Sürümler karşılaştırılıyor
Azerbaycan boyları
Sayfa oluşturuldu
Vikipedi aktarımı tarafından 620 numaralı sürüm
Azerbaycan boyları, Azerbaycan aşiretleri ya da Azerbaycan oymakları, Azerbaycanlı (Azeri), Azerbaycanlılaşmış veya Azerbaycanlıların etnojenezinde rol oynamış topluluklardır. Bu toplulukların bazıları Azerbaycanlıların etnografik bir grubu olarak kabul edilmektedir ve dilleri Azerbaycan dilinin lehçeleri olarak değerlendirilmektedir.
Tarihi
Erken dönemler
Azerbaycanlıların etnik kökeninde yerel halklar ve İran boylarının yanı sıra, M.S. 1. binyıldan itibaren Hunlar, Türkçe konuşan Hazarlar, Bulgarlar ve M.S. 2. binyıldan itibaren Oğuz ve Peçenek boyları da yer almaktadır. Türk kökenli bir halk olarak Azerbaycanlıların etnik çekirdeğini; Bayat, Yıva, Afşar ve Beğdili gibi başlıca Oğuz Türk boyları ile Kaçarlar, Halaçlar, Kıpçaklar ve benzeri topluluklar oluşturmaktadır.
Modern Azerbaycan ve Ermenistan topraklarında verimli otlakların bulunması nedeniyle, İlhanlılar, Timurlular ve Osmanlılar döneminde Moğollar, Türkler ve Türkmen toplulukları bölgeye yerleşmişlerdir. Daha sonra bu topluluklar Azerbaycanlılarla bütünleşmişlerdir. 13.-15. yüzyıllarda, eski feodal beylerin toprakları yavaş yavaş göçebe boyların hakimiyetine geçmeye başlamıştır. Terekemeler, 13-14. yüzyıllardan önce Dağıstan'daki Berekey köyüne yerleşmiştir. Terekemelerin kontrol ettikleri topraklar arasında Kuba'nın güneyindeki topraklar da bulunmaktaydı. Karakoyunlu ve Akkoyunlu boyları ise Güney Azerbaycan'na yerleşerek Azerbaycanlıların etnogenezinde iz bırakmışlardır.
Safevilerden Hanlıklara kadar olan dönem
Azerbaycanlılar, ekonomik yapı, kültür ve yaşam tarzı bakımından birbirinden farklı etnik gruplar geliştirmiştir. Bu etnik grupların bir kısmı, 19. yüzyılın son çeyreğine kadar varlıklarını sürdürmüştür.
Safevi döneminde Kızılbaşlar (Şamlu, Ustaclı, Türkmen, Tekeli, Afşar, Kaçar, Dulkadir, Karamanlı, Karadağlı, Bayat, Rumlu ve Varsak kabilelerinin birliği), Azerbaycan dilinde konuşan bir Türk boyları birliği idi. Safeviler döneminde var olan boylar arasında Kızılbaşlar, özel ayrıcalıklara sahipti ve en iyi otlakların sahibiydiler. Bu boylar arasında; Erivan Vilayeti'ndeki Kaçar-Ahçalı, Ustaclı ve Bayat; Nahçıvan'daki Ustaclı-Kengerli; Azerbaycan Vilayeti'ndeki (Azerbaycan Cumhuriyeti'nin ve Güney Azerbaycan'ın bazı güney bölgeleri) Türkmen, Şamlı ve Karadağlı; Urmiye'deki Afşarlar (17. yüzyılın başlarından itibaren); Karabağ'daki Kaçar-Ziyadoğlu ve diğer kabileler; Şemseddinli ve Kazaklı ile Şirvan vilayetlerindeki Rumlu, Alpavut ve Bayat gibi boylar yer almaktaydı. Safevi döneminde yerleşik nüfusun zayıflığı, göçebelerin yerleşik hayata geçişini yavaşlatmıştı. 17. ve 18. yüzyıllarda bazı boylar yarı göçebe bir yaşam tarzı benimseyerek hem tarımla uğraşmışlar hem de yazın sürülerini otlaklara götürmüşlerdir. Kaçar döneminde Azerbaycan dili, Azerbaycan boylarından oluşan ordunun diliydi.
Safevi döneminde, Karabağ Beylerbeyliği topraklarında faaliyet gösteren boyla, Otuz İkiler ve Yirmi Dörtler olmak üzere iki büyük boy ittifakı kurmuşlardır. Sonradan kurulan Karabağ Hanlığı'nda yaşayan Türk boyları arasında Cavanşir, Kebirli ve Otuziki bulunmaktaydı. Ahmed bey Cavanşir'e göre Penahali Han zamanında Pusyan, Karaçarlı, Cinli, Demircihasanlı, Kızılhacılı, Safikurd, Boyahmedli, Saatli, Kangarlı vb. göçebeler Karabağ Hanlığı'na göç etmişlerdi. Cavanşirler Karabağ'da Azerbaycanlıların yaşadığı köylerde, Cebrayıllılar ise Aras-Sahil bölgesinde faaliyet göstermişlerdir.
