Şemseddin İltutmuş
Şemseddin İltutmuş, Delhi Türk Sultanlığı hükümdarı. Aralık 1210'dan, 27 Nisan 1236'ya dek hüküm sürdü.
Türk kökenli olan İltutmuş, bir süre köle olarak Türkistan'ın çeşitli bölgelerinde bulunduktan sonra Gurlu Muhammed'in sarayında görev almıştı.[1]Editör: Tufan Gündüz, Orta ve Yeniçağ Türk Devletleri Tarihi, T.C. Anadolu Üniversitesi Yayın No:2732, Açıköğretim Fakültesi Yayını No:1693 1205'te katıldığı bir seferde Sultan'ın dikkatini çekip bizzat Sultan tarafından hilat giydirilerek şereflendirildi ve azat edildi.[1]Editör: Tufan Gündüz, Orta ve Yeniçağ Türk Devletleri Tarihi, T.C. Anadolu Üniversitesi Yayın No:2732, Açıköğretim Fakültesi Yayını No:1693 Kutbiddin Aybek'in bir kızı ile evlendirildi.
Aybek öldükten sonra tahta çıkan Erem Şah'ın üke yönetiminde başarısız olacağı kısa sürede anlaşılınca Delhi'den gelen davetler üzerine Delhi tahtı için mücadeleye girdi ve galip gelerek tahta çıktı. Gurlular'ın Türk kumandanlarından Tâceddin Yıldız'ın Delhi Sultanlığı üzerine yürümesi üzerine Tarain düzlüklerinde onunla karşılaşıp esir aldı ve böylece gücünü sağlamlaştırdı.
1229'da Halife Muntasır'dan Nâsırü-l-Emir-ül-Mümînin unvanını aldı. Bengal'deki oğlu ve yardımcısı Nasırüddin Mahmud'un ölümüyle karışıklık baş gösterince Bengal'e sefer yaptı ve sükuneti sağlayarak geri döndü.[2]A. S. Bazmee Ansar, İltutmış, İslam Ansiklopedisi.
Cengiz Han komutasında batıya doğru yayılan Moğol İmparatorluğu'nun baskısına direndi. Moğol istilasından kaçan çok sayıda Müslüman Türk Hindistan'a gelmiş ve ülkesine sığındı. Aralarında sanatkârlar, emir ve melikler hatta hükümdarlık yapmış kişiler bulunuyordu. İltutmuş bu kişilere itibar gösterip yönetiminde başarılı hizmetler göstermelerini sağladı; böylece Moğol istilasını kendi lehine çevirdi.[1]Editör: Tufan Gündüz, Orta ve Yeniçağ Türk Devletleri Tarihi, T.C. Anadolu Üniversitesi Yayın No:2732, Açıköğretim Fakültesi Yayını No:1693
Arka arkaya seferlerle Sind, Multan ve Bengal bölgeleri Türk hakimiyetine geçti. İltutmuş, Gucerat'ı ele geçirmeyi başaramadıysa da, Racputlar'ı yenilgiye uğratarak topraklarını güneye doğru genişletti, ayrıca yavaş yavaş Delhi Türk Sultanlığı'nın Ganj vadisine hakim olmasını da sağladı.
En beğendiği oğlu Nasirüddin Mahmud, Bengal Valisi iken ölmüştü. Başta Rükneddin olmak üzere diğer oğulları da eğlence ve sefahatla meşgul olduğu için ölümünden sonrasında kızı Raziye Begüm'ü veliaht gösterdi.[3]Üçok, B. "Delhi Müslüman - Türk Sultanlığının Kuruluşu Ve Sultan Raziye'nin Saltanatı". Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 8 (1960 ): 126.
1236'da hayatını kaybetti; Delhi'de Kutub Camisi'nin kuzeybatı köşesindeki türbede toprağa verildi.[1]Editör: Tufan Gündüz, Orta ve Yeniçağ Türk Devletleri Tarihi, T.C. Anadolu Üniversitesi Yayın No:2732, Açıköğretim Fakültesi Yayını No:1693
Adalete önem veren ve adaletli davranan bir hükümdar olduğu kaynaklarda zikredilir. Adalete verdiği önemi gösteren ilginç örnekler vardır. Bunlardan biri, toplumda haksızlığa uğrayan kişilerin renkli giyinmesini istemesidir. Böylece haksızlığa uğradığını düşünen kişiler kolayca tespit edilecektir. Bir diğeri, zulme uğrayan kişilerin kendisine gece vakti de kolayca ulaşmasını sağlamak için sarayının kapısına çan taktırmasıdır.[4]Koç, Bilal . "Delhi Türk Sultanlığı’nda Devlet Yönetimi Anlayışı (1206-1320)". Çanakkale Araştırmaları Türk Yıllığı / 29 (Aralık 2020): 171.
Kaynakça
- 1.Editör: Tufan Gündüz, Orta ve Yeniçağ Türk Devletleri Tarihi, T.C. Anadolu Üniversitesi Yayın No:2732, Açıköğretim Fakültesi Yayını No:1693
- 2.A. S. Bazmee Ansar, İltutmış, İslam Ansiklopedisi. islamansiklopedisi.info
- 3.Üçok, B. "Delhi Müslüman - Türk Sultanlığının Kuruluşu Ve Sultan Raziye'nin Saltanatı". Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 8 (1960 ): 126. dergipark.org.tr
- 4.Koç, Bilal . "Delhi Türk Sultanlığı’nda Devlet Yönetimi Anlayışı (1206-1320)". Çanakkale Araştırmaları Türk Yıllığı / 29 (Aralık 2020): 171. dergipark.org.tr