Turkipedia
Menü

Gazzâlî

İçindekiler7
  1. Hayatı
  2. Dönemi ve siyasi durum
  3. Fikir hayatı ve etkileri
  4. Gazzâlî ve tasavvuf
  5. Âlimlerin sınıflandırılması
  6. Etkisi
  7. Eserleri
  8. Popüler kültürdeki yeri
  9. Dış bağlantılar
  10. Kaynakça

Gazzâlî (الغزّالی, d. 1058 - ö. 19 Aralık 1111), İranlı Sünni İslam âlimi, mutasavvıfı ve müderrisidir. İslam düşünce tarihindeki en önemli ve en etkili fakih, müftü, filozof, teolog, mantıkçı ve mistiklerden biri olarak kabul edilmektedir.[1]Banuazizi, Ali. The Politics of Social Transformation in Afghanistan, Iran, and Pakistan. Syracuse University Press, March 1994, s. 108.[2]Adamec, Ludwig W.. Historical Dictionary of Islam. Scarecrow Press, 2009, s. 109.[3]Griffel, Frank. The Stanford Encyclopedia of Philosophy. Metaphysics Research Lab, Stanford University, 2016. XI. yüzyılın müceddidi olarak nitelendirilmektedir.[4]William Montgomery Watt, Al-Ghazali: The Muslim Intellectual, p. 180. Edinburgh: Edinburgh University Press, 1963.[5]Rosmizi, Mohd. The Mujaddid of his age: Al-Ghazali and his inner spiritual journey. UMRAN - International Journal of Islamic and Civilizational Studies, 2016, s. 1-12. Gazzâlî'nin çalışmaları çağdaşları tarafından büyük bir önem ve övgüyle karşılanmış ve "İslam'ın delili" anlamına gelen "Hüccetü'l-İslâm" unvanını almıştır.[6]Janin, Hunt. The Pursuit of Learning in the Islamic World. McFarland, 2005, s. 83.

Felsefe ilmine vakıf olduktan sonra çeşitli yönlerden felsefeyi eleştirmesi ve dönemin bazı filozoflarını tekfir etmesiyle de bilinir. "Hükemâ" sıfatıyla da anılmıştır.[7]Dücane Cündioğlu İslam Dünyasında Felsefe'nin Tükenişi ve Gazali'nin Rolü. Dücane Cündioğlu, 2021. Fars asıllı olduğu sanılan Gazzâlî'nin lakapları "Hüccetü'l-İslâm" ve "Zeynüddîn"dir. Genel olarak "Gazzâlî" ve "İmam-ı Gazzâlî" isimleriyle tanınmaktadır. Büyük Selçuklu İmparatorluğu döneminde yaşamış en ünlü İslam bilginlerinden biridir.

Hayatı

Gazzâlî'nin otobiyografisi.
Gazzâlî'nin otobiyografisi.Gazzali, Kamu malı, Wikimedia Commons

Gazzâlî, Hicri 450 (Miladi 1058) yılında İran'ın Horasan bölgesinin Tus şehrinde doğmuştur. İlk öğrenimini Tus'ta Ahmed bin Muhammed er-Razikânî'den almış, daha sonra Cürcân şehrine giderek Ebû Nasr el-İsmailî'den eğitim görmüştür. Ardından 28 yaşına kadar Nişabur Nizamiye Medresesi'nde öğrenim görmüş, itikadi düşünce olarak Ebü'l Hasan Eş'arî'den, ameli görüş olarak ise İmam Şafiî'den etkilenmiştir.

Hocası, "İmam-ı Harameyn" lakaplı Abdülmelik el-Cüveynî, 1085 yılında ölünce Gazzâlî, Nişabur'dan Büyük Selçuklu Devleti'nin veziri Nizâmülmülk'ün yanına gitmiştir. Nizâmülmülk'ün huzurunda düzenlenen bir toplantıda verdiği cevaplarla diğer bilginlerden üstünlüğünü kanıtlayarak 1091 yılında Bağdat'taki Nizamiye Medresesi'nin baş müderrisliğine tayin edilmiştir. Burada sahip olduğu bilgi ve yetiştirdiği öğrenci topluluğuyla kısa sürede ün ve saygınlık kazanmıştır. Daha sonra tasavvufa yönelmiş ve Ebû Alî Farmedî'nin de tesiriyle bu alanda yoğunlaşmıştır. Bu ilgi ve hac arzusuyla 1095 yılında medresedeki görevini bırakarak Bağdat'tan ayrılmış ve Şam'a gitmiştir[8]R.M. Frank, Al-Ghazali and the Ash'arite School, Duke University Press, London 1994

Şam'da iki yıl kadar kaldıktan sonra 1097 yılında hacca gitmiştir. Hac dönüşünde tekrar Şam'a geçmiş, ardından Bağdat yoluyla tekrar Tus'a dönmüştür. Şam ve Tus'ta bulunduğu sürede uzlet hayatı yaşamış ve tasavvuf alanında ilerlemiştir. Bağdat'tan ayrılışından 11 yıl sonra, 1106 yılında Nizâmülmülk'ün oğlu Fahrülmülk'ün ricası üzerine Nişabur Nizamiye Medresesi'nde tekrar eğitim vermeye başlamıştır. Buradan kısa süre sonra Tus'a dönerek yaptırdığı tekkede müritleriyle birlikte sufi hayatı sürdürmüştür.

