Gelibolulu Mustafa Âlî

Gelibolulu Mustafa Âlî (28 Nisan 1541, Gelibolu - 1600, Cidde), Osmanlı bir tarihçi, yazar, şair ve entelektüeldir. En önemli eseri olan Künhü’l-Ahbâr ('Tarihlerin Özeti') Osmanlı tarih yazıcılığı açısından önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilir.[1]ERTAŞ, Kasım. GELIBOLULU MUSTAFA ALI’NİN HAYATI VE ESERLERİ. 2013, s. 191–211.
Mustafa Âlî, İdris-i Bitlisi, Kemalpaşazâde ve Hoca Sadeddin Efendi gibi tarihçilerin temsil ettiği geleneği sürdürmüş; ancak menkıbe ve rivayetlere dayalı tarih anlayışı yerine belgelere ve kaynaklara dayanan bir yöntem benimsemiştir. Ayrıca dönemin bazı şair tezkirelerini bizzat duyarak eserine aktarmıştır. Devlet hizmetinde bulunduğu süre boyunca edindiği birinci el bilgi ve belgeleri de eserinde kullanmış, bunları tenkit ve yorum süzgecinden geçirerek aktarmıştır. Mustafa Âlî, Künhü’l-Ahbâr’da Osmanlı Devleti’nde gözlemlediği bozulma ve yozlaşmalara dikkat çekmeyi amaçlamıştır.[2]Örnek olarak bkz. Ç. Faris (2014), "Gelibolulu Mustafa Âlî’nin III. Murat Dönemi Yönetim Hataları Konusundaki Bazı Görüşleri", Gelibolulu Mustafa Âlî Çalıştayı Bildirileri 28-29 Nisan 2011, s. 175-195. Bu doğrultuda devlet yöneticilerini ve aydın kesimi ıslah ve eski düzenin ihyası yönünde uyarmıştır. Ayrıca, önemli devlet adamları ve ulemanın hayatlarını kayda geçirerek onların unutulmamasını sağlamış, böylece Osmanlı biyografi geleneğine özgün bir katkıda bulunmuştur.[3]Aydın, Ahmet. GELİBOLULU MUSTAFA ÂLÎ’NİN KÜNHÜ’L-AHBÂR’INDA YER ALAN OSMANLI DEVLET ADAMLARI. 2024-10-10.
Yaşamı
28 Nisan 1541 tarihinde Gelibolu'da doğmuştur. Babası Ahmed adında, ticaretle uğraşan ve Hırvat kökenli olduğu düşünülen bir mühtedidir. (Gelibolulu Mustafa Âlî, Mustafa İsen, Ankara, 1988) Okula altı yaşında başlamış ve Habîb-i Hamidî'den Arapça, kendisi gibi Gelibolulu olan Surûrî'den tefsir ve fıkıh dersleri almıştır.
Şiire başlamasında hocası Surûrî'nin etkisi büyüktür. İlk şiirlerini "Çeşmî" mahlasıyla yazmış, sonraları "Âlî" adını kullanmıştır. Gelibolu'da başlayan öğrenim yaşantısı, sonraları İstanbul Rüstem Paşa, Haseki ve Semaniye medreselerinde devam etmiştir.
Eğitimini tamamlamasını takiben 1561 yılında Şehzade Selim'in (II. Selim) yanına kâtip olarak girmiştir. Bu sıralarda ilk eseri olan "Mihr ü Mâh" kaleme almıştır. Şehzade Selim'in yanındaki hizmeti 1563 yılına kadar devam etmiştir. Daha sonra Şam'a giderek Şam Beylerbeyi Lala Mustafa Paşa'nın dîvan kâtipliğini yapmıştır. Mustafa Paşa'nın Yemen'in fethiyle görevlendirilmesi üzerine Paşa'yla birlikte Mısır'a gitmiştir. Ancak, çeşitli siyasi nedenlerle her ikisi de görevlerinden azledilmiştir.
Mustafa Âlî, Manisa'ya vali olan Şehzade Murat'ın (III. Murat) yanına gitmiş ve onun sayesinde 1569'da İstanbul'a dönmüştür. O sırada yazdığı "Heft-Meclis" adlı eserini Sokollu Mehmed Paşa'ya sunmuş ve ardından Kilis Sancakbeyi olan Ferhad Bey'in yanına 1570'te dîvan kâtibi olarak gönderilmiştir. Ferhad Bey'in Bosna Beylerbeyi olmasıyla onunla birlikte 1574 yılında Banyaluka'ya gitmiştir.
