyoncusu bir Osmanlı paşasıydı, Hürriyet Gazetesi, 09.09.2007
Fransızca bilgisi sayesinde Osmanlı Devleti'nde sefir olma teklifi aldı. 1856-1861 yılları arasında Osmanlı Devleti'nin Atina elçiliğinde katip oldu. Kırım Savaşı sonrasında yapılan Paris Kongresi’nde görev yaptı.[3]Soner Yalçın, Paris'in en ünlü resim koleksiyoncusu bir Osmanlı paşasıydı, Hürriyet Gazetesi, 09.09.2007 Bu görevleri sırasında çok sayıda tablo satın aldı.[1]Halil Şerif Paşa: Bir İnsan Bir Koleksiyon, Michele Haddad, P Kitaplığı, ISBN 975-94201-5-5, İstanbul 2001. Diplomatlık kariyeri 1861-1864 arasında Sankt-Peterburg'da büyükelçi olarak devam etti; Çar II. Alexandr ile yakın dost oldu ancak Paris’i çok özleyince istifa edip Fransa’ya yerleşti.[3]Soner Yalçın, Paris'in en ünlü resim koleksiyoncusu bir Osmanlı paşasıydı, Hürriyet Gazetesi, 09.09.2007 Anayasanın gerekliliğini, meşrutiyet düzenini savundu; Jön Türkler’i destekledi.[4]Halil Şerif Paşa’nın renkli yaşam öyküsü. Paris sosyete yaşamında “Süslü Şerif” lakabıyla tanınan[2]OSMANLI’DA BİR ENTELEKTÜEL:HALİL ŞERİF PAŞA. Halil Şerif, Prens Napolyon'un dostu Jeane de Tourbey ile evlendi.[5]Hilmi Yavuz, Halil Şerif Paşa üzerine:Dandy mi, Pehlivan mı?, Zaman Gazetesi, 13.03.2002 Bu evlilikten Leyla Şerife adlı bir kızı oldu. Eşi, kendisinin entelektüel çevre ile tanıştırmasına aracılık etti.
Resme olan ilgisi zamanla tutkuya dönüştü.[2]OSMANLI’DA BİR ENTELEKTÜEL:HALİL ŞERİF PAŞA. Erotik tablolar koleksiyonu oluşturan ve bu koleksiyona İngres’in “Türk Hamamı” (1862), Gustave Courbet’in iki kadını yatakta gösteren “Uyku” (1866) adlı eserlerini katmış olan Halil Paşa’nın, Courbet’e 1866’da “Dünyanın Kökeni” adlı tabloyu da sipariş veren kişi olduğu düşünülür. Kadın cinsel organını betimleyen bu tablonun halka gösterilmesi yasaklanmış ve bu sayede ünü çok artmıştı.


Koleksiyonuna sanatsal değeri olan her türlü tabloyu katan Halil Şerif Bey Eugène Delacroix’ın altı çok değerli tablosunu da satın almıştı. Bu tablolar ve şu anda bulundukları müzeler şunlardır: "Liège Başpiskoposunun Katli" (Paris, Louvre Müzesi), "Cezayirli Kadınlar" (Paris, Louvre Müzesi), "Tasso Deliler Hastanesinde" (Zürih'teki özel Bührle koleksiyonu),"Tom O'Shanter'i Cadılar Kovalarken" (Nottingham Castle Müzesi) ve "Savaş Talimi Yapan Arap Süvariler" (Montpellier, Fabre Müzesi). Koleksiyonunda ayrıca Jean Aguste, Prosper Marilhat, Backhuysen, Boucher, Watteau, Corot, Courbet, Alexandre-Gabriel Decamps, Diaz, IngesIsabey, Rousseuo, Constant Troyon gibi ünlü ressamların önemli tabloları vardı. Bu tabloları resim tüccarı Paul Durand Ruel'in resim galerisinde topluyordu.[3]Soner Yalçın, Paris'in en ünlü resim koleksiyoncusu bir Osmanlı paşasıydı, Hürriyet Gazetesi, 09.09.2007
Lüks yaşam ve kumar tutkusu Halil Şerif’i zor duruma sokunca 1868’de İstanbul’da görev istedi. İstanbul’a dönmesi bir şartla kabul edilmişti: "Çıplak tabloları getirmeyecekti". Tablolarını 638 bin frank gibi düşük bedelle satmak zorunda kaldı.[2]OSMANLI’DA BİR ENTELEKTÜEL:HALİL ŞERİF PAŞA. Tablolar satıldıktan sonra eşi onunla yeni görev yerine gelmek istemeyip terk etti.[2]OSMANLI’DA BİR ENTELEKTÜEL:HALİL ŞERİF PAŞA.
İstanbul'da bir süre Sadaret müsteşarı olarak görev yaptıktan sonra Viyana büyükelçisi odu. 1872'de Mısır hanedanından Mustafa Fazıl Paşa'nın kızı Prenses Nazlı Fazıl ile evlendi ancak bu evliliği uzun sürmedi. 1872-1873 yılları arasında Hariciye Nazırlığı, 1877 yılında ise beş ay boyunca Adliye Nazırlığı yaptı. 1877 yılında tekrar Paris'e büyükelçi olarak gitti ancak aynı yılın Eylül ayında görevinden alındı. 1879 yılına Sultan II. Abdülhamid'in cülus alayında at üzerindeyken güneş çarpması sonucu öldü.[3]Soner Yalçın, Paris'in en ünlü resim koleksiyoncusu bir Osmanlı paşasıydı, Hürriyet Gazetesi, 09.09.2007
Kaynakça
- 1.Halil Şerif Paşa: Bir İnsan Bir Koleksiyon, Michele Haddad, P Kitaplığı, ISBN 975-94201-5-5, İstanbul 2001.
- 2.OSMANLI’DA BİR ENTELEKTÜEL:HALİL ŞERİF PAŞA. hafif.org
- 3.Soner Yalçın, Paris'in en ünlü resim koleksiyoncusu bir Osmanlı paşasıydı, Hürriyet Gazetesi, 09.09.2007 hurarsiv.hurriyet.com.tr
- 4.Halil Şerif Paşa’nın renkli yaşam öyküsü. milliyet.com.tr
- 5.Hilmi Yavuz, Halil Şerif Paşa üzerine:Dandy mi, Pehlivan mı?, Zaman Gazetesi, 13.03.2002 zaman.com.tr