Gazzâlî, 1111 (Hicri 505) yılında doğum yeri olan İran'ın Tus şehrinde öldü.[9]Ghazali , The Columbia Encyclopedia, Sixth Edition 2006

Gazzâlî'nin anıtının giriş kapısı.
Gazzâlî'nin anıtının giriş kapısı.The original uploader was Zereshk at İngilizce Vikipedi ., CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons

Dönemi ve siyasi durum

Gazzâlî'nin yaşadığı dönemde İslam âleminde siyasî ve fikrî olarak büyük bir karmaşa hâkimdi. Bağdat'ta Abbasi halifelerinin gücü zayıflarken, Büyük Selçuklu Devleti'nin sınırları giderek genişliyor ve nüfuzu da artıyordu. Büyük Selçuklu hükümdarı Melikşah'ın veziri Nizâmülmülk, savaş meydanlarında zaferler kazanıyor, ilim meclisleri denilen tartışma ortamlarını ve medreseleri açıyordu. Bu dönemde Mısır'da, İslam hilâfetinin başında, Şiî mezhebine bağlı Fâtımîler bulunuyordu. Avrupa'da ise Endülüs Emevî Devleti gerileme sürecine girmişti.

Birinci Haçlı Seferi de Gazzâlî'nin yaşadığı dönemde gerçekleşmiş; Gazzâlî 40 yaşında iken Antakya, Haçlılar tarafından kuşatılmış, bir yıl sonra ise Kudüs Haçlıların eline geçmiştir.

Bu dönemde Haşhaşîler tarikatının kurucusu Hasan Sabbah ve İranlı gök bilimci Ömer Hayyam da Gazzâlî ile aynı çağda yaşayan tanınmış şahsiyetlerdir. İslam âlemindeki bu siyasi kargaşaya fikrî bir çöküntü de eşlik etmekteydi.

Fikir hayatı ve etkileri

Gazzâlî'nin öğrenme merakı, onun çok sayıda dini ve fikrî akımı araştırmasına neden oldu. Yaşadığı dönemde hakikati bulmak isteyen insanların dört gruba ayrıldığını ve her birinin hakikati kendi yolunda aradığını gördü. Bunlar; felsefeciler, kelâmcılar, sûfiler ve Bâtınîlerdi. Hepsinin görüşlerini inceleyerek kelâm, felsefe ve Bâtınîlik yolunu kitaplarında ayrıntılarıyla eleştirdi ve sûfilerin yolu olan tasavvufa yönelerek hakikati bu yolda aradı. Gazzâlî, bu süreci el-Münkız Mine'd-Dalâl adlı kitabında şöyle anlatır:

"Gençliğimden itibaren, 50 yaşımı aştığım bu ana gelinceye kadar, bu engin denizlerin derinliklerine dalmaktan hiç geri durmadım. Coşkulu denizlere çekingen korkaklar gibi değil, cesur kimselerin dalışı gibi daldım, gördüğüm her meselenin üzerine atladım. Her zorluğun içine apansız girdim. Her fırkanın inanış ve fikirlerini inceliyor, her grubun tuttuğu yolun inceliklerini ortaya çıkarmaya çalışıyordum. Araştırdığım fırkaların hak veya batıl, sünnete uygun veya bid'at sahibi olmaları konusunda ayrım yapmıyordum. Bâtınîlik yolunu tutmuş her fırkanın bu düşünceyle ne hedeflediklerini öğrenmeye çalıştım. Zâhirîlik yolunu tutmuş olanların bununla neler elde ettiklerini ortaya çıkarmaya gayret ettim. Felsefe yolunu tutmuş olanların sahip oldukları felsefeyi bütün esaslarıyla öğrenmeye özen gösterdim. Hiçbir kelâm âlimini dışarıda bırakmadan kelâmdaki yöntemini ve mücadelesini öğrenmeye çaba gösterdim.

