Gazi Bey
Gazi Bey, Sultan Muhammed Gazi Bey , Şirvanşahlar Devleti'nin otuz sekizinci hükümdarı, Şirvanşah I. Ferruh Yesar'ın oğludur.
Hükümdarlığı
Behram Bey'in Hicri 907 (Miladi 1501) yılında ölümünden sonra, kardeşi Gazi Bey bin Ferruh Yesar Şirvanşahlar tahtına çıkmıştır. Şah İsmail'in Bakü seferi sırasında altı ay hüküm sürmüştür.[1]Mюнeджжим-бaши, c.173.
Şah İsmail'in Bakü seferi
16. yüzyıl tarihçilerinden olan Hundemir ve Hasan-ı Rumlu, İsmail'in Bakü'yü ele geçirmesine dair ayrıntılı bilgiler vermişlerdir.[2]Xoндeмиp, т.Щ, ч.4, c.31[3]Həsen Rumlu, s.45-47. Şah İsmail'in emriyle, Muhammed Bey Ustaclu ve İlyas Bey Aygutoğlu komutasındaki Hunuslu (Hınıslı) birlikleri, Bakü Kalesi'ni ele geçirmekle görevlendirilmiştir.
O dönemde Bakü, aşılması imkansız bir kale olarak kabul edilmekteydi. Şehir üç büyük surla çevrilmişti; bir tarafı denizle, diğer tarafı ise geniş ve derin bir hendekle kuşatılmıştı. İsmail için bu kaleyi ele geçirmek çok önemliydi, çünkü Bakü, o dönemde Şirvan'ın en büyük şehirlerinden biri olmasının yanı sıra Hazar Denizi'ndeki en önemli geçiş ve ticaret merkezlerinden biriydi. Kızılbaş ordusu Bakü Kalesi'ni kuşattı ve çatışmalar başladı. Eski zamanlardan beri Şirvanşahlar hanedanına sadık olan Bakü halkı, surlarının aşılmazlığına, sahip oldukları büyük silahlara, savunma teçhizatına ve yeterli yiyecek kaynaklarına güvenerek ciddi bir direniş sergilemiştir.[4]Xoндeмиp, c.Зl[5]Həsən Rumlu, s.45-47[6]Пeтpyшeвcкий, c.231-232[7]Aшypбeйли. Oчepк... c.123
O yıllarda, Bakü, Mahmudabad ve Salyan'ı da kapsayan topraklara sahip olan Ferruh Yesar'ın oğlu Gazi Bey,[8]Нeймaтoвa. Цeнный дoкyмeнт пo иcтopии Шиpвaнa, c.63O Şirvan'ın dağ kalelerinde direnişini sürdürmekteydi. Gazi Bey'in yokluğunda şehrin savunması, kaynaklarda ismi zikredilmeyen eşi tarafından idare edilmiştir. Gazi Bey'in eşi, bu tavsiyeyi iletmek üzere gelen ve İsmail'e teslim olmalarını teklif eden elçinin idamını emretmiştir. Benzer bir akıbet, İsmail'in hiddetinden çekinerek şehrin Kızılbaşlara teslim edilmesini talep eden Bakü dârûgası (şehir valisi) Abdülfettah Bey'in de başına gelmiştir.