Revan Hanlığı'nda yaşayan Türk boyları, Bayat, Kengerli, Akkoyunlu, Karakoyunlu, Eymür, Kaçar ve Karapapak idi. Revan Hanlığı'nın kuzey ve merkezindeki otlakları kontrol eden Türk boyları arasında en büyük boy ittifakları; Karapapaklar (5.000 kişi) ve Eymürler(3.000 göçebe) idi. Bunları sırasıyla; Büyük Çobankara, Saatli, Seyidli-Aksaklı, Muganlı ve Kaçarların Şahdili ile Sadaraklı boyları takip etmekteydi.
class="wikitable sortable" style="margin:0 1em 0 0; font-size:95%;" ! colspan="3" |Beylerbeyliklerinin, Hanlıkların ve Sultanlıkların yönetici hanedanları ve boyları |- bgcolor="#cccccc" !Boy/Aşiret !Oymak !Kontrol ettikleri topraklar |- |Ziyadoğulları Hanedanı |Bayat boyundan Kaçarlar |
Safevi Karabağ Beylerbeyliği, bazen Çukursaad ve Şirvan Beylerbeyliği
Revan ve Gence Hanlıkları
|- | |Şahsevenler |Cavad Hanlığı |- |Nahçıvanskiler |Beğdilli boyunun Kenger oymağı. |Nahçıvan Hanlığı |- |Cavanşirler |Afşarlar |Karabağ Hanlığı |- |Serkerler |Hançobanı |Şirvan Hanlığı |- |Müqəddəmlər |Bayat boyundan mukaddemler |Marağa Hanlığı |- |Dulkdiroğulları |Dulkadirler |Şemseddil Sultanlığı
Türkmençay Antlaşması sonrası dönem
Rus-İran Savaşı'ndaki (1828) yenilgiden sonra Türk boylarının savaş yeteneklerine değer veren Abbas Mirza; onlara verimli topraklar teklif ederek Aras'ın güneyine yerleşmelerini teşvik etti. Bu boylardan biri olan Eymürler, atalarının toprakları olan Gümrü'den Maku'nun batısındaki bölgeye göç ettiler.
S. Zelensky'ye göre, Yelizavetpol Guberniyası'nın Zengezur Uyezdi'nde 7 Azerbaycan aşireti bulunmaktaydı: Sofulu, Terzili, Saralı, Puşanlı, Giyili, Hocamusaklı, Baharlı. Etnograf ve Kafkas bilimci Mark Kosven; geçmişte Azerbaycanlılar arasında Cavanşir, Demirçihasanlı, Tekle ve Muganlı gruplarının ayırt edilebildiğini, bunların yanı sıra Cebrayıllı, Sarcalı, Sofulu, Geyili, Hocalı-Şıhlı, Ciyilli, Delegarda, Kengerli, İmirli (Eymür) ve benzeri boyların bulunduğunu belirtmektedir. A. D. Yeritsov'un Kazak kazasında bahsettiği ve diğer kazalarda da kaydettiği göçebe aşiretler şunlardır: Eymür, Bayat, Kadırlı, Karakoyunlu, Karahanlı, Kangarlı, Salahlı, Sofulu, Tatlı.
Sovyet Azerbaycanı'nda dört göçebe grup bulunmaktaydı (Eymürler, Padarlar, Şahsevenler ve Karapapaklar). Eymürler Batı Azerbaycan'da, Şahsevenler ise Güney Azerbaycan'da, İran sınırı boyunca yaşamaktaydı.
İran Azerbaycanlıları için aşiret bağları, sosyal ilişkiler açısından öncelikli bir önem taşımıyordu. Bununla birlikte, Türk veya Kürt olmalarına bakılmaksızın, İran Azerbaycanlılarının büyük çoğunluğunun aşiret bağları bulunmaktaydı. En önemli Türk grupları arasında; Meşkin ve Erdebil'in Şahsevenleri, Urmiye ve Sayınkale'nin Afşarları, Maku'daki Bayatlar ve diğer aşiretler yer almaktaydı.
Ana boyların sınıflandırılması
Boy birlikleri
Dokuz Oğuz (Dokuz). Erivan'ın Garni bölgesinde bir Toguz köyü bulunmaktaydı.
Karakoyunlu boyları. Bu gruplar; Saatli, Baharlı, Duharlı, Karamanlı, Alpagut, Takırlı, Ayınlı, Hacılı, Ağaçeri, Döğer (Döyer) ve Bayramlı boylarından oluşmaktaydı. Gence, Karabağ ve Revan'da yaşamaktaydılar. 19. yüzyılın başlarında, Hoy-Revan bölgesindeki sayıları 8 bine kadar ulaşmıştı.
Akkoyunlular. Doğu Anadolu'da yaşayan Musullu, Pürnek, Hamza Hacılı, Afşar, Bayat, İnallı, Özbek, Berahmendli ve Bicanlı gibi boyların birleşmesinden oluşmuştur. Yaşadıkları yerler arasında Hamzalı oymağı; Gence'nin Şüturbasan nahiyesi, Hocalı obası ile Berde'nin Hasankaya ve Ahmedli obaları bulunmaktaydı. 19. yüzyılın başlarında Azerbaycan'da 7-8 bin Akkoyunlu topluluğu yaşamaktaydı.
Kızılbaşlar. Safevi devletinin başlıca askeri ve siyasi dayanaklarından biriydiler ve Azerbaycan dilini konuşan 7 kabileden oluşuyorlardı: Şamlu, Ustaclı, Rumlu, Tekeli, Afşar, Kaçar ve Zülkadir.
Yirmidörtler. Terter Nehri kıyısında yer alan Berde merkezli bir bölge, 16. yüzyıldan itibaren bu göçebe boylara verilmiştir. Yirmi dört boy birliği hem Türk (Azerbaycanlı) hem de küçük Kürt boylarını içermekteydi. Kürt boyları yavaş yavaş Azerbaycanlılaşmıştır.
Otuzikiler. Bu boy birliği hem Türk (Azerbaycanlı) hem de Kürt boylarını içermekteydi. 32 boyun liderleri olarak kabul edilen Mukaddimler ve Cavanşirler de bu birlik içinde yer almaktaydı. 16. yüzyıldan itibaren Berde şehrinin güneyindeki Karabağ Ovası'nda ve bitişiğindeki tarım alanlarında yaşamışlardır.