Bütün gücümle, ne kadar sûfî varsa onların sûfîlikteki sırlarını öğrenmeye, ne kadar âbid varsa bu ibadetleriyle neler kazandığını araştırmaya çalıştım. Bütün zındıkların, Allah'ın varlığını ve sıfatlarını kabul etmeyenlerin bu inanış veya inkârlarının arkasında yatan sebepleri titizlikle araştırdım. Her şeyin hakikatini öğrenmeye karşı duyduğum susamışlık, baştan beri tuttuğum yol ve benim bir hasletim olmuştur. Bu hasletler, Allah tarafından benim yaratılışıma ve hamuruma katılmış özelliklerdir; benim seçimim ve tercihim değildir.

Bunun sonucunda, çocukluğumun coşkulu çağlarından itibaren taklit bağlarından sıyrıldım ve büyüklerimizden miras kalan sırf taklide dayalı inanç esaslarından koptum. Hristiyan çocuklarının hepsinin bu din üzere yetiştiklerini, Yahudi çocuklarının sürekli bu dinin esaslarına göre büyüdüklerini, Müslüman çocuklarının ise istisnasız İslam dini üzere yetişmekte olduklarını görmekteydim. Yaratılıştan gelen asli hakikati ve anne-baba ile hocalar aracılığıyla kazanılan sonraki inanç esaslarını ve taklit unsurlarının hakikatini öğrenme konusunda içimde büyük bir istek oluştu.

Taklit, başlangıçta birtakım telkinlere dayanmaktaydı. Bunların da hangilerinin hak ve batıl olduğu konusunda görüş ayrılıkları bulunmaktaydı. Kendime şöyle dedim: 'Benim istediğim, her şeyin gerçek yüzünü öğrenmektir. Öyleyse önce bilginin gerçek yüzünün ne olduğunu öğrenmekle işe başlamam gerekir.'"[10]Muhammed Gazzâlî, El münkız mine'd Dalal, İran baskısı 1998

Gazzâlî'nin kalem kutusu.
Gazzâlî'nin kalem kutusu.Zwemer, Samuel Marinus , (1867-1952), Kamu malı, Wikimedia Commons

Gazzâlî'ye göre, yaşadığı dönemde İslamiyet'in birliğini bozacak fikirler hızla yayılıyordu. Bir taraftan Yunan felsefesi ile İslam inancını yeniden şekillendirmeye çalışan filozoflar, diğer yandan Kur'an'ın apaçık ayetlerini karanlık ve gizemli tefsirlere konu eden Bâtınîler, İslam dinine ve Ehl-i Sünnet itikadının bütünlüğüne büyük zarar veriyordu.[11]Majmoo' al-Fataawa, part 4, p. 71

Bâtınîlik, Gazzâlî'nin döneminde ortaya çıkmış ve Büyük Selçuklu veziri Nizâmülmülk, bu görüşün üyeleri tarafından öldürülmüştür. Gazzâlî, bu dönemde Ehl-i Sünnet dışı grupların görüşlerine karşı reddiyeler yazarak mücadele etmiş, Mutezile ve Bâtınîlik'e karşı altı eser kaleme almıştır.

Felsefeye karşı verdiği mücadele ile İslam dünyasında felsefi düşüncenin gelişmesini engellediği düşünülmektedir. Yunan felsefesine karşı yazdığı reddiyeler sonucunda İbn Rüşd, İbn-i Tufeyl ve İbn Bacce gibi düşünürler felsefeyi ona karşı savunma ihtiyacı duymuşlardır. Gazzâlî, felsefe öğrenerek ve felsefi yöntemler kullanarak filozoflarla tartışmış, sert eleştirilerini reddiyeler şeklinde yazarak Aristoteles, İbn Sina ve Fârâbî'yi hedef almıştır.[8]R.M. Frank, Al-Ghazali and the Ash'arite School, Duke University Press, London 1994

Gazzâlî'nin felsefeye yönelik olumsuz tutumuna karşın mantığın birçok yönünü İslam din bilimlerine dadil etmede önemli katkısı olmuştur.

Kimya-i Saadet adlı kitabının 1308 tarihli kopyası.
Kimya-i Saadet adlı kitabının 1308 tarihli kopyası.Gazzali, Kamu malı, Wikimedia Commons

Gazzâlî, İslam inanç felsefesi olan kelâmın daha çok akaid kısmına önem vermiş ve akıl yerine sezgiyi ön planda tutmuştur. Mantık ve münazara ilkelerini kullanmıştır. Bununla birlikte, kelamla tatmin olmayan Gazzâlî, tasavvufa yönelerek aklın yerine mükâşefeyi koymuştur. Sûfizm ve şeriat alanında büyük rol oynamış, sûfizm kavramını şeriat yasalarıyla birleştirmiş, eserlerinde tasavvufu ilk olarak teorik anlamda açıklamıştır. Çalışmalarında Ehl-i Sünnet görüşünü benimsediği ve diğer görüşlere karşıt olduğu da söylenebilir. Katkılarıyla tasavvufun uzun süre yaşayabilmesini sağlamıştır.