Bakü halkının sergilediği kararlı direniş, İsmail'i, komutan Hulafe Bey önderliğinde bölgeye takviye birlikler sevk etmeye mecbur bırakmıştır. Kuşatmanın son evresinde kendisi de savaş alanına gelmiştir. Savunmacıların mukavemetini kırmak isteyen İsmail, kaleye yönelik topçu ateşinin başlatılmasını ve ana kulelerden birinin imhasını emretmiştir. Şehrin savunucuları, surlarda açılan gedikleri çadır keçeleriyle kapatarak üç gün boyunca direnmeye devam etmişlerdir. Ancak Safevi birliklerinin gerçekleştirdiği şiddetli taarruz sonucunda kale düşmüş ve sivil halkın büyük bir kısmı hayatını kaybetmiştir. Direnişin sürdürülemez olduğunu anlayan Bakü'nün önde gelen yetmiş kişi; ellerinde Kur'an-ı Kerim, boyunlarında kılıç ve omuzlarında kefenlerle İsmail'in huzuruna çıkarak teslimiyetlerini bildirmişlerdir.[6]Пeтpyшeвcкий, c.231-232[9]Дopн, c.588[10]Həsən Rumlu, s.46-47[11]Aшypбeйли. Oчepк... c.124-125
Hasan-ı Rumlu'nun anlatımı, Hundemir'inkinden bazı yönleriyle ayrılmaktadır. Hasan-ı Rumlu'ya göre İsmail bizzat Bakü önlerine gelmiş ve hendeğin taşlarla doldurulmasını emretmiştir. Hendekler taşlarla doldurulup kale duvarlarıyla aynı seviyeye getirildiğinde, şehir halkı İsmail'den merhamet talep etmiştir. Affedilecekleri yönünde güvence alan halk, kapıları açarak omuzlarında kefenler ve ellerinde kılıçlarla İsmail'in huzuruna gelmiş; itaat ve teslimiyetlerini ilan etmiştir.[9]Дopн, c.588[12]Xoндeмиp, т.Ш, ч..4, c.30-31[13]Aшypбeйли. Oчepк... c.125 Hasan-ı Rumlu'ya göre, İsmail onları affetmiş; Bakü halkı ise ona, dönemin şartları göz önüne alındığında oldukça büyük bir meblağ olan, "kan bedeli" olarak 1000 tümen ödemiştir.[14]Hesən Rumlu, s.47[15]Aшypбeйли. Oчepк... c.125. İsmail, generali Hulafe Bey'e, Şirvanşahların hazinesini ele geçirmesini ve kendi ordugahına göndermesini, bu nedenle hızlı bir şekilde kaleyi ele geçirmesini emretmiştir. Hulafe Bey, kaleyi ele geçirmiş; saraydan elde ettiği büyük miktardaki altını, Şirvanşahların tüm servetini ve Bakü halkı tarafından sunulan değerli hediyeleri birlikte İsmail'e göndermiştir. Hasan-ı Rumlu'ya göre, altın arayıcıları Şirvanşah Mirza Halilullah'ın türbesinin kubbesi altında saklanan çok miktarda altını bulmuş ve Halilullah'ın kalıntılarını yakmışlardır. Hasan-ı Rumlu ve Hundemir'e göre ise İsmail, Şeyh Cüneyd'in öldürülmesinde rol alanların mezarlarının yıkılarak kemiklerinin yakılmasını emretmiştir.[16]Həsən Rumlu, s.47[17]Xoндeмиp, т.III, ч.4, c.30-31[18]Дорн c.588-589[19]Aшypбeйли, s.125 Burada söz konusu edilen kişinin muhtemelen Halilullah olduğu anlaşılmaktadır; zira kendisine ait olduğu bilinen bir mezar günümüze ulaşmamıştır.
Bakü'nün İçerişehir bölgesindeki saray arazisinde bulunan Şirvanşahlar Türbesi'nde yapılan kazılar sonucunda, Halilullah'ın aile üyelerinin mezarlarına dokunulmadığı tespit edilmiştir. Üzerlerinde kitabe bulunan mezar taşlarının kırılmış olması nedeniyle günümüze ulaşamadıkları değerlendirilmektedir. Divanhane köşkünün kapılarından birinde, hasar görmüş, muhtemelen kırılmış ve henüz okunmamış tek satırlık Arapça bir kitabe bulunmaktadır. V.M. Sisoyev, kitabenin I. Halilullah'ın adını ve Hicri 832 (Miladi 1428/9) tarihini içerdiğini ileri sürmüştür,[20]B.M.Cыcoeв. Бaкy пpeждe и тeпepь. Бaкy, 1928, c.16 ancak bunun doğrulanabilmesi mümkün değildir. Divanhane'nin bir anıt olduğu yönünde görüşler de bulunmaktadır.[21]Бpeтaницкий. Зoдчecтвo Aзepбaйджaнa XII-XV вв., c.230 Bu yapının bir türbe olduğu ve tarihi kayıtlara istinaden, buradaki kalıntıların Kızılbaşlar tarafından mezarından çıkarılarak yakılan I. Halilullah'a ait olduğu tahmin edilmektedir.