Kolani boyu. Türklerden ve Kürtlerden oluşan bir birlikti. Kolaniler, savaşçı, kanunsuz ve kavgacı bir birlik olarak ün salmıştı. Hem Safevileri hem de Osmanlı hükûmetini tanımamışlar ve onlara vergi ödememişlerdir.
24 Oğuz boyu ve onların alt grupları
Ulayundluğlar. Azerbaycanlıların etnik kökeninin oluşumunda rol almışlardır. Tamgaları Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan'da bulunmuştur. Ermenistan ve Azerbaycan'daki çeşitli köylere isimlerini vermişlerdir.
'''Eymürler'''. Eymürler, Göygöl'den Ağstafa Nehri'ne kadar uzanan dağlık bölgede yaşayan bir Azeri etnik grubudur. Ağdaş rayonunda Eymur adında bir köy bulunmaktadır. Ermenistan'da Ayrim, Noyemberyan ve Tumanyan rayonlarında bulunan bir köyün adıdır; Büyük Ayrım ise Tiflis ilinin Borçali ilçesinde (modern Ermenistan'ın Tumanyan bölgesinde) bulunan bir köyün adıdır. Küçük Kafkasya ve Kazak rayonuna yayılmış Ayrımlar birçok kola ayrılmıştır.
Bayındırlar. Bu boyun bir parçası olan Musullu kabilesinin bir kısmı Mugan ve Karabağ'a yerleşmiştir. Azerbaycan ve Ermenistan'da 3 Bayandur köyü bulunmaktadır: Bayandur (Tartar), Bayandur (Şorayel) ve Bayandur (Gorus).
Bayatlar. Bayatlar, 13. yüzyılda Moğol istilacılarıyla birlikte Azerbaycan'a gelmişlerdir. 15. yüzyılın sonlarında ve 16. yüzyılın başlarında Bayatlar, Kızılbaşlara katılarak Azerbaycan'a göç etmişlerdir. 20. yüzyılda "Bayat" adı, Göyçay, Cavad, Kuba, Şamahı ve Şuşa'da yer adı olarak kaydedilmiştir. Bayatlar, Azerbaycanlıların bir alt etnik grubu olarak kabul edilmektedir.
'''Kaçarlar'''. Karakoyunluların yıkılışının (1468) ardından Azerbaycan'a göç etmişlerdir ve Akkoyunlular ile Safevilere hizmet etmişlerdir. Kaçar Hanedanı'nın bazı üyeleri, Emir Timur ve Miranşah dönemlerinde zaten Azerbaycan'a yerleşmişti. Kaçarlar, Azerbaycanlıların alt etnik grubu olarak kabul edilmektedir. Azerbaycanlıların etnik oluşumuna (etnogenezine) doğrudan katılmışlardır.
Mukaddemler. Şah I. Abbas, 1610 yılında Kürt Mukri boyunu yendikten sonra Meraga'yı Azerbaycanlı Mukaddem boyuna vermiştir. Daha önce Karabağ'daki Otuzikiler birliğinin bir parçası olan Mukaddemler, kendi ayrı birliklerini kurmuşlardır. Ahmed Han, Azerbaycan Mukaddim Hanedanı'nın kurucusu olarak kabul edilmektedir. Neraga Hanlığı 1610'dan 1925'e kadar varlığını sürdürmüştür.
Beğdilliler. Azerbaycan'da Beğdili ile ilgili yer adları bulunmaktadır. Ustaclı boyu Beydili'den, Kengerli ise Ustaclı'dan türemiştir.
Kengerliler. Kengerliler, 1500 civarında Kafkasya'ya gelmişlerdir. Peçeneklerden geldikleri düşünülse de Kengerliler, Kızılbaş Ustaclılarının bir koluydu. Kengerlilerin kurduğu Kengerli Hanedanı, Nahçıvan Hanlığı'nı yönetmiştir.
Döğerler. 15. yüzyılın başlarında Karakoyunlularla birlikte kuzey Suriye'den Azerbaycan'a gelmişlerdir. Safevi döneminde Türkmen birliğinin bir parçası olsalar da, 18. yüzyılda birlikleri Otuzikiler birliğiyle bağlantılı boylar arasındaydı. Kabilenin kışlağı, Gence'nin Arazbaşar bölgesindeki Hüseyinli köyünde yer almaktaydı. Şemkir ve Terter'de Düyerli adında köyler bulunmaktadır.
Afşarlar. Afşarlar, Karakoyunlu, Akkoyunlu ve Safevi devletlerine hizmet etmiştir. Afşarlar, Azerbaycanlıların bir alt etnik grubu olarak kabul edilmektedir. Afşarlar kendilerine "Azeri" olarak adlandırmaktadır. Bu boy; Cevanşirler, Kebirliler, Şadlılar ve Şamlıların soyunu oluşturmuştur. Afşarlardan türeyen hanedanlar arasında; Nadir Şah'ın önderliğinde iktidara gelen Afşar Hanedanı, Karabağ Hanlığı'nı yöneten Cevanşirler, Aşurbeyovlar ve Urmiye hanları bulunmaktadır.
'''Şamlu oymağı'''. Bazı kaynaklara göre, Ankara Savaşı'ndan sonra Emir Timur; Şam'dan (Suriye) birçok Türkmen savaşçısını esir alıp Semerkant'a göndermek istemiştir. Ancak Safevi Şeyhi Hoca Alaeddin Ali'nin ısrarı üzerine Erdebil'de kalmışlardır. Şamlı oymağı, Safevi Devleti'ni kuran yedi önemli Kızılbaş oymağından biriydi.