Gazzâlî, Orta Çağ Müslüman ve Hristiyan filozoflarını büyük ölçüde etkilemiş, çalışmaları İslam dünyasında Avrupalı bilginlerin dikkatini çeken ilk eserlerden olmuştur. Aziz Thomas Aquinas (1225-1274) bunlardan biridir. Gazzâlî'nin etkisi, Aziz Thomas Aquinas'ın Hristiyan teolojisi ile ilgili çalışmalarıyla karşılaştırılsa da ikisi arasında metot ve inanç bakımından bazı büyük farklılıklar vardır. Gazzâlî, Müslüman inancına sahip olmayan Aristoteles ve Sokrates gibi Antik Yunan filozoflarını ve onların fikirlerini reddederken, Thomas Aquinas, Yunan ve Latin etkilerini çalışmalarında göstermiş ve daha kapsayıcı bir yaklaşım benimsemiştir.[12]Margaret Smith Al-Ghazali The Mystic: (Londra 1944

Gazzâlî'nin kitapları birçok Batı diline çevrilmiştir. Eyyühe'l Veled adlı kitabı, UNESCO tarafından 1951'de Fransızcaya, İngilizceye ve İspanyolcaya tercüme edilmiş ve bunun gibi birçok eseri çeşitli dillere çevrilerek yayımlanmıştır.

Gazzâlî ve tasavvuf

Gazzâlî'nin olduğu varsayılan mezar.
Gazzâlî'nin olduğu varsayılan mezar.Zwemer, Samuel Marinus , (1867-1952), Kamu malı, Wikimedia Commons

Gazzâlî'nin doğduğu ve büyüdüğü yer olan Tus, o yüzyılda büyük bir tasavvuf merkezi olarak anılıyordu. Ancak Gazzâlî'nin öğrencilik hayatında tasavvuf geri planda kaldı. Geçirdiği ruhsal bunalım sonrasında tasavvufa yöneldi. Silsile-i saâdâttan olan hocası Ebu Ali Farmedî'den dersler alarak tasavvuf konusunda icazet aldı.

Gazzâlî'ye göre tasavvuf, insanın manevi hastalıklarından kurtulmasında en önemli etkendir. Kimya-i Saadet adlı eserinde şöyle der:[13]Muhammed Gazzâlî, Kimya-i Saadet, İran baskısı, 1992

"Beden, kalbin ülkesidir. Bu ülkede kalbin birçok askeri vardır. Kalp, ahiret için yaratılmıştır. Allah'ı tanımak ise onun yarattıklarını bilmekten geçer. İnsanın bâtınında olan sıfatların bir kısmı genel hayvanlara, bir kısmı yırtıcı hayvanlara, bir kısmı şeytanlara ve bir kısmı da meleklere aittir. İnsan, bunlardan hangisine ait olduğunun farkına varmalıdır. Çünkü insan bunları bilmezse doğru yolu bulamaz. Bu saydığımız sıfatların her birinin gıdası farklıdır. Hayvanların gıdası yemek, uyumak ve çiftleşmektir. Yırtıcı hayvanların gıdası mutluluğu parçalamak, saldırmak ve öldürmektir. Şeytanların gıdası ise aldatmak, hile yapmak ve kötülük işlemektir. Meleklerin gıdası ise Allah'ın cemalini müşahede etmektir. Hırs, hayvanî ve yırtıcı hayvan sıfatları melekliğe çıkan yol değildir. Eğer sen aslında melek cevheriysen Allah'ı tanımaya uğraş ve kendini o cemali müşahede edecek hâle getir. Kendini öfke ve şehvetin elinden kurtar ve bu hayvanî sıfatların sende niçin yaratıldığını anlamaya çalış."

Âlimlerin sınıflandırılması

Gazzâlî, hakikati araştıran âlimleri dört sınıfa ayırır.[14]Süleyman Uludağ, İslam Düşüncesinin Yapısı, s.18

