Turkipedia
Menü

Üç Mihraplı Camii

Üç Mihraplı Cami veya Üç Mihraplı Hoca Hayreddin Camii, civarında bulunan eski bir çarşıya nazaran Kazancılar Mescidi olarak da bilinir.[1]İstanbul Ansiklopedisi. Reşat Ekrem Koçu, 1934. İstanbul, Küçükpazar semtinde, Yavuz Sinan Mahallesi, Yoğurtçu Nuri Sokağı, 8 numarada bulunmaktadır. 15. yüzyılda yapılmıştır. İstanbul'da üç tane mihrabı olan tek camidir.[1]İstanbul Ansiklopedisi. Reşat Ekrem Koçu, 1934. İmamı her vakti ayrı mihrapta kıldırabilmektedir.

Caminin banisi, yani yaptıranı Fatih Sultan Mehmed döneminin ulemalarından, hatta bazı kaynaklarda Fatih'in hocalarından olduğu söylenen Kırımlı Hoca Hayreddin Efendi'dir [ölümü tarihi 880 (M. 1475-1476)].[1]İstanbul Ansiklopedisi. Reşat Ekrem Koçu, 1934.[2]Üç Mihraplı Camiî’nin Özelliği Nedir?. "Hadika" adlı kaynakta belirtildiği üzere H.874/M.1469–70 yılında yapılmıştır.[3]Sayar, Umutcan. FATİH CAMİLERİ MEsCİDLERİ ve. 29 Ocak 2025.

Üç mihraplı olma hikâyesi şöyledir: Fatih Sultan Mehmet minber koydurmak için mescidi genişletir ve mihrap koydurarak minber yaptırır. Sonrasında Hayrettin Efendi'nin oğlu Ahmed Efendi'nin eşinin kendi evini mescide ekleyerek bir mihrap yaptırmasıyla camii üç mihrapa kavuşmuştur.[3]Sayar, Umutcan. FATİH CAMİLERİ MEsCİDLERİ ve. 29 Ocak 2025.

Restorasyon/ Tamir

Minare 1956 depremiyle yıkıldı ve yeniden inşa edildi.

Cami tamamıyla moloz taşı ile yapılmıştır ancak tamir edilirken (revak ve pencerelerin bozuk yerleri) kesme taşı kullanılmıştır.[3]Sayar, Umutcan. FATİH CAMİLERİ MEsCİDLERİ ve. 29 Ocak 2025.

Cami Hakkında Ek Bilgiler

Cami'nin mihrabı sivri ve kubbesi baklavalı bir kuşağa oturmuştur. Hoca Hayrettin'in kabri mihrabın arka tarafında yer almaktadır. Mezar taşının üstünde şunlar yazılıdır:

“Hû-Ebu’l Feth Sultan Muhammed Han Hazretleri’nin ûstadlarından sâhibu’l hayrat ve’1-hasenât merhum ve mağfur Hoca Hayreddin Hazretleri’nin ruhuna el-Fatiha. Sene 880.” Günümüz Türkçesiyle: "Ebu'l Feth Sultan Mehmed Han Hazretleri'nin hocalarından, hayratın sahibi ve rahmetli, affolunmuş (rahmetli) Hoca Hayreddin Hazretleri'nin ruhuna el-Fatiha. Sene 880."

Mezarın yanındaki küçük taşta yazanlar ise şöyledir: "Yâ Hu, Hoca Hayrettin Efendi Hazretleri'nin gelini ve mihrab-ı sâlis sahibesi merhumenin ruhuna lillahil-Fatiha 880." Günümüz Türkçesiyle: "Ya hu, Hoca Hayrettin Efendi Hazretleri'nin gelini ve üç mihraplının sahibesi rahmetlinin ruhuna el-Fatiha 880."[3]Sayar, Umutcan. FATİH CAMİLERİ MEsCİDLERİ ve. 29 Ocak 2025.