Cavanşirler. Cevanşir boyunun kökeni Afşarların soyundan gelen Behmenli boy birliğinin Sarıcalı boyudur. 13-14. yüzyıllarda Orta Asya'dan göç etmişlerdir. Bu boydan ortaya çıkan Cavanşirler Karabağ Hanlığı'nı yönetmiştir. Boyun önde gelen temsilcileri arasında Hurşidbanu Natevan, Behbud Han Cevanşir ve Han Şuşinski bulunmaktadır.
İğdirler. İğdirler, günümüzde Azerbaycanlıların yaşadığı Türkiye'nin Iğdır ilçesine adını vermiştir. 1727 yılında bu boyla bağlantılı köyler, Revan, Gence ve Urmiye'de bulunmaktaydı.
Kargınlar. Dulkadiroğulları ile birlikte Azerbaycan'a göç etmişlerdir. 1591 ve 1727 tarihli kaynaklarda Şerur'da yaşadıkları belirtilmektedir.
Kınıklar. Azerbaycan yer adlarında izleri görülmektedir. Selçuklular bu boydan gelmektedir. Kınıklar; 1591 yılında Revan eyaletinin 'Kınık Hacı' köyünde yaşamaktaydılar.
Peçenekler. 13. yüzyılda Azerbaycan'a gelmişlerdir. 1593 yılında Berde kazasında, 1727 yılında ise Gence vilayetinin Akıncı nahiyesinde küçük bir Peçenek obası bulunmaktaydı.
Salurlar. Büyük bir kısmı Azerbaycan ve İran'da yaşamaktaydı. Azerbaycanlı şair Kadı Burhaneddin bu boydan gelmektedir. Boyun küçük bir kısmı Erdebil ve Revan eyaletlerinde yaşamaktaydı.
Tekeliler. Tekeli boyu Tekelere dahildir ve Oğuzların Salur boyundandırlar. Azerbaycan'ın Hızı rayonunda, Kuba'nın Gültepe (önceki adıyla Teke Şıhı) köyünde, Gürcistan'ın Marneuli rayonunda ve Ermenistan'ın Dereçiçek kasabasında 'Tekeli' yerleşimleri bulunmaktadır (Tekeli (Marneuli), Tekeli (Dereçiçek)).
Yazırlar. Gence rayonunda bu boyun adını taşıyan bir çay bulunmaktadır.
Yıvalar. Bu boyun bir kısmı Azerbaycanlılarla bütünleşmiştir. Baharlı oymağı bu boydan gelmektedir.
Baharlılar. Karakoyunlu Devleti'nin yıkılışının ardından Baharlılar Azerbaycan'a yerleşmişlerdir. Safeviler döneminde ise bu boy çok fazla sahneye çıkmamıştır. Baharlılar Azerbaycanlıların bir etnik grubu sayılmaktadırlar. Tarihsel olarak Şuşa ve Zengezur'da yaşamışlardır. Karabağ'da 'Baharlı' adıyla çeşitli toponimler bulunmaktadır.
Yüreğirler. Bu boyun Dulkadiroğulları ile birlikte Azerbaycan'a göç ettiği ve Gence'nin Zeyem bölgesinde yerleştiği düşünülmektedir.
Azerbaycanlıların alt etnik grupları
Karadağlılar. Azerbaycanlılar, Türk kökenli bir etnik gruptur. İran'ın kuzeybatısındaki Karadağ Yaylası'nda yaşamışlardır. Yarı göçebe bir hayat tarzı sürmüşlerdir. Kültürel açıdan komşuları olan Şahsevenlere yakındırlar. Yedi kola bölünmüşlerdir.
Karagözlüler. Karagözlüler İran'ın Hamedan ostanında yaşamaktadırlar. Azerbaycanlıların bir etnik grubudurlar. Boy, Aşıklı, Hacılı, Hudebandlı ve Özbekli kollarına ayrılmıştır. Azerbaycan'ın Zengilan ve Şabran rayonlarında Karagözlü köyleri bulunmaktadır.
Neferler. Azerbaycanlıların bir etnik grubudur. Neferler İran'ın Fars, Tahran ve Luristan ostanlarında yaşamaktadırlar.
Aynallu. Azerbaycan dilinin Aynallu lehçesini konuşmaktadırlar. <ref name=":3">Louis Ligeti. Sur la langue des Afchars d'Afghanistan (фр.) // Acta Orientalia Academiae Scientiarum Hungaricae. — 1957. — Vol. 7, no 2/3. — P. 109–156. En parlant des Afchars, M. Caferoglu fait remarquer qu'ils constituent la plus grande tribu des Turkmènes d'Anatolie. Ce faisant M. Caferoglu s'est conformé à l'usage général qui veut voir dans les Afchars, avec les Qajar, les Qara-qoyunlu51 etc., des Turkmènes. Mais ainsi qu' on vient de le voir plus haut, les Afchars d'Afghanistan tout aussi bien que ceux d'Anatolie parlent l'azéri et non pas le turkmène. Il n'y a aucune raison de supposer qu'il en serait autrement quant aux autres groupes afchars dont la langue est encore inconnue.