  1. Bâtınîler: Hakikatin "imam"dan talim yolu ile öğrenileceğini kabul ederler.

  2. Filozoflar: Hakikatin burhan, delil ve mantıkla öğrenileceğini kabul ederler.

  3. Kelâmcılar: Rey ve istidlâl sahibi olduklarını kabul ederler.

  4. Mutasavvıflar: Hakikatin keşf ve ilhamla öğrenileceğini kabul ederler.

Etkisi

Gazzâlî, yaşamı boyunca bilim, İslami akıl yürütme ve tasavvuf da dahil olmak üzere çok çeşitli konuları kapsayan 70'ten fazla kitap yazmıştır.[1]Banuazizi, Ali. The Politics of Social Transformation in Afghanistan, Iran, and Pakistan. Syracuse University Press, March 1994, s. 108. Eserlerinde tasavvufun ilk resmi tanımını yaparak tasavvuf ve şeriatın sentezinde önemli bir rol oynamıştır.[15]Sells, Michael Anthony. Early Islamic Mysticism: Sufi, Qurʼan, Miraj, Poetic and Theological Writings. Paulist, 1996. Ayrıca yazıları, özellikle Batıniler olarak bilinen İsmailî mezhebinin İran topraklarında nüfuz kazandığı bir dönemde, Sünnî İslam'ın konumunu güçlendirmiştir. Gazzâlî, Ezoteristlerin İftiraları adlı eserinde İsmailîleri kâfir ilan edecek kadar ileri gitmiş ve onların kanının dökülmesine izin vermiştir.[16]Adang, Camilla. Accusations of Unbelief in Islam: A Diachronic Perspective on Takfīr. BRILL, 20 Ekim 2015.

Gazzâlî'nin dini felsefesinin ana temalarından biri, yaratıcının tüm insan yaşamının odak noktası olduğu ve dünyevi işleri doğrudan etkilediği inancıydı. Eserleri David Hume, Dante, Aziz Thomas Aquinas ve Yahudi teolog Moses Ben Maimon da dahil olmak üzere Hristiyan, İbrani ve Batılı akademisyenler ile filozoflar tarafından yaygın olarak okunmuş ve incelenmiştir. Bu nedenle etkisi, İslam dünyasının ötesine uzanmıştır. Gazzâlî'nin kayda değer katkılarından biri, 12. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar İslami eğitimin temelini atan eğitim reformudur. Eserleri, aynı zamanda İslam matematiği ve astronomisinin gelişiminde de önemli bir rol oynamış, At-Tûsî gibi âlimler büyük ölçüde onun yazılarına dayanmışlardır.[17]AL-Ghazali. Quarterly Review of Comparative Education, s. 3-4.

Gazzâlî, kendisini bir filozoftan çok bir mutasavvıf olarak görse de bazı akademisyenler, onu İslam felsefesi ve düşüncesinde önemli bir figür olarak kabul etmektedir. Kendi yaklaşımını; gerçek bilgi arayışı, felsefe ve bilimin daha derin bir şekilde anlaşılması ile mistisizm ve bilişin daha iyi kavranması olarak tanımlamıştır. Mantığı, medresedeki İslami eğitim müfredatına başarılı bir şekilde entegre etmesi, Arap felsefesinin altın çağının başlangıcına işaret etmiştir.[18]Louchakova-Schwartz, Olga. Phenomenology/Ontopoiesis Retrieving Geo-cosmic Horizons of Antiquity. Springer Netherlands, 2011, s. 423-438.[19]"Gazâlî mantığı medreseye başarıyla sokmuştu (gerçi başka yerlerde de okutuluyordu (Endress 2006)). Bu dönemden sonra mantığa olanlar, Gazâlî'den çok daha yetenekli mantıkçıların faaliyetlerinin sonucudur. Bu dönem geçici olarak Arap felsefesinin Altın Çağı olarak adlandırılmıştır (Gutas 2002). Bu dönemde, özellikle de on üçüncü yüzyılda, İbn Sînâ mantığının kapsam ve yapısında büyük değişiklikler meydana gelmiştir; bu değişiklikler daha çok müstakil mantık risalelerinde ortaya konmuştur. On üçüncü yüzyılın, "Arapçada mantık yapmanın, belki de daha önce veya daha sonra herhangi bir zamanda olduğundan daha fazla, metin tefsirinden tamamen koptuğu" bir dönem olduğu gözlemlenmiştir (El-Rouayheb 2010b: 48-49). Daha sonraki yüzyıllarda mantık öğretiminde kullanılan başlıca ders kitaplarının çoğu bu döneme aittir. [Gazzâlî'nin savunduğu mantık, medreseye mantığı sokma sürecindeki tüm tarihsel önemine rağmen, Farabî ya da İbn Sînâcı olamayacak kadar sulandırılmıştı."