II. Selim'in ölümüyle tahta çıkan III. Murat'tan himaye göreceğini umut ettiyse de, bu gerçekleşmemiştir. Ancak, Lala Mustafa Paşa ve Hoca Sadeddin Efendi'nin yardımlarıyla Halep'e tımar defterdarı olarak atanmıştır. Halep'te yazmış olduğu çeşitli eserleri Padişaha sunmak ve daha üst görevler almak düşüncesiyle tekrar İstanbul'a dönen Mustafa Âlî, bir kez daha istediğini elde edememiştir. Ardından, sırasıyla Erzurum Hazine Deftedarlığı ve Bağdat Mal Defterdarlığına atanmış; 1585 yılında ise bu görevine de son verilmiştir.
Uzun süre işsiz kalan Mustafa Âlî, 1588'de Sivas Defterdarlığına atanmış fakat bu görevi de kısa sürmüştür. 1599 yılına kadar Anadolu'da çeşitli görevlerde bulunmuştur. 1599'da atandığı Cidde Sancakbeyliği son görevi olmuş ve Mustafa Ali 1600 yılında Cidde'de ölmüştür. Mezarının Cidde'de olduğu bilinse de, tam yeri bilinmemektedir.
Eserleri
Tarih
Menâkıb-ı Hünerverân
Hâlâtü'l-Kâhire mine'l-Âdâti'z-Zâhire
Fusûlü'l-Hallü ve'l-Akd fî Usûli'l-Harcı ve'n-Nakd
Nusretnâme: Lala Mustafa Paşa'nın divan kâtibi olarak hazır bulunduğu Gürcistan ve Şirvan Seferi ile Kars Kalesi inşaatı sırasında serdar adına yazdığı mektuplar ve bu devreye ait hadiselerin tasvirini bu eserinde toplamıştır. Öğrenci ve katiplere inşaat sanatını öğretmek üzere sade bir dille kaleme aldığını belirttiği bu eserin tezhipli ve minyatürlü bir nüshası Topkapı Sarayı Müzesi'nde (Hazine, nr. 1365) yer alır.
Fursatnâme: Nusretnâme'nin zeyli mahiyetinde olup Lala Mustafa Paşa'nın yerine serdar olan Koca Sinan Paşa'nın 1580'de Tiflis'i takviye için yaptığı Gürcistan Seferi'ni tasvir eden bu eser ise yeni serdarın emriyle yazmıştır. Bu eserin Berlin Devlet Kütüphanesinde bir nüshası mevcuttur. (M. Götz, IV, 214-218).
Nâdirü'l-Mehârib
Heft-Meclis
Zübdetü't-Tevârih
Mirkatü'l-Cihâd
Câmiü'l-Buhûr der-Mecâlis-i Sûr
Edebi
Dîvan
Farsça Dîvan
Mihr ü Mâh
Mihr ü Vefâ
Tuhfetü'l Uşşâk
Riyâzü's-Sâlikin
Sosyoloji
Nushatü's-Selâtin
Mevâidü'n-Nefâis fî Kavâidi'l-Mecâlis
Mehâsinü'l-Âdâb
Hülâsatü'l-Ahvâl der-Letâif-i Mevâiz-i Sahîh-i Hâl
Tuhfetü's-Sulehâ
Diğer
Nevâdirü'l-Hikem
Hakâyıku'l-Ekâlim
Menşeü'l-İnşâ
Münşeât
Sultana öğütler
Kaynakça
- 1.ERTAŞ, Kasım. GELIBOLULU MUSTAFA ALI’NİN HAYATI VE ESERLERİ. 2013, s. 191–211. doi.org
- 2.Örnek olarak bkz. Ç. Faris (2014), "Gelibolulu Mustafa Âlî’nin III. Murat Dönemi Yönetim Hataları Konusundaki Bazı Görüşleri", Gelibolulu Mustafa Âlî Çalıştayı Bildirileri 28-29 Nisan 2011, s. 175-195. isamveri.org
- 3.Aydın, Ahmet. GELİBOLULU MUSTAFA ÂLÎ’NİN KÜNHÜ’L-AHBÂR’INDA YER ALAN OSMANLI DEVLET ADAMLARI. 2024-10-10. dergipark.org.tr