Ceci revient à dire qu'apparemment il y a une contradiction autour du nom turkmène ; en réalité, nous avons là affaire à un terme à double entente. Au point de vue linguistique, le terme turkmène a un sens bien défini et très précis : il est réservé à un membre du groupe oghouz des langues turques, notamment à la langue turkmène actuelle et historique, avec ses nombreux dialectes. Au point de vue historique, si l'on veut ethnique, le terme turkmène possède une acception plus large et à la fois plus vague. D'après Kàsyarî, les Oghouz font partie des Turkmènes ; d'autres cherchent à attribuer le nom de Turkmènes aux Turcs nomades.52 Il est évident que les deux acceptions ne se couvrent pas l'une l'autre sur tous les points.'</ref>
Muganlı. Şahsevenlerin bir kolu olan bu boy, 19. yüzyılın başlarında 8 koldan oluşmaktaydı. 1759 yılında Kubalı Fethali Han'ın Salyan'ı işgal etmesinden sonra Mugan Ovası'ndaki Şahsevenlerin bir kısmını Kuba Hanlığı'na göç etmiştir. Akademisyen Nikolai Dubrovin, Kuba Hanlığı nüfusundan bahsederken, Azerbaycanlılar ve Lezginlerin yanı sıra Moğol kökenli olan Muganlardan da söz etmiştir.
Terekemeler. Terekemeler, Dağıstan'da, Türkiye'de ve Azerbaycan'ın orta ve güney bölgelerinde yaşayan Azerbaycanlılardan oluşan bir etnik gruptur.sfn|Гаджиева|1990|pp=8-9 Bilimsel literatürde, Karapapaklar, Padarlar ve Şahsevenlerin hepsinin sığır yetiştiriciliğiyle uğraştığı göz önünde bulundurularak, her üçü için de genel olarak "Terekeme" adı kullanılmıştır.
Karapapaklar. Azerbaycanlılardan oluşan bir etnik gruptur ve Azerbaycan dilini konuşmaktadırlar. Türkiye'de (Kars ve Iğdır), kuzeybatı İran'da, batı Azerbaycan'da (Kazak ve Ağstafa rayonları) ve Borçalı'da yaşamaktadırlar. Tarkib (diğer adıyla "Borçalı", yani "han boyu"); Saral, Arablı, Canahmedli, Çaharlı ve Ulaşlı boylarına ayrılmaktadırlar.
Padarlar. Oğuz boylarından ve Azerbaycanlıların etnik gruplarından biridir. Hülagüler döneminde Türkistan'dan Azerbaycan'a (Aras'tan güneye) göç etmişlerdir. Modern Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarına ise 16. yüzyılda göç etmişlerdir. Diğer Azerbaycan etnik gruplarına kıyasla, özellikle günlük yarı göçebe hayvancılık faaliyetlerinde, gelenek ve göreneklerini ekonomilerinde ve günlük yaşamlarında daha uzun süre korumayı başarmışlardır. Azerbaycan ve Dağıstan'da Padar köyleri, Şamahı'da ise bir Padar mahallesi bulunmaktadır.
Şahsevenler. Azerbaycan etnik grubudurlar. ƏAğırlıklı olarak İran'a ve Aras'ın güneyindeki Cebrayil Ovası'na yerleşmişlerdir. İnanlı, Bağdadi, Usanlu ve başka kollara bölünmüşlerdir. Kazak rayonundaki yerleşim yerlerinin isimlerinde adları geçen Kadirli ve Karalal boyları da Şahsevenlerin kolları olarak kabul edilmekteydi. Şahsevenler, Kuba'daki Erdebil Mahallesi'ni ve Ahmedli'deki Abşeron köyünü kurmuşlardır. Gence'de bir Şahsevenler mahallesi ve camisi bulunmaktadır.
Diğer gruplar
Eynular (Abdallar). Azerbaycanlılarda bazı Abdal unsurları görülmektedir. "Abdal" adı, Eftalitlerle (Ak Hunlar) ilişkilendirilen bir Eynu adıdır.sfn|Kurbanov|2010|pp=241–242 Laçın şehrinin eski adı olan "Abdalyar", Abdal boyundan gelmektedir.
Alpagutlar."Aşair-i terekeme-i Şirvan" olarak adlandırılırlar. Gence, Çukursaad ve Şirvan'da yaşamışlardır.sfn|Türkler Ansiklopedisi (Cilt 7)|2002|pp=25
Arıklılar. Yaylaları Gence'nin Şemkirbasan bölgesinde, kışlakları ise Köhneli köyünde yer almaktaydı.sfn|Türkler Ansiklopedisi (Cilt 7)|2002|pp=36
Burçoğlu. Borçalı adını bu boydan almıştır. 17. yüzyılda Borçalı'ya yerleşmiş bir Türk boyudur.
Dulkadirler. Şeyh Haydar döneminde Azerbaycan'a göç etmişlerdir. 1593 ve 1727 tarihli tahrir defterlerinde Dulkadirli boyuna dahil olan Söklü, Hacılar (Gence, Hoy), Şemseddinli ve Gavurgalı (Gence) obaları kaydedilmiştir.sfn|Türkler Ansiklopedisi (Cilt 7)|2002|pp=29
Hançobanlılar. Kafkas tarihçisi Semyon Bronevsky bu boyu Tatarlar (Azerbaycan Türkleri) olarak tanımlamış ve sayılarını 700 olarak belirtmiştir. Şirvan Hanlığı'nı yöneten Serkerler bu boydan gelmektedir.
Halaçlar. Adam Olearius 17. yüzyılda Muğan'da yaşadıklarını belirtmiştir. Halaçlar 19. yüzyılda Avşarlara dahil olmuşlardır. 1864 yılında Miyane ve Cemalabad etrafında yaşadıkları hakkında bilgiler bulunmaktadır. 1951 yılında Azerbaycan'da kalan Halaçlar, Astara yakınlarında bir tireden (küçük kabile kolu) ibarettiler.
Orlatlar. Bu boydan, 14. yüzyılın sonlarında Şeki Prensliği'ni yöneten Orlat Hanedanı ortaya çıkmıştır. Orlat Hanedanı, Türkçe konuşan bir Moğol hanedanı olup daha sonra Azerbaycanlılaşmıştır.