Çağdaş dünyada Gazzâlî'nin mirası, İslami iş etiğine kadar uzanmakta, Yusif Sidani ve Akram Al Ariss gibi akademisyenler, onun yazılarının bu alandaki etkisini vurgulamaktadır. Hatta bazı araştırmacılar, Gazzâlî'nin Muhammed Peygamber'den sonraki en büyük Müslüman şahsiyet olduğunu öne sürmektedir. Geleneksel İslamcılar da Gazzâlî'nin çalışmalarından, özellikle de şeriat hukuku üzerine tartışmalarından ilham almakta ve bir din alimi olarak statüsünden ödün vermeksizin felsefi mantık alanındaki uzmanlığını vurgulamaktadır.[20]Sidani, Yusuf. New Conceptual Foundations for Islamic Business Ethics: The Contributions of Abu-Hamid Al-Ghazali. Journal of Business Ethics, 4 Nisan 2014, s. 847-857.

Bazı oryantalist akademisyenler, Gazzâlî'nin çağdaş felsefeleri reddetmesinin İslam dünyasında bilimsel ilerlemede düşüşe katkıda bulunduğunu ileri sürmüşlerdir.[21]Jamil Ragep. When did Islamic science die (and who cares)?. Viewpoint, February 2008.[22]Saliba, George. Islamic Science and the Making of the European Renaissance. MIT Press, 2007. Gazzâlî, muhafazakâr İslami inançlarına meydan okuyan bazı felsefi fikirleri, özellikle de Tanrı'nın her şeyi bilen ve hatta var olmayan bir varlık olabileceğini öne süren görüşleri tehdit olarak görmüştür.[23]Al-Ghazali. Deliverance from error , p. 9, §41.

Bununla birlikte, bu bakış açısı farklı yorumlarla karşılanmıştır. Gazzâlî'nin kendi sözleri, din ve bilim arasındaki ilişkiye dair incelikli bir bakış açısına işaret etmektedir. "Matematiksel bilimleri inkâr ederek İslam'ın savunulması gerektiğini düşünen bir kimsenin dine karşı işlediği suç gerçekten de büyüktür." demiştir. Hatadan Kurtuluş adlı eserinde yer alan bu alıntı, matematiksel bilimleri ihmal etmenin bilime ya da akla karşı bir suç değil, dine karşı bir suç olduğuna dair inancının altını çizmektedir. Niyeti, matematik çalışmalarını savunmak değil, bu bilimlerin din için bir tehdit oluşturduğu görüşünü kınamaktı. Ona göre matematik ve din farklı alanlara hitap etmekteydi ve birbirleriyle rekabet halinde değillerdi.[24]Al-Ghazali. Deliverance from error , § 59, p. 13.

Gazzâlî, "Çünkü vahyedilmiş yasa hiçbir yerde bu bilimleri reddetmeyi ya da onaylamayı üstlenmez ve bu bilimler hiçbir yerde kendilerini dini meselelere yöneltmez." diyerek konumunu daha da netleştirmiştir. Özünde, dini öğretiler ile matematiksel bilimlerin farklı alanlarda yer aldığını ve birbirine karıştırılmaması gerektiğini savunmuştur. Bununla birlikte, yazılarının diğer bölümlerinde Gazzâlî, bazı felsefi fikirler hakkındaki endişelerini dile getirmiştir. Filozoflar tarafından yazılan kitapların yasaklanmasını savunmuş ve felsefeyi matematiksel, mantıksal, fiziksel, metafiziksel, politik ve ahlaki olmak üzere altı dala ayırmıştır.[25]Ruddle-Miyamoto, Akira O.. Regarding Doubt and Certainty in al-Ghazālī’s Deliverance from Error and Descartes’ Meditations. 2017, s. 160-176.

Gazzâlî'nin etkisi, tarih boyunca İbn Rüşd, Ayn el-Kuzât Hemedânî, Nevevî, İbn Tûmert, René Descartes, Fahruddîn Râzî, Süyûtî, Tan Malaka, Thomas Aquinas, David Hume, Seyfeddîn el-Âmidî, Es'ad Meyhânî, Ali el-Kârî ve Muhammed İbn Yahyâ el-Cenzî gibi çok çeşitli düşünürlere yayılmıştır.[26]Marenbon, John. Medieval Philosophy: an historical and philosophical introduction. Routledge, 2007, s. 174.

Eserleri

Gazzâlî'nin risâle ve reddiyeleriyle birlikte 500'e yakın kitap yazdığına dair bilgiler bulunmaktadır. Mısırlı bilim insanı Abdurrahman Bedevî'nin yaptığı araştırmalara göre, Gazzâlî'nin 457 adet kitap yazdığını belirtilmektedir. Ancak günümüze kadar ulaşan eserlerinin sayısı 75'tir.[27]Carl Brockelmann,Geschichte der arabischen Litteratur

  • İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn: Gazzâlî'nin en çok bilinen ve en büyük eseridir. Bu kitapta fıkıh ve tasavvuf konuları ele alınmıştır. Dört kısımdan oluşur ve yazdığı günden bu yana İslam dünyasında çok okunan kitaplar arasındadır. Kitap üzerine çeşitli şerhler de yazılmıştır.