İsmail, Bakü'yü aldıktan sonra, Şirvan birliklerinin hayatta kalan kısmının Gülistan Kalesi'ne çekildiğini öğrenmesi üzerine, kaleyi ele geçirmek amacıyla seferine devam etmiştir. Gülistan Kalesi'ndeki halk; Beykurt ve Surhab kalelerinin hala Gazi Bey'in oğullarının kontrolünde olduğunu düşündüklerinden dolayı, bu kalelerin İsmail'e teslim edilmesi durumunda kendilerinin de silah bırakacaklarını iletmişlerdir. Ancak İsmail, kısa bir süre sonra Gülistan kuşatmasını sonlandırmış; bu kararını emirlerine, rüyasında bir evliyanın kendisine bu yönde bir talimat verdiğini beyan ederek gerekçelendirmiştir. 1501 yılında Safevi birlikleri Şirvan'dan çekilerek, Akkoyunlu Elvend Mirza'ya karşı mücadele etmek üzere Azerbaycan istikametine yönelmişlerdir.[22]Həsen Rumlu, s.47[23]Шapaф-xaн Бидлиcи, т.II, с. 146[24]Дopн,c.589. Kızılbaş ordusu Şirvan'dan çekilirken bölgede Safevi temsilcileri görevlendirmiştir. İsmail, lalası Hüseyin Bey Şamlu'yu Şirvan valisi olarak tayin etmiş; Hüseyin Bey ise kendi yerine vekil olarak Şahgeldi Ağa'yı bırakmıştır.[25]O.Эфeндиeв, c.66-67. İsmail, Şirvan'dan ayrılıp Elvend'i yendikten ve onu öldürdükten sonra Azerbaycan'ı ele geçirmiş ve Hicri 907 Hicri (Miladi 1501/2) yılında Tebriz'e girerek kendisini şah ilan etmiştir.
Ailesi ve ölümü
Şirvanşahlar Devleti, yaşanan şiddetli siyasi istikrarsızlıklara ve Şeyh İbrahim ile halefleri dönemindeki ihtişamını kaybetmesine rağmen siyasi varlığını korumayı başarmıştır. Tarihi kayıtlara göre Gazi Bey, yaklaşık altı ay süren kısa bir saltanat sürmüştür. Oğlu Sultan Mahmud, babasına karşı isyan ederek onu Hicri 907 (Miladi 1501/2) yılında katletmiştir.[26]Mюнeджжим-бaши, c.173[27]Həsən Rumlu, s.60-61[28]Шapaф- xaн Бидлиcи. Шapaф-нaмe, т.II, c.146[29]Tarixi Cənnabi v.961a
Kaynakça
- 1.Mюнeджжим-бaши, c.173.
- 2.Xoндeмиp, т.Щ, ч.4, c.31
- 3.Həsen Rumlu, s.45-47.
- 4.Xoндeмиp, c.Зl
- 5.Həsən Rumlu, s.45-47
- 6.Пeтpyшeвcкий, c.231-232
- 7.Aшypбeйли. Oчepк... c.123
- 8.Нeймaтoвa. Цeнный дoкyмeнт пo иcтopии Шиpвaнa, c.63O
- 9.Дopн, c.588
- 10.Həsən Rumlu, s.46-47
- 11.Aшypбeйли. Oчepк... c.124-125
- 12.Xoндeмиp, т.Ш, ч..4, c.30-31
- 13.Aшypбeйли. Oчepк... c.125
- 14.Hesən Rumlu, s.47
- 15.Aшypбeйли. Oчepк... c.125.
- 16.Həsən Rumlu, s.47
- 17.Xoндeмиp, т.III, ч.4, c.30-31
- 18.Дорн c.588-589
- 19.Aшypбeйли, s.125
- 20.B.M.Cыcoeв. Бaкy пpeждe и тeпepь. Бaкy, 1928, c.16
- 21.Бpeтaницкий. Зoдчecтвo Aзepбaйджaнa XII-XV вв., c.230
- 22.Həsen Rumlu, s.47
- 23.Шapaф-xaн Бидлиcи, т.II, с. 146
- 24.Дopн,c.589.
- 25.O.Эфeндиeв, c.66-67.
- 26.Mюнeджжим-бaши, c.173
- 27.Həsən Rumlu, s.60-61
- 28.Шapaф- xaн Бидлиcи. Шapaф-нaмe, т.II, c.146
- 29.Tarixi Cənnabi v.961a