Sor-sor (sur-sur). 1739'da Kuba ve Derbent hanlıklarına yerleştirilen Azerbaycan dili konuşan bir boydur.
Rumlular. Safevi Devleti'nin kurulmasında iştirak etmişlerdir. 1593 yılında Gence'nin Karakar nahiyesinde Ekinci Urumlu ve İnce Urumlu adlı iki oba bulunmaktaydı.sfn|Türkler Ansiklopedisi (Cilt 7)|2002|pp=34
Şecereler ve hikayeler
Oğuz Kağan Efsanesi
İlhanlı âlimi Reşîdüddîn Fazlullah-ı Hemedânî'nin "Câmiu't-Tevârîh" adlı eseri, Türk kabilelerinin kökeni ve Oğuz Kağan efsanesi olan Oğuzname hakkında bilgi vermektedir. Bu eserin yazıldığı dönemde Türk halklarının ve boylarının tarihi için kullanılan başlıca kaynaklar, hem Azerbaycan'ın yerel Türk ortamında mevcut olan kaynaklar hem de Orta Asya ve Doğu Türkistan'dan gelen çok sayıda göçmenin getirdiği soyağacı efsaneleriydi.sfn|Mustafayev|2021|pp=87
Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan, Oğuz Han ve torunu Bayındır Han'ın soyundan geldiğini iddia etmekteydi. Akkoyunlu İmparatorluğu'nda Bayındır tamgasının (mührünün) devlet sembolü olarak kullanılmasını başlattı. Bu nedenle, Bayındır tamgası Akkoyunlu sikkelerinde, resmi belgelerinde, yazıtlarında ve bayraklarında bulunur. Akkoyunlu sultanları döneminde yazıldığı düşünülen "Dede Korkut Kitabı" destanında, Bayındır Han'ın soyunun Oğuz Han'ın oğlu Gök Han'dan değil, adı başka hiçbir yerde geçmeyen Kam Han'dan geldiği yazılıdır. Uzun Hasan'ın emriyle yazılan "Kitab-ı Diyarbekriyye"de, Akkoyunluların atalarının isimleri Oğuz efsaneleri ve hükümdarlarıyla ilgili isimler olarak kullanılmıştır.
Oğuz şifahi geneoloji gelenekleri ya Anadolu'da ya da Azerbaycan'da yazıya alınmıştır.sfn|Mustafayev|2021|pp=89 15. yüzyılda Azerbaycan Türkleri arasında Oğuz şecere efsanelerinin yayılması hakkındaki kanıtlardan biri de Oğuzların Bayat boyundan olan Hasan bin Mahmud'un "Oğuzname"den faydalanarak yazdığı "Cam-i Cem-ayin" eseridir. Hasan bin Mahmud', Mekke'ye Oğuzname'nin el yazmasını da götürmüştür. Mukaddes topraklara giden bir Azerbaycan Türk'ünün yanında Oğuz soyağacı geleneğine ait bir el yazmasının bulunması, bu tür edebiyatın toplum üzerindeki güçlü etkisini göstermektedir.sfn|Mustafayev|2021|pp=88
Dede Korkut Kitabı ve diğer kaynaklardan elde edilen bilgiler
"Dede Korkut" Destanı'nda, Oğuz kağanlarının yaşamları ve faaliyetleri anlatılmaktadır. Destandaki bazı olaylar Orta Asya'da geçmekle birlikte, destan geleneğinin Anadolu ve Azerbaycan'a ulaşması sonucunda, eserde yer alan olayların bu bölgelerde gerçekleştiği kaydedilmiştir. Hatta bu süreçte, söz konusu coğrafyalarda ortaya çıkan yeni kabilelerin (destanın yeni kollarının) esere eklenmiş olması da mümkündür.sfn|Boratov|2010|p=56-57 Destanın ana kahramanlarından biri olan Salur kabilesinin temsilcisi Kazan Han, 9.-10. yüzyıllarda Orta Asya'da "kafir" Peçeneklere karşı savaşan, bazen kazanan bazen kaybeden bir Oğuz hanı olarak anlatılmıştır. Tüm savaşlar onun hükümdarlığı döneminde gerçekleşmese de, zamanla Kazan Han, Oğuz-Peçenek mücadelesinin ortak kahramanı haline gelmiştir.sfn|Boratov|2010|p=40
"Cam-i Cem-ayin"de Halife Memun döneminde Oğuz hanlarından Toktemur'un Gürcistan ve Rum'a hücum ettiği bildirilmektedir. "Kitabi-Diyarbakriyye"de ise henüz İslam peygamberinin yaşadığı dönemde Bayındırların Azerbaycan'a geldiği yazılıdır. "Bahrü'l-Ensâb"da da Bayındırların Azerbaycan ve Doğu Anadolu'da yerleşmeleri aynı döneme tarihlenmektedir. Buna rağmen, Selçuklulardan önceki Türk akınlarının Dede Korkut Kitabı'nın tarihsel çekirdeğini oluşturduğu söylenemez. Sadece bu kaynakların verdiği bilgiler, destanda geçen olayların Siriderya'nın kuzeyinden çıkarılarak Doğu Anadolu ve Azerbaycan'a tatbik edilmesini kolaylaştırmıştır.sfn|Boratov|2010|p=48-49 Bu eserde destan, dış kaynaklı folklorik unsurlar, diğer Türkler ve milletlerle ilgili öğeler ile Oğuzların Anadolu ve Azerbaycan'a Selçuklulardan önceki girişlerine dair tarihî hatıraların birleşimi olarak şekillenmiş olabilir.sfn|Boratov|2010|p=60-61