  • El-Münkız Mine'd-Dalâl: Hakikate nasıl eriştiğini anlattığı eseridir. Ayrıca bazı fırkaları inceleyerek tenkit etmektedir.

  • Makaasidü'l-Felâsife: Felsefeyi tenkit etmeden önce yaptığı incelemesidir.

  • El Mustasfa: Fıkıh usûlüne dair konular içeren ve dört bölümden oluşan eseridir.

  • Tehâfütü'l-Felâsifee: Aristo felsefesine tenkit amacıyla yazılmıştır.

  • El-İktisâd fi'l-İtikâd: İtikad konularını ele aldığı bir eseridir.

  • Kimyâ-yı Saâdet: İman ve ahlaka dair konuları içeren eseridir. İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn'in kısa bir Farsça çevirisi niteliğindedir.

  • El-Kıstâsü'l-Müstakîm ve Fedâihü'l-Bâtınîyye: Bâtınîlere reddiye ve eleştiri olarak yazılmıştır.

  • Bidâyetü'l-Hidâye: Din ve ahlak bilgilerini öğreten bir kitaptır. Birinci kısmında zahirî ibadet ve ahlaktan, ikinci kısmında ise kalbin itaat ve isyanından bahseder. Ayrıca göz, kulak, dil, cinsiyet uzuvları, eller ve ayakların güzel kullanılmasından söz eder. Son bölümde ise kalbin iki yüzlülük ve kibir gibi kötülüklerden arındırılması konularına değinir.

  • Mîyârü'l-İlm

  • Mîhekkü'n-Nazar

  • Mişkâtü'l-Envâr: Nur Suresi 35. ayetinin tefsîridir.[28]Arşivlenmiş kopya. İlahi nurların sırlarını ele alan tasavvufi eserdir.[28]Arşivlenmiş kopya.

  • Tefsîrü Yâkûti't-Te'vîl

  • Cevâhirü'l-Kur’ân

  • El-Bâsît

  • El-Vâsît

  • Maksadü'l-Esnâ fî Şerhi'l-Esmâü'l-Hüsnâ

  • Makaasıd Maznûnü Bih lâ Gayri Ehlîh

  • El-Vecîz

  • Fedâihü'l-Bâtınîyye: Bâtınîlere tenkit ve reddiye olarak yazılmıştır.

  • Mîzânü'l-Amel

  • Faysalu't-Tefrika Beyne'l-İslâm ve'z-Zendeka

  • İlcâmü'l-Avâm an İlm-i Kelâm

  • El-Mustazhiri

  • Er-Reddü'l-Cemîl alâ Sarih

  • Kitâbü'l-Erbaîn

  • Minhâcü'l-Âbidîn

  • Eyyühe'l-Veled

  • Mükâşefetü'l-Kulûb: 111 bölümden oluşan tasavvufi bir eserdir.[28]Arşivlenmiş kopya.

  • Nasîhatü'l-Mülûk

  • Ed-Dürc

  • Mafsalü'l-Hilâf

  • Hüccetü'l-Hak

  • El-İmlâ alâ Müşkilâti'l-İhyâ: İhyâ-u Ulûmi'd-Dînde anlaşılması zor olan noktaları aydınlatmak için yazılmıştır.[29]Çağrıcı, Mustafa. Gazzâlî. Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, 2017, s. 17.

Popüler kültürdeki yeri

2020-2021 yıllarında TRT 1'de yayımlanan Uyanış: Büyük Selçuklu dizi filminde İmâm-ı Gazâlî rolünde Cemal Toktaş oynamıştır.[30]Uyanış: Büyük Selçuklu İmam Gazali kimdir? Kim canlandırıyor? Cemal Toktaş kimdir? Hayatı ve biyografisi. 12 Ekim 2020.

