Ateş Mehmed Paşa
Ateş Mehmed Paşa veya Ateş Mehmed Sâlih Paşa (ö. 1867, İstanbul) Osmanlı denizcisidir. 1863-1865 döneminde kaptan-ı derya görevi yapmıştır.

Hayatı
Trabzon doğumludur.[1]Mehmed Süreyya (haz. Nuri Akbayar) (1996), Sicill-i Osmani, İstanbul:Tarih Vakfı Yurt Yayınları ISBN 975-333-0383 C.IV s.297 Çekirdekten kalyoncu denizci olarak Tersane-i Amire'de yetişmiştir. Cesareti dolayısıyla "Ateş" lakabı verilmiştir.[2]Yayın Heyeti, "Ateş Mehmet Salih Paşa", (1999), Yaşamları ve Yapıtlarıyla Osmanlılar Ansiklopedisi, İstanbul:Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık A.Ş. C.2 s.187 ISBN 975-08-0072-9 Kırım Savaşı sırasında Osmanlı donanmasının en büyük kalyonu olan Mahmudiye'nin süvari kaptanı olarak görev yapmıştır. Bu savaşta bu gemi büyük yararlıklar göstermiştir ve gemi "Gazi" unvanı ile şereflendirilmiştir. Sonra Ateş Mehmed Paşa Osmanlı donanmasında çeşitli amiralliklere karşıt gelen rütbelerinden olan riyale, patrona ve kapudâne-i humâyûn rütbelerine terfi etmiştir. İngiltere'den Osmanlı donanması zırhlı istimli harp gemileri sipariş edildiğinde, bu gemilerin yapılmasında ve teslim alınmasında hazır bulunmak üzere Londra'ya gönderilmiştir.[1]Mehmed Süreyya (haz. Nuri Akbayar) (1996), Sicill-i Osmani, İstanbul:Tarih Vakfı Yurt Yayınları ISBN 975-333-0383 C.IV s.297
İngiltere'de iken 19 Ocak 1863'te davetle İstanbul'a çağrılmış ve kaptan-ı derya görevine tayin edilmiş ve vezirlik rütbesi ile de şereflendirilmiştir. Aynı yıl Sultan Abdülaziz'in Mısır seyahatine katılmıştır. Bu görevde iken tersanede haylice ıslahat yapmıştır. yakından ilgilenmesi ile Osmanlı donanmasını dünyadaki en büyük donanmalar arasında olmasına çaba vermiştir.[1]Mehmed Süreyya (haz. Nuri Akbayar) (1996), Sicill-i Osmani, İstanbul:Tarih Vakfı Yurt Yayınları ISBN 975-333-0383 C.IV s.297 Hacı Vesim Paşa'nın 1865'te kaptan-ı deryalığa getirilmesi ile görevinden ayrılmıştır.[3]Ne yazık ki kendinden sonra gelen kaptan-ı derya ve bahriye nazırları ve Sultan I. Abdülhamit'in vesveseli tutumu yüzünden donanmanın geliştirilmesi durdurulmuş ve mevcut gemiler de Haliç'te çürümeye bırakılmıştır.
Ateş Mehmed Paşa 31 Aralık 1866'da hastalanmış ve birkaç gün sonra da ölmüştür. Kılıç Ali Paşa türbesinin bahçesine defnedilmiştir.[1]Mehmed Süreyya (haz. Nuri Akbayar) (1996), Sicill-i Osmani, İstanbul:Tarih Vakfı Yurt Yayınları ISBN 975-333-0383 C.IV s.297 Ateş Mehmed Paşa'nın kırılmış kalyon direği ve parçalanmış yelken tasvirli mezarı Osmanlı dönemi mezar taşı tipolojisi bakımından nadir örneklerdendir.

Değerlendirme
Sicill-i Osmani onu şöyle değerlendirmiştir[1]Mehmed Süreyya (haz. Nuri Akbayar) (1996), Sicill-i Osmani, İstanbul:Tarih Vakfı Yurt Yayınları ISBN 975-333-0383 C.IV s.297
Yiğit, cömert, sert, tedbirli, tersanede hizmete kadirdi.
Kaynakça
- 1.Mehmed Süreyya (haz. Nuri Akbayar) (1996), Sicill-i Osmani, İstanbul:Tarih Vakfı Yurt Yayınları ISBN 975-333-0383 C.IV s.297 archive.org
- 2.Yayın Heyeti, "Ateş Mehmet Salih Paşa", (1999), Yaşamları ve Yapıtlarıyla Osmanlılar Ansiklopedisi, İstanbul:Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık A.Ş. C.2 s.187 ISBN 975-08-0072-9
- 3.Ne yazık ki kendinden sonra gelen kaptan-ı derya ve bahriye nazırları ve Sultan I. Abdülhamit'in vesveseli tutumu yüzünden donanmanın geliştirilmesi durdurulmuş ve mevcut gemiler de Haliç'te çürümeye bırakılmıştır.