Oğuzların Siriderya'nın kuzeyinde Peçenekler ve Kıpçaklarla olan mücadelesi ve ilişkileri, Anadolu'ya göç ettikten sonra Gürcüler ve Abazalara "Dede Korkut Kitabı" destanı aracılığıyla aktarılmıştır. 13. yüzyılın ortalarından itibaren, özellikle Akkoyunluların Doğu Anadolu ve Azerbaycan'daki Gürcüler, Abazalar ve Trabzon Rumlarına karşı yürüttüğü seferler ve aralarındaki karşılıklı ilişkiler, Bayındır Han'ın adıyla anılan destanda aktarılmaktadır.sfn|Boratov|2010|p=56-57sfn|Boratov|2010|p=58-59
Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan döneminde yazılmış olan resmi kaynaklar, atası Kara Yülük Osman Bey'in Oğuz Han'ın soyundan geldiğini ve Muhammed döneminde Kara Yülük Osman'ın atası Sungur'un Türkistan'dan Kıpçak ülkesine, oradan Arran'a ve daha sonra Göyçe Denizi civarına göç ettiğini ve Halife Memûn döneminde Kara Yülük Osman'ın bir diğer atası Şaktur'un Elince Kalesi'ni Gürcülerden ele geçirdiğini belirtmektedir. Bu bilgiler kesin olarak kanıtlanamasa da, aynı olayların Dede Korkut Kitabı'nda da geçmesi, destan ile Akkoyunlu kaynakları arasında bir uyum olduğunu göstermektedir.sfn|Boratov|2010|p=58-59
Bayburtlu Osman'ın "Tavarih-i Cihan" adlı eserinde Bayındır Han hakkında verilen bilgiler birbiriyle çelişmektedir. Kaynakta önce Bayındır Han'ın İsa'dan kısa bir süre sonra Horasan'dan Azerbaycan ve Doğu Anadolu'ya geldiğini belirtirken, daha sonra Muhammed döneminde yaşadığı belirtilmektedir. Bununla birlikte, kaynak Dede Korkut Kitabı ile daha fazla benzerlik göstermektedir. Burada Kazan, Bayındır Han'ın veziri, Korkut Ata ise onların zamanında yaşamış bir İslam bilgesi olarak geçmektedir. Bu anlatı, Bayındır-Salur birliğini konu alan Anadolu geleneklerinin taşıyıcısıdır; Bayındır Han'dan sonra anlatı, Akkoyunlu tarihine intikal etmekte ve Bayındır Han soyundan gelen Uzun Hasan'ın Acem'i yönettiğini belirtmektedir.sfn|Boratov|2010|p=58-59
Kafkasya'ya seyahat eden bazı gezginler de "Dede Korkut Kitabı"ndaki kahramanlar hakkında bilgi vermişlerdir. 1638'de Alman gezgin ve oryantalist Adam Oleari, Derbent'teyken Dede Korkut hikâyelerini dinlemiş ve orada Kazan Han'ın karısı Burla Hatun'un yanı sıra Dede Korkut'un mezarını da kaydetmiştir. Adam Olearius'un anlattığı efsanelerde, Tebriz halkı Kazan Han ve eşinin mezarlarını eski Oğuz destan gelenekleriyle ilişkilendirmiştir. Burla Hatun'un mezarının "kırk adım" uzunluğunda olduğunun düşünülmesinin de; bu kadının destanda ve "Şecere-i Terakime"de "Boyu Uzun Burla Hatun" olarak adlandırılması açısından özel bir anlamı vardır.sfn|Boratov|2010|p=60-61Osmanlı seyyahı Evliya Çelebi "Seyahatname"sinde, Dede Korkut'un mezarının Derbent'te olduğunu ve Şirvanlılar tarafından ona büyük bir hürmetle yaklaşıldığını kaydetmiştir. "Derbentname" eserinde de Dede Korkut'un Derbent'teki mezarı hakkında bilgiler verilmektedir.
Antropoloji
K. Karakaşlı'nın aktardığına göre, boylar görünüş bakımından birbirlerinden farklılıklar göstermektedir. Aralarında koyu gözlü esmerler ve mavi gözlü sarışınlar da bulunmaktadır. Bu toplulukların antropolojik görünümünün bir diğer özelliği ise boylarındaki büyük farklılıktır. En uzun boyluları Çıraklı köyünde yaşamaktadır.
Dağıstan Terekemeleri, antropolojik olarak Hazar alt tipinin temsilcileridir. Antropolojik tipleri karmadır. Antropolojik özellikleri esas olarak Azerbaycanlılara ve kısmen de güney Kumuklara benzemektedir. Ayrıca, Dağıstan Terekemeleri, Azerbaycanlılara kıyasla genellikle daha uzun boylu, daha geniş yüz hatlarına sahip, saçları daha az dalgalı, dudakları daha ince ve kaşları daha az kalın bireyler olarak tanımlanmaktadır.sfn|Гаджиева|1990|pp=26
Kültür
Eymürler, Azerbaycan dilinin batı lehçesinin Eymür lehçesini konuşmaktadırlar. Eymür lehçesi, Azerbaycan dilinin eski dönemine ait özelliklerini korumaktadır, ayrıca lehçede Kıpçak etkisi de hissedilmektedir. Hüseyinzade bu konuda şunları not etmiştir: "...Eymürler sadece dilleri nedeniyle değil, aynı zamanda tüm manevi ve maddi kültürleri ve günlük gelenekleri nedeniyle de Azerbaycanlıdırlar ve günümüzde bile çevrelerinde Oğuz folklor motiflerini korumaktadırlar."