Dış bağlantılar

Kaynakça

  1. 1.Banuazizi, Ali. The Politics of Social Transformation in Afghanistan, Iran, and Pakistan. Syracuse University Press, March 1994, s. 108. archive.org
  2. 2.Adamec, Ludwig W.. Historical Dictionary of Islam. Scarecrow Press, 2009, s. 109.
  3. 3.Griffel, Frank. The Stanford Encyclopedia of Philosophy. Metaphysics Research Lab, Stanford University, 2016. plato.stanford.edu
  4. 4.William Montgomery Watt, Al-Ghazali: The Muslim Intellectual, p. 180. Edinburgh: Edinburgh University Press, 1963.
  5. 5.Rosmizi, Mohd. The Mujaddid of his age: Al-Ghazali and his inner spiritual journey. UMRAN - International Journal of Islamic and Civilizational Studies, 2016, s. 1-12. researchoutput.csu.edu.au
  6. 6.Janin, Hunt. The Pursuit of Learning in the Islamic World. McFarland, 2005, s. 83. archive.org
  7. 7.Dücane Cündioğlu İslam Dünyasında Felsefe'nin Tükenişi ve Gazali'nin Rolü. Dücane Cündioğlu, 2021. m.youtube.com
  8. 8.R.M. Frank, Al-Ghazali and the Ash'arite School, Duke University Press, London 1994
  9. 9.Ghazali , The Columbia Encyclopedia, Sixth Edition 2006 bartleby.com
  10. 10.Muhammed Gazzâlî, El münkız mine'd Dalal, İran baskısı 1998
  11. 11.Majmoo' al-Fataawa, part 4, p. 71
  12. 12.Margaret Smith Al-Ghazali The Mystic: (Londra 1944
  13. 13.Muhammed Gazzâlî, Kimya-i Saadet, İran baskısı, 1992
  14. 14.Süleyman Uludağ, İslam Düşüncesinin Yapısı, s.18
  15. 15.Sells, Michael Anthony. Early Islamic Mysticism: Sufi, Qurʼan, Miraj, Poetic and Theological Writings. Paulist, 1996. books.google.com
  16. 16.Adang, Camilla. Accusations of Unbelief in Islam: A Diachronic Perspective on Takfīr. BRILL, 20 Ekim 2015. books.google.com
  17. 17.AL-Ghazali. Quarterly Review of Comparative Education, s. 3-4. ibe.unesco.org
  18. 18.Louchakova-Schwartz, Olga. Phenomenology/Ontopoiesis Retrieving Geo-cosmic Horizons of Antiquity. Springer Netherlands, 2011, s. 423-438.
  19. 19."Gazâlî mantığı medreseye başarıyla sokmuştu (gerçi başka yerlerde de okutuluyordu (Endress 2006)). Bu dönemden sonra mantığa olanlar, Gazâlî'den çok daha yetenekli mantıkçıların faaliyetlerinin sonucudur. Bu dönem geçici olarak Arap felsefesinin Altın Çağı olarak adlandırılmıştır (Gutas 2002). Bu dönemde, özellikle de on üçüncü yüzyılda, İbn Sînâ mantığının kapsam ve yapısında büyük değişiklikler meydana gelmiştir; bu değişiklikler daha çok müstakil mantık risalelerinde ortaya konmuştur. On üçüncü yüzyılın, "Arapçada mantık yapmanın, belki de daha önce veya daha sonra herhangi bir zamanda olduğundan daha fazla, metin tefsirinden tamamen koptuğu" bir dönem olduğu gözlemlenmiştir (El-Rouayheb 2010b: 48-49). Daha sonraki yüzyıllarda mantık öğretiminde kullanılan başlıca ders kitaplarının çoğu bu döneme aittir. [Gazzâlî'nin savunduğu mantık, medreseye mantığı sokma sürecindeki tüm tarihsel önemine rağmen, Farabî ya da İbn Sînâcı olamayacak kadar sulandırılmıştı." plato.stanford.edu
  20. 20.Sidani, Yusuf. New Conceptual Foundations for Islamic Business Ethics: The Contributions of Abu-Hamid Al-Ghazali. Journal of Business Ethics, 4 Nisan 2014, s. 847-857.
  21. 21.Jamil Ragep. When did Islamic science die (and who cares)?. Viewpoint, February 2008. islamsci.mcgill.ca
  22. 22.Saliba, George. Islamic Science and the Making of the European Renaissance. MIT Press, 2007. books.google.com
  23. 23.Al-Ghazali. Deliverance from error , p. 9, §41. aub.edu.lb
  24. 24.Al-Ghazali. Deliverance from error , § 59, p. 13. aub.edu.lb
  25. 25.Ruddle-Miyamoto, Akira O.. Regarding Doubt and Certainty in al-Ghazālī’s Deliverance from Error and Descartes’ Meditations. 2017, s. 160-176. dx.doi.org
  26. 26.Marenbon, John. Medieval Philosophy: an historical and philosophical introduction. Routledge, 2007, s. 174. routledge.com
  27. 27.Carl Brockelmann,Geschichte der arabischen Litteratur
  28. 28.Arşivlenmiş kopya. m.kitapyurdu.com
  29. 29.Çağrıcı, Mustafa. Gazzâlî. Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, 2017, s. 17. diniyayinlar.diyanet.gov.tr
  30. 30.Uyanış: Büyük Selçuklu İmam Gazali kimdir? Kim canlandırıyor? Cemal Toktaş kimdir? Hayatı ve biyografisi. 12 Ekim 2020. haberler.com