Şerafeddin Dağıstanî
Zeynel Abidin Şerafeddin Dağıstani (1875, Dağıstan, Rusya - 1936), mutasavvıf ve Nakşibendi şeyhidir.
Hayatı
Doğumu, çocukluğu ve gençliği
Altı, yedi yaşlarındayken Dağıstan'ın o dönemki Nakşibendiyye yolunun önderi olan Ebu Ahmed es-Suğuri'nin manevi eğitimine girdi ve zikir meclislerine katılmaya başladı.[1]Sharafuddin ad-Daghestani, qaddasa-l-Lahu sirrah.
Gençlik yıllarında Nakşibendi tarikatına intisap eden Dağıstani, Şeyh Ebu Ahmed es-Suğuri'nin gözetiminde seyr-ü sülukunu tamamladı. Sonradan Şeyh Ebu Ahmed es-Suğuri, Şeyh Şamil ile birlikte Ruslara karşı savaştığı için sürgün edildi.[1]Sharafuddin ad-Daghestani, qaddasa-l-Lahu sirrah.
Türkiye'ye gelişi
93 Harbi'nde, ailesi ve köylerinin neredeyse tüm ahalisi ile birlikte, Dağıstan’dan Yalova, Güneyköy'e göç ettiler.
Türkiye’ye ulaştığında Osmanlı Devleti'nin organizasyonu ile önce Bursa’ya geldiler, bir süre Bursa’da misafir edildikten sonra, sultanın özel fermanıyla denize oldukça yakın bir yöreye yerleştiler. Yerleşmek için bu mahalli seçmelerinde iskan politikasının yanı sıra bölgenin Kafkasya iklimine kısmen uygun, dağlık bir arazi olması da etkili olmuştur.[1]Sharafuddin ad-Daghestani, qaddasa-l-Lahu sirrah.
Şerâfeddin Dağıstani, bölgeye yıllarca önce yerleşmiş olan amcası Şeyh Muhammed-ül Medeni ile birlikte büyük bir azimle imar ettikleri Reşadiye köyünü ailesi ve akrabaları ile beraber, elbirliği ile yurt haline getirdiler. Küçük köy sürekli devam eden göçmenlerin ve özellikle Dağıstanlıların katılımıyla günden güne kalabalıklaştı.
Medrese ve mescid dahil birçok bina inşa edildi. Böylece amcası Şeyh Muhammed-ül Medeni ile birlikte Nakşibendi Tarikatı’nın sağlam bir kolunu Dağıstan’dan Türkiye’ye taşımış oldular.[1]Sharafuddin ad-Daghestani, qaddasa-l-Lahu sirrah.
Birçok mürid yetiştirmiştir. Şeyh Abdullah Dağıstanî'nin dayısı, Şeyh Ebu Muhammed el-Medenî'nin amcasının oğlu ve aynı zamanda dâmâdıdır.[2]Hz. Şeyh Abdullah Dağıstani. Şeyhi tarafından Kadiri, Rufai, Şazeli, Halveti ve Çişti tarikatlarına bağlanmıştır.[3]38. Sheikh Sharafuddin ad-Daghestani.
Sultan II. Abdülhamid döneminde kendisine danışmanlık ve Şeyhülislam görevini yapmıştır.[1]Sharafuddin ad-Daghestani, qaddasa-l-Lahu sirrah.
Şeyh Şerâfeddin'in Kurtuluş Savaşı'nda müridanlarıyla Yunanlara karşı gösterdiği mücadele nedeniyle, zafer sonrası Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından alınan bir karar ile kendisine "Hizmet Berâtı" verilmesine dair karar alınmıştır. Bu berât, Tarih ve Düşünce dergisinde Prof. Dr. M. Kemal Öke tarafından yayınlanmıştır.[4]Hz. Şeyh Şerafeddin Zeynel Abidin Dağıstani.
Hapse girip çıkmıştır. Said Nursi ile aynı hapishanede bulunmuştur.[3]38. Sheikh Sharafuddin ad-Daghestani.
Şerâfeddin Dağıstani, gerek Osmanlı sarayında Sultan Reşad ile görüşmelerinde, gerekse Yalova Termal'deki Atatürk köşkünde Mustafa Kemal ile istişarelerinde de tecelli ederek müşahede olunmuştur.[1]Sharafuddin ad-Daghestani, qaddasa-l-Lahu sirrah.
Türbesi
Yalova'nın Reşadiye (bugünkü Güneyköy) mezarlığında gömülü olup, türbesi birçok tarikat mensupları tarafınca ziyaret edilmektedir.
Kaynakça
- 1.Sharafuddin ad-Daghestani, qaddasa-l-Lahu sirrah. naqshbandi.org
- 2.Hz. Şeyh Abdullah Dağıstani. ilminfazileti.blogcu.com
- 3.38. Sheikh Sharafuddin ad-Daghestani. sufi-zentrum-rabbaniyya.de
- 4.Hz. Şeyh Şerafeddin Zeynel Abidin Dağıstani. tasavvuf.info