Afşar dilinin ayrı bir dil mi yoksa Azerbaycan dilinin bir lehçesi mi olduğu konusunda tartışmalar bulunmaktadır. Afşarların kendilerine özgü bir halı dokuma sanatı bulunmaktadır. 2025 yılında Azerbaycan'ın desteğiyle Afganistan'da "Avşar Yıldızı" Eğitim Merkezi açılmıştır. Merkezin amacı, Afşar ulusal kültürel mirasını korumak ve Azerbaycan dilini ve tarihini öğretmektir.
Azerbaycan çevresinde yaşayan Karagözlüler, Baharlılar, Karadağlılar ve Bayatlar, Azerbaycan dilinin güney lehçesine ait lehçeler konuşmaktadır. Kaçarlar Azerbaycan dilinin bir lehçesini konuşmaktadırlar. Karapapaklar Azerbaycan dilinin Borçalı lehçesinin yanı sıra Kazak ve Karapapak lehçelerini de konuşmaktadırlar. Dağıstan Terekemelerinin dili, Azerbaycan dilinin doğu grubuna ait Kuba ve Şamahı lehçelerine yakındır. Ermenistan'ın Kalinino bölgesinde yaşayan Terekeme halkının lehçesi, Azerbaycan dilinin güney grubuna karşılık gelmektedir.
Şahseven kadınları dokumacılıkla uğraşmaktadır. Tarihsel olarak, Şuşa'da yapılan Şahseven eyerleri bu alanda en iyisi olarak kabul edilmekte ve çok değerli bulunmaktaydı. Bölgesel Azerbaycan Türkçesi lehçelerinin sistematik bir karşılaştırması yayınlanmamış olsa da, bazı yönlerden, örneğin sesli harf uyumu açısından, Güney Azerbaycan'da yaşayan göçebe Şahsevenlerin yerleşik Türkçe konuşan (Tat) komşularından daha "temiz" bir Türkçe konuştuğuna dair kanıtlar bulunmaktadır. Gence'de Şahseven boyunun adını taşıyan bir mahalle ve 1880-1882 yılları arasında inşa edilmiş bir cami bulunmaktadır.
Bazı Azerbaycan dansları, Azerbaycan'da yaşamış boy ve halkların adını taşımaktadır. Örneğin, "Terekeme" dansı, Azerbaycanlı bir etnik grup olan Terekemeler ile ilişkilendirilirken, "Hançobanı" dansı ise Şamahı Hanlığı'nı yöneten Hançobani halkıyla ilişkilendirilmektedir. Şahseveni adı verilen aşık müziği, Göyçe aşıklarının repertuarında yer almaktadır ve Bakü düğünlerinde ve Nahçıvan'da okunmaktadır.
Oyun yazarı Mirza Fethali Ahundov'un "Terekeme Kadınının Molla Kerim ile Konuşması" adlı bir şiiri bulunmaktadır. Ahundov'un "Şifacı Monsieur Jordan ve Ünlü Derviş Mastali Şah, Cadı'nın Hikayesi" adlı eserinin baş kahramanı, Tekeli-Muğan Hatamhan Ağa'dır. "Derviş Paris'i Havaya Uçuruyor" filminde Hatamhan Ağa rolünü Adil İskenderov canlandırmıştır. Azerbaycan'da Terekemeler hakkında "Ak Kan" adlı bir film çekilmiştir. Filmde, çiftlikleri yıkılmış bir Terekeme ailesinin hayatı, anne-çocuk arasındaki bağ ve hayata karşı tutumları anlatılmaktadır.
Orta Çağ'da Azerbaycan'daki çeşitli aşiret yerleşim alanları, "baba" olarak bilinen taş balballarla temsil edilmiştir. Bu balballar, genel olarak Türk göçebe mirasının bir bileşeni olarak da kabul edilmektedir. Azerbaycan halılarında koyun ve keçi tasvirlerinin bulunması, belirli bir kabilenin göçebe geçmişiyle kurduğu bağlantıyı işaret etmektedir.
Bibliyografya
И. П. Петрушевский. Очерки по истории феодальных отношений в Азербайджане и Армении в XVI—начале XIX вв. — Ленинград: Издательство Ленинградского Государственного Ордена Ленина Университета имени А. А. Жданова, 1949.
Tapper R. Frontier Nomads of Iran: A Political and Social History of the Shahsevan. Cambridge University Press; 1997.
Мамедли А. Соловьева Л. Т. Азербайджанцы. — М.: Наука, 2017. — 708 с.
Баскаков Н. А. Карапапахи, или терекеме, и изучение их языка (из материалов по азербайджанским диалектам Армении) // Краткие сообщения Института народов Азии. Вып. 65. — М.: "Наука", 1964. — С. 27.
Гаджиева С. Ш. Дагестанские терекеменцы. XIX — начало XX в.: Историко-этнографическое исследование. — Наука, 1990. — 216 с. — ISBN 5-02-016761-4.
Boratav, P. (2010). DEDE KORKUT HİKÂYELERİNDEKİ TARİHİ OLAYLAR VE KİTABIN TELİF TARİHİ. Journal of Turkology, 13, 31–62. https://doi.org/10.18345/tm.18399
Китаби-Дәдә Горгуд (aз) // Азербайджанская советская энциклопедия / Под ред. Дж. Кулиева. — Баку: Главная редакция Азербайджанской советской энциклопедии, 1981. — Т. V. — С. 408.
Сулейманов Ф. И. О знаменах азербайджанских полков, участвовавших в русско-турецкой войне 1828–1829 гг. // Материалы по истории Азербайджана. — Баку, 1962. — Т. V.
Kurbanov, Aydogdy (2010). The Hephthalites: Archaeological and Historical Analysis (PDF) (PhD). Berlin: Berlin Freie Universität. Retrieved 5 September 2012 – via Freie Universitat Berlin Repository.