Evliya Çelebi bânisinin (hocasının) adı ile “ Molla Hayreddin Camii” diye kaydediyor ve şunları yazıyor: “Unkapanının iç yüzünde Kazancılar içinde olup Ebülfeth asrında yapılmıştır. Üç kubbe ve üç kofudur, ama dış haremi dardır. Nazargâh (ilahı nazarın yeri) ve müstecâbüddâve (duaların kabul olduğu) bir yerdir. Bu cami yapılırken Molla Hayreddin bir leylek kuşunun gelip lak lak diye haykırmaya başladığında öfkelenerek : – Bre hey kuş !.. var İstanbuldan dışarda feryâd eyle! (haykır).. deyince bismillâh sözü vücud bulup İstanbul içinden bütün leylek kuşları gitmişlerdir. İlâ hüzâ el’an İstanbulda (surlar içindeki İstanbul kastedilmektedir) leylek sâkin olmaz. İşte bu Kazancılar Camii öyle bir nefese sahip ulu sultanın yapısıdır..”.[1]İstanbul Ansiklopedisi. Reşat Ekrem Koçu, 1934.

Ekrem Hakkı Ayverdi “Fatih Devri Mimârisi” adlı eserinde cami hakkında şunları yazıyor: “Unkapanı civârında Ayazmakapusuna yakın bir yerde, biri kubbeli diğeri çatılı iki haremden ve her ikisinin cephesi boyunca bir ram (itaat eden) Cemaat mahallinden birleşmiştir. Cami 874(1470) senesinde Hoca Hayreddin Efendi tarafından kubbeli olarak yaptırılmış, Hadikanın kaydına göre Fatih Sultan Mehmed binayı paylaştırarak bir ikinci mihrab eklemiş, bundan sonra bânisinin (hocasının) gelini, evini cami ile birleştirerek bir üçüncü mihrab yaptırınca cami üç mihrablı olmuştur. Bunlardan ikisi çatılı kısımda, diğeri kubbeli kısmın merkezindedir. Evliyâ Çelebi bu caminin üç kubbeli olduğunu söylemiş, o zaman diğer kubbeler yıkılmış, yerlerine çatı oturtulmuş olmalıdır.[4]Ekrem Hakkı'nın "Fatih devri mimarisi" adlı eserindeki Üç Mihraplı Camii hakkındaki yazısı. Ekrem Hakkı Ayverdi, 1953.

“Kubbeli kısım eski bünyesini oldukça koruyor. Yalnız alt pencereler büyültülerek Triyeste taşı söveler (dış cephede pencere veya kapı kenarlarını estetik biçimde saran yapı) konmuş, üst pencereler de beyzi (yumurta biçiminde, oval) şekle biçimlendirilmiştir. Kaba yontma taşlı yapılmış duvarların kubbe sağır ve yüksek bir kasnakla oturmaktadır."[4]Ekrem Hakkı'nın "Fatih devri mimarisi" adlı eserindeki Üç Mihraplı Camii hakkındaki yazısı. Ekrem Hakkı Ayverdi, 1953.

“Kirpi saçaklardan altdaki, yeni tuğla ile tâmir edilerek, çatılı kısım ile bağlanmıştır. Bu son kısım tümüyle yenidir; eski halinden eser kalmamıştır. Minâre de sağ köşededir; sıva altında kapanan gövdenin eski olup olmadığı anlaşılamıyor; şerefe yenidir. Bânisi Hoca Hayreddin Efendinin ve üçüncü mihrab bânisi olan gelininin tabirleri (mezarları) mihrab duvarı önündedir. Bânisinin kendi adına nisbetle anılan kiliseden dönüştürülmüş bir mescidi daha vardır. Şekaayiki Nümaniye bu camiye Unkapanı Camii unvanını vermektedir. Cami namaza açıktır (E. Hakkı Ayverdi, Fatih Devri Mimârisi, 1953).[4]Ekrem Hakkı'nın "Fatih devri mimarisi" adlı eserindeki Üç Mihraplı Camii hakkındaki yazısı. Ekrem Hakkı Ayverdi, 1953.

Kaynakça

  1. 1.İstanbul Ansiklopedisi. Reşat Ekrem Koçu, 1934. istanbulansiklopedisi.org
  2. 2.Üç Mihraplı Camiî’nin Özelliği Nedir?. islamveihsan.com
  3. 3.Sayar, Umutcan. FATİH CAMİLERİ MEsCİDLERİ ve. 29 Ocak 2025. academia.edu
  4. 4.Ekrem Hakkı'nın "Fatih devri mimarisi" adlı eserindeki Üç Mihraplı Camii hakkındaki yazısı. Ekrem Hakkı Ayverdi, 1953. kutuphane.ttk